<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dolar arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/dolar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/dolar/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 Sep 2023 16:18:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Dövizi ve fiyatları kim yükseltiyor?</title>
		<link>https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[döviz]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[EURO]]></category>
		<category><![CDATA[iskender öksüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=45175&#038;preview=true&#038;preview_id=45175</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Sebep-sonuç yok” demek, aslında bilim yok demektir. Öyle ya. Aynı başlangıç şartları bazen şöyle, bazen böyle sonuç veriyorsa neyin bilimini yapacağız? </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/">Dövizi ve fiyatları kim yükseltiyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&amp;linkname=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&amp;linkname=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&amp;linkname=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&amp;linkname=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&#038;title=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/" data-a2a-title="Dövizi ve fiyatları kim yükseltiyor?"></a></p><p>Son zamanlarda Cübbeli modasına uyan türlü serpuşlu birileri YouTube’da fetvalar veriyor, İslam adına nutuklar atıyor. Eh haklarıdır. Sosyal medyayı kullanmasınlar mı? Bunlardan biri, geçende “Pahalılığı yapan Allah’tır, doları yükselten Allah’tır!” diye haykırıyordu. Herhâlde bir takım insanı da ikna ediyordur. Çünkü sırtında cübbe, kafasında sarık vardı.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biri televizyona çıkıp, ”Bugün sokağa çıkmayın!” dese, hani söyleyen meteoroloji uzmanı bile olsa muhtemelen havaya bakıp çıkarsınız. Ama üstünde askerî üniforma olan biri söylerse itaat etme ihtimaliniz daha yüksektir. Ben bu sonuncusundan birkaç tane gördüm ve yaşadım&#8230; Tıpkı bunun gibi ben bir video yapıp “Doları Allah yükseltiyor, pahalılığı Allah yapıyor!” dersem kimse ciddiye almaz. Belki beni AKP’li bir militan sanırlar, o kadar. Ama sırtıma cübbe, kafama sarık sarıp çıkarsam durum değişir. Bu bir ruhban otoritesidir ve İslam’da yoktur, dense de Müslümanlar arasında maalesef bol bol vardır. Kıyafet devriminin haklı olabileceğini biraz hissediyor musunuz?</span></p>
<h2>Peki biz ne yapalım?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">El hak. Doları da domatesi de Allah yükseltiyor. Yağmuru da o yağdırıyor, kuraklığı da o yapıyor… İyi de bizim yapabileceğimiz şeyler yok mu? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konu “Hür irade var mıdır?”, “Sebep-sonuç diye bir şey var mıdır?”, “Determinizm var mıdır?” gibi ezeli sorulara gider. İçinden çıkmak kolay değildir. Yine bizim dünyamızda verilen “İrade-i külliye- irade-i cüziye” cevabı güçlü bir cevaptır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sorular yalnız dinde sorulmaz. Felsefede de bilim felsefesinde de sorulur. Bilimle dini rekabet hâlinde görenler, “Determinizm yıkılmıştır!” gibi cartist cevapları çok severler. (Cartizm için bakınız: </span><span style="font-weight: 400;">  </span><span style="font-weight: 400;"> )</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gazi Üniversitesi Nöropsikiyatri Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi, her yıl Nörofelsefe veya Nöropsikiyatri başlığı altında, tıpla felsefenin sınırlarında sempozyumlar düzenlerdi. 2006 sempozyumunun başlığı “Biyolojiden Felsefeye Akıl Sorunu” idi. Ben de davetli konuşmacıydım. “Kuantum Teorisi ve Felsefe” başlıklı bir konuşma yapmıştım. Konuşma metnini Gazi Tıp Dergisi 17 (3) 2006 s. 122-126’da bulabilirsiniz. (Dergi internette de var.)</span></p>
<h2>Üç evren</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok küçük kâinatın fiziği Kuantum Fiziği, çok büyük kâinatın fiziği ise Özel ve Genel İzafiyet Teorileridir. Bu ikisi ve elementer tanecikler üstündeki çalışmalar fiziğin bugünkü uç beylikleridir. Biz, kendi boyumuzdaki, yani uzunlukların metre, ağırlıkların gram mertebesinde olduğu evrene alışığız. Bu anlattığım uç beyliklerine giderseniz çok şaşırtıcı gerçeklerle karşılaşıyorsunuz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bahsettiğim konuşmada, şu iki şiiri vermiştim: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birincisi Alexander Pope’un (1688-1744) Tevrat’ın Tekvin bölümüne naziresiydi:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Doğayı gizliyordu karanlık gece,</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Tanrı “Newton olsun!” dedi</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Aydınlandı bilmece</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sir John Collings Squire (1884- 1952), nazireye nazire yazdı:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Ama bu uzun sürmedi, şeytan kükredi “Ko,</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Einstein olsun!” ve geri geldi statüko.</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hissim o ki Squire, bu mısraları modern kuantum teorisinin doğduğu 1925 yılından önce yazdı. Yoksa o tarihte olanlarla şeytanın ağzının açık kaldığını bilirdi. </span></p>
<h2>Sebep &#8211; sonuç var mı yok mu?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Cübbeden, sarıktan, doların ve fiyatların Allah tarafından yükseltildiğinden buralara nasıl geldik? Sebep-sonuç, determinizm, meselelerinden. Sebep şu: Kuantum teorisinde, teorinin kurucu babalarından Heisenberg’in adıyla anılan bir “muayyeniyetsizlik ilkesi” vardır. Öztürkçe yapacağız diye “belirsizlik ilkesi” diyorlar ama muayyeniyetsizlikle belirsizlik aynı şeyler değil. İngilizce aslı, indeterminacy. Buna da nedenselliksizlik mi diyeceğiz acaba? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Neyse, Kuantum kanunlarının evreninde, yani elektronların, atomların kâinatında bizim kâinatımızdaki gibi bir belirlilik, bir muayyeniyet yok. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte, bazı din düşünürleri fizikteki bu kavramın üstüne atlıyor ve “Oh olsun. İşte sebep-sonuç yok.” diyor. “Sebep-sonuç yok” demek, aslında bilim yok demektir. Öyle ya. Aynı başlangıç şartları bazen şöyle, bazen böyle sonuç veriyorsa neyin bilimini yapacağız? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Düşünün, faizleri yükseltince dolar çıkabilir de düşebilir de… Sayın Nebati gelirse düşer, Sayın Şimşek gelince yükseliverir. Belki de tersi olur. Determinizm yoksa her şey olabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Böyle bırakmayacağım. Devamı var…</span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/">Dövizi ve fiyatları kim yükseltiyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çığlık atmaya devam! </title>
		<link>https://millidusunce.com/ciglik-atmaya-devam/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ciglik-atmaya-devam/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Aug 2023 17:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[EURO]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=44553&#038;preview=true&#038;preview_id=44553</guid>

					<description><![CDATA[<p>2018’de yedi kat fazla prim ödediğim SSK emeklisinin yaklaşık 2,5 katı maaş alıyormuşum. Ya şimdi! İki katı bile değil! Bir kez daha içim yandı. Bu içimin yanması işin ekonomik yönüne değil. Göz göre göre yapılan haksızlığa! </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ciglik-atmaya-devam/">Çığlık atmaya devam! </a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fciglik-atmaya-devam%2F&amp;linkname=%C3%87%C4%B1%C4%9Fl%C4%B1k%20atmaya%20devam%21%C2%A0" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fciglik-atmaya-devam%2F&amp;linkname=%C3%87%C4%B1%C4%9Fl%C4%B1k%20atmaya%20devam%21%C2%A0" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fciglik-atmaya-devam%2F&amp;linkname=%C3%87%C4%B1%C4%9Fl%C4%B1k%20atmaya%20devam%21%C2%A0" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fciglik-atmaya-devam%2F&amp;linkname=%C3%87%C4%B1%C4%9Fl%C4%B1k%20atmaya%20devam%21%C2%A0" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fciglik-atmaya-devam%2F&#038;title=%C3%87%C4%B1%C4%9Fl%C4%B1k%20atmaya%20devam%21%C2%A0" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ciglik-atmaya-devam/" data-a2a-title="Çığlık atmaya devam! "></a></p><p><span data-contrast="auto">Sabah sabah Emekli Öğretmen aradı. “Hayırdır?” dedim telefonu açar açmaz. “Yine iç sesim mi aradı? Aradıysa bile bu defa boşuna aramış. Ne bilgisayar başındayım ne de yazma hazırlıkları yapıyorum. Hep beni mi gıcık edecek? Bir de seni gıcık etsin.” diye çemkirdim resmen. “Yoo! Geçen hafta sesi olmayanlara ses olup çığlıkları duyurduğun için teşekkür etmek istedim.” cevabını alınca da yerin dibine geçtim tabii. Kem küm edip “Görevim, ne demek?” gibi kelimeleri sıraladım. Neyse beni daha fazla ezmedi. “Bir e-posta daha gönderdim. Lütfen, </span><i>‘çığlıkları duyur’</i><span data-contrast="auto">maya devam et!” dedi ve telefonu kapadı. Hemen bilgisayarın başına geçip e-postamı açtım. İşte o çığlıklar…</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">***</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Geçen hafta sana gönderdiğim iletide 5625 TL dul maaşı alan bir öğrencimden ve 13000 TL alan bir meslektaşımdan söz etmiştim. Sen </span><a href="https://millidusunce.com/bu-cigliklari-duyur/" target="_blank" rel="noopener"><i>“Bu çığlıkları duyur!”</i></a><span data-contrast="auto"> başlığıyla bunlara köşende yer verdin ya, onlar adına çok sevindim ama tüm emekliler adına bir kez daha kahroldum. Sanki içeriği yeni görmüş gibi defalarca okudum. Tam başka bir yazıya geçeceğim. Bu defa da benim iç sesim kafasını uzattı: </span><i><span data-contrast="auto">“Sen kendi hâline de baksana!”</span></i><span data-contrast="auto"> </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Bu iç sesin müdahalesi çok gıcık bir şeymiş meğerse! Seni o zaman anladım. </span><i><span data-contrast="auto">“Ne varmış hâlimde? Benim eşim de emekli öğretmen, hem çok şükür ben özel sektörde çalıştım, kardeş gibi olduğumuz ortaklarımızla çok güzel işler yaptık. 2011 yılında da baktık memleketin durumu kötüye gidiyor. Emekliye ayrılıp çekildik köşelerimize… O dönemdeki yatırımlarımızın da katkısıyla gül gibi geçinip gidiyoruz çok şükür!”</span></i><span data-contrast="auto"> diye bastım fırçayı. </span><i><span data-contrast="auto">“Tabii, tabii!”</span></i><span data-contrast="auto"> dedi iç sesim. “Daha geçen gün eşinle konuşuyordun. ‘İlk defa aylık bütçeyi dengelemekte güçlük çekmeye başladık. Dikkat edelim.’ diye. Neyse ben onu söylemiyorum. Söylediğim şu: </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Sayın Cumhurbaşkanı’mız 20 Haziran 2018’de &#8216;Bu kardeşinize yetkiyi verin!&#8217; demişti ya! İşte o tarihte sen kaç TL emekli maaşı alıyordun; eşin kaç TL emekli maaşı alıyordu? Bir de şimdi aldığınız en son maaşlara bak, ondan sonra konuşalım seninle.” dedi ve gitti.</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Vardır bir bildiği dedim ve araştırmaya başladım. Eşiminkini internet bankacılığından buldum. Uygulamadan benim maaş aldığım banka verilerini üç yıl geriye kadar görebiliyorsunuz. Ben de bankadaki müşteri temsilcimi aradım. Anında cevabı bulup mesaj olarak gönderdi. Ben, SSK emeklisi olarak 1. Derece devlet memuru emeklisi olan eşimden 538 TL 63 kuruş fazla alıyormuşum. </span><i><span data-contrast="auto">“Tabii ya!”</span></i><span data-contrast="auto"> dedim kendi kendime. </span><i><span data-contrast="auto">“Emekliliğimizde rahat edelim diye tam on sekiz yıl emekliliğe yönelik sosyal güvenlik primini, asgari ücretlilerin ödediği primin tam yedi katı olarak ödedik. Sağ olsun devletimiz bu fedakârlığımızı görmüş.” </span></i><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Bu defa bankacılık uygulamalarından bu temmuzdaki maaşlarımıza baktım. Gözlerim fal taşı gibi açıldı. Bir yanlışlık var mı diye bir daha baktım. Eşimin maaşı benimkinden tam 1464 TL 32 kuruş fazlaydı. </span><i><span data-contrast="auto">“Nasıl yani?”</span></i><span data-contrast="auto"> diye isyan ettim. Sonra </span><i><span data-contrast="auto">“Nasılı falan yok, işte gerçek bu! Verdik yetkiyi, gördük…” </span></i><span data-contrast="auto">diye durumu kabullenmeye çalışıyordum ki iç sesim bir daha konuştu: “O zaman en düşük SSK emekli maaşı ile günümüz SSK emekli maaşlarının senin maaşınla karşılaştırmasını yap bakalım ama sakın günümüz devlet memurlarının en düşüğüyle karşılaştırma, canın çok sıkılır. Söylemedi deme!” </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Hemen yaptım. 2018’de yedi kat fazla prim ödediğim SSK emeklisinin yaklaşık 2,5 katı maaş alıyormuşum. Ya şimdi! İki katı bile değil! Bir kez daha içim yandı. Bu içimin yanması işin ekonomik yönüne değil. Göz göre göre yapılan haksızlığa! Pardon, göz göre göre değil, tam da kapalı kapılar ardında yapılan bir haksızlık! Şeffaflık nostaljik bir kavram oldu artık. Kim bilir kaç milyon SSK emeklisini mağdur etmiş bir gelişme bu. </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Gerçi “2018’de yetkiyi verdikten sonra sadece SSK emeklileri mi mağdur oldu?” derseniz cevabı bulmak çok kolay. Bu dönemden sonra ister döviz isterse herhangi bir emtia, istediğinizi araştırın. Her şey koşmuş gitmiş. Mesela dolar Merkez Bankası kuruyla 30 Temmuz 2018’de sadece 4 TL 89 kuruşken 2023, 31 Temmuz’unda 26 TL 98 kuruş. Yani 27 TL’den iki kuruş eksik. Neredeyse 5,5 katı değer kazanmış. </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Peki, basit bir soruya ne dersiniz: </span><i><span data-contrast="auto">Bu beş yılda hanginizin maaşı ya da geliri beş kat artı?</span></i><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1,&quot;335559685&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559737&quot;:0,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<h2><b><span data-contrast="auto">Şahlanış</span></b><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></h2>
<p><span data-contrast="auto">Sayın Cumhurbaşkanı’mız, 2018’den sonra tam dört defa (2020, 2021, 2022, 2023) </span><i><span data-contrast="auto">“<a href="https://www.instagram.com/reel/CuskEYCOEcF/?igshid=NjFiZTE0ZDQ0ZQ%3D%3D" target="_blank" rel="noopener">Şahlanış</a>”</span></i><span data-contrast="auto"> demiş ama o günden bu yana sadece fiyatlar şahlanmış.</span><span data-contrast="auto"> </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Şimdi gelelim % 100 katıldığım tespitlere: Beş defa değiştirilen maliye bakanlarının sonuncusu görev değişimi sırasında </span><b><span data-contrast="auto">“</span></b><i><span data-contrast="auto">Rasyonel</span></i><span data-contrast="auto">(akla uygun)</span> <i><span data-contrast="auto">bir zemine dönme dışında seçenek kalmamıştır.</span></i><span data-contrast="auto">” dedi mi dedi. İlk basın toplantısında Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan&#8217;a, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın</span> <i><span data-contrast="auto">&#8220;Faiz sebep, enflasyon sonuç&#8221; </span></i><span data-contrast="auto">sözü soruldu.</span> <i><span data-contrast="auto">&#8220;Bu tezi nasıl değerlendiriyorsunuz?&#8221; </span></i><span data-contrast="auto">sorusuna yanıt vermek istemeyen Erkan, </span><i><span data-contrast="auto">&#8220;Merkez Bankası Başkanı olarak benden hiçbir zaman siyasi yorum duyamayacaksınız.&#8221;</span></i><span data-contrast="auto"> dedi mi dedi.</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Eee biz daha ne diyelim? Çığlık atmaya devam!</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ciglik-atmaya-devam/">Çığlık atmaya devam! </a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ciglik-atmaya-devam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ucuzluk</title>
		<link>https://millidusunce.com/ucuzluk/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ucuzluk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Okur]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Sep 2022 14:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[akaryakıt]]></category>
		<category><![CDATA[ali ağaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[EURO]]></category>
		<category><![CDATA[motorin]]></category>
		<category><![CDATA[pahalılık]]></category>
		<category><![CDATA[Şadiye Okur]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>
		<category><![CDATA[trafik kazası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=40555&#038;preview=true&#038;preview_id=40555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zengin ve fakir arasındaki uçurumun giderek derinleştiği, üstümüzde tepinenlerin yatlara katlara doymadığı, orta direğin ortasından kırıldığı bir dönemdeyiz. Hepimizin alım gücü kredi kartımızın limiti kadar, ödemelerimiz ise maaşımızın katbekat üstünde. Her gün gelecekten yiyoruz sözün kısası.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ucuzluk/">Ucuzluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzluk%2F&amp;linkname=Ucuzluk" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzluk%2F&amp;linkname=Ucuzluk" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzluk%2F&amp;linkname=Ucuzluk" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzluk%2F&amp;linkname=Ucuzluk" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzluk%2F&#038;title=Ucuzluk" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ucuzluk/" data-a2a-title="Ucuzluk"></a></p><p>Soframızda son durum şöyle:</p>
<p>200 g ekmek 4 TL, gramajı düşürülmek suretiyle gizli zam yapılan simit 4 TL, 1 L süt 19 TL. 450 g peynirin 50 TL’den başlayıp 80 TL’ye doğru pervasızca açılan fiyat aralığı için ayrı bir analiz yapmak şart. Hadi ucundan bir giriş yapalım. İneğin yediği yemden başlarsak; yemin üretilmesindeki gübre, ilaç, su, işçilik ve mazot giderleri; hayvancının elinden fabrikaya gelene kadarki nakliye masrafları; fabrikada üretilirken tüketilen enerji masrafı, işçilik maliyeti; fabrikadan son tüketiciye ulaştırılırkenki nakliye masrafı… Hepsini düşününce fiyatların bu kadar yükselmesi şaşırtmıyor! Fakat yine de markette avucunuzun içine sığabilecek kadar küçük, 4 kişilik bir ailenin en fazla 2 günlük kahvaltısına yetecek kadar peyniri 77 TL fiyatıyla görünce derinden iç çekmemek ve kahrolmamak mümkün değil. (Yazıyı kaleme aldığım şu sıralarda benzinin litre fiyatı: 19,23 TL, motorin 25,17 TL. 7 Eylül Çarşamba’dan itibaren de motorine 77 kuruş daha <a href="https://www.ntv.com.tr/ntvpara/benzin-ve-motorin-2022-guncel-fiyatlari-6-eylul2022-akaryakit-fiyatlari,tZk68D94QEa6hJiZ9-tyjA">zam gelecek</a>! Yayımlandığı tarihte ve saatte her şeyin fiyatı yeniden güncellenebilir(!))</p>
<p>Peynirin fiyatına neden bu kadar takılıyorum dersiniz? Her şeyin üretiminde çok ve çeşitli emek var ama peynir şu sıra gözüme pek batıyor. Zorlu yolları aşıp market raflarına ulaşan peynir hemen hemen hepimizin güne başlama öğününde var. En basit kahvaltılığımız peynir, zeytin, ekmek ve çay. Hepsinin hesabını yapıp iştah kaçırmaya gerek yok. Hepimiz soframızın maliyetini az çok biliyoruz da bazılarımız başımızdakilerin “Bir lokma, bir hırka…” nasihatini dikkatle dinleyip etraflarındakilere dalga geçer gibi öğüt bile verebiliyor. “Çıkar telefonunu!” modası geçmiş olacak ki artık açım diyene “Kilo almazsın ne güzel!”; “Yarım litre su 5 TL olmuş!” diye isyan edene, “İşte çeşme, neyine yetmiyor?”; “Hayat çok pahalı, evden dışarı çıkamıyoruz!” diyenlere kendisine nasihat edenlerin, vatandaşın vergisi ile cebinden 5 kuruş para ödemeden, şehir şehir gezdiklerine aldırmadan “Kır dizini otur evinde!” diye karşılık veriyor.</p>
<p>Her güne yeni bir zam haberiyle başladığımız ve her gün daha ne kadar böyle gidecek dediğimiz zamanlardan geçiyoruz. Çocukluğumdan beri hep aynı cümle başı kulaklarımda çınlar: “içinden geçtiğimiz zorlu süreçte…”. Düşünüyorum da çok güzel zamanlarımız da olmuştu “<em>içinden geçtiğimiz zorlu süreçler”e(!)</em> rağmen. Yıllardır bu zorlu süreçlerin içinden geçip daha zorlu süreçlere girdiğimizi görünce, demek ki daha en kötüsünü yaşamamışız diyorum. E hâliyle hepimiz gibi “İçinden geçtiğimiz zorlu süreçler” ne zaman bitecek, o güzel günler ne zaman gelecek diye sormadan da edemiyorum.</p>
<h2>Peynir pahalı ya hayatımız?</h2>
<p>Ucuz olan bir şey yok mu? Olmaz mı azizim var tabi ki. Peynirin fiyatına şaşkınlığımı gizleyemeyip şarküteri görevlisine sorunca “Abla 55 liraya da var istersen ama tadını beğenir misin bilmem” cevabını aldım. “Ne de olsa her şeye alışıyoruz ona da alışırız, önce beğenmeye beğenmeye yeriz sonra vazgeçilmezimiz olur.” diyemedim tabi.</p>
<p>Ya hayatlarımız? O da çok ucuz. Ölümlerden ölüm beğen, çoktan seçmeli bir sınav gibi. İnsan hayatının bizim coğrafyada ucuz hatta değersiz olduğunu mesleğe ilk başladığım yıllarda bir restoran sahibinden duyduğum o cümleyle ilk defa fark ettim. Restoranda yemek yerken yanımızda bulunan iş müfettişi, restoranın bir kısmının yenilenmesinde çalışan inşaat işçisinin güvensiz çalıştığını görünce, yetkilisini mesleki refleksle uyarma ihtiyacı duymuş, karşılığında şu cevabı almıştı: “Bu ölürse başkası gelir, bunlardan çok var dert etmeyin efendim!”. Müfettişin mesleki refleksi işvereni uyarmaya yetmişti fakat -sanıyorum mesai saatinde olmadığından- işi düzeltmeye yetmemişti.</p>
<h2>Fakirliğe övgü</h2>
<p>Zengin ve fakir arasındaki uçurumun giderek derinleştiği, üstümüzde tepinenlerin yatlara katlara doymadığı, orta direğin ortasından kırıldığı bir dönemdeyiz. Hepimizin alım gücü kredi kartımızın limiti kadar, ödemelerimiz ise maaşımızın katbekat üstünde. Her gün gelecekten yiyoruz sözün kısası.</p>
<p>Hâlimiz böyleyken en çok acı vereni de sosyal adaleti savunan dinimizin temsilcisi olduğunu iddia edenler ve bunu her fırsatta gözümüze sokmaya çalışanlar. “Bir lokma, bir hırka” felsefesini överken kendilerinin lüks ve şatafat içinde yaşaması. Bu konuda birkaç sitemi kendime hak görüyorum. Yüzümüze karşı fakirliği övenler, bizlere her şeyin en kötüsünü layık görüp her şeyin en güzelini kendisine saklayanlar, kendilerine kurdukları yalan, talan ve riya düzeninde her türlü pisliği yapanlar kadar; kendini bu muameleye layık gören milletime de kızgınım. Nefes almayı, günde üç öğün yemek yemeyi, televizyon izlemeyi ve dedikodu yapmayı yaşamak diye kabul edenlere; mahkûm edildiği bu bayağılığı sineye çekenlere de kızgınım.</p>
<p>Çok kıymetli bir hocam, bir sohbet esnasında fakirliğin devlet televizyonunda nasıl övüldüğü ile ilgili TRT Belgesel ’de yayınlanan programlardan örnek vermişti. O zamana kadar bu belgesellere hiç o gözle bakmamıştım. Düşününce hak vermemek mümkün değil. Programlar bilinçli olarak bizden daha az gelişmiş ülkelerdeki zor hayat şartlarını gösterir cinsten. Sanki “Halinize şükredin, bakın dünyada neler var neler.” der gibi.</p>
<h2>Biz ne yaşıyoruz ya da biz yaşıyor muyuz?</h2>
<p>Yaşam kalitemiz gitgide düşüyor. Hayatlarımızın her alanında bir kalitesizlik, bir değersizlik var. Yazıyı okuduktan sonra söyle bir beş dakikanızı düşünmeye ayırırsanız bunu rahatça görebilirsiniz.</p>
<p>Konuya bir örnek olsun, yükselen emlak fiyatlarını bir yana bırakıp hayatımızı geçirdiğimiz evlerimizin yapısına bakalım.  “Nohut oda bakla sofa olsun da bizim olsun.” diyerek ömürlerimizi tükettiğimiz o evler, bir depremde ya da bir selde yerle bir olabilir. Ne hazindir ki evi inşa edenin demiri nereden çektiğini, kumu nereden aldığını da malzemeden çalıp çalmadığını da anca evler yıkılınca sorarız. Bu evler inşa edilirken bunu soracak merci biz değiliz elbet ama demek ki bir yerlerde bir şeyler zamanında sorulmamış, birileri görevini yapmamış ki yıkıntıların karşısında bizler sorarız soruları. Sorarız sormasına da muhatabı çıkıp “<a href="https://www.yenicaggazetesi.com.tr/ali-agaoglundan-korkunc-itiraf-istanbuldaki-evlerin-coguna-insaat-malzemesi-satmisti-312693h.htm">Demiri hurdadan çektik</a>, kumu denizden aldık.&#8221; diye televizyona çıkıp bas bas bağırsa ne yazar. Dedik ya hayatımız ucuz diye. Bu kişiye her yerde ihaleler verip kendi ellerimizle onu büyük bir inşaat kralı bile yapabiliriz. Binalar yıkılınca yetkililerimiz tüm yetkilerini donanıp yıkıntıların üzerine çıkar, arama kurtarma çalışmalarını nasıl başarı ile yürüttüklerini ballandıra ballandıra anlatırlar.</p>
<p>Konuşacak çok konu var ama konuşmanın faydası yok. Beni bu yazıyı yazmaya bir günde üç farklı şehirde yaşanan ve medyanın “katliam gibi kaza”, “…’da can pazarı” gibi klişe manşetlerle duyurduğu haberlerin acısı soğumadan bir sonraki hafta yaşanan 5 kişinin hayatını kaybettiği elim kazalar sevk etti. Hayat dediğin pamuk ipliğine bağlı ama bizim buralarda pamuk ipliği ezelden incecikmiş. En ufak rüzgârda kopup bizi dünyadan ayırabiliyor.</p>
<p>Bizim cephede durumlar böyle. Ekonomik sıkıntılar, hayat pahalılığı, siyasi gerilimler vs. vs. derken hayatlarımız çürüyüp gidiyor. Tüm bunları düşününce evet diyorum kendi kendime: yaşamak gerçekten pahalı ama canımız da bir hayli ucuz!</p>
<p>Sahi biz ne yaşıyoruz ya da biz yaşıyor muyuz?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ucuzluk/">Ucuzluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ucuzluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ucuz şekeri toplayan fırsatçılar</title>
		<link>https://millidusunce.com/ucuz-sekeri-toplayan-firsatcilar/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ucuz-sekeri-toplayan-firsatcilar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Sep 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[türkşeker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=40499&#038;preview=true&#038;preview_id=40499</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomi diye, piyasa diye, bizim irademiz ve kararnamemiz dışında bir gerçeklik var mı, yok mu? Ekonomi diye bir bilime inanıyor muyuz? Sahi bu bir inanç işi mi? Bolluk, kıtlık ve fiyat için de nas var mı?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ucuz-sekeri-toplayan-firsatcilar/">Ucuz şekeri toplayan fırsatçılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuz-sekeri-toplayan-firsatcilar%2F&amp;linkname=Ucuz%20%C5%9Fekeri%20toplayan%20f%C4%B1rsat%C3%A7%C4%B1lar" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuz-sekeri-toplayan-firsatcilar%2F&amp;linkname=Ucuz%20%C5%9Fekeri%20toplayan%20f%C4%B1rsat%C3%A7%C4%B1lar" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuz-sekeri-toplayan-firsatcilar%2F&amp;linkname=Ucuz%20%C5%9Fekeri%20toplayan%20f%C4%B1rsat%C3%A7%C4%B1lar" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuz-sekeri-toplayan-firsatcilar%2F&amp;linkname=Ucuz%20%C5%9Fekeri%20toplayan%20f%C4%B1rsat%C3%A7%C4%B1lar" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuz-sekeri-toplayan-firsatcilar%2F&#038;title=Ucuz%20%C5%9Fekeri%20toplayan%20f%C4%B1rsat%C3%A7%C4%B1lar" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ucuz-sekeri-toplayan-firsatcilar/" data-a2a-title="Ucuz şekeri toplayan fırsatçılar"></a></p><p>Ekonomi diye bir bilim var mı, yok mu?</p>
<p>Mesela ben diktatör olsam ve “Yarın bütün etiketler yarıya inecek, dolar da!” diye bir ferman çıkarsam bu çalışır mı? Yoksa bilim bilim dedikleri nesne, edepsizlik edip buyruğuma direnir mi?</p>
<p>“Yarın bütün etiketler yarıya inecek!” diye buyruk çıkarsam ne olur biliyor musunuz? Birden bire marketlerden bakkallara bütün mallar raflardan kaybolur. Döviz de&#8230; Sonra bazı adamlar sokakta size yaklaşıp, “Uygun fiyata Dolar var.” veya “Domates ister misin?” diye fısıldar.</p>
<h2><strong>“Dolar var mı, dolar?”</strong></h2>
<p>1969 Polonya seyahatimde daha havaalanından taksiye bindiğimde taksicinin tarzancayla ilk sorduğu soru, “Dolar var mı?” idi. Şimdi rakamları hatırlamıyorum ama Polonya’nın millî parası Zloti’nin o yıllarda, resmi kurla piyasadaki değeri arasındaki fark, 1’e 100 gibiydi. Beni Viyana’dan Varşova’ya götürecek LOT uçağına binmeden önce, oradaki banka şubesinden biraz Zloti almıştım. Hani ev sahibim Polonya Bilimler Akademisi ile bağlantı kurana kadar bir günlük param olsun bari diyerek. Meğer aldığım miktar, bir profesörün bir aylık maaşı civarındaymış; çünkü ben resmî kurdan değil, Viyana’daki bankadan alıyordum.</p>
<p>Adını bir türlü hatırlayamadığım bir ekonomist, Nobel konuşmasında mealen şöyle demişti: “Biz ekonomistler pek çok şeyi bilmiyoruz ama bir malı piyasadan yok etmeyi veya anormal bollaştırmayı kesin biliriz.” Yok etmek için piyasa fiyatının altında narh koymayı, bollaştırmak için de piyasanın üstünde destekleme alımı yapmayı anlatmıştı.</p>
<p>Çok sevdiğim gerçek bir hikâyedir: Plajda kola satan adam, depozitolu boş şişelerin bir türlü geri dönmediğini görür. Diyelim ki depozito, şişe başına 1 TL’dir. Belli ki insanlar 1 TL için güneşin altında şişeleri büfeye taşımaya üşenmektedir. Büfeci depozitoyu 10 TL’ye çıkarır. Bir şişe kolanın satış fiyatı civarına. O akşam sonuç karşısında ağzı açık kalır. Bir kasa kola sattığı halde üç kasa boş şişe gelmiştir! Yeni depozitoyu duyan mahallenin çocukları, bakkaldan kola almış, afiyetle içmiş, boş şişeyi plajdaki büfeye götürüp kolalarını bedavaya getirmişler! Bu piyasanın üstünde fiyat verip bollaştırmaya örnek.</p>
<h2><strong>“Şeker var mı, şeker?”</strong></h2>
<p>1969 Varşova’sında taksicinin “Dolar var mı?” sorusu da piyasanın altında narh kesilenin ortadan kaybolmasına örnektir. Ama daha âlâsı geçen hafta oldu. Bizim gazetedeki haber şöyleydi: <em>CHP&#8217;li Levent Gök, TÜRKŞEKER’in zincir marketlere verdiği ucuz şekerin bazı kişilerce toplanarak imalatçılara satıldığı iddiasını Meclis gündemine taşıdı. Gök, önergesinde “2022 Ocak ayında TÜRKŞEKER&#8217;in zincir marketlere uygun fiyata verdiği ucuz şekerin marketlere ulaştığını haber alan kişilerin 15 dakika gibi kısa süreler içerisinde uygun fiyatlı bütün ürünleri satın aldığı öğrenilmiş, ucuz fiyattan kilo bazında toplanan şekerin çuvallara konularak imalatçılara satıldığı anlaşılmıştır” dedi. </em></p>
<p>Önerge şöyle devam ediyor: “<em>Ucuz şekerin anında tükenmesi sebebiyle yurttaşlarımız ucuz şekere erişemeyerek pahalı ürünleri almak zorunda kalmakta, şeker fiyatlarının düşürülmesine yönelik hamle, yurttaşlarımızın faydasına herhangi bir getiri sağlamamaktadır. Halkımızın refahı için halkımızın vergileri kullanılarak sağlanan imkânların bir grup fırsatçı tarafından suiistimal edilmesine ivedilikle son verilmesi beklenmektedir.”</em></p>
<p>Fırsatçılar demek ki satacakları yeri biliyorlarmış. Buna gelişmiş, sağlıklı piyasa diyoruz. Yoksa bir taksi şoförü size, “Ucuz şeker var, alır mısın?” diye fısıldayabilirdi.</p>
<p>Önlem ne olabilir? “Kişi başına ancak yarım kilo şeker alabilirsiniz.” diye bir buyruk çıkar. Ve marketlerin önünde şeker kuyrukları oluşur. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği nostaljisi. Veya Halk Ekmek.</p>
<h2><strong>Buğdayımızdan fazla un üretmiştik!</strong></h2>
<p>Rahmetli Ecevit, iktidarında, halka ucuz ekmek vermeleri için ekmek fırınlarına, piyasa fiyatının altında un sağlamaya kalkmıştı. Hükümet fırınlara verilen unu, halkın vergisiyle sübvanse ediliyordu. O yıl, Türkiye’de un imalatının buğday rekoltesinin çok üstünde olduğu görüldü. Çünkü ekmek fırınları bol bol un alıp ihtiyaç fazlasını “bazı fırsatçılara” satıyor, sonra bu un, un fabrikalarına gidiyor ve tekrar sübvanse edilip fırına dönüyordu. Para basan devri daim makinesi!</p>
<p>Fırsatçı, spekülatör, stokçu, karaborsacı&#8230; Nasıl söverseniz sövün, bunlar ekonominin kurallarını yerine getiren aracılardır- teknik deyimle “ajanlardır” ama hemen sevinmesinler-  buradaki ajan iş gören demektir, casus değil.  Bakınız, CHP’li Gök’ün anlattığı şeker hikâyesinde her şey on beş dakikada olup bitmiş. Demek ki etkin bir piyasa var! Siz piyasanın altında narh koyarsanız böyle olur. Üstünde fiyat verirseniz, kasa kasa boş şişeniz olur.</p>
<p>Bütün mesele: Ekonomi diye, piyasa diye, bizim irademiz ve kararnamemiz dışında bir gerçeklik var mı, yok mu? Ekonomi diye bir bilime inanıyor muyuz? Sahi bu bir inanç işi mi? Bolluk, kıtlık ve fiyat için de nas var mı?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ucuz-sekeri-toplayan-firsatcilar/">Ucuz şekeri toplayan fırsatçılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ucuz-sekeri-toplayan-firsatcilar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kötü insan iyi insanı kovar</title>
		<link>https://millidusunce.com/kotu-insan-iyi-insani-kovar/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kotu-insan-iyi-insani-kovar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2022 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[AB]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Altın]]></category>
		<category><![CDATA[beyin göçü]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[EURO]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[ırak]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[petrol]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=39029&#038;preview=true&#038;preview_id=39029</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bizim insan sermayesi politikamız yok diyorlar. Bal gibi var. Biz kaliteli insanı, eğitimli insanı iten, kalitesiz ve eğitimsiz insanı kayıran bir insan sermayesi politikası izliyoruz. Biz, okumuş insandan tırsıyoruz. Okumamışın, câhilin cehaletine güveniyoruz ve ona dayanıyoruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kotu-insan-iyi-insani-kovar/">Kötü insan iyi insanı kovar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkotu-insan-iyi-insani-kovar%2F&amp;linkname=K%C3%B6t%C3%BC%20insan%20iyi%20insan%C4%B1%20kovar" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkotu-insan-iyi-insani-kovar%2F&amp;linkname=K%C3%B6t%C3%BC%20insan%20iyi%20insan%C4%B1%20kovar" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkotu-insan-iyi-insani-kovar%2F&amp;linkname=K%C3%B6t%C3%BC%20insan%20iyi%20insan%C4%B1%20kovar" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkotu-insan-iyi-insani-kovar%2F&amp;linkname=K%C3%B6t%C3%BC%20insan%20iyi%20insan%C4%B1%20kovar" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkotu-insan-iyi-insani-kovar%2F&#038;title=K%C3%B6t%C3%BC%20insan%20iyi%20insan%C4%B1%20kovar" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kotu-insan-iyi-insani-kovar/" data-a2a-title="Kötü insan iyi insanı kovar"></a></p><p>Geçen yazımda, her şey pahalılaşmıyor, biz fakirleşiyoruz demiştim. Her şey pahalılaşmıyor, biz ucuzluyoruz, insanlarımız ucuzluyor.</p>
<p>Bir ülke ucuzlarsa ne olur? Yabancılar bakar, ülkede satın alıp kullanabilecekleri neler var? Hani konvertibl paralar vardır ya. Doları, euroyu, sterlini, Japon yenini her yerde kullanabilir, her paraya çevirebilirsiniz. Teorik olarak TL de öyledir ya… İşte tıpkı paralar gibi ülkelerin de konvertibl değerleri vardır. Bunlar ucuzlayınca, dışarıdakiler onları satın alır. Bizde böyle ne var? Fiyatları komik seviyelere düşmüş şirketler, işletmeler… Araziler ve o araziler üstünde yükselmiş binalar. Bunlar satın alınır. Borsamız bu sebeple yükseliyor. Bu sebeptendir ki evlerimiz, binalarımız artık Türklerin alabilecekleri seviyelerin çok üstüne çıktı. Fakat bu saydıklarımın olumsuz yönleri de var. Bunlar hep Türkiye içinde, toprağımıza çakılı taşınmazlar. Yabancı bunları alsa da arabasının bagajına koyup götüremez değil mi? Veya tıra yükleyip… O yüzden ucuz olmaya ucuzlar ama tam anlamıyla konvertibl değiller.</p>
<p>Peki, hangi değerimiz menkul, yani nakledilebilir, yani taşınabilir? Petrolümüz yok şükür, boru hattıyla, tankerle alıp götürsünler. Olsaydı, ABD çoktan Irak’taki gibi bize de demokrasi getirirdi. Petrol olmadığından demokrasi getirmeyi ağırdan alıyor ama vaz geçmiyor. Irak’ı üçe, Rusya’nın da işe katılmasıyla Suriye’yi de birkaç parçaya böldü. Bizde de bölme işleri yürüyor ama ağırdan yürüyor.</p>
<h2><strong>Gidenler gider, kalanları tutuklarız</strong></h2>
<p>Fakattt… Öyle bir sermayemiz var ki hem taşınabilir hem de yüzde yüz konvertibl: İnsan. İşte bu sermayemiz de ucuzladı. Uzmanlığından, beyninde taşıdığı bilgi ve becerisinden, deneyiminden yararlanabileceğiniz Türk insanı çok ucuz. Eğer özellikli doktorumuz, mühendisimiz, bilim adamımız burada 1.000 dolar, orada 10.000 dolar alıyorsa, gider. Zeki ve becerikli gencimize dışarısı kucak açarken o, burada aşağılanıyor, fikrini söylediğinde hırpalanıyor, hapis baskısı altında yaşıyorsa… Gider. Siz her diplomayı eşdeğer, kâğıt üstündeki her unvanı birbirinin aynı sanıyor ve öyle davranıyorsanız; hatta mülakattaki başarı meslekteki başarıdan üstündür ahlaksızlığına sıkı sıkı sarılmışsanız, yani siz kötü idareciyseniz ve özde kötü insansanız, gider. Tıpkı “Kötü para, iyi parayı kovar” diyen Gresham kanunundaki gibi, kötü insan, kötü yönetici de iyi insanı, değerli insanı kovar. Hatta üstüne üstlük, onun gidişinden mutlu olur; bıraktığı boşluğa “bizden” adamları yerleştirir. (22-28 Nisan tarihli Oksijen gazetesinde Bekir Ağırdır’ın yazısına da bir göz atın.) İyiler gider, siz ikinci, üçüncü kaliteyle idare edersiniz. Hayırlı olsun.</p>
<h2><strong>İnsan sermayesi politikamız</strong></h2>
<p>AB ile yaptığımız, sığınmacı kaçakların geri kabul anlaşmasını hatırlıyor musunuz? AB ülkeleri, yakaladıkları kaçakları Türkiye’ye iade edecek, Türkiye de bunları “geri kabul” edecekti. Ancak kaçakların yakalandığı AB ülkesi, bize verdiği kaçaklar kadar sığınmacıyı, mesleklerine, becerilerine göre seçip alacaktı. İnsanları atığa, çöpe benzetmek doğru değil ama, teşbihte hata olmaz, bu mekanizma bana Avrupa’nın çöplerini bize yıkmasını hatırlattı.</p>
<p>Ve biz bu aşağılayıcı anlaşmayı, Türkiye’ye hakaret eden anlaşmayı imzaladık! Çünkü bu, bizim insan sermayesi politikamıza bire bir uygundu.</p>
<h2><strong>Okumuşsa tehlikelidir</strong></h2>
<p>Bizim insan sermayesi politikamız yok diyorlar. Bal gibi var. Biz kaliteli insanı, eğitimli insanı iten, kalitesiz ve eğitimsiz insanı kayıran bir insan sermayesi politikası izliyoruz. Biz, okumuş insandan tırsıyoruz. Okumamışın, câhilin cehaletine güveniyoruz ve ona dayanıyoruz. İşte bu, bizim insan sermayesi politikamız. Kamuoyu araştırmalarına bakınız. Seçmenin parti tercihi ile eğitim seviyesini sorgulayan araştırmalara… Ne görüyorsunuz? Eğitim seviyesi ile iktidara destek ters orantılı! Eğitim seviyesi yükseldikçe muhalefetin şansı artıyor.</p>
<h2><strong>Ucuzlayanı satın alırlar</strong></h2>
<p>İnsan ucuzlayınca onu bir başka tarzda kullanmak da kolaylaşıyor. En kalitelileri, en iyi ve en zekileri Türkiye’den çekip almak bir yol. Fakat bir başka yol daha var. O kadar donanımlı olmayanlara da Türkiye içinde kendi millî çıkarlarınıza uygun işler yaptırabilirsiniz. Stiftungların, GONGO’ların, Foundationların piyasası genişleyebildiği kadar genişler…</p>
<p>Bu arada GONGO’nun ne olduğunu bilmeyenlere açıklayayım: Hükümetlerce Organize Edilen Hükümet Dışı Kuruluşlar. Yani hükümetin, hatta gerekirse ordunun emrinde sivil toplum kuruluşları! Yanlış anlaşılmasın, buradaki “hükümet” ve “ordu”, bizim hükümet ve ordu değildir.</p>
<p>Bunların Türkiye’de, döviz cinsinden harcadıkları miktarı arttırmadan arttırdıkları faaliyetleri hakkında yeni bilgiler var… Fakat bu yazı bitti.</p>
<p>Özetle: Ucuzlayanı satın alırlar.</p>
<p>Nedense son cümleyi yazdıktan sonra aklıma geldi. Bizim insan hakları takipçilerinin şu iki konuda bir yorumu oldu da ben mi kaçırdım: 1) Çin zulmünden kaçan Uygurları’ı Çin’e iade eden ülkeler arasında birinci sırada yer almamız- <a href="https://www.karar.com/dunya-haberleri/utanc-haritasi-1663288" target="_blank" rel="noopener">Utanç Haritası </a>ve 2) İngiltere’nin <a href="https://www.karar.com/dunya-haberleri/ingilterede-tartismali-uyruk-ve-sinirlar-yasa-tasarisi-parlamentoda-1663300" target="_blank" rel="noopener">“Uyruk ve sınırlar yasa tasarısı”.</a></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kotu-insan-iyi-insani-kovar/">Kötü insan iyi insanı kovar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kotu-insan-iyi-insani-kovar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ucuzladık: Dolar çıkmıyor, TL düşüyor</title>
		<link>https://millidusunce.com/ucuzladik-dolar-cikmiyor-tl-dusuyor/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ucuzladik-dolar-cikmiyor-tl-dusuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Apr 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=39018&#038;preview=true&#038;preview_id=39018</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülke batınca sular yavaş yavaş içeri doluyor ve suyun kaldırma etkisiyle her şey, yani her şeyin fiyatı yükselmeye başlıyor. Bir tek bizim boyumuz uzamıyor, bir tek biz suyun altında kalıp boğuluyoruz. Belki içimizdeki birkaç iyi yüzücü, birkaç yat, kotra sahibi oligark hariç.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ucuzladik-dolar-cikmiyor-tl-dusuyor/">Ucuzladık: Dolar çıkmıyor, TL düşüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzladik-dolar-cikmiyor-tl-dusuyor%2F&amp;linkname=Ucuzlad%C4%B1k%3A%20Dolar%20%C3%A7%C4%B1km%C4%B1yor%2C%20TL%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCyor" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzladik-dolar-cikmiyor-tl-dusuyor%2F&amp;linkname=Ucuzlad%C4%B1k%3A%20Dolar%20%C3%A7%C4%B1km%C4%B1yor%2C%20TL%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCyor" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzladik-dolar-cikmiyor-tl-dusuyor%2F&amp;linkname=Ucuzlad%C4%B1k%3A%20Dolar%20%C3%A7%C4%B1km%C4%B1yor%2C%20TL%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCyor" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzladik-dolar-cikmiyor-tl-dusuyor%2F&amp;linkname=Ucuzlad%C4%B1k%3A%20Dolar%20%C3%A7%C4%B1km%C4%B1yor%2C%20TL%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCyor" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzladik-dolar-cikmiyor-tl-dusuyor%2F&#038;title=Ucuzlad%C4%B1k%3A%20Dolar%20%C3%A7%C4%B1km%C4%B1yor%2C%20TL%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCyor" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ucuzladik-dolar-cikmiyor-tl-dusuyor/" data-a2a-title="Ucuzladık: Dolar çıkmıyor, TL düşüyor"></a></p><p>Yabancılara göre ucuzladık. Hem de çok ucuzladık. Fabrikalarımız ucuzladı, şirketlerimiz ucuzladı; en kötüsü insanımız ucuzladı. Sık sık Bulgaristan’dan Edirne’ye alışverişe gelenler haber oluyordu. Sonra yalnız Bulgaristan’dan değil, bütün Balkan ülkelerinden müşteri turistleri görmeye, okumaya başladık.</p>
<p>Hep doların yükseliş grafikleriyle uğraşıyoruz. 1 dolar kaç TL diye bakıyoruz. Halbuki 1 TL kaç dolar diye bakmalıyız. İnsanların olup biteni daha iyi anlaması için TL’nin düşüş grafiğini çizmek daha iyi. Çünkü TL’nin düşüşü, bizim ne kadar ucuzladığımızı gösterir.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-39032 " src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/WhatsApp-Image-2022-04-27-at-08.53.42.jpeg" alt="" width="619" height="251" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/WhatsApp-Image-2022-04-27-at-08.53.42.jpeg 508w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/WhatsApp-Image-2022-04-27-at-08.53.42-300x122.jpeg 300w" sizes="(max-width: 619px) 100vw, 619px" /></p>
<p>Niyetim ay ay rakamları bulup, bir Excel tablosuna girip sonra da grafiğini çizmekti ki baktım, Google Hazretleri bunu zaten yaparmış. Grafik, 2006 Mayıs’ından bugüne, 1 TL’nin kaç dolar ettiğini gösteriyor. Solda gördüğünüz tepeler 1 TL’nin neredeyse 1 dolar ettiği 2007-2008 yılları. Bugün 1 TL doların onda biri de değil. Bu yazıyı yazdığım gün, 7 sentin altında. 2008’den 2022’ye değerinin onda birine değil, on ikide birine kadar düşmüş.</p>
<h2><strong>Batan geminin malları</strong></h2>
<p>İşte, aşağı yukarı bu kadar ucuzladık. İsterseniz ucuzladık yerine fakirleştik de diyebilirsiniz. Şimdi birisi itiraz edecektir: TL’nin ucuzlaması, bizim ucuzladığımız, fakirleştiğimiz anlamına mı gelir? Bir gün içinde gelmez. Bir hafta içinde de gelmez. Fakat bir ay, iki ay, altı ay sonra insanlar fakirleştiklerini hissetmeye başlar.</p>
<p>Biri daha diyecektir ki, satın alma gücü paritesi diye bir şey vardır; daha şık söyleyişle PPP diye bir şey. TL burun üstü çakılırken PPP bizi kurtarır. O PPP de ilk ay çok olumlu görülebilir. Fakat eninde sonunda bütün fiyatlar birleşik kaplar gibi dolar cinsinden, euro veya sterlin cinsinden aynı seviyeye gelince PPP’den de fazla bir hayır olmadığını anlarız.</p>
<p>Bu neye benziyor biliyor musunuz? Etrafımız denizlerle çevrili ve biz batmaya başlıyoruz. Bize diyorlar ki dışardaki denizler ne kadar yukarımızda kalırsa kalsın, hatta isterse boyumuzu aşsın, biz hâlâ aynı ülkede ve birbirimize göre hâlâ aynı seviyede değil miyiz? Keyfine bak…</p>
<h2><strong>Yavaş pişen kurbağa</strong></h2>
<p>Ülkemizi sıkı sıkı izole edebilirsek, dört yanımıza su geçirmez duvarlar örüp dışarıdan hiçbir şeye ihtiyaç duymazsak doğrudur. Fakat böyle olmaktan çok uzağız; gittikçe kendi kendimize yetme oranımız da azaldı. Her şeyde maliyete etki eden enerji ithal. İhraç ettiklerimizin ham maddesi de yarı işlenmiş maddesi de ithal.</p>
<p>Tıpkı ihlal ettiğimiz sağlık öğütlerinin bizi yavaş yavaş öldürmesi gibi, mesela sigara gibi, mesela şişmanlamak gibi, kötü ekonomi yönetiminin öldürücü etkisi de gecikerek geliyor. Öyle ya, bir sigara içtiğimizde göğsümüzde ağrı başlasa, öksürüp kan tükürsek, sigarayı hemen bırakırdık, değil mi? Eh, “Merkez Bankası Başkanı laf dinlemiyordu, aldım.” veya “Faiz sebep, enflasyon sonuçtur.” gibi lafların sarf edildiklerinin ertesi günü aç kalsaydık belki bu yanlışlar hemen düzeltilirdi. Fakat tıpkı obezite gibi, tıpkı kanser gibi, hemen öldürmüyor, ağır ağır öldürüyorlar… Şu yavaş pişen kurbağa artık klişe oldu ama bu hâlimize cuk oturuyor.</p>
<h2><strong>Ekmek dolarlaymış, domates de…</strong></h2>
<p>Ülke batınca sular yavaş yavaş içeri doluyor ve suyun kaldırma etkisiyle her şey, yani her şeyin fiyatı yükselmeye başlıyor. Bir tek bizim boyumuz uzamıyor, bir tek biz suyun altında kalıp boğuluyoruz. Belki içimizdeki birkaç iyi yüzücü, birkaç yat, kotra sahibi oligark hariç. Onlar da fiyatlarla birlikte yükseliyor ve sıkıntı çekmiyor. Farkındaysanız yine yanlış konuştum. Hani dolar yükseliyor diyoruz ya… Dolar yükselmiyor, TL alçalıyor. Ve her şey pahalılaşmıyor, biz fakirleşiyoruz. Biz ucuzluyoruz.</p>
<p>Hani bir aralık “Bize ne? Ekmek dolarla mı?” gibisinden laflar söylenmişti. Geçen aylar ve yıllar içinde gördük ki ekmek de, domates de, ev ve otomobil de dolarlaymış. Dolarla olmayan tek şey ücretlilerin maaşları ve üreticinin kazancıymış. Ve biz ucuzlamışız. Yabancılara göre Türkiye ucuzlamış. Fabrikalarımız, işletmelerimiz, şirketlerimiz ucuzlamış ve en kötüsü insanımız ucuzlamış.</p>
<p>İnsanımız ucuzlayınca ne olur? Ne olur dersiniz?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ucuzladik-dolar-cikmiyor-tl-dusuyor/">Ucuzladık: Dolar çıkmıyor, TL düşüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ucuzladik-dolar-cikmiyor-tl-dusuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir sebep bir düşman</title>
		<link>https://millidusunce.com/bir-sebep-bir-dusman/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bir-sebep-bir-dusman/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Mar 2022 18:30:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<category><![CDATA[Nas]]></category>
		<category><![CDATA[niçin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=38639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beş defa ‘niçin’ diye sorun.” Bir deneyelim mi? Ayçiçeği yağı niçin bu kadar pahalı? Çünkü ithal ediyoruz… Niçin ithal ediyoruz? Çünkü yerli üretim yok gibi. Yerli üretim niçin yok? Çünkü mazot ve gübre pahalı. Mazot ve gübre niçin pahalı? Çünkü ithal ediyoruz? İthal ettiklerimiz niçin pahalı? Çünkü döviz pahalandı.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bir-sebep-bir-dusman/">Bir sebep bir düşman</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-sebep-bir-dusman%2F&amp;linkname=Bir%20sebep%20bir%20d%C3%BC%C5%9Fman" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-sebep-bir-dusman%2F&amp;linkname=Bir%20sebep%20bir%20d%C3%BC%C5%9Fman" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-sebep-bir-dusman%2F&amp;linkname=Bir%20sebep%20bir%20d%C3%BC%C5%9Fman" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-sebep-bir-dusman%2F&amp;linkname=Bir%20sebep%20bir%20d%C3%BC%C5%9Fman" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-sebep-bir-dusman%2F&#038;title=Bir%20sebep%20bir%20d%C3%BC%C5%9Fman" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bir-sebep-bir-dusman/" data-a2a-title="Bir sebep bir düşman"></a></p><p>Basit sebep, basit çözüm. Ve mutlaka bir de düşman.</p>
<p>Bunlar siyasette başarının ilkeleri. Pahalılığın sebepleri diye başlayıp yedi sekiz sebep sayar, sonra da o sebeplerin de sebeplerini anlatmaya kalkarsanız, seçmeniniz sizi ikinci cümleden sonra bırakıp gider.</p>
<p>Ama, “Pahalılığın sebebi faizdir!” dersiniz, işi bitirirsiniz. Nas da var. Rahmetli Erbakan da öyle söylemiş, o da büyük ekonomist Necip Fazıl’dan almış. Daha ne istersiniz?</p>
<h2><strong>Ekonomik bağımsızlık savaşı</strong></h2>
<p>Farkındayım, düşman eksik kaldı. Bir zamanların “faiz lobisi” vardı ama bu günlerde pek sözü edilmiyor. Faiz lobisine muhtaç olduk galiba. Dünyada doların faizi yüzde bir civarındayken dolar üzerinden yüzde sekizlerle borçlanıyoruz. O hâlde başka bir düşman bulmalı. Ekonomik Bağımsızlık Savaşı! Bu iyi işte. Hem de çok iyi. Savaş olduğuna göre en az bir düşman da vardır. Belki daha çoktur. Böylece düşman eksiğimizi hallediyoruz. Ekonomik Bağımsızlık Savaşı’nın en iyi tarafı da kimseyi kızdırma riskine girmememiz. Eskiden “Eyyy…” deyip sayardık. Ama bu taktiğin pek yarar sağlamadığını gördük sanırım. Eyyyler’in de bize eyyy çekme ihtimali doğdu. Artık bu riske giremeyiz. Hem yakın zamanda bütün eyylerle dost olduk. O hâlde “Ekonomik Bağımsızlık Savaşı!”. Kime karşı? O kadar derine gitme. Savaş işte.</p>
<p>Yine de sorar insanlar. Kime karşı? Aslında, “Ekonomik Bağımsızlık Savaşı.” fazla soyut kalıyor. İnsanlar sıkıntılarına daha elle tutulur cevaplar arıyor: Ayçiçeği yağı niçin bu kadar pahalı? Et neden bu kadar pahalı? Ekonomi uçuyorsa ben neden sıkıntıdayım?</p>
<h2><strong>Bağımsızlık savaşı değilse stokçulardır</strong></h2>
<p>Bunlar somut, elle tutulur sıkıntılar, “Bağımsızlık Savaşı” bu sıkıntıya düşenleri kesmez. Daha somut bir düşman lâzım: Ayçiçek yağını satanlar, stokçuluk yapıyor da ondan! Tamam, bu olur işte! Ne Amerika’yı, ne Rusya’yı, ne de Ukrayna’yı kızdırmaz bu izah. Düşman hemen oracıkta, dükkânında oturup çay içiyor işte. Gidip basar, yağ tenekelerini piyasaya sürersiniz. Yanınızda da televizyon ekibi bulundurursanız, tadından yenmez. Sebep belli, çözüm belli, düşman belli!</p>
<p>Yalnız ayçiçeği yağı mı… Ortaya ne stokçular çıktı son bir yılda. Galiba ilkinde otomobil galerileriydi. Sonra kudretli maliye bakanımız, bankaların kredi vermeyip para stokçuluğu yaptığını söylemişti. Geçen sene soğan stokçuluğu yapıyordu namussuzlar. Tonlarca soğan yakalanmıştı. Problem çözmek kadar keyifli şey var mı? Otomobil fiyatları düştü. Kapıcıların bile arabası var. İşte patates – soğanı çözdük, ucuzladı. Kredi vermeyen bankaların canına okuduk, şimdi takır takır kredi veriyorlar. Gidin, alın bakın. Faizleri de düşürdük. Ortalık ucuz kredi dolu. Ayçiçeği yağı stokçularının ensesindeyiz; o da ucuzladı. Her şey gibi. Asıl, faizi düşürdüğümüz için enflasyon düştü. Düşmedi mi yoksa? Düşmediyse ona da sebep olan bir düşman vardır. Mesela TÜİK, mesela Merkez Bankası başkanı, mesela maliye bakanı. Onları zaten değiştirmiştik diyeceksiniz. Olsun, yeniden değiştiririz.</p>
<p>Pek sevdiğim Popper’in pek sevdiğim bir sözünü tekrarlayayım: “Her karmaşık problemin basit bir çözümü vardır ve o çözüm yanlıştır.” Popper, düşmanı akledememiş. Popper’e ilave yapalım: “Her karmaşık problemin arkasında bir de düşmanımız vardır.” Bunu ilke edinince, komplo teorilerinin ne kadar doğru olduğu da hemen ortaya çıkıyor. Düşman varsa ve gizliyse… Bir hayat felsefesi bu. İşte bu kadar!</p>
<h2><strong>Beş defa “Niçin?”</strong></h2>
<p>Toyota otomobil firmasının efsane kurucusu Toyoda’ya atfedilen bir söz vardır: “Beş defa ‘niçin’ diye sorun.” Bir deneyelim mi? Ayçiçeği yağı <strong>niçin</strong> bu kadar pahalı? Çünkü ithal ediyoruz… <strong>Niçin</strong> ithal ediyoruz? Çünkü yerli üretim yok gibi. Yerli üretim <strong>niçin</strong> yok? Çünkü mazot ve gübre pahalı. Mazot ve gübre <strong>niçin</strong> pahalı? Çünkü ithal ediyoruz? İthal ettiklerimiz <strong>niçin</strong> pahalı? Çünkü döviz pahalandı. Döviz <strong>niçin</strong> pahalandı? Çünkü… Zülfü-yâre dokunmamıza az kaldı. Onun için tatlıya bağlayalım: Dış güçler! Ekonomik bağımsızlık savaşı! Böylece gönlümüzce hiddetlenebiliriz. Hem de dış gücün ismini söylemediğimiz için kimseyi darıltmayız. Bir şahsı-meçhule küfretmek kadar rahatlatıcı ve güvenli bir strateji var mıdır? Birisi edepsizlik eder de “Kim?” diye sorarsa, “Onlar bilir kendilerini!” deriz. Böylece hikmetimiz de büsbütün ortaya çıkar.</p>
<p>Neymiş, beş kere “Niçin?” diye soracakmışız. Daha ikincide dinleyicimizin canı sıkılır, dördüncüden sonra ortalıkta kimse kalmaz.</p>
<p>Karmaşık problemlere basit çözümler. Ve mutlaka bir de düşman. İnsanların kafasını gerçeklerle karıştırmayın. Bu kadar düşünmeye alışık değiller. Başları ağrıyıverir sonra.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bir-sebep-bir-dusman/">Bir sebep bir düşman</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bir-sebep-bir-dusman/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyürken Fakirleşmek!</title>
		<link>https://millidusunce.com/buyurken-fakirlesmek/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/buyurken-fakirlesmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Nov 2021 13:49:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez Bankası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=36268</guid>

					<description><![CDATA[<p>558. Bilgi Şöleni'nde halkın gündeminde üst sıralarda yer alan ekonomiyi konuşuyoruz. 24 Kasım Çarşamba akşamı saat 20.00'de canlı olarak yayımlanacak programımızın konuğu; Emekli Hazine Müsteşar Yrd. Hakan Özyıldız.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/buyurken-fakirlesmek/">Büyürken Fakirleşmek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyurken-fakirlesmek%2F&amp;linkname=B%C3%BCy%C3%BCrken%20Fakirle%C5%9Fmek%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyurken-fakirlesmek%2F&amp;linkname=B%C3%BCy%C3%BCrken%20Fakirle%C5%9Fmek%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyurken-fakirlesmek%2F&amp;linkname=B%C3%BCy%C3%BCrken%20Fakirle%C5%9Fmek%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyurken-fakirlesmek%2F&amp;linkname=B%C3%BCy%C3%BCrken%20Fakirle%C5%9Fmek%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyurken-fakirlesmek%2F&#038;title=B%C3%BCy%C3%BCrken%20Fakirle%C5%9Fmek%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/buyurken-fakirlesmek/" data-a2a-title="Büyürken Fakirleşmek!"></a></p><p>558. Bilgi Şöleni&#8217;nde halkın gündeminde üst sıralarda yer alan ekonomiyi konuşuyoruz. 24 Kasım Çarşamba akşamı saat 20.00&#8217;de canlı olarak yayımlanacak programımızın konuğu; Emekli Hazine Müsteşar Yrd. Hakan Özyıldız.</p>
<p>MDM Genel Başkan Yardımcısı Hakan Paksoy&#8217;un yöneticiliğini üstleneceği pogramı Millî Düşünce Merkezi&#8217;nin YouTube kanalından, Twitter ve Facebook sayfasından anlık olarak takip edebilir, soru ve görüşlerinizle katkıda bulunabilirsiniz.</p>
<h3>Hakan Özyıldız kimdir?</h3>
<p>1956 Nisan&#8217;ında Bursa&#8217;da doğdu.</p>
<p>1966 yılında Ankara&#8217;ya geldi. Karşıyaka Celayir İlkokulu, Demetevler Ortaokulu, Ankara Atatürk Lisesini bitirdi.</p>
<p>AÜ SBF&#8217;den 1977 yılında mezun oldu.</p>
<p>1984-85 yıllarında ABD Boston&#8217;da Northeastern Üniversitesinde lisansüstü eğitim aldı.</p>
<p>1978 Haziranında uzman yardımcısı olarak başladığı Hazine&#8217;deki kariyer yolculuğu, Banka ve Kambiyo, KİT ve Kamu Finansmanı Genel Müdürlüklerinde daire başkanı, genel müdür yardımcısı ve genel müdür olarak devam etti.</p>
<p>Hazineyi Cenevre ve Londra&#8217;da temsil etti.</p>
<p>2001 krizinden önce müsteşar yardımcısı oldu, 2003 Ekim&#8217;inde emekliye ayrıldı.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/buyurken-fakirlesmek/">Büyürken Fakirleşmek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/buyurken-fakirlesmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sahi aklından ne geçiyordu?</title>
		<link>https://millidusunce.com/sahi-aklindan-ne-geciyordu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/sahi-aklindan-ne-geciyordu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Oct 2021 19:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Dolar artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Dolar ile alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[Doların alışverişe etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[iskender öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=35754</guid>

					<description><![CDATA[<p>El âlemin şu kadar ay çalışarak satın alabileceği bir telefonu, bir arabayı satın almak için benim insanımın ya yıllarını vermesi gerekiyor; veya o hayalleri hiç kurmaması.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sahi-aklindan-ne-geciyordu/">Sahi aklından ne geçiyordu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsahi-aklindan-ne-geciyordu%2F&amp;linkname=Sahi%20akl%C4%B1ndan%20ne%20ge%C3%A7iyordu%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsahi-aklindan-ne-geciyordu%2F&amp;linkname=Sahi%20akl%C4%B1ndan%20ne%20ge%C3%A7iyordu%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsahi-aklindan-ne-geciyordu%2F&amp;linkname=Sahi%20akl%C4%B1ndan%20ne%20ge%C3%A7iyordu%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsahi-aklindan-ne-geciyordu%2F&amp;linkname=Sahi%20akl%C4%B1ndan%20ne%20ge%C3%A7iyordu%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsahi-aklindan-ne-geciyordu%2F&#038;title=Sahi%20akl%C4%B1ndan%20ne%20ge%C3%A7iyordu%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/sahi-aklindan-ne-geciyordu/" data-a2a-title="Sahi aklından ne geçiyordu?"></a></p><p>Merkez Bankası Faiz’i düşürecek, dolar başını alıp gidecek… Maliyeti dövize bağlı mallar pahalılaşacak. Samanı bile ithal eden bir ülkede, sayın bir bakalım bunlar hangi mallardır. Bütün üretimin, bütün mal ve hizmetin temelinde bulunan enerji fiyatları yükselecek. Dolayısıyla enflasyon fırlayacak. Bunların hiçbiri sır değil. Hiçbiri Einstein’ın İzafiyet Teorisi, Şrödinger’in, Heisbenberg’in Kuantum Teorisi, veya bir başka dâhinin karmaşık, zor anlaşılır ve derin çözümlemelerinden ancak çıkarılabilecek sonuçlar da değil. Gayet belirli, gayet dolaysız… Üstelik bu bir değil, iki değil, üç değil. Biz bunu hep yapıyoruz.</p>
<p>Peki, niye yapıyoruz?</p>
<p>Amerikan dizilerindeki karı- koca kavgalarında, eşlerden biri, yanlışlığı besbelli bir iş yapar ve beklenen kötü sonuç ailenin başına gelince eşlerden diğeri, yanlışı yapana şunu söyler: “<em>Aklın neredeydi?</em>” Veya aynı düşüncenin biraz değişik tarzı: “<em>Ne düşünüyordun?</em>” Dizilerin klişeleşmiş sözlerindendir bunlar. Genellikle, eğlendirir, güldürür de. Fakat o dizileri seyrederkenki kadar rahat olamıyorum. Çünkü sıkıntı bir oyuncunun değil doğrudan benim başıma geliyor. Enflasyon beni ve benim insanımı vuruyor. Aynı miktarda, hatta daha fazla çalıştığımız halde, emeğimizin karşılığında daha az mal alabiliyoruz.</p>
<p>El âlemin şu kadar ay çalışarak satın alabileceği bir telefonu, bir arabayı satın almak için benim insanımın ya yıllarını vermesi gerekiyor; veya o hayalleri hiç kurmaması.</p>
<h2><strong>Ekmeği dolarla alıyorsunuz!</strong></h2>
<p>Bu kaçıncı hata dedim. Hani kafasını cama vuran karasinek gibi, dönüp dönüp tekrar vuruyoruz. Bu çukura ilk düştüğümüzde, “Ekmeği dolarla mı alıyorsun?” gibi lâflar sarf edilirdi. Bu da, “Dolara dokunan yanar!” saçmalığının hemen komşusu bir laftı. Aslına bakarsanız evet, ekmeği dolarla alıyorsunuz ama galiba farkında değilsiniz. O ekmeğin yapıldığı buğdayın yetiştiği tarlayı süren traktörün yakıtı dolarla alınıyor. O traktörün parçaları da… O tarlaya atılan gübrenin kendisi veya ham maddesi dolarla alınıyor. O buğdayı, değirmene, taşıyan aracın yakıtı da, araç da, öğüten değirmenin kullandığı enerji de, pişiren fırının yakıtı da… Ekmeği dolarla alıyorsunuz ama farkında değilsiniz.</p>
<p>Bir de dünya kadar dolar borcunuz var ve her gün onu ödemekle meşgulsünüz. Bunun da farkında değilsiniz. Benim dolar borcum yok demeyin, var. Bakın geçiş garantili köprülerin parasını, uçuş garantili hava limanlarının parasını döviz olarak siz ödüyorsunuz. O paralar, sizden vergi olarak kesiliyor, sonra onlarla dolar alınıyor ve o müteahhitlere ödeniyor. O yüzdendir ki elektrikten benzine her şeyde kat kat vergi ödeyen, yalnız gelirinizden değil, aldığınız eşyadan da ÖTV ödeyen, sonra da ÖTV’nin KDV’sini ödeyen sizsiniz. Bu vergilerden ötürü birçok malı dünyada en pahalıya siz satın alıyorsunuz. Ama dünyanın gelişmiş ülkelerindeki insanların kazandığının yarısı kadar kazanmıyorsunuz.</p>
<h2><strong>Hadi Amerika’da temizlikçilik yapalım</strong></h2>
<p>Dün ABD’ye ait bir iş ilanı gördüm. Ev temizliği için işçi aranıyordu. Adamına ve şartlara göre haftalığı 600 ilâ 800 dolarmış.  Kabaca aylık 3.000 dolar eder. Şu andaki kurla 28- 29 000 TL/ay falan tutuyor. Eh sizin de maaşınız o kadar vardır değil mi! Ne? Yoksa Amerikan temizlikçisi kadar almıyor musunuz?</p>
<p>Temizlikçiyi, asgarî ücretliyi bir yana bırakalım. O asgarî ücretleri TL’ye çevirince insanın morali sıfırlanıyor.</p>
<p>Ya daha iyi gelir ve daha iyi ortam bulduğu için yurdu terk edip dışarı giden hekimlerimiz, mühendislerimiz, teknik adamlarımız, üniversite hocalarımız. Onlara teklif edilecek ücretler ne kadardır dersiniz? O insanlarımız da göçe başlar. Daha öğrenciyken çıkıyorlar. Cari açığımızı kapatalım derken cari beyin açığımız doğdu. Birincinin çaresi bulunur; beyinsizliğin çaresi yoktur.</p>
<h2><strong>Piyasa sizlere ömür</strong></h2>
<p>İş yapanlarla, iş yapmaya çalışanlarla bir konuşun. Piyasa diye bir şey kalmamış. Beni ilgilendiren kitap-kâğıt işlerindeki insanlarla konuşuyorum. Kâğıt tamamen ithal. Satış garantili kâğıt fabrikası açmadık henüz. Vadeyle işleyen bu piyasada kâğıdı, “<em>para buraya, kağıt oraya</em>” diye satıyorlar. Çünkü yarınki fiyatın ne olacağı bilinmiyor. Kimse sattığı malı kaça yerine koyabileceğini hesaplayamıyor. Bir malın fiyatını piyasada öğrenmeye çalışın. Aynı malı 100’e de satan var 500’e de.</p>
<p>Şimdi anlıyor musunuz niçin onlar zengin, biz fakiriz?</p>
<p>Ve siz bütün bunları yapanlar, bunlara yol açanlar: Ne vardı aklınızda? Sahi ne düşünüyordunuz?</p>
<p>______________</p>
<p>Not: Bugün, 24 Ekim saat 14-16 arasında Ankara, ATO Congresium Kitap Fuarı, Panama Yayınevi standında kitaplarımı imzalayacağım. Okuyucularımı beklerim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sahi-aklindan-ne-geciyordu/">Sahi aklından ne geçiyordu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/sahi-aklindan-ne-geciyordu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekonomimiz Nereye Gidiyor?</title>
		<link>https://millidusunce.com/ekonomimiz-nereye-gidiyor/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ekonomimiz-nereye-gidiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Oct 2021 10:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez Bankası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=35634</guid>

					<description><![CDATA[<p>554. Bilgi Şöleni’nde Türkiye’nin ekonomik durumunu ve ekonominin nereye doğru gittiğini konuşacağız. 20 Ekim Çarşamba günü saat 21.00’de Prof. Dr. Mehmet Alagöz’ün konuk olacağı programa hepiniz davetlisiniz. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ekonomimiz-nereye-gidiyor/">Ekonomimiz Nereye Gidiyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fekonomimiz-nereye-gidiyor%2F&amp;linkname=Ekonomimiz%20Nereye%20Gidiyor%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fekonomimiz-nereye-gidiyor%2F&amp;linkname=Ekonomimiz%20Nereye%20Gidiyor%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fekonomimiz-nereye-gidiyor%2F&amp;linkname=Ekonomimiz%20Nereye%20Gidiyor%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fekonomimiz-nereye-gidiyor%2F&amp;linkname=Ekonomimiz%20Nereye%20Gidiyor%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fekonomimiz-nereye-gidiyor%2F&#038;title=Ekonomimiz%20Nereye%20Gidiyor%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ekonomimiz-nereye-gidiyor/" data-a2a-title="Ekonomimiz Nereye Gidiyor?"></a></p><p>554. Bilgi Şöleni’nde Türkiye’nin ekonomik durumunu ve ekonominin nereye doğru gittiğini konuşacağız. 20 Ekim Çarşamba günü saat 21.00’de Prof. Dr. Mehmet Alagöz’ün konuk olacağı programa hepiniz davetlisiniz.</p>
<p>Programda; “Ekonomideki göstergeler neye işaret ediyor?”, “Yükselen dolar neyin habercisi?” , “Bozulan ekonomi için reçete ne olmalı?” , “Merkez Bankası nasıl bir adım atmalı?” ve benzeri birçok soruya cevap arayacağız.</p>
<p>MDM Genel Başkan Yardımcısı Hakan Paksoy’un yöneticiliğini üstleneceği programa anlık olarak soru ve görüşlerinizle katkıda bulunabilirsiniz.</p>
<p>Programı MDM YouTube kanalından izlemek için:</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/c/Mill%C3%AED%C3%BC%C5%9F%C3%BCnceMerkezi" target="_blank" rel="noopener">YouTube Kanalı</a></p>
<p>MDM Facebook sayfasından izlemek için:</p>
<p><a href="https://www.facebook.com/millidusuncemerkezi" target="_blank" rel="noopener">Facebook Sayfası</a></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ekonomimiz-nereye-gidiyor/">Ekonomimiz Nereye Gidiyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ekonomimiz-nereye-gidiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
