<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ümit Özdağ arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/umit-ozdag/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/umit-ozdag/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Jun 2025 19:19:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Hukuk namus ve şeref</title>
		<link>https://millidusunce.com/hukuk-namus-ve-seref/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/hukuk-namus-ve-seref/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Jun 2025 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[istibdat]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Özdağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50551&#038;preview=true&#038;preview_id=50551</guid>

					<description><![CDATA[<p>Endişelenecek bir şey yok. Bu anayasaya sadakattan ayrılmayacaklarına büyük Türk milleti önünde and içmişler. Hem de namusları ve şerefleri üzerine. Ne yani? Siz bu insanları ne zannediyorsunuz? </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/hukuk-namus-ve-seref/">Hukuk namus ve şeref</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhukuk-namus-ve-seref%2F&amp;linkname=Hukuk%20namus%20ve%20%C5%9Feref" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhukuk-namus-ve-seref%2F&amp;linkname=Hukuk%20namus%20ve%20%C5%9Feref" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhukuk-namus-ve-seref%2F&amp;linkname=Hukuk%20namus%20ve%20%C5%9Feref" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhukuk-namus-ve-seref%2F&amp;linkname=Hukuk%20namus%20ve%20%C5%9Feref" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhukuk-namus-ve-seref%2F&#038;title=Hukuk%20namus%20ve%20%C5%9Feref" data-a2a-url="https://millidusunce.com/hukuk-namus-ve-seref/" data-a2a-title="Hukuk namus ve şeref"></a></p><p>Dostlarım hukuk devletinden nasıl uzaklaştığımızı anlatıyor. Haklılar. Dünya Adalet Projesi (World Justice Project) her yıl Hukukun Üstünlüğü Endeksi’ni yayımlıyor. Türkiye serbest düşüş hâlinde. 2024’teki pozisyonumuz 101. sırada. Sıradaki komşularımız. 99-103 arasındaki ülkeler şöyle:</p>
<p>99   Nikaragua</p>
<p>100 Myanmar</p>
<p>101 Türkiye</p>
<p>102 Bangladeş</p>
<p>103 Honduras</p>
<p>Hayırlı olsun. Doğruluk Payı sitesindeki haber için <a href="https://bit.ly/Hukukun" target="_blank" rel="noopener">buraya tıklayınız.</a></p>
<h2>İyi ki istibdat rejiminde değiliz</h2>
<p>Sayın Adalet Bakanımız bu sonucu beğenmemiş, insafsız bulmuştu. Bu hislerini de bir demeçle açıklayıp Dünya Adalet Projesi’ne hak ettiği dersi vermişti. Ama adamlar derslerini almamış ki hâlâ böyle sıralıyorlar. Ne yapmalı? İstibdat rejiminde yaşasak kolaydı. Mesela savcıya talimat verip, pardon telefon edip, pardon vazifeye çağırıp WJP’yi içeri alıverirdik. Ne gerekçeyle mi? Önce içeri alır sonra gerekçesini bulurduk. İlk gerekçemizi beğenmezsek başka bir gerekçe uydururduk. Elimizi tutan mı vardı? Yapmadığımız iş miydi? WJP bizim egemenlik alanımızın dışında mı? O halde bu sonuçları yazanı içeri alırdık. Bunu yazan köşe yazarlarını da. Önce asar sonra yargılardık. Ne var ki bunların hiçbirini yapamıyoruz. Yapamıyoruz değil mi? Çünkü Türkiye istibdat rejimi değil. Değil mi?</p>
<p>Şimdi istibdat rejimlerini bırakıp hukuk devletine, hukukun üstünlüğüne dönelim. Bütün kanunları canımızın istediği gibi değiştirebilirsek, neyin üstünlüğü? Hukuk diye bir şey mi var? Bugünkü hukukla yarınkinin ne ilgisi olabilir? Kanunların kanununu, anayasayı her seçim döneminde yeniden değiştirdikten sonra hangi hukuk. Hem de anayasayı değiştirme işinin propagandasını şu yemini etmiş kişiler yapıyor:</p>
<h2>Sadakat, namus ve şeref</h2>
<p><em>“Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim.” </em></p>
<p>Demek ki endişelenecek bir şey yok. Bu anayasaya sadakattan ayrılmayacaklarına büyük Türk milleti önünde and içmişler. Hem de namusları ve şerefleri üzerine. Ne yani? Siz bu insanları ne zannediyorsunuz?</p>
<p>Şimdi dünyaya dönüyorum ve soruyorum: Anayasa dâhil bütün kanunlar hukuka dayanıyor. Hukuktan çıkıyor. Hukuk… Hak kelimesinin çoğulu. Haklar demek. İnsanların birbirine karşı hakları. Toplumun bireye bireyin topluma karşı hakları. Her hak yazdığım yere vazife de yazın. İkisi beraberdir. Her hak olan ilişkide bir vazife, her vazifenin de doğurduğu bir hak vardır.</p>
<p>Peki hukuk, yani haklar neye dayanıyor?</p>
<h2>Hukukun temeli</h2>
<p>İşte bu dayanak derinlerde. İnsanın ta içine, yapısına, fıtratına kadar uzanır. Genlerimize işlemiş bir temeldir bu. O temelin adı da ahlaktır. Evet bütün kanunlar birbirine, ana kanuna, fakat hepsi insan fıtratına, insanların ahlak dediği kaynak değere dayanır.</p>
<p>Bu yüzdendir ki bir ülkede hukuk üzerinde tereddütlerin doğması ahlak üzerinde tereddütlerin doğması demektir. Ahlak üzerinde tereddüt, toplumu toplum yapan bağların çözülmesidir, milletin ve dolayısıyla ülkenin çökmesidir. O çöküşe sebep olanlar da enkazın altında kalır. Tarih öyle söylüyor.</p>
<p>Ahlak değersizleşirse kanunlar da değersizleşir. Etrafından dolaşılacak, delinip geçilecek, muhalifleri yakalayıp hapse attıracak açıkgözlük araçları hâline gelirler. Kanunları manipüle ederiz. Mevcut kanunlar hırslarımızı tatmine kâfi gelmezse yenilerini çıkarırız. Kim tutar bizi? Ahlak yoksa.</p>
<p>Yaptıklarımızı doğru oldukları için değil, yapabildiğimiz için yaparız. Yapamadıklarımızı yeni kanunlarla yapabileceğimiz hâle çeviririz. Kanun ne ki? Ahlak ne ki? Hem bunu herkes yapıyor. (Bu sonuncu ifade bütün ahlaksızlıkların anasıdır.)</p>
<p>Kaçıncı tekrar bilmiyorum. Yine Akif, yine Akif, yine Akif:</p>
<p><em>Halimiz bir inhilâl etmiş vücudun halidir</em></p>
<p><em>Ruh-u izmihlalimiz ahlakın izmihlalidir</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/hukuk-namus-ve-seref/">Hukuk namus ve şeref</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/hukuk-namus-ve-seref/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bizi gütmeyin liyakatle yönetin</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/bizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/bizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyzullah Eroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 May 2025 16:30:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[açılım]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[imamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<category><![CDATA[terörist]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Özdağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50418</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/bizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin/#new_tab">Bizi gütmeyin liyakatle yönetin</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fbizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin%2F%23new_tab&amp;linkname=Bizi%20g%C3%BCtmeyin%20liyakatle%20y%C3%B6netin" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fbizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin%2F%23new_tab&amp;linkname=Bizi%20g%C3%BCtmeyin%20liyakatle%20y%C3%B6netin" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fbizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin%2F%23new_tab&amp;linkname=Bizi%20g%C3%BCtmeyin%20liyakatle%20y%C3%B6netin" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fbizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin%2F%23new_tab&amp;linkname=Bizi%20g%C3%BCtmeyin%20liyakatle%20y%C3%B6netin" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fbizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin%2F%23new_tab&#038;title=Bizi%20g%C3%BCtmeyin%20liyakatle%20y%C3%B6netin" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/bizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin/#new_tab" data-a2a-title="Bizi gütmeyin liyakatle yönetin"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/bizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin/#new_tab">Bizi gütmeyin liyakatle yönetin</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/bizi-gutmeyin-liyakatle-yonetin/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu işin tadı iyice kaçtı</title>
		<link>https://millidusunce.com/bu-isin-tadi-iyice-kacti/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bu-isin-tadi-iyice-kacti/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 May 2025 19:15:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[birlik]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[devlet ve millet]]></category>
		<category><![CDATA[iskender öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[Kurt]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza Akdemir]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Turgut]]></category>
		<category><![CDATA[Sırrı Süreyya Önder]]></category>
		<category><![CDATA[Trump]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Fidan]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Özdağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50235</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şimdiki durumları anlayanlar için gayet net: Atatürk diyorlar, Atatürk’le taban tabana zıt anlayıştalar.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bu-isin-tadi-iyice-kacti/">Bu işin tadı iyice kaçtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-isin-tadi-iyice-kacti%2F&amp;linkname=Bu%20i%C5%9Fin%20tad%C4%B1%20iyice%20ka%C3%A7t%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-isin-tadi-iyice-kacti%2F&amp;linkname=Bu%20i%C5%9Fin%20tad%C4%B1%20iyice%20ka%C3%A7t%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-isin-tadi-iyice-kacti%2F&amp;linkname=Bu%20i%C5%9Fin%20tad%C4%B1%20iyice%20ka%C3%A7t%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-isin-tadi-iyice-kacti%2F&amp;linkname=Bu%20i%C5%9Fin%20tad%C4%B1%20iyice%20ka%C3%A7t%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-isin-tadi-iyice-kacti%2F&#038;title=Bu%20i%C5%9Fin%20tad%C4%B1%20iyice%20ka%C3%A7t%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bu-isin-tadi-iyice-kacti/" data-a2a-title="Bu işin tadı iyice kaçtı"></a></p><p>Rahmetli Vali <strong>Rıza Akdemir</strong> şair ve yazardı. Duygu ve heyecan adamıydı. Coşkun bir milliyetperverdi.</p>
<p>Devlet adamı dikkatini de aynı heyecanla yaşardı. 12 Eylül İhtilâli sonrası, merkez valisiydi. Kızılay&#8217;da karşılaştık. Hâl hatır etmeye bile girmeden seslendi: &#8220;<em>Sevgili Yağmur, dünya el birliği etmiş, bir sabah olsun rahat uyanmayalım diye bize neler neler hazırlıyor!&#8221; </em></p>
<p>Devamının nasıl geleceği malum. Memleket derdi, insan arayışı, o iman ve duygu adamını söyletir de söyletirdi. İyi ki bugünleri görmedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong>KENDİMİZE DOST DEĞİLİZ</strong></h2>
<p>“<em>Dünya</em>” deyişi söz gelişiydi. Bu hâlimizle dünyanın bize bir şey yapmasına gerek yok. Biz kendimize dost değiliz. Her gün, her saat kendimizle oynuyoruz. Trilyon dolarlarla yaptıramayacakları işleri onlar adına biz yaptık, yapıyoruz.</p>
<p>Geldiğimiz yer tam bir felaket. Krizler içindeyiz. Gözaltılar, tutuklamalar ve kayyım atamalarla toplum gerildikçe geriliyor. Kamuoyu, ekonomik kriz dâhil bu olanları da görüyor. <strong>Ümit Özdağ</strong>’ın hapse atılması akıllara ziyan. İstanbul Belediye Başkanı’nın içeriye alınması vahim ötesi sonuçlar doğurdu.  Beş mangıra muhtaç iken hazineden milletin trilyonları gitti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sonuç, krizlerin büyümesiymiş. <strong>Trump</strong>’a, ona buna el açmaya yol açacakmış. Sanki hiç umurumuzda değil. Varsa yoksa iktidarımızın devamı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong>İKTİDARA GELECEKLERİN YOLU DA PATİKA</strong></h2>
<p>Yöneteceklere bakıyoruz, onlar da bir başka yanlış çizgide yer yer hükûmet diline koşularak ilerliyorlar. Kimse bir şey bilmiyor ama iyi denerek sürüklenen kalabalığa katılıp konuşuyor. PKK’lıların ağzı kulaklarında. Terörün bitmesine değil, devamına hizmet eden bir dil bu. CHP, şu ne idiği belirsiz açılım illetine güya temkinli destek veriyor. Aslında daha ileri gidiyorlar. Dilleri neredeyse PKK’nın, Dem’inkiyle aynı. <strong>Özgür Özel</strong>, “<em>Kürtler sorun var diyorsa var..”</em>  sözünü yüz kere tekrar ediyor. Bu sırt sıvazlayıcı sözün nereye varacağını düşünmüyor. Ne manaya geldiğini kendisine hatırlatacak tarih, sosyoloji ve devlet bilir kimseler yok ki böyle demeye devam ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Kürt seçmen, Kürtler</em> demeden konuşamıyor. Bununla da kalmıyor, <em>milliyetçi demokrat, sosyal demokrat, şucu bucu demokrat</em> dedikten sonra bir de <em>Kürt demokrat</em> ekliyor. “<em>Be kardeşim, “demokratlar” demen, “seçmen” demen yetmiyor mu? İlla bölecek misin? Millet diyorsun, bu dille nasıl millet olunur?”</em> diyen yok.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Beş gündür, <strong>Sırrı Süreyya Önder</strong>’in vefatı dolayısıyla vites artırdılar. Bir “<em>barış</em>”tır gidiyor. <em>Barış</em> diyenler, nedense hep savaş taraflısı olanlar. Dediğimizi yapmazsanız silahı bırakmayız diyenler. Tezada bakar mısınız?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Serdar Turgut</strong>’un yeni kitabı çıktı: <em>Trump</em> <em>ve Zamanın Sonu.  </em>Bazı bölümlerini dün sabah <strong>İsmail Küçükkaya</strong> ile konuştular. <strong>Serdar Turgut</strong>, “<em>Büyük Oyunda, Türkiye’nin bölünmesi merkezde”</em> dedi. Bunu göremeyen bir siyaset adamı olabilir mi?</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong>KAFALAR BÖLÜNMEYE DEVAM EDİYOR</strong></h2>
<p>Kafalar bu dille bölünürse birlik fikrinden bahsedemeyiz. Baksanıza <strong>Özgür Özel,</strong> <em>Üç Fidan</em> idolleştirmesine candan sarıldı. İdam edilmelerini kimsenin tasvip ettiğini sanmıyorum. Fakat onlara <em>yoldaşımız, yol göstericimiz</em> demek nasıl bir ölçüsüzlüktür? Koca CHP’nin edindiği kılavuza bakar mısınız?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bunu herhangi bir sol hareket yapabilir, Türkiye’yi yönetmeye talip bir parti yapamaz. Cumhuriyet’i kurduğunu iddia eden bir parti ise asla.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Rol model</em> seçtikleriniz için kayıtlara bakın, yaptıklarını görün! Bu üç genci ODTÜ’de odasını basarak saldırdıkları <strong>İskender Öksüz</strong>’e sorun. Saldırdıkları güvenlik güçlerini hatırlayın. Size oy veren milliyetçiler ne düşünür, sorun!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kimi Rusçu, kimi Maocu, kimi Enver Hocacı o sosyalist gençlerimiz makbulünüz de, diğerleri tu kaka ise size söylenecek çok söz olacaktır. <em>Kavga Günleri</em>’ni yazan bir kimse sıfatıyla söylüyorum. Orada özeleştiri var. Dikkatli bir dil kullanarak yaşadıklarımızı sorguladım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Burada sadece şunu söyleyeyim: O kavgayı bugüne taşımanın, yara kaşımanın memlekete faydası yoktur. Özgür Özellerin yaşananlardan ders almadıkları anlaşılıyor. Çok yazdım, memleketi batağa sürükleyen bir iktidara rağmen kolayca seçim kazanamayacak durumda olmaları milletin bu kafaya güvenmemesinden dolayı değil midir?</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong>SÖZDE ATATÜRK VAR AMA…</strong></h2>
<p>Türkiye, fikirlerin serbestçe konuşulduğu, tartışıldığı bir ülke hâline gelmelidir. Kaba güce başvurulursa neler olacağını gördük. Yanlışa yanlış, doğruya doğru diyeceksiniz. Körü körüne övgü de, sövgü gibidir. Birine mensup veya yakın olabiliriz: Komünisti de bizimdir, Milliyetçisi de, İslamcısı da. Hepimiz Türk milletindeniz. Milletimizden ve devletimizden yana oluş, değişmez ölçüdür. Tabii eleştirme hakkımızı herkes için kullanırız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yönetenlere ve yöneteceklere içimiz yanarak hatırlatıyoruz: Yapmayın lütfen! Bu dil, dil değildir. Birliği dinamitliyorsunuz! CHP’nin biraz değişmesi sevindiriciydi. Devam ettirmeliydiler. Saraçhane gösterilerine katılan gençler onlara bunu da hatırlattılar. Anlamış görünmüyorlar. Şimdi Türkiye’yi düştüğü bataktan kurtaracak muhalefetin lokomotifi iseler yapacakları bellidir: Herkesi Cumhuriyet’in birlik diliyle kucaklayacaklar. Ayrıştırıcı dilden vazgeçmeleri temel meseledir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şimdiki durumları anlayanlar için gayet net: <strong>Atatürk</strong> diyorlar, <strong>Atatürk</strong>’le taban tabana zıt anlayıştalar.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bu-isin-tadi-iyice-kacti/">Bu işin tadı iyice kaçtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bu-isin-tadi-iyice-kacti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Totaliter Eğilimler Bozdukça Bozar</title>
		<link>https://millidusunce.com/totaliter-egilimler-bozdukca-bozar/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/totaliter-egilimler-bozdukca-bozar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Apr 2025 20:28:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[BASKI]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[totaliterlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Özdağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50031</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Hükûmeti devirmek istemek” gibi tuhaf bir suç bile konuşuluyor. Oysa partilerin varlık sebebi iktidar olmak, yani hükûmeti değiştirmek. Halkın, seçtiklerini türlü şekillerde denetleme hakkı var.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/totaliter-egilimler-bozdukca-bozar/">Totaliter Eğilimler Bozdukça Bozar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftotaliter-egilimler-bozdukca-bozar%2F&amp;linkname=Totaliter%20E%C4%9Filimler%20Bozduk%C3%A7a%20Bozar" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftotaliter-egilimler-bozdukca-bozar%2F&amp;linkname=Totaliter%20E%C4%9Filimler%20Bozduk%C3%A7a%20Bozar" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftotaliter-egilimler-bozdukca-bozar%2F&amp;linkname=Totaliter%20E%C4%9Filimler%20Bozduk%C3%A7a%20Bozar" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftotaliter-egilimler-bozdukca-bozar%2F&amp;linkname=Totaliter%20E%C4%9Filimler%20Bozduk%C3%A7a%20Bozar" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftotaliter-egilimler-bozdukca-bozar%2F&#038;title=Totaliter%20E%C4%9Filimler%20Bozduk%C3%A7a%20Bozar" data-a2a-url="https://millidusunce.com/totaliter-egilimler-bozdukca-bozar/" data-a2a-title="Totaliter Eğilimler Bozdukça Bozar"></a></p><p>Dünya hızla değişiyor. Akla sığmayan akıllı işleri bu hızla geldi ve akılsızlığı da besledi. Böyledir, her iyi veya kötü zıddını davet eder ve beslendiği ölçüde değilse bile onu da besler. Tuhaf bir dengedir. Ve ağacın kurdu içindedir.</p>
<p>Son yılların hızı kafaları karıştırmakla kalmadı. Denebilir ki akıldan bunalan zaman, başına buyrukları doğurdu. Tuhaf bir şekilde akılsızlığı öne çıkardı.  Akıldan-kuraldan kaçan, kendisi kural haline gelmek isteyen yeni tip totaliterleri semirtti. İleri dediğimiz memleketlerde de, bizim gibi geriden gelenlerde de oldu.  <strong>Trump</strong> gibi bir adamın Amerika gibi bir dünya devinde seçim kazanacağını kim düşünebilirdi? Şaşarsınız, seçildi(ler).</p>
<p>Yirmi beş yıl önce biri çıkıp da şimdi yaşadıklarımızın onda birinin olacağını söylese hangimiz inanırdık? Bir yerden patladı. Dünya ve hayat da birbirine akan bileşik kaplar modelinde ilerler. <strong>Trump</strong>, <strong>Putin</strong>, <strong>Macron</strong>, <strong>Erdoğan</strong> ve diğerleri birbirini besleyen tipler halinde yönetimdeler.</p>
<p>Amerika ve Batı Avrupa için bu tiplerin tam hâkimiyeti şimdilik söz konusu değil. Çünkü kanun ve kurallar işliyor. Orada yetki kadar da sorumluluk ve denetim var.</p>
<h2><em><strong>Problem Bizim Gibi Ülkelerde</strong></em></h2>
<p><strong>Trump</strong>, başkanlığının üzerinden üç ay geçmeden ortalığı karıştırdı. Bu deliliğin ülkelerine zarar verdiğini gördüler. Amerika’da keyfî harekete sonuna kadar müsaade etmezler.  Bakınız, yargı onu takip ediyor. Bununla da kalmıyorlar, ülkenin her tarafında gösteriler başladı. <strong>Trump</strong>’ı herhalde dizginleyecekler. Belki kısa zamanda olmaz ama olur. Olmazsa ülkeye verdiği zararlarla beraber sonu da iyi olmayacak.</p>
<p>Problem bizim gibi ülkelerdedir. Kanunlar kurallar askıda. Kurumlar işlemiyor. Türkiye gibi binlerce yıllık devlet geleneği bulunan bir ülkede devlet fikrinin yerini bir kişinin dedikleri aldı. Bu duruma nasıl düştüğümüz açık: Tepki vermedik. Kuralları savunmadık. Az çok benimsediğimiz ve uyguladığımız demokrasiyi rafa kaldıracak uygulamaları normalleştirecek hale geldik. Suç bizdedir.</p>
<p>2010 referandumu bir miladdır. Fetö uygulamalarının 2007’de başlayan ilk adımlarının yargı altyapısını orada kurdular. Sonrası malum. Fetö darbesinden sonra Fetövârî daha feci işler yaptık. Kanunları askıya aldık. Cumhurbaşkanımız, tam tarafsız anayasa hükümlerine göre seçildiği halde parti başkanı gibi davranıyor. Denge denetim yok. İstediği şekilde davrandı. Sonra <strong>Bahçeli</strong>, bu anayasa ihlalini giderelim, fiili durumu meşrulaştıralım dedi. Partili Cumhurbaşkanlığı öyle geldi. Olacak iş değildi, oldu.</p>
<p>Bilelim ki bizim gibi devlet ve adalet fikri şuuraltında saklı ülkelerde bu kuralsızlık devam edemez.</p>
<h2>Peki Kanun Ve Kurallara Ne Oldu?</h2>
<p>Yeni düzen denen sistemsizlikte, Cumhurbaşkanı’yla ilgili anayasadaki tarifler ve tutumlar değişmedi. Sadece partili bir Cumhurbaşkanı olması kanuna bağlandı. Anayasadaki yemini bile değişmedi. Cumhurbaşkanımız herkesin Cumhurbaşkanı olarak tarafsızlığına yemin etmeye devam etti. Evet, yanlış duymadınız, herkese eşit derecede davranacak, eskiden olduğu gibi milleti temsil makamında bir kişidir. Peki yaşadığımız öyle mi?</p>
<p>Uygulama tam tersi. Cumhurbaşkanı istediğine istediğini söylüyor. Birisi o sözü tekrar etse bile Cumhurbaşkanı’na hakaret sayılarak dava açılıyor.</p>
<p>Yeni sistemin sistemsizliğinde suç tarifi değişmiş görünüyor. Sadece Cumhurbaşkanı’na değil, yapılanlara karşı söz söylemek de büyük risk. Sadece Cumhurbaşkanı’nın değil, etrafının dedikleri de tartışılamaz doğrular halinde sunuluyor. Yapılacak her hareket, her karşı düşünce yıkıcılık ve terör gibi algılatılmaya çalışılıyor.</p>
<p>“<em>Hükûmeti devirmek istemek</em>” gibi tuhaf bir suç bile konuşuluyor. Oysa partilerin varlık sebebi iktidar olmak, yani hükûmeti değiştirmek. Halkın, seçtiklerini türlü şekillerde denetleme hakkı var. Mesela herhangi bir konuda gösteri ve protesto hakkı, anayasada teminat altına alınmış. Ama hayır, “<em>Sokağa çıkamazsın. Çıkarsan teröristsin!”</em> diyen bir baskıcılık var.</p>
<h2><em><strong>Öğrencilerin Öğretici Gösterileri</strong></em></h2>
<p>Üniversite öğrencilerinin gösterileri benim için çok öğreticiydi. Aslında onu yazmak istiyordum. Söz başka vadiye gitti.</p>
<p><strong>Ümit Özdağ</strong>’ın, <strong>İmamoğlu</strong> ve arkadaşlarının tutuklanmasının bir hukuk skandalı olduğu konuşuluyor. FETÖ’den bildiğimiz ve tamamı haksız ve hukuksuz uygulamaların aynısı olduğunu yazan söyleyen çok. Böyleyse çok yakında bunu yapanların da ipliği pazara çıkacak. Türkiye’nin üç beş sene arayla aynı çukura bir daha düştüğü görülecek.</p>
<p>Hükumetimizin son zamanlarda yaptığı her işin kendisine bile yaramayacağı açık. Haksızlık hukuksuzluk algısı vardır.  Bu memlekette totaliter eğilimler uzun ömürlü olamaz. Baskıcı-susturucu usullere devlete saygısı olan halk susarak da tepki verir. Kaldı ki susacağını düşünmek milleti tanımamaktır. Ayağına basıldığı, midesine dokun(ul)duğu anda yapacağı herkesi şaşırtır.</p>
<p>Bilinsin ki milyonların sokağa çıkışı CHP’nin başarısı değildir. CHP halka henüz o güveni vermiyor. Tepkiler, iktidarın halkı yoksullaştırmasına, yağmaya-talana, hukuksuzluğa ve baskılara karşıdır. Başlamıştır ve devam eder.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/totaliter-egilimler-bozdukca-bozar/">Totaliter Eğilimler Bozdukça Bozar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/totaliter-egilimler-bozdukca-bozar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kara bayram</title>
		<link>https://millidusunce.com/kara-bayram/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kara-bayram/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Mar 2025 19:00:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[iddianame nerede]]></category>
		<category><![CDATA[özdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Özdağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=49930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir insanı tutukluyorsunuz fakat aylar geçtiği hâlde mahkemeye çıkarmıyorsunuz. Böyle bir tutum ancak zalimliği adına yapışmış Haccâc-ı Zâlim gibi gaddarların işi olabilir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kara-bayram/">Kara bayram</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkara-bayram%2F&amp;linkname=Kara%20bayram" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkara-bayram%2F&amp;linkname=Kara%20bayram" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkara-bayram%2F&amp;linkname=Kara%20bayram" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkara-bayram%2F&amp;linkname=Kara%20bayram" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkara-bayram%2F&#038;title=Kara%20bayram" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kara-bayram/" data-a2a-title="Kara bayram"></a></p><p>Önce Ümit Özdağ’ı, sonra seçilmiş belediye başkanlarını ve Ekrem İmamoğlu’nu tutukladınız. Gençler isyan ettiler, demokratik haklarını kullanarak meydanlara aktılar. Yüzlerce genci de göz altına aldınız, tutukladınız. Milletin bayramını zehir ettiniz. Mübarek Ramazan Bayramı’mızı kara bayram hâline getirdiniz.</p>
<p>Ümit Özdağ’ı iki buçuk aydır içeride tutuyorsunuz. Bir iddiayla göz altına alıyorsunuz, başka bir iddia ile tutukluyorsunuz. Fakat kaç ay geçti aradan, hâlâ bir iddianame hazırlayıp da bu korkusuz insanı mahkeme karşısına çıkarmıyorsunuz.</p>
<p>Bir insanı tutukluyorsunuz fakat aylar geçtiği hâlde mahkemeye çıkarmıyorsunuz. Böyle bir tutum ancak zalimliği adına yapışmış Haccâc-ı Zâlim gibi gaddarların işi olabilir. Zulmün ilelebet payidar olamayacağını biliyoruz ama bir insanın aylardır hapiste tutulmasına da isyan ediyoruz. Yalnız biz isyan etmiyoruz, millet isyan ediyor ve dalga dalga yayılan isyanın, zalimlerin zulmünü de paramparça edeceğini biliyoruz.</p>
<p>Ey zalim! Ümit cesurdur, Ümit dirençlidir, Ümit bayraktır. Bunları unutma ve kirli ellerini bu cesur insanın üzerinden çek!</p>
<p>Bu duyuru, Sevgili dostumuz Ümit Özdağ’la bir dayanışma duyurusudur, bir bayramlaşma duyurusudur. Yılmayın sayın genel başkan, zulmün silahları elbet geri tepecektir.</p>
<p>MİLLÎ DÜŞÜNCE MERKEZİ</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kara-bayram/">Kara bayram</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kara-bayram/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saraçhane&#8217;den Kızılay&#8217;a: Çözülen ve yeniden bağlanan Türk milleti</title>
		<link>https://millidusunce.com/sarachaneden-kizilaya-cozulen-ve-yeniden-baglanan-turk-milleti/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/sarachaneden-kizilaya-cozulen-ve-yeniden-baglanan-turk-milleti/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Onur Karadayı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Mar 2025 15:07:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılay]]></category>
		<category><![CDATA[Protesto]]></category>
		<category><![CDATA[saraçhane]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Özdağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=49903</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biz Türkler, devletle sadece hukuki bir bağ kurmayız.  Devleti var eden aslî unsurun, millet olduğunu biliriz. Bu yüzden de milleti yaşat ki devlet yaşasın anlayışı ile büyük devletler kurup varlığımızı kesintisiz bir şekilde devam ettiririz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sarachaneden-kizilaya-cozulen-ve-yeniden-baglanan-turk-milleti/">Saraçhane&#8217;den Kızılay&#8217;a: Çözülen ve yeniden bağlanan Türk milleti</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsarachaneden-kizilaya-cozulen-ve-yeniden-baglanan-turk-milleti%2F&amp;linkname=Sara%C3%A7hane%E2%80%99den%20K%C4%B1z%C4%B1lay%E2%80%99a%3A%20%C3%87%C3%B6z%C3%BClen%20ve%20yeniden%20ba%C4%9Flanan%20T%C3%BCrk%20milleti" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsarachaneden-kizilaya-cozulen-ve-yeniden-baglanan-turk-milleti%2F&amp;linkname=Sara%C3%A7hane%E2%80%99den%20K%C4%B1z%C4%B1lay%E2%80%99a%3A%20%C3%87%C3%B6z%C3%BClen%20ve%20yeniden%20ba%C4%9Flanan%20T%C3%BCrk%20milleti" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsarachaneden-kizilaya-cozulen-ve-yeniden-baglanan-turk-milleti%2F&amp;linkname=Sara%C3%A7hane%E2%80%99den%20K%C4%B1z%C4%B1lay%E2%80%99a%3A%20%C3%87%C3%B6z%C3%BClen%20ve%20yeniden%20ba%C4%9Flanan%20T%C3%BCrk%20milleti" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsarachaneden-kizilaya-cozulen-ve-yeniden-baglanan-turk-milleti%2F&amp;linkname=Sara%C3%A7hane%E2%80%99den%20K%C4%B1z%C4%B1lay%E2%80%99a%3A%20%C3%87%C3%B6z%C3%BClen%20ve%20yeniden%20ba%C4%9Flanan%20T%C3%BCrk%20milleti" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsarachaneden-kizilaya-cozulen-ve-yeniden-baglanan-turk-milleti%2F&#038;title=Sara%C3%A7hane%E2%80%99den%20K%C4%B1z%C4%B1lay%E2%80%99a%3A%20%C3%87%C3%B6z%C3%BClen%20ve%20yeniden%20ba%C4%9Flanan%20T%C3%BCrk%20milleti" data-a2a-url="https://millidusunce.com/sarachaneden-kizilaya-cozulen-ve-yeniden-baglanan-turk-milleti/" data-a2a-title="Saraçhane’den Kızılay’a: Çözülen ve yeniden bağlanan Türk milleti"></a></p><p>Son zamanlarda devlet ile millet arasındaki bağın zedelendiğini hepimiz yakından müşahede ediyoruz.</p>
<p>Uzun yıllar süren mücadeleler ve ödenen bedeller neticesinde modern devlet ile yurttaş arasındaki bu bağ, toplum sözleşmesi ile teminat altına alınmıştı. Formül basitti: Vatandaş vergisini verir, kanun koyucunun koyduğu kanunlara uyar, askerlik görevini yerine getirir karşılığında ise devlet de ona gerekli korunma ve diğer imkânları sağlar. Jean Jacques Rousseau, toplum sözleşmesi kitabında bunu detaylı bir şekilde anlatır.</p>
<p>Fakat bu durum, son üç yüz yıldır böyledir. Özellikle Avrupa’da gerçekleşen reform ve rönesans hareketleri sonrası başlamış ve Fransız İhtilali’yle de kurumsal bir hâle gelmiştir. Sonrasında da bugün modern devlet dediğimiz olguyu ortaya koymuştur.</p>
<h1>Yurttaş ve devlet</h1>
<p>Yani, yurttaş ile devlet arasındaki karşılıklı rıza beyanı gerçekleşmiş, bir taraf vergi vermeye gönüllü olmuşken devlet kurumu da bu vergilerle tek tek yurttaşları muhatap kabul ederken onların birliğinden müteşekkil milletin egemenliğini de yine milletin adına korumaya başlamıştır.</p>
<p>Fakat bu gelişmeler Avrupa kıtasındaki devletler için geçerlidir. Bizim gibi varlığı tarihin kadim çağlarına kadar uzanan milletler için durum bundan oldukça farklıdır.</p>
<p>Biz Türkler, devletle sadece hukuki bir bağ kurmayız.  Devleti var eden aslî unsurun, millet olduğunu biliriz. Bu yüzden de milleti yaşat ki devlet yaşasın anlayışı ile büyük devletler kurup varlığımızı kesintisiz bir şekilde devam ettiririz.</p>
<h1>Beka</h1>
<p>Fakat devletle kurduğumuz bu bağı bazen yanlış yorumladığımız dönemler de olur. Bu dönemlerde bir takım manipüle gücüne kavuşmuş güç sahipleri, milletimizin devleti ile bağını kendi şahsi ve siyasi emelleri için kullanır. Çoğu zaman da bunun adına beka der.</p>
<p>Beka, tasavvufta bir varlığın insana özgü niteliklerinden ve ilişkilerinden sıyrılarak sürekli tanrı özünde kalmasını konu alır. Aynı zamanda geçici olduğu düşünülen bu evrenin karşıtı, ölümsüz varlık alanı içinde kalmasını da ifade eder. Yani özü itibariyle devletin varlığının sonsuz bir varlık olduğunu düşünür ve bu hâlinde kalabilmesi için, içinde bulunduğu tehdit ve tehlikeleri aşma azim ve kararlığını ifade eder.</p>
<p>Ancak bu anlayış, iktidar sahiplerinin uygulamalarıyla halkın nazarında ne yazık ki oldukça aşınmış bir duruma gelmiştir.</p>
<h1>Gerçek devlet bir kişi mi?</h1>
<p>Çünkü devletin bekasını XIV. Louis gibi kendi benliklerinde gören iktidar sahipleri “devlet benim!”, “Ben gidersem devlet çöker” zihniyeti ile hareket etmektedir. Devletin varlığını âdeta kendi ölümlü vücutlarında taşıdıklarını zannettikleri için de devletin bekasını kendi bekaları ile birlikte görmeye başlamışlardır. Hâliyle bu durum, devletin bekası dendiği zaman halkın nazarında kavramın aşınmasına neden olmuştur.</p>
<p>Lidere sadakat ve Ulü&#8217;l-Emre itaat anlayışını, kendi bünyesinde içselleştiren milletimiz, devlet başkanlarını sorunsuz ve insani hatalardan muaf görmektedir. Bu da oldukça çarpık bir düşünce olan liderin bekası ile devletin bekasını iç içe geçirmeye neden olmuştur.</p>
<p>Cumhuriyetimiz bunu uygulamaya koyduğu devrim kanunları ile aşmaya çalışmış fakat ne yazık ki henüz tam istenilen noktaya gelinememiştir.</p>
<p>Bu durumu şöyle de ifade edebiliriz: Ölümsüzlük içeren bir anlayışı, ölümlü bir bedene hapsetmek. Madde ile ruhu bir araya getirip ikisine de bir ve bütünmüş gibi bir muamele yapmak, olayları bağlamında değerlendirmemizi engeller.</p>
<p>Bu yüzden, makam ve mevki sahipleri, iyi demagoglar vasıtayla bu çarpık düşünceyi yerleştirmek için millete yedi gün yirmi dört saat dikte edince, halkın nazarında bu anlayış yavaş yavaş kabul görmeye başlamıştır. Bu da ne yazık ki devlet liderlerinin varlığını, devletin de varlığının teminatı olarak görüldüğü bir durumu ortaya çıkarmaktadır.</p>
<h1>Bir bildiğim var! Sonsuz iktidar</h1>
<p>Hâl böyle olunca terörist elebaşını meclise çağırmak, halk nezdinde “bir bildikleri vardır, devlet büyüklerimiz bizden iyi düşünürler” anlayışına kapılmalarına ön açıyor.</p>
<p>Ancak bu, kadim tarihimizden itibaren getirdiğimiz devlet anlayışımızla taban tabana zıt bir anlayıştır. Çünkü, devlet bir milletin en organize hâlini ifade eder. Yani ortada bir millet varsa devlet vardır. Kendi organize yapısını, bir organizasyona çeviren millet, kendi varlığı ortadan kalkmadan nasıl oluyor da devletini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya gelebiliyor?</p>
<p>Bu durumda asıl soru şu: Türk milleti bir var olma tehdidi altında, esaret mi yaşamaktadır ki devletinin bekası bir tehdit altına girsin?</p>
<p>Şayet buna &#8220;Bizi öldürebilirsiniz fakat esir alamazsınız!&#8221; diyorsanız, siz de Türk milletinin bir ferdisinizdir demektir. Bu durumda demek ki asıl beka(!) tehdidini başka bir yerde aramak gerekiyor.</p>
<p>Peki, milletin varlığına kast edenlerin, bizim özelimizde, Yüce Türk milletinin, bekasını tehdit eden eli kanlı bir teröristten medet umulması nasıl bir çarpıklığın ifadesidir?</p>
<p>Demek ki mesele burada çarpıklığın millete anlatılmasındaki yöntemdir. Türk milletinin devleti ile kurduğu bu bağı yanlış yorumlayan ve elindeki kitle iletişim güçleriyle birlikte onun varlığını kendi varlıkları ile birleştirmek isteyenlerin, manipüle güçlerinin bir yansımasıdır.</p>
<h1>Fakat bu güçler kâğıt üzerindedir.</h1>
<p>Bir kişiyi her zaman kandırabilirsiniz fakat herkesi her zaman kandıramazsınız.</p>
<p>Milletimiz artık yapılanları büyük oranda görüyor ve buna karşı çıkıyor. Kendi geleceğini kanı pahasına koruyan bir milletin, eşkıya başına ihtiyaç duymadan da varlığını sürdürmesi mutlaktır. Milletimiz de her köşe başında bunu haykırmaktadır. Bu haykırışına kulak tıkayanlara da bu yüzden karşı çıkmakta toplum sözleşmesine, yapılan anlaşmanın devlet eliyle askıya alınmasına anayasal hakkını kullanarak itiraz etmektedir.</p>
<p>Uzun yıllar, yurttaşın yine devletle arasında yaptığı sözleşmeye göre taraflardan birisi anlaşmaya uymazsa uygulanacak yaptırımlar, bir neticeydi. Yurttaş, kanun koyucunun koyduğu kurallara uymazsa cezai yaptırıma tabiî tutulur; şayet devlet yurttaşın haklarını korumazsa da yurttaş en temel hakkı olan protesto hakkını kullanırdı.</p>
<h1>Kahrolsun istibdat yaşasın hürriyet</h1>
<p>Bugün gelinen noktada durum tam olarak budur. Devlet, onun yetkilerini kullanan iktidar vasıtasıyla görev ve ödevlerini yerine getirmemektedir. Yurttaş her türlü vergiyi fazlasıyla vermekte, kurallara uymakta, askere gitmekte bu sayede de kamu düzeni korunmaktadır. Ancak sözleşmenin diğer tarafındaki devlet için aynı şeyi söylemek ne yazık ki mümkün değildir.</p>
<p>Türk milletinden vergi alıp güvenliğini sağlamıyor, 13 milyon yabancı ve kaçağı milletin rızası olmamasına rağmen ülkede tutuyor, milletin egemenlik sahası olan sınırlarını kevgire döndürüyor, en temel eğitim hakkını bile eşit bir şekilde dağıt(a)mıyor&#8230;</p>
<p>Hâl böyle olunca kendisini devlet ile bir sanan iktidar, daha ne olmasını bekliyor? Elbette bu durumda yurttaş da en temel hakkı olan protesto hakkını kullanacak ve kullanıyor.</p>
<h1>Polis ve millet</h1>
<p>Bu protestolar neticesinde özellikle son günlerde polislerimiz üzerinden çıkarılmak istenilen tartışmaların, devlet ile millet arasındaki bağı daha da zayıflattığını gözlemliyorum.</p>
<p>Asıl meselenin burada cereyan ettiği kanaatindeyim. Ne demek istediğimi biraz aşağıda açacağım.</p>
<p>22 Ekim’de terörist elebaşının meclise davet edilmesi, sonrasında Türk milletine dayatılmak istenen şartlar, buna karşı çıkmak isteyenleri tutuklamak ve tehditle sindirmeye çalışmak girişimleri yetmezmiş gibi bir de Mustafa Kemal&#8217;in askerleriyiz diyen teğmenlerimizin ihraç edilmesi, toplumda biriken enerjiyi ortaya çıkardı.</p>
<p>Bunda özellikle Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın hukuksuz bir şekilde tutuklanması ve sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması etkili oldu. Zaten her alanda boğazından sıkıldığını hisseden millet, bardağı taşıran son damla ile birlikte sokaklara döküldü.</p>
<h1>Çözülen ve yeniden bağlanan</h1>
<p>Atatürk’ün gençliğe hitabesinde Cumhuriyetimizi emanet ettiği gençlerimiz başta olmak üzere 7’den 70’e herkes bu hukuksuzluklara karşı çıktı. Çıkmaya da devam ediyor.</p>
<p>Halkın, şehirlerin meydanlarında protesto gösterilerine başlaması da hâliyle yurttaş ile kolluk kuvvetlerimizi karşı karşıya getirdi. Bir yandan yurttaşlar, anayasal haklarını kullanmak istiyor ve hükümeti (ki artık bildiğimiz anlamda bir hükümetimiz de yok, hilkat garibesi bir tek adam sistemi ile yönetiliyoruz) protesto ediyor. Diğer yandan iktidar sahipleri tarafından kolluğa verilen talimat gereği polis, göstericilere müdahale ediliyor.</p>
<p>Şimdi tam da burada çözülen ve çok daha sıkı bir şekilde yeniden bağlanan o bağı konuşabiliriz.</p>
<p>Atatürk, Gençliğe Hitabe’sinde Cumhuriyetimizi gençlere emanet ederken yine ileri görüşlüydü. Hep genç kalacak cumhuriyeti elbette her dem küllerinden doğan Türk evlatları koruyacaktı. Bugün meydanları dolduranlar da Cumhuriyetlerine sahip çıkmak için orada olan Türk gençlerinden başkası değildi.</p>
<p>İşte çözülmenin ve yeniden bağlanmanın dinamik noktası da burasıdır. Gençler cumhuriyetine sahip çıkmak için meydanları doldururken onlara düşman hukuku uygulayan iktidar, ve onun talimatlarını yerine getiren kolluk kuvveti bu çözülmenin görünen yüzüdür. Nevruz kutlamaları adı altında terör örgütü paçavralarının açıldığı ve bölücü propagandanın yapıldığı yerlerde pamuk şeker dağıtılırken Türk İstikbaline sahip çıkmak isteyen, üzerlerinde Türk Bayrağı olan gençlerimize ise orantısız güç kullanılması millet ile devlet arasına görünmez engeller çıkarmaktadır.</p>
<p>İşte burası kadim tarihimizden getirdiğimiz ve beka tehdidi adı altında çözülmenin ve yeniden doğuşun başladığı yerdir.</p>
<p>Bu tarz kitle hareketleri kendi içerisinde bir dinamizm yaratır. O dinamizm, gençlerin kenetlenmesini, bunu çevrelerine yaymasını ve içlerindeki gençlik ateşinin hiçbir dikteyi kabul etmeyeceğinin bir tezahürü olarak ortaya çıkar. Onlardan çıkan bu sinerji, ülke sathına yayılır. Bugün şikâyet ettikleri ve gelecekte inşa etmek istedikleri ülkenin makam ve mevki sahipleri bugün felaketlerle karşılaşan ve bununla mücadeleyle baş başa bırakılan yine bu Türk gençleridir.</p>
<h1>Türk Genci</h1>
<p>Çünkü Atatürk’ün Bursa Nutku’nda da dediği gibi “<em>Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır.” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.</em></p>
<p><em>Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir.” diye düşünecek, ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek” </em>diyecektir.</p>
<p><em>Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “Ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”</em></p>
<p>İşte bu görev sorumluluk gereği çözüldüğü yerden yeniden doğacak, bugün karşısına dikilen polisi Türk devrimlerine göre yeniden dizayn edecek, polis bundan sonra Türk polisi gibi davranmaya devam edecektir. Kendi elleriyle yarattığı cumhuriyet yaş aldıkça gençleşecek, fakat aynı zamanda olgunlaşacaktır.</p>
<p>Bundan sebep gençliğe olan ümit ve bağlılığımız hep baki kalacak ve onlarla beraber Türk milletinin geleceğini hep beraber inşa edeceğiz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sarachaneden-kizilaya-cozulen-ve-yeniden-baglanan-turk-milleti/">Saraçhane&#8217;den Kızılay&#8217;a: Çözülen ve yeniden bağlanan Türk milleti</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/sarachaneden-kizilaya-cozulen-ve-yeniden-baglanan-turk-milleti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MÜLKÜN TEMELİ TEHLİKEDE!</title>
		<link>https://millidusunce.com/mulkun-temeli-tehlikede/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/mulkun-temeli-tehlikede/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Mar 2025 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[AKP rejimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Özdağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=49843&#038;preview=true&#038;preview_id=49843</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhuriyetle ve devlet kurumlarıyla kavga ederek iktidara gelen AKP, bugün devlet gücünü Türk Milletini ezmek için kullanmaya çalışıyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/mulkun-temeli-tehlikede/">MÜLKÜN TEMELİ TEHLİKEDE!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmulkun-temeli-tehlikede%2F&amp;linkname=M%C3%9CLK%C3%9CN%20TEMEL%C4%B0%20TEHL%C4%B0KEDE%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmulkun-temeli-tehlikede%2F&amp;linkname=M%C3%9CLK%C3%9CN%20TEMEL%C4%B0%20TEHL%C4%B0KEDE%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmulkun-temeli-tehlikede%2F&amp;linkname=M%C3%9CLK%C3%9CN%20TEMEL%C4%B0%20TEHL%C4%B0KEDE%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmulkun-temeli-tehlikede%2F&amp;linkname=M%C3%9CLK%C3%9CN%20TEMEL%C4%B0%20TEHL%C4%B0KEDE%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmulkun-temeli-tehlikede%2F&#038;title=M%C3%9CLK%C3%9CN%20TEMEL%C4%B0%20TEHL%C4%B0KEDE%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/mulkun-temeli-tehlikede/" data-a2a-title="MÜLKÜN TEMELİ TEHLİKEDE!"></a></p><p>Devlet kurumlarının her başa gelen siyasi iktidarın talebine göre karar alması devletin çökmesi demektir.</p>
<p>AKP hükümeti, iktidarda bulunduğu süre içinde önce devlet kurumlarıyla birer birer kavga etmiş, sonra da bunları zamanla kendi sopası hâline dönüştürmeye çalışmıştır. Bu süreçte Türk Milletinin gözbebeği ordu yıpratıldı, özgür düşüncenin merkezi üniversiteler sindirildi, meslek örgütleri susturuldu, gazeteciler tutuklandı, işçiler ve emekliler ezildi. Cumhuriyetle ve devlet kurumlarıyla kavga ederek iktidara gelen AKP, bugün devlet gücünü Türk Milletini ezmek için kullanmaya çalışıyor. Bu çerçevede, İstanbul Üniversitesinin iktidar baskısıyla aldığı karar hukuksuzdur ve akademi için utanç vericidir.</p>
<p>18 Mart ve 19 Mart 2025 günleri gelişen hadiseler göstermektedir ki, mevcut yönetim, koltuğu kaybetmemek için ülkeyi ateşe atmaya hazırdır. Bir yandan eli kanlı bebek katiline sevecen çağrılar yapılmakta, katilin temsilcileriyle el sıkışılmakta; diğer yandan yasal siyasi parti genel başkan ve belediye başkanları sudan sebeplerle hapse atılmaktadır. İktidar, eli kanlı terör örgütüyle bir olup Türk Milletini sindirmeye çalışmaktadır.</p>
<p>AKP, artık adil bir seçimde yüce Türk Milletinin teveccühüne mazhar olamayacağını görüyor. Bu sebeple siyasi rakip görülen kişiler, hapiste tutulmak için iddiaların mesnetsiz olduğu anlaşıldıkça suçlamalar sürekli değiştirilerek tutsaklık süresi uzatılmaya çalışılıyor. İktidardan gitmemek için siyasi rakiplerin aleyhine devlet gücünü kullanmak devletin bütün dengelerini bozarak toplumdaki adalet duygusunu ve devlet inancını sarsar. Kurumları boşaltılmış, halkının devletine inancı sarsılmış bir ortamda çöküş büyük olur ve bu çöküşün altında en önce iktidar kalır.</p>
<p>Unutulmasın ki, tarih boyunca nice badireler atlatmış olan Türk Milleti, her seferinde bir çıkış yolu bulmuştur; bu badireyi atlatacağı da muhakkaktır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/mulkun-temeli-tehlikede/">MÜLKÜN TEMELİ TEHLİKEDE!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/mulkun-temeli-tehlikede/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahlak tepesini kaybetmek</title>
		<link>https://millidusunce.com/ahlak-tepesini-kaybetmek/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ahlak-tepesini-kaybetmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Jan 2025 19:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Kartalkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[tutuklama]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Özdağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=49355</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dürüstlüklerinden şüphe edilmeye başlanan siyasetçiler için “Ahlak tepesini kaybetti” deniyor. Bizim iktidarımız da ahlak tepesini kaybetmiş görünüyor. Bu bir kanaat ifadesidir. Halkın kanaatinin ifadesidir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ahlak-tepesini-kaybetmek/">Ahlak tepesini kaybetmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fahlak-tepesini-kaybetmek%2F&amp;linkname=Ahlak%20tepesini%20kaybetmek" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fahlak-tepesini-kaybetmek%2F&amp;linkname=Ahlak%20tepesini%20kaybetmek" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fahlak-tepesini-kaybetmek%2F&amp;linkname=Ahlak%20tepesini%20kaybetmek" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fahlak-tepesini-kaybetmek%2F&amp;linkname=Ahlak%20tepesini%20kaybetmek" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fahlak-tepesini-kaybetmek%2F&#038;title=Ahlak%20tepesini%20kaybetmek" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ahlak-tepesini-kaybetmek/" data-a2a-title="Ahlak tepesini kaybetmek"></a></p><p>Türkiye’deki siyaset hakkında tartışmaya, araştırmaya gerek var mı? Tartışma, araştırma üzerinde şüphe bulunan olaylar için yapılır. Olan biten o kadar açık ki. Neyini tartışacaksınız?</p>
<p>Adalet Bakanı sorumluluğun Turizm Bakanlığı’nda mı yoksa Bolu Belediyesinde mi olduğunun araştırılacağını ve on gün içinde sonuca ulaşılacağını söylemiş. On gün mevzuat araştırılacak! Öyle ya. Kolay mı o kadar kanun, o kadar yönetmelik, sonra dindar bir iktidar var belki kitap ve sünnet de araştırılır. Raşit Halifeler devrinde yangın çıkmış mı, çıktıysa ne yapılmış? Kolay mı girişindeki koskoca levhada, “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Denetimindedir” yazan oteli kimin denetlediğini bulmak.</p>
<p>DEM’in İmralı’ya gitmek için baş vurusunda da bize bekleme tavsiye etmiş sonra da vade vermişti. Bu düşünüp taşınma, hani eski dille “ihtiyat ve teenni” takdir edilmeli. Belki de Sayın Adalet Bakanı, birilerine danışıyor, istişare ediyor. Eh danışmak fazilettir. İstişare emrolunmuştur.</p>
<h2>En çok kime hakaret edildi?</h2>
<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ, lokantada bir çalışma yemeğindeyken bulunduğu sokağı trafiğe kapatan bir polis ekibince göz altına alınıyor. Gerekçe: Cumhurbaşkanı’na hakaret!</p>
<p>Sahi merak ediyorum bizim bugüne kadar 12 cumhurbaşkanımız olmuş. Acaba açılan hakaret davalarının sayısına bakarak en çok hakaret edilen cumhurbaşkanımız hangisi? Belki birisi şampiyondur. Hatta kim bilir, diğer 11 cumhurbaşkanının toplamından daha çok hakarete uğramıştır. Mevyeli ağacı taşlarlar.</p>
<p>Özdağ cumhurbaşkanına hakaretten göz altına alındı. Galiba içtihada göre Cumhurbaşkanına hakaret davalarına İstanbul’da bakılıyor ki 190 kilometre saat hızla gece İstanbul’a götürüldü. Derken İstanbul’a varıldı ve 300 bin kilometre saniye hızla suçun değiştirildiği anlaşıldı. Halkın Bir Kısmını Diğer Bir Kısmına Karşı Tahrik’ten göz altına alındığı bildirildi&#8211; mi yoksa malum mu oldu… (Not: Verdiğim bu son hız ışık hızıdır ve Ankara’dan İstanbul’a açılan bir telefon veya gönderilen bir mesaj bu hızla gider.) Tarafsız ve bağımsız bir mahkeme Özdağ’ı yargıladı ve “kaçacağına yönelik somut olgunun varlığı” gerekçesiyle tutuklanmasına karar verdi. Kaçacağına yönelik somut olgunun ne olduğu biz eziklere açıklanmadı. Zaten bağımsız ve tarafsız hâkim böyle bir açıklama yapmaya mecbur değil.</p>
<h2>Aman Konya&#8217;da yanlış yapmayın</h2>
<p>Bir şey merak ediyorum. Tarafsız ve bağımsız mahkeme ve hâkim Özdağ’ın kaçağına dair- fakat bizim aklımızın ermediği- somut olgu muvacehesinde “Halkın Bir Kısmını…” diye tutuklama yaparken Ankara’da sokaklar kapatılarak, sekiz polisle tutuklanarak, 190 km/saat hızla İstanbul’a nakline sebep olan “Cumhurbaşkanına Hakaret” ne oldu?</p>
<p>Hikmeti hükumettir, bilinmez. Belki bir üst mahkeme “kaçacağına yönelik somut olgu” ve “Halkın bir kısmını…” için, “Daha neler.” derse çıkışta tekrar tutuklamak için hakaret yedekte mi bekletiliyor.</p>
<p>Ben bu satırları yazarken Konya’da dört katlı bir apartmanın çöktüğü ve bir cesedin çıkarıldığı, bir kişinin hâlâ kayıp olduğu haberi geldi. İlgililere bildireyim de bir yanlışlık olmasın: Konya belediye sınırları içinde çöken bu binadan ve ölümden asla ve kat’a Konya Belediyesi sorumlu değildir. Çünkü Konya Belediyesi Ak Partili’dir.</p>
<h2>Ahlakın yüksek arazisi</h2>
<p>Biraz ciddî biraz hafif yazdım. Kahredici olaylar. Düştüğümüz hâl olaylardan da kahredici. Devletin çatırdadığını hukukun guguk olduğunu hissediyorsunuz. Bir şey sormak istiyorum. Acaba bir anket yapılsa ve halktan şu iki ifadeyi değerlendirmesi istense:</p>
<p>Türkiye’de hukuk tarafsız ve bağımsızdır.</p>
<p>Hukuk sistemimizde yargı yargılananın kimliğine değil, olayın tarafsız değerlendirilmesine göre verilmiştir.</p>
<p>Sonra seçin dense: Tamamen katılıyorum/ Kısmen katılıyorum/ Ne katılıyor ne katılmıyorum/ Pek katılmıyorum/ Hiç katılmıyorum.</p>
<p>Sonuç ne çıkar dersiniz? Bu halkın devletine güvenini ölçen ve şüphesiz çok önemli bir anket olurdu. Halkın devletine güvenini kaybetmesi çözülme demektir. Çözülme sürecindeyiz demektir. Cuma günkü Devlet Ulur başlıklı yazıma bir göz atın.</p>
<p>Sun Tzu gibi klasik askerlik kitapları, yüksek arazinin stratejik avantaj sağlayacağını yazar. Harp meydanında yüksek araziye, tepeye konumlanın derler. Ufka kadar çevreyi görürsünüz. Size saldıran yokuş yukarı koşmak zorundadır. Şimdilerde siyasette de bir “ahlak tepesi- ahlaki yüksek arazi- moral high ground” kavramı dolaşıyor. Dürüstlüklerinden şüphe edilmeye başlanan siyasetçiler için “Ahlak tepesini kaybetti” deniyor. Bizim iktidarımız da ahlak tepesini kaybetmiş görünüyor. Bu bir kanaat ifadesidir. Halkın kanaatinin ifadesidir. Hani güven indeksi gibi bir şey. Ahlak tepesinden inen iktidar ya iktidardan da iner veya yasaklarla, şiddete baş vurarak muhalefeti susturmayı seçer. Bu ikincisi hukuksuzluk sarmalına, dikta sarmalına giden yoldur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ahlak-tepesini-kaybetmek/">Ahlak tepesini kaybetmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ahlak-tepesini-kaybetmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paradigma soslu Atabeyler</title>
		<link>https://millidusunce.com/paradigma-soslu-atabeyler/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/paradigma-soslu-atabeyler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Onur Karadayı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jan 2025 19:11:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[atabeyler]]></category>
		<category><![CDATA[paradigma]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Özdağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=49330</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milletimiz geçmiş tecrübeler ışığında Zafer Partisi ve Genel Başkanı Sn. Ümit Özdağ'a yapılanların aslında onun nezdinde Türk milletine yapıldığının farkında.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/paradigma-soslu-atabeyler/">Paradigma soslu Atabeyler</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fparadigma-soslu-atabeyler%2F&amp;linkname=Paradigma%20soslu%20Atabeyler" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fparadigma-soslu-atabeyler%2F&amp;linkname=Paradigma%20soslu%20Atabeyler" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fparadigma-soslu-atabeyler%2F&amp;linkname=Paradigma%20soslu%20Atabeyler" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fparadigma-soslu-atabeyler%2F&amp;linkname=Paradigma%20soslu%20Atabeyler" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fparadigma-soslu-atabeyler%2F&#038;title=Paradigma%20soslu%20Atabeyler" data-a2a-url="https://millidusunce.com/paradigma-soslu-atabeyler/" data-a2a-title="Paradigma soslu Atabeyler"></a></p><p><strong>2006’da bir soruşturma başlatıldı.</strong></p>
<p>Bu soruşturma neticesinde “Ergenekon” sürecini başlatan “Atabeyler Davası” açıldı. Davanın hedef aldığı bir isim vardı: Murat Eren. Murat Eren, Özel Kuvvetler Komutanlığında görevli bir kara pilot yüzbaşıydı. Davanın açılma gerekçesi ise “Casusluk”, “Patlayıcı madde bulundurmak”, “Terör örgütü kurmak ve yönetmek”ti.</p>
<p>Bu dava çok önemliydi. Çünkü Türk milletinin refleksleri ölçülüyordu. Eğer halktan yeterli tepki gelmezse yapacakları saldırıların dozu artırılacaktı. Nitekim öyle de oldu. Halk, bu davaya gerekli ilgi ve alakayı göstermedi. Gösterenlerin önemli bir kesimi de sesini duyuramadı. Aynı zamanda öyle bir hava estiriliyordu ki ses çıkaranı dinleyecek kimsecikler de yoktu.</p>
<p>Sonrasında “Casusluk” diye dava açan asrın ihanet şebekesi FETÖ, Atabeyler davasına ses çıkarmayan ahaliden aldığı güçle ve dönemin iktidarının<strong> “ne istedilerse vermesiyle”</strong> Ergenekon, Balyoz ve diğer kumpaslar için ortamın hazır olduğuna karar verdi.</p>
<p>Yıllar sonra bu davaların FETÖ kumpası olduğu net bir şekilde ortaya çıktı ve kumpaslar çöktü. Çöktü ama bu davalar neticesinde 15 Temmuz’un da önü açılmış oldu. Davanın açılma gerekçelerinin de hâliyle kumpas ürünü olduğu görüldü.</p>
<p><strong>Aradan geçen onca zaman ve çekilen çilelerden sonra Murat Eren’e “Neden sen hedef alındın diye” soruldu. Eren, ibretlik bir cevap verdi. Hedef ben değildim. Türk ordusuydu. Ben olmasaydım bir başkası olacaktı. Önemli olan bu davanın şahıs olarak kime açıldığı değil ne için açıldığıydı…</strong></p>
<p>Evet o Atabeyler davası, Türk Silahlı Kuvvetlerine ve saldırıların başlaması için gerekli nabzın ölçülmesi adına, Türk milletine karşı açılmıştı. Sonrasında da genişletilerek sözde “Ergenekon davası”na bağlandı. O davanın açıldığı tarihten bu yana tam 19 sene geçti. Dile kolay öyle değil mi?</p>
<p><strong>Şimdi tarih yine tekerrür ediyor!</strong></p>
<p>Önce Zafer Partisi Genel Başkanı Sn. Ümit Özdağ’a, Mehmetçik Katillerine Af Yok mitingleri çerçevesinde Antalya’da yaptığı bir konuşmadan dolayı soruşturma açıldı. Gerekçesi de Cumhurbaşkanına hakaret. Fakat konuşma dinlenildiği zaman görülüyor ki herhangi bir hakaret yok. Bir durum tespiti yapılıyor. Kaldı ki bugünkü ilk duruşma neticesinde Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasından beraat etti. Sonrasında bununla da yetinilmiyor “halkı kin ve düşmanlığa nefret suçu” iddiası eklenerek 2020’den itibaren attığı tivitler üzerinden soruşturma genişletiliyor. O da yetmiyor geçen yıl Kayseri’de yaşanan üzücü hadiselerden, Sn. Ümit Özdağ ve Zafer Partisi sorumlu tutuluyor. Fakat garipliğe bakın ki Kayseri emniyeti tarafından hazırlanan rapor 21 Ocak 2025 tarihli. Fakat gözaltı 20 Ocak 2024’te yapılıyor… Bu bizim izlediğimiz bir filmin kötü bir kopyası.</p>
<p>Aynı tarihlerde CHP Gençlik Kolları Başkanı, kendi sayfasında propaganda birimlerinin hazırladığı bir gönderiyi RT ettiği için ifadeye davet ediliyor. Paylaşılan videoyu <a href="https://x.com/chpgenclikgm/status/1880935514976768038">seyredince</a> yine görülüyor ki meclis kayıtlarına bile geçmiş konuşmaların video kolajı hâline getirilmiş bir çalışmadan başka bir şey değil. İfadeye çağrılan kişinin esamesi bile okunmuyor. Tek yaptığı şey RT etmek.</p>
<p>CHP Gençlik Kolları Başkanı ifadeye çağırılınca bu sefer İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Ekrem İmamoğlu, katıldığı bir programda Gençlik Kolları Başkanına sahip çıktı. Yaptığı konuşmada herhangi bir tehdit ve suç unsuru bulunmuyordu. Fakat jet hızıyla ona da bir soruşturma açıldı. Konuşmasını dinleyince burada tehdit var demek için konuşmayı bağlamından koparmak lazım.</p>
<p>Ne kadar açık değil mi?</p>
<p><strong>Yine, Türk milletinin refleksleri ölçülüyor.</strong></p>
<p>Sürekli yargı yolu ile muhalif siyasileri doğrudan sindirmek için hukuk alet ediliyor.</p>
<p>Neden yapıyorlar peki bunu?</p>
<p><strong>Çünkü adına “paradigma” dedikleri yeni saçılım sürecinde önlerinde kimse olsun istemiyorlar. Toplum korkup sinsin istiyorlar!</strong></p>
<p>Tıpkı 2009’da yaptıkları gibi…</p>
<p>2009’da başlayan ilk çözülme süreci öncesinde Ordu’nun tepkisinden çekinenler, Atabeyler davası ile başlayan isimli bir dizi kumpas ile Türk ordusunu rehin almaya çalışmış ve sözde çözüm sürecinin önüne geçmeye çalışanları bertaraf etmeye çalışmışlardı. Bunu yapan alçak terör örgütü FETÖ idi. O dönemler hukuku baskı aracı olarak kullanıyorlar itiraz edenlere de hukuk var diyorlardı. Peki, hâl böyleyken bugün açılan soruşturmaların nedeni ne?</p>
<p>Hukukun bu şekilde kullanılmasının nelere sebebiyet verdiği görülmüyor mu? Hiç ders alınmıyor mu?</p>
<p>2025 yılında yeniden açılım süreci, paradigma sosuna batırılarak gündeme getiriliyor ve bebek katili affedilmek isteniyor. Türk milleti de buna itiraz ediyor.</p>
<p>Mevcut durumda bu itirazı organize eden partilerden birisi olan Zafer Partisi Genel Başkanına yapılan soruşturmayı ve hukuksuz bir şekilde gerçekleşen tutuklamayı nasıl değerlendirmek gerekiyor?</p>
<p>Şimdi ben soruyorum: 2006’da yapılmak istenin aynısı tekrar yapılmaya mı çalışılıyor?</p>
<p>Yeni “Paradigma soslu Atabeyler” soruşturmaları toplumu, muhalifleri sindirmek için bir silah olarak mı kullanılıyor?</p>
<p>O zaman Murat Eren&#8217;i görünürde hedef alan dava aslında TSK&#8217;nin içi oyulsun diye açılmıştı. Bugün de Ümit Özdağ&#8217;a açılan bu soruşturma sadece ona değil <strong>onun nezdinde &#8220;paradigma&#8221; diye sosladıkları bu sürece karşı çıkan herkesedir. Bunu görmek gerekiyor kanaatindeyim.</strong></p>
<p>Bu yüzden Ümit Özdağ&#8217;a açılan &#8220;Paradigma soslu Atabeyler&#8221; saldırısını kabul etmiyorum.</p>
<p>Yeni gelecek sözde hukukî soslu davalara karşı tedbirli ve dikkatli olmak durumundayız. Devletimizin yeniden hendeklere düşmesine mâni olunması için bu dikkati zaruri görüyorum.</p>
<p>Sn. Ümit Özdağ’ın bugün uğradığı haksızlık herkesin yüreğinde derin bir yara açtı. Ancak görünen o ki durum bununla kalmayacak.</p>
<p>Uzun zamandır bitirmek istedikleri sivil toplum örgütlenmelerini ve derli toplu muhalefeti bitirmek için çok keskin adımlar atılacak. Bunların hepsini yapabilmek için cesarete ihtiyaçları var. Bu cesareti suskunluk ile onlara vermeyeceğiz. Konuşacağız, anlatacağız ancak asla korkmayacağız.</p>
<p>Soğukkanlı bir şekilde Bebek Katillerini affetmek isteyenleri ve kirli oyunlarını deşifre edeceğiz.</p>
<p>Bunun olması için umut verici gelişmeler de var. Türkiye’de ülke meselelerine kafa yoran birçok sivil toplum kuruluşu, siyasi partiler ile birlikte yapılan hukuksuzluklara karşı çıktılar. Milletimiz geçmiş tecrübeler ışığında Zafer Partisi ve Genel Başkanı Sn. Ümit Özdağ&#8217;a yapılanların aslında onun nezdinde Türk milletine yapıldığının farkında.</p>
<p>Sn. Özdağ’ın tutuklanma kararı sonrası başta İyi Parti Genel Başkanı Sn. Musavat Dervişoğlu’nun destek açıklaması, ve malum üç parti hariç her partiden destek açıklamalarının yapılması bu anlamda oldukça kıymetli. Bu enerjiyi ve dayanışmayı kaybetmeden mücadelemize devam edeceğiz.</p>
<p>Hukukun tehdit unsuru hâline geldiği bir yerde biz yine hukuk dışına çıkmadan hukuku da cumhuriyetimizi de devletimizi de ailemizi de savunmanın anayasal görevimiz olduğu bilinciyle mücadelemize devam edeceğiz.</p>
<p>Kahrolsun istibdat yaşasın hürriyet!</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/paradigma-soslu-atabeyler/">Paradigma soslu Atabeyler</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/paradigma-soslu-atabeyler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YENİ FETÖCÜLÜĞE HAYIR!</title>
		<link>https://millidusunce.com/yeni-fetoculuge-hayir/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yeni-fetoculuge-hayir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jan 2025 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<category><![CDATA[tutuklama]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Özdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<category><![CDATA[zafer partisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=49319&#038;preview=true&#038;preview_id=49319</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın yerli ve millî olmadığını hiç kimse iddia edemez. Özdağ’ın millî birikim ve duruşu, Cumhur İttifakı yöneticilerinin tamamından daha yüksektir. Soruşturma ile gözaltı ile ne Ümit Özdağ susturulabilir ne de ülkenin diğer millî güçleri. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-fetoculuge-hayir/">YENİ FETÖCÜLÜĞE HAYIR!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-fetoculuge-hayir%2F&amp;linkname=YEN%C4%B0%20FET%C3%96C%C3%9CL%C3%9C%C4%9EE%20HAYIR%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-fetoculuge-hayir%2F&amp;linkname=YEN%C4%B0%20FET%C3%96C%C3%9CL%C3%9C%C4%9EE%20HAYIR%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-fetoculuge-hayir%2F&amp;linkname=YEN%C4%B0%20FET%C3%96C%C3%9CL%C3%9C%C4%9EE%20HAYIR%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-fetoculuge-hayir%2F&amp;linkname=YEN%C4%B0%20FET%C3%96C%C3%9CL%C3%9C%C4%9EE%20HAYIR%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-fetoculuge-hayir%2F&#038;title=YEN%C4%B0%20FET%C3%96C%C3%9CL%C3%9C%C4%9EE%20HAYIR%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yeni-fetoculuge-hayir/" data-a2a-title="YENİ FETÖCÜLÜĞE HAYIR!"></a></p><p>Öcalan’a çağrı yapmakla başlayan sürecin nereye doğru gittiği anlaşılıyor. Türkiye’nin kuruluş esaslarını değiştirmek, ülkeyi dönüştürmek isteyenler, bütün muhalif ve millî güçlere karşı savaş açmışlardır. Teğmenler ve bazı belediye başkanlarından sonra şimdi de Ümit Özdağ gözaltına alınmıştır.</p>
<p>Terörle irtibat, disiplinsizlik, cumhurbaşkanına hakaret bahanedir. Terörist başını TBMM’ne çağıranlar, hiç kimseyi terör irtibatıyla suçlayamazlar. Mustafa Kemal’in askeri olan teğmenler Türk milletinin gururudur, disiplinsizlik suçlaması onların yanından bile geçemez.</p>
<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın yerli ve millî olmadığını hiç kimse iddia edemez. Özdağ’ın millî birikim ve duruşu, Cumhur İttifakı yöneticilerinin tamamından daha yüksektir. Soruşturma ile gözaltı ile ne Ümit Özdağ susturulabilir ne de ülkenin diğer millî güçleri.</p>
<p>İktidar yeni başlattığı süreçle nereye gitmek istediğini açıkça söylemelidir. Arkadan vurarak yürütülen süreç, bütün Türk milletinde kuşkular uyandırmaktadır.</p>
<p>Bazı FETÖ artıklarının neden iktidar partisinde kaldığı anlaşılmıştır. Öyle anlaşılıyor ki yıllarca süren iş birliği, iktidarın da FETÖ yöntemlerini içselleştirmesine yol açmıştır. FETÖ’nün Zekeriya Öz’leri bugün de ortadadır. Ancak Zekeriya Öz’lerin ve onları idare edenlerin unuttukları bir şey vardır. Cumhuriyetin kuruluş ilkeleri halkımızın ruhunda yer etmiştir ve dolayısıyla ülkeyi dönüştürmeye hiçbir ittifakın gücü yetmez.</p>
<p>İktidarı, millî ve demokratik güçlere karşı yargıyı kullanmaktan vazgeçmeye, siyasi mücadeleyi korkakça değil yiğitçe yapmaya davet ediyoruz.</p>
<p style="text-align: right;">                                                   <strong>MİLLÎ DÜŞÜNCE MERKEZİ  </strong></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-fetoculuge-hayir/">YENİ FETÖCÜLÜĞE HAYIR!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yeni-fetoculuge-hayir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
