<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sekülerlik arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/sekulerlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/sekulerlik/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Aug 2024 07:47:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Siyasal İslam</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/untitled-2/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/untitled-2/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Aug 2024 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[sekülerlik]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48026&#038;preview=true&#038;preview_id=48026</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/untitled-2/#new_tab">Siyasal İslam</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Funtitled-2%2F%23new_tab&amp;linkname=Siyasal%20%C4%B0slam" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Funtitled-2%2F%23new_tab&amp;linkname=Siyasal%20%C4%B0slam" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Funtitled-2%2F%23new_tab&amp;linkname=Siyasal%20%C4%B0slam" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Funtitled-2%2F%23new_tab&amp;linkname=Siyasal%20%C4%B0slam" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Funtitled-2%2F%23new_tab&#038;title=Siyasal%20%C4%B0slam" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/untitled-2/#new_tab" data-a2a-title="Siyasal İslam"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/untitled-2/#new_tab">Siyasal İslam</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/untitled-2/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dindar, seküler, laik</title>
		<link>https://millidusunce.com/dindar-sekuler-laik/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dindar-sekuler-laik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Mar 2024 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[sekülerlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=46747&#038;preview=true&#038;preview_id=46747</guid>

					<description><![CDATA[<p>Acaba laiklik daha bir topluma ve devlete ait; sekülerlik ise daha kişiye has diye mi algılanıyor? Ben de öyle mi anlamalıyım? Seküler ülkeler basbayağı dindar insanlarla dolu olduğu halde. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dindar-sekuler-laik/">Dindar, seküler, laik</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdindar-sekuler-laik%2F&amp;linkname=Dindar%2C%20sek%C3%BCler%2C%20laik" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdindar-sekuler-laik%2F&amp;linkname=Dindar%2C%20sek%C3%BCler%2C%20laik" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdindar-sekuler-laik%2F&amp;linkname=Dindar%2C%20sek%C3%BCler%2C%20laik" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdindar-sekuler-laik%2F&amp;linkname=Dindar%2C%20sek%C3%BCler%2C%20laik" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdindar-sekuler-laik%2F&#038;title=Dindar%2C%20sek%C3%BCler%2C%20laik" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dindar-sekuler-laik/" data-a2a-title="Dindar, seküler, laik"></a></p><p><span style="font-weight: 400;">Benim gençliğimde seküler kelimesi pek popüler değildi. Daha doğrusu ortada pek görülmezdi. Onunla ilk karşılaşmam, 1966 olmalı. Kuantum kimyası dersimde ve daha sonra atomların enerji seviyelerini ve dalga fonksiyonlarını hesaplarken başımızın belası bir “seküler determinant” vardı. Başımızın belası dememe bakmayın, onsuz o hesaplar yapılamazdı. Yalnız genellikle namuslu bir determinant değildi ve sıfıra çok yakındı. Böyle determinantlara “kötü huylu” denir (“ill conditioned”ın nevi şahsıma münhasır tercümesi).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında çok bilinmeyenli, hele benim işimdeki gibi çok çok çok bilinmeyenli denklemlerde çözmeniz gereken denklem sisteminin determinantı bu. Kuantum hesaplamalarından meteoroloji tahminlerine kadar hep o seküler determinant. Niye seküler? Bu denklemleri çözmenin bir de şeriat tariki var da bu seküler olanı mı? Hayır. Meğer gezegenlerin hareketlerinin Newton kanunlarıyla hesaplanmasında da böyle bir determinant kullanılırmış. Onun için ona dünyaların determinantı demişler; seküler- dünyalarla ilgili. </span></p>
<h2 style="text-align: left;">Vatandaş!</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Derken laiklik çıkmış. Birçok şey gibi ihtilal-i kebir ile… Kral 16. Lui, yeni vergiler koymak için meclisi toplar. Meclis, asiller, papazlar ve reayadan meydana gelir. Üçü eşit temsil edilir. Endüstri devrimi başlamış ve reaya dediğimiz, bir epey şehirli- burjuva olmuştur. İşte bu burjuva, ezilmekten, biraz da yeni vergiden illallah deyip, asil ve papazlara başkaldırıp dizginleri eline alır. İhtilalciler, “Fransız vatandaşlarının bir ve eşit tek sıfatı vardır: Vatandaşlık!” derler. İşte laik, laïcs, düz vatandaş, unvansız kişi, demektir. Asil de değil papaz da değil. Özel esvapsız, cüppesiz. İngilizce okumuşlarımız için: Bu kelime, İngilizcede “lay”, “lay man” şeklinde bugün kullanılıyor. Uzman olmayan anlamına. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Laikliğin temelinde bir sınıf karşıtlığı, ruhban sınıfı karşıtlığı var. Katolik kilisesinin hegemonyasını kırıp atmak var. İhtilal en azgın dönemlerinde papazların ellerini kesiyor. Pazar vaazlarına engel olmak için haftayı yedi günden on güne çıkarıyor, Pazar gününü iptal ediyor. </span></p>
<h2>Devletleşen kilise</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki, protestan ülkeler? İhtilal-i Kebir, 18. asrın sonunda. Halbuki Protestanlık bundan iki asır önce, 16. asırda çıkmış ve yayılmıştı. Dolayısıyla Protestan ülkelerde ruhban sınıfı yoktur. Ruhban olmayınca laiklik de yoktur. İngiltere’de 8. Henry, Papa karısını boşamasına izin vermediği için millî kilisesini, Anglikanlığı kurdu. Din ve dünya işlerinin ayrılması anlayışı Protestanlarda da vardı ama onların bu kavrama laiklik demesi anlamsızdı. Fransızların laiklik dediğine onlar sekülerlik dediler. Yani dünyevilik. Bizim Azerbaycan da laikliğe “dünyevilik” diyor ki doğrudur. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Laikliğin ve sekülerliğin tarih içindeki macerası böyle. Beki bizdeki hikâye nedir? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ortaçağ Avrupası’nde kilise, en büyük devletti. Roma yalnız kralların egemenliğinin tasdik mevkii değildi, kendi egemenliği, kendi toprakları vardı. Avrupa’nın en zengin hazinesine sahipti. Fukuyama, bu hâli, “Kilise devlet olmuştu.” diye tarif ediyor. Sonra ilave ediyor, “Türkiye’de tam tersi, devlet kilise olmuştu.” Sezaropapist denilen yapı budur. Devletin dini yönetmesi. Fukuyama’nın Türkiye dediği, tabii ki Osmanlı’dır.</span></p>
<h2>Laiklik iyi sekülerlik  kötü mü?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa’da bu tektonik hareketler ve depremler olup biterken Türkiye’de her şey yüzyıllar boyu aynı kaldı. Sonra laiklik geldi. Fakat Osmanlı’da da devlet diyanete zaten hâkimdi. Ruhban zaten yoktu. Cumhuriyet’te de Diyanet İşleri, devletin bir kurumudur. Devletin yönetimindedir. Bizde laikliğin tarihteki ve pratikteki anlamı, devletin kararlarında dinî tasdik aranmaması ve daha da önemlisi, halifeliğin kaldırılmasıdır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yazıyı yazmamın asıl sebebi şu: Bizde laiklik aleyhtarlığı sadece marjinal gruplarda yaşıyor. Halkın ve aydınların laiklikle bir sıkıntısı yok. Fakat sekülerliğe cephe alınıyor. Yukarıda anlattım. Laiklikle sekülerlik ancak Avrupa’nın geçmişinde farklılaşır. Günümüzde eş anlamlıdırlar. Tarihî macerada olsa olsa laiklik, sekülerliğin eli sopalısıdır. Sopa Fransız ihtilali sırasında kiliseye karşı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fakat herhalde ben bir şeyi atlıyorum. Çünkü “seküler” kelimesine karşı çıkanlar arasında bilimdeki birikimine hürmet ettiğim ve samimiyetinde zerre şüphe etmediğim insanlar da var. Acaba laiklik daha bir topluma ve devlete ait; sekülerlik ise daha kişiye has diye mi algılanıyor? Ben de öyle mi anlamalıyım? Seküler ülkeler basbayağı dindar insanlarla dolu olduğu halde. </span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dindar-sekuler-laik/">Dindar, seküler, laik</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dindar-sekuler-laik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muhafazakârlık ve dönüşen dünya</title>
		<link>https://millidusunce.com/muhafazakarlik-ve-donusen-dunya/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/muhafazakarlik-ve-donusen-dunya/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Necdet Cura]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Apr 2023 07:15:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[islamcılık]]></category>
		<category><![CDATA[muhafazakar]]></category>
		<category><![CDATA[sekülerlik]]></category>
		<category><![CDATA[tutuculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=43198</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muhafazârlık gençlere yakın bir görüş müdür? Değişen dünya muhafazakârlığı benimseyebiliyor mu? Necdet Cura yazdı...</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/muhafazakarlik-ve-donusen-dunya/">Muhafazakârlık ve dönüşen dünya</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuhafazakarlik-ve-donusen-dunya%2F&amp;linkname=Muhafazak%C3%A2rl%C4%B1k%20ve%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fen%20d%C3%BCnya" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuhafazakarlik-ve-donusen-dunya%2F&amp;linkname=Muhafazak%C3%A2rl%C4%B1k%20ve%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fen%20d%C3%BCnya" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuhafazakarlik-ve-donusen-dunya%2F&amp;linkname=Muhafazak%C3%A2rl%C4%B1k%20ve%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fen%20d%C3%BCnya" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuhafazakarlik-ve-donusen-dunya%2F&amp;linkname=Muhafazak%C3%A2rl%C4%B1k%20ve%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fen%20d%C3%BCnya" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuhafazakarlik-ve-donusen-dunya%2F&#038;title=Muhafazak%C3%A2rl%C4%B1k%20ve%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fen%20d%C3%BCnya" data-a2a-url="https://millidusunce.com/muhafazakarlik-ve-donusen-dunya/" data-a2a-title="Muhafazakârlık ve dönüşen dünya"></a></p><p>Genelde muhafazakârlık kavramı siyasi bir parti ya da birkaç parti ile beraber görülse ve değerlendirilse bile olabildiğince güncel Türk siyasetinin açmazları, krizleri ya da seçim zaferlerinden azade bir şekilde olaya yaklaşmak gerektiğini düşünüyorum. Bundan birkaç ay önce gündem ettiğimiz meselelerin bugün unutulması, nostaljik paylaşımlarda kalması gibi olaylar hepinizin aklında. O yüzden oy attığınız yer, bağlı bulunduğunuz yapının dışından gelin beri…</p>
<p>Gelin.</p>
<p>Eğer böyle gelmezseniz işin sonunda radikal bir kılıfa bürünme, bir grubun altında erime, kitlelerin sessizliğinde kaybolma gibi senaryoların dahil olması söz konusudur.</p>
<p>Bu yazı bir eleştiri ya da sövme, kızma, bağırma yazısı değil. Bu yazının ne olduğunu ben biliyorum. Önemli olan okuyucu ile aynı dertlere sahip olmak. Çünkü, inanıyorum ki dertsiz bir toplum gelecek yüzyılları kuramaz. Hatta bırakın gelecek yüzyılları yarını bile inşa edemez. Kaldı ki, Muhafazakârlık ideolojisi aslında gelecek asırlara hakim olma arzusunun da bir temsilciliğidir. Nasıl bir siyasi parti mahalle mahalle, ilçe ilçe örgütlenmeye çalışıyorsa Muhafazakârlık da bir çeşit örgütlülük, organizasyon içinde büyüme ve yarın kaygısını minimuma indirme derdidir. Burada kast ettiğim Muhafazakârlık yalnızca dini, kültürel değerlerin muhafazası değildir. Kentsel dönüşümde evini korumak isteyen bir aile, aynı okuldan farklı bir okula tayini çıkmasını istemeyen bir öğretmen, hayatı boyunca kamp yapmamış birinin kamp yapılma niyetine karşı çıkılması gibi durumları da Muhafazakârlık okumasına alın lütfen. Bu aldığınız okumayı istediğiniz yere enjekte edebilirsiniz.</p>
<p>Bir de Muhafazakâr dünya diye aklımızda yer edinen insan profilinin karşı cephesinde yer alan ve benim anahtar kavramım ‘’Seküler’’ dünya içinde var olan kişilerle de kurduğu ortak noktaları saymaya kalksak aslında pek çok yerde benzerlik olduğunu görebilmek mümkün. Yaklaşık 10-15 yıldır şehrin çeperlerinde, cemiyet kültürünün dışında, özel okulların tabelalarına dışardan baktığını ifade eden Muhafazakâr dünya artık Sol ya da Seküler çatısı altında tanımlanan seçmenlerden pek aşağı bir hayat standartlarına sahip olduğunu söylemekten de çekinmemek lazım.</p>
<p>Zamanında DSP ile RP taraflarından birini tutan insanlar arasında sosyo-ekonomik hayat tarzındaki farklılık bugün artık önce çocukları sonra da torunları tarafından değişti ve dönüştü. Her sosyal ve ideolojik kimliğin kendine has <em>Fatih-Harbiye</em> çatışması yerini aynı mekanlardan atılan Instagram hikayelerine dönüştü. Helal-haram, yasak ve günah gibi temel kırmızı çizgilerde bile bir değişimin olduğu apaçık ortada. Bu durumun yarattığı sonuçları her geçen gün daha net görüyoruz. Zamanında RP’ye oy atan ile DSP’ye oy atan belki de aynı mekana gitmekten hoşlanmazken onların torunları beraber arkadaşlık yapıp aynı Burger King şubesinden yine aynı -bari menünüz farklı olsun <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> &#8211; hamburgeri yemekten çekinmiyorlar. Özel okullaşmaları yükseldi. Genelde havuzlu yüksek katlı binalarda oturuyorlar. Bu yüksek katlı binalar bir kuşak öncesine göre kıyamet alameti iken şimdi onlar için ‘’şehir manzaralı’’ hüviyete sahip. Şehir merkezlerinde, şehrin otopark sorunu olduğu için değil de AVM taraflarında vakit geçirmek daha keyifli. Çarşı’da oturmaktansa Manisa Prime’da oturmak daha iyi…</p>
<p>Bu da Manisalılar daha iyi anlasın da ortaya koyduğum bir örnek. Tüketim alışkanlıkları belki tek başına bir şey ifade etmez ama dünya ile beraber şekillenen ve yeniden inşa edilen her ideolojik grup gibi Muhafazakârların da tüketim algıları farklı bir yere doğru evriliyor. Bu dediklerim belki zamanın RP taraftarları üzerine yapılan gözlemlerin ağırlıklı bir yazı gibi gözükse de DSP’li babaanne ve dedelerin şimdiki tercihleride bunu anlamak mümkün. Belediye almalarından dahi ürperen RP, FP logosunu gördüğünde yüzünü çeviren bazı DSP seçmeninin bugünkü torunları yan tarafta Kur’an-ı Kerim kursunun verildiğini, caminin mekanın şaşmaz bir parçası olduğu bir sosyal külliyenin dışında bulunmaktan çekinmiyor. Mekandaki uyum, estetik veya ideolojik çatışmaya dair bir derdi yok. Çünkü, bahsettiğim gençliğin temelde ideolojik bir varlık ve yokluk savaşına girmek derdi olmadığı gözüküyor. Kavramsal olarak <em>Külliye</em> kavramı ile<em> Kültür Merkezi </em>kavramları arasında yaşanan çatışma Z kuşağının derdi değil. O yüzden anne ve babalarının değil dedelerinden kalan siyasi-ideolojik bu kavgada da ana aktör olmak, tartışılan özne olmak onların düşüncesinde yok. Dünyevi temel beklentileri karşılayan kesimlerde kendilerini bulabilmek hepsinden daha değerli.</p>
<p>Sahi… Yaklaşan seçim mi? Onu boş ver de biz seninle Magnesia AVM’de oturalım mı kanka?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/muhafazakarlik-ve-donusen-dunya/">Muhafazakârlık ve dönüşen dünya</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/muhafazakarlik-ve-donusen-dunya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
