<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kömür arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/komur/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/komur/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Mon, 17 Oct 2022 16:58:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Alın yazısı, yüz karası, kömür karası</title>
		<link>https://millidusunce.com/alin-yazisi-yuz-karasi-komur-karasi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/alin-yazisi-yuz-karasi-komur-karasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Okur]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Oct 2022 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[301]]></category>
		<category><![CDATA[amasra]]></category>
		<category><![CDATA[bartın]]></category>
		<category><![CDATA[Fıtrat]]></category>
		<category><![CDATA[grizu]]></category>
		<category><![CDATA[iş kazası]]></category>
		<category><![CDATA[karadon]]></category>
		<category><![CDATA[kömür]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>
		<category><![CDATA[Şadiye Okur]]></category>
		<category><![CDATA[soma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=41048&#038;preview=true&#038;preview_id=41048</guid>

					<description><![CDATA[<p>Enkaz kaldırmada pek mahiriz, peki insanı insanca yaşatmada da aynı mahareti gösterebiliyor muyuz? Yaşananlar kader mi, alın yazısı mı, fıtrat mı, şehadet mi, cinayet mi? Yoksa toplu bir cinnet hali mi?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/alin-yazisi-yuz-karasi-komur-karasi/">Alın yazısı, yüz karası, kömür karası</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Falin-yazisi-yuz-karasi-komur-karasi%2F&amp;linkname=Al%C4%B1n%20yaz%C4%B1s%C4%B1%2C%20y%C3%BCz%20karas%C4%B1%2C%20k%C3%B6m%C3%BCr%20karas%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Falin-yazisi-yuz-karasi-komur-karasi%2F&amp;linkname=Al%C4%B1n%20yaz%C4%B1s%C4%B1%2C%20y%C3%BCz%20karas%C4%B1%2C%20k%C3%B6m%C3%BCr%20karas%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Falin-yazisi-yuz-karasi-komur-karasi%2F&amp;linkname=Al%C4%B1n%20yaz%C4%B1s%C4%B1%2C%20y%C3%BCz%20karas%C4%B1%2C%20k%C3%B6m%C3%BCr%20karas%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Falin-yazisi-yuz-karasi-komur-karasi%2F&amp;linkname=Al%C4%B1n%20yaz%C4%B1s%C4%B1%2C%20y%C3%BCz%20karas%C4%B1%2C%20k%C3%B6m%C3%BCr%20karas%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Falin-yazisi-yuz-karasi-komur-karasi%2F&#038;title=Al%C4%B1n%20yaz%C4%B1s%C4%B1%2C%20y%C3%BCz%20karas%C4%B1%2C%20k%C3%B6m%C3%BCr%20karas%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/alin-yazisi-yuz-karasi-komur-karasi/" data-a2a-title="Alın yazısı, yüz karası, kömür karası"></a></p><p>Yine bir maden kazası; yitip giden 41 can, sönen 41 ocak. Geride kalan gözü yaşlı anneler, eşler, çocuklar… Yerin yüzlerce metre altında, karanlığın derinliğinde, her şeye rağmen yarın için kurulan hayaller; iyiye, iyiliğe, hayata karşı beslenen umutlar…</p>
<p>Alın yazısı mı? Fıtrat mı? Kader mi? Bazılarının dediği gibi cinayet mi? Yoksa şehadet mi? Sanırım bu sözlerin hepsi, çözümlerin, çarelerin, sözlerin tükendiği yerde söyleniyor. Hani Soma’da 301 madencimiz henüz yerin altındayken yetkili ağızlardan duyduğumuz “Kazalar bu işin fıtratında var.” cümlesi var ya hatırlar mısınız? İşte bazen, hatta çoğu zaman ihmallerin, suçların üstü örtülmek için söyleniyor.</p>
<p>Hatırlar mısınız diye sorduğuma bakmayın. Bu yazıyı okuyanların “Unutmak ne mümkün!” diyeceğinden eminim. Biz unutmadık, unutamıyoruz. Belki de birçok şeyi unutamadığımız için her yöne kıvrılamıyoruz, esneyemiyoruz ve asla rahat nedir bilmiyoruz. Ne yapalım bu da bizim fıtratımızda var.</p>
<h2>Yüz karası</h2>
<p>Biz, ne o gün devletin ambulansı kirlenmesin diye çizmelerini çıkarmaya çalışan madenciyi, ne kamera karşısında gömleğini bile değiştiremediğinden yakınan bakanı ne de canından can kopmuş birini hınçla tekmeleyen “Yusuf Yerkel”i unutuyoruz. Hatta bu kişinin ödüllendirilerek yüksek mevkide bir göreve getirilmesini de unutamıyoruz. Yüreğimizi yakan her olay sonrasında enkaz tepesinde kurtarma çalışmalarının ne kadar başarılı olduğu ve Reis-i cumhur hazretlerinin yüksek müsaade ve emirleri ile olaya ne kadar hızlı müdahale ettikleri ile övünenleri de…</p>
<p>Hâlbuki her normal insan gibi yaşanan felaketler sonrasında beklentimiz, olayın sebebinin tüm ayrıntılarıyla, uzmanlarca analiz edilmesi ve tekrarlanmaması için bir şeyler yapılması. Bunun için mecliste araştırma yapılsın istiyorsunuz, İktidar her nedense(!) zaten buna yanaşmıyor da, önergeyi sunan muhalefeti &#8220;Soru sorulacaksa biz sorarız, siz kim oluyorsunuz?&#8221; nidaları ile reddediyor. Sonuçta kimse soruyu sorup cevabını alamıyor.</p>
<p>Bir umut televizyon kanallarını geziyoruz, bir cevap bulabilir miyiz diye fakat nafile bir çaba! Başkası yerine utanmanın binbir sebebini sunuyor bizlere zat-ı muhteremler. Haber(!) kanalı namlı kanallar oyun oynar gibi analiz yapıyor ya da yaptığını sanıyor. Mesela bunlardan birinde, konuyu değerlendirmesi için çağrılan uzmanların önünde bir yığın kömür, bir kazma, bir de kürek görüyoruz. Programı birkaç üzüntülü sözle açan spiker ablamız, olayı tam anlamıyla kavrayabilmek için kömürün ne olduğundan başlayalım diyor ve ilk konuğunu yığının önüne çağırıyor. Önünde duran kömür yığınına bir müddet bakıp ne yapacağını anlayamayan hocamız, spiker ablamızın ricası ile ayağa kalkıp kömür yığınının yanında olayın temeline iniyor. Bir taraftan içinde bulunduğu saçma durumu anlamaya çalışırken bir taraftan da taş kömürünün nasıl oluştuğunu yine de açıklamaya çalışıyor. (Söylediklerime inanmamış olabilirsiniz diye <a href="https://www.veryansintv.com/maden-faciasina-yakindan-bakmak-cnn-turk-studyoya-komur-yigdi/" target="_blank" rel="noopener">bağlantıyı</a> buraya bırakıyorum. İzledikten sonra yorumlarınızı bu yazının altına da yazarsanız sevinirim.)</p>
<p>Başka bir kanalda, bambaşka bir manzara var ki akla zarar! İktidarın reklam kanalı <a href="https://www.yenicaggazetesi.com.tr/bartindaki-cinli-maden-muhendise-sorduklari-soruya-bakin-a-haberden-buyuk-vicdansizlik-587550h.htm" target="_blank" rel="noopener">A Haber</a>, ekranı dörde bölerek olay yerinden izleyenlerine canlı yayın yapıyor. Ekranın üç bölümünde farklı açıdan olay yeri görüntüleri var, sol üstünde ise Türkiye Taşkömürü Kurumu&#8217;nda çalışan Çinli Mühendis abimiz. Muhabir sanki olay yerinde değil de açılıştaymış gibi bir havayla muhatabına heyecanla Türk ekiple nasıl çalıştıklarını, Çin&#8217;deki ailesiyle nasıl hasret giderdiklerini, çocuklarının mühendis olmak isteyip istemediklerini soruyor. Tercümanda ise bu tarihî ana tanıklık etmenin gururu(!) ve tatlı da bir heyecan var gibi. Yüzler gülüyor. Edebim çerçevesinde ben şu kadarını söyleyeyim sözün özünü siz anlayın: <em>&#8220;Aşağıda can pazarı, yukarıda berber makası&#8221;</em>.</p>
<h2>Kömür karası</h2>
<p>Gelelim asıl soruya. Her maden kazasında vefat edenlerden bazılarının yakınlarına içeride bir anormallik olduğuna dair söylediği sözleri duyuyoruz. Olay sonrası yakınları anlatıyor. Kişilerin çalıştıkları alanla ilgili sıkıntılar ailelerine kadar ulaştı da yetkililere ulaşmadı mı?</p>
<p>Dün gözü yaşlı teyzenin &#8220;İçine doğmuş bizi burada patlatacaklar dedi.&#8221; diye anlattığı olay sadece madencinin sezgisi miydi? Bir hafta öncesinde evine gelip bu şekilde yakınıyorsa, aradan geçen süre zarfında bu söylenti hiç mi tetkik edilmedi? İşte cevaplarını asla net bir şekilde alamayacağımız bir kaç soru.</p>
<p>Söz konusu maden işletmesi devletin olup bir de göçük altında hayatını kaybeden madencilerimiz şehit diye tanımlandığından artık olayla ilgili ne sorsanız şu şartlarda hain ilân edilmeniz an meselesidir. En doğal hakkımızdan yararlanarak sorduğumuz her soru son düzenleme ile de &#8220;halkı kin ve nefrete sürüklemek&#8221; diye nitelendirilip suçlamaya sebep olabilir. Fakat biz yine de sormaya devam edelim. Edelim ki vicdanlar rahat durmasın, bir daha yaşanmasın diye ne gerekiyorsa yapmaya çalışsın.</p>
<p>Şimdi her şeye rağmen sorumu tekrar soruyorum: Yaşanan kader mi, alın yazısı mı, fıtrat mı, şehadet mi yoksa bir cinayet mi?</p>
<hr />
<p>Hayatını kaybeden 41 cana Allah&#8217;tan rahmet, kalanlarına sabır diliyorum. Yaralılara acil şifalar, medyamıza da tez zamanda akıl fikir diliyorum.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/alin-yazisi-yuz-karasi-komur-karasi/">Alın yazısı, yüz karası, kömür karası</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/alin-yazisi-yuz-karasi-komur-karasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kahvaltıda ne alırsınız?</title>
		<link>https://millidusunce.com/kahvaltida-ne-alirsiniz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kahvaltida-ne-alirsiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Okur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Mar 2022 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[kömür]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>
		<category><![CDATA[maden yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[termik santral]]></category>
		<category><![CDATA[zeytin]]></category>
		<category><![CDATA[zeytin yasası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=38303&#038;preview=true&#038;preview_id=38303</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kahvaltida-ne-alirsiniz/">Kahvaltıda ne alırsınız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkahvaltida-ne-alirsiniz%2F&amp;linkname=Kahvalt%C4%B1da%20ne%20al%C4%B1rs%C4%B1n%C4%B1z%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkahvaltida-ne-alirsiniz%2F&amp;linkname=Kahvalt%C4%B1da%20ne%20al%C4%B1rs%C4%B1n%C4%B1z%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkahvaltida-ne-alirsiniz%2F&amp;linkname=Kahvalt%C4%B1da%20ne%20al%C4%B1rs%C4%B1n%C4%B1z%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkahvaltida-ne-alirsiniz%2F&amp;linkname=Kahvalt%C4%B1da%20ne%20al%C4%B1rs%C4%B1n%C4%B1z%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkahvaltida-ne-alirsiniz%2F&#038;title=Kahvalt%C4%B1da%20ne%20al%C4%B1rs%C4%B1n%C4%B1z%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kahvaltida-ne-alirsiniz/" data-a2a-title="Kahvaltıda ne alırsınız?"></a></p><p><span style="font-weight: 400;">Peynir, zeytin, ekmek ve çay… Sabah kahvaltılarımızın vazgeçilmez unsurları, olmazsa olmaz temel gıda maddelerimiz. Şu sıralar hepimiz gibi onların da pek tadı tuzu yok. Peynir, ekmek ve çayı ekonomi vurdu. Marketlerde fiyatları el yakıyor.  Gerekirse(!) yiyebileceğimiz simit bile fiyatı ile saraylara lâyık hâle geldi. Zeytini ise başka bir dert vurdu; enerji arzı bahanesi.</span></p>
<h2><b>Zeytinin derdi</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdi biraz zeytinin derdiyle dertlenelim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşağıda yazdığım ilk paragraf, 26.01.1939 tarihinde kabul edilmiş Cumhuriyet tarihinin yürürlükteki en eski yasalarından birisi: &#8220;Zeytin Yasası&#8221; diye bilinen “Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun”un 20. Maddesi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Zeytinlik</span><i><span style="font-weight: 400;"> sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, </span></i><b><i>toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez.</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır.”</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birazdan okuyacağınız paragraf ise 1 Mart 2022 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren “Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in maddesi.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda madencilik faaliyeti yürütecek kişinin faaliyetlerin bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini taahhüt etmesi şartıyla Genel Müdürlük tarafından belirlenen çalışma takvimi içerisinde zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilir. Zeytin sahasının taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilmesi için madencilik faaliyeti yürütecek kişinin madencilik faaliyetleri bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini ve Tarım ve Orman Bakanlığınca uygun görülecek alanda dikim normlarına uygun, faaliyet yürütülecek saha ile eşdeğer büyüklükte zeytin bahçesi tesis edeceğini taahhüt etmesi zorunludur. Bu fıkra kapsamında zeytin sahasının taşınmasına ilişkin tüm masraflardan ve zeytin sahasının taşınmasından kaynaklanan tüm taleplerden madencilik faaliyeti yürütmesi yönünde lehine karar verilen kişi sorumludur. Bu fıkra kapsamında zeytin sahasının taşınmasına ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça, zeytin bahçesi tesis edilmesine ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenir.”</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlkinde hiçbir suretle zeytin sahalarına toz ve duman çıkaran tesis kurulamaz diyor; diğerinde ise kamu yararı varsa bakanlık izin verebilir diyor. İlki yasa, ikincisi yönetmelik. Sizce de burada bir terslik yok mu? Normlar hiyerarşisine göre anayasadan sonra kanun, kanundan sonra yönetmelikler gelmiyor mu? Nasıl oluyor da kanunun maddesi bu kadar açıkken, yayımlanan bir yönetmelik yasaya aykırı olabiliyor? </span></p>
<h2><b>Zeytin ağaçları hep buradaydı, ya siz?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapılan değişiklik birçok noktadan kusurlu. İlki; hiçbir ağaç sadece kendisi için yaşamaz. Hepsinin kendisine bağlı bir ekosistemi var ve ekosistemde her şey birbirine bağlı. Oradaki ekolojik denge bu kıyımdan doğrudan ya da dolaylı etkilenecek. Aydınlılar, jeotermalin zeytin ve incir üretimi üzerindeki etkisini; Denizlililer ve Muğlalılar, taş ocaklarından çıkan tozun tarım üzerindeki etkisini iyi bilir. Kömür madeni çıkarılmak istenen bölgelerde, zeytincilik ve diğer tarım faaliyetlerini yürüten çiftçilerin mahsulleri bu durumdan nasıl etkilenecek, bu konu etraflıca düşünüldü mü? Hadi bunu çok duygusal(!) buldunuz diyelim ve geçelim, daha somut bir soru soralım. Zeytin ağacı 7-8 yılda meyve vermeye başlayan, insan ömründen uzun yaşayabilen ömürlük bir ağaç türü. Hatta bir atasözü bile varmış yazıyı hazırlarken Değerli büyüğüm Hakan Paksoy Ağabey’den öğrendim: “Bağ babadan, zeytin dededen kalmalı”. Bu yönüyle zeytin bizim kültür kodlarımıza bile işlemiş bir imge. Duygusallığı bir tarafa bırakıp kâr-zarara bakacaktık, özür dilerim. Asıl konuya dönelim. Zeytin ağacının uzun sürede meyve vermesi sebebiyle her ne amaçla olursa olsun yetişmiş bir zeytinliğe kıyacaksanız, yeni bir zeytinlikten en az 7- 8 sene sonra meyve alabileceksiniz demektir. Hadi ağaçları kesmediniz, taşıdınız diyelim. Nereye taşıyacaksınız? Taşıdığınız yerde aynı verimi alabilecek misiniz? Vatandaşın tapulu arazisini özel şirket için kamulaştıracak mısınız? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer bir husus; yine zeytin yasasına göre, zeytinliklerin en az 3 km ötesine zeytinyağı fabrikası hariç </span><b><i>toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. </i></b><span style="font-weight: 400;">Bu durumda, bu alanlarda söz konusu yönetmeliğe dayanarak faaliyet yapılabilmesi için, yasada geçen 3 km şartı gözetilerek bu alandaki tüm zeytinlikleri taşımanız mı gerekecek? &#8220;Yönetmelik çıkartılırken yasa gözetilmiş mi ki, uygulamada gözetilsin?&#8221; dediğinizi duyar gibiyim. Sizce de fazlasıyla çelişkili değil mi? Ama bu çelişkiyi ben yaratmadım. Sadece nafile bir çabayla çelişkiyi yaratanlardan makul bir cevap bekliyorum.</span></p>
<h2><b>Kanundan üstün yönetmelik ya da &#8220;ben yaptım oldu&#8221; kanunu</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Gündem ne zaman bu kadar yoğunsa bazı konular hep gözden kaçıyor (Ya da “cambaza bak!” oyunuyla, özenle gözden kaçırılıyor). Yapılan değişiklik kamu yararına, enerji ihtiyacı için deniliyor.  Bu cümlenin öznesi kimdir? Birçok olay maalesef bu kavramın içinin boşaltıldığını, bu kavram kullanılınca birkaç özel firma dışında yapılan faaliyetlerin kimseye yaramadığını bize gösterdi. Yaşadığımız tecrübelere dayanarak artık “kamu yararı”nı duyduğumuzda, durup düşünmeden edemiyoruz. Şahsen yönetmelik maddesini okuduğumda cümlenin öznesini farklı görüyorum. &#8220;Demek ki yine ‘Kamu’ biz değilmişiz.” diye düşünmekten kendimi alamıyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yukarıda saydıklarımdan farklı bir husus daha var ki bunu çok önemsiyorum. O da yasaların koruyuculuğuna olan inancımızın, ülkeyi yönetenler eliyle yok edilmesi. Bir vatandaş olarak sormak isterim: Bir gece ansızın çıkarılan yönetmelikler ile kanunun koruma altına aldığı zeytinliklerin kıyımına izin verebiliyorsanız, kanunun koruyuculuğuna nasıl güveneceğim? Hayvanı koruma kanunu var, hayvanları koruyamıyoruz; hassas alanlar kanunları var, her an bir koruma alanında bir iş makinesi görebiliyoruz. Zeytini koruma kanunu var ama belli ki onu da koruyamıyoruz. Başımıza bir olay geldiğinde &#8220;Dağ başı mı burası kardeşim, kanun var, devlet var, hak var, hukuk var!&#8221; dediğimizde ne ile karşılaşacağız? Yönetmelikler kanundan üstün mü bundan sonra? Burada işler artık böyle mi yürüyor?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bol sorulu bir yazı oldu farkındayım. Cevaplanacağından umudum olmasa da aynı soruyu soranlarla, aynı şeyi savunabiliriz. Sesimiz o zaman daha gür çıkacaktır. Bu yüzden ben soru sormaya devam edeceğim, lütfen siz de sorun. Yoksa atalar sözünde denildiği gibi: “Sükût ikrardan gelir” deyip her şeye razı olduğumuzu sanacaklar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son sözüm: Zeytinine sahip çık Türkiye!</span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kahvaltida-ne-alirsiniz/">Kahvaltıda ne alırsınız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kahvaltida-ne-alirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zeytin ağaçlarına kıymayın!</title>
		<link>https://millidusunce.com/zeytin-agaclarina-kiymayin/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/zeytin-agaclarina-kiymayin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2022 11:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kömür]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[madencilik]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[zeytin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=38235&#038;preview=true&#038;preview_id=38235</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın, rüzgâr gibi, güneş gibi temiz enerji alternatiflerine yöneldiği, fosil yakıtlardan kaçmaya çalıştığı bir dönemde  kömür çıkarma adına yıllanmış zeytin ağaçlarını darmaduman etmek akla ziyandır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/zeytin-agaclarina-kiymayin/">Zeytin ağaçlarına kıymayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzeytin-agaclarina-kiymayin%2F&amp;linkname=Zeytin%20a%C4%9Fa%C3%A7lar%C4%B1na%20k%C4%B1ymay%C4%B1n%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzeytin-agaclarina-kiymayin%2F&amp;linkname=Zeytin%20a%C4%9Fa%C3%A7lar%C4%B1na%20k%C4%B1ymay%C4%B1n%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzeytin-agaclarina-kiymayin%2F&amp;linkname=Zeytin%20a%C4%9Fa%C3%A7lar%C4%B1na%20k%C4%B1ymay%C4%B1n%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzeytin-agaclarina-kiymayin%2F&amp;linkname=Zeytin%20a%C4%9Fa%C3%A7lar%C4%B1na%20k%C4%B1ymay%C4%B1n%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzeytin-agaclarina-kiymayin%2F&#038;title=Zeytin%20a%C4%9Fa%C3%A7lar%C4%B1na%20k%C4%B1ymay%C4%B1n%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/zeytin-agaclarina-kiymayin/" data-a2a-title="Zeytin ağaçlarına kıymayın!"></a></p><p>Resmî Gazete’nin 1 Mart 2022 tarihli sayısında yayımlanan, “Maden yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmelik”ten anlaşılan şudur: Kömür çıkarılacak saha zeytinliklere denk geliyorsa zeytinlik gözden çıkarılacaktır!</p>
<p>Kamuoyundan yükselen tepkiler üzerine bakanlıktan gelen açıklamada &#8220;zeyti̇n ağaçlarının kesi̇lmesi̇ söz konusu deği̇l” deniyor. Peki nasıl olacak? Şöyle açıklanmış:</p>
<p><strong>“Elektrik ihtiyacının karşılanmasına y</strong><strong>ö</strong><strong>nelik yapılacak madencilik faaliyetinin zeytinlik alanlara denk gelmesi durumunda uygulanacak yeni usul ve esaslar şu şekildedir:</strong></p>
<p><strong>Kamu yararının g</strong><strong>ö</strong><strong>zetilmesi şartıyla, sahada madencilik faaliyetlerinin yürütülmesi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı&#8217;nın iznine tabi olacaktır. Sahadaki zeytin ağaçları Tarım ve Orman Bakanlığı&#8217;nın izni ve uygun g</strong><strong>ö</strong><strong>rüşüyle, faaliyet yürütülecek saha ile eşdeğ</strong><strong>er b</strong><strong>üyüklükteki yeni bir b</strong><strong>ö</strong><strong>lgeye taşınacaktır. <a href="https://www.sondakika.com/zeytin/">Zeytin</a> ağaçların kesilmesi s</strong><strong>ö</strong><strong>z konusu değildir. Zeytin ağaçlarının taşınacağı b</strong><strong>ö</strong><strong>lge, Tar</strong><strong>ım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenecek ve mücbir bir sebep olmadıkça taşınma işlemi olmayacaktır. Zeytin sahasının taşınmasına ilişkin tüm masraflar ve ortaya çıkacak tüm talepler, ilgili sahada maden faaliyeti yürütecek şirket tarafından karşılanacaktır. İlgili firma, taşınan ve tutmayan her bir zeytin ağacına karşılık 5 yeni fidan dikmekle yükümlü olacaktır. Sahadaki maden faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından, saha rehabilite edilecek ve eski haline getirilecektir. Sahanın rehabilite edilmesi Tarım ve Orman Bakanlığınca uygun g</strong><strong>ö</strong><strong>rülecek alanda dikim normlarına uygun bir şekilde gerçekleştirilecektir.”</strong></p>
<p>Bu yönetmeliği ve açıklamaları yazanlar acaba hiç zeytin fidanı diktiler mi? Veya gördüler mi? Sanki masa başında ezbere yazılmış, ayağı yere basmayan cümleler. Ya da gözlerini karartan başka şeyler var! Ağaçlar taşınacakmış! Somut cevaplar arıyorum. Yüz yıllık zeytin ağaçlarını bir kenara koyalım, otuz kırk yıllık ağaçları nasıl taşıyacaksınız? Nereye taşıyacaksınız? Zeytin bahçelerinin sahibi vardır. Sahipsiz mülkler değildir. Adam köyünün, kasabasının yanında meselâ, 10 dönüm zeytin bahçesi yapmış. 200 adet ağaç… Komşuları var, yanyana zeytin bahçeleri,  her biri bir başka vatandaşın emek verdiği tapulu toprağı. Kiminin 10 dönüm, kiminin 20, kimininki daha fazla, daha az.  Madenciler geldi, buralar tekmil bize gerek dedi. Bakanlıktan onay çıktı. O, belki toplam yüz dönümlük -veya daha fazla- araziye eşdeğer toprağı o civarda nerede bulacaksınız? Başka çiftçilerin tapulu arazilerini mi satın alacaksınız? O başka çiftçiler ne olacak? Hazine arazileri varsa oralara mı göçüreceksiniz? Zeytin ağacının da sevdiği yer vardır, sevmediği yer vardır. Uygun toprak ister. Yeri buldunuz diyelim, köyünden bilmem ne kadar uzaklıktaysa o yer, zeytinliklerin sahipleri razı olur mu? Zeytin üreticisini cezalandırmak, zeytinciliği zora sokmak değil mi bu? Taşıdığınız ağaçlar tutar mı tutmaz mı, o da belli değil! Tutmama ihtimali  çok yüksektir. Tutmayan her ağaç için 5 ağaç dikilecekmiş. Kırk yıllık ağacı köklediniz, göçürdünüz, tutmadı. Yerine 5 adet fidan! Büyüyecek de ürün vermeye başlayacak. Sahipleri görür mü görmez mi artık…</p>
<p>Sonra yönetmelikte geçen şu ibare ne demek: “Zeytin sahasının taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak…..” Ağaçlar taşınamıyor, ama taşınamasalar da madencilik faaliyeti yürütülecek. Nasıl olacak bu?  Ağaçlar ne olacak? Aynı sahada hem ağaçlar, hem madencilik faaliyeti olamayacağına göre? O nokta karanlıkta bırakılmış. Yani “kesilecek” de söylenememiş mi? “Leb demeden leblebiyi anlayın artık” mı? Bakanlıktan son gelen açıklama yönetmelikteki bu cümleye hiç dokunmuyor. Evet, kesilecek! Taşınması mümkün değil, taşıyacak yer bulamadık, kesin gitsin! 10 dönümlük zeytin bahçeniz elinizden alınıp yirmi otuz, belki yüz yıllık ağaçlarınız kesilip size başka bir yerde 10 dönüm yer gösterilecek, fidanlar dikilecek. Masraflar şirketten! Fidanların ürün verdiğini görmeye ömrünüz yeter, inşallah.</p>
<p>Ve bütün bunlar kamu yararına…. Ağaç dediğin şey hiç bir zaman kamunun yararına bir şey değildir zaten!!</p>
<p>Arazinin “sonra” rehabilite edilmesini ise geçiniz bir kalem! Yetişmiş yemyeşil bahçeleri yok edip toprağı deşip ondan sonra rehabilitasyon. Kaç sene sonra? Şirket el değiştirdi. Şirket iflas etti! Yöneticiler yurdışına kaçtı. Bakan değişti. Yönetmelik değişti… Çocuk mu kandırıyorsunuz?</p>
<p>Dünyanın, rüzgâr gibi, güneş gibi temiz enerji alternatiflerine yöneldiği, fosil yakıtlardan kaçmaya çalıştığı bir dönemde  kömür çıkarma adına yıllanmış zeytin ağaçlarını darmaduman etmek akla ziyandır. Kaldı ki nükleer santral de yapıyoruz. Ne oldu da yine zeytinliklere göz dikildi? Altın çıkarılacak, zeytinlikler… Kömür çıkarılacak, zeytinlikler… Gözden çıkarılacak ilk ağaç! Toprağın altından maden çıkarılacak diye büyümeleri, yetişmeleri yıllar ve yıllar alan ağaçlar gözden çıkarılamaz. Zaten kuruduk gittik. Göllerimiz bile kurudu.</p>
<p>Türkiye bir Akdeniz ülkesidir. Dünyanın zeytin ve zeytinyağı ihtiyacını Akdeniz ülkeleri karşılıyor. O markalar arasında Türk markası yok. Amerikan marketlerinde, İtalyan markası bazı zeytinyağı şişelerinde, üründe  kullanılan zeytinin hangi ülkelerden geldiği yazılıdır, birkaç ülke adı… Türkiye de vardır aralarında, seviniriz. Neden daha çok, daha çok üretip de vatandaşımızın bu en sağlıklı yağı, uygun fiyata rahatça kullanmasını sağlamıyor, ihtiyacımızdan fazlasını da bir Türk markası olarak ihraç etmiyoruz?</p>
<p>2003 yılından beri zeytinliklerin madenciliğe, sanayi tesislerine ve imara açılması için 9 defa yönetmelik değişikliği, kanun tasarısı getirilmiş, TBMM&#8217;den veya yargıdan dönmüş. Bugünlerde kamuoyunun Ukrayna işgaline odaklandığı bir dönemde fırsat bu fırsat mı denildi? Bakalım bu defakinin âkibeti ne olacak?</p>
<p>Ondan sonra “zeytinyağlı yiyemem aman…”</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/zeytin-agaclarina-kiymayin/">Zeytin ağaçlarına kıymayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/zeytin-agaclarina-kiymayin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
