<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>televizyon arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/televizyon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/televizyon/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Tue, 06 Jan 2026 12:24:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Düşünce kıtlığı ve propaganda sarmalı</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/dusunce-kitligi-ve-propaganda-sarmali/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/dusunce-kitligi-ve-propaganda-sarmali/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyzullah Eroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 16:00:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[algı]]></category>
		<category><![CDATA[Gazete]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[Postmodernizm]]></category>
		<category><![CDATA[propaganda]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52256</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/dusunce-kitligi-ve-propaganda-sarmali/#new_tab">Düşünce kıtlığı ve propaganda sarmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fdusunce-kitligi-ve-propaganda-sarmali%2F%23new_tab&amp;linkname=D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20k%C4%B1tl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20propaganda%20sarmal%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fdusunce-kitligi-ve-propaganda-sarmali%2F%23new_tab&amp;linkname=D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20k%C4%B1tl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20propaganda%20sarmal%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fdusunce-kitligi-ve-propaganda-sarmali%2F%23new_tab&amp;linkname=D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20k%C4%B1tl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20propaganda%20sarmal%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fdusunce-kitligi-ve-propaganda-sarmali%2F%23new_tab&amp;linkname=D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20k%C4%B1tl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20propaganda%20sarmal%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fdusunce-kitligi-ve-propaganda-sarmali%2F%23new_tab&#038;title=D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20k%C4%B1tl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20propaganda%20sarmal%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/dusunce-kitligi-ve-propaganda-sarmali/#new_tab" data-a2a-title="Düşünce kıtlığı ve propaganda sarmalı"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/dusunce-kitligi-ve-propaganda-sarmali/#new_tab">Düşünce kıtlığı ve propaganda sarmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/dusunce-kitligi-ve-propaganda-sarmali/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aile yılını uğurlarken</title>
		<link>https://millidusunce.com/aile-yilini-ugurlarken/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/aile-yilini-ugurlarken/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Kallimci]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2025 18:44:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Rtük]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52195</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk milletini ve Türkiye Cumhuriyeti’ni yaşatan ailedir. Aileler, bacası tüten ocaklardır, söndürülmesine karşı duralım. Aile yaşarsa milletimiz yaşar, devletimiz yaşar. Aile yapımız güçlenirse millet ve devlet olarak da güçleniriz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/aile-yilini-ugurlarken/">Aile yılını uğurlarken</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faile-yilini-ugurlarken%2F&amp;linkname=Aile%20y%C4%B1l%C4%B1n%C4%B1%20u%C4%9Furlarken" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faile-yilini-ugurlarken%2F&amp;linkname=Aile%20y%C4%B1l%C4%B1n%C4%B1%20u%C4%9Furlarken" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faile-yilini-ugurlarken%2F&amp;linkname=Aile%20y%C4%B1l%C4%B1n%C4%B1%20u%C4%9Furlarken" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faile-yilini-ugurlarken%2F&amp;linkname=Aile%20y%C4%B1l%C4%B1n%C4%B1%20u%C4%9Furlarken" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faile-yilini-ugurlarken%2F&#038;title=Aile%20y%C4%B1l%C4%B1n%C4%B1%20u%C4%9Furlarken" data-a2a-url="https://millidusunce.com/aile-yilini-ugurlarken/" data-a2a-title="Aile yılını uğurlarken"></a></p><p>Ailecek bir odadasınız. Devamlı açık tutulan televizyonun karşısındasınız. Çok seyredilen kanalların birinde, film veya dizi film başlayacaktır. Ekranda önce +7 ikazı beliriyor ve sonra şu cümleyi okuyorsunuz:<br />
<em>“Yedi yaş üstüne uygundur. Şiddet ve olumsuz ögeler içermektedir.”</em><br />
O anda aile büyükleri olarak, yedi yaşında veya o yaşın altındaki çocuklarınıza <em>“Haydi yavrum, sen odana git. Oyuncaklarınla oyna!”</em> mı diyeceksiniz? Sekiz, dokuz, on veya on iki yaşlarındaki çocuklarınızın odada kalmasını uygun mu göreceksiniz? Olumsuz ögelerin yedi yaşından büyük çocuklarınıza zarar vermeyeceğini mi düşüneceksiniz?<br />
Bir soru daha: Olumsuz ögeler nelerdir?<br />
Tespit ettiğim ve beni en çok rahatsız eden ve birbiriyle irtibatlı birkaç “olumsuz öge”yi sıralayacağım:<br />
-Filmin kahramanlarından evli kadın veya erkekten birinin bir sevgilisi vardır. Bu konunun açığa çıkma seyri, seyredilirliği sağlamak için diziler boyu merak unsuru olarak kullanılmaktadır.<br />
-Çocuk kahramanın hangi kadından doğduğu da senaryonun konusudur. Çocuk, anne bildiğinin öz annesi veya baba bildiğinin öz babası olmadığından habersizdir ve bu konu da merak unsuru olarak her bölümde işlenmektedir.<br />
-Bu tür konular içinde DNA araştırmaları ve gebelik testleri yapılması hemen hemen her filmde yer almaktadır.<br />
Yapımcıların bu tür konularda, “olumsuz ögelerde” ısrar etmeleri aile yapımıza zarar vermektedir. Son yıllarda boşanmalar artmıştır. Aile yapımız büyük bir sarsıntı geçirmekte, millet olarak da huzurumuz bozulmaktadır. O zaman şu soruları sormadan edemiyorum:<br />
-Bu gidişata dur demek gerekmiyor mu?<br />
-Yetkili kurumlar, yetkililer üzerlerine düşenleri yapmış mıdır?<br />
-Aile yapımızı korumakla görevli T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bu tür yapımlara karşı neler yapmıştır?<br />
-Gözü her an televizyon kanallarının üzerine olan RTÜK, aile yapımıza zarar veren filmleri yayımlayan televizyon kanallarına veya yapımcılara hangi yaptırımları uygulamıştır?</p>
<p>Atalarımız yıllara sıçgan yılı: fare yılı, ud yılı: sığır yılı, bars yılı: pars yılı, tavışgan yılı: tavşan yılı … gibi adlar verirlerdi. Son yıllarda biz de yıllara ad vermeye başladık. 1979’a çocuk yılı demiştik, sonraki yılları sakatlar (sonra özürlüler, daha sonra da engelliler dedik) yılı, gençlik yılı diye adlandırmıştık. 1985’de şu şiiri yazmışım:<br />
RAHATIZ / Bin dokuz yüz yetmiş dokuz / Çocuk yılıydı, bitti. / Sakatlar yılı, gençlik yılı da geçti. / Böylece meseleleri geride bıraktık / Rahatız artık / Huzurluyuz…<br />
2024’ü emekliler yılı olarak yaşamış, büyük umutlarla yaşadığımız bu yılı hüsranla geride bıkmıştık. Aile yılı adını verdiğimiz 2025’i de geride bırakmamıza on küsur gün kaldı. Ne emeklilerin dertlerine derman olabildik ne de aile yapımızın korunması ile ilgili tedbirler alabildik. Bu olumsuzluklar karşısında şu dilekte bulunuyorum: Sakın ola ki 2026’ya bir ad verilmesin.<br />
Unutulmaması gerekir: Türk milletini ve Türkiye Cumhuriyeti’ni yaşatan ailedir. Aileler, bacası tüten ocaklardır, söndürülmesine karşı duralım. Aile yaşarsa milletimiz yaşar, devletimiz yaşar. Aile yapımız güçlenirse millet ve devlet olarak da güçleniriz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/aile-yilini-ugurlarken/">Aile yılını uğurlarken</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/aile-yilini-ugurlarken/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ne çektin be dünya!</title>
		<link>https://millidusunce.com/ne-cektin-be-dunya/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ne-cektin-be-dunya/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatma Zehra Okur Cerit]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 May 2024 16:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Lübnan]]></category>
		<category><![CDATA[Makarios]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Radyo]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Ürdün]]></category>
		<category><![CDATA[Uzakdoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Yaser Arafat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=47350&#038;preview=true&#038;preview_id=47350</guid>

					<description><![CDATA[<p>O dönemlerde insanların birbirinin canına kıyması büyük olay olurdu. Tavuk keser gibi sokaklarda insanlar birbirini doğramıyordu, böyle haberleri pek duymaz, duyduğumuzda da âdeta şok yaşardık. Şimdilerde böyle haber duymadığımız, görmediğimiz günlerde şaşırıyoruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ne-cektin-be-dunya/">Ne çektin be dünya!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-cektin-be-dunya%2F&amp;linkname=Ne%20%C3%A7ektin%20be%20d%C3%BCnya%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-cektin-be-dunya%2F&amp;linkname=Ne%20%C3%A7ektin%20be%20d%C3%BCnya%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-cektin-be-dunya%2F&amp;linkname=Ne%20%C3%A7ektin%20be%20d%C3%BCnya%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-cektin-be-dunya%2F&amp;linkname=Ne%20%C3%A7ektin%20be%20d%C3%BCnya%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-cektin-be-dunya%2F&#038;title=Ne%20%C3%A7ektin%20be%20d%C3%BCnya%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ne-cektin-be-dunya/" data-a2a-title="Ne çektin be dünya!"></a></p><p>Bazılarının sihirli kutu bazılarının da aptal kutusu dediği televizyon, bizim eve ben henüz ilkokul 1 ya da 2. sınıftayken girdi. Gerçekten o zamanların sihirli kutusuydu. Çocuk aklımızla daha radyo denen kutunun içinde, insanların nasıl konuştuğunu anlayamadan bir de bu kutu çıkmıştı. Radyodan daha eğlenceli olduğu da kesindi. Saatle açılıp kapandığı için başında oturup yayının başlamasını beklerdik. Her şey siyah beyaz görünüyordu ama olsun…</p>
<p>Televizyondan önceki hayatımızda radyomuz vardı. Arada tokatlayarak kendine getirdiğimiz radyomuz genelde açık olurdu. Gündüz babam evde yokken ablam idaresinde olan radyo, akşamları ve evde olduğu bazı gündüzlerde babamızın yönetimindeydi.  Akşamları babam radyo kanallarını karıştırıp haber programı ararken araya karışan bazı kanallardan Arap müzikleri duyulur, ben hemen atlardım burası kalsın diye. Arabesklik ruhumuzda varmış demek ki sonra da arabeskçi olduk. Haberleri dinlemeden müziğe geçilmezdi tabii. Haber veren kanal bulunur, haberler dinlenir daha sonra müziğe geçilebilirdi. O haberlerden aklıma kazınan, bende âdeta travma yaratan kelimeler ve isimler var. Onları bu yaşımda bile duyduğumda içim ürperir: Ortadoğu, Lübnan, Yaser Arafat, gerilla, terör, patlama, İsrail, Filistin, Ürdün, Kıbrıs, Yunanistan, Makaryos, piskopos…</p>
<p>Henüz okul çağına gelmediğim için Ortadoğu neresi, adı geçen bu kişiler kim bilmiyordum ama bunları duyduğumda beni bir korku sarıyordu. Duyduklarımdan korktuğumu anlayan yaşça benden büyük kardeşlerim de şakalarıyla beni korkutmaktan zevk alırdı. Özellikle geceleri uçak sesi duyulduğunda “Yunan uçakları geçiyor, şimdi bomba atacaklar.” gibi sözlerle mızırdayıp bir köşeye sinmemi gülüşerek seyrederlerdi.</p>
<h2>Televizyon sayesinde duyduklarımızı görebiliyorduk artık</h2>
<p>Daha sonraki yıllarda tanıştığımız televizyon sayesinde artık haberleri sadece dinlemiyor, ilgili görüntüleri de görüyorduk ama kısıtlı tabii ki. O zaman gördüm Makaryos’u, Arafat’ı. Gördüğüm günden beri de o tiplerdeki adamlar korkunç ve itici gelir bana, hoşlanmam.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-47367" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/05/6aa7e991-11a0-4821-a68e-9f7cb04ef0df.jpg.jpg" alt="" width="351" height="500" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/05/6aa7e991-11a0-4821-a68e-9f7cb04ef0df.jpg.jpg 351w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/05/6aa7e991-11a0-4821-a68e-9f7cb04ef0df.jpg-211x300.jpg 211w" sizes="(max-width: 351px) 100vw, 351px" /></p>
<p>O günlerin üzerinden yıllar geçti. Televizyon kanalları çoğaldı hem de renkli; saatle açılmıyor çünkü hiç kapanmıyor kanallar. İstediğin zaman aç seyret ne istiyorsan, pek çok seçeneğin var.  Televizyondan başka internet var; sosyal medya var daha etkili. Her şeyi anında görüp tepki verebiliyor insanlar.</p>
<p>O dönemlerde insanların birbirinin canına kıyması büyük olay olurdu. Tavuk keser gibi sokaklarda insanlar birbirini doğramıyordu, böyle haberleri pek duymaz, duyduğumuzda da âdeta şok yaşardık. Şimdilerde böyle haber duymadığımız, görmediğimiz günlerde şaşırıyoruz.  Kazara birisine yanlış bir laf etsen çekip vurulman işten bile değil. İnsanların elinde satır-bıçak, belinde silah sanırsın avcılık-toplayıcılık dönemindeyiz… Kendi katilimiz, kendi sapığımızla yetinemedik anlaşılan, bir de komşu ülkelerden gelenlere kucak açtık. Şimdi sokaklarımız, çocukken bana korkunç gelen o tiplerle doldu, taşıyor artık.</p>
<h2>Yıllar geçti çok değişti ama</h2>
<p>Evet, yıllar geçti ve hayatımızda çok şey değişti. Terör ve saldırı haberlerine ülkemiz de eklendi. Terör olaylarımız kâh artıp kâh çoğalarak, dağlardan şehirlere inip sonra tekrar dağlara çekilerek devam ediyor. Asker şehitlerimize sivillerimiz de eklendi, ekleniyor…</p>
<p>Çocukken duyduğum o korkutucu haberlerin şekli değişse de olayların yeri hiç değişmeden devam ediyor. Ortadoğu’nun kaynaması hiç bitmedi. Fokurtusu hep kulağımızda. Birileri ateşe sürekli odun atıyor. Kaynayan kazan taşmaz mı? Taşıyor artık. Siviller katlediliyor, savaşlarda bile dokunulmayan hastanelere, saldırılıyor. Yapılan katliamları sadece duymakla kalmıyor, en korkunç şekliyle görebiliyoruz. İçimiz kaldırırsa da oturup seyrediyoruz.</p>
<p>Dünyada bu kadar değişme ve gelişme yaşanırken o bölgenin derdi neden hiç bitmiyor ve artarak devam ediyor? Çoluk çocuk demeden katliam yapan İsrail’e neden resmî olarak ses çıkarmıyor medeni dünya ülkeleri? Bize asılsız bir Ermeni soykırımı yaftası yapıştıran, parlamentolarında soykırım tanıma kararları alıp uğruna anıt diken ülkeler neden Ortadoğu’daki soykırım gibi katliama sağır ve dilsiz kalıyor? Hadi diğer ülkeleri geçelim Müslüman olduğunu iddia eden ülkeler bile umursamaz bir vaziyette.</p>
<h2>Ah bu memurlar</h2>
<p>İşkence, katliam sadece Ortadoğu’da değil başka yerlerde de var. Mesela Uzakdoğu’da katliam ve işkence yıllardır devam ediyor. Ortadoğu’daki katliamı dünyaya duyurmaya çalışan medya (her türlüsünden) buraya neden duyarsız? Uzak olduğu için mi, o uzaktakiler Türk olduğu için mi acaba? İsrail’i protesto etmek için market reyonlarındaki yerleri tepkilere göre boşalıp dolan ürünleri almayan vatandaşlarımız, neden Çin mallarına aynı tepkiyi koyamıyor? Ucuz oldukları için olabilir mi? Tepkilerimiz, protestolarımız ekonomik durumumuza göre değişiyor mu?</p>
<p>Yazıyı yazdığım sıralarda tasarruf tedbirleri açıklandı. Ben biliyordum zaten hep o memur ve emekliler yüzünden bozuluyor ekonomimiz. Onlar olmasa güllük gülistanlık ülkemiz…</p>
<p>Eskilerden başlamıştım yine öyle bitireyim. O zamanlarda memurlara gıpta ile bakılırdı. Şimdilerde? Bilemiyorum kimi acıyor sanırım kimi de ekonominin bozulmasının müsebbibi gördüğünden biraz kinli gibi.</p>
<p>Sadece bozulan ekonominin değil, Ortadoğu’daki kaynamanın, Uzakdoğu’daki işkencelerin de müsebbibi bizim memurlar olmasın! Unuttum sanmayın bir de bunların emeklileri var…</p>
<p>Not: Görselde Arafat&#8217;ın çılgınca öptüğü (videosunu gördüm gerçekten çılgınca) kişinin o dönem gazetelerinde Makarios olduğu iddia edilmiş. Günahlarını almayalım, Kudüs Katolik Kilisesi Başpiskoposu Capucci imiş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ne-cektin-be-dunya/">Ne çektin be dünya!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ne-cektin-be-dunya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir televizyon ekranım olsa</title>
		<link>https://millidusunce.com/bir-televizyon-ekranim-olsa/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bir-televizyon-ekranim-olsa/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Bican Ercilasun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Jun 2023 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun]]></category>
		<category><![CDATA[Rtük]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=43904&#038;preview=true&#038;preview_id=43904</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kötülük, sürekli teşhir edilerek, sürekli gözlere sokularak halka anlatılabilir. Yalancının yalancı olduğu, hırsızın hırsız olduğu, küfürbazın küfürbaz olduğu sürekli gözlere sokulmalıdır. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bir-televizyon-ekranim-olsa/">Bir televizyon ekranım olsa</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-televizyon-ekranim-olsa%2F&amp;linkname=Bir%20televizyon%20ekran%C4%B1m%20olsa" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-televizyon-ekranim-olsa%2F&amp;linkname=Bir%20televizyon%20ekran%C4%B1m%20olsa" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-televizyon-ekranim-olsa%2F&amp;linkname=Bir%20televizyon%20ekran%C4%B1m%20olsa" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-televizyon-ekranim-olsa%2F&amp;linkname=Bir%20televizyon%20ekran%C4%B1m%20olsa" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-televizyon-ekranim-olsa%2F&#038;title=Bir%20televizyon%20ekran%C4%B1m%20olsa" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bir-televizyon-ekranim-olsa/" data-a2a-title="Bir televizyon ekranım olsa"></a></p><p>Bir televizyon ekranım olsa her gün, haberlerin başlangıcında aşağıdaki soruları sorardım. Yazılı, sesli, görüntü gerekiyorsa görüntülü. Her gün, atlamadan her gün mutlaka, en çok dinlenen haber saatinin başlangıcında şu soruları ekrana getirirdim.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vatandaş yapılan yabancı seçmen sayısı kaçtır? Gerçek sayılar nedir? Vatandaş yapılanların kaçı Suriyelidir, kaçı Afgan’dır? Kaçı seçmen olarak oy kullanmıştır?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2007-2023 yılları arasında Türkiye’nin normal nüfus artışı nedir? Mevcut sayı, normal nüfus artışına uygun mudur? Uygun değilse aradaki fazlalık nereden kaynaklanmaktadır? (Bu konuda yapılan araştırmalara göre bu soru, sayılar verilerek de sorulabilir.)</span></p>
<p><b>2023 seçimlerinde Türkiye’nin kaderini ithal seçmenler mi belirlemiştir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">***</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bakanlar görevlerinden istifa etmeden seçim çalışması yapmışlar mıdır? </span><b>Bakanlık görevi sürerken bir partinin lehine seçim çalışması yapılması seçimlerin meşruiyetini tartışmalı hâle getirmez mi?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Filan kişi … tarihinde devlet uçağıyla İstanbul’a / Sivas’a / Erzurum’a…  gitmiş ve orada seçim konuşması yapmış mıdır?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Filan kişi … tarihinde makam aracıyla Sakarya’ya / Ordu’ya / Adana’ya … gitmiş ve orada seçim konuşması yapmış mıdır?</span></p>
<p><b>Devlet araçlarıyla seçim çalışması yapılması seçimlerin meşruiyetine gölge düşürmez mi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">***</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşağıdaki bilgiler için soruya gerek yoktur. Mümkünse yer, tarih ve konuşanın görüntüsü verilmelidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Filan siyasi, … tarihinde, … şehrindeki açılış / temel atma / seçim… konuşmasında şu şu kelimeleri kullanmıştır. Alçak, şerefsiz, sürtük, çürük gibi kelimeler. </span></p>
<p><b>Türkiye’de bazı insanların, grupların yaptıkları ve söyledikleri her gün, sürekli olarak yüzlerine vurulmadıkça halka anlatılamıyor. Hatta bazı galiz kelimeleri sık sık kullananlar ve onların yandaşları, karşı tarafı ahlaksız ve ağzı bozuk gösterebiliyor. Bunun önüne geçmek için kim kötü kelimeler kullanıyorsa her gün, sürekli olarak teşhir edilmelidir. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yukarıdaki sorular ve teşhir etmeler televizyonlarda her gün yer alırsa çok etkili olur.</span><b> Gazeteler de aynı işi yapabilirler. Her gün birinci sayfanın görünür bir köşesinden yukarıdaki soruları sorabilirler; kullanılan galiz kelimeleri sergileyebilirler</b><span style="font-weight: 400;">. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Soruları ve konuları artırmak mümkündür. Ancak çoklaştırmak, vurgulamayı ve göze sokmayı engelleyebilir. Benim bir televizyon ekranım olsa birkaç konuyu sürekli (</span><b>her gün, en çok dinlenen haber saatinin başlangıcında ve haftalarca</b> <b>sürecek şekilde</b><span style="font-weight: 400;">) gündemde tutardım. </span></p>
<p><b>Kötülük, sürekli teşhir edilerek, sürekli gözlere sokularak halka anlatılabilir. Yalancının yalancı olduğu, hırsızın hırsız olduğu, küfürbazın küfürbaz olduğu sürekli gözlere sokulmalıdır. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir not da muhalefete: RTÜK, muhalif kanallara sebepli sebepsiz cezalar yağdırdı. Muhalefet liderleri, niçin susuyorsunuz? Yoksa seçim bitti, muhalefet de mi bitti?</span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bir-televizyon-ekranim-olsa/">Bir televizyon ekranım olsa</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bir-televizyon-ekranim-olsa/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Netflix, Loser Olmak ve Tüketimin Değişen Tarafları</title>
		<link>https://millidusunce.com/netflix-loser-olmak-ve-tuketimin-degisen-taraflari/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/netflix-loser-olmak-ve-tuketimin-degisen-taraflari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Necdet Cura]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 15:30:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Netflix]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=43540</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bütün bu olayların bu denli artması ve artık televizyonun yaşlı aygıtı olarak yer alması imajı giderek kuvvetleniyor. Son zamanların en popüler lafı, "Ben artık televizyon izlemiyorum." oldu.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/netflix-loser-olmak-ve-tuketimin-degisen-taraflari/">Netflix, Loser Olmak ve Tüketimin Değişen Tarafları</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnetflix-loser-olmak-ve-tuketimin-degisen-taraflari%2F&amp;linkname=Netflix%2C%20Loser%20Olmak%20ve%20T%C3%BCketimin%20De%C4%9Fi%C5%9Fen%20Taraflar%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnetflix-loser-olmak-ve-tuketimin-degisen-taraflari%2F&amp;linkname=Netflix%2C%20Loser%20Olmak%20ve%20T%C3%BCketimin%20De%C4%9Fi%C5%9Fen%20Taraflar%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnetflix-loser-olmak-ve-tuketimin-degisen-taraflari%2F&amp;linkname=Netflix%2C%20Loser%20Olmak%20ve%20T%C3%BCketimin%20De%C4%9Fi%C5%9Fen%20Taraflar%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnetflix-loser-olmak-ve-tuketimin-degisen-taraflari%2F&amp;linkname=Netflix%2C%20Loser%20Olmak%20ve%20T%C3%BCketimin%20De%C4%9Fi%C5%9Fen%20Taraflar%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnetflix-loser-olmak-ve-tuketimin-degisen-taraflari%2F&#038;title=Netflix%2C%20Loser%20Olmak%20ve%20T%C3%BCketimin%20De%C4%9Fi%C5%9Fen%20Taraflar%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/netflix-loser-olmak-ve-tuketimin-degisen-taraflari/" data-a2a-title="Netflix, Loser Olmak ve Tüketimin Değişen Tarafları"></a></p><p>Bir zamanlar Türkiye’de Netflix işlevi gören ve herkesin -bugünden bakınca- hayranlık ve özlemle andığı yılların kanalı olan e2 ve onun kardeşi sayabileceğimiz CNBC-e’nin estiği yıllarda bu kanalların izleyicisi olmak ayrıcalıktı. Ana akım medyada Aşk-ı Memnu, Kurtlar Vadisi Pusu, Aliye, Acı Hayat, Yaprak Dökümü, Arka Sokaklar gibi diziler vardı. Bunları izlemek sıradan sayılırken yabancı dizi izlemek farklı bir hava veriyordu. O zaman belli bir kitlenin vakıf olduğu Supernatural, Spartacus, Doctor House, Dexter, Breaking Bad gibi diziler, internetin artık her eve girmesiyle beraber sıradanlaştı ve tabiri caizse bu yapımları bilmeyenleri belli bir kitle tarafından dövecek hale geldi. Ben bugünden bakınca bu diziler bana tatlı bir nostalji gibi geliyor. Hatta o zamanlardan bu zamanlara devam eden post-apokaliptik dizi ve benim bir dönem için(2011-2015) merakla beklediğim dizi The Walking Dead’ın son sezonunun gelmesi buruk bir geçmiş hatırlaması yarattığı gibi her şeye rağmen ABD’nin kablolu kanalında direnmesi ve peşi sıra yan yapımlarla (Fear The Walking Dead) hikayesini çeşitlendirmesi takdire şayan. Tabiî ilk sezonlardaki estirip gürlediği izlenmeleri şu sıralar pek yok. The Walking Dead üzerinde bilerek bu kadar duruyorum çünkü dizi, medyadaki kırılma ve geçişin tam ortasındaki bir iş.</p>
<p>Bütün bu olayların bu denli artması ve artık televizyonun yaşlı aygıtı olarak yer alması imajı giderek kuvvetleniyor. Son zamanların en popüler lafı, &#8220;Ben artık televizyon izlemiyorum.&#8221; oldu.</p>
<p>Genç ve metropollü kitlenin giderek Türk televizyon dizilerini terk ettiği, ellerindeki telefonlarla ya da laptoplarını televizyona bağlayarak izledikleri dizilerin bir furya hâlini almasıyla olay başlıyor aslında.</p>
<p>Yıllar seçecek olursak 2014 yılı bu konuda bir milat mıdır? Bence tam da bu yıldan itibaren artık adını yukarıda zikrettiğim ve daha pek çok dizi evlerde, sokaklarda ve dillerdeydi.</p>
<p>Peşi sıra gelen dizileri bu kanallardan izlemeyenler bile korsan yollarla izlemeye başladılar. Ardından YouTube üzerinde bir patlama gerçekleşti ve bütün diziler bölümlerini YouTube’a yüklemeye başladı.</p>
<p>Bütün bunlar aslında izleme alışkanlıklarımızın nasıl yavaş yavaş değiştiğinin de tarihidir. Bugün Netflix’i bilmeyen çok az insan kaldı. Kadroya bak be diyerek Masum dizisini izledik sonra. Haluk Bilginer, Okan Yalabık, Ali Atay, Tülin Özen gibi isimler vardı. Bu oyuncuları ve elbette ki Berkun Oya ismini görünce, &#8220;Kadroya bak be!’’ dedik. Netflix’in yanında puhuTv bana kalırsa çok ciddi bir çıkış yakaladı. BluTv’ye göre farkı ücretsiz olmasıydı.  Başarılı bir oyuncu kadrosu ve kısa süreleriyle izlenilen Fi dizisinin ücretsiz olması bir kitleyi oraya doğru sevk etti. Bir sevk olma süreci, izleme zevkinin değişimi vardı. Çok keskin değildi. Artık Türk oyuncularının da daha sağlam diyaloglarla, daha az kurgu hatalarıyla ve en önemlisi gereksiz bakışmaların olmadığı bir süreçte Türk dizilerini izliyorduk.</p>
<p>Bir dönemler MSN, sonra Facebook, sonra Instagram ve Twitter varken artık hepsi var. Bu da bir kalabalık hali yaratıyor. Onun için Facebook değersizleşti, MSN ise unutuldu. Unutulanlardan biri de Yahoo.</p>
<p>Arada hâlâ bu e-posta adresiyle mailleşen kişileri görüyorum ve 2000’li yılların başı geliyor aklıma.</p>
<p>Belirttiğim gibi artış olunca değer kaybı da başladı.</p>
<p>Okan Bayülgen’in işaret etmek istediği noktayı tam da böyle okumak gerektiği kanaatindeyim. Kendisinin uzun yıllar farklı televizyon kanallarında kalması ve televizyonun ölmeyeceğinin en net işareti. Hoş ya, YouTube’da dolaşırken karşıma bir sayaç çıkıyor ve dizinin başlayacağını ifade ediyor. Ben de TV yerine oradan izliyorum. Bu noktada bana kalırsa bir griftleşme başlıyor. Gri bir alan ortaya çıkıyor. Çünkü medya sektörünün yöneticileri televizyon dizilerinin dizi yayınlandığı sırada ne kadat tweet atılmış, sosyal medyada gündem olup olmadığının peşinde. Bu da Total, AB ve ABC1 gibi kendi içinde bir takım kriterlere ayrılan reyting sektörünün eleştirisini arttırmaya sebebiyet veriyor.</p>
<p>Bundan 1-2 yıl önce Netflix izlemek havası varken bugün artık son derece sıradan bir durum ve kimse,<em> ‘’Aa bak Netflix izliyor, vay be!’’ </em>tepkisi verecek vaziyette değil. Neden verilsin ki? Metropollerde yaşıyor ve çevresindeki insanlarca gündem maddeleri arasında sayılan ve her ürettiği yapımı kolaylıkla tüketilen bir servis ne kadar kült kalabilir? Kült kalması olanaksız. Çünkü, her evde.  Her yerde olan ve toplumun önemli bir kısmının ‘’bayağı’’ kabul ettiği işlerde bu durum son derece normal. Nasıl Facebook bir dönem altın çağını yaşamış ve bugün giderek Z kuşağı üzerinde herhangi bir kifayeti kalmadıysa Z kuşağı sonrası gelecek olan kuşak için de Netflix pek bir anlam ifade eder mi? Bunu zaman gösterir. Öyle gözüküyor ki, akıllı telefonunu küçük bilgisayar mahiyetinde kullanan şehirli sınıf artık telefonunu konuşmaktan ziyade zibilyon tane olan ve her geçen gün de sınırlarını dehşetli bir şekilde arttıran bir imparatorluk gibi gelen uygulamalara gönderiyor. Alan yetmiyor ve yeni model telefonların ceplerini doldurmasa bile YouTube vasıtasıyla gözlerini dolduruyor. Bir dünya teknoloji kanalı hangi model telefonun alınması gerektiğini tek tek aktarıyor. Televizyon izlemeyerek havasını atmaya devam edenlerin kaçı acaba televizyon dizilerinden bihaber? Hepsi biliyor. Arada göz ucuyla izliyor. Hatta YouTube’daki o dehşetli küçük resimlerin cazibesine kapılıp saatlerini dizinin kanalında kaybediyor. Çaktırmadan da, izlenmesine de bakıyor. Ama, işte bir sözü var.  Daha önce dediği için sözünü de tutmalı.</p>
<p>Televizyon izlemiyor.</p>
<p>Çok havalı, yeni ve beğenmediğim tabirle, &#8220;Cool&#8221;&#8230;</p>
<p>Televizyonun bitmeyeceğini düşünen biri olarak zihnimizdeki yoğunluğun her geçen gün arttığını söyleyebilirim. YouTube üzerinden merakla beklediğimiz televizyon dizisinin bir önizlemesini izliyoruz. Sinema filmlerinin fragmanları YouTube trendlerine giriyor. Teknik olarak hem televizyon dizilerini, hem de internet dizilerini bırakmamız mümkün değil. İnternetin getirdiği özgürlük ve rahatlık hali çok seviliyor. Televizyonu da zorlaması ve rekabet yaratması bakımından ben durumu çok değerli buluyorum.</p>
<p><em>-Bu arada trendler ülkenin sosyolojik yapısını gösteren en net detaylardan biridir. Trendleri ayrı ayrı ele almak lazım.-</em></p>
<p>Bir de hazır sosyal medya kullanımından bahsetmişken 2013-2014 yıllarında Instagram’ın yeni yeni yaygınlaştığı zamanlarda dudağı bükük pozlar verenler bu pozları ne çabuk unuttu? Anlaşılan onun da modası geçti. Artık yeni moda, kısık gözler ve anlamsız sallanan kameradan verilen bir buhranlı kare.</p>
<p>Onun da modası ne zaman geçer mi? Geçer. Hep beraber izleyip göreceğiz.</p>
<p>Instagram sağ olsun kendini güncelleyen, hatta farklı uygulamalardaki ortaklığını arttırmasıyla sosyal medya arenasında hala sürdürüyor. Amiral gemi olarak hayatına devam ediyor. Hikaye, hikaye arkasına şarkı yükleme ve yeni gelen bağlantı paylaşma özelliği ile beraber şuan en çok kullanıcı sayısına sahip olmasa bile benim ve yaşıtlarımın favori uygulaması olduğu açık.</p>
<p>İnternet çağında tüketimin her ruhu sardığı, her bedende kendine yer bulduğu bu dönemde umarım insanlık ilişkileri de yerini tüketmek yerine &#8220;bâki kılmaya&#8221; ve varoluşunu tamamlamaya devam eder.</p>
<p>Aksi hâlde, ‘’Loser mısın bro?’’ lafzının nefesi ensenizde durabilir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/netflix-loser-olmak-ve-tuketimin-degisen-taraflari/">Netflix, Loser Olmak ve Tüketimin Değişen Tarafları</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/netflix-loser-olmak-ve-tuketimin-degisen-taraflari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yankı odaları</title>
		<link>https://millidusunce.com/yanki-odalari/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yanki-odalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[demirel]]></category>
		<category><![CDATA[ecevit]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[inönü]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[nefret]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Türkeş]]></category>
		<category><![CDATA[Twittter]]></category>
		<category><![CDATA[yandaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=37622&#038;preview=true&#038;preview_id=37622</guid>

					<description><![CDATA[<p>İşte size mükemmel bir yankı odası. Arkadaşları dikkatle aynı camiadan seçen bir evrim mekanizması. Varacağı son nokta: İzolasyon!</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yanki-odalari/">Yankı odaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyanki-odalari%2F&amp;linkname=Yank%C4%B1%20odalar%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyanki-odalari%2F&amp;linkname=Yank%C4%B1%20odalar%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyanki-odalari%2F&amp;linkname=Yank%C4%B1%20odalar%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyanki-odalari%2F&amp;linkname=Yank%C4%B1%20odalar%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyanki-odalari%2F&#038;title=Yank%C4%B1%20odalar%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yanki-odalari/" data-a2a-title="Yankı odaları"></a></p><p>İnsanlar, Türk toplumunun birbirini hainleştirmeyen, birbirinden nefret etmeyen günlerine hasret. Rahmetli Demirel’in, rahmetli Erdal İnönü’yü hasta yatağında ziyaret edip ellerini avuçlarının içine aldığı fotoğrafı paylaşıyorlar. Demirel’in, Ecevit fotoğrafı taşıyan çocukla poz verdiği fotoğrafı paylaşıyorlar. İnsanlar, YouTube’da iktidar ve muhalefet liderlerinin televizyonda tartışmalarını seyrediyor. İmrenerek birbirine o bağlantıları veriyor. Ecevit, Çiller, Türkeş, Erbakan, Demirel… Kimse hain değil. Kimse öbürlerinden on arşın daha uzun değil. Kimse kimseyi aşağılamıyor, nefret diliyle ve nefret suratıyla konuşmuyor. “Nefret dili”ni bilirdik de “nefret suratı”nı iktidar siyasilerinden yeni öğrendik.</p>
<h2><strong>Viral saçmalıklar</strong></h2>
<p>İngilizceden ithal bir terim, “<em>echo chamber</em>”: “<em>Yankı odası</em>” veya “<em>aksiseda odası</em>” diye çevirebiliriz. İnsanların mikro cemaatler kurup dünyayı o cemaat içinde düşünülenlerden, konuşulanlardan ibaret saymaları olayına verilen isim. Aşının Bill Gates’in çip takma operasyonu olduğu, Lozan’ın 2023’te yürürlükten kalkacak gizli maddeleri ve daha nice saçmalıklar, herhâlde böyle yankı odalarında kuluçkaya yatıp sonra yumurtadan çıkıyor. “<em>Yankı odası</em>” olup biteni güzel anlatıyor. Siz bir şey söylüyorsunuz veya bugün bizde olduğu gibi bir şeyi bağırıyorsunuz. Bağırdığınız laf, odanın duvarlarına çarpıp size geri dönüyor. “Vay canına” diyorsunuz, “herkes benim gibi düşünüyor!”. Yalnız bu yankı odalarında yankı duvarlardan değil, duvardan farksız yandaşlarınızdan geliyor.</p>
<p>Böyle sapıklıklar bütün toplumlarda meydana gelebilir. Ama şimdikiler farklı, öyle alelade sapkınlıklar değil. Yukarıdaki tarifte “mikro cemaatler” demiştim. İşte bugünküler hiç de mikro değil. Bayağı büyük grupları inandırabiliyor, etkisi altına alabiliyor. Artık bunlar yankı odası değil, yankı salonu veya stadyumu, hatta ülkesi! Hani küçük cemaatlerde kuluçkaya yatıp yumurtadan çıkan saçmalıklar var ya… Bunlar mutasyon geçirmiş, DNA’larına viral bir özellik eklenmiş. Bütün ülkeyi sarıveriyorlar.</p>
<p>Türkiye’nin yankı ülkesi hâline gelişinin iki sürücüsü var. Biri sosyal medya. Fakat dev cemaatlerimizin televizyon kanalları da bir o kadar etkili. Belki yazılı basının da katkısı var.</p>
<h2><strong>Hepsinde aynı yankı</strong></h2>
<p>Tek tek ele alayım. Facebook’ta 5000’e yakın “arkadaşım” var. Facebook, kişi sayfalarını bu sayıyla sınırlıyor zaten. Yeni arkadaşlık istekleri geldikçe tanıyor muyum diye sorgulamıyorum. 5000 kişiyi tanımak ne mümkün. Yeni isteklere, arkadaşlık isteyenle kaç ortak arkadaşımız var diye bakıyorum. Ortak arkadaş sayısı belli bir rakamın üstünde ise kabul ediyorum. Mesela elli veya daha fazla ortak arkadaşımız varsa kabul. Yoksa kabul etmiyorum.  Şu olana bakın: İşte size mükemmel bir yankı odası. Arkadaşları dikkatle aynı camiadan seçen bir evrim mekanizması. Varacağı son nokta: İzolasyon!</p>
<p>Twitter bundan çok farklı değil. Kimleri takip edeceğinizi yine siz seçiyorsunuz. Eh düşüncelerini, fikirlerini sevmediklerimi izleyecek değilim değil mi? Zaten insanların takip ettikleri, genellikle onları takip edenlerden çok fazladır. Şimdi baktım, bendeki oran bire kırk dört. Hadi ben ekstra nobranım diyelim ama hüküm genelde doğrudur. Belki bire yirmi falandır. Buyurun size bir başka yankı odası. Tam değil ama neredeyse “kendi çalar kendi dinler” deyiminde tarif edilen hâl bu. Beni izleyenler beni beğenenler zaten. Kapalı devre. Troller hâriç. Onlar maaşlı çocuklar.</p>
<p>Belki bir zamanlar televizyon ve basın daha renkliydi. Hatta aynı gazetede veya aynı kanalda farklı siyasî görüşlere rastlayabilirdiniz. Sonra yazılısıyla, sözlüsüyle yandaş basın doğdu. Geri kalan birkaç gazete ve kanal da muhalif olmayı seçti. Belki de yandaşların yarattığı tekdüzelik ikraha yol açtı ve yandaş olmayanlar muhalefet yapmaya itildi. Bizzat okuyucu ve seyirci tarafından. Muhalefeti yok etmeğe çalışırsanız, yok edemediklerinizi büyütürsünüz. Nadir hâle getirdiğinizin değeri artar. Muhalif basın bu yüzden büyüdü.</p>
<h2><strong>Nefret milleti yok ediyor</strong></h2>
<p>Bakıyorum, hiçbir eve ortadan yayın yapan gazete girmiyor. Yandaş tirajları sert şekilde düştü. Geriye kalanların okuyucuları ancak alışkanlıktan devam ediyor. Gazetelerin tiraj kaybetmesi sadece bu sebebe bağlı değil tabi… İnternet ve televizyonun da etkisi var. En çok satan gazetenin, “<em>1 Milyonu aştık!</em>” diye manşet attığını hatırlıyorum. Geçen asırda. Şimdi bütün gazetelerin tirajlarının toplamı milyonu bulmuyor. Neyse ki internet nüshaları durumu dengeliyor.</p>
<p>Ben pek televizyon seyretmem. Kırk yılda bir bir diziye veya filme bakmak istersem de tabletimi kullanıyorum. Fakat sabah uyanınca ilk işi televizyonu açmak olan yakınlarım var. Onları izliyorum. Hani yüzlerce kanal var ya… Onların arasından sadece bir veya ikisini seyrediyorlar. Benim dostlarım muhalif kanalları izliyor. Diğerleri ne izliyor bilmiyorum. Bu da bir yankı odası değil mi? İnternet televizyonları da pek farklı değil.</p>
<p>Sonuç: İki dev yankı odası. Birbirinden gittikçe uzaklaşan, birbirinden nefrete itilen iki kalabalık cemaat.</p>
<p>Sonra: Hain o hain! Gülüyorsunuz ama diğer cemaat da sizin için aynen böyle düşünüyor. Nefretiniz milleti yok ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yanki-odalari/">Yankı odaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yanki-odalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
