<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çözüm süreci arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/cozum-sureci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/cozum-sureci/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Mar 2026 17:55:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu (son bölüm)</title>
		<link>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2026 18:00:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[DAM ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[Komisyon raporu]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52778</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk millî egemenliği bugün yaşayan Türk halkına emanet. Türk halkı da geçmişten aldıkları emaneti geleceğe devredecek. Türk Milleti’nin ebediliği bu şekilde sağlanacak. Biz Türkler görevimize düşkün milletizdir vesselam…</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum/">Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu (son bölüm)</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%20%28son%20b%C3%B6l%C3%BCm%29" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%20%28son%20b%C3%B6l%C3%BCm%29" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%20%28son%20b%C3%B6l%C3%BCm%29" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%20%28son%20b%C3%B6l%C3%BCm%29" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum%2F&#038;title=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%20%28son%20b%C3%B6l%C3%BCm%29" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum/" data-a2a-title="Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu (son bölüm)"></a></p><h3><strong>Demokratikleşme ama nasıl?</strong></h3>
<p>Yedinci bölüm <strong>“Demokratikleşme ile ilgili öneriler” </strong>başlığını taşıyor. <em>“Türkiye’nin demokratik standartlarının yükseltilmesi amacıyla atılması gereken adımlar konusunda önerilerde bulunmak Komisyonumuzun başlıca görevlerindendir.”</em> diye başlıyor.</p>
<p>Hemen ikinci paragrafta da, <em>“…hakaret, tehdit gibi suç unsuru içermeyen her türlü düşüncenin ifade edilebildiği; karşılıklı saygı ve hoşgörü çerçevesinde … bir siyasal ortamın oluşturulması temel bir gereklilik” </em>deniyor.</p>
<p>Bu anlayışın, <em>“… siyasal katılımın şiddetin reddedilerek gerçekleştirildiği bir demokratik …” </em>bir bakış açısı ifade ettiği belirtiliyor.</p>
<p>Komisyon raporunda, <em>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) içtihatları ve uluslararası sözleşmeler bağlamında infaz kanununu yeniden ele almayı öneriyor. </em>Bunu da <em>“infaz adaletini esas alan temelde” </em>yapmak gerekiyormuş. İnfaz sürecinin, <em>“daha adil, daha eşitlikçi” </em>olması gerektiği de belirtiliyor.</p>
<p>Peki, Can Atalay Davasında çok önemli bir tartışma yaşanmıştı. AYM ve Yargıtay arasındaydı. Bu tartışmayı -hatta çatışma- nereye koyacağız? AYM’nin, anayasaya uymadığı <a href="https://x.com/mehmetucum/status/1722348908599263706?s=20">yazılıp</a> söylenmiş, millî yargı tartışmaları da yaşanmıştı. Aslında bir <a href="https://millidusunce.com/yargi-uzerinden-cikartilan-devlet-krizi/">devlet kriziydi</a> ve derin dondurucuda bekletiliyor. Buna benzer başka örnekler de verilebilir.</p>
<p>Demem o ki Türkiye’yi yönetenlerin bagajında, Rapor’da yazılanlarla taban tabana zıt tasarruflar var. Bu da Rapor’un ciddi manada sorgulanmasını haklı kılıyor.</p>
<h3><strong>Daha adil derken…</strong></h3>
<p>İnfaz düzenlemesi, bölücübaşı’nın umut hakkından yararlanması tartışmaları üzerine gündemde. Umut hakkı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı. Adı üstünde, “<em>Ömür boyu cezaevinde kalacak şekilde hüküm almış herkese şartla salıverilme umudunu vermek demektir. Doğrudan bir hak tanımlamak değil bir hukuki imkân </em><a href="https://www.aa.com.tr/tr/analiz/umut-hakki-tartismasinda-netlestirilmesi-gereken-bazi-hususlar/3831961"><em>sağlamaktır.</em></a><em>”</em></p>
<p>AİHM kararında, <em>“kaç kez müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olursa olsun, bir hükümlü hakkında şartlı tahliye kararı verilip verilmeyeceğinin müebbet hapis cezasının uygulanmasından başlayarak 25 yıl geçmeden </em><strong><em>gözden geçirilmesi</em></strong><em> gerektiğini</em> <em>vurgulamış</em>”.</p>
<p>Biz de ise mevcut yasaya göre şartlı salıverme için, <em>“Müebbet hapiste 30 yıl, ağırlaştırılmış müebbet hapiste 36 yıl ceza çekilmesi şartı” </em>var. İnfaz düzenlemesi şimdi daha iyi anlaşılıyor değil mi?</p>
<p>Rapor <em>“daha adil, daha eşitlikçi” </em>diyerek, öncelikle ve zımnen, şu an uygulanan infaz uygulamasının adil olmadığını da söylüyor. Yani, iktidarın adalet ve reform diyerek yaptıklarının adil olmadığını belirtiyorlar. Bunu düzeltmek gerek diyorlar. Ama 6’ncı bölüm değerlendirmesinde bahsettik, yasal düzenlemeler <strong><em>müstakil ve geçici</em></strong><em> mahiyette </em>olacak. Peki, sadece PKK için olacaksa ikili infaz uygulaması nasıl devam edecek? Birisi daha adil (!) diğeri onun kadar adil değil, olur mu dersiniz?</p>
<p>Ancak kamuoyu bölücübaşı için umut hakkını, doğrudan serbest kalacağı gibi algılıyor. Gidiş de buraya doğru görünüyor.</p>
<h3><strong>Daha geniş haklar ve özgürlükler</strong></h3>
<p>Bölümdeki ara başlığın tam hâli <em>Demokratikleşme ile ilgili öneriler</em>.</p>
<p>İlk cümleler,<em> “Doğuştan gelen, dokunulamaz ve devredilemez nitelikteki, insan onurunun vazgeçilmez bir parçası olan temel hak ve özgürlüklerin tam ve eksiksiz kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması hedefiyle mevzuat gözden geçirilmelidir.”</em> diye başlıyor. Üzerinde tartışmaların hep olduğu doğuştan gelen haklar içinde ana dilinde eğitim de var. Gelin, bunu bir de, Rapor’un 5’inci bölümündeki <em>“Kürt’ün onuru” </em>ile düşünelim.</p>
<p>Devamında<em>, “Şiddet çağrısı, nefret söylemi ve terör propagandasıyla etkin mücadele sürdürülürken, hukuki sınırlar içinde kalan her türlü eleştiri …” demokratik yaşamın bir parçası olarak korunması gerektiği”</em>de ifade ediliyor. Bunu için de <em>“basın ve yayınla ilgili kanunlar”</em>ın <em>gözden geçirilmesi gerekir” </em>diyor<em>.</em></p>
<p>Elbette halkın bilgi alması için bu çok önemli. Ancak Kürt kökenli vatandaşlarımızın tek temsilcisi -hatta önderi- ve sürecin bir parçası hâline getirilen bölücübaşı’nın “basını susturun” diye de algılanan açıklamaları arşivlerde duruyor.</p>
<p>Komisyon, “<strong>Siyasi Etik Kanunu’nun” </strong>hazırlanmasını öneriyor. Bu konuda da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, <em>“İlçe Başkanı bile </em><a href="https://www.indyturk.com/node/180896/siyaset/davuto%C4%9Flu%E2%80%99nun-2016%E2%80%99da-erdo%C4%9Fan%E2%80%99-verdi%C4%9Fi-%E2%80%9Ccumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-sistemi%E2%80%9D-raporunda"><em>bulamazsınız</em></a><em>”</em> açıklaması arşivlerde. Hâlâ aynı düşüncedeyse nasıl olacak?</p>
<p>Yedinci bölümün son ara başlığı <em>“Yerel yönetimler”. </em>İki paragrafı içeriyor. Ancak yine üzerinde fırtınalar kopabilecek konular.</p>
<p>İlk paragraf. <em>“Demokratik siyaset zeminini güçlendirmek amacıyla idari sistemin <strong>‘daha demokratik ve hukuki standartdı daha yüksek’ </strong>bir şekilde organize edilmesi mümkündür.” </em>(Koyuluk rapordan). İkinci parafta da <em>“Anayasa’dan kaynaklanan <strong>idari vesayet yetkisinin </strong>demokratik toplum gereklerine uygun olarak kullanılması…” </em>diyor<em>. </em>(Koyulaştırma bana ait).</p>
<p><strong>Anayasa M. 127’ </strong>de<strong>. <em>“</em></strong><em>Merkezî idare, mahallî idareler üzerinde … kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine sahiptir.”</em> diye hükmediyor.</p>
<p><em>“<strong>İdari vesayet</strong> … <strong>Devletin 3 kuruluş ilkesinden biridir.</strong> Bu ilkeyle 1) idarenin bütünlüğü, 2) kamu görevlerinde birlik, 3) toplum yararı, 4) yerel ihtiyaçların gereğince karşılanması sağlanır … Devletin kuruluşuna fantezilerle müdahale etmek olmaz. Zamanda sınanmış doğrulara göre davranmak gerekir. Yoksa bedeli pek fazla” </em>Bu <a href="Devletin%20kuruluşuna%20fantezilerle%20müdahale%20etmek%20olmaz.%20Zamanda%20sınanmış%20doğrulara%20göre%20davranmak%20gerekir.%20Yoksa%20bedeli%20pek%20fazla">ifadeler </a> Prof. Dr. Birgül Ayman Güler’den. Yoruma gerek duyurmayan ve gayet açık uyarılar. Ve özerklik fırtınasının habercileri değil mi?</p>
<h3><strong>Sonuç ve değerlendirme</strong></h3>
<p>Rapor, Sonuç bölümünde <em>“eşitlik temelli kardeşliği”</em>, <em>“kardeşlik, birlik ve bütünleşme temelli bir vatandaşlık anlayışını”</em>, <em>“duyguların ihmâl edilmediği … herkesin kendini ait hissettiği bir Türkiye’yi inşa etmeyi” </em>vurguluyor. Bunun da <em>“Oluşan müşterek kanaat” </em>olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Bakalım, TBMM’ye nasıl bir taslak gelecek?</p>
<p>Bu yazı, serinin son yazısı. Biraz da uzadı. Okuyucunun sabrına sığınıyorum. Malum, Terörsüz Türkiye ya da daha doğru ifadeyle Üçüncü Nesil PKK Açılımı, Türk tarihini bir kırılmaya doğru götürüyor.</p>
<p>Biliyorsunuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk millî egemenliği bugün yaşayan Türk halkına emanet. Türk halkı da geçmişten aldıkları emaneti geleceğe devredecek.  Türk Milleti’nin ebediliği bu şekilde sağlanacak. Onun içindir ki bu devir hasarsız ve daha gelişmiş olmalı. Hani, <em>“Benim</em> (bizim) <em>vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır”</em> diyordu ya Büyük Atatürk.</p>
<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk her yaştan Türk gencine Hitabesi’nde , <em>“ Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” </em>de diyordu.</p>
<p>Biz Türkler görevimize düşkün milletizdir vesselam…</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum/">Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu (son bölüm)</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu-3</title>
		<link>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 18:44:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[DAM ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Taslak rapor]]></category>
		<category><![CDATA[Terörsüz Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52721</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm kesimlerin isimlerini sayacak bir komisyon üyesi var mıdır dersiniz? Ardından da makul talebin ne olduğunu söylemeliler. Bu taleplerin kimlik, dil, egemenlik ile devlete ve vatana ortaklık olduğu ortada değil mi?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3/">Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu-3</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu-3" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu-3" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu-3" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu-3" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3%2F&#038;title=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu-3" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3/" data-a2a-title="Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu-3"></a></p><p>Bir önceki yazıda bugünün, geçmişte yaşananlarla ilişkisini kurmuştuk. Rapor’da, tarihi ve hukuku değiştirmeye çalıştıklarıyla <em>kurucu iradeye, kurucu çerçeveye ve birlikte yaşama iradesinin somutlaşma hedefine</em> dikkat çekmiştik. Değerlendirmeye devam ediyoruz.</p>
<p>Dördüncü bölüm dinlenen kişilerle ilgili. Başlığı da <em>“Dinlenen kişilerin mutabakat alanları”</em>.</p>
<p>Aslında, daha çok, hedeflerine uygun kişileri çağırdıkları bir gerçek. Farklı düşünenlerden çağırdıkları kişileri de sadece dinlemiş olmalılar. Rapor’da o düşünceleri ifade eden tek bir cümle de yok. Eğer <strong>daha çok farklı düşünenleri çağırsalardı çoğunluk düşüncesi olarak onları vermeleri gerekirdi</strong> değil mi? Yani, bu sonucu elde etmek için kurulmuş bir komisyon. Maçın sonucu daha baştan belli.</p>
<p>Yine de yazılanlara bakmakta fayda var.</p>
<p>Bölümün girişinde <em>“toplumun farklı kesimlerini buluşturan güçlü bir ortak zeminin”</em> varlığı vurgulanıyor.</p>
<p>Peki, bu ortak zemin neye yarayacakmış? <em>“… farklı kesimlerin bir arada yaşama iradesi altında <strong>kardeşlik hukuku</strong> ve ortak acıyı ortak umuda ve gelecek hayaline dönüştürme yaklaşımı etrafında birleştiğini”</em> gösteriyormuş (kardeşlik hukuku koyu vurgulu yazılmış).</p>
<p>İyi de en azından son yüzyıl boyunca, Türk vatandaşı olarak, kardeş olamadık (!) da şimdi nasıl olacağız? Bunun da cevabı, <em>“Bu çerçevede kardeşlik hukuku, <strong>eşitlik temelli vatandaşlık anlayışını</strong> besleyen; <strong>onuru ve haysiyeti koruyan dilin yerleşmesini</strong>, adalet duygusunun tahkim edilmesini, güvenin güçlenerek inşa edilmesini ve <strong>birlikte yaşam iradesinin kurumsal bir zemine bağlanmasını</strong>”</em> ifade ediyormuş.</p>
<p>Buradan da anlaşılan yeni bir vatandaşlık tanımı geliyor. Bölücübaşı da bunu istiyor zaten. Ve Devlet Bahçeli de <strong><em>“Kimlik siyasetini öne çıkarmak yerine kapsayıcı Türk vatandaşlığı üzerinde <a href="https://millidusunce.com/terorsuz-turkiye-cagrisindaki-ayrintilar-1/" target="_blank" rel="noopener">mutabakat</a>”</em></strong> vurgusu yapmıştı (2 Nisan 2025 <a href="https://www.turkgun.com/siyaset/mhp-lideri-devlet-bahceli-her-parti-turkiye-partisi-olmak-zorunda/280200" target="_blank" rel="noopener">Türkgün Gazetesi</a>).</p>
<p>Sonra da <em>“Birlikte yaşam iradesi kurumsal bir zemine”</em> bağlanacak yani artık anayasa ve yasalara işlenecekmiş.</p>
<p>Son soru: Bu kardeşler kimler ve isimleri ne olacak? Rapor’a göre kardeşler; “Türkler, Kürtler, Araplar, Sünniler ve Aleviler”. Gerçi çok daha öne çıkan Kürt kökenli vatandaşlarımız ama bu kalıp kullanılıyor.</p>
<p>Peki, ikisi millet birisi etnisite. Diğer ikisi de inanç yapılanması. Her birinin içinde diğeri de var. Yani Alevi Türk, Alevi Kürt ve Alevi Arap da var, Sünni Türk, Kürt ve Arap da var. Bu nasıl olacak? Alevi Türkler, Sünni Türkler; Alevi Kürtler, Sünni Kürtler; Alevi Araplar, Sünni Araplar diye mi yapılanacaklar? “Ortak (!)” isimleri ne olacak? Ortak isimde farklılıklar vurgulanmayacaksa, farklılıkları bu kadar öne çıkarmanın ne anlamı olacak?</p>
<h2>Eşitler daha mı eşit olacak, yoksa&#8230;</h2>
<p><em>“Demokratikleşme, eşit yurttaşlık, hak ve özgürlüklerin güvenceye alınması ile ekonomik kalkınma boyutlarının birlikte düşünülmesi beklenmektedir.”</em></p>
<p>Anayasamız herhangi bir grubu ya da etnisiteyi de tanımıyor. Hak ve ödevler birey üzerinden tanımlı. Her yurttaş (vatandaş/birey) zaten birbirine eşit. Hiç kimsenin bir diğerine göre hak ve ödevlerinde eksiği ya da fazlalığı yok. Ama hepsinin adı da Türk… Hepsi de birbirine eşit. O zaman bu “eşit yurttaşlık” ne oluyor?</p>
<p>PKK’nın kurulduğu günden bugüne talebi <em>“eşit yurttaşlık”</em>. Bölücübaşı’nın da ısrarla üzerinde durduğu konu. Anayasanın 66. Maddesindeki vatandaşlık yani “Türk” tanımı.</p>
<p>Anayasa’nın 66’ncı maddesi, <em>“Türk Devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türktür.”</em> diyor.</p>
<p>Bölücübaşı da, cezaevinde, Sırrı Süreyya Önder’e yazdırdığı metinde: <em>&#8220;Ulus aidiyeti ile devlet aidiyetini karıştırmayın … Devlete aitiz ama Türk ulusçuluğuna ait değiliz … Tekilden uzağız. Ortak bir milletin <a href="https://millidusunce.com/terorle-mucadele-mi-terorizmle-mucadele-mi/" target="_blank" rel="noopener">üyesiyiz.’&#8221;</a></em> demişti.</p>
<p>Peki, 66’ncı madde değişmeden de bu mümkün mü? Türk Milleti’nin <a href="https://millidusunce.com/bunalimdan-cikisin-sarti-kavramlarda-birliktir/" target="_blank" rel="noopener">tarifini</a> “Halkların bileşkesi” hâline getirirlerse mümkün görünüyor. Atatürk’ün, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ahaliye Türk Milleti denir.” sözünden hareketle Türkiye ahalisi çeşitli halklardan müteşekkildir diyerek buna teşebbüs edilebilir.</p>
<p>O zaman Türk halkı ve Kürt halkı ile diğer etnik unsurların halkları (!) birleşecek. Bir de Alevi ile Sünni halkları (!) da eklenecek. Bütün bunlar bir araya gelince Türk Milleti (!) olacak. Dolayısıyla eşit yurttaşlık olacak. Bu şekilde de egemenliği bu ortaklar arasında <a href="https://millidusunce.com/terorsuz-turkiye-cagrisindaki-ayrintilar-2/" target="_blank" rel="noopener">paylaştıracaklar.</a> Özellikle bugün CHP’yi yönetenlerin içinde büyüdüğü <em>“Yaşasın Türkiye halklarının kardeşliği” </em>sloganını da birlikte düşünmekte fayda da var<a href="#_edn1" name="_ednref1">*</a>.</p>
<p>Bu yaklaşım <a href="https://millidusunce.com/bunalimdan-cikisin-yolu-kavramlarda-birliktir-ii/" target="_blank" rel="noopener">doğru değildir</a>. Birlik duygusunun sonu demektir. Türkiye’nin nüfusunun tamamı anlatılırken tek bir halk olarak tanımlanır o da Türk halkıdır. Aksi takdirde bunun ucu -şimdi olmasa bile çok uzak olmayan bir gelecekte- ortaklık bozulduğunda, toprak yani vatan paylaşımına kadar gider.</p>
<p>Dördüncü bölümü, <em>“Ortak zemin, ayrıca toplumsal rıza ve sürecin toplumca sahiplenilmesi konusunda geniş bir mutabakat bulunduğunu; katılımcılık, şeffaflık ve kapsayıcılık ilkelerinin siyaset kurumu, sivil toplum ve akademi çevrelerince güçlü biçimde desteklendiğini ortaya koymaktadır.”</em> ifadesiyle bitirelim. Bunun gerçek olup olmadığı Türk Milleti’ne sorduklarında ortaya çıkacaktır.</p>
<h2>Terörle yaşamak isteyen el kaldırsın</h2>
<p>Beşinci bölüm, <strong><em>PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması</em></strong> başlıklı.</p>
<p>Türkiye’de bir kişi bile terörün bitmesine itiraz etmez. Elbette, “Bitsin kardeşim” der. Der de, terör örgütünün siyasi emellerine teslim olmayı, egemenliğini, devletini ve vatanını paylaşmaya razı olmaz. Kimliğini değiştirmek hatta kaybetmek olamaz. Tarihi bilen buna itiraz eder. Hoş onun için <em><strong>“tarihi bugünün anlayışıyla yeniden yorumlamak” gerektiğini söylüyorlar ya</strong></em>.</p>
<p>Neyse biz devam edelim.</p>
<p><em>“En başından itibaren ‘Kürt’ün onurunu, Türk’ün gururunu’ korumayı esas alan bir yaklaşım benimsenmiştir.”</em> cümlesi onuru da gururu da darmadağın ediyor. Bu aynı zamanda Türk Milleti’ne bühtandır. Hem de bu ifade ayrımcılığı ve ayrılığı en güçlü şekilde vurguluyor. <strong>Aslında var olan kardeşlikten öte olan birliği ve bu birliğin yerine yeniden kurmak istedikleri kardeşliği de yok ediyor.</strong></p>
<p>Bu bölüm, <em>“Maşerî vicdanı derinden etkileyen terör gerçeği göz ardı edilmeden, toplumun tüm kesimlerinin makul taleplerine karşılık verilmesi esas alınmaktadır.”</em> paragrafıyla bitiyor. Terör karşısında, onun her istediğini karşılayacağını belirten raporun, <em>“Maşerî vicdanı derinden etkileyen”</em> bir cümlesi daha…</p>
<p>Tüm kesimlerin isimlerini sayacak bir komisyon üyesi var mıdır dersiniz? Ardından da makul talebin ne olduğunu söylememeliler. Bu taleplerin kimlik, dil, egemenlik ile devlete ve vatana ortaklık olduğu ortada değil mi? Bunların neresi <em>makul talep</em>?</p>
<p>Bu yazılanlardan, yapılanlardan ve yapılacak olanlardan sonra artık “vatan sağ olsun” anlayışını da kaybettirmek üzere olduklarını da biliyor olmalılar.</p>
<p>Devam edecek…</p>
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1">*</a> İspanya’nın yaşadıklarına dikkatli bakılmalıdırlar. Bu hususta Nilgün Cerrahoğlu’nun Cumhuriyet Gazetesindeki Ocak-Şubat 2013 tarihli seri yazıları önemlidir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3/">Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu-3</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vatandaş ve insan olabilmek</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/vatandas-ve-insan-olabilmek-2/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/vatandas-ve-insan-olabilmek-2/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Töre Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 09:01:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[akpmhpkk]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[da ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Şener]]></category>
		<category><![CDATA[PKK Açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Terörsüz Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[trafik polisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52051</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/vatandas-ve-insan-olabilmek-2/#new_tab">Vatandaş ve insan olabilmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fvatandas-ve-insan-olabilmek-2%2F%23new_tab&amp;linkname=Vatanda%C5%9F%20ve%20insan%20olabilmek" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fvatandas-ve-insan-olabilmek-2%2F%23new_tab&amp;linkname=Vatanda%C5%9F%20ve%20insan%20olabilmek" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fvatandas-ve-insan-olabilmek-2%2F%23new_tab&amp;linkname=Vatanda%C5%9F%20ve%20insan%20olabilmek" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fvatandas-ve-insan-olabilmek-2%2F%23new_tab&amp;linkname=Vatanda%C5%9F%20ve%20insan%20olabilmek" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fvatandas-ve-insan-olabilmek-2%2F%23new_tab&#038;title=Vatanda%C5%9F%20ve%20insan%20olabilmek" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/vatandas-ve-insan-olabilmek-2/#new_tab" data-a2a-title="Vatandaş ve insan olabilmek"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/vatandas-ve-insan-olabilmek-2/#new_tab">Vatandaş ve insan olabilmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/vatandas-ve-insan-olabilmek-2/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koşar adım kaosa gidiş</title>
		<link>https://millidusunce.com/kosar-adim-kaosa-gidis/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kosar-adim-kaosa-gidis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2025 18:00:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[akpmhpkk]]></category>
		<category><![CDATA[bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[DAM ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[imralı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet uçum]]></category>
		<category><![CDATA[Öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[PKK Açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Terör açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Terörsüz Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51934</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir yanda İmralı mukimi teröristbaşı katile heyet giderken diğer yanda da yeni PKK açılımının yol haritası üzerine işaretler ortaya çıkıyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kosar-adim-kaosa-gidis/">Koşar adım kaosa gidiş</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkosar-adim-kaosa-gidis%2F&amp;linkname=Ko%C5%9Far%20ad%C4%B1m%20kaosa%20gidi%C5%9F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkosar-adim-kaosa-gidis%2F&amp;linkname=Ko%C5%9Far%20ad%C4%B1m%20kaosa%20gidi%C5%9F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkosar-adim-kaosa-gidis%2F&amp;linkname=Ko%C5%9Far%20ad%C4%B1m%20kaosa%20gidi%C5%9F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkosar-adim-kaosa-gidis%2F&amp;linkname=Ko%C5%9Far%20ad%C4%B1m%20kaosa%20gidi%C5%9F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkosar-adim-kaosa-gidis%2F&#038;title=Ko%C5%9Far%20ad%C4%B1m%20kaosa%20gidi%C5%9F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kosar-adim-kaosa-gidis/" data-a2a-title="Koşar adım kaosa gidiş"></a></p><p>Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Anadolu Ajansı’na yazdığı <a href="https://www.aa.com.tr/tr/analiz/gecis-surecinde-yeni-gelismeler/3751292#" target="_blank" rel="noopener">makalesiyle</a> önemli ipuçları veriyor. Tabiri caiz ise aydınlatma fişekleri…</p>
<p>Zaten A.A da <em>“Terörsüz Türkiye sürecini ve bu süreçte atılan hukuki, siyasi ve toplumsal adımların önemi”</em> için yazıldığını belirtiyor.</p>
<p>Aslında daha en baştan her şey belli. Uçum, biraz daha belirgin hâle getirmiş. <em>“Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci”</em> dese de bu PKK açılımı. Adını değiştirmekle gerçek değişmiyor. Tamamen bir algı yönlendirmesi.</p>
<p>Çok da dikkatli bir dil kullanılıyor. Ancak millî egemenlik konusunda ve devletin yapısında önemli değişiklikler yapacak adımları da ortaya koyuyor. Türkiye’yi, etnik ve dinî unsurlara bölüştürülmüş, Lübnanlaştıracak bir devlete doğru götürüyorlar.</p>
<p>Öncelikle gerçekleri hiç yansıtmayan ifadeler var.</p>
<h2>Bugünün cevap anahtarları</h2>
<p><em>“<strong>Devlet içindeki bazı odakların</strong> Kürtlere yönelik inkâr ve ret tutumları”</em>ndan bahsediyor Uçum. Bu cümle konuyla ilgilenenler için hiç yabancı değil. Benim aklıma Şemdinli Davası geldi. Hani, sonradan kumpas olduğu ortaya çıkan, Yaşar Büyükanıt ile kırkı aşkın subay ve astsubayın yargılandığı ilk kumpas davası. Aşağıdaki paragraf bu davanın iddianamesinden (3 Mart 2006).</p>
<blockquote><p><em>“Bu değerlendirmeler, ‘Terör Nedir? Kim, Ne İçin Terör Yapar?’ başlığı altında devam eder. Bu sorulara da, ‘Devlet içi birtakım organizasyonlar’ cevabı verilmektedir. Sonra da bölüm, altı çizilmiş olan yeni bir soru ile bitirilir: ‘<strong>Devlet içerisindeki odaklar</strong> neden terör eylemi gerçekleştirmektedirler?’ Sorunun içinde ‘Kim?’in olduğu da vardır aynı zamanda. ‘Neden?’in cevabı da ‘İstikrarsızlaştırma’ olarak verilmekte.”</em>[1]</p></blockquote>
<p>Gelin, bugüne, Şemdinli İddianamesinden bir başka paragrafla bakalım.</p>
<blockquote><p><em>“… Bu değerlendirmeler ışığında bölgede yaşanmakta olan terör olaylarının ancak bölgenin siyasî, ekonomik, sosyal, kültürel yapısının ıslah edilmesi ile birlikte olacağı düşünülmektedir. Bu yapının ıslah edilmesi hâlinde örgütün tüm gücüne rağmen terörün sona erdirilmesi çok kolay bir iş hâline gelecektir. Yine belirtildiği üzere yüzyıllardır akrabalık ilişkileri içerisinde harmanlanan Suriye, İran ve Irak’taki yapılar büyük ölçüde Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğusu ile benzerlik taşımaktadır ve etkileşim içerisindedir. Dolayısıyla bölgeye yönelik çözümlerin buraları da içine alacak bütüncül projeler üretmeksizin mümkün olamayacağı düşünülmektedir. Bu ise ancak devletin en üst organları tarafından alınacak kararlar ve uzun vadeli stratejiler ile mümkündür. Oysaki küresel ve ulusal güçlerin farklı yaklaşımları sebebiyle bu politikaları oluşturmak çok da mümkün olamamaktadır.”</em>[2]</p></blockquote>
<p>Artık küresel güçlerle anlaşma sağlanmış olmalı.</p>
<p>Neyse, biz yine bugüne dönelim.</p>
<p><em><strong>“Türkiye’de Devlet ile Kürtler arasındaki gündem(de) … Geldiğimiz aşama, Devletin Kürtlerle ilişkisinin sorunlar değil konular olduğu yeni bir aşama olarak tanımlanabilir.”</strong></em> diyor Mehmet Uçum. Ve ekliyor: <em>“Ayrılıkçı eğilimlerinin kökten yok edilerek <strong>Kürtlerin tamamının Devletle eksiksiz bütünleşmesi</strong> başat konudur.”</em></p>
<p>Hâlbuki eski Türkiye’nin sadece bir terör sorunu varken. Yeni Türkiye’de, “Devletle Kürtlerin tamamı arasındaki soruna” dönüştürüldü. Dönüşüm, AKP’nin etnik kimlikçi politikalarıyla gerçekleşti.</p>
<h2>Özgürleştirilecek (!) diller</h2>
<p>Mehmet Uçum,</p>
<p><em>“Türk Milletinin <strong>tüm unsurları (Türkiye halkının tüm kümeleri, Türkiye toplumunun tüm kesimleri)</strong> gibi Kürtlerin tamamının … Türkiye perspektifine sıkıca sarılması ve Türkiye’yi tereddütsüz sahiplenmesi temel doğrultu…”</em> diyor. Ve ekliyor:</p>
<p><em>“Egemenliğin ve milli birliğin dili Türkçenin kapsayıcılığı ile Kürtçe ve diğer dillerin özgürlüğü arasında bir uyumsuzluk yoktur. Bu bağlamda Kürtçenin özgürlüğü güçlendirilecek ve kalıcılaştırılacaktır. Kürtçenin özgürlüğüyle ilgili Devletin yapıcı yaklaşımına rağmen sapma denilebilecek bazı kötü pratikler varsa bertaraf edilecektir.”</em></p>
<p>Peki, bu nasıl olacak? Hem <em>“egemenliğin ve millî birliğin dili”</em> Türkçe olacak hem de Kürtçe nasıl özgürleşecek? Bunun cevabı da Uçum’un AA’daki 26 Ekim 2025 tarihli <a href="https://www.aa.com.tr/tr/analiz/bir-kez-daha-vurgulayalim-egemenligin-ve-birligin-dili-turkce/3726823" target="_blank" rel="noopener">yazısında</a>. Bu yazıda, <em>“Türkçe egemen ve birleştirici tek dil(dir) … devletin dili, yani resmi dil Türkçedir.”</em> vurgusu vardır. <em>“Eğitimde zorunlu tek dil de Türkçedir.”</em> diyor. <em>“Bunun dışında bu topraklarda kullanılan Kürtçe dahil bütün yaşayan ve geleneksel anadil ile lehçelerin öğrenilmesi ve kullanılması özgürlüğü hukuken düzenlenmiştir. Bu özgürlüğün anayasal seviyede de güvence altına alınması mümkün hale gelmiştir.”</em> diye bitiriyor.</p>
<p>Peki, eğer bu dillerin “kullanılması” yasayla konmuşsa niçin anayasaya girecek ki? Düğüm burada.</p>
<p>Uçum <em>“Yerel yönetimlerin yeniden yapılandırması konusu ise sadece belli il ve ilçelerin değil Türkiye’nin tüm illeri ve ilçelerinin ihtiyacıdır.”</em> da diyor.</p>
<p>Anayasa’nın 175. Maddesindeki <em>merkezin idarî vesayeti sonlandırılıp idarenin bütünlüğü</em> kaldırıldığında, <em>kamu görevlerinde birliğin</em> de kalmayacağı açıktır. Bu da eğitim dilinin ve müfredatın yerel yönetimlerce belirlenmesinin önünün açılması demektir.</p>
<p>Gerisi artık yeni bir anayasa demektir. Tabi, en baştan bu yapılmazsa…</p>
<p>Esas soru, 2005 Şemdinli’den bu yana yapılamayanın, 2015’te Dolmabahçe’deki açıklamaya rağmen başarılamayanın aynısı niçin hayata geçirilmeye çalışılıyor.</p>
<p>Bu federalizme yelken açmak değil midir?</p>
<p>Gidiş kaosa doğrudur. Yol yakınken dönülmelidir.</p>
<p>[1] Hakan Paksoy, Türkiye’nin Rotası, S. 172, Pankuş Yayınları, Temmuz 2021</p>
<p>[2] A.g.e, S. 174</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kosar-adim-kaosa-gidis/">Koşar adım kaosa gidiş</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kosar-adim-kaosa-gidis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MDM açıklaması</title>
		<link>https://millidusunce.com/lanet/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/lanet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2025 15:58:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[akmhpkk]]></category>
		<category><![CDATA[bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet süreci]]></category>
		<category><![CDATA[imralı]]></category>
		<category><![CDATA[Lanet]]></category>
		<category><![CDATA[Öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[PKK komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[terörist]]></category>
		<category><![CDATA[vatana ihanet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51914</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lanetli süreci yönetenlerin “milliyetçi” diye tanıtılması ancak mizah konusu olabilir. Bölücülerle süreç yürütenler “milliyetçi” olarak değil ancak “bölücü ortakları” olarak anılabilirler. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/lanet/">MDM açıklaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Flanet%2F&amp;linkname=MDM%20a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Flanet%2F&amp;linkname=MDM%20a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Flanet%2F&amp;linkname=MDM%20a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Flanet%2F&amp;linkname=MDM%20a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Flanet%2F&#038;title=MDM%20a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/lanet/" data-a2a-title="MDM açıklaması"></a></p><p>Türk milletini temsil görevini alanlar, milletin izni olmaksızın meşru olmayan kararları onun adına almakta ısrar ediyorlar. Türk milletini, terörist başının ayağına götürme kararı alanlar lanetlenmiştir. Seçim öncesinde AKP milletvekilleri de MHP milletvekilleri de devleti ve milleti bir caninin ayağına götüreceklerini söylememişlerdir. Millete rağmen alınan bu karar lanetliktir.</p>
<p>Abdullah Öcalan binlerce insanın katili olarak bağımsız Türk mahkemeleri tarafından ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edilmiş bulunan bir teröristtir. Meclis komisyonunda alınan karar, devleti işte böyle bir katilin ayağına götürmek anlamını taşımaktadır, dolayısıyla kararı alanlar lanetlenmeye müstahaktır.</p>
<p>Öcalan ve PKK sırf terör olsun diye terör yapmamışlardır. Terörün amacı ülkemizi bölmek, devletimizi Türk devleti olmaktan çıkarmaktır. PKK bunu hiçbir zaman saklamamıştır. O hâlde “terörsüz Türkiye” diye milleti aldatmanın âlemi yoktur. Öcalan ve PKK amaçlarını saklamadıklarına göre İmralı’ya giden milletvekilleri ne konuşacaktır? Bölücülerin amaçlarını sınırlayan pazarlık mı yapılacaktır? Böyle bir pazarlık kabul edilemez ve bu pazarlığı yapanlar lanetlenir.</p>
<p>Lanetli süreci yönetenlerin “milliyetçi” diye tanıtılması ancak mizah konusu olabilir. Bölücülerle süreç yürütenler “milliyetçi” olarak değil ancak “bölücü ortakları” olarak anılabilirler.</p>
<p>Süreci yürütenleri, devleti bir bölücünün ayağına götürenleri Türk milleti affetmeyecek ve lanetle anacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kanunları çerçevesinde yargılanıp hüküm giymiş  teröristbaşının ayağına gitmeme kararı alan CHP&#8217;nin tavrını takdir ediyor, kurucu ayarlarına dönmesi için önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz.</p>
<p>MİLLÎ DÜŞÜNCE MERKEZİ</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/lanet/">MDM açıklaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/lanet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bizi gütmeyin liyakatle yönetin</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/bizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/bizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyzullah Eroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 May 2025 16:30:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[açılım]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[imamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<category><![CDATA[terörist]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Özdağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50418</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/bizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin/#new_tab">Bizi gütmeyin liyakatle yönetin</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fbizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin%2F%23new_tab&amp;linkname=Bizi%20g%C3%BCtmeyin%20liyakatle%20y%C3%B6netin" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fbizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin%2F%23new_tab&amp;linkname=Bizi%20g%C3%BCtmeyin%20liyakatle%20y%C3%B6netin" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fbizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin%2F%23new_tab&amp;linkname=Bizi%20g%C3%BCtmeyin%20liyakatle%20y%C3%B6netin" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fbizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin%2F%23new_tab&amp;linkname=Bizi%20g%C3%BCtmeyin%20liyakatle%20y%C3%B6netin" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fbizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin%2F%23new_tab&#038;title=Bizi%20g%C3%BCtmeyin%20liyakatle%20y%C3%B6netin" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/bizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin/#new_tab" data-a2a-title="Bizi gütmeyin liyakatle yönetin"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/bizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin/#new_tab">Bizi gütmeyin liyakatle yönetin</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/bizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRK MİLLETİ YENİ BİR SEVR DAYATMASINA BOYUN EĞMEYECEKTİR!</title>
		<link>https://millidusunce.com/turk-milleti-yeni-bir-sevr-dayatmasina-boyun-egmeyecektir/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turk-milleti-yeni-bir-sevr-dayatmasina-boyun-egmeyecektir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 May 2025 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[akpmhpkk]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[sevr]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50273&#038;preview=true&#038;preview_id=50273</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emperyalistlerin maşası bölücü terör örgütü aracılığıyla emperyalistlere boyun eğmek, teröre teslim olmak demektir.  BOP’u uygulamaya sokmak demektir. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-milleti-yeni-bir-sevr-dayatmasina-boyun-egmeyecektir/">TÜRK MİLLETİ YENİ BİR SEVR DAYATMASINA BOYUN EĞMEYECEKTİR!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-milleti-yeni-bir-sevr-dayatmasina-boyun-egmeyecektir%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%20M%C4%B0LLET%C4%B0%20YEN%C4%B0%20B%C4%B0R%20SEVR%20DAYATMASINA%20BOYUN%20E%C4%9EMEYECEKT%C4%B0R%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-milleti-yeni-bir-sevr-dayatmasina-boyun-egmeyecektir%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%20M%C4%B0LLET%C4%B0%20YEN%C4%B0%20B%C4%B0R%20SEVR%20DAYATMASINA%20BOYUN%20E%C4%9EMEYECEKT%C4%B0R%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-milleti-yeni-bir-sevr-dayatmasina-boyun-egmeyecektir%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%20M%C4%B0LLET%C4%B0%20YEN%C4%B0%20B%C4%B0R%20SEVR%20DAYATMASINA%20BOYUN%20E%C4%9EMEYECEKT%C4%B0R%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-milleti-yeni-bir-sevr-dayatmasina-boyun-egmeyecektir%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%20M%C4%B0LLET%C4%B0%20YEN%C4%B0%20B%C4%B0R%20SEVR%20DAYATMASINA%20BOYUN%20E%C4%9EMEYECEKT%C4%B0R%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-milleti-yeni-bir-sevr-dayatmasina-boyun-egmeyecektir%2F&#038;title=T%C3%9CRK%20M%C4%B0LLET%C4%B0%20YEN%C4%B0%20B%C4%B0R%20SEVR%20DAYATMASINA%20BOYUN%20E%C4%9EMEYECEKT%C4%B0R%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turk-milleti-yeni-bir-sevr-dayatmasina-boyun-egmeyecektir/" data-a2a-title="TÜRK MİLLETİ YENİ BİR SEVR DAYATMASINA BOYUN EĞMEYECEKTİR!"></a></p><p><strong>TÜRK MİLLETİ YENİ BİR SEVR DAYATMASINA BOYUN EĞMEYECEKTİR!</strong></p>
<p>Türkiye’yi yöneten Cumhur İttifakı’nın, adında milliyetçi olan ortağının genel başkanının açıklamalarıyla başlayan ikinci açılım sürecinde bugün yeni bir aşamaya geçildiği görülüyor. Bölücü terör örgütü, bir ‘kongre’ topladığını söyleyerek ‘sonuç bildirgesi’ yayımladı. Söz konusu açıklamada Anayasa ve Lozan Antlaşması reddedilerek, Lozan Antlaşması öncesine dönüş çağrısı yapılıyor.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenlerin terör örgütleriyle iş birliği ve müzakere hâlinde olmaları, birlikte bir süreç yönetmeleri kabul edilemez. Bu sebeple hükümettekiler de dâhil olmak üzere Cumhuriyet’in kuruluş esaslarını ve varlığını suçlayıcı bir söyleme, en başta Türkiye Cumhuriyeti bakanlarının karşı çıkması gerekir. Karşı çıkılmaması, bölücü terör örgütünün Cumhuriyet’in şahsına ve Cumhuriyet hükümetlerine yönelik iftiralarını paylaşmak anlamına gelir ki bu da vatana ihanetle eşdeğerdir.</p>
<p>Emperyalizme karşı şanlı bir direniş göstermiş ve dönemin süper güçlerine kendi şartlarını kabul ettirmiş Türkiye Cumhuriyeti; kurulduğu günden itibaren Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Doğu bölgesinde istikrarın, çağdaşlığın ve insanca yaşamanın parlayan yıldızı olmuştur. En önemlisi de bu coğrafyadaki Türk millî egemenliğinin son temsilcisidir. Unutulmamalıdır ki Türk Dünyası’nın da batıdan dünyaya açılan kapısıdır. Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef alarak, bölüp parçalamaya çalışmak, emperyalizme, sömürüye hizmet etmek ve Türk milletini bir tebaa hâline dönüştürmeye çalışmaktır. Unutulmasın ki devlet çökerse altında ilk kalanlar onu çökertenler olur.</p>
<p>Lozan Antlaşması öncesine dönüş çağrısı, açık ve net bir şekilde Sevr şartlarının uygulanması çağrısıdır. Emperyalistlerin maşası bölücü terör örgütü aracılığıyla emperyalistlere boyun eğmek, teröre teslim olmak demektir.  BOP’u uygulamaya sokmak demektir. Türk milleti, kendisine dayatılmak istenmiş bir ölüm fermanı olan Sevr paçavrasını daha önce yırtıp tarihin çöplüğüne atmış, bağımsızlığını korumak için de binlerce şehit ve gazi vermiştir.<!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_250513_090651_809.sdocx--> Bugün de kendisine yaldızlı sözlere sarılarak sunulan yeni ölüm fermanlarını aynı şekilde tarihin çöplüğüne gönderecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.</p>
<p>Ne Mutlu Türküm Diyene!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-milleti-yeni-bir-sevr-dayatmasina-boyun-egmeyecektir/">TÜRK MİLLETİ YENİ BİR SEVR DAYATMASINA BOYUN EĞMEYECEKTİR!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turk-milleti-yeni-bir-sevr-dayatmasina-boyun-egmeyecektir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya’nın Dönüşünü Hissetmemek </title>
		<link>https://millidusunce.com/dunyanin-donusunu-hissetmemek/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dunyanin-donusunu-hissetmemek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Burak Erkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2025 09:00:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[ihmaller]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük]]></category>
		<category><![CDATA[umut hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=49459</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sürekli aynı şeyleri yaşıyoruz ama yaşadıkça alışılmışlık oluyor ve toplum da bu olaylara karşı uyuşarak eskisinden daha az tepki veriyor. Tıpkı dünyanın dönüşünü hissetmememiz gibi… </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dunyanin-donusunu-hissetmemek/">Dünya’nın Dönüşünü Hissetmemek </a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyanin-donusunu-hissetmemek%2F&amp;linkname=D%C3%BCnya%E2%80%99n%C4%B1n%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BC%20Hissetmemek%C2%A0" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyanin-donusunu-hissetmemek%2F&amp;linkname=D%C3%BCnya%E2%80%99n%C4%B1n%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BC%20Hissetmemek%C2%A0" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyanin-donusunu-hissetmemek%2F&amp;linkname=D%C3%BCnya%E2%80%99n%C4%B1n%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BC%20Hissetmemek%C2%A0" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyanin-donusunu-hissetmemek%2F&amp;linkname=D%C3%BCnya%E2%80%99n%C4%B1n%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BC%20Hissetmemek%C2%A0" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyanin-donusunu-hissetmemek%2F&#038;title=D%C3%BCnya%E2%80%99n%C4%B1n%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BC%20Hissetmemek%C2%A0" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dunyanin-donusunu-hissetmemek/" data-a2a-title="Dünya’nın Dönüşünü Hissetmemek "></a></p><p>Türkiye, her yeni gün bir önceki günü aratmayan gündem ve olaylara gebe oluyor. Gündem o kadar hızlı değişiyor ki Türk milleti artık gündemin hızından etkilenmiyor. İnternette bulduğum bilgiye göre Dünya&#8217;nın kendi etrafında dönüş hızı saatte 1670 kilometre, Güneş’in etrafında ise saatte 107.000 kilometre olarak hesaplanmış olduğu söyleniyor. Bu yüksek hızı hissetmememizin sebebi ise dönüşün dengeli ve sabit olması ile yerçekimi olarak gösterilmektedir. Türkiye’de de durum farklı değildir. Aynı olaylar on yıllar geçse bile aynı şekilde yaşanmaktadır. Güç sahipleri yıllardan bu yana gündemi yönetmektedir. Onların istediği gündemi tartışıyor istemedikleri ise aklımızdan uçup gidecek şekilde ve göz atılacak şekilde gösteriliyor. Böylece toplum aynı şeyleri yaşasa da her defasında öncekinden daha da tepkisizleşiyor ve olaylar hafızasında yer etmemeye başlıyor.</p>
<p>Türkiye, Bahçeli’nin “çözüm süreci” ve “umut hakkı” açıklamalarından bu yana başka bir yola girmiş gibi duruyor. Aslında iş pek de öyle değil. Çünkü yaklaşık 15 yıl önce mevcut iktidar döneminde yine bir “çözüm süreci” girişimi olmuş ve “başarısızlıkla” sonuçlanmıştı. Bugün yine bir “çözüm” ya da “barış” süreci bir dejavu gibi yaşanmaktadır. Yine bu sürece karşı çıkanlar “kötü niyetli”, bu süreci destekleyenler ise “barışı” uzun vadeli olarak yerleştirmek isteyenler olarak sunuluyor. Gerçekten terör ve terörist ile bir süreç bu ülkeye “barış” getirir mi? Yoksa verilen tavizler 15,30,45…  sene önceki tavizler gibi gelecekte acı bir şekilde hissedilir mi? Sürekli aynı şeyleri yaşıyoruz ama yaşadıkça alışıyoruz ve toplum da bu olaylara karşı uyuşarak eskisinden daha az tepki veriyor. Tıpkı dünyanın dönüşünü hissetmememiz gibi…</p>
<p>Bir başka gündem ise iktidarın yargıyı sopa olarak kullanıp karşıt sesleri sindirme çabası. Bu sürede Prof. Dr. Ümit Özdağ, TCK md. 216 (Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama Suçu) sebep gösterilerek hukuksuz bir şekilde tutuklandı. Ardından gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker, Seda Selek ve Kürşat Oğuz adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Suat Toktaş’ın ve akademisyen Dr. Çiğdem Bayraktar Ör’ün tutuklanmasının dışında bu süreçte oyunculuk sektöründe de tutuklanma ve gözaltılar gerçekleşti. Gerçekleşen süreç bize yine geçmişi çağrıştırıyor. Yaklaşık 15 sene önce fethullahçıların bir operasyon dalgası olan Balyoz ve Ergenekon kumpas taktiklerine benzer yöntemler ile karşıt sesler susturulmaya ve olası sesler ise caydırılmaya çalışılmaktadır. Eflatun’un dediği gibi, “Adaletsizliği işleyen, çekenden daha sefildir.” Türkiye hemen hemen her döneminde iktidarların bu yöntemi ile karşı karşıya kalmıştır. Nasıl ki Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey, Nemrut Paşa tarafından hukuksuz bir şekilde İngilizlerin gözüne girme amacı ile idam edilmişse; nasıl ki Kurtuluş Mücadelesi’nde emperyalizmi Anadolu’da gömen, başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere barut öksüren adamlar idam fermanları ile gezdiyse; nasıl ki 1944’te Atsız hoca ve Turancılar,  Irkçılık-Turancılık davası ile dünya harbinin kazananlarına göstermek için tabutluklara girdiyse; nasıl ki Balyoz ve Ergenekon’da Kemalist, ulusalcı, millliyetçi vatanseverler fethullahçı yargıya teslim olduysa; bugün de bir başkası denenmeye çalışılıyor. Anayasanın üstünlüğünü ve anayasa yargısını etkisizleştirmenin bu yolu, yasaların anayasaya değil, anayasanın yasalara uydurulması anlamına geldiğinden “anayasaya karşı hile” olarak görülebilir.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> Sürekli aynı şeyleri yaşıyoruz ama yaşandıkça alışılmışlık oluyor ve toplum da bu olaylara karşı uyuşarak eskisinden daha az tepki veriyor. Tıpkı dünyanın dönüşünü hissetmememiz gibi…</p>
<p>Bir başka gündem ise teğmenlerimiz. Mezuniyet törenlerinde kılıç çekerek ettikleri yemin o günden bu güne gündemimizdeydi, ta ki ihraçları açıklanana kadar.  MSB’nin açıklaması ise şu şekildedir: “Kara Harp Okulu Sancak Devir Teslim ve Mezuniyet Töreni sonrasında kamuoyuna yansıyan görüntülerin ardından başlatılan idari ve disiplin soruşturmaları kapsamında; Millî Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından sıralı 3 disiplin amirine, Kara Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulu tarafından 5 teğmene Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu ve Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği amir hükümleri ile diğer mezkûr mevzuat gereğince “Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası” verilmiştir.</p>
<p>&#8220;Önceliği müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizde; disipline aykırı hiçbir eylem, olay ve duruma müsamaha gösterilmeyeceğinden en ufak bir şüphe duyulmamalıdır.</p>
<p>Kamuoyuna saygıyla duyurulur.&#8221;</p>
<p>Tabii ki bu diğer gündemlere göre farklı bir gündem, çünkü içinde vatan sevgisi olan hiç kimseyi rahatsız etmeyecek bu yemin sonrası disiplinsizlik sebebi ile söz konusu ihraçlar gerçekleşti. Tabii ki akıllara şu soru geliyor: Söz konusu disiplin, ihraç gibi ağır bir sorumluluk içeriyor mu? Bu derece ağır bir sorumluluk net bir şekilde olsaydı komisyonda oylama 5’e 4 bir şekilde çıkmazdı diye düşünüyorum. Bu yapılanlar küresel odakların hoşuna gitse de, şu yaşanan dönemlerde içimizde nifak tohumu sokmak isteyenlerin hoşuna gitse de şu bir gerçektir: Bütün Türkler bir ordu, katılmayan kaçaktır. Tarihin her döneminde Türklere yönelik girişilen bu yöntemler her zaman ordu ve millet anlayışımızı tetiklemiş ve içimizdeki vatanperver duyguları körüklemiştir. En son Anadolu Türklerine yönelik girişilen ve Türkleri devletsiz bırakmaya yönelik planlar, Samsun’da başlayan ve tüm Anadolu’ya yayılan bir Türklük dehşetine dönüşmüştür. Ondandır ki bu kılcal damarlarımızla çok oynamaları böyle bir kültürel ve sosyolojik sonuç doğuracaktır. Sürekli aynı şeyleri yaşıyoruz ama bu olay içimizdeki millî duyguları dürtüyor ve dengeyi bozuyor. Denge bozulursa dünyanın dönüş hızı hissedilir mi göreceğiz.</p>
<p>Bunların dışında asıl ve en önemli gündem: Yaşam. Bolu’daki yangında 78 canımız öldü. Dile kolay bir ihmalden dolayı 78. Kimin sorumlu olduğunun gündem olduğu kadar keşke giden canlarımız gündem olsaydı. 2. yılına yaklaştığımız depremde ise 53.737 canımız enkaz altında kaldı. Değil 2 yıl 20 yıl geçse de unutulmaması gereken bu olay o yılın nisan ayında çoktan seçim kampanyası uğruna unutulmuştu bile. Türkiye’de sürekli ihmalkârlıktan dolayı canlarımız ölüyor ve unutuluyor. Asıl bu olaylar unutulmamalı, ders çıkarılmalı çünkü canlarına, milletine sahip çıkamayan bir ülke ne bilim adamı, ne gazeteci, ne siyasetçi ne de subay yetiştirebilir. Sürekli aynı şeyleri yaşıyoruz ama yaşadıkça alışılmışlık oluyor ve toplum da bu olaylara karşı uyuşarak eskisinden daha az tepki veriyor. Tıpkı dünyanın dönüşünü hissetmememiz gibi… Ama buna bir tepki vermemiz lazım, tepki vermez isek kıyameti de hissedemeden yok olur gideriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a>Bülent Tanör, Osmanlı-Türk Anayasal Gelişmeleri, Yapı Kredi Yayınları, 35. Baskı, s. 415.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dunyanin-donusunu-hissetmemek/">Dünya’nın Dönüşünü Hissetmemek </a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dunyanin-donusunu-hissetmemek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MHP, Yeni anayasaya nasıl etki eder?</title>
		<link>https://millidusunce.com/mhp-yeni-anayasaya-nasil-etki-eder/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/mhp-yeni-anayasaya-nasil-etki-eder/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İkbal Vurucu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Oct 2024 19:00:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[abdullah öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[dem]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<category><![CDATA[terörist]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48633</guid>

					<description><![CDATA[<p>MHP'nin olduğu bir mecliste, Türk kimliğine olan vurgu biraz azaltılsa da yok edilemez. Bugün kendini inkâr eden bir MHP, en azından Türkiye’nin Türk karakterinin korunması, millî ve üniter yapısının devamını tehlikeye atacak bir girişime ortak olmaz diye düşünüyoruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/mhp-yeni-anayasaya-nasil-etki-eder/">MHP, Yeni anayasaya nasıl etki eder?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmhp-yeni-anayasaya-nasil-etki-eder%2F&amp;linkname=MHP%2C%20Yeni%20anayasaya%20nas%C4%B1l%20etki%20eder%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmhp-yeni-anayasaya-nasil-etki-eder%2F&amp;linkname=MHP%2C%20Yeni%20anayasaya%20nas%C4%B1l%20etki%20eder%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmhp-yeni-anayasaya-nasil-etki-eder%2F&amp;linkname=MHP%2C%20Yeni%20anayasaya%20nas%C4%B1l%20etki%20eder%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmhp-yeni-anayasaya-nasil-etki-eder%2F&amp;linkname=MHP%2C%20Yeni%20anayasaya%20nas%C4%B1l%20etki%20eder%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmhp-yeni-anayasaya-nasil-etki-eder%2F&#038;title=MHP%2C%20Yeni%20anayasaya%20nas%C4%B1l%20etki%20eder%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/mhp-yeni-anayasaya-nasil-etki-eder/" data-a2a-title="MHP, Yeni anayasaya nasıl etki eder?"></a></p><p>AKP iktidara geldiğinden beri yeni bir anayasa yapılması gerektiğinden bahsediyor. Kürt açılımı döneminde yüzlerce toplantı, konferans, sempozyum düzenlendi. Yüzlerce sivil toplum kuruluşu, örgütler, kurumlar anayasa taslağı hazırladı, hükümete sundu.</p>
<p>Ama bir türlü anayasa yapılamadı. Bütün bu çalışmalar AKP tek başına iktidar iken gerçekleşti. Yani MHP ile ittifak yapmadan önce.</p>
<p>Yeni anayasa neden yapılamadı? Çünkü, “Çözüm süreci” denilen Kürt Açılımı yani PKK ile yürütülen pazarlıklarda acil anayasa yapılması gerekiyordu. Toplumun bir ihtiyacından değil. Kürt açılımı Türkiye’yi bölünmeye götürecek bir süreçti ve yeni anayasa halkın önüne bütün hazırlıklar bitmesine rağmen getirilemedi. Çünkü Türkiye&#8217;yi federatif bir yapıya dönüştürmek istiyorlardı. PKK ile yapılan müzakerede, PKK özerk bir Kürdistan’ın altyapısını oluşturmak, ana dilde eğitim yapmak, anayasadan Türk kimliğini silmek için yeni bir anayasa yapımını çok istemişti.</p>
<p>Ortam müsait olmasına rağmen yapılamamıştı, çünkü, müzakereler sonunda üzerinde mutabakata varılan bir anayasanın Türk milletine nasıl sunulacağına karar verilemedi.</p>
<p>Şimdi yeniden bir “yeni anayasa” tartışması başladı. Peki, seçimden sonra Anayasa tartışmalarının yeniden başlaması ne anlama geliyor?</p>
<h2>Yeni Anayasa mı yoksullukla mücadele mi?</h2>
<p>Gerçekten Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var mı? Yoksa Türkiye&#8217;nin pahalılık, yoksulluk, yolsuzluk, iktidarsızlık gibi sorunlarını perdelemek için mi kullanılıyor?</p>
<p>Şimdi bu sorulara kısa dokunuşlar gerçekleştirelim.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin yeni bir anayasaya ihtiyacı yok. Çünkü yeni anayasanın hangi ihtiyaçlara binaen ortaya atıldığı ikna edici bir şekilde anlatılmıyor. AKP iktidara geldiğinden beri bir yeni anayasadan bahsediyor ama herhangi bir gelişme yok. İmkânı varken de yapmadı. Bu sebeple sürekli olarak gerçek sorunların tartışılmasını engellemek için yeni anayasa gündeme getiriliyor. Ayrıca, mevcut anayasanın uygulanmadığı, uyulmadığı bir sistemde yeni anayasanın gereksizliği bir başka sebeptir.</p>
<p>Yıllar içinde mevcut anayasa zaten bütünüyle değiştirildi. En son başkanlı sistemine geçişle birlikte neredeyse yeniden yazıldı. Anayasa büyük ölçüde bugünkü hükümet tarafından değiştirildi.</p>
<p>Genelde anayasalar bir devlet kurulurken veya rejim değişiklikleri sonucunda yazılır. Türkiye’de yeni bir devlet mi kuruluyor ki, yeni anayasa ihtiyaç hissediliyor?</p>
<p>Yeni anayasa hangi ihtiyacımızı giderecek? Hangi sorunlarımızı çözecek?</p>
<p>Yeni anayasa yapıldığında ekonomideki çöküş sona mı erecek? Yoksulluk bitecek, yolsuzluklarla mücadele başlayacak, işsizlik yok olacak, eğitimde eskisi gibi dünya sıralamalarında yukarılarda mı olacağız? PKK bitecek, Türkiye Almanya’nın kıskandığı süper bir devlet mi olacak?</p>
<p>Elbette cevap, koskocaman bir HAYIR!!</p>
<p>Esas amaç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden seçilmesini sağlayacak değişikliğe gitmek.</p>
<p>Hükümet ortağı Bahçeli ne demişti, hatırlayalım. “Yeni yüzyılın kurtarıcı lideri ol”… Mevcut anayasaya göre Erdoğan yeniden seçilemeyecek.</p>
<p>Oysa yeniden seçilmeli ki, yeni yüzyılda bizi kurtarsın.</p>
<p>*</p>
<p>Türkiye’de, tarihinde görülmediği kadar yoksulluk yaygınlaşmış, ekonomide durum bir kriz hâlinden öteye çökmüş, eğitimde dünya sıralamasının sonlarına kadar gerilemiş, yolsuzluk, rüşvet sıradanlaşmış, halkın yoksullaşması oranında devleti yönetenlerde lüks ve şatafat zirveye çıkmış, devletin madenleri, fabrikaları, stratejik tesisleri hep yabancılara satılmış, üreten Türkiye tüketen Türkiye’ye dönüşmüş, bütün bunlardan daha kötüsü ise ülkede 13 milyonu aşan sığınmacı-kaçak, Türkiye’yi, hükümetin gözetiminde, işgal etmiştir.</p>
<p>Yukarıda belirttiğim gibi, anayasa yapımı AKP’nin iktidara geldiğinden beri gündeminde var. Özellikle Kürt açılımı döneminde yoğun bir şekilde çalışmalar yapıldı. O kadar yoğun çalışıldı ki, “Bu yıl içinde mutlaka bitirmemiz lazım”, “Bahara bitirilmezse geç kalacağız” gibi aciliyet bildiren konuşmalar dahi yapıldı.</p>
<p>Sivil toplum örgütlerinden üniversitelere, devlet kurumlarından platformlara binlerce kişi yeni anayasa önerisinde bulunmuş, taslaklar hazırlamıştır. Ama bütün bunlara rağmen yeni bir anayasa yapılamamıştır. Bunun sebebi ise, anayasanın Türkiye’nin ihtiyacı değil de PKK ile yürütülen “Çözüm süreci” denilen Kürt açılımının anayasal temelini oluşturmak amacını taşımasıdır.</p>
<p>Kürtlere anayasal statü, ana dilinde eğitim, özerklik gibi tartışmalar ekseninde yürütülen anayasa çalışmaları halkın önüne getirilemedi. Çünkü, Türkiye’nin bölünme sürecini başlatacak bir projeyi halka anlatmakta başarılı olunamadı. Yani, Türkiye&#8217;nin bütünlüğü tehlikedeydi. Türkiye&#8217;nin bölünmesini izah edecek bir ortam yoktu. Bu şartlarda da başarı sağlanamadı.</p>
<p>Ayrıca, AKP tek başına iktidardır. Bugün FETÖ denilen cemaatten tarikatlara, liberalinden sosyalistine hepsinin de desteğini tam olarak almış bir iktidar vardır. Bu dönemde yeni bir anayasanın yapılamamasının üzerinde bugün derin bir şekilde düşünmek icap eder. Peki o zaman yapılamayan yeni bir anayasa bugün yapılabilir mi?</p>
<p>Elbette yapılabilir. Yeterli destek sağlanırsa yapılabilir. Peki bugün yapılacak yeni bir anayasa daha önceki yapım sürecindeki kaygılardan uzak mı? Yani Türkiye’nin bölünme sürecini başlatacak bir nitelik kazanabilir mi? Türk milletinin egemenlik statüsü yok edilebilir mi veya paylaşılabilir mi? Daha doğrusu bugünkü anayasa MHP ile yapılırsa daha önceki anayasa yapım çalışmasındaki Türk kimliği karşıtı ve bölünme üzerine kaygılarımız ortadan kalkar mı?</p>
<p>MHP&#8217;nin olduğu bir mecliste, Türk kimliğine olan vurgu biraz azaltılsa da yok edilemez. Bugün kendini inkâr eden bir MHP, en azından Türkiye’nin Türk karakterinin korunması, millî ve üniter yapısının devamını tehlikeye atacak bir girişime ortak olmaz diye düşünüyoruz. Bunu bırakın yapmayı, tartışmasına imkân vermesi dahi kendi tabanına izah edilmesi mümkün olmayan bir sıkıntı yaratır.</p>
<p>Fakat Bahçeli’nin TBMM’de DEM sıralarına giderek “ülke içinde barış için” el sıkması ve sonrasında da grup toplantısında terörist lider Öcalan’ın TBMM’de DEM grup toplantısında konuşması gerektiği yönündeki açıklamaları dikkat çekti. Bizim daha önce yazdığımız bir konuyu gündeme getirdi. MHP’nin otoriter bir parti niteliği taşıdığını, lidere irrasyonel bir bağlılığın söz konusu olduğunu vurgulamış ve tabanını ikna etmekte zorlanmayacağını belirtmiştik. Kaldı ki, partinin ihanet de dahil her türlü suçlamayı yaptığı AKP ile iş birliğine çok hızlı bir uyum sağlamıştır. Hatta taban bu uyumun ötesinde kraldan fazla kralcı kesilerek çökmüş AKP politikalarını bile canla başla sahiplenmiştir.</p>
<p>Anayasa kabul edilecek olursa, bu sefer farklı bir sorun ortaya çıkar. Türkiye otoriter ve totaliter bir yapının inşa edildiği bir siyasi rejime kayar. Tipik bir Ortadoğu devletine dönüşme riski yüksek olur. Demokratik yapı tasfiye edilir veya işlevsizleşirken denetleme mekanizması da yok edilir. Düşünce ve ifade özgürlüğü ortadan kalkar, tek sesli bir Türkiye’ye doğru hızla yol alırız. Bütün yetkiler tek bir kişinin kontrolüne verilir. Fiili durum hukukî bir hâle gelir.</p>
<p>Elbette bütün bunlar aslında anayasadan Türk kimliğini çıkarılması veya Türkiye&#8217;nin bölünmesi kadar tehlikeli sonuçlar doğurur. Çünkü bu ülke millî bir devlettir, millî devlet ise millet egemenliğine dayanır yani tek adama değil. Millî devlet hukukun üstünlüğü ve demokrasi üzerine kuruludur. Demokrasiyi yok ederseniz, millet egemenliğini, millet egemenliğini yok ederseniz millî devleti yok etmiş olursunuz. Bölünme için illaki terör örgütleri gerekmez.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/mhp-yeni-anayasaya-nasil-etki-eder/">MHP, Yeni anayasaya nasıl etki eder?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/mhp-yeni-anayasaya-nasil-etki-eder/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşleyen Tarihî Ayrıştırma Projesi</title>
		<link>https://millidusunce.com/isleyen-tarihi-ayristirma-projesi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/isleyen-tarihi-ayristirma-projesi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Oct 2024 18:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Arap]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Kurt]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48635</guid>

					<description><![CDATA[<p>Devletlerin koalisyonu tekelindedir. Devlet katılan unsurlar, egemenlik hakkından pay isteyemez. O hak kurucu gücün tekelindedir. Devlet ortaklık kaldırmaz... A. Yağmur Tunalı güncel bir meseleyi değerlendiriyor...</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/isleyen-tarihi-ayristirma-projesi/">İşleyen Tarihî Ayrıştırma Projesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fisleyen-tarihi-ayristirma-projesi%2F&amp;linkname=%C4%B0%C5%9Fleyen%20Tarih%C3%AE%20Ayr%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1rma%20Projesi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fisleyen-tarihi-ayristirma-projesi%2F&amp;linkname=%C4%B0%C5%9Fleyen%20Tarih%C3%AE%20Ayr%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1rma%20Projesi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fisleyen-tarihi-ayristirma-projesi%2F&amp;linkname=%C4%B0%C5%9Fleyen%20Tarih%C3%AE%20Ayr%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1rma%20Projesi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fisleyen-tarihi-ayristirma-projesi%2F&amp;linkname=%C4%B0%C5%9Fleyen%20Tarih%C3%AE%20Ayr%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1rma%20Projesi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fisleyen-tarihi-ayristirma-projesi%2F&#038;title=%C4%B0%C5%9Fleyen%20Tarih%C3%AE%20Ayr%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1rma%20Projesi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/isleyen-tarihi-ayristirma-projesi/" data-a2a-title="İşleyen Tarihî Ayrıştırma Projesi"></a></p><h1><em><strong>İşleyen Tarihî Ayrıştırma Projesi</strong></em></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yıllardır, <em><strong>“Kürt meselesi”</strong> </em>diyenlerin kastını iyi anlamak lazımdır. Ne manaya geldiğini düşünmeyerek onlara katılanların olması gayet normal. Çünkü Türk medyasında, siyasetinde yıllardır bir dil ve propaganda geliştirilerek devam ettiriliyor. Onlara alanlar sonuna kadar açıldı. Biz gerekenleri yapamadık. Ne zaman ağzını açsa bu kavram ve türevleriyle konuşanlar, belli bir plan çerçevesinde hareket<br />
ediyorlar. Kesin şekilde bölücüdürler. Bir unsurun ezildiğini iddia ederek kurucu iradeye ve Türklüğe saldırıyorlar. İftira ediyor ve düşmanlık yaratıyorlar. Ezmenin, hak yemenin ne demek olduğunu bilenler dünyaya bakarak bir kıyaslama yapmalıdırlar. Hadi dünü bırakalım, bugün modern Batı’da hâkim milletin egemenlik hakkına sataşan ve paylaşmaya kalkan bir ideolojik topluluğu yaşatmazlar. Fransa’da, İspanya’da, İngiltere’de, Almanya’da farklı etnisiteler asla ortaklık iddiasında bulunamazlar.<em><strong> “Biz sizden farklıyız, o halde şu egemenlik </strong></em><em><strong>haklarımız olacak”</strong> </em>diyemezler. Vatandaş olarak elbette eşittirler. Her türlü hakları vardır.</p>
<h2><em><strong>Bizde  Eşitlik Yetmiyor</strong></em></h2>
<p>Bu dili kullanarak konuşmak istemem ama geldiğimiz yerde anlatmak için mecburuz: Türkiye’de Kürt kardeşlerimizin,<em><strong> -hepimiz gibi-</strong> </em>vatandaş olarak her türlü hakları vardır. Hatta imtiyazlıdırlar. Bir bir saymayayım: Orta Anadolu’da kaçak elektrik kullanan vatandaşın başına kanunen ne gelecekse gelir. Belli bölgelerde bu neredeyse suç değildir. Bunları yıllardır yaşayınca benim aklıma Osmanlı Türkiyesinin son asırları gelir. Önemli benzerlikler vardır. O zaman da ayrılıkçıların sırtları sıvazlanmış ve uslanacakları, ayrımcılıktan vazgeçecekleri düşünülmüştür. Tam da şimdiki yaşadıklarımız gibidir. Yakın tarihin o dönemini, nasıl ülkeler<br />
kaybettiğimizi iyi bilmek lazımdır. Hıristiyan topluluklar, bir bir ayaklandılar. Onlar bizden kopunca Türk olmayan Müslüman topluluklar<br />
da aynı yolu izlediler. Ağır bedeller ödedik. Ne yaptıksa onları ayrılmaktan vazgeçiremedik. Araplar böyledir. Arnavutlar böyledir.</p>
<h2><em><strong>“Karanlıkta Uyanan Biri&#8221;</strong></em></h2>
<p>Bu, Yahya Kemal’in döne döne okunacak yazılarından biridir. 1921 yılında yazılmış. Tam da bu konuyu anlatır: <strong><em>“Üsküp halkı Belediye Reisini, Vâlî Hâfiz Mehmed Paşa&#8217;yı istememek dâiyesiyle bir ihtilâl </em></strong><strong><em>çıkarmış, Midhat Paşa&#8217;nın ihtilâlci hocalarından İdris Hoca&#8217;nın peşine takılarak Sultan Murad Camiine </em></strong><strong><em>kapatmıştı; Yıldız bu ihtilâlden ürkmüş, Üsküp&#8217;ü Arnavutluk&#8217;un merkezî sandığı için, — sonraları </em></strong><strong><em>sadrâzam olan — Hakkı Bey&#8217;i, Mahmud Esad Efendi’yi ve daha bir kaç Babıâli siyasisini heyet hâlinde </em></strong><strong><em>göndermişti. Hakkı Bey Üsküp&#8217;e gelmiş, padişah namına, eşrafı davet etmiş, nasihate koyulmuş; lâkin </em></strong><strong><em>dikkat etmiş ki, bu eşraf Türkçe konuşuyor da Arnavutça bilmiyor, isyanda çizmeden yukarıya </em></strong><strong><em>çıkmıyor; Üsküplülerin Arnavut olmadıklarının farkına varmış ve derhâl hiddetlenmiş:Biz de sizi</em></strong><br />
<strong><em>Arnavut zannediyorduk, çıkınız buradan!,, diye kovmuş.”</em></strong></p>
<p>Türk olunca böyle oluyor. Kurucu unsuru zorluyor ve ikinci plana iter görünüyorsunuz. Her türlü fedâkârlık onlara düşüyor. Hatırlatayım, <em><strong>“Osmanlı’da Türk’ün itibarı yoktu”</strong></em> denerek verilen örnekler de tam bunun gibidir. Bilmek ve anlamak lazımdır. Yahya Kemal’in sonraki cümleleri üzerinde ayrıca düşünmek lazım. Ayrılık fikri yerleşince ne kadar uğraşsanız da kâr etmeyebiliyor. Üstad şöyle diyor : “<strong><em>Üsküplüler Arnavut olmadıklarına yanıyorlardı; </em></strong><strong><em>Avusturya gibi bazı devletler Üsküp&#8217;ü Arnavut görmek ve göstermekte menfaattardılar; zaten biz de </em></strong><strong><em>öyle biliyorduk. Her büyük şehrimizde olduğu gibi burada da leylî(yatılı) ve nehârî(gündüzlü), bir îdâdî </em></strong><strong><em>mektebi(Ortaokul) vardı. Bu mektepte Arnavutlar, Karadağlılar meccânî(parasız) tahsîl görürlerdi. Bir </em></strong><strong><em>Türk&#8217;ün ücretle bile yerleşmesi güç olurdu. Arnavutlar, bugünkü felâketlerini hazırlayan o Kanunî </em></strong><strong><em>devrinde Üsküplülere, kendilerinin tortusu bir unsur nazariyle bakarlardı. Arnavutluk&#8217;un ikbâli gitgide</em></strong><br />
<strong><em>Arnavut milliyet nazariyesini doğurdu: yeni Arnavut elifbası, siyah kartallı bayrak, büyük Arnavut </em></strong><strong><em>devletinin hudutları alttan alta fikirlere yerleşiyordu. Bu heves yalnız Arnavutları değil, Kosova&#8217;da beş </em></strong><strong><em>asırdan beri yerleşmiş fâtih Türklerin çocuklarını da sardı.”</em></strong><em>(Yahya Kemal Beyatlı, Çocukluğum,</em><em>Gençliğim, Edebî ve Siyâsî Hâtıralarım, 47.-48. Sayfalar)</em></p>
<h2><strong>Kaçınılmaz Sonuç</strong></h2>
<p>Sonunda, Müslüman toplulukların hemen hepsi gibi Arnavutlar da ayrı devlet oldular. Osmanlı topraklarından 26 devlet çıktı. Yüzyıl sonra hepsinin durumu bugün bellidir. Yalnız Kürt vatandaşlarımız ayrılığı kabul edecek kadar ikna edilemediler. Bugün onu başarmaya çalışıyorlar. Bir temel meseleyi tekrar etmenin yeridir: Devletin kurucusu Türkler, yüz yıl önce istiklal mücadelesi vermek zorunda kalınca Türkiye’nin yanında yer alan ana vatana bağlı Arnavutlar da, Araplar da, Kürtler de oldu. Tarihte bütün ordular bu manada koalisyondur. Devletlerin koalisyonu dışında savaşlara katılan unsurlar, egemenlik hakkından pay isteyemez. O hak kurucu gücün tekelindedir.<br />
Devlet ortaklık kaldırmaz. Yoksa çok başlılık, kargaşa ve nihayet ayrılık olur. Tabii, dün de bugün de her vatandaş Türk vatanının sahibidir. Kimse kimsenin etnik yapısına bakmaz. <strong><em>“Bakmazdı”</em> </strong>demem lazım. Çünkü yıllardır işlenen bahsettiğim iddia birliği dinamitledi. İslamcı<br />
görünenlerin Türklük antipatisi bölücülere sonsuz alan açtı. Hâlbuki hepsi birinci sınıf vatandaştırlar. Ülkenin en yüksek makamlarına geldiler. Çoğu şerefleriyle hizmet ettiler. O halde şimdi istenen başka şeydir. Ülkeyi milyonlara açmanın da yeni etnik dinamitler yerleştirme amacını taşıdığ<strong><em>ı “Kör gözlere </em></strong><strong><em>ayandır”. </em></strong>Bunları bilelim ve<strong><em> “Karanlıkta uyanmayalım”</em> </strong>demek için devam edeceğim.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/isleyen-tarihi-ayristirma-projesi/">İşleyen Tarihî Ayrıştırma Projesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/isleyen-tarihi-ayristirma-projesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
