<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkler arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/turkler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/turkler/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 05 Nov 2025 18:39:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Rejimler değişir, devlet ve millet ebedîdir</title>
		<link>https://millidusunce.com/rejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/rejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 19:00:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[İmparatorluk]]></category>
		<category><![CDATA[Krallık]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Meşruti idare]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[rejim]]></category>
		<category><![CDATA[Saltanat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51774</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhuriyet’le yeni dünya şartlarında yaptıklarımız, binlerce yıldır yaptığımız sayısız işler gibi elbette çok değerlidir. Bilecek ve gururla söyleyeceğiz. Varsa kötü yanlarımızı da konuşacağız. Bunları uzak yakın asırları düşman görerek, söver gibi konuşmak akıl kârı değildir. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/rejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir/">Rejimler değişir, devlet ve millet ebedîdir</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Frejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir%2F&amp;linkname=Rejimler%20de%C4%9Fi%C5%9Fir%2C%20devlet%20ve%20millet%20ebed%C3%AEdir" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Frejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir%2F&amp;linkname=Rejimler%20de%C4%9Fi%C5%9Fir%2C%20devlet%20ve%20millet%20ebed%C3%AEdir" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Frejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir%2F&amp;linkname=Rejimler%20de%C4%9Fi%C5%9Fir%2C%20devlet%20ve%20millet%20ebed%C3%AEdir" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Frejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir%2F&amp;linkname=Rejimler%20de%C4%9Fi%C5%9Fir%2C%20devlet%20ve%20millet%20ebed%C3%AEdir" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Frejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir%2F&#038;title=Rejimler%20de%C4%9Fi%C5%9Fir%2C%20devlet%20ve%20millet%20ebed%C3%AEdir" data-a2a-url="https://millidusunce.com/rejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir/" data-a2a-title="Rejimler değişir, devlet ve millet ebedîdir"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Bizim <em>Atatürkçüler</em>, durumun farkındalar mı bilmiyorum, büyük kurtarıcıyı tanrılaştırarak bazı dinbazlarla aynı kafada buluştular. Derece derece diğer ideolojik anlayışlar da farklı değil. Her biri birkaç inanç sloganıyla idare ediyor ve başkalarını konuşturmuyorlar. Anlamaya çalışmak yok. Ötekini dinleme, anlama zaten yok. Eleştiri bakışı yok. Gelişme, dönüşme yok. Memleketin değişmeyen talihsizliği bu.</p>
<p>Cumhuriyet’i ve öncesini tartışalım da bilerek tartışalım. İlkokulda, orta dereceli okullarda yapamazsınız. Bayramda ve her yerde yapmak akılsızlıktır. Üniversite yapar.  İlim, önce iyi ve kötü demeden ortaya koyar. Her yönüyle sergilediği durumu anlamaya çalışır ve tartışır. Sonucunu meraklısı okur ve öğrenir. Aydınlar ayrıca yorumlar.  Doğrusunu, yanlışını değişik açılardan bakarak anlar ve hayatımıza katarız.</p>
<p>Yeni rejimler, yerine geldiği rejimi kötüler. Yoksa niye değiştirdin derler. Normaldir. Bir süre sonra rejim yerleşir, kıyaslama ve kötüleme propagandası biter. Bizde bitmedi. Rejim meselesi olmaktan çıktı ve öncesine düşmanlık ve inkâra dönüştü. Verdiğimiz istiklal mücadelesinin de önüne geçti.  Derin akılsızlık buradadır.</p>
<h2>REJİMLER, UYGULAYANA GÖREDİR</h2>
<p>İngilizlerde hâlâ saltanat var. Meşruti idareyi değiştirmediler. En iyi demokrasi onlarda. Kraliçeleri sadece İngiltere’nin(Birleşik Krallık’ın) değil, İngiliz Milletler Topluluğu’nun tepesinde bir isim. Şimdi prens <strong>Andrew</strong>’un hanedanı sarstığını konuşuyoruz ya, bunlar arada bir olur. Saltanata saygı ve hanedana yüksek itibar değişmez.</p>
<p>Düşünün, Avrupa’nın yarısı hâlâ krallık. Kimse o kralları bilmez. Hollanda’yı, Danimarka’yı, İsveç’i kralları değil başbakanları idare eder. En iyi demokrasi onlarda. Rejimleri Cumhuriyet değil diye kötü diyebilir miyiz? Oralarda, Cumhuriyet olanlar da eski rejimleri kötülemeye girişmiyorlar. Tarihlerinin bir devresi olarak bakıyorlar. Tarihin şu devresini bu devresiyle kavga ettirmiyorlar.</p>
<p>Kavga dedim, bir konuya da dokunayım: İngiltere’de, <em>hanedan</em> dediğimiz de İngiliz asıllı değildir. Kraliçe <strong>2. Elizabet</strong> yarı yarıya Almandır. Şimdi kral seçilen <strong>3. Charles</strong>’ın babası <strong>Philip</strong> de Alman bir ailenin çocuğudur. Geriye doğru birçok kral ve kraliçe de öyledir.</p>
<p>Bir de bize bakın! Bizimkiler, sanki çok Türkçülermiş gibi padişahlarımızın eşlerinin Türk olmadığı üzerinden akla hayale gelmez şeyler söylerken İngilizlerin başında bir Alman olduğunu bilmezler. Bu meselelere böyle bakılmayacağını bilmiyoruz.</p>
<h2>YA NASIL OLACAK?</h2>
<p>Fransa krallık zamanını, 1789 ihtilali şartlarında olanları, öncesini sonrasını nasıl anlıyorsa öyle anlayacağız. Nasıl konuşuyorsa öyle konuşacağız. Tarihe öyle bakılır. <strong>Sinan Meydan</strong>’ın, özellikle bizim rejimi kutsayanların, sol ve dinden geçinen taifenin tarihe bakışıyla tarih anlatılırsa oradan sadece ayrışma doğar.</p>
<p>On gündür bu kafaların Cumhuriyet kutlanırken bazı doğruları bütünden kopararak giriştikleri hezeyan derekesinde yorumlarını dinliyoruz. 10 Kasım geliyor, değişen bir şey olmayacak, yine bunları dinleyeceğiz.  Bu bakışlar içimizi kemiren ayrılıkçılığın, ortak bir yaşama düzeninde anlaşamayışımızın hem sebebi, hem sonucu.</p>
<p>Oysa mesele gayet basit. İyisiyle kötüsüyle o tarih bizimdir. “<em>Cumhuriyet’le kul olmaktan kurtulduk</em>” diyerek bir dizi “<em>nefret söylemi</em>”ne şehvetle sarılmanın manası da gerçekle alakası da yoktur. Bu tarihe ve cedlere düşmanlık tavrını biz düşünelim, psikoloji de incelesin.</p>
<h2>BU BÜYÜK İNSANLAR NEREDE YETİŞTİ?</h2>
<p>Cehalet diz boyu. Cumhuriyet’e nasıl gelindiğini bilmiyorlar. Cumhuriyet’i kuranların nasıl yetiştiğini bilmiyorlar. Bu büyükler büyüğü insanlar gökten inmedi. Bizim için başkaları da yetiştirmedi. <strong>Atatürk</strong>’ü yıkılmakta olan imparatorluğu insan yetiştirerek kurtarmaya çalışan bir devlet yönetiminin açtığı ortam yetiştirdi. Biz yetiştirdik.</p>
<p>Tabii <strong>Mustafa Kemal</strong>’in istisnai bir karakter oluşunun, dehasının sebeplerine ayrıca bakılır. Bu konuşanların, mekteplerde çocuklarımızı zehirleyenlerin durumu gerçekten iç acıtır. Bilmiyorlar ve bilmeye de açık değiller. İmparatorluğumuzun son döneminde sadece <strong>Atatürk</strong>’ü değil, ona yakın ayarda, dünyanın en iyileri dev kurmayları yetiştirdiğimizi de bilmiyorlar. Evet, <strong>İlber Ortaylı</strong> söylüyor, dünyanın en iyileri bizimkilerdir. <strong>Kâzım Karabekir</strong>, <strong>Fevzi Çakmak</strong> başta İstiklâl Harbi’ni verenlerden onlarca isim bu değerdedir, bilmiyorlar.</p>
<h2>KENDİMİZE GELECEĞİZ</h2>
<p>Cumhuriyet binlerce yıllık devletimizin devamıdır. Olan rejim değişikliğidir. Meşruti idareden Cumhuriyet’e geçtik. O kadardır. Cumhuriyet’le yeni dünya şartlarında yaptıklarımız, binlerce yıldır yaptığımız sayısız işler gibi elbette çok değerlidir. Bilecek ve gururla söyleyeceğiz. Varsa kötü yanlarımızı da konuşacağız. Bunları uzak yakın asırları düşman görerek, söver gibi konuşmak akıl kârı değildir.</p>
<p>Nesillerimizi olumluya, yaratıcılığa ve üreticiliğe yönlendireceğiz. Babalarına düşmanlıkla, enerjisini kendisiyle kavgaya ayıran nesiller yetiştirmeyeceğiz. Tekrar ediyorum, Batılılar tarihlerine nasıl bakıyorlarsa öyle bakacağız.</p>
<p>Bu kafada yürürsek olacaklar bellidir. Şimdiki kavgaların ve kaosun beslediği ‘<em>tek adam rejimi’</em>ne kadar gideriz, gidiyoruz. Çıkmaz yoldur. <strong>Fatih, </strong>İstanbul’a girerken meleklerin cinsiyetini tartışan Hristiyan papazlarının toplumundan zerrece farkımız kalmaz. Hem de bu devirde. Bizi kolayca güderler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/rejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir/">Rejimler değişir, devlet ve millet ebedîdir</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/rejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Latin Amerika’da yaşayan Türkler</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/latin-amerikada-yasayan-turkler/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/latin-amerikada-yasayan-turkler/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uğur Utkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Aug 2025 17:40:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Brezilya]]></category>
		<category><![CDATA[Meksika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[Venezuela]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51056</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/latin-amerikada-yasayan-turkler/#new_tab">Latin Amerika’da yaşayan Türkler</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Flatin-amerikada-yasayan-turkler%2F%23new_tab&amp;linkname=Latin%20Amerika%E2%80%99da%20ya%C5%9Fayan%20T%C3%BCrkler" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Flatin-amerikada-yasayan-turkler%2F%23new_tab&amp;linkname=Latin%20Amerika%E2%80%99da%20ya%C5%9Fayan%20T%C3%BCrkler" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Flatin-amerikada-yasayan-turkler%2F%23new_tab&amp;linkname=Latin%20Amerika%E2%80%99da%20ya%C5%9Fayan%20T%C3%BCrkler" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Flatin-amerikada-yasayan-turkler%2F%23new_tab&amp;linkname=Latin%20Amerika%E2%80%99da%20ya%C5%9Fayan%20T%C3%BCrkler" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Flatin-amerikada-yasayan-turkler%2F%23new_tab&#038;title=Latin%20Amerika%E2%80%99da%20ya%C5%9Fayan%20T%C3%BCrkler" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/latin-amerikada-yasayan-turkler/#new_tab" data-a2a-title="Latin Amerika’da yaşayan Türkler"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/latin-amerikada-yasayan-turkler/#new_tab">Latin Amerika’da yaşayan Türkler</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/latin-amerikada-yasayan-turkler/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilgisiz görgüsüz ideal ideal değildir</title>
		<link>https://millidusunce.com/bilgisiz-gorgusuz-ideal-ideal-degildir/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bilgisiz-gorgusuz-ideal-ideal-degildir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Apr 2025 19:00:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Bican Ercilasun]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[İdeal]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Akif]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Cumhuriyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkistan]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçmişte yaşananlardan beğenmediklerimiz, eleştirdiklerimiz olacaktır. Fakat düşmanca bakarak kendine-geleceğine, varlığına saldırmak olmaz. Geçmişi olmayanın geleceği olmaz. Milletler tarihlerinden güç alırlar.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bilgisiz-gorgusuz-ideal-ideal-degildir/">Bilgisiz görgüsüz ideal ideal değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbilgisiz-gorgusuz-ideal-ideal-degildir%2F&amp;linkname=Bilgisiz%20g%C3%B6rg%C3%BCs%C3%BCz%20ideal%20ideal%20de%C4%9Fildir" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbilgisiz-gorgusuz-ideal-ideal-degildir%2F&amp;linkname=Bilgisiz%20g%C3%B6rg%C3%BCs%C3%BCz%20ideal%20ideal%20de%C4%9Fildir" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbilgisiz-gorgusuz-ideal-ideal-degildir%2F&amp;linkname=Bilgisiz%20g%C3%B6rg%C3%BCs%C3%BCz%20ideal%20ideal%20de%C4%9Fildir" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbilgisiz-gorgusuz-ideal-ideal-degildir%2F&amp;linkname=Bilgisiz%20g%C3%B6rg%C3%BCs%C3%BCz%20ideal%20ideal%20de%C4%9Fildir" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbilgisiz-gorgusuz-ideal-ideal-degildir%2F&#038;title=Bilgisiz%20g%C3%B6rg%C3%BCs%C3%BCz%20ideal%20ideal%20de%C4%9Fildir" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bilgisiz-gorgusuz-ideal-ideal-degildir/" data-a2a-title="Bilgisiz görgüsüz ideal ideal değildir"></a></p><p>İdeal, kafada ve gönüldedir. Uzak hayaldir, Kafdağı’nın ardındadır. Varılamayandır. Ulaşılamayan sevgilidir. Hayatın gerçeği ve zamana göre akışı ideale uzak düşer, doğrudur. Bilgi ve görgüyle donanmışların elinde gerçeğe uzaklığı kadar da yakın görünür. Bu da doğrudur.</p>
<p>İdeal, kendine bağlananlarda yaşar ve yaşatılır. Gelin görün ki sahtesi bol çıkar. Mistik-ezoterik inançlara benzemesi bu bolluğa yol açar. Aslında kof ve körü körüne bağlılık, ne idealdir ne de inanç. İslâmcılarımızı gördük.  Ortada ne din, ne iman kaldı. Onları geçmek mümkün değil ama Türkçü ve sosyalist görünenlerimizin pek farklı olmadığı da açık.</p>
<h2>Kök Sebep</h2>
<p>Niçin bu durumlara düştüğümüz önemli sorudur. Pek çok sebep söylenebilir. Hani kök sebep diyoruz ya, önce onu bulmak lazım. İnsan problemi yaşıyoruz. İdeali bozan, kurutan ve sonunda yıkan bu insan malzemesiyle ortaya çıkan darlık ve körlüktür. Körlük bilgisizlikten, darlık görgüsüzlüktendir. Siz buna üst başlık hâlinde <em>cehalet</em> diyebilirsiniz. <em>Küfür</em> de demiş olursunuz. Çünkü lügat manasıyla <em>iman</em> “<em>güven”</em>, <em>küfür</em> “<em>örtme, kapama</em>”dır. Kendini bilmemek görgüsüzlük getirir. Serseri bombadır. Nerede patlayacağı belli olmaz.</p>
<p>Yaşadıklarımıza buralardan bakınca anlamanın kolaylaşacağını söyleyebiliriz. Fakat nasıl düzeleceği de o derece zorlaşır. Çünkü her şey insanda başlar ve insanda biter.</p>
<h2>Düşüncenin Aynası Hayat</h2>
<p>Tercihlerimiz kâğıt üstündeki metinlerde, edilen sözlerde değil, hayatımızda görülür. Misal gerekirse çoktur. Kendisini milliyetçi sayanlarımızdan bir kısmı, uğruna gözyaşı ve sırasında kan döktükleri dış Türkleri görünce şaşırdılar.</p>
<p>Bin yıldan sonra buluştuğumuzda bakışları ve görüşleri değişenler ordusuyla karşılaştık. Kendi değişmelerinin derecesini anlayacak kadar tarih ve toplum bilmiyorlardı. Türkistan’da kalanların nesillerdir dinsiz ve totaliter bir rejimde yaşadığını da düşünemediler. Gelenek ve göreneklerinin askıya alındığını da düşünemediler. Bizdeki insan malzemesinin durumu bu kadar vahimdi.</p>
<p>Hâlbuki toplumların-milletlerin türlü türlü iniş çıkışları olur. Bozulur, düzelir. Siyaseten ayrı düşmeler ve kavgalar da olur. Aynı millete, dine, kültüre ve medeniyete mensubiyet durumu esas itibarıyla kolay kolay değişmez. Tarihe yakın olanlar bunları bilir.</p>
<h2>33 Yıl Önce Bakü’de</h2>
<p>1992 yılıydı. Bakü’de <strong>Ahmet Bican Ercilasun</strong> Hoca ve dört kişilik ekipleriyle karşılaştık. Onlar,<strong> Türkeş</strong> Bey’in başlattığı <em>Türk Kurultayı</em> için devlet başkanları ve ilgilileriyle görüşme turunun Azerbaycan ayağındaydılar. Biz, başbakan <strong>Demirel</strong>’in talimatıyla <em>TRT Avrasya</em> kanalını (şimdiki Avaz) açtıktan sonra yayınlarımızda nasıl işbirliği yapabileceğimizi tespit etmek amacıyla sekiz kişilik TRT heyetiyle dört Türk Cumhuriyetini dolaşmış, son olarak Azerbaycan’a gelmiştik.</p>
<p>Azadlık Meydanı’nda, Azerbaycan Oteli’nin rufunda sohbet ediyoruz. Birkaç arkadaşımız Türk Cumhuriyetleri’nde gördüklerinden dolayı duydukları hayal kırıklığını söylediler. Hayalle gerçek arasındaki mesafe anlaşılabilir bir durum dedik, sebeplerini sıraladık.  Fakat bir türlü ikna edilemediler.  “<em>Türkiye aynı şartları yaşasa daha beter durumlara düşmeyeceğimizi kim söyleyebilir?”</em> dedik, yine anlatamadık.</p>
<p><strong>Ahmet Bican</strong> Hoca da tarihten örneklerle fikirler söyledi. Baktı ki söz uzuyor, bizimkilerin bakışları daha kırıcı bir noktaya doğru gidiyor, “<em>Beyler, dedikleriniz doğru değil ama diyelim ki doğru olsun, denecek sözler bunlar mı? Milletimizi sevmekten vaz mı geçeceğiz?” </em>dedi<em>. </em>Sonra ilave etti:<em> “Malzeme budur ve bizimdir.”</em></p>
<p>İdealist tavrı buydu.</p>
<h2>“Dünya Koşuyorken Yolun Üstünde Yatılmaz”</h2>
<p><strong>Ahmet Bican</strong> Abi’nin bu sözlerini sonraki yıllarda çok kullandım<em>: </em>Evet, içerde ve dışarda<em> “Malzeme bu”</em>dur. Bu memleketler ve insanları bizim. Ülkelerimizi, Türklüğü düştüğü yerden kaldırmayı ve yüksek temsil kudretine nasıl ulaştıracağımızı konuşacağız. Türk’ün tarihî misyonu dünyaya düzen vermekse, o ideale giden yolları açacağız.</p>
<p>Türk Cumhuriyetleri’nin Güney Kıbrıs’ta temsilcilik açmaları gibi krizler olacak. Problemler vardır, olacaktır ve ancak onları aşanlar ayakta kalır. Çok sevecek, çok bilecek, çok çalışacak ve güçleneceğiz. Tabii önce kendimizi düzelteceğiz. İnsanları, ülkeleri, toplulukları yaftalamayacağız. Milletimizi ilerleme idealine uyandıracağız. Gücümüzü birlik olma gayretinde kullanacağız. Akıllı olacağız.</p>
<p><strong>Âkif </strong>merhumun dediğini unutmadan ileriye atılacağız:</p>
<p><em>Ecdâdını, zannetme, asırlarca uyurdu;</em></p>
<p><em>Nerden bulacaktın o zaman eldeki yurdu?</em></p>
<p><em> </em></p>
<p>Bakarsak,<strong> Koca Âkif</strong>, aynı şiirde yapılacakları da söylüyor:</p>
<p><em>Dünya koşuyorken yolun üstünde yatılmaz;</em></p>
<p><em>Davranmayacak kimse bu meydana atılmaz.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Müstakbeli bul, sen de koşanlarla bir ol da;</em></p>
<p><em>Mâzîyi fakat yıkmaya kalkışma bu yolda.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Ahlâfa döner, korkarım, eslâfa hücûmu:</em></p>
<p><em>Mâzîsi yıkık milletin âtîsi olur mu?”</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son beyit, düştüğümüz düşünce batağını anlamak için ayrıca önemlidir: Geçmişte yaşananlardan beğenmediklerimiz, eleştirdiklerimiz olacaktır. Fakat düşmanca bakarak kendine-geleceğine, varlığına saldırmak olmaz. Geçmişi olmayanın geleceği olmaz. Milletler tarihlerinden güç alırlar.</p>
<p>Bugün de hatırlayacağımız, <strong>Âkif</strong>’in söylediği bu millet gerçeğidir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bilgisiz-gorgusuz-ideal-ideal-degildir/">Bilgisiz görgüsüz ideal ideal değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bilgisiz-gorgusuz-ideal-ideal-degildir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>26 Ağustos da Bizim 30 Ağustos da</title>
		<link>https://millidusunce.com/26-agustosda-bizim-30-agustosda/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/26-agustosda-bizim-30-agustosda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Aug 2024 21:49:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Malazgirt savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Zafer Bayramı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48041</guid>

					<description><![CDATA[<p>Malazgirt’in 26 Ağustos’u, Dumlupınar’ın 30 Ağustos’uyla kavga etmez. Bu iki tarihi kavga ettirmek milletimize zarardan başka bir şey vermez!</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/26-agustosda-bizim-30-agustosda/">26 Ağustos da Bizim 30 Ağustos da</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F26-agustosda-bizim-30-agustosda%2F&amp;linkname=26%20A%C4%9Fustos%20da%20Bizim%2030%20A%C4%9Fustos%20da" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F26-agustosda-bizim-30-agustosda%2F&amp;linkname=26%20A%C4%9Fustos%20da%20Bizim%2030%20A%C4%9Fustos%20da" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F26-agustosda-bizim-30-agustosda%2F&amp;linkname=26%20A%C4%9Fustos%20da%20Bizim%2030%20A%C4%9Fustos%20da" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F26-agustosda-bizim-30-agustosda%2F&amp;linkname=26%20A%C4%9Fustos%20da%20Bizim%2030%20A%C4%9Fustos%20da" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F26-agustosda-bizim-30-agustosda%2F&#038;title=26%20A%C4%9Fustos%20da%20Bizim%2030%20A%C4%9Fustos%20da" data-a2a-url="https://millidusunce.com/26-agustosda-bizim-30-agustosda/" data-a2a-title="26 Ağustos da Bizim 30 Ağustos da"></a></p><p><span style="font-size: 16px;">İnsanımızın, kimlik tartışmalarıyla kafası karıştırıldı. Okumuş, okumamış pek çok kimse kim olduğunu bilemez halde. Gün geçmiyor ki bir tür bozuculuk, bozgunculuk yaşamayalım. Tarihçilerin en sık tekrarladıkları, </span><em style="font-size: 16px;"><strong>“Dünya tarihi Türksüz yazılamaz”</strong></em><span style="font-size: 16px;"> sözüdür. En son Malazgirt’e bakın, Türk yurdunda aksi bir rüzgâr estirilmek isteniyor.</span></p>
<p>Olanı bilecek, olacakları düşüneceğiz. Elin adamı usta avcı. Başa, yani kimliğe, yani Türklüğe ateş ediyor. Tarih bilmez bizimkiler, bizden görünenler, yönetenlerimiz onlardan daha iştahlı. Bilmeden inandıkları, olmamış, olmayacak bir hüviyeti gerçek zannederek ortak kimliğe dönüştürmek istiyorlar.<em><strong> İskender Öksüz’ün Karar’da</strong> </em>geçen haftanın Cuma ve Pazar yazıları bu can alıcı konuyu işledi. Okunmalı, anlaşılmalı ve konuşulmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><em><strong>Kendi Ayağımıza Sıkmakta Mahiriz</strong></em></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye’de çok bileşenli bir koalisyon, Türk kimliğine ve hâkimiyetine itirazı politika haline getirdi. Bunun için tarihten delil bulmaları gerekiyordu. Bulamazlardı. Seçtikleri tarih olayları ve kişileri üzerinden bugünle kavga et(tir)me yolunu seçtiler.</p>
<p>Bundan dolayı, son yılların olmayacak kimlik mühendisliği örneği meydan aldı. <strong><em>Zafer Haftası</em></strong>’nda yalan yanlış sözler ve işlerle havayı kızıştırdılar. 26 Ağustos’a itibar eder görünenler 30 Ağustos’a soğuk bakmayı kurguladılar. Onlara göre Malazgirt de başka bir Malazgirt. Yaratılmak istenen algıya göre meğer Malazgirt Türklerin zaferi değilmiş. Çünkü o orduda kimler kimler varmış. Dediklerinin hiçbiri yok da, olsa bile ne değişir? Bu ordu Türk ordusudur. Kaç unsurun bir arada bulunduğu Bizans ordusunun Bizans ordusu olduğu gibi. Egemenlik ve patronaj paylaşılmaz. Tarih bilenler için bu apaçık bir iktidar ilkesidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><em><strong>Utanıyoruz</strong></em></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Birkaç yıldır Malazgirt’te çok kötü düzenlenmiş, okul müsameresi gibi kimlik sulandırma törenlerine bir yenisi eklendi. Orada “Kimler kimlerle beraber”di. Erdoğan’ın konuşması başka bir felaketti. Ve skandal üstüne skandaller vardı. Ne hale geldiğimizi o sahnede en acı şekilde bir kere daha gördük.</p>
<p>Hâlbuki tarihi bilgilerimiz net: <em><strong>26 Ağustos 1071</strong></em>, bu toprakların bizim olduğu, 30 Ağustos 1922, ebediyen bizim kalacağını ilan ettiğimiz tarihtir. 30 Ağustos’a ilgi göstermeyen bir Türk devlet adamı olamaz! Bunu bu açıklıkta söylemezsek tarihe, millete dostluk etmeyiz.</p>
<p>Gerçi bu durum geçicidir, karamsarlığa gerek yok. Düzeltmek de gayet kolaydır. Yıllardır süren cehalet eseri veya kasıtlı bozuculuklar, tarihimizi bütünüyle benimsemeyle bitme yoluna girer. İyileri çok ve şerefli bir geçmişimiz var. Tarihte iyi yaptıklarımız da vardır, kötü yaptıklarımız da. Hepsi bizimdir, bilir, sever ve iftihar ederiz. Tarihle milletle barışma böyle olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><em><strong>Problem İçeride</strong></em></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yalan-yanlış işleri sıralamaya kalksanız yorulursunuz. Geldiğimiz yer için söyleyeceğimiz apaçık bir hakikat var: Ahlaklı bir toplum değiliz. Ahlakın dövüldüğü bir kötülükler arenasına dönmüş hayatımızda, iyiliklere ve iyilere yer bırakılmıyor. Bunu görecek ve bu netlikte söyleyeceğiz. Dönüş için başlanacak nokta da burası.</p>
<p>Efendiler! Tarihle oynamak başka yaz-bozlara benzemez. Kendinize göre bir tarih yazma uydurmacılığı kökten bozar.</p>
<p>Bir daha söylüyorum: Bunlar, düşmanların trilyon dolarlarla yapamayacakları kötülüklerdir. Bunu yapan biziz. Yani problem içerdedir. Yönetenlere bir daha hatırlatacağımız şudur: Bu kararlarında, uygulamalarında tarih yok. O mücadeleleri kazanan ve bize bu toprakları yurt edenler yok. Bilelim ki dedemiz Alparslan da, bin yıl içinde ve öncesinde gelen geçenler de, Atatürk de yok.</p>
<h2></h2>
<h2><strong><em>O Mustafa Kemâl Ki..</em></strong></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Atatürk’ü ve yaptıklarını beğenmeyebilirsiniz. Fakat kurtarıcı rolünü ve insanüstü gayretlerini, çok yönlü dehasını inkâr edemezsiniz. O Mustafa Kemal ki, Büyük Taarruz’u Sultan Alparslan’ın Malazgirt Zaferi&#8217;ni kazandığı günde başlatmıştı. “1071&#8217;de geldik ve gitmiyoruz” demek için de o güne denk getirmişti.</p>
<p>Evet, <em><strong>26 Ağustos</strong></em> aynı zamanda istiklâlimiz için son hamleyi yaptığımız büyük taarruzun başlangıç tarihidir. Atatürk’te bu tarih şuuru vardı. O, Türklüğün muazzam kudretinin en çaresiz anlarda bile ortaya çıkacağını biliyordu. İmparatorluğumuz dağılırken nasıl yetiştiğine akıl sır ermez yüksek seviyede bir asker ve sivil kadromuz vardı. Cihan Harbi’nden sonra o kadrodan kalan az sayıda insanımız, Mustafa Kemal’in önderliğinde millete sarsılmaz inançla, yorgun ve bitkin düşen halkı harekete geçirdiler ve memleketi kurtardılar. Evet, olağanüstü bir güç sağlayan o büyük tarihin çocuğu olduklarını bilmekle kurtardılar. İslamcı ve Atatürkçü görünenlerimizin belki görmediği budur.</p>
<p>Hâsılı, 1922 30 Ağustosunu görmezden gelen bir şuursuzluk haline müsaade edersek, nankörlüğün getireceği kayıpları önleyemeyiz. <em><strong>Malazgirt’in 26 Ağustos’u, Dumlupınar’ın 30 Ağustos’uyla kavga etmez. </strong></em>Bunu yapmak isteyenler yeni bir kimlik inşa edemezler, tutmaz. Fakat bozarlar. Bozuyorlar.</p>
<p>Biz, büyük tarihin çocuklarıyız. Aklımızı başımıza devşirelim!</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/26-agustosda-bizim-30-agustosda/">26 Ağustos da Bizim 30 Ağustos da</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/26-agustosda-bizim-30-agustosda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Birliği: Kimliğimiz</title>
		<link>https://millidusunce.com/turk-birligi-kimligimiz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turk-birligi-kimligimiz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yaşar Yeniçerioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Feb 2024 17:00:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[millet ve milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Düşünce Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[milli kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Mutlu Türk'üm diyene]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Türklüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar yeniçerioğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=46639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anayasamızda (66.md.); “Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.” yazmaktadır. Dolayısıyla başka bir söze de gerek yoktur.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-birligi-kimligimiz/">Türk Birliği: Kimliğimiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-kimligimiz%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20Birli%C4%9Fi%3A%20Kimli%C4%9Fimiz" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-kimligimiz%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20Birli%C4%9Fi%3A%20Kimli%C4%9Fimiz" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-kimligimiz%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20Birli%C4%9Fi%3A%20Kimli%C4%9Fimiz" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-kimligimiz%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20Birli%C4%9Fi%3A%20Kimli%C4%9Fimiz" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-kimligimiz%2F&#038;title=T%C3%BCrk%20Birli%C4%9Fi%3A%20Kimli%C4%9Fimiz" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turk-birligi-kimligimiz/" data-a2a-title="Türk Birliği: Kimliğimiz"></a></p><p>Kur’an-ı Kerim (Hucurât, 49/13, TDV. İslâm Ans.)’de; <em>“Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli olanınız O’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir, her şeyden haberdardır.” </em>denilmektedir<em>.</em></p>
<p>Ayetin kısa tefsiri de şöyle; <em>“Müslümanların dünya görüşlerini ve değer ölçütlerini dayandırdıkları ayetlerden biri de budur. Fertler, gruplar, kavimler, ümmetler, milletler siyasi, kültürel, biyolojik, coğrafi vb. farklarla birbirinden ayrılır; bu farklara bağlı olarak farklı kimlik sahibi olur, bu kimlikle tanınır ve tanışır. Ayrıca her biri kendi farkını, özelliğini bir gurur, değer ve övünç vesilesi yapar. Ayet farklı yaratılmanın ‘kimlik edinme ve bu kimlikle tanınma, tanışma’ fonksiyon ve hikmetini onaylıyor; ancak farklı sosyal ve etnik gruplara mensup olmanın üstünlük vesilesi olarak kullanılmasını reddediyor.”</em></p>
<p>Bu ayetten anlıyoruz ki, Tanrı; insanları milletlere, boylara, kabilelere ayırmıştır. Ne için? <em>“Tanışalım”</em> diye…</p>
<p>Unutmayalım! Dünya bir milletler mücadelesidir ve bugün de bu mücadele devam etmektedir. Hatta bazen din ve mezhep savaşlarına dönüşmektedir.</p>
<p>Türklerin büyük çoğunluğu Müslümandır ama farklı din ve inançtan olan soydaşlarımız da vardır. Bu soydaşlarımızı ayırmamız, dışlamamız ya da dikkate almamamız olmaz/olamaz. Herkesin dini veya inancı kendinedir!</p>
<h2><strong>Kavramlar</strong></h2>
<p>Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, <em>“Kavramları ayırmak”</em> başlıklı (27.12.2020, Yeniçağ) yazısında; <em>“Soy, ırk, millet kavramları son zamanlarda çok karıştırılmaktadır. Soy, ‘bir atadan gelen kimseler topluluğu’ anlamındadır. Dar anlamda, ‘sülale’ kavramını karşılar. Geniş anlamda aynı atadan geldiği kabul edilen millet fertleri için kullanılır.</em></p>
<p><em>Irk, ‘kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu’ demektir. Bu anlamda siyah, beyaz, brakisefal, dolikosefal ırklardan söz edilebilir. Biyolojide canlı türlerinin alt bölümleri de ırk kelimesiyle ifade edilir.</em></p>
<p><em>Sözlüğünü 1900 yılında yazan Şemseddin Sami, ırk kelimesinin üçüncü anlamı olarak ‘nesil, sülale, zürriyet, nesep’ kelimelerini vermiştir.</em></p>
<p><em>Görüldüğü üzere 20. yüzyılın başlarında ırk kelimesinde ‘soy’ anlamı hâkimdir. İstiklâl Marşı’nda ve cumhuriyetin ilk yıllarında ırk, daha çok ‘soy’ anlamında kullanılmıştır; Türk ırkı sözleriyle ‘Türk soyu, Türk milleti’ kastedilmiştir.</em></p>
<p><em>Millet kavramı ise ‘soy’ ile ilgili olmakla birlikte soydan farklı bir kavramdır. Milletin çeşitli tarifleri arasında bence en kapsayıcı olanı ortak mensubiyet şuuruna bağlı olan tariftir.<br />
Aynı milletten insanlar arasında soy, dil, tarih, vatan, kültür, din vb. ortaklıklar olabilir. Önemli olan insandaki mensubiyet şuurudur.”</em></p>
<h2><strong>Türk Kimliği</strong></h2>
<p><em>“Türk adı nereden geliyor? Tarih sahnesine ne zaman çıktılar?”</em> gibi konulara girmeyeceğim ama yine Ercilasun Hocanın <em>“Türklük”</em> başlıklı (04.01.2015, Yeniçağ) yazısından alıntı yapacağım: <em>“Türklük, en az 2.500 yıllık tarihî bir gerçekliktir. Ve hiç şüphesiz Türk’ün belki de 5.000 yıl daha geriye giden bir tarih öncesi vardır. Tarihî dönemlerdeki Türk varlığı övünmemiz için yeterli, muhteşem bir varlıktır. Son 2.300 yıllık dünya tarihi, Türk olmadan yazılamaz. Çin, Kore, Hint, İran, Arap, Rus ve Avrupa tarihlerinin Türk’ten bahsedilmeden yazılması mümkün değildir…</em></p>
<p><em>Fakat ne olursa olsun Türklük, tarihin en büyük gerçekliklerinden biridir ve Türkler asırlarca dünyaya yön vermişleridir…”</em> demektedir.</p>
<p>Türk Dil Kurumu (TDK) Sözlüğünde <em>“Türk”</em> ün tanımı, geniş ve dar olmak üzere iki şekilde verilmiştir. Geniş tanımı: <em>“Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.”</em> Dar tanımı ise: Türk (özel isim); “<em>Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse.”</em></p>
<p>Demek ki, Türk Dünyası veya Türk Birliği ile ilgili konularda geniş anlamıyla, Türkiye Türklüğü ile ilgili konularda ise dar anlamıyla bakacağız.</p>
<p><em>“Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür.”</em> diyen Atatürk; <em>“Ne mutlu Türk’üm diyene!”</em> şeklindeki veciz sözü ile Türk’ün tanımını da yapmıştır. O, her söylemine <em>“Büyük Türk Milleti”</em> diye başlıyor, yeri geldikçe <em>“Türk milliyetçisi”</em> olduğunu dile getiriyor ve icraatları ile de bunu ispatlıyordu.</p>
<p>Tarihçilerin kutbu Prof. Dr. Halil İnalcık’ın şu sözünü hatırlatmak isterim: Diyor ki; <em>“Mustafa Kemal Paşa kürsüye çıkıp coşku ile ‘Büyük Türk Milleti’ diye ilk kez halka seslenince, ülkede ne büyük bir dalgalanma oldu, şimdi geriye dönük anlayamazsınız. Herkes birbirine bakıp taaccüp ediyordu (şaşmak, şaşkınlığa uğramak).</em></p>
<p><em>Bu topraklarda son 700 yılda bir tane yönetici yoktur ki, konuşmasına ‘Türk’ diyerek başlasın. Açın bakın fermanlar ‘Ey kullarım, buyruğumdur’ diye başlardı. Anadolu’nun taşı, toprağı, bitkisi buna alışkın değildi. Şaşkınlığı atmak, hiç kimse için kolay olmadı. Özellikle de asırlarca saray etrafından geçimini sağlayan devşirme tabaka kendini kapının önüne konulmuş hissetti. Bunların bir kısmı boyun eğdi kabullendi, etmeyenlerin kimi dinî, kimi etnik bir kimliğe bürünerek yeni kurulan devletle alttan alta uzun bir mücadeleye girişecekti.”</em></p>
<p>Anayasamızda (66.md.); <em>“Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.”</em> yazmaktadır. Dolayısıyla başka bir söze de gerek yoktur.</p>
<p>Şimdi de Ercilasun’un <em>“Şaşmış değerler”</em> başlıklı (24.11.2010, Yeniçağ) yazısından bahsedeceğim: <em>“Son yıllarda Türkiye bir değerler sapmasına uğramıştır. Kutsal bildiğimiz birçok kavram çok hızlı bir şekilde, dehşet verici bir aşınma sürecine girmiştir. Üstelik siyasette, basında, kültür ve sanat dünyasında önde gelen birçok isim, toplumun değerlerindeki aşınmayı âdeta yüceltmektedir. Yüceltmeyenler de süreci tabii bir gelişim olarak görmekte ve kamuoyuna böyle sunmaktadır. Aşınmakta olan değerleri eski, geri ve ilkel gösterme çabaları da toplum üzerinde etkili olan bütün alanlarda kendini göstermektedir. Değerlere bağlı kalmak isteyen aydınlar âdeta sindirilmiştir. Halk ise bir yanda hâlâ önem verdiği değerler, bir yanda bu değerleri önemsizleştirmeye çalışan toplum önderleri arasında sıkışıp kalmış, ne yapacağını şaşırmıştır. Değerler şaşmış, insanların kafası karışmıştır.</em></p>
<p><em>Toplumun en büyük değerlerinden biri ‘Türklük’ tür. Türk olmakla övünür, Türk olmaktan mutluluk duyarız.”</em> demektedir.</p>
<p>Maalesef! Bugün Ülkemizde bir kimliksizleştirme politikası yürütülmektedir. Kur’an ayetleri ve hadisler çarpıtılarak <em>“İslâm’da</em> <em>ırkçılık yoktur!”</em> laflarıyla kafalar karıştırılmaya, <em>“Türklük”</em> yok edilmeye ve insanlarımız kimlik bunalımına sokulmaya çalışılmaktadır.</p>
<p>Türkler, tarih boyunca birçok milletle savaşmıştır, ülkeler fethetmiştir ama hiçbir zaman ırkçılık yapmadıkları gibi ülkeleri de sömürmemişlerdir. <em>“Hep veren el olmuşlardır.”</em> Biliyorsunuz, övünerek hep şunu söyleriz: <em>“Türkler fethettikleri yerlerdeki halkın diline, dinine, kültürüne karışmamıştır.”</em> Aksine ve hazin tarafı; Türkler gittikleri veya bulundukları ülkelere uyum sağlayıp kaybolmuşlar, yok olmuşlardır. Tarihimizi biraz derinlemesine okursanız, dünyanın her yerinde <em>“kayıp Türkleri”</em> bulursunuz…</p>
<p>Bu sebeple, öncelikle kimliksizleştirme politikasına <em>“dur!”</em> denilmelidir!</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-birligi-kimligimiz/">Türk Birliği: Kimliğimiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turk-birligi-kimligimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Birliği</title>
		<link>https://millidusunce.com/turk-birligi-2/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turk-birligi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yaşar Yeniçerioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Sep 2023 10:45:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[Esir Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[SSCB]]></category>
		<category><![CDATA[turan]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Keneşi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=45084</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Birliği mümkün müdür? Turan bir Hayal mi? Türk Keneşi'ni oluşturan şartlar nasıl gelişti? Yaşar Yeniçerioğlu bunun cevabını veriyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-birligi-2/">Türk Birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-2%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20Birli%C4%9Fi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-2%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20Birli%C4%9Fi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-2%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20Birli%C4%9Fi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-2%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20Birli%C4%9Fi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-2%2F&#038;title=T%C3%BCrk%20Birli%C4%9Fi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turk-birligi-2/" data-a2a-title="Türk Birliği"></a></p><h1><em><strong>Türk Birliği</strong></em></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p>SSCB’nin dağılması ve Doğu blokunun çökmesiyle birlikte 1991 yılında beş Türk Devleti bağımsızlığını ilan etmiş; Rusya ve Kafkasya’da özerk cumhuriyetler doğmuştur. Balkanlar’da ve diğer bazı bölgelerde de Türk topluluklarının varlığı anlaşılmıştır.</p>
<p>Çeşitli kaynaklarda farklı açıklamalar bulunmakla birlikte 300 milyonu aşan nüfusuyla büyük bir Türk Dünyası görünür hale gelmiştir.</p>
<p>Öncelikle şunu belirtmek isterim: Bizler, Türkiye’nin dışında da Türklerin olduğunu biliyorduk. Çünkü gençliğimiz, dünyanın çeşitli yerlerinde esaret altında olan Türklerin varlığını anlatan konferansları dinlemek ve bu konudaki eserleri okumakla geçti. Kendilerini rahmetle andığım Atatürk’ün söylemlerinden, Başbuğumuz Alpaslan Türkeş’ten ve diğer büyüklerimizden öğrenmiştik. Mesela; Ülkemizde yaşanan 1944 olayları bunun en bariz örneğidir. Anlayacağınız; davaya gönül verdiğimiz 16-17 yaşlarımızdan beri haberliydik.</p>
<p>1980 öncesinde <i>esir Türklerin </i>özgürlüklerine kavuşmaları için mücadele ettik. <em><strong>“Esir Türkler Haftaları” </strong></em>ile bu gerçeği vatandaşlarımıza ve dünyaya anlatmaya çalıştık. O zaman verdiğimiz mücadele, SSCB’nin yıkılmasında etkili oldu mu? Onu bilemem ama SSCB’nin yıkılması, Türklük için bir dönüm noktası oldu. Kadim Türk Milleti’nin önüne <em>“Türk Dünyası”</em> veya <em>“Dış Türkler”</em> gerçeğini ve büyük bir coğrafyayı açmış oldu.</p>
<p>Mücadele henüz bitmedi. Hâlâ özgürlüğüne kavuşamamış 30 milyonluk <em>“Doğu Türkistan”</em> Türklüğü ile dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Türk kökenli halklar var.</p>
<p>Bazıları anlamamakta inat etseler de veya hain/kötü niyetli olsalar da Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde millî mücadele yapılmamış ve gerçekçi bir strateji uygulanmamış olsaydı, belki biz de bugün esaret altında yaşıyor olacaktık.</p>
<p>Bazıları, ortaya çıkan bu gerçeği, hâlâ görmemekte ısrar etmektedirler. Bu kesimler, bazı dinî çevreler ile -ulusal solcular hariç- aşırı sol (komünistler) ve bölücülerdir. Birinciler, kendilerince <em>“İslâm’da ırkçılık yok”</em> diye uzak duruyorlar; ikincilerse, ideolojilerinin esiri olarak komünizmi savunuyor, şakşakçılığını yapıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti’ni bile içlerine sindiremiyorlar.</p>
<p>Özellikle Siyasal İslamcılar, yeri geldikçe -bizce de doğru olan- <em>“Türkler, İslâm’ın bayraktarlığını yaptı”</em> cümlesini kullanıyorlar ama Türk’ü kötülemekten veya aşağılamaktan da geri durmuyorlar. Bunu, bazıları saflığından bazıları da hainliğinden yapmaktadır. Türk olmayanlardan <em>“Türk’üm”</em> demesini beklemiyoruz ama en azından saygılı olmalarını beklemek hakkımızdır!..</p>
<p>Öte yandan, Türk tarihini biraz derinlemesine okursanız; asimile olmuş, Türklüğünü unutmuş <em>“kayıp Türkleri”</em> görürsünüz. Kimisi Ortadoğu’da ve Arap yarımadasında, kimisi Kuzey Afrika’da, kimisi Rusya’da ve Sibirya’da, kimisi Uzak doğudaki Hindistan, Pakistan, Kore gibi ülkelerde kaybolmuşlardır.</p>
<p>Birçok defa bahsettim: Türklerin en büyük zaafı, fethettikleri veya gittikleri her yerde kendi dillerini, dinlerini, kültürlerini yayacaklarına, yerli halklara uyum sağlayıp kaybolup gitmişlerdir.</p>
<p>Her neyse!.. Türk Dünyası’nın ortaya çıkması, beraberinde fırsatlar da yaratmıştır. Açıkçası, talih Türklere yeniden gülmüştür; değerini bilelim.</p>
<h2><em><strong>Türk Konseyi (Keneşi)</strong></em></h2>
<p>Bu teşkilatın temeli, 29-30 Ekim 1992 tarihlerinde <em>“Türkçe Konuşan Devletler Devlet Başkanları Zirvesi”</em> adıyla Ankara’da yapılan ilk toplantıyla atılmıştır. Muhakkak ki, bu çalışmaların baş mimarlarından biri, rahmetli başbuğumuz Alparslan Türkeş’tir (1993’den itibaren TÜDEV kanalıyla <em>“Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk Kardeşlik ve İş Birliği Kurultayları”</em> yapılmıştır). Bazı yıllar kesintiye uğrasa da 10 zirve gerçekleştirilmiştir. İlk toplantılara ısınma hareketleri olarak bakabiliriz. Biraz da dönemin şartlarından kaynaklı sebeplerle istenilen çalışmalar yapılamamış, ortaya konulan fikirlerin gerçekleştirilmesi mümkün olamamıştır.</p>
<p>16 Eylül 2010 tarihinde İstanbul’da düzenlenen zirvede <em>“Türk Konseyi&#8217;</em>nin kuruluşu resmen ilan edilmiştir. <strong><em>“Türk Devletleri Zirveleri”</em></strong> adıyla toplantılara devam edilmiştir. Bu süreç 30 yılı aşmıştır. Zorluklar da fırsatlar da önümüzdedir.</p>
<p>Artık önümüze çıkan bu fırsatları; aklın, bilimin, mantığın, diplomasinin gerçekleri çerçevesinde değerlendirip Türk Birliği’ni güçlendirmenin yolları aranmalıdır. Türk halklarının birlikteliği, bütünlüğü ve refahı hususunda gerekenler yapılmalıdır. Başkalarını ürkütmeden, her alanda yakın iş birliği içinde olunmalıdır. Her konuda, devletlerin aynı düşünmesi beklenmemelidir; ama ortak fikir, düşünce ve önerilerin oluşturulmasına çaba gösterilmelidir.</p>
<p>Artık akılla, inançla, uzak görüşlülükle ve gelecek öngörüsü ile ortaya doğru ve gerçekçi <em>“büyük hedefler”</em> konulmalıdır.</p>
<h2><em><strong>Türk’e Mensubiyet</strong></em></h2>
<p>Önceki yazılarım da <em>“Türk, Türklük, Türk Milleti”</em> konularında yazdığım için bunlara girmeyeceğim. Sadece Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; <em>“Ne mutlu! Türk’üm diyene…”</em> sözünü hatırlatmak istiyorum. Dikkat edilirse <em>“Ne mutlu! Türk olana…”</em> dememiştir. Yani, önemli olan Türk Milletine mensubiyet duymak ve bu şuurla hareket etmektir.</p>
<p>1000 yıldır birbirimizden kopuk ayrı coğrafyalarda yaşıyoruz. Türk halklarının çoğu, 70 yıldır SSCB’nin yoğun baskısı ve propagandası altında yaşamıştır. Farklı soy kimlikleri verilerek veya kimliksizleştirilerek; ayrı alfabe, dil, kültür oluşturularak Türklükten uzaklaştırılmaya ve birbirine düşman edilmeye çalışılmıştır. Tatar, Kazak, Özbek, Uygur, Karakalpak, Kırgız, Azeri, Yörük, Türkmen gibi isimler verilerek ayrıştırılmışlardır.</p>
<p>Tarih boyunca, Türkler hiç rahat bir hayat yaşamadığı gibi rahat da bırakılmamışlardır: Birbirine düşürülmeye çalışılmıştır. Anadolu ile bağlantıları olsa da açıktan iş birliği yapılamamıştır. Unutmayalım! İlk defa yakın iş birliği içindeyiz. Onun için kolay değildir: Şimdi bize düşen sabır ve zamandır.</p>
<p>Burada en çok dikkat etmemiz gereken hususlardan biri, ayrışmaya sebep olacak konulara hiç girmemektir. Mesela; inanç farklılıkları gündeme getirilmemelidir: Herkesin dini ve inancı kendinedir.</p>
<p>Diğeri de, bu konu bir <em>“Millî dava” </em>dır ve devlet meselesidir. Şu iktidarla, bu iktidarla veya şu partiyle, bu partiyle ilişkilendirilmemelidir. Her olumlu gelişme hepimizi sevindirdiği gibi, olumsuz hadiseler de hepimizi üzmektedir, üzmelidir.</p>
<p><em>“Türk’ün, Türk’ten başka dostu yoktur”</em> sözü, hayalî ya da hamasî bir söz değildir: Tüm dünya Türkleri bu şuurda olmalıdır. Her ülke, öncelikle kendi çıkarlarını düşünür. Hele de ABD, Rusya ve Çin gibi emperyal devletlerle ilişkilerde dikkatli olunmalıdır.</p>
<p>Bizim misyonumuz; öncelikle Türklük davasıdır. Gaspıralı İsmail Bey’in dediği gibi; <em>“dilde, fikirde, işte birlik”</em> davasıdır. Tüm dünya Türklerinin, bulundukları coğrafyalarda refah içinde rahat, huzurlu ve mutlu yaşamaları davasıdır. Kısacası <em>“Türk Birliği”</em> davasıdır.</p>
<p>Türkler, dünyanın her yerine dağılmakla birlikte -farklı sebepleri olsa da- hep Batı’ya doğru göç veya akın etmişlerdir. Orta Asya, bizim Doğu’daki uzantımız ise; Balkanlar da Batı’daki uzantımızdır: Ama Türklerin olduğu her yön, bizi bağlar.</p>
<p>Bu çerçevede, uzun zamandır okuduğum kitap, dergi, makale ve yazılardan notlar ve bilgiler aldım. Görüşlerinden yararlandığım bilim insanlarımızın ve köşe yazarlarımızın isimlerini -yer darlığı sebebiyle- belki anamayacağım; şimdiden özür dilerim.</p>
<p>Bundan sonraki yazılarımda; <em>“Türk Birliği”</em> ile ilgili derlediğim görüş, düşünce ve önerilerimi paylaşacağım.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-birligi-2/">Türk Birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turk-birligi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran&#8217;daki gelişmeler ve Türkler</title>
		<link>https://millidusunce.com/irandaki-gelismeler-ve-turkler/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/irandaki-gelismeler-ve-turkler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Nov 2022 11:18:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[Mahsa Amini]]></category>
		<category><![CDATA[Protesto]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=41558</guid>

					<description><![CDATA[<p>İran'daki son gelişmelerin ele alınacağı, mevcut durumun Türklere etkisinin değerlendirileceği toplantıda birbirinden çok değerli tespit ve değerlendirmeler yer bulacak.<br />
23 Kasım Çarşamba günü Kıbrıs Türk Kültür Derneği’nde saat 19.00’da başlayacak programımıza hepiniz davetlisiniz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/irandaki-gelismeler-ve-turkler/">İran&#8217;daki gelişmeler ve Türkler</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Firandaki-gelismeler-ve-turkler%2F&amp;linkname=%C4%B0ran%E2%80%99daki%20geli%C5%9Fmeler%20ve%20T%C3%BCrkler" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Firandaki-gelismeler-ve-turkler%2F&amp;linkname=%C4%B0ran%E2%80%99daki%20geli%C5%9Fmeler%20ve%20T%C3%BCrkler" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Firandaki-gelismeler-ve-turkler%2F&amp;linkname=%C4%B0ran%E2%80%99daki%20geli%C5%9Fmeler%20ve%20T%C3%BCrkler" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Firandaki-gelismeler-ve-turkler%2F&amp;linkname=%C4%B0ran%E2%80%99daki%20geli%C5%9Fmeler%20ve%20T%C3%BCrkler" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Firandaki-gelismeler-ve-turkler%2F&#038;title=%C4%B0ran%E2%80%99daki%20geli%C5%9Fmeler%20ve%20T%C3%BCrkler" data-a2a-url="https://millidusunce.com/irandaki-gelismeler-ve-turkler/" data-a2a-title="İran’daki gelişmeler ve Türkler"></a></p><p>Bilgi Şölenlerine kaldığımız yerden devam ediyoruz.</p>
<p>Salgın nedeniyle çevrimiçi gerçekleştirdiğimiz programlarımızı artık yüz yüze yapmaya başladık.</p>
<p>586.  Bilgi Şöleni’nde konuklarımız, Dr. Babek Şahit ve Dr. M. Rıza Heyet.</p>
<p>İran&#8217;daki son gelişmelerin ele alınacağı, mevcut durumun Türklere etkisinin değerlendirileceği toplantıda birbirinden çok değerli tespit ve değerlendirmeler yer bulacak.</p>
<p>23 Kasım Çarşamba günü Kıbrıs Türk Kültür Derneği’nde saat 19.00’da başlayacak programımıza hepiniz davetlisiniz.</p>
<p><strong>Konu:</strong> İran&#8217;daki Gelişmeler ve Türkler</p>
<p><strong>Konuk:</strong>Dr. Babek Şahit ve Dr. M. Rıza Heyet.</p>
<p><strong>Tarih: </strong>23 Kasım Çarşamba</p>
<p><strong>Saat:</strong> 19.00</p>
<p><strong>Yer:</strong> Kıbrıs Türk Kültür Derneği [Halk Sokak No:17 Asma kat. Mehmet Ertuğruloğlu Salonu 06420-Sıhhiye (Sıhhiye çok katlı otopark arkası)]</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/irandaki-gelismeler-ve-turkler/">İran&#8217;daki gelişmeler ve Türkler</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/irandaki-gelismeler-ve-turkler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çin kaynaklarında Türk</title>
		<link>https://millidusunce.com/cin-kaynaklarinda-turk/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/cin-kaynaklarinda-turk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Bican Ercilasun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 May 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkler]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=39270&#038;preview=true&#038;preview_id=39270</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, Çin kaynaklarında Türk isminin geçtiği bölümleri aktarıyor. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/cin-kaynaklarinda-turk/">Çin kaynaklarında Türk</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcin-kaynaklarinda-turk%2F&amp;linkname=%C3%87in%20kaynaklar%C4%B1nda%20T%C3%BCrk" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcin-kaynaklarinda-turk%2F&amp;linkname=%C3%87in%20kaynaklar%C4%B1nda%20T%C3%BCrk" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcin-kaynaklarinda-turk%2F&amp;linkname=%C3%87in%20kaynaklar%C4%B1nda%20T%C3%BCrk" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcin-kaynaklarinda-turk%2F&amp;linkname=%C3%87in%20kaynaklar%C4%B1nda%20T%C3%BCrk" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcin-kaynaklarinda-turk%2F&#038;title=%C3%87in%20kaynaklar%C4%B1nda%20T%C3%BCrk" data-a2a-url="https://millidusunce.com/cin-kaynaklarinda-turk/" data-a2a-title="Çin kaynaklarında Türk"></a></p><p>Çin kaynaklarda Türk sözünün kullanımı Orhun anıtlarından öncedir. En eski kaynak 629 tarihli <i>Cou-şu</i>’dur. <i>Cou-şu</i>, Çin’in Cou hanedanının tarihi demektir. Ondan yedi yıl sonraki (636) <i>Sui-şu</i> da en eski kaynaklardandır. <i>Sui-şu</i>, Sui hanedanının tarihi demektir. İşte bengü taşlardan 100 yıl kadar önceki bu kaynaklarda Türkler için özel bölümler vardır.</p>
<p><em>629 tarihli Cou-şu’nun 50. bölümü, 636 tarihli Sui-şu’nun 84. bölümü “Türkler” adını taşır. Ahmet Taşağıl’ın Gök-Türkler adlı eserinin “Kaynaklar” kısmında Çin tarihlerinin bu bölümleri “Gök-Türk bölümü” olarak ifade edilmiştir. </em></p>
<p><em>Aslında bengü taşlarda olduğu gibi Çin kaynaklarında da Göktürk / Köktürk değil Türk / Türkler ifadesi kullanılmıştır. 945 tarihli Ciu Tang-şu’nun “Türkler” bölümünü Türkçeye çevirerek “açıklamalı metin neşri” yapan İsenbike Togan, eserin “Giriş” bölümünde şöyle demektedir: “Bu başlıklardan da görüldüğü gibi, burada Göktürk gibi bir ifade yoktur; onun yerine 194a’da ‘Türkler’ ve 194b’de ‘Batı Türkleri’ ifadeleri bulunmaktadır.”</em></p>
<p><i>Ciu Tang-şu</i><span style="font-weight: 400;">, “Eski Tang Tarihi” demektir; Çin’in Tang hanedanının resmî tarihidir. 194a, bu eserdeki “</span><em>Türkler</em><span style="font-weight: 400;">” başlıklı bölümün, 194b de “</span><em>Batı Türkleri</em><span style="font-weight: 400;"><em>”</em> başlıklı bölümün numarasıdır. Batı Türkleri terimi, Türk Kağanlığı 580’lerde ikiye bölündüğü zaman batıda kalan kısım için kullanılmıştır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çin tarihlerinin bu bölümlerini batı dillerine çeviren batılı tarihçiler de Çin kaynaklarındaki özgün biçime uyarak hep “</span><em>Türkler</em><span style="font-weight: 400;"><em>”</em> terimini kullanmışlardır, Göktürkler değil. Mesela Batı Türkleri için ilk önemli kaynak olan Edouard Chavannes’ın 1903 tarihli Fransızca yayını </span><i>Documents sur les Tou-kiue (Turcs) occidentaux</i><span style="font-weight: 400;"> adını taşır; “Batı Türkleri hakkında dokümanlar” demektir. Bu eser, Mustafa Koç tarafından </span><i>Çin Kaynaklarına Göre Batı Türkleri </i><span style="font-weight: 400;">adıyla Fransızcadan Türkçeye çevrilmiş ve Selenge Yayınevi tarafından yayımlanmıştır. Liu Mau-tsai’nin Almanca olarak 1958’de yayımlanan eseri de</span><i> Die</i> <i>chinesischen Nachrichten zur Geschichte der Ost-Türken</i><span style="font-weight: 400;"> adını taşır. Bu eser de Ersel Kayaoğlu ile Deniz Banoğlu tarafından </span><i>Çin Kaynaklarına Göre Doğu Türkleri</i><span style="font-weight: 400;"> adıyla Almancadan Türkçeye çevrilmiş ve 2006’da Selenge Yayınevi tarafından yayımlanmıştır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gumilyev’in 1967’de Moskova’da basılan Göktürklerle ilgili ünlü eserinin Rusça adı da </span><i>Drevniye tjurki</i><span style="font-weight: 400;">’dir; Vilayet Guliyev tarafından Azerbaycan Türkçesine yapılan ve 1993’te Bakü’de basılan çevirisinin adı da</span> <i>Qədim Türkler</i><span style="font-weight: 400;">’dir. </span></p>
<p><em>Çin tarihlerinin biyografiler bölümlerinde de, daha sonraki Çin tarihlerinde ve ansiklopedik eserlerinde de Göktürklerden daima Türk / Türkler olarak söz edilir. Tabii ki Çincede Türk sözü bizim telaffuz ettiğimiz gibi söylenmez ve yazılmaz. Bugünkü Çincede Türk, Tu-cüe biçimindedir. Türk Kağanlığı (Köktürkler) dönemindeki Orta Çincede ise Tu-kyu, Tu-küe biçiminde. </em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çin kaynaklarında bölüm başlıkları <em>“</em></span><em>Türkler</em><span style="font-weight: 400;"><em>” </em>olduğu gibi gerek bu başlıklar altında gerek ilgili yerlerde </span><em>Türk / Türkler</em><span style="font-weight: 400;"> sözü pek çok kez kullanılır. Birkaç örnek vererek bunu gösterebiliriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">629 tarihli </span><i>Cou-şu</i><span style="font-weight: 400;">’nun <em>“</em></span><em>Türkler</em><span style="font-weight: 400;"><em>”</em> bölümünden (Liu Mau-tsai çevirisinden, s. 13, 19-21):</span></p>
<p><em>“T’u-küe’ler (Türkler-ABE), Hiung-nu (Hun)ların özel bir ırkıdır. Soyadları A-şi-na’dır… T’u-küe’lerde uzun saç ve soldan düğmeli cepken giymek gelenekti. Keçeden yapılmış çadırlarda yaşıyorlar, suyu ve yeşillikleri çevrelerinden  tedarik ediyorlardı. Baş uğraşları hayvan yetiştirmek ve avcılıktı… T’u-küe’lerin yüksek rütbeli memurları vardı… Hepsi, topluca 28 rütbeydi. Bütün memurluklar babadan oğula intikal ediyordu… Sancak sopalarının tepesinde altından yapılmış bir kurt kafası vardı. Muhafız subaylarına Çince ‘kurt’ anlamına gelen Fu-li (Türkçe=böri) adını vermişlerdi. T’u-küe’ler dişi kurt soyundan geliyorlardı ve köklerini unutmak istemiyorlardı. ”</em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">636 tarihli </span><i>Sui-şu</i><span style="font-weight: 400;">’nun <em>“</em></span><em>Türkler</em><span style="font-weight: 400;"><em>”</em> bölümünden (Chavannes çevirisinden, s. 41, 43, 48):</span></p>
<p><em>“Batı Türklerinin (soyu), Mu-han Kağan’ın oğlu Ta-lo-pien’den gelir; Şa-po-lio ile bozuşmaları sebebiyle ikiye bölündüler… Kün-su, Çu-lo’ya şöyle dedi: ‘Türkler, başlangıçta tek devlettiler. İkiye bölündüler ve birbirlerine düşman iki devlet oldular… (Çu-lo) kaçıp başkente geri geldi. Kuzey Türkleri tarafından ölüme mahkûm edildi.”</em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yukarıda sadece eski Çin kaynaklarında Türk sözünün geçtiğine dair örnekler verdim. Olayları merak eden okuyucular künyelerini verdiğim kaynaklara bakabilirler.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">   </span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/cin-kaynaklarinda-turk/">Çin kaynaklarında Türk</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/cin-kaynaklarinda-turk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
