<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fatih Ergin, Milli Düşünce Merkezi sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/author/fatihergin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/author/fatihergin/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 06 Mar 2019 09:32:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Türk düşmanlığının sinsi söylemi: Türk’e Türk propagandası!</title>
		<link>https://millidusunce.com/turkculuk/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turkculuk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Ergin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2019 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[millet ve milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[milli bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[Türk millliyetçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=12333&#038;preview=true&#038;preview_id=12333</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Türk milleti; kendinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen bozguncu, alçak, vatansız ve milliyetsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir topluluk değildir." Emredersiniz Paşam! </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turkculuk/">Türk düşmanlığının sinsi söylemi: Türk’e Türk propagandası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkculuk%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20d%C3%BC%C5%9Fmanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20sinsi%20s%C3%B6ylemi%3A%20T%C3%BCrk%E2%80%99e%20T%C3%BCrk%20propagandas%C4%B1%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkculuk%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20d%C3%BC%C5%9Fmanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20sinsi%20s%C3%B6ylemi%3A%20T%C3%BCrk%E2%80%99e%20T%C3%BCrk%20propagandas%C4%B1%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkculuk%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20d%C3%BC%C5%9Fmanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20sinsi%20s%C3%B6ylemi%3A%20T%C3%BCrk%E2%80%99e%20T%C3%BCrk%20propagandas%C4%B1%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkculuk%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20d%C3%BC%C5%9Fmanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20sinsi%20s%C3%B6ylemi%3A%20T%C3%BCrk%E2%80%99e%20T%C3%BCrk%20propagandas%C4%B1%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkculuk%2F&#038;title=T%C3%BCrk%20d%C3%BC%C5%9Fmanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20sinsi%20s%C3%B6ylemi%3A%20T%C3%BCrk%E2%80%99e%20T%C3%BCrk%20propagandas%C4%B1%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turkculuk/" data-a2a-title="Türk düşmanlığının sinsi söylemi: Türk’e Türk propagandası!"></a></p><p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_12338" style="width: 608px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-12338" class="wp-image-12338 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2019/03/aaa.jpg" alt="Mustafa Kemal Atatürk" width="598" height="412" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2019/03/aaa.jpg 598w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2019/03/aaa-300x207.jpg 300w" sizes="(max-width: 598px) 100vw, 598px" /><p id="caption-attachment-12338" class="wp-caption-text">Mustafa Kemal Atatürk</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<h2>Türk’ün Türk’e propagandası</h2>
<p><em>‘Türk’e Türk propagandası</em><strong>’</strong> veya <em>‘Türk’ün Türk’e propagandası…’</em>  İlk bakışta ne kadar haklı duruyor değil mi? Hani şöyle beyinde bir anda farkındalık yaratacak, <em>“hakikaten ya, kendi kendimize nutuk atmak bu”</em> dedirtecek türden. Ve ardından Türk’ün milliyetçilerini, Türk’ün nezdinde küçük düşürecek bir algıyı zihinlere nakşedecek türden. Oysa bu söylem, kimilerinin Türk’üm dememek için attığı kırk takladan biri, Türk’süz Türkiye hedefinin ambalajı ve Türk’e Türklüğünü unutturmak için verilmeye çalışılan bir narkozdur. Türkiye’de en büyük ırkçılığın Türk’e karşı yapıldığının kanıtlarından biridir. Dahası, Türk düşmanlığının en alçak yüzüdür.</p>
<h2>Dünya vatandaşlığı ya da milli şuursuzluk</h2>
<p>Bu söylemin ardında hüsn-i zan arayan varsa,  sonsuza dek aradığını bulamayacağını bilmesini isterim. Bilakis, Türk’e alerji ve Türk’e nefret vardır bu sinsi safsatanın arkasında. <em>‘Dünya vatandaşlığı’</em> denilerek ya da “<em>Milletim nev-i beşerdir, vatanım ruy-i zemin</em>” diyerek Tevfik Fikret’in mısralara döktüğü milli şuursuzluğun benimsenmesi vardır. Ne var ki bu benimseme, Türk’e Türklüğünü unutturacak propagandalar yapıldığında yok olur! Yani Türk’e Türk propagandası yapabilecek Lawrenceların çıkma ihtimalinden duyulan bir hassasiyet de yoktur işin içinde. Zaten Türk aleyhtarlığı, bir yabancı ajanın Türklük aleyhine de olsa Türk propagandası yapmasını kaldıramayacak derecede bir hastalıktır.</p>
<h2>Türk milliyetçiliği kasabalı bir milliyetçilik anlayışını reddeder</h2>
<p>Şüphesiz ki Türk’üm diyen birinin, bu beyanını esas alıp hemen milliyetçi, vatansever kabul etmek doğru olmaz. Tıpkı muhafazakarım diyenin hemen ahlaklı ve dindar, solcuyum diyenin hemen antiemperyalist ve emekten yana olduğunu kabul etmek, Karadenizliyim diyeni Trabzonsporlu sanmak, doğuluyum diyeni PKK’lı saymak gibi. Ancak, Türk Türklüğünün farkında değilse ya da sadece Türk olmakla yetmiyorsa ne yapacağız? <em>Bir insana kimliğini, aidiyetini hatırlatmak, milli ve insani bir görev değil midir?</em> Elbette ne olduğumuz kadar ne yaptığımıza, ne yapmamız gerektiğine de odaklanmalıyız. Memleket için yapacaklarımız, üreteceklerimiz, millet ve vatan sevgisinin değişmez bir ölçüsüdür. Kaldı ki <em>milliyetçilik, her fırsatta vurgulamaya çalıştığım gibi, tarihimizin anlı şanlı sayfaları ile övünmek ve yetinmekten ziyade devletin ve milletin bugünü ile geleceğini kurgulamaktır. Hamasi nutuklar, sloganlar, şekiller, semboller bütününden ibaret değildir.</em> Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlar bu milliyetçilik anlayışındaydılar. Peki kurtuluşun ve kuruluşun kadroları, Türk’e Türk propagandası yapmadılar mı? Bu propagandayı yapmasalar, İstiklal Harbi icra edilebilir miydi? Cumhuriyet kurulabilir miydi? Türk memleketinin iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınması, Türk’ün uygar aleme  adım atması gerçekleşebilir miydi? Türk’ün, ne yaptığına ve ne yapması gerektiğine dair kafa yormasının, kim olduğunun bilinciyle gerçekleşmesinde ne mahzur var?  Kimsenin aklına, içe kapalı, düşüncelere mesafeli, hamasetten hallice bir kasabalı milliyetçilik anlayışını savunduğum gelmesin. Zaten Türk milliyetçiliğinin kodları, böyle bir tarzı reddeder. Türk milliyetçiliği, taassub cenderesi değil, muasır ufukların çizgisidir. Türk milletinin ilerlemesi, çağdaş medeniyetlerle yarışması ve çağdaş bir ulus olarak uygar alemde saygın yerini alması, Türk milliyetçiliğinin temel ülküsüdür. Ancak, Türk milleti ya da bir başka milllet medeniyet alemine kendi karakteristlik özellikleri ve kimliğini unutarak katkıda bulanabilir mi? Bulunamaz, çünkü böyle bir millet, çoktan başkalaşmıştır. Türk’e Türk propagandası yapmayın diyenlerin niyeti de, ne olduğumuzdan ziyade ne yaptığımıza odaklanmayı değil, Türk’ün başkalaşma potası içerisinde erimesi arzusudur.</p>
<h2>“Türk için, Türk tarafından, Türk’e göre”</h2>
<p>Düşünelim; bir erkek bir kızı sever, o sevgi ona şiirler yazdırır. Müziği sevmeyen, ona ilgi duymayan birinin şarkı sözü yazdığını, beste yaptığını hiç duydunuz mu? Tarlasına küsmüş bir çiftçi topraktan mahsul alabilir mi? Mesela bu satırların sahibi, yazmayı sevmese bu yazıyı ortaya koyabilir miydi? Peki Türk’ü sevmeyen, Türk için, Türk ülkesi için ne yapabilir? İşte Türk’e Türk propagandası denilerek küçültülmeye ve alay edilmeye çalışılan durumun temelinde de Türk’ün Türk’e sevgi duymasından rahatsızlık vardır. Bizim meselemiz ise bu sevginin, <em>“Türk için, Türk tarafından, Türk’e göre”</em> anlayışını hakim kılmasını sağlamak olmalıdır. Türk Türklüğünü sevecek, Türk Türk’ü sevecek, Türk Türklüğe ilgi duyacak ki, Büyük Atatürk’ün dediği gibi unutulmuş medeni vasıflarımız yeniden ortaya çıkacak.</p>
<h2>Cumhuriyet bayramının kıymetini anlamak</h2>
<p>Geçtiğimiz yıllarda bir arkadaşım şöyle demişti, <em>“Eskiden Cumhuriyet Bayramının kutlanması bana saçma gelirdi. Bir devlet kendi rejiminin ilan edildiği günü, üstelik bir sürü etkinlikle neden kutlar ki? Sanki sadece 29 Ekim’lerde Cumhuriyetle yaşıyoruz.”</em> Bu arkadaşım cumhuriyete ve kurucularına düşman biri de değildi. Aksine sımsıkı bağlıydı. Ve şöyle devam etti, <em>“Şimdi ise cumhuriyete yapılan saldırıları, dönüştürülmeye çalışılmasını gördükçe bu düşüncemin ne kadar saçma olduğunu anlıyorum.”</em> Aslında o arkadaşıma saçma gelen, devletin zaten cumhuriyet idaresinde yaşayan kendi vatandaşlarına cumhuriyet propagandası yapmasıydı. Aynı durum Türklük için de geçerli değil mi? <em>Türk milletinin oylarıyla başa gelenler, Türk’e karşı Türk’ü etnisite kabul eden tek millet propagandası yapmıyor mu? Öyleyse bugün Türk’e Türk propagandası yapmak hayati bir ihtiyaç değil mi? Bu durum, Türklüğün bir tehlike ile karşı karşıya olmadığı zamanlarda da söz konusu propagandanın yapılmasının gerekliliğini gösteriyor.</em></p>
<h2>Türk milleti bozguncu, alçak, vatansız, milliyetsiz beyinsizlere karşı</h2>
<p>Türk milliyetçilerini mevzu bahis propagandanın temsilcileri görerek eleştiren, ahmak yerine koyanlar, bilsinler ki Türk milliyetçileri aynı zamanda Türklük propagandistidir. Çünkü biz Türk milliyetçileri, Türk bilsin ve uyansın, aldanmasın istiyoruz. Bu vesileyle de Türk’e Türk’ü anlatıyoruz, bunu ödev sayıyoruz. Çünkü Türk’ü seviyoruz. Ve biliyoruz ki, Türk’e Türk propagandası bu yüzden  bazı çevrelerde hazımsızlık yapıyor. Ancak tam da bu hasımsızlar için Atatürk  şöyle diyor, <em>“Türk milleti; kendinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen bozguncu, alçak, vatansız ve milliyetsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir topluluk değildir.”1 </em>Emredersiniz Paşam! Bahsettiğiniz beyinsizlerin gizli ve kirli emellerini anlamaya, onlara hoşgörü göstermemekten bir adım bile geri durmamaya, Türk’e Türklüğünü hatırlatmaya, bağrımızdan yetiştirerek başımızın üstüne kadar çıkaracaklarımızın kanındaki ve vicdanındaki asli cevheri çok iyi tahlil etme dikkatinden bir an bile feragat etmemeye, ettirmemeye ve Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyetinin medeniyet ufkunda bir güneş gibi doğdurmaya çalışmaya devam edeceğiz!</p>
<p>Kaynakça: 1 &#8211; Ayın Tarihi, C.XX, Sayı:65, 1929: s.4791.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turkculuk/">Türk düşmanlığının sinsi söylemi: Türk’e Türk propagandası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turkculuk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;deki Çin Malları!</title>
		<link>https://millidusunce.com/turkiyedeki-cin-mallari/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turkiyedeki-cin-mallari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Ergin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jan 2019 09:17:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://millidusunce.com/?p=11142</guid>

					<description><![CDATA[<p> Türk’e karşı ırkçılık lobisinin, Doğu Türkistan’daki insanlık ayıbının üstünü örtmeye çalışmaları ne kadar mide bulandırıcı ise, hem Türkiye’de hem de dış Türkler hususundaki Türk aleyhtarlığına dair tezlerine Atatürk’ü ve Cumhuriyet’i kaynak yapmaları da, aynı derecede ayıp.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turkiyedeki-cin-mallari/">Türkiye&#8217;deki Çin Malları!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiyedeki-cin-mallari%2F&amp;linkname=T%C3%BCrkiye%E2%80%99deki%20%C3%87in%20Mallar%C4%B1%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiyedeki-cin-mallari%2F&amp;linkname=T%C3%BCrkiye%E2%80%99deki%20%C3%87in%20Mallar%C4%B1%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiyedeki-cin-mallari%2F&amp;linkname=T%C3%BCrkiye%E2%80%99deki%20%C3%87in%20Mallar%C4%B1%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiyedeki-cin-mallari%2F&amp;linkname=T%C3%BCrkiye%E2%80%99deki%20%C3%87in%20Mallar%C4%B1%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiyedeki-cin-mallari%2F&#038;title=T%C3%BCrkiye%E2%80%99deki%20%C3%87in%20Mallar%C4%B1%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turkiyedeki-cin-mallari/" data-a2a-title="Türkiye’deki Çin Malları!"></a></p><div id="attachment_9711" style="width: 778px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9711" class="wp-image-9711 size-medium_large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/11/UygurlarYenidenAydinlanmaK-768x558.jpg" alt=" Türk’e karşı ırkçılık lobisinin, Doğu Türkistan’daki insanlık ayıbının üstünü örtmeye çalışmaları ne kadar mide bulandırıcı ise, hem Türkiye’de hem de dış Türkler hususundaki Türk aleyhtarlığına dair tezlerine Atatürk’ü ve Cumhuriyet’i kaynak yapmaları da, aynı derecede ayıp." width="768" height="558" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/11/UygurlarYenidenAydinlanmaK-768x558.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/11/UygurlarYenidenAydinlanmaK-300x218.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/11/UygurlarYenidenAydinlanmaK.jpg 881w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /><p id="caption-attachment-9711" class="wp-caption-text">Türk’e karşı ırkçılık lobisinin, Doğu Türkistan’daki insanlık ayıbının üstünü örtmeye çalışmaları ne kadar mide bulandırıcı ise, hem Türkiye’de hem de dış Türkler hususundaki Türk aleyhtarlığına dair tezlerine Atatürk’ü ve Cumhuriyet’i kaynak yapmaları da, aynı derecede ayıp.</p></div>
<p>Doğu Türkistan meselesi, son zamanlarda hiç olmadığı kadar Türkiye’nin gündeminde. Yeteri kadar gündemde olduğunu söylemek mümkün olmasa da, kamuoyunda bir Doğu Türkistan farkındalığının oluşmaya başladığını söylemenin yanlış olmayacağı kanaatindeyim. Öyle ki, önceden Doğu Türkistan denildiğinde, <strong><em>‘’ orası da neresi ‘’</em></strong> diyen insanların, artık Uygur Türklerine yapılan zulüm ile ilgili az çok bilgi sahibi olmaya başladığını gözlemlemekteyim. Türkiye’de Doğu Türkistan meselesinin topluma sirayet etmeye başlamasında, başta İstanbul’dan Ankara’ya Doğu Türkistan için yürüyen Erşidin Erkin olmak üzere, Türkiye’deki Uygur Türklerinin çabaları önemli yer tutuyor. Bu vesileyle de, milliyetçi sivil toplum kuruluşları Doğu Türkistan temalı faaliyetlerde birbirleriyle yarışır hale geldiler. Aynı zamanda mecliste muhalefetin de Doğu Türkistan için ses yükselttiğini gördük. Bütün bu gelişmeler, elbette sevindirici ve olması gereken bir durum. Ancak, Doğu Türkistan’ın hem Türkiye’nin hem de bütün Türk Dünyası’nın sahiplendiği bir mesele haline gelmesi gerekiyor ve bunun için de gerek siyaset kurumunun gerekse de sivil toplum kuruluşlarının yaptığı çalışmalarda sürekliliğin sağlanması gerekir.</p>
<p>Konu ile ilgili gözlemlediğim bir diğer husus ise, kamuoyunda kendini hissettirmeye başlayan Doğu Türkistan farkındalığının Türkiye’de bazı çevreleri rahatsız etmesi. İlk defa karşılaştığımız bir durum değil bu. Ne yazık ki ülkemizde solculuk, İslamcılık ve bunların türevi olan görüşler, mazlum Türk olunca, örtülü bir ırkçılık ile yer değiştirebiliyor. Mevzu, her ne vesileyle olursa olsun Türk, Türklük olunca, birbirine zıt çizgide gibi görünen cenahların Türk aleyhtarlığı noktasındaki kardeşliği gün gibi ortaya çıkıyor. En güncel örnek olarak, Danıştay’ın andımız kararı sonrası yaşanan tartışmalarda bu gerçeği yaşamadık mı? Bana,<strong><em> ‘’ Türkiye’de ırkçılık var mı ‘’</em></strong> diye sorsanız, tereddütsüz var derim. Hem de öyle bir ırkçılık var ki, dünyanın başka bir ülkesinde görebileceğinize ihtimal dahi vermediğim, moda tabirle yerli ve milli bir ırkçılık! Bir ülkenin sahibi ve hâkimi olan bir millete karşı, o ülkede yapılan ırkçılığın başka bir izahı olabilir mi? Evet, Türkiye’de en büyük ırkçılık, Türk’e karşı yapılan ırkçılıktır.</p>
<p>Birbirine benzemez cenahların bileşeni olduğu, <strong>‘’ Türk’e karşı ırkçılık lobisi ‘’ </strong>sadece Türkiye Türklüğünü hedef almıyor. Türk’e yurtluk eden, Türk sesinin geldiği her yer, kapsama alanları içerisinde. Bu lobinin sol kulvarında, zannediyorum ulusalcı kesimde de Uygur Türklerine karşı bir duyarlılığın uyanmaya başlamasının verdiği rahatsızlığın da etkisiyle, Doğu Türkistan ve ‘’ dış Türkler ‘’ reddiyelerine, Atatürk’ü ve Cumhuriyet’i sakat bir mantıkla kaynak yapmaya başladılar. Bu durumun yanında, Çin’in Uygur Türklerine yaptığı zulmü aklama sevdası ile öyle şeyler söylüyorlar ki, neredeyse abdest alıp ve kıbleye doğru yönelip<strong><em> ‘’ Allah’ım sen beni affeyle! Çin’in günahını almışım, melaike bir devletmiş, ben onları haksız yere suçlamışım ‘’</em></strong> diye yakaracağım! İşin mübalağası bir tarafa, Türkiye’de üretilmiş bu Çin malları, Çin zulmünü aklamaya çalışırken insanlığa kara leke çalıyorlar. Bu zihniyete göre, ortaya çıkıp çıkıp kaybolan iddialarmış Uygur Türklerine yapılanlar. Uygur Türklerine yapılan baskı ve zulmün fotoğrafları olarak dolaşan fotoğraflar, Çin’de değil başka ülkelerde yaşananlara aitmiş. Çin’in Doğu Türkistan’da yaptığı Türk temizliğini aklamada, tek belgeleri bu söylem! Peki Çin Devleti, bir milyon Uygur Türk’ünü tuttuğu toplama kamplarını uluslar arası insan hakları kuruluşlarının görmesine neden izin vermiyor? Yalanlanabilecek görüntüler ortaya çıkmayacağı için mi? Doğu Türkistan’da yıllardır sistemli şekilde uygulanan demografik dönüşüm ve asimile projesi de, kızıl Çin’in halkların kardeşliği politikası mı yoksa? Oysa her Uygur ailesinin evine bir Çinli erkeğin yerleştirilmesi, Uygur Türklerinin Çin’in diğer bölgelerine zorunlu dağıtılması, kültürel ve dini yaşamları üzerindeki yasaklar Çin tarafından yalanlamayan gerçekler. 2009 yılındaki Urumçi katliamı da Çin’in eseri ile övündüğü bir gerçekken, bizim Çin malları bütün bunları ve daha fazlasını aklama gayretleri nedeniyle Çin tarafından taltif edilseler yeridir. Hadi her şey uydurma; işkenceler, her eve Çinli bir erkek, kamplar, baskılar, öldürmeler&#8230; Hepsi Batı emperyalizminin Çin planları için uydurulmuş. İstanbul’dan Ankara’ya yürüyen Erşidin Erkin’in ziyaret ettiği her yerde anlattıkları da, CIA tarafından kendisine öğütlenmiş safsatalar mı? Siz hiç Doğu Türkistan’ı, bir Uygur Türk’ünden dinlediniz mi, ey Çin emperyalizminin devşirdikleri?</p>
<p>Türk’e karşı ırkçılık lobisinin, Doğu Türkistan’daki insanlık ayıbının üstünü örtmeye çalışmaları ne kadar mide bulandırıcı ise, hem Türkiye’de hem de dış Türkler hususundaki Türk aleyhtarlığına dair tezlerine Atatürk’ü ve Cumhuriyet’i kaynak yapmaları da, aynı derecede ayıp. Çünkü ortaya hiç yaşamamış bir Atatürk ve hiç kurulmamış bir cumhuriyet çıkarıyorlar! Güya Cumhuriyet,  dış Türkler sorununu siyasetle çözmüş. Atatürk’ün devrimleri Pantürkizm’e mesafe koymuş ve yurttaşlığa dayalı bir ulus tarif etmiş! Başta Atatürk olmak üzere, cumhuriyeti kuran Türkçü kadroların haberi var mı bunlardan? Zira Atatürk hiç öyle söylemiyor! Eğer gerçekten Atatürk, Pantürkizm’e mesafeli bir cumhuriyet kurduysa ve yurttaşlığa dayalı ulus bir ulus tarif ettiyse;  <strong><em>‘’ Bir gün bütün Türk Devletleri ile Çin Seddinde buluşacağız ‘’</em></strong> diyen, <strong><em>‘’ İstanbul’da çıkan gazeteyi Kaşgar’daki bir Türk de anlayacaktır ‘’</em></strong> diyen, <strong><em>‘’ Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimizdir, kederi bizim kederimizdir ‘’</em></strong> diyerek bir millet iki devlet vurgusu yapan, <strong><em>‘’ Gözlerimi dünyaya Türk Birliği rüyası içinde kapayacağını ‘’</em></strong> belirten, SCCB’nin yıkılacağını haber verip Türk Birliğine hazırlanmamızı öğütleyen Atatürk kim peki? Cumhuriyet dış Türklere mesafeli bir felsefeye sahipse, İkinci Dünya Savaşı’nı Almanların önde götürdüğü sıralarda İsmet İnönü ve kurmaylarının kabine toplantılarında Kırım, Kafkasya ve İran Türkleri için yaptıkları değerlendirmeler ve 1974 yılında Kıbrıs Türklüğü için yapılan Kıbrıs Harekâtı cumhuriyete rağmen yapılmış olmuyor mu? Özetle; ne Atatürk ne de en büyük eseri cumhuriyet; milli münafıkların milli haysiyet ve şuur fukaralığını gizlemede kullanacakları bir maske değildir! Ve Doğu Türkistan’da katledilen sadece Türklük değil, aynı zamanda insanlıktır!</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turkiyedeki-cin-mallari/">Türkiye&#8217;deki Çin Malları!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turkiyedeki-cin-mallari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulus devlet Türkçülük hayaline son vermiş(!)</title>
		<link>https://millidusunce.com/ulus-devlet-turkculuk-hayaline-son-vermis/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ulus-devlet-turkculuk-hayaline-son-vermis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Ergin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Dec 2018 10:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://millidusunce.com/?p=10276</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elbette Cumhuriyet idaresi, kurduğu ulus devlet ile İslamcılık hayaline son vermiştir. Ne var ki İslamcılık, bugün Üç Tarz-ı Siyaset'in tercih edilen tarzı olan Türkçülüğün eseri ulus devleti ele geçirmiş ve iflas etmiş zihniyetini devlete giydirmek üzeredir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ulus-devlet-turkculuk-hayaline-son-vermis/">Ulus devlet Türkçülük hayaline son vermiş(!)</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fulus-devlet-turkculuk-hayaline-son-vermis%2F&amp;linkname=Ulus%20devlet%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCk%20hayaline%20son%20vermi%C5%9F%28%21%29" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fulus-devlet-turkculuk-hayaline-son-vermis%2F&amp;linkname=Ulus%20devlet%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCk%20hayaline%20son%20vermi%C5%9F%28%21%29" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fulus-devlet-turkculuk-hayaline-son-vermis%2F&amp;linkname=Ulus%20devlet%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCk%20hayaline%20son%20vermi%C5%9F%28%21%29" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fulus-devlet-turkculuk-hayaline-son-vermis%2F&amp;linkname=Ulus%20devlet%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCk%20hayaline%20son%20vermi%C5%9F%28%21%29" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fulus-devlet-turkculuk-hayaline-son-vermis%2F&#038;title=Ulus%20devlet%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCk%20hayaline%20son%20vermi%C5%9F%28%21%29" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ulus-devlet-turkculuk-hayaline-son-vermis/" data-a2a-title="Ulus devlet Türkçülük hayaline son vermiş(!)"></a></p><p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-10289" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/12/uc-tarzi-siyaset-yusuf-akcura-1-169x300.jpg" alt="" width="500" height="890" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/12/uc-tarzi-siyaset-yusuf-akcura-1-169x300.jpg 169w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/12/uc-tarzi-siyaset-yusuf-akcura-1.jpg 250w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p><em>&#8220;Türk sağının ne olduğunu kökünden ve kısaca öğrenmek istiyorsanız, Yusuf Akçura’nın ‘Üç Tarz-ı Siyaset’ (Lotus Yayınevi, 92 sayfa) adlı, 1912 yılında yayınlanan küçük kitabını okumalısınız. Yusuf Akçura, Osmanlı Devleti’ni kurtarmayı amaçlayan, dönemin üç ana akımından söz eder:</em></p>
<p><em>1-Osmanlıcılık (Bir Osmanlı ulusu meydana getirmek)<br />
2-İslamcılık (İslamcılığa dayanan bir devlet yapısı kurmak)<br />
3-Türkçülük (Irka dayalı bir Türk siyasal ulusçuluğu meydana getirmek). </em></p>
<p><em>Osmanlıcılık hayali, 1912-1918 yılları arasında sona ermişti. ‘Çağdaşlaşma ve çağının çağdaşı olma ilkesi’ne dayanan Cumhuriyet İdeolojisi ‘devrimci ulus devleti’ini kurarak, İslamcılık ve Türkçülük hayallerine de son verdi. Bu iki hayal Cumhuriyetin devlet ideolojisinin dışında kaldı ama toplumun belli çevrelerinde bir muhalefet virüsü olarak yaşadı; ilk meclisten itibaren Büyük Millet Meclisi ile TBMM’de kendisine yer buldu ve Cumhuriyeti kuran CHP içinde yuvalandı…’’ </em></p>
<p>Bu ifadeler; cumhuriyet, ulus devlet ve laikliği savunan nice yazıları kaleme almış olan Özdemir İnce’nin, 28 Ekim 2018 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan, &#8220;<em>Düzenbaz sağın muhteşem sefaleti</em>&#8221; başlıklı yazısında yer alan ve neresinden tutarsanız tutun gerçekle bağdaşmayan, hatta yazarını kendisi ile çelişkiye düşüren ifadelerdir. Özdemir İnce, bu çelişkiye düşmemek için gerekli birikime sahip bir isim. Öyle ki, konu ile ilgili diğer yazıları bir tarafa, kendisine ait <em>&#8220;Cumhuriyetin Üç Fedaisi&#8221; </em>adlı kitabı, bu birikime sahip olduğunun başlı başına bir göstergesi. İnce bu kitabında, Cumhuriyetin üç fedaisi olarak Dr. Reşit Galip, Mahmut Esad Bozkurt ve Şükrü Saraçoğlu’nu tanımlıyor. Bu üç ismin ortak özelliği ne peki? Üçü de şuurlu birer Türkçü değil mi? Üç isim de, en belirgin yanları Türkçülükleri olduğu halde tarihe intikal etmiş isimler değil mi?</p>
<p>Özdemir İnce’ye kendisinin çok kıymetli eseri olan <em>&#8220;</em><em>Cumhuriyetin Üç Fedaisi&#8221; </em>üzerinden reddiyelerde bulunmaya bir virgül koyalım ve <em>Üç Tarz-ı Siyaset</em> ile devam edelim. Türkçülüğün en önemli fikri önderlerinden Yusuf Akçura, <em>Üç Tarz-ı Siyaset</em>&#8216;i sağ siyasete ideolojik köken olsun diye ortaya koyamamıştır. <em>Üç Tarz-ı Siyaset</em> eserine konu olan, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminde ortaya atılan düşüncelerdir. Yani o dönem Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülüğün yanında, bir başka fikir daha ortaya atılmış olsaydı, ki bu sol çizgide bir fikir akımı da olsa, Akçura &#8220;Dört Tarz-ı Siyaset&#8221; eserini yazardı! <em>Üç Tarz-ı Siyaset</em>, bir sentezleme değil, sözkonusu üç akımın olumlu ve olumsuz yönleri ile ele alındığı ve ne derece uygulanabilir olduklarının ortaya konulduğu bir eserdir. Yani Yusuf Akçura, Özdemir İnce’nin yaptığı gibi Türkçülük ile İslamcılığı yan yana getirmek gibi bir hataya düşmemiştir. <em>Üç Tarz-ı Siyaset</em>’in derin şekilde değerlendirilmesi bir başka yazı konusudur ama şurası muhakkak ki Akçura’nın bu eserinde geleceğin tarzı olarak gördüğü Türkçülük, Balkan Harbi’nden sonra İttihat ve Terakki iktidarı ile tam anlamıyla da Cumhuriyetle icra edilmiştir. Diyebiliriz ki, Üç Tarz-ı Siyaset&#8217;te ele alınan akımlar, İmparatorluğu kurtaramamış ancak bu üç akım arasından kazanan tarz, önce kurtuluşu gerçekleştirmek sonra da çökmüş bir imparatorluğun küllerinden Türkiye Cumhuriyeti’ni çıkarmak suretiyle Türkçülük olmuştur. Özdemir İnce’nin Türkçülük hayallerine son verdi dediği ulus devlet, zaten Türkçülüğün eseridir. Ayrıca, Türkçülük sağ siyasetin mahallelerinden biri değildir. Türkçülüğün kodları itibariyle, sol ya da sağ bir siyasi kalıba uymayacağının şahidi Türk siyasi tarihidir. Eğer Türkçülük sağ siyasetin bileşenlerinden biri olsaydı; çok partili siyasal yaşama geçildiğinde kendini DP bünyesinde bulurdu. CHP ise, sola kaydıkça Türkçülükten uzaklaşmıştır.</p>
<p><em>&#8220;Cumhuriyetin Üç Fedaisi&#8221; </em>eserine tekrar dönelim; Özdemir İnce, bu eserinde bu üç fedaiyi yine kendilerine ait buram buram Türkçülük kokan sözleriyle tanıtmaya çalışmıştır. Son dönemde yaşanan andımız tartışmalarında, andımız metninin sahibi Reşit Galip ismi de gündeme gelmiş ve Türkiye’yi yöneten İslamcı iktidar, andımız ile beraber Reşit Galip’e karşı da Türklük alerjisini sergilemiştir. Sadece bu güncel örnek bile Özdemir İnce’ye bir reddiye yapmaya yeter de artar. Diğer taraftan; Reşit Galip, Mahmud Esad Bozkurt ve Şükrü Saraçoğlu, Atatürk döneminde bakanlık yapmıştır. Dahası Saraçoğlu, İnönü’nün cumhurbaşkanlığı sırasında başbakanlık yapmıştır. Yani Türkçülük idealine sahip isimler, Cumhuriyetin emekleme ve yürüme döneminde ulus devlete yön vermiştir!</p>
<p>Elbette Cumhuriyet idaresi, kurduğu ulus devlet ile İslamcılık hayaline son vermiştir. Ne var ki İslamcılık, bugün Üç Tarz-ı Siyaset&#8217;in kazanan tarzı olan Türkçülüğün eseri ulus devleti ele geçirmiş ve iflas etmiş zihniyetini kazanan tarzın eseri olan ulus devlete giydirmek üzeredir. Bu durum, Cumhuriyetin Türkçülük hayaline son verdiğinin bir göstergesi midir yoksa İslamcı iktidarın ulus devleti dönüştürürken Türkçülüğü alenen hedef alması, Özdemir İnce’nin çelişkisinin bir kanıtı mıdır? Madem Cumhuriyet, Türkçülük hayaline son verdi o zaman İnce’nin cumhuriyetin fedaisi dediği üç isim, nasıl Türkçülük yaptı? Hem de ulus devleti kuran Atatürk’ün döneminde? Kendisi Türkçülük için,<em>&#8220;Cumhuriyetin devlet ideolojisinin dışında kalmış ve toplumun belli çevrelerinde bir muhalefet virüsü olarak yaşamış&#8221; </em>derken,<em> &#8220;Cumhuriyetin Üç Fedaisi&#8221; </em>olarak nitelendirdiği isimlere de <em>&#8220;</em><em>virüslü&#8221; </em>demiş olduğunun farkında değil galiba!</p>
<p>Evet, İslamcılık değilse de Türkçülük, ilk meclisten itibaren TBMM’de kendine yer bulmuştur. Ancak bu yer bulma, Özdemir İnce’nin belirttiği şekilde bir virüs olarak değil, aksine kurucu ruh olarak vücut bulmuştur. Ayrıca Türkçülük; CHP’nin içinde yuvalanmamış, CHP ve cumhuriyetin de kurucu ruhunu, kurucu iradesini oluşturmuştur. Atatürk döneminde, Türkiye’nin resmi iç ve dış politikası Türkçülük çerçevesinde şekillenmedi mi? O dönem de yazılan bir tane şiir, marş var mıdır ki Türk ırkı övülmesin? Ne yapalım şimdi; Özdemir İnce’yi ikna etmek için Atatürk’ün Türklük ile ilgili nice muazzam sözünü mü alalım yazımıza? Oysa kendisi bunların hepsini çok iyi biliyor. Peki, ulus esasına dayanan bir devlet, nasıl oluyor da Türkçülük hayaline son verebiliyor? Bunun tek bir izahı var; Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk ulusuna değil de, başka bir ulusun varlığı esasına dayanıyor olmasıdır. Eğer Özdemir İnce, çok partili siyasi hayata geçilmesinin ardından iktidara gelen sağ partilerin ulus devlete rağmen Türkçülük yapılmasını engellediğinden, hatta Atatürk’ün partisinin de bundan nasibini aldığından ve Reşit Galip’in, Mahmud Esad’ın, Şükrü Saraçoğlu’nun partisi CHP’de Marksist-Komünist görüşlülerin, etnikçilerin yuvalandığından bahsetseydi, yazısı doğru ve gerçekçi bir temele dayanır, ulus devlet ile Türkçülüğü çatıştırmamış olurdu! Hülasa; Türkçlülüğü, Cumhuriyetin devlet ideolojisinin dışında değerlendirirseniz, ortada ne Cumhuriyet kalır ne devlet ne de ideoloji! Ve böyle bir değerlendirmenin sonucunda da Özdemir İnce’yi bile kendisiyle çatıştıracak bir yazı çıkar ortaya. Türkçülük, Cumhuriyetin ta kendisidir!</p>
<p>MDM Editörü&#8217;nün notu: Okuyucu aynı konuda Sayın Emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ Beyefendi&#8217;nin düşüncelerini okumak için <a href="http://millidusunce.com/sukru-elekdag-turkculuk-boluculuk-degil-turkiye-cumhuriyetini-kuran-milli-iradedir/">şu yazıya bakabilir</a>.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ulus-devlet-turkculuk-hayaline-son-vermis/">Ulus devlet Türkçülük hayaline son vermiş(!)</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ulus-devlet-turkculuk-hayaline-son-vermis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
