<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dağlık Karabağ arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/daglik-karabag/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/daglik-karabag/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 Mar 2022 06:28:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Azerbaycanlı kahraman savaşçı, İngiliz sinemacılarının odağında</title>
		<link>https://millidusunce.com/azerbaycanli-kahraman-savasci-ingiliz-sinemacilarinin-odaginda/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/azerbaycanli-kahraman-savasci-ingiliz-sinemacilarinin-odaginda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kâmil Engin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2022 18:30:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel film]]></category>
		<category><![CDATA[Dağlık Karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[Karabağ Savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=38283</guid>

					<description><![CDATA[<p>1992 yılında Azerbaycan ve Ermenistan arasında çıkan Birinci Karabağ Savaşının kayıp esirlerinden Natık Kasımov'un hayatı, İngiliz sinemacıları tarafından filme alındı. “Oğul” (The Son) isimli belgesel film için 28 Şubat günü başkent Bakü’de tanıtım programı düzenlendi.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/azerbaycanli-kahraman-savasci-ingiliz-sinemacilarinin-odaginda/">Azerbaycanlı kahraman savaşçı, İngiliz sinemacılarının odağında</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fazerbaycanli-kahraman-savasci-ingiliz-sinemacilarinin-odaginda%2F&amp;linkname=Azerbaycanl%C4%B1%20kahraman%20sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1%2C%20%C4%B0ngiliz%20sinemac%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1n%20oda%C4%9F%C4%B1nda" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fazerbaycanli-kahraman-savasci-ingiliz-sinemacilarinin-odaginda%2F&amp;linkname=Azerbaycanl%C4%B1%20kahraman%20sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1%2C%20%C4%B0ngiliz%20sinemac%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1n%20oda%C4%9F%C4%B1nda" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fazerbaycanli-kahraman-savasci-ingiliz-sinemacilarinin-odaginda%2F&amp;linkname=Azerbaycanl%C4%B1%20kahraman%20sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1%2C%20%C4%B0ngiliz%20sinemac%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1n%20oda%C4%9F%C4%B1nda" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fazerbaycanli-kahraman-savasci-ingiliz-sinemacilarinin-odaginda%2F&amp;linkname=Azerbaycanl%C4%B1%20kahraman%20sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1%2C%20%C4%B0ngiliz%20sinemac%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1n%20oda%C4%9F%C4%B1nda" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fazerbaycanli-kahraman-savasci-ingiliz-sinemacilarinin-odaginda%2F&#038;title=Azerbaycanl%C4%B1%20kahraman%20sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1%2C%20%C4%B0ngiliz%20sinemac%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1n%20oda%C4%9F%C4%B1nda" data-a2a-url="https://millidusunce.com/azerbaycanli-kahraman-savasci-ingiliz-sinemacilarinin-odaginda/" data-a2a-title="Azerbaycanlı kahraman savaşçı, İngiliz sinemacılarının odağında"></a></p><div id="attachment_38288" style="width: 1210px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-38288" class="wp-image-38288 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/03/The-Son-2021.jpeg" alt="" width="1200" height="628" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/03/The-Son-2021.jpeg 1200w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/03/The-Son-2021-300x157.jpeg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/03/The-Son-2021-1024x536.jpeg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/03/The-Son-2021-768x402.jpeg 768w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /><p id="caption-attachment-38288" class="wp-caption-text">Filmin afişi.</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Birinci Karabağ Savaşının sembol isimlerinden Natık Kasımov’un hayatını ve esir alınmasını konu alan filmin tanıtım etkinliğine yapım ekibiyle birlikte Natık Kasımov’un ailesi de katıldı.</p>
<p>Filmin senaryo yazarı ve yönetmeni Karan Singh, Ermeni-Azerbaycan ihtilâfını aşarak dünya çapında bir hikâye haline gelen Natık Kasımov&#8217;un âkıbetinin ne olduğunu ve ortadan kaybolmasından kimlerin sorumlu tutulabileceğini öğrenmek için üç yıl boyunca bilgi ve belge topladı. Bu araştırma çalışmasıyla aynı zamanda Azerbaycan, İtalya, Büyük Britanya, Rusya ve Ermenistan&#8217;da savaşın tanıklarıyla röportajlar yaptı.</p>
<p>Görüntü yönetmenliğini Simon Stanford&#8217;un üstlendiği 46 dakikalık belgesel filmde, yaşanan gerçeklerin canlandırılması için Azerbaycan oyuncularından da yararlanıldı.</p>
<p>&#8220;Oğul&#8221; (The Son) filmi, dünya prömiyerini 2021 Temmuz ayında Washington DC&#8217;de dünya çapındaki sivil ve insan hakları ihlâllerini vurgulamak için düzenlenen Whistleblower Film Festivali&#8217;nde gerçekleştirdi. Daha sonra 2-18 Kasım 2021 tarihleri ​​arasında ABD&#8217;nin Fargo şehrinde düzenlenen V. Kuzey Dakota İnsan Hakları Film Festivali&#8217;nin resmî seçkisinde gösterildi.</p>
<p>Natık Kasımov</p>
<p>2 Ocak 1971&#8217;de Gedebey ili Küçük Karamuradlı köyünde dünyaya geldi. Ailesi ile birlikte Mingeçiver şehrine göç etti. Okulu bitirdikten sonra bir süre çilingirlik yaptı, ardından sinema salonunda teknisyen olarak çalıştı. Rusya&#8217;nın Krasnoyarsk şehrinde askerlik hizmetini tamamlayan Natık Kasımov, 1991 yılında terhis oldu. Ancak kısa süre sonra Karabağ&#8217;da Ermeni işgali başlayınca gönüllü olarak vatan savunmasına katıldı. Görevlendirildiği &#8220;Karabağ Şahinleri&#8221; birliğinde Ağdam-Hankendi yönünde çatışmalara katıldı. 26 Şubat 1992 tarihinde yaşanan Hocalı katliamı onun hayatında dönüm noktası oldu. Hocalı katliamından sonra ailesine yazdığı mektupların birinde şu ifadeler yer alıyordu: &#8220;Karabağ&#8217;da halkımızın yok edildiği, anne ve kız kardeşlerimizin namusunun ayaklar altına alındığı bir zamanda ben evde rahat oturamam.&#8221;</p>
<p>Natık Kasımov bir çatışma sırasında yedi arkadaşıyla birlikte sığındığı bir Alban kilisesi harabesinde üç arkadaşının şehit olması ve diğer üçünden haber alamaması üzerine tek başına kaldı. Beş gün boyunca elindeki mühimmat ve silahlarla Ermeni kuvvetlerine direndi. Ermeniler, onu Hocalı&#8217;dan rehin alınan 22 kişiyi öldürmekle tehdit edince silahını bırakıp teslim oldu. Ancak son ana kadar elindeki Azerbaycan bayrağını düşmana vermedi.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-38290" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/03/Natiq_Qasimov.jpg" alt="" width="604" height="457" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/03/Natiq_Qasimov.jpg 604w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/03/Natiq_Qasimov-300x227.jpg 300w" sizes="(max-width: 604px) 100vw, 604px" /></p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-medium_large wp-image-38293" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/03/Natik-Kasimov-esirligi-768x432.jpg" alt="" width="768" height="432" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/03/Natik-Kasimov-esirligi-768x432.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/03/Natik-Kasimov-esirligi-300x169.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/03/Natik-Kasimov-esirligi.jpg 800w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<p>Açlık ve susuzluktan yorgun düşen Natık Kasımov, Ermeni subayları tarafından derdest edilerek esir alındı. Bu sırada orada bulunan bir Rus gazetecisi, elindeki bayrakla ve esir düşmesine rağmen mağrur duruşuyla Natık Kasımov&#8217;un fotoğrafını çekti. Silahlı Ermeni askerleri eşliğinde ülkesinin bayrağını taşıyan Kasımov&#8217;un fotoğrafı, Rusya&#8217;da Ogonyok dergisinin 1992 yılı Nisan ayına ait sayısında yayımlandı.</p>
<p>Gence&#8217;de yaşayan ve o günden sonra Natık Kasımov&#8217;dan haber alamayan ailesi ise, otuz sene geçmesine rağmen onun hâlâ sağ olduğuna ve bir gün geri döneceğine inanıyor.</p>
<p>&#8220;Oğul&#8221; filminde, Kasımov&#8217;un son fotoğrafının çekilmesine tanıklık eden İtalyan savaş muhabiri Enriko Sarsini ile yapılan röportaj da yer alıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak: https://aki.az/az%c9%99rbaycanli-q%c9%99hr%c9%99man-britaniya-kinematoqrafcilarinin-fokusunda/</p>
<p>https://apa.az/az/medeniyyet-siyaseti/herbi-esir-natiq-qasimovdan-behs-eden-britaniya-filminin-teqdimati-olacaq-688406</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/azerbaycanli-kahraman-savasci-ingiliz-sinemacilarinin-odaginda/">Azerbaycanlı kahraman savaşçı, İngiliz sinemacılarının odağında</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/azerbaycanli-kahraman-savasci-ingiliz-sinemacilarinin-odaginda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevinç’in günlüğü</title>
		<link>https://millidusunce.com/sevincin-gunlugu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/sevincin-gunlugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Okur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Feb 2022 16:45:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Dağlık Karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni vahşeti]]></category>
		<category><![CDATA[hocalı]]></category>
		<category><![CDATA[Hocalı Katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Hocalı Soykırımı]]></category>
		<category><![CDATA[Sevinj]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=37844&#038;preview=true&#038;preview_id=37844</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir derdi anlatmanın bin bir türlü yolu var. Sanat da bunun en etkili yollarından biri. Tabi etiketler denizinde boğulmadan, sosyal medyanın gücünü sanatla birleştirebiliyorsanız, elinizde sesinizi duyurabileceğiniz mükemmel bir megafon var diyebiliriz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sevincin-gunlugu/">Sevinç’in günlüğü</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsevincin-gunlugu%2F&amp;linkname=Sevin%C3%A7%E2%80%99in%20g%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsevincin-gunlugu%2F&amp;linkname=Sevin%C3%A7%E2%80%99in%20g%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsevincin-gunlugu%2F&amp;linkname=Sevin%C3%A7%E2%80%99in%20g%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsevincin-gunlugu%2F&amp;linkname=Sevin%C3%A7%E2%80%99in%20g%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsevincin-gunlugu%2F&#038;title=Sevin%C3%A7%E2%80%99in%20g%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC" data-a2a-url="https://millidusunce.com/sevincin-gunlugu/" data-a2a-title="Sevinç’in günlüğü"></a></p><p>Bir önceki yazımda sanatın ve sosyal medyanın gücünden bahsetmiştim. Bu yazıda da destekleyici bir olay aktarmak istedim.</p>
<p>Sosyal medya eğlence amacıyla kullanıldığı gibi büyük oranda algıları yönetmek, taraftar toplamak, bağış toplamak hatta adalet aramak için bile kullanılabiliyor. Şöyle ki toplum vicdanını yaralayan bir olay oldu diyelim. Twitter’da gündem haline geliyor ve sonrasında ne hikmetse adli makamlarca alınan karar geri çekiliyor. Bu mekanizmanın böyle işlediğine o kadar inanılıyor ki, karar istendiği gibi çıkmazsa insanlar birbirini yeterince tweet atmadıkları için suçlayabiliyor. Bu kadar insan adaleti burada aradığına göre belki de mekanizma böyle işliyordur kim bilir!</p>
<p>Derdi olan derdini, mektuplarla birbirine ya da gazete gibi basılı yayın organlarına iletmek yerine sosyal medya ile kamuoyuna anlatıyor. Dinleyen, anlayan, okuyan olsun olmasın, bir şekilde içimizi bu mecralara döküyoruz. Kimimiz mutluluğunu, kimimiz mutsuzluğunu… Savunduğumuz fikri, tuttuğumuz takımı ya da partiyi(genelde oy verdiğimiz partimizi de takımımız gibi tutarız ya), sevdiğimiz filmi, sevdiğimiz sanatçıları bu mecralardan takip edebiliyoruz. Eskiden ulaşılması güç olan her şey artık bir tık uzağımızda. Düşünsenize filmerini izleyip hayranlık duyduğunuz Cüneyt Arkın’ı sokakta görme ihtimalimiz çok çok düşükken, sosyal medyada selamınıza içten bir cevap alma ihtimaliniz bir o kadar yüksek.</p>
<p>Bir başka örnek: sıradan bir insanı ilginç bir davranışıyla bir anda meşhur edip metrelerce yukarıya çıkarabileceğimiz gibi gözümüzde zirveye çıkardığımız bir insanı, herhangi bir hatasından dolayı ufacık bir klavye hareketi ile metrelerce aşağıya yuvarlayabiliyoruz.</p>
<p>Böyle garip, böyle güçlü bir ortam sosyal medya. Zemin hayli kaygan, ayakta durmak zor ama iyi kullanılırsa amaca giden yolda etkin bir araç da olabiliyor.</p>
<p>Bu uzun  girizgahı sosyal medyanın gücünü örneklendirmek için yaptım. Artık sadede gelme vakti. Bugün size Sevinç’in Günlüğü’nden bahsedeceğim. Kimdir bu Sevinç diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Anlatayım efendim.</p>
<h2>Hocalılı kardeşimiz Sevinç</h2>
<p>Sevinç İnstagramda açılmış bir hesap. Hesabın ismi aslında Sevinç değil Sevincj. Sahibi 9 yaşında ay yüzlü, sevimli bir Azerbaycan Türkü kardeşimiz. Ben hesapla, Twitter’da gezinirken “ayy şu tatlılığa bakın, yerim onu” mealinde bir takdimle tesadüfen tanıştım. Kısacık bir bölümünü orada izlediğimde küçük kızın samimiyeti ve sevimliliği gerçekten benim de hoşuma gitti ve ilgimi videonun kaynağına doğru çekti. Bağlantıları takip edip hesaba ulaştım. Profilin başında “Hocalı Soykırımı kurbanlarına atfolunur” yazıyor. Hem Azerbaycan lehçesinde hem de İngilizce. Dokuz yaşında neşeli bir çocuktan böyle bir ithaf beklemek biraz tuhaf geliyor ilk bakışta. Merakım iyice arttı. Sonra paylaşımları taramaya başladım. Sevinç’in ilk paylaşımı kendini tanıttığı fotoğrafı. Ama dikkat! Tarih 29.01.1992. Fotoğrafının altında şu mesaj var: “Selam benim adım Sevinç’tir. 9 yaşındayım. Hocalı’da yaşıyorum.”</p>
<p>Bizlerin aklına Hocalı deyince acıdan başka bir şey gelmez. O yüzden profildeki güler yüzlü çocuk içimde bir burukluğa yol açıyor. Merakla devam ediyorum profilde gezinmeye. 30 Ocak 1992 tarihli paylaşımda Sevinç bu kez Hikmet babasını ve Elmira Nenesi’ni bizlere tanıtıyor. 31.01.1992’de 7 yaşındaki dostu Asif’i tanıyoruz. Ve 01.02.1992’de ilk video paylaşılıyor. İşte şimdi olay aydınlanmaya başlıyor. Videonun başında “1992 yılında Hocalı’da küçük bir kızın İnstagram hesabı olsaydı” yazısıyla birlikte birazdan izleyeceklerimizin bir kolajı yer alıyor. Bu haliyle vizyona yeni girmiş bir filmin tanıtımını andırıyor. Etkileyici bir fragman.</p>
<p>Tarih 02.02.1992. Sevinç vlog çekip bizlere günlük yaşantısını anlatmaya karar verdiğini anlatıyor. “Selam dostlar, benim adım Sevinç’tir.”&#8230; Sevinç, adına yaraşır şekilde sevinçle yaşadığı yeri ve aile üyelerini tanıtıyor. Babasının yanına geldiğinde çocukça bir coşkuyla onu da görüntüye yansıtıyor. Bu esnada arka planda bir patlama sesi duyuluyor. Babanın yüzündeki endişeyi ve korkuyu anlayabiliyoruz. Ama Sevinç’in yüzündeki gülümseme bozulmuyor. Sevinç bunun bir kutlama fişeği olduğu düşünüyor! Kendisini uzaklaştıran babasının sözüne uyup giderken şöyle söylüyor: “Babam bana söz verdi. Benim de ad günümde fişek patlatacak.”</p>
<p>Her gün paylaşılan videolarda, Hocalı’daki yaşamın gitgide nasıl bozulduğu, insanların tedirginliği, çocuklarını hem fiziken hem de psikolojik açıdan korumak için başvurdukları yolları görüyoruz. Ama hep arka planda. Mesela Sevinç ve Asif neden her gün patates yemek zorunda olduklarını sorguladıklarında Baba tüm kederini gizleyerek, patatesin bol vitamin barındırdığı için bol bol yiyenin kolay kolay hastalanmayacağını anlatıyor. Başka bir videoda Sevinç evdeki eşyaları tanıtırken, telefonun, televizyonun ve radyonun uzun süredir çalışmadığından dem vuruyor.</p>
<p>Olayı anladığımda kurguya ve küçük kızın yeteneğine şapka çıkardım. Bu profil “<a href="https://justiceforkhojaly.org/content/khojaly-tragedy-instagram-page-9-year-old-sevinj" target="_blank" rel="noopener">Hocalı için adalet Kampanyası</a>”nın soykırıma dikkat çekmek için hazırladığı bir proje imiş. Hazırlayanlar, daha önce Naziler tarafından katledilen Yahudilerin anısına yapılan bir projeyi örnek almış.  Orada da Eva adlı bir kızın günlüğü var. Sevinç&#8217;in günlüğü de bunun bir uyarlaması. Fikir orijinal olmasa da etkileyici ve çok anlamlı.</p>
<p>Hocalı katliamını hep acı dolu fotoğraf, belge ve belgesellerle biliriz. Ama bir kısım bunları görmez, duymaz, zahmet çekip okumaz, izlemez. Bir araç lastiği markasının marka ismini açık açık kullanmadan klipli bir şarkı ile yaptığı reklamın etkinliğini belki hatırlarsınız. “<a href="https://www.instagram.com/sevinj.stories/?utm_medium=copy_link" target="_blank" rel="noopener">Sevinç’in hikayeleri</a>” de böyle bir çalışma olmuş. Bu bakımdan herkesin kolayca ulaşabileceği, en ilgisizin bile “ay ne şeker şey” diye paylaşabileceği ve kısa bir sürede viral olabilecek bir yol seçilmesi akıllıca.</p>
<p>Bir derdi anlatmanın bin bir türlü yolu var. Yazının başında da söylediğim gibi sanat bunun en etkili yollarından biri. Tabi bir de bir <a href="https://millidusunce.com/gercegi-gormek-ya-da-kafayi-kuma-gommek/" target="_blank" rel="noopener">önceki yazımda</a> belirttiğim etiketler denizinde boğulmadan, sosyal medyanın gücünü sanatla birleştirebiliyorsanız; elinizde sesinizi duyurabileceğiniz mükemmel bir megafon var diyebiliriz.(Şerh düşüyorum, muhatabın kafayı kumdan çıkaracağından şüpheliyim.)</p>
<p>İşte Hocalı’da Sevinç’in günleri böyle geçip gidiyor. Ne zamana kadar? Muhtemelen Hocalı’nın “sevinci’nin” söndüğü, 613 kişinin katledildiği o meşum 26 Şubat gününe kadar. Sonunu bildiğimizden bizim için bu bölümleri izlemek ızdıraplı olacak ama umalım ki kampanya amacına ulaşsın, Hocalı’nın sesi dünya kamuoyunda duyulsun.</p>
<p>Hocalı’da katledilen insanlarımızın aziz ruhlarına saygıyla…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sevincin-gunlugu/">Sevinç’in günlüğü</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/sevincin-gunlugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
