<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zamanı geçmiş arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/category/zamani-gecmis/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/category/zamani-gecmis/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Jul 2021 21:01:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>8 Temmuz 2021 Türkiye’nin şiddet karnesi</title>
		<link>https://millidusunce.com/8-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/8-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2021 22:45:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanı geçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=33767&#038;preview=true&#038;preview_id=33767</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'de 24 saatte yaşanan şiddetin çetelesini tutuyoruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/8-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/">8 Temmuz 2021 Türkiye’nin şiddet karnesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F8-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=8%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F8-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=8%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F8-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=8%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F8-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=8%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F8-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&#038;title=8%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/8-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/" data-a2a-title="8 Temmuz 2021 Türkiye’nin şiddet karnesi"></a></p><p><em>Belediye başkanı parkta ‘kadın dövdürdü’ iddiası</em></p>
<p>Giresun’un Eynesil ilçesinde Belediye Başkanının yanındaki adamlar tarafından darp edildiğini iddia eden kadın şikayette bulundu. Eynesil Belediye Başkanı Ahmet Latif Karadeniz ise iddia edildiği gibi kadına kimsenin vurmadığını arbede sırasında düşmüş, bir yerlere çarpmış olabileceğini ifade ederek kendini savundu.<br />
<a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/belediye-baskani-parkta-kadin-dovdurdu-iddiasi-6528639/">Kaynak:</a> </p>
<p><em>Yan bakma kavgasında silahlar çekildi! Yaralılar var</em></p>
<p>Maltepe&#8217;de restoran çıkışı iki grup arasında silahlı kavga çıktı. Çıkan kavgada 1 kişi silahla olmak üzere 3 kişi yaralandı. Hastaneye scooter ile gitmek isteyen şahsa ise otomobil çarptı. Yaşanan kavga anı, saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı.<br />
<a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/yan-bakma-kavgasinda-silahlar-cekildi-yaralilar-var-6528678/">Kaynak:</a> </p>
<p><em>Esnafı yumruklayan polisler görevden uzaklaştırıldı</em></p>
<p>Ordu&#8217;nun Ünye ilçesinde iş yeri sahibi ve çalışanlar ile polisler arasında yaşanan gerginlikle ilgili Ordu Valiliği inceleme başlatarak 2 polisi açığa alırken, iş yeri sahibi Merve Gülay ise o gece yaşananları anlattı. Gülay, &#8220;Ünye&#8217;de en son kavga edecek insanlar olduğumuz halde hayatımızda ilk defa coplu ve yumruklu şiddete maruz kaldık. Ben yetkililerin gerekeni yapacağını umuyorum&#8221; dedi.<br />
<a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/esnafi-yumruklayan-polisler-gorevden-uzaklastirildi-6528751/">Kaynak:</a></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/8-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/">8 Temmuz 2021 Türkiye’nin şiddet karnesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/8-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2021 Yılında Kurbanlarımız Türk kardeşlerimize</title>
		<link>https://millidusunce.com/kurbanlarimiz-turk-kardeslerimize-2/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kurbanlarimiz-turk-kardeslerimize-2/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2021 11:31:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zamanı geçmiş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=33334</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mensuplarımızın kurban bağışlarını geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Ankara’da gerçek ihtiyaç sahibi Türkmen kardeşlerimize ve Türk Cumhuriyetlerinden gelen öğrencilere dağıtılması taleplerini memnuniyetle karşılamış bulunuyoruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kurbanlarimiz-turk-kardeslerimize-2/">2021 Yılında Kurbanlarımız Türk kardeşlerimize</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkurbanlarimiz-turk-kardeslerimize-2%2F&amp;linkname=2021%20Y%C4%B1l%C4%B1nda%20Kurbanlar%C4%B1m%C4%B1z%20T%C3%BCrk%20karde%C5%9Flerimize" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkurbanlarimiz-turk-kardeslerimize-2%2F&amp;linkname=2021%20Y%C4%B1l%C4%B1nda%20Kurbanlar%C4%B1m%C4%B1z%20T%C3%BCrk%20karde%C5%9Flerimize" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkurbanlarimiz-turk-kardeslerimize-2%2F&amp;linkname=2021%20Y%C4%B1l%C4%B1nda%20Kurbanlar%C4%B1m%C4%B1z%20T%C3%BCrk%20karde%C5%9Flerimize" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkurbanlarimiz-turk-kardeslerimize-2%2F&amp;linkname=2021%20Y%C4%B1l%C4%B1nda%20Kurbanlar%C4%B1m%C4%B1z%20T%C3%BCrk%20karde%C5%9Flerimize" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkurbanlarimiz-turk-kardeslerimize-2%2F&#038;title=2021%20Y%C4%B1l%C4%B1nda%20Kurbanlar%C4%B1m%C4%B1z%20T%C3%BCrk%20karde%C5%9Flerimize" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kurbanlarimiz-turk-kardeslerimize-2/" data-a2a-title="2021 Yılında Kurbanlarımız Türk kardeşlerimize"></a></p><p>Mensuplarımızın kurban bağışlarını geçen yıl olduğu gibi bu yıl da vekaletle Ankara’da keseceğiz. Gerçek ihtiyaç sahibi Türkmen kardeşlerimize ve Türk Cumhuriyetlerinden gelen öğrencilere dağıtılması taleplerini memnuniyetle karşılamış bulunuyoruz.</p>
<p><strong>Nasıl katılacaksınız?</strong></p>
<p>Kurbanlık bedeli 1300 TL’dir. Kurbanlar ortalama 38-40 Kg ağırlığındaki koyunlardan kesilecektir.</p>
<p>Talep sahipleri kurban bedelini, salgın dolayısıyla telefonla anlaşarak Genel Merkezimize elden makbuz karşılığı verebilecekleri gibi, banka hesabımıza da yatırabilirler.</p>
<p>Banka aracılığı ile kurban bedeli yatıracak olanların açıklama bölümüne; isim ve cep telefonları ile “Kurban için” ibaresini mutlaka yazmaları gerekmektedir. Vekâleten kurban kesimi için bağışta bulunan gönüldaşlarımız, Merkezimizden Zeki HIDIR’a vekâlet vermiş sayılacaklardır. Ayrıca vekâlet verme gereği de bulunmamaktadır.</p>
<p>Ayrıca bayram öncesinde nakdî yardım yapmak isteyen dostlarımız da aynı banka hesabına &#8220;HAYIR İÇİN&#8221; yazarak para yatırabilirler. Bu paralar da öncelikle Türkiye&#8217;de bulunan Türk Dünyasından kardeşlerimize ve ihtiyaç sahibi gönüldaşlarımıza ulaştırılacaktır.</p>
<p>Kurban bedeli için son gün, banka aracılığı veya bizzat Genel Merkezimize başvuru ile 19 Temmuz 2021 Pazartesi günüdür.</p>
<p>Banka Hesap numarası (İBAN NU) TR08 0001 5001 5800 7299 3086 77 (Düşünce Merkezi Derneği Hesabı Vakıfbank Yenişehir Ankara Şubesi)</p>
<p>Bilgi ve irtibat için telefonumuz:</p>
<p>0 505 290 1821  (Zeki Hıdır)</p>
<p>Yeni adresimiz: GMK Bulvarı 56/5 Maltepe Ankara (Maltepe Koç Yurdu karşısı)</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kurbanlarimiz-turk-kardeslerimize-2/">2021 Yılında Kurbanlarımız Türk kardeşlerimize</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kurbanlarimiz-turk-kardeslerimize-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Hem erenler ölmez efendim, suret değiştirirler…”</title>
		<link>https://millidusunce.com/hem-erenler-olmez-efendim-suret-degistirirler/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/hem-erenler-olmez-efendim-suret-degistirirler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Liath McGorman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 May 2021 15:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanı geçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[Emine Işınsu]]></category>
		<category><![CDATA[Emine Işınsu Sancı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=32522&#038;preview=true&#038;preview_id=32522</guid>

					<description><![CDATA[<p>Işınsu, tıpkı Rus Edebiyatı’nın devleri olan Tolstoy, Dostoyevski ya da Turgenyev gibi, her yazara nasip olmayacak türden bir başka edebî maharetin de Türk edebiyatındaki ve öznül olarak Türk romanındaki nadir temsilcilerindendi. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/hem-erenler-olmez-efendim-suret-degistirirler/">“Hem erenler ölmez efendim, suret değiştirirler…”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhem-erenler-olmez-efendim-suret-degistirirler%2F&amp;linkname=%E2%80%9CHem%20erenler%20%C3%B6lmez%20efendim%2C%20suret%20de%C4%9Fi%C5%9Ftirirler%E2%80%A6%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhem-erenler-olmez-efendim-suret-degistirirler%2F&amp;linkname=%E2%80%9CHem%20erenler%20%C3%B6lmez%20efendim%2C%20suret%20de%C4%9Fi%C5%9Ftirirler%E2%80%A6%E2%80%9D" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhem-erenler-olmez-efendim-suret-degistirirler%2F&amp;linkname=%E2%80%9CHem%20erenler%20%C3%B6lmez%20efendim%2C%20suret%20de%C4%9Fi%C5%9Ftirirler%E2%80%A6%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhem-erenler-olmez-efendim-suret-degistirirler%2F&amp;linkname=%E2%80%9CHem%20erenler%20%C3%B6lmez%20efendim%2C%20suret%20de%C4%9Fi%C5%9Ftirirler%E2%80%A6%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhem-erenler-olmez-efendim-suret-degistirirler%2F&#038;title=%E2%80%9CHem%20erenler%20%C3%B6lmez%20efendim%2C%20suret%20de%C4%9Fi%C5%9Ftirirler%E2%80%A6%E2%80%9D" data-a2a-url="https://millidusunce.com/hem-erenler-olmez-efendim-suret-degistirirler/" data-a2a-title="“Hem erenler ölmez efendim, suret değiştirirler…”"></a></p><p><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/05/Metin-46.jpg" alt="" width="650" height="538" class="aligncenter size-full wp-image-32525" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/05/Metin-46.jpg 650w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/05/Metin-46-300x248.jpg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></p>
<p>Küçük bir kasabada büyüyen okumaya meraklı bir çocuk için halk kütüphanesinin ifade ettiği anlam sanıldığından da önemlidir. Keza, aynı çocuk evinde de benzeri bir küçük kütüphaneye sahipse dinmek bilmez merakını kamçılayan her bir kitabı okuma deneyimi ancak yutarcasına ya da içercesine diye tanımlanabilecek ve zaman içerisinde bağrında göz açılan yuvanın sıcaklığıyla bıraktığı izin derinliği daha da artan türden başlı başına bir içselleştirme serüvenine dönüşür. </p>
<p>İşte Rahmetli Emine Işınsu ile de ter ü taze dağarcığımı biteviye besleyerek dünyayı, hayatı ve insanları anlamlandırmaya çalıştığım böylesine yoğun erken okurluk dönemlerimde tanıştım. Babamın kitaplığındaki romanlara ayrılmış raftaki benzerleri arasından başlığı ile sıyrılıp dikkatimi çeken “Sancı”yı bir solukta okuduğum o dingin yaz tatili günlerini hâlâ özlemle anımsıyorum. Ülkemizin gerçekten “sancı”lı bir dönemini tavizsiz bir gerçekçiliğin ifadesini, meyve usaresindeki tat gibi kendiliğinden bir üst edebî üslupla aktaran bu romanda karşılaştığım farklı ama tanıdık, etkili ama sade dilden çok etkilenmiştim. Bunun yanı sıra, sonraki her Işınsu okumamda benim için daha da belirginleşen ve mütevazı bir okur olarak olabildiğimce sevdalısı olmaya gayret ettiğim dilimizin ustaca kullanımının ötesinde bir başka özellik daha gözüme çarpmaya başladı:</p>
<p>Işınsu, tıpkı Rus Edebiyatı’nın devleri olan Tolstoy, Dostoyevski ya da Turgenyev gibi, her yazara nasip olmayacak türden bir başka edebî maharetin de Türk edebiyatındaki ve öznül olarak Türk romanındaki nadir temsilcilerindendi. Şöyle ki; her birisi anlatılan öykü içerisinde irili ufaklı ve fakat muhakkak vazgeçilmez bir anlatı sorumluluğunu omuzlamış pek çok farklı kişiliği, kitaplarının çoğuna rahatlıkla “ırmak roman” denilmesine elverecek türden bir akıcılığın metronomunda en ufak bir ritim kaymasına yer vermeyecek biçimde, olay örgüsü ve karakter gelişimi/arkı ile uyumlu ve yek diğerine koşut bir şekilde anlatıp giriş, gelişme ve sonuç olarak tanımlanagelmiş ana durakların hepsinin hakkını fazlasıyla vererek son düğümü her seferinde ustalıkla atabilen ve bununla da okuru daima can evinden vuran güçlü bir kalemdi. Bunun &#8211; sadece benim için değil pek çok okuru için de öyle olduğunu düşündüğüm &#8211; en çarpıcı örneklerinden birisi, yine bir değil birkaç neslin ortak sesi olmuş “Sancı”nın işbu hüzünlü sohbetimizin başlığında yer verdiğimiz derin anlamlarla yüklü ve farklı okumalara da açık son cümlelerinden birisi olsa gerek… Aynı minval üzere zikredilebilecek bir başka örnekse, milletimizin günlük hayatında mutlu başlangıç, bereket, talih, umut ve benzeri pek çok duygu ve beklentiyi taçlandıran iliklerine kadar Türkçeleşmiş bir ifadeyi, romanın en son cümlesi olarak kullanıp adeta okurun kendi hayalhanesinde devamını getirip dimağında sürdürdüğü bir başka gölge romanın kapısını aralamasına olan davetle bitmekten ziyade ardı ismiyle müsemma biçimde okura teslim edilen “Kaf Dağı’nın Ardında” denilse yeridir.</p>
<p>Hayatımın sonraki dönemlerinde, gezegenimizin sıradan bir sakini olarak ömür dediğimiz şeyi yaşamamın keyfine de kederine de pek çok eseriyle eşlik eden Işınsu’nun sahip olduğu pek çok edebî özelliğin benim için öne çıkanları hep yukarıda değindiğim kapsamlı anlatılara akıcılık kadar sağlamlıkta kazandıran bütüncül yaklaşımı ve tam yerinde kullanılmalarıyla geniş okur kitleleri tarafından içtenlikle benimsenmiş sıklıkla atıfta bulunulmaya, satır başlarında anılmaya fazlasıyla müsait vurucu cümleleri oldu. Bu bağlamda Işınsu’nun dünya edebiyatının farklı dönemlerinden ve coğrafyalarından Joyce, Dickens, Marquez ve hatta Murakami’ye benzerlik gösterdiği kanısındayım ki bir yazar için okur nezdinde böylesi imrenilesi bir konumda olmaktan daha büyük bir ödül ve ölümsüzlük nişanesi olmasa gerek…</p>
<p>İşte tam da bu noktada, kaybettiğimiz bu büyük değerimizi layığıyla anmanın en anlamlı yollarından birisinin bahsi geçen türden iz bırakan ve içten geçip de bir türlü söz kalıbına dökülemeyenleri ustalıkla dile getiren işbu alıntılardan bir kısmını burada paylaşmak olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Ve artık sözü, edebiyatımızın ebediyete akıp giden senelerinde de sesinin yankılanmaya devam edeceğini düşündüğüm Işınsu’ya bırakıyorum efendim.     </p>
<p>Buckinghamshire’dan rahmet, hasret ve sevgiyle:</p>
<p><em>“Korkmayın, korku kötüdür, korkular sizi, siz olmaktan çıkarır, sindirir, gözlerinizi kör eder&#8230; Hâlbuki hepimizin hem şu iki göze, hem de gönül gözlerimize ihtiyacımız var&#8230;”</p>
<p>“Her kalb kendi şarkısını söyler.”</p>
<p>“Fark etmişsindir belki, biz adı güzel, görklü Muhammed&#8217;e saygımızdan, tam onun ismini vermeyiz de, çocuklarımıza Mehmet, deriz. Sana da artık Mehmet diyelim, ne dersin?”</p>
<p>“Boşuna demiyordu Tapduk: ‘Veren, mutlaka alır’ diye.”</p>
<p>“Kavak ağacının yaprakları kıpırtılı, dedem: ‘Bu ağaca Türkiye’de ana yüreği derler’ demişti.. ana yüreği de çocukları için böyle kıpır kıpır eder,endişelenirmiş.”</p>
<p>“İyilik yap kızım dedi, sana ne yaparlarsa yapsınlar, sen insanlığını unutma, kötülüğe kötülükle cevap verme, hep iyilik et.”</p>
<p>“Sevgi de bir Allah vergisi miydi acaba? Şüphesiz öyle, lâkin o sevgiyi besleyip geliştirmek ya da öldürmek, kişinin kendi elindeydi.”</p>
<p>“Başlamak ve başarmak yalnız sizin elinizdedir.Başlayan , inanan , arzu eden bitirir. Sabrediniz.”</p>
<p>“Bir de şunu unutma, zulme karşı zulüm, karanlığa karşı, karanlığı artırmaktır, oysa karanlığa karşı aydınlık olmak gerekir, çünkü aydınlık karanlığı boğar, yok eder. İyiliğin, kötülüğü yok ettiği gibi!”</p>
<p>“Ve fark etti ki, içindeki sevgi sanki birkaç misli artmıştı, insana, doğaya, yerdeki taşa, gökteki kuşa, içtiği suya&#8230; Sanki sevgi içinden sevgiyle bakıyordu her şeye. Yüreği iyice yumuşamış, incelmişti&#8230; Tanrı&#8217;nın aksi ona da vurmuştu gayrı, tıpkı çevresinde görüp bildiği her şeye vurduğu gibi. İşte bu aşktı!”</p>
<p>&#8220;Bildiğim ise, tek şey: Bedenler, beyinler ve sevdalar, bu toprağa gübre olabilir&#8230; Ve her yıl çiçekler yeniden büyür!&#8221;</p>
<p>“Ya rüyalarda yaşayıp uyuyarak hayatını çürütürsün ya artık uyanır yaşantına bir anlam verirsin, hayat senin, seçim senin.”</p>
<p>“Türkçeyi unutmayacaksın. Ama onların dilini de iyi öğreneceksin. Düşmanı vurmak istersen, en azından onun silahlarına sahip olman lazım. Tüfeğin, tabancan yoksa, hiç olmazsa, bilgisine, okumuşluğuna sahip ol.”</p>
<p>“Bilirsin, her kötünün, kötülüğün altında yatan cahilliktir&#8230;”</p>
<p>&#8220;Kin, demirdeki pas gibidir, önce sahibini oyar, çürütür. Bir kalpte kin yaşamamalı.”</p>
<p>“Gözün zekatı başkalarının ayıbını görmemektir.”</p>
<p>“Kalbime baktım,hayret; orada dumanlar tüterdi. Şimdi ise uçsuz bucaksız bir sarı-bej çöl,ne uzakta bir ufuk, ne yakında bir vaha&#8230;”</p>
<p>&#8220;Allah, bizim bu dünyada birçok tecrübeler edinerek ve şüphesiz imtihanlardan geçerek, O’nun bizi ilk yarattığı hale dönüşmemizi ister, öylesine arı duru, saf ve temiz! Neden? diye soruyordu nefsi… Çünkü bu dünyada bulunmamızın armağanı olarak, bize irade vermiştir, hür seçim vermiştir. Böylece O, kendi izniyle, öz irademizi kullanarak seçimler, doğru seçimler yapmamızı ister. Bunun için insanlara pek çok güzellik vermiş ve pek çok da acı yüklemiştir. Bu ikisinden yalnız bir olsaydı, emin ol dünya büsbütün çekilmez olurdu. Rabb&#8217;in düzenindeki ‘denge’ kavramını hiç unutma; bolluğun karşısında zıttı olan kıtlık, acının karşısında her şey zıttı ile vardır. Alemin zerrelerinden her biri, zıttını kendi içinde taşır. Çünkü yüze Allah&#8217;ın Celal ve Cemal sıfatları vardır. ve Allah her zerrede belirir, her zerrede O&#8217;nun bütün sıfatlarının eseri vardır.”</p>
<p>“Devleti, Tanrı&#8217;dan sonra koruyucu ve esirgeyici bilmiş Türk, Devlet baba demiş ona, ondan beklemiş, ummuş, bir eli hep sırtında olsun istemiş, asırlarca böyle devam etmiş. Derken devran değişmiş, Devletin malı deniz, yemeyen domuz devri gelip yerleşmiş. Kişi de itibarını yitirmiş, devlet de…”</p>
<p>“Ülkücü olmayı niçin istiyorsun? Çocuk bir duralamış, dikkatle süzmüştü Dursun&#8217;u ve sonra sert sert adeta hazır ol vaziyetinde: Ben Türk&#8217;üm, bundan gurur duyuyorum, eskiden Türklerin çok çok kahraman olduklarını da biliyorum. Ergenekon Destanı&#8217;nı da biliyorum. İşte bunun için komando olmak istiyorum, çünkü komandolar bozkurtturlar. Bozkurtun önderliğinde Ergenekon&#8217;dan çıktığımız gibi, yine bozkurtların önderliğinde Türklerin, ataları gibi kahraman olacaklarına, ilerleyeceklerine, güçlü ve büyük Türkiye&#8217;yi kuracaklarına inanıyorum.”</p>
<p>“Hem erenler ölmez efendim, suret değiştirirler!”</em></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/hem-erenler-olmez-efendim-suret-degistirirler/">“Hem erenler ölmez efendim, suret değiştirirler…”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/hem-erenler-olmez-efendim-suret-degistirirler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hop diri diri dat diri dat diri dom!&#8221;</title>
		<link>https://millidusunce.com/hop-diri-diri-dat-diri-dat-diri-dom/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/hop-diri-diri-dat-diri-dat-diri-dom/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Liath McGorman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 May 2021 16:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanı geçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[Neşet Ertaş]]></category>
		<category><![CDATA[Şakir Öner Günhan]]></category>
		<category><![CDATA[Sümer Ezgü]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=32166&#038;preview=true&#038;preview_id=32166</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lütfen alıcınızın ayarlarıyla oynamayınız efendim, zira endişeye lüzum yok. Ne platin meme yaptı ne de triger kayışı koptu...</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/hop-diri-diri-dat-diri-dat-diri-dom/">&#8220;Hop diri diri dat diri dat diri dom!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhop-diri-diri-dat-diri-dat-diri-dom%2F&amp;linkname=%E2%80%9CHop%20diri%20diri%20dat%20diri%20dat%20diri%20dom%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhop-diri-diri-dat-diri-dat-diri-dom%2F&amp;linkname=%E2%80%9CHop%20diri%20diri%20dat%20diri%20dat%20diri%20dom%21%E2%80%9D" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhop-diri-diri-dat-diri-dat-diri-dom%2F&amp;linkname=%E2%80%9CHop%20diri%20diri%20dat%20diri%20dat%20diri%20dom%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhop-diri-diri-dat-diri-dat-diri-dom%2F&amp;linkname=%E2%80%9CHop%20diri%20diri%20dat%20diri%20dat%20diri%20dom%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhop-diri-diri-dat-diri-dat-diri-dom%2F&#038;title=%E2%80%9CHop%20diri%20diri%20dat%20diri%20dat%20diri%20dom%21%E2%80%9D" data-a2a-url="https://millidusunce.com/hop-diri-diri-dat-diri-dat-diri-dom/" data-a2a-title="“Hop diri diri dat diri dat diri dom!”"></a></p><p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-32167" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/05/44-Metin.jpg" alt="" width="780" height="518" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/05/44-Metin.jpg 780w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/05/44-Metin-300x199.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/05/44-Metin-768x510.jpg 768w" sizes="(max-width: 780px) 100vw, 780px" /></p>
<p>Lütfen alıcınızın ayarlarıyla oynamayınız efendim, zira endişeye lüzum yok. Ne platin meme yaptı ne de triger kayışı koptu. Kaportada pasta cilânın saklayamayacağı türden derin çizikler de yok, motorun iftarlık çay demlemeye müsait su kaynattığı da… Her ne kadar buralar nihayet ufak ufak açılmaya başlamış ve dolayısıyla bendeniz de gurbet ellere gururla taşıdığımız güzide ata sporlarımızdan olan “gecenin köründe memlekete doğru üç aktarmalı ucuz uçak bileti bakma” ile uğraşmaya soyunmuşken bu kez gözümüzde tüten oraların tümden kapanması umutlarımızı suya düşürmüşse de ne gam… Şükürler olsun; ıslak ümide alerjim olmadığı gibi şakülümde istenmeyen türden bir kayma da yok.</p>
<p>Malumunuz, geçen sohbetimiz “Devamı Gelecek Bölümde!” tadında verdiğimiz küçük bir es ile nihayete ermişti. Dolayısıyla bu hasbihalimize, bir parça Sarı Bıyık’ın kız istemek için kapısını çaldığı Doğu Alman Bayan Gülle Takımı Kaptanı Kılıklı Abla’nın baba evine girmekten ziyade selamsız sabahsız daldığı gibi olsa da, mükerrer es vermektense bu defa ara taksimi es geçerek dolaysızca başlamak istedim. Başlamışken de sağlam olsun diye tâ en baştan yani başlıktan yürüdüm.</p>
<p>Bu arada başlıktaki dize, İç Ege yöremizin en gümrah çalılıklı dolaylarından derlenmiş sevimli bir türkümüzün sözlerine ait. Kara bağırda kahırla yakılmaktan çok aşka gelen gönülden keyifle çekilmekten kaynaklanan bir neş’eyi yansıtan bu sözler, insanı terennüm ettikçe nedensizce gülümseten tatlı bir ahenge sahip. Tıpkı yakın kuzeni konumundaki “Bom bili bili bili bom bom” diye şakıyıp giden, ilaç olsa adı “Neşebiyon” ya da “Gülfetamin” olacak bir diğer cimcime türkümüz gibi&#8230; Her ne kadar biz bu sözleri ilkin, işbu türküyü kaynak kişi Paşa lakaplı merhum Osman Acar’dan derleyen, rahmetli Özay Gönlüm’den işitmiş olsak da bu yaşama sevinciyle dolu türküyü yakın zamanda geniş kitlelere tanıtan isim, nice Twist Kralı’nı tahtından etmeye seza Teke Zortlatmalarının Şehinşahı sevgili Sümer Ezgü olmuştur.</p>
<p>İşte gözlem, tespit ve anılarımıza olan yolculuğumuza kaldığımız yerden, bu kez Sümer Ezgü’nün siyah beyaz TRT yıllarından gelen öncülü ve habercisi olan bir diğer kıymetli sanatçımızla devam ediyoruz:<br />
-Şakir Öner Günhan, Türk Halk Müziği alanında sesiyle olduğu kadar sahnesiyle de benzerlerinin arasından sıyrılıp kamu kanalı resmiyetini Anadolu’nun içten ve dolaysız tarzıyla buluşturarak siyah beyaz ve tek kanallı TRT’nin adeta tek tabanca isimlerinden birisi olmayı başarmış seçkin bir sanatçımızdır. Burada, başlığımızda atıfta bulunduğumuz tarzdaki “Hop Taraleylim” ya da “Al Yanak Allanıyor” benzeri enfes Neşet Ertaş yorumlarına değinmekten ziyade bambaşka bir duruma dikkat çekmek istiyorum. Şakir Bey, dönemin şartları gereği olsa gerek, genelde TRT Arı Stüdyosu’nu mesken tutan canlı türkü icralarında, “play back” tabir edilen biçimde önceden kaydedilmiş kayıta dudaklarıyla mükemmel biçimde uyumu sürdürerek eşlik ederdi. Bizim gözlerimizden kaçmayansa işbu mükemmeliğe farklı bir sevimlilik ekleyen özel bir durumdu. Birkaç kameranın aynı anda çekim yaptığı kayıt sırasında canlı yayına katılan kamera ile Şakir Bey’in baktığı kamera arasında üç beş saniyelik kayma ve gecikmeler yaşanması da kaçınılmazdı. İşte bu “yanlış kameraya bakma” anlarında Gülhan’ın ellerini çırparken, duruma göre o an kayıt yapan yayındaki kameraya doğru hafifçe dönerekten son derece profesyonel bir eda ile “Haberim yokmuş gibi doğal akışında çekmeye devam et panpa!” dercesine türküyü söylemeyi sürdürmesindeki ihtişam tek kelimeyle olağanüstüydü. Her sanatçıya nasip olmayacak türden işbu kısıtlı teknik imkan arasında izleyicilere vücut diliyle göz kırpma halini bizatihi seyretmeniz ve benim şu an bu satırları yazarken yüzüme istemsizce yayılan türden bir gülümsemenin tadına varmanız, şu kapanmalı sosyal mesafeli tersine bombastik günlerde mütevazı kişisel saadet yatırımı tavsiyemdir. Bunu yaptığınızda; “Kara Kaşlı Yâr”, “Çiçekler Ekiliyor”, “Yaylanın Çimenine” ya da “Şâd Ol Deli Gönül” gibi eserleri benzersiz bir yorumla dinlemenin de harcanan dakikadan daha fazla bonus kazandıran ek bir kazanım olduğunun ayırdına ve keyfine varacaksınız.</p>
<p>-TRT’nin o yıllarında kullanılan belki yerine göre biraz fazla resmî ve fakat pırıl pırıl ve düzgün Türkçesi ile vakti zamanında kendi küçük aklımla alttan alta dalga geçmemin hoş görülebilmesi itiraf etmem gerekirse ancak o senelerdeki toyluğuma verilerek mümkün olabilir. Zira, ilerleyen yıllarla birlikte hep beraber şahit olduk ki binlerce yıl önce bozkırın orta yerinde toplanan özel bir heyet tarafından şekil verilmişçesine sağlam ve bir o kadar da güzel dilimiz, yaşadığımız bin yılda dönüp dolaşıp eşlik ettiği emojinin önüne sonuna hoyratça eklenen bîçare sözcük öbekleri gibi bir hale büründürüldü. Oysa “Ay kal geldi”, “Ben iptal ben şok!”, “Acayip ortam var abi; Mert, Cenk, Burç, Garç, Gurç ile Pelinsu, Gülümsu ve Suborusu da var, kankalarla kankiler akmaca!” tarzı tümceden ziyade denildiği gibi gerçekten sözcük öbeği olan ifadelere kalmadan önce durum çok farklıydı. İlk akla gelen ve beni daima tebessüm ettiren TRT Türkçesinin başat klişeleri bile nerelerden nereye geldiğimizi &#8211; düştüğümüzü mü desek?- ispat etmek için fazlasıyla yeterli: “Bize ayrılan sürenin sonuna geldik efendim.” “Bu vesileyle ekranları başında bizleri izleyen milyonlara vermek istediğiniz bir mesajınız var mı Sayın X?” “Sayın Seyircilerimiz, Sadri Bey ile uzun yıllar boyunca farklı filmlerde birlikte çalıştık, müsaade ederseniz ben kendisine huzurlarınızda ‘Sadri Ağabey’ diye hitap etmek istiyorum.” (Bunun en samimi türevi bile arkadaşlar arasında taklidini yapageldiğimiz şu idi ki günümüzden bakınca insan aslında ne kadar düzeyli olduğunu anlıyor; “Mehmet, siz… “ “Nesrin, siz…”) “Hem şarkıcılık, hem oyunculuk; bir koltukta iki karpuz; sizin için zor olmuyor mu?” “Yapımda emeği geçen tüm arkadaşlarım adına hepinize esenlikler dilerim.” “Sizlere aydınlık bir gelecek diliyor, hepinizi sevgiyle kucaklıyoruz.” “Toprağınız bereketli, mahsülünüz bol olsun.” “Merhabalar Sevgili Radyo Dostları, TRT Çukurova Radyosu olarak, bir ‘Yurttan Sesler’ programı ile tekrar sizlerleyiz… (Yayını devrederken)… Evet, şimdi mikrofonlarımız Ege’nin İncisi İzmir’de…” “Balkanlar’dan gelen soğuk hava dalgası… Yer yer sağnak yağışlı, gök gürültülü sağnak yağışlı, …” Ne diyelim, gülümsemem buruk artık, ah ki ne ah!</p>
<p>-Özgün içerikte kullanılan dil böyle olur da, kusursuz aksan kadar olumlu anlamda klişeleşmiş yine özlenen sevimli kalıplarıyla dublaj Türkçesi ondan geri kalır mı? Alt yazı kavramı ile görece geç tanışmamızı ve Morgan Freeman gibi alâmet-i farikası sesi olan oyuncuların bile kendi seslerini ilk duyduğumuzda yadırgamamızı sağlayan dublaj bir sanatsa &#8211; ki bence kesinlikle öyle &#8211; abartısız dünya çapındaki zirvesini eskinin TRT’sinde görmüştür. Zira düşünüldüğünde, farklı bir dil olduğu kadar değişik ve hatta zaman zaman bambaşka bir kültürü, kendi lisanının imkanlarıyla dikiş yerleri görünmeyecek biçimde ifade etmek her babayiğidin harcı değildir. Her ne kadar bu hususta kimileyin fazla yüklenilse de TRT’nin günün sonunda bu zor ödevin altından uzun yıllar boyunca başarıyla kalkabilmesi bu konudaki meslekî hakimiyetinin en önde gelen delili olsa gerek. Şimdi paylaşacağım klişelerse bunun hoş yansımaları: “ Hey ahbap, o lanet olasıca çeneni kapatmazsan seni doğduğuna pişman ederim!” (Şimdi efendim ayıptır söylemesi “lanet”in aslında ne olduğunu hepimiz biliyoruz, çevirmen ne yapsın? Bu anlamda geliştirilen çözümü gayet makul buluyorum. Tıpkı Türkçemizde birebir karşılığı olmaması rağmen bir şekilde çevrilmekten ziyade maharetle evrilen şu diğer ifadeler gibi:) “Hey dostum sorun istemiyorum tamam mı?” “Bana birisi hemen kahve, çörek ve binanın planını getirsin, kahrolası federallere de olabildiğince geç dönün Johnny!” “Sabah kahvaltısı için bildiğim harika bir yer var Jennifer, üstelik sadece iki blok ötede. “Hey hey hey, sakin ol dostum! Böyle olmak zorunda değil, seninle anlaşabiliriz. Şimdi o silahı yavaşça yere bırak.” “Korkarım kendimi iyi hissetmiyorum, Vietnam’dan geriye bu kaldı Tom, anlarsın ya, ha?” “Şimdi ellerimi ağzından yavaşça çekiyorum, sakın bağırma, anlaştık mı?”… Uzar gider bu…</p>
<p>Özleyiş yaman ama yaşanmışlık da teselli…</p>
<p>Onları sizlerle birlikte yâd etmekse ayrıcalık…</p>
<p>Buckinghamshire’dan selamlar ve sevgiler herkese efendim.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/hop-diri-diri-dat-diri-dat-diri-dom/">&#8220;Hop diri diri dat diri dat diri dom!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/hop-diri-diri-dat-diri-dat-diri-dom/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Olaya bir de şu açıdan bakalım ne dersiniz?&#8221;</title>
		<link>https://millidusunce.com/olaya-bir-de-su-acidan-bakalim-ne-dersiniz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/olaya-bir-de-su-acidan-bakalim-ne-dersiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Liath McGorman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2021 17:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanı geçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz yaza]]></category>
		<category><![CDATA[Hobbit]]></category>
		<category><![CDATA[plaza]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzüklerin Efendisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=31891&#038;preview=true&#038;preview_id=31891</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir zamanlar bir mizah sitesinde kullandığım kendimce afili sanal âlem mahlasım “Yüzüklerin Beyefendisi” idi. Dolayısıyla ilkin buradan yürüyerek Tolkien’in Kuzey Avrupa Mitolojisi güzellemesi “Yüzüklerin Efendisi”  ile yola koyulsak yeridir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/olaya-bir-de-su-acidan-bakalim-ne-dersiniz/">&#8220;Olaya bir de şu açıdan bakalım ne dersiniz?&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Folaya-bir-de-su-acidan-bakalim-ne-dersiniz%2F&amp;linkname=%E2%80%9COlaya%20bir%20de%20%C5%9Fu%20a%C3%A7%C4%B1dan%20bakal%C4%B1m%20ne%20dersiniz%3F%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Folaya-bir-de-su-acidan-bakalim-ne-dersiniz%2F&amp;linkname=%E2%80%9COlaya%20bir%20de%20%C5%9Fu%20a%C3%A7%C4%B1dan%20bakal%C4%B1m%20ne%20dersiniz%3F%E2%80%9D" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Folaya-bir-de-su-acidan-bakalim-ne-dersiniz%2F&amp;linkname=%E2%80%9COlaya%20bir%20de%20%C5%9Fu%20a%C3%A7%C4%B1dan%20bakal%C4%B1m%20ne%20dersiniz%3F%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Folaya-bir-de-su-acidan-bakalim-ne-dersiniz%2F&amp;linkname=%E2%80%9COlaya%20bir%20de%20%C5%9Fu%20a%C3%A7%C4%B1dan%20bakal%C4%B1m%20ne%20dersiniz%3F%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Folaya-bir-de-su-acidan-bakalim-ne-dersiniz%2F&#038;title=%E2%80%9COlaya%20bir%20de%20%C5%9Fu%20a%C3%A7%C4%B1dan%20bakal%C4%B1m%20ne%20dersiniz%3F%E2%80%9D" data-a2a-url="https://millidusunce.com/olaya-bir-de-su-acidan-bakalim-ne-dersiniz/" data-a2a-title="“Olaya bir de şu açıdan bakalım ne dersiniz?”"></a></p><p><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-31892" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/42-kapak.jpg" alt="" width="266" height="189" /></p>
<p>Ah vakti zamanının kendisini canlandıran oyuncunun bilinmezliğine karşın iz bırakan reklam figürleri arasına, ulaşılması zor bir ipi göğüsleyerek girmeyi başarmış meşhur plaza çalışanı karakteri Ceren Hanım var ya, alkış ve nümayiş onadır! Yurdumuzun dört bir köşesinde rastlanması olası, yaz sıcağında uyuklamakla meşgul, kendi sevimli dünyasında esrik aile çay bahçelerinin onulmaz bir romantiklikle malûl baş solisti sevgili Ümit Besen’in de, işbu gailesiz mekanlara kudretten tılsımlı bir antidepresan gibi dalga dalga yayılan kadife sesiyle gayet veciz biçimde ifade ettiği gibi;<br />
“Seni unutmaya ömür yeter mi?”<br />
Ama hani es kaza hatırdan düşürüyor gibi olursak uzaktan kumandamızın pili olanca alkali metalliğiyle eriyerek bitsin, hem de bizi İrfan Yumurta Kaynatma Makinesi, her gün sadece iki buçuk dakika antremanla buzdolabı kapağı ebatında kol kaslarına kavuşturma sözü veren kişisel spor aletleri ve benzeri nikelajlı dolandırıcılıklarla bezeli tele satış kanalında takılı bırakaraktan!<br />
Zira “Ceren Hanım nerede? Bu toplantıda ona ihtiyacımız var” çağrısını dillendiren mesai arkadaşının suratının orta yerine küçümen çantasını el bombası atarcasına fırlatıp aniden girmeyip resmen daldığı toplantı odasındaki (eski bir beyaz yakalı olarak “kurumsal yönetişim” adına ki düz Türkçesi “Adet yerini bulsun” dur, benzeri odalarda yitip giden ömrümün geri getirilemez çok kıymetli yüzlerce saatine hâlâ yanarım, biz ettik siz etmeyin gençler!) üzerinde ne yazdığını bakmadan (inşallah arada soğuk füzyon formülünü murdar etmemiştir!) hışımla sildiği tahtanın başına geçip hazirûna en bilmiş edayla eli belinde dönerek söylediği o tümce, memleketimizin iş hayatı geyik dağarcığına ölümsüz bir kalıp kazandırmıştır:<br />
“Olaya bir de şu açıdan bakmaya ne dersiniz?”<br />
Akdeniz’inki kadar suyu bile rahatlıkla kaldıracak bir pilav konumundaki bu lafı güzafın etrafında dolanan yüzlerce Ekşi Sözlük esprisini, alttan alta mesaj kaygılı hınzır kurumiçi eposta yarenliklerini, sayısız “caps” tabir edilen görsel yakıştırmaları yekten bir kenara bırakalım.<br />
Peki, bunların yerine ne mi yapalım?<br />
Aşk olsun, o da sorulur mu şimdi!<br />
Tabi ki lamı cimi geçici olarak köşeli paranteze alıp “Beraber ve Solo Şarkılar” tadında, doğrudan;<br />
Olaya bir de şu açıdan yaklaşalım!<br />
Bu bağlamda yaşayan kültüre mâl olmuş eskiden yeniden, yakından uzaktan, kısacası tizden pese her telden nesne, olay ve olguya farklı bir bakış açısından bakalım ve görelim; kardığımız helvanın kıvamı tat verecek mi?<br />
Öyleyse;<br />
“Aldı Kerem!”:<br />
-Bir zamanlar bir mizah sitesinde kullandığım kendimce afili sanal âlem mahlasım “Yüzüklerin Beyefendisi” idi. Dolayısıyla ilkin buradan yürüyerek Tolkien’in Kuzey Avrupa Mitolojisi güzellemesi “Yüzüklerin Efendisi” ile yola koyulsak yeridir. Zaman zaman saman üstüne de taşan oynar başlıklı oryantalist bir bakış açısıyla kaleme alındığı gözlerden kaçmamakla birlikte epik boyutu takdir edilesi bu önemli eserle ilgili ilk okumalarımdan bu yana kafamı kurcalayan bir şey var. Şimdi bu olanca ucuz görünümüyle oğlan tarafı dostu sıradan bir alyansı andıran güç yüzüğü, yakıcı bakışlarıyla dosta güven düşmana korku veren Mordor’un en güzel abisi Sauron’a mı ait? Hukuki açıdan ve zilyetlik bakımından el hak öyle. Goygoycu Hobbit tafyasının parmaklarında eğreti durup Sauron’un işaret parmağına cuk oturmasından belli olduğu üzere ölçü en baştan ona göre alınmış mı? Evet. Hatta bu konuda bencileyin karabudundan sade bir vatandaşınki de değil, tam dokuz mavi kanlı kralın huzurda atılmış imzadan daha sağlam, fatura ve irsaliye hükmünde bizatihi şehadeti de var mı? Var. E o zaman insan ister istemez soruyor: Sakızla karosere tutturulmuş tamponcasına zorlama ve zayıf biçimde bir araya getirilmiş; her tanışılan sakallının mübarek sanılmaması gerektiğinin yürüyen kanıtı üçkağıtçı bir üfürükçü, midesine düşkün bir iki alemci buçukluk, oto süte zırt pırt atar gider yaparken cinnet geçiren herhangi bir Erdal Özyağcılar karakterinden daha çok kızarmayı başaran asabi bir cüce, Tanzimat kibarından beter kokoş bir elf ve ipten kazıktan kurtulmuş at hırsızı kılıklı yol serserilerinden oluşan “Yüzük Kardeşliği” düpedüz hırsız çetesi olmuyor mu? O hâlde rahmetli bir siyasetçimizin “Adam haklı beyler!” diyerek işaret ettiği türden net ve bariz bir sebepsiz zenginleşme kabahati ve hatta suçu söz konusu. Dolayısıyla işbu fantezi edebiyatı başyapıtının konusunu özünde şuna indirgeyebilmek mümkün: Mücevher hırsızlığı mağduru orta yaşlı bir kanaat önderinin işi şakaya vuran arsız bir suç çetesine karşı haklı mücadelesi. Bu bağlamda inanıyorum ki Orta Dünya Başsavcılığı’na müdahil sıfatıyla (zira okurluk ciddi zanaattır) şöyle okuyanın dudağını uçuklatacak cinsten oturaklı bir şikayet dilekçesi yazsak işgüzarlık yapmış olmayız. Ayrıca tam mesaj vermelik ortam oluştu, ben de sloganların feriştahını haykırarak veriyorum coşkuyu umarsızca: Mordor Gondor kardeştir, ayıranlar kalleştir! Gandalf şaşırma, sabrımızı taşırma! İki Kule önünde Miğfer Dibi’nde, gerine gerine kazanacağız!<br />
-Hazır (gayet hak ettikleri biçimde) Batı Yarımküre’nin, bizdeki gerçeklerinin yanında esamesi bile okunmayacak, hayali kahramanlarının ipliğini pazara çıkarmaya başlamışken Batman’i de boş geçmeyelim; kendisine kızgınım ve ona bayramlık laflar hazırladım. Kendisini Gotham Şehri Yıldırım Ekipler Amiri sanıp üzerine vazife olmayan işlere soyunan bu alt tarafı canı sıkkın şizofren mirasyedinin IQ’su çizgi roman albümlerinin birisinde 192 olarak geçiyor. Bak hele; din kardeşim olmasan da atma Reginald, kısaları yak gözümüz kamaşmasın Alfred, ufak at da bari civcivlerin günlük tayını aradan çıkmış olsun Komiser Gordon! İddia ediyorum, Einstein’ınkinden güya 36 puan daha yüksek zekavetiyle öğünen bu kişi, marketteki alışverişi 11 TL tutunca cebinden 6 TL çıkarıp uzatan öğrenciyle kasiyer arasındaki sorgusuz sualsiz içselleştirilmiş pratik Türk denklemini bile çözemez. (Vakti zamanında boş bulunup aynısını 11 Pound’luk alışveriş sonrası Londra’da denemiştim. Kasadaki Galli delikanlı büyük ihtimal kalpazanlıkla karşı karşıya olduğunu sanıp endişeyle Manchester’lı müdürünü çağırmıştı (evet; el kadar adada konuşanın memleketini paçasından akarcasına belli eden türden elli sekiz farklı aksan var.) Onlarınkinden daha düzgün bir İngilizce ile üç kez açıklamama rağmen ikisi de bundaki mantığı anlayamamıştı. Ol sebeple dillere destan pratik zekamızın yokluğunda hayatın nasıl da zorlaştığına böylesi bir örnekle birebir şahit olup bıyık altından gülmüşlüğüm de vardır efendim.) Bakın henüz reşit olmayan yarım akıllı Robin’i türlü çeşit tehlikenin kucağına atarak yıllarca üstelik sigortasız çocuk işçi statüsünde çalıştırmasına hiç girmiyorum bile!<br />
-Görüldüğü üzere Frengistan halılarına vurdukça onlardan bir önceki tokaçlamadan daha fazla toz çıkıyor. O halde bu yolun köprüden önce son çıkışından sağa kırarak kendi çapında uzun metrajlı son farklı bakış açısını geliştirip “Vallahi bir ömürsün!” dedirten yaşam gerçeklerine hayatın tam içinden bir göz atarak ilerleyelim. Hani “Yıldız Savaşları” serisinin Erol Taş’ı Darth Vader’a oğlu Luke el kaldırınca o meşhur “Luke ben senin babanım!” tiradı var ya. Keşke vakti zamanında, kulüp yönetimine “Beyefendi”nin seçim listesini delip çaktırmadan girmeyi başaran teşkilattan acar bir kardeşimizcesine, bir Türk senarist projeye dahil olsaydı da Luke’un ışın kılıcını tutan eli Allah’tan korkup kuldan utanmadan babasına kalkınca “Battal Gazi’nin Oğlu”ndaki gibi taş kesilseydi! Akabinde her ikisi de yapıp ettiklerinin cem-i cümlesinden “peşiman olup nedamet getirip bir dahi işlememeye azm ü cezm ü kast eyleyüben” baba oğul Eyüp Sultan’ın yolunu tutup tövbe etselerdi… Fonda da ney ve tanburdan muhteşem Nikriz Saz Semâîsi çalarken tabi ki… Biliyorum, çok şey istiyorum ama bazen makul olan çok şey istemek değil midir?<br />
-Gelelim kendi gök kubbemize… Bizim kültürümüz ve dilimiz o kadar zengin ki öncekiler gibi başat örnek aramaya bile gerek yok. Günlük hayatta karşılaşılan tuhaf durumlardan bile kendi çapında tatminkâr bir olaya yönelik farklı bakış açısına göre rahatlıkla değişik boyut kazanabilecek nice örnek devşirmek olası. Meselâ deyip ilerlersek:<br />
-Tadı damakta kalmış ya da sofralara görece nadir uğrayan bir yemeği anarken “Geçen gün ayıptır söylemesi hede hödö yiyordum” denir ya hani? Ayıpsa neden söylüyoruz? Değilse lafın düzünü deyip geçmek gerekmez mi?<br />
-Gece yatısına kalınan misafir evinde ilk uyanan kişi olmak. Bu da yetmezmiş gibi üzerine &#8211; bu sefer gerçekten ayıptır söylemesi &#8211; bir de tabiatın çağrısının vuku bulması ve hatta bu bağlamda ihalenin “büyük” gelmiş olması. Üzerine bir de zor uyutulmuş ve inadına tavşan uykusu sahibi kolay ağlayan bir bebeğin evdeki varlığı. Ve hazırlanan konuk yatağının bütün odalara bir şekilde ses duyuran salondaki gıcırtılı çekyatta olması. Bu durumdaki talihsiz için filmin türü; başlangıç için gerilim, üstüne bir de sifon bozuksa korku!<br />
-Yeni tanışılan elemanın adını unutup güya çaktırmadan ismini kendisine söyletmeye çabalarken ağır saçmalayıp sekiz olmak. Bir de bunun üst sürümü vardır: Samimi olunan emmioğluyla muhabbet ederken aradaki kuzenlik bağının kaynak kişisi olan amcanın, adından çok lakabıyla yad edildiğinden (Marangoz İbrahim, Gıli Gıli Ali, Kırmastılı Deli Mehmet gibi) adını unutmak. Sonrasında da “Mustafa Amca’nın ameliyatı nasıl geçti?” “İbrahim Amca zeytinleri budadı mı?” “Mehmet Amca sattı mı Doblo’yu?” gibi denemelerle muhatabınıza küçük istihbarat sortileri yapmak. Aman diyeyim evlerden ırak!<br />
-Kaçıncı baskı olacak bilmiyorum ama orta okul tarih derslerinin bendeki etkisi azalacak gibi değil, o yüzden n’inci kez sorguladığım için kusuruma bakmayınız: Şimdi Almanlar yenilince biz de yenilmiş sayıldık ya… Bu durumda Almanlar yenince (örneğin Dünya Kupası’nı Almanya kazanınca) bizim de yenmiş sayılmamız gerekmiyor mu? Hâlâ aynı grupta değil miyiz? Averajın önemi ne? Avantaja bırakabiliyor muyuz? Ülke puanına ne oluyor? Üç yenilgi bir galibiyeti götürüyor mu?<br />
-Günlük gazetelerin sadece spor sayfası ya da at yarışı bülteni dışında ezkaza herhangi bir dişe dokunur eserin okunduğuna şahit olmadığımız mahalle kahvelerinin adı neden “kıraathane?” Yoksa emekli dayılar, semt sakinleri ve cümle hazirûn, Fen Bilgisi kitabının arasına Teksas Tom Miks koyup okuyan bizim zamanımızın ergenleri gibi, çaktırmadan ciddi kitapları cilt cilt deviriyor da el âlem ukala demesin diye ve tevazuyu elden bırakmamak adına, aslında yurt sathına yayılmış binlerce kıraathanenin birer irfan ve felsefe otağı olduğunu belli etmiyorlar mı yoksa? Düşünsenize el ayak çekilince bir köşede toplanıp dayılar hasbihal ediyorlarmış şöyle: “-Kant’ın görev ahlakı yaklaşımını fazla stoik buluyorum.” “- Bence Durkheim’dan Gökalp’e ‘kültür’ kavramını ele almak toplum bilim açısından Kant’ın bireye yüklediği epistemolojik anlamdan daha önemli.” “- Dostlarım kanımca günümüz dünyasını daha derinden kavramak için bütün bu bahsettiklerinizi bir kenara bırakıp evlendirme ve yemek programlarını Slavoj Žižek’çi bir bakış açısıyla irdelemekte büyük yarar var. Hatta bu bağlamda yapıbozumcu öncül örnekler olarak Salih Güney’li, Engin Koç’lu 80’li yıllar filmlerinin duyusal çıkarımlara açık imgelemsel algılamalara konu öznel yaklaşımlarını irdelersek görürüz ki…”<br />
Evet efendim, işte böyle. Olaya bir de şu açıdan bakalım derken “Şaşı Bak Şaşır” kartına fazla odaklanmaktan olayın kendisine şehlâ kalmamak adına, bir sonraki sohbetimize kadar burada bir es veriyorum müsaadenizle.<br />
Buckinghamshire’dan selamlar ve sevgiler herkese efendim.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/olaya-bir-de-su-acidan-bakalim-ne-dersiniz/">&#8220;Olaya bir de şu açıdan bakalım ne dersiniz?&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/olaya-bir-de-su-acidan-bakalim-ne-dersiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>22 Nisan Türkiye’nin şiddet karnesi</title>
		<link>https://millidusunce.com/22-nisan-turkiyenin-siddet-karnesi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/22-nisan-turkiyenin-siddet-karnesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Apr 2021 20:45:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanı geçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[doğaya şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=31861&#038;preview=true&#038;preview_id=31861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin son 24 saatteki şiddet çetelesini tutuyoruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/22-nisan-turkiyenin-siddet-karnesi/">22 Nisan Türkiye’nin şiddet karnesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F22-nisan-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=22%20Nisan%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F22-nisan-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=22%20Nisan%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F22-nisan-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=22%20Nisan%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F22-nisan-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=22%20Nisan%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F22-nisan-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&#038;title=22%20Nisan%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/22-nisan-turkiyenin-siddet-karnesi/" data-a2a-title="22 Nisan Türkiye’nin şiddet karnesi"></a></p><p>Türkiye’nin son 24 saatteki şiddet çetelesini tutuyoruz. </p>
<p>AFYONKARAHİSAR&#8217;ın Sandıklı ilçesinde oğlu şehir dışına çalışmaya giden Nurettin G. (68), yatakta uygunsuz yakaladığı gelini Filiz G. (36) ile Kamil Ç.&#8217;yi (51) tabancayla vurarak öldürdü.<br />
Olay, saat 01.00 sıralarında Çiğiltepe köyünde meydana geldi. Nurettin G. İstanbul&#8217;a çalışmaya giden oğlu Uğur&#8217;un eşi Filiz ile Kamil Ç.&#8217;yi yatakta uygunsuz yakaladı. Tabancasını alan Nurettin G. gelini Filiz G. ile Kamil Ç.&#8217;ye ateş etti, ardından da jandarmayı arayıp haber verdi. ihbar üzerine adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Gelen sağlık ekibinin yaptığı kontrolde Filiz G. ve Kamil Ç.&#8217;nin yaşamını yitirdiği belirlendi. Nurettin G. ise jandarma tarafından gözaltına alındı.<br />
Nurettin G.?nin jandarmadaki sorgusunun sürdüğü bildirildi. </p>
<p><a href="https://www.sondakika.com/amp/haber-son-dakika-haberleri-yatakta-uygunsuz-yakaladigi-gelini-ile-erkegi-14082777/?__twitter_impression=true&#038;s=08">Kaynak:</a> </p>
<p>Karadeniz’in termal ve kış turizmi için yeni turizm destinasyonu alanı olarak belirlenen ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘örnek yayla’ modellerinin uygulanacağı iki noktadan biri seçilen doğal sit alanı Rize’nin İkizdere Vadisi Cevizlik köyünde açılması planlanan ve 16 milyon tona yakın taşın alınacağı bazalt ocağı projesi tepkilere yol açtı. Yeşil vadinin doğal güzelliğinin yok olacağını, köylerinin ellerinden gideceğini savunan yöre halkı, ‘yatırıma değil, yanlış yer seçilen taş ocağına karşıyız’ mesajı ile nöbete başladı. Köylerinde çay ve bal üretimi yaptıklarını anlatan yöre halkı, İyidere’de deniz doldurularak yapılacak Lojistik Liman projesi için planlanan taş ocağının daha yakın, daha az maliyetli ve doğaya zarar vermeyecek başka bir alanda açılmasını istiyor. </p>
<p>Vadide taş ocağı için harekete geçen firma, ağaç kesimi için orman yolu açmak üzere iş makinelerini vadiye getirmeye başladı. Alana giren ilk iş makinesinin önüne çıkan yöre halkı, yolu kesmeye çalıştı. Bu sırada yöre halkı ile askerler arasında gerginlik yaşandı. Jandarmaların müdahale ettiği kişiler uzaklaştırıldı. Vadide nöbet tutan kadınlar da görevlilerle tartıştı. İş makinesinin alana girdiği vadide gergin bekleyiş sürüyor. </p>
<p><a href="https://www.hurriyet.com.tr/gundem/ikizdere-vadisinde-tas-ocagi-gerginligi-yasandi-41794594">Kaynak:</a></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/22-nisan-turkiyenin-siddet-karnesi/">22 Nisan Türkiye’nin şiddet karnesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/22-nisan-turkiyenin-siddet-karnesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Olmasaydı derdimiz, söyler miydi Ferdimiz!</title>
		<link>https://millidusunce.com/olmasaydi-derdimiz-soyler-miydi-ferdimiz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/olmasaydi-derdimiz-soyler-miydi-ferdimiz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Liath McGorman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2021 15:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanı geçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[Arabesk Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Ferdi Tayfur]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkı Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gürses]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal hareketler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=31315&#038;preview=true&#038;preview_id=31315</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oysa gönül telini titreten müzik türünün kendi içerisinde kaliteli olduktan sonra bir diğer türe karşı ayar verecek kadar üstün ya da el öpecek denli düşük irtifalı bir konumu yoktur. Öncelikle, yıllık değil nesillik olduğundan sanat tarihinin hükmü kişilerce dokunulamazdır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/olmasaydi-derdimiz-soyler-miydi-ferdimiz/">Olmasaydı derdimiz, söyler miydi Ferdimiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Folmasaydi-derdimiz-soyler-miydi-ferdimiz%2F&amp;linkname=Olmasayd%C4%B1%20derdimiz%2C%20s%C3%B6yler%20miydi%20Ferdimiz%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Folmasaydi-derdimiz-soyler-miydi-ferdimiz%2F&amp;linkname=Olmasayd%C4%B1%20derdimiz%2C%20s%C3%B6yler%20miydi%20Ferdimiz%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Folmasaydi-derdimiz-soyler-miydi-ferdimiz%2F&amp;linkname=Olmasayd%C4%B1%20derdimiz%2C%20s%C3%B6yler%20miydi%20Ferdimiz%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Folmasaydi-derdimiz-soyler-miydi-ferdimiz%2F&amp;linkname=Olmasayd%C4%B1%20derdimiz%2C%20s%C3%B6yler%20miydi%20Ferdimiz%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Folmasaydi-derdimiz-soyler-miydi-ferdimiz%2F&#038;title=Olmasayd%C4%B1%20derdimiz%2C%20s%C3%B6yler%20miydi%20Ferdimiz%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/olmasaydi-derdimiz-soyler-miydi-ferdimiz/" data-a2a-title="Olmasaydı derdimiz, söyler miydi Ferdimiz!"></a></p><p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/muslum-gurses.jpg" alt="" width="292" height="173" class="aligncenter size-full wp-image-31319" /><br />
Yüce milletimizin son iki yüz yıllık sergüzeşti boyunca göz göze geldiği, yüzleştiği, içine düştüğü ya da resmen suratının orta yerine savrulan bir yumrukçasına maruz kaldığı pek çok durum karşısında sergilediği iki cami arasında beynamaz dalga boyunda gidip gelen türden bir arada kalmışlık davranışına, sanırım en çok kültürel zevk yelpazesi itirafları bağlamında şahit oluyoruz. Bunun en bariz örneklerine de genellikle dinlenen müzik hakkındaki sorulara verilen gereksizce kaçamak yanıtlar arasında rastlanmakta. </p>
<p>Oysa gönül telini titreten müzik türünün kendi içerisinde kaliteli olduktan sonra bir diğer türe karşı ayar verecek kadar üstün ya da el öpecek denli düşük irtifalı bir konumu yoktur. Öncelikle, yıllık değil nesillik olduğundan sanat tarihinin hükmü kişilerce dokunulamazdır. Sonra malum; renkler ve zevkler liseler arası münazara yarışması konusu yapılamaz. Dolayısıyla, Ekşi Sözlük’ teki “bir arkadaşım ekolü” mucibince yanaklar beyhude yere kızarırken “Ya hacım, aslında ben dinlemiyorum ama bir arkadaşım fena hâlde hastası, bu albümler ondan yadigâr” tarzı suya tirit açıklamalar yapıp hoşlanılan müziğin mahcup zevk sınıfına sokulmasına gerek yok. Hem zaten böylesi ikircikli bir tavır Türkan Şoray kirpiği desenli el emeği göz nuru örme orlon kazağın boynuna şal desenli son moda entel fuları sarıp sonra da her ikisinden de yok yere utanmak gibi tuhaf bir ruh haline delâlet eder. </p>
<p>Kanımca bu kafası hayli karışık tavırdan açık ara en çok nasibini alan müzik türü, tâ başından ekseni bir hayli kaymış bir şaşı bakıp şaşırma sonucunda adı yanlış konulmuş “Arabesk” olarak nitelendirilen alt türdür. Öyle ki kendisinin uzak yakın yeğenleri konumundaki diğer alt türlere karşı takınılan tavır çok sevdiğim tek kanallı eski TRT’nin bir yerden sonra amlamsızlaşan ekran ambargosunun da kanıtladığı gibi Arabeskten esirgenmiştir. Buna göre “Anadolu Rock”ı dinlemek halk ezgileriyle kucaklaşıp çok sesli biçimde coşmaktır. “Özgün/Protest Müzik”e kulak vermekse Dadaloğlu’na saygıda kusur etmeyip Pir Sultan’a cephe selamı çakarak toplumsal duyarlılık kasmak… Ya da kuşça yüreğini halk müziğinin kara kaştan sarı saça uzanan gönülçelen bin bir rengine bağlamak haklı olarak geçmişten geleceğe “Yurttan Sesler” makamında köprü kurmak sayılırken öte yandan Arabesk ise, tıpkı afişlere adı kendisinin taçsız prensi olarak yazılan bir zamanların “Küçük X” furyasının müsebbibi şarkıcı-oyuncu gibi bir köşede “Boynu Bükükler”i oynayagelmiştir. </p>
<p>Oysa yapılması gereken en başta sosyal bilimlerin yöntemlerini kullamak suretiyle, toplumsal hareketlerin sonucu ortaya çıkan her türden değişiklik, devinim ve yeni olgu gibi Arabesk’i de, söz gelimi İkinci Viyana Kuşatması’nın sebeplerinin ve sonuçlarının masaya yatırılıp enine boyuna irdelendiği pür dikkat bir tarih dersinin ciddiyetiyle ele almaktır. Yoksa; depremden nefret ettiği için gözüne kestirdiği fay hattını kağıt üzerinde memleketinin birkaç kilometre ötesine taşıyan sismoloji asistanı, içini karartan bulutlu günlerin başına sardığı efkârla nimbus öbeklerini yok sayıp günlük bültene “Güneşli” diye not düşen hava durumu gözlemcisi ya da gönül verdiği takım turnuvada elenince neyin yanlış yapıldığına odaklanıp bunun üzerinde kalem oynatmaktansa “Gönüllerin Şampiyonu Hede Hödö Spor!” başlığını attığı güzellemelerle teselli bulan spor yazarına dönüşmek gibi garip bir duruma düşülür.<br />
O eskimez şarkıda benim yaptığımdan çok daha veciz bir biçimde “Bir onulmaz derde düştüm” diye  &#8211; hani hafiften Arabesk’in de sinesinden kopup geldiği eski damardan bir ifadeyle &#8211; dile getirilen böylesi bir halin kıyısına köşesine bile yaklaşmayıp yukarıda değinilen türden, rahmetli Tarık Buğra’nın da sık sık dediği gibi “bir bilim adamı gibi nesnel değer yargılarına sahip” bakış açısıyla konumuza yaklaşsak sezadır. </p>
<p>Sanırım bunu yapmaya koyulurken artık kendi vadisinde bir isimden çok daha fazla şey ifade eden ve altındaki karşılığın farklı unsurları için (hayran kitlesi, repertuar, ses rengi, konserleri Woodstock-vari toplumsal olaylara dönüştüren kitlesel histeri, vb) çadır direği konumunda olan bazı öncül isimleri, harita üzerinde nirengi noktası misali benzetmelerle ele almak sağlıklı bir çıkış noktası olabilir. Ki güneş altında mutlak yeni hiç bir şeyin olmadığı dünyamızda bu türün başat oyuncularının benzeri süreçleri geride bırakan toplumlardaki karşılıkları üzerinden daha net bir fikir verebilmek mümkün olsun. </p>
<p>Bu bağlamda sözü daha fazla uzatmadan yolunu yapageldiğim benzetmeleri huzurlarınıza getirip oradan da bu sefer elimden geldiğince öz biçimde Arabesk’in binbir duygunun sayısız hercümercinin anavatanı cennet yurdumuzdaki macerasına kısaca değinmek istiyorum.   </p>
<p>Efendim lafı daha fazla eğip bükmeye hiç gerek yok. Merhum Müslüm Gürses ülkemizin Yves Montand’ı, Hakkı Bulut Frank Sinatra’sı, Ferdi Tayfur Freddie Mercury’sidir. Kendileriyle müzik yapma dönemleri üç aşağı beş yukarı kesişen bu isimlere benzerliklerinin isbatı olan pek çok delilden en göze çarpanlarını Arabesk’in genel icrasıyla ilgili tür kalıbı ve sosyolojik yapımızın yansımaları olmaları bakımından önemlerinin altını çizerek buradan öteye ilerleyelim arzu ederseniz. </p>
<p>Müslüm Gürses yerli Yves Montand’ır; çünkü kimin şarkısını okusa o şarkıyı meşhur eden asıl sanatçıdan daha güzel okur. Kendisinin Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve hatta “Paramparça” sularındaki “rock” baladı okuyuşları bu anlamda akla ilk geliveren kayda değer örnekler. Üstelik bunu bütün bu türlerin üzerinde sağlam bir istikrarı yakalayarak sadece meşk değil aynı zamanda mecz eden bir baş solist ya da orkestra şefi hakimiyetiyle başarır. Tıpkı Arabesk’in memleket toprakları ve hatta imparatorluk asırlarımızın hatıra bakiyesinin doğal bir sonucu olarak tüm Orta Doğu ve Balkanlar’dan binbir ses rengine ev sahipliği yapması gibi.<br />
<img loading="lazy" decoding="async" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/hakki-bulut.jpg" alt="" width="865" height="487" class="aligncenter size-full wp-image-31320" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/hakki-bulut.jpg 865w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/hakki-bulut-300x169.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/hakki-bulut-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 865px) 100vw, 865px" /></p>
<p>Hakkı Bulut gür bıyıklarının verdiği heybetle muadilinden daha görkemli olmanın haklı gururunu yaşayan ve yaşatan bir Türk Frank Sinatra’sıdır; zira acılı acısız bütün eserlerini, benzeştiği İtalyan kesim Amerikalı gibi “sehli mümteni” tarzı konuşuyormuşçasına kolay görünse de aslında ancak yılların tecrübesiyle zor kazanılabilen bir icra ustalığıyla terennüm ederek dinleyenlerine aktarabilme yeteneğine sahiptir. Tıpkı “üç kıtada at koşturmak” eylemini eni konu bin yıldan uzun bir süre devam ettirebilmemizin altında yatan ana nedenin kaba kuvvet kullanımından ziyade şu günlerde fazlasıyla hasret kaldığımız devlet aklı olması gibi, O da eserlerini zor kazanılmış bir müzikal eşgüdümün göze batmayan ve artık doğal kabul edilen perdesinden okur. </p>
<p>Ferdi Tayfur ise bariz biçimde memleketimizin Freddie Mercury’sidir. Bu benzerliğin başat nedeni aynı O’nun gibi uzun yıllar boyunca konserlerini (iki yüz bin kişilik katılımla efsaneleşen Gülhane Konseri Guinnes Rekorlar Kitabı’na girmiştir) birer müzikal olaya çeviren sahne hakimiyeti ve işin işitsel olduğu kadar görsel boyutuna da kafa yoran kapsayıcı bakış açısıdır. En az bunun kadar önemli bir diğer benzerlik noktası ise icracılık kadar bestecilik boyutunda da kazandığı (ortak çalışmaları dışında sadece kendisine ait iki yüz elliden fazla bestesi vardır ve evet; “Huzurum Kalmadı” bunlardan birisidir) üretkenlik olsa gerek. Kaldı ki Ferdi Tayfur’un öğrenildiğinde insanı şaşırtan pek çok farklı ve renkli yönü de vardır. Koskoca Hollywood’ta sadece Kirk Douglas’ın yapabildiği gibi “hayalet yazar” kullanmadan bizzat kendisi özyaşam öyküsünü kaleme alabilmiştir ki bahsi geçen “Şekerci Çırağı” adlı yapıt gerçekten türünün en nadide örneklerinden son derece okunası bir kitaptır. Onca film senaryosu, piyes, şarkı sözü de cabası… </p>
<p>“Kanayan Gül” ve “İçim Yanar” şarkılarında ustalıkla attığı muazzam gitar soloların ispatladığı gibi yabana atılamayacak bir gitarist olmasının yanı sıra piyano ve bağlama çalma hususunda da virtüöz düzeyindedir. Bütün bu yönleriyle de aslında insanımızın hülasası gibidir: Kalıplarla yaklaşıldığında bunu reddeder. Kendisini tek yönlü sananları şaşırtır. Göründüğünden daha derindir. Sanıldığından çok boyutludur. Mektepli ilimle ilgili sıkıntıları olsa da alaylı ve bu nedenle hayatın olağan akışı içerisinde zor yanılır bir irfana sahiptir. Öğrenmeye meraklı ve beceriklidir. Geldiği köklerden utanmak şöyle dursun onları kurduğu dünyanın ana hatları olarak belirgin kılmaktan keyif alır. </p>
<p>Seçtiğimiz bu önemli isimler çerçevesinde, nedensizce kanıksanmış yanılsamalara inat altını çizdiğimiz toplumdan müziğe doğru yansımaları kısaca böyle ifade etmek mümkün. Bunun ötesindeki Arabesk okumaları, bir yerden sonra malumu ilam eden tekrarlar olmaktan öteye geçemiyor. Biz yine de onca yıl boyunca aldığımız Hayat Bilgisi derslerinin hakkını vererek bu bağlamda “Okuduğumuzu Anladık mı?” kısmına cevap verircesine kısa bir özet geçerek sohbetimizi tamamlayalım. </p>
<p>Özellikle 60’lı yılların ortasından itibaren yoğunlaşan ve tam olarak soğurulup rayına oturtulması 2000’li yıllara kadar süren yakın tarihimizin en büyük köyden kente göç hareketi pek çok farklı gelişmeyi de beraberinde getirdi. Bu göçler sonucunda oluşan ve “varoş, gecekondu, kenar mahalle” gibi pek çok değişik isimle adlandırılan yerlerde yaşayan insanlarımız da kendilerini kıyısında buldukları şehirlerin yaşam kalıpları karşısında mevcut kültürel kimliklerine anlaşılır bir telaşla sıkı sıkıya sarılmak gibi bir savunma yöntemi geliştirdiler. İşbu yerleşim alanlarında sürülmemiş tarladaki kanyaş otundan daha sık rastlanan “yardım ve yaşatma dernekleri”nin isimlerinin inmeyi başardığı ayrıntı düzeyi (“X Vilayeti Z İlçesi Y Köyü’nün Aşağı A Mahallesi Suluca B Mezrası Yardım ve Yaşatma Derneği” misali) bunun en belirgin kanıtı olsa gerek. Tıpkı Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki ilk birkaç hayati basamaktan yukarı çıkılmaya başlanan yılların, Arabesk’in doğum yıllarıyla kesişmesinin kültürel tüketimde aranan yeni seçeneklerin ortaya çıkışına delâlet etmesi gibi. İşte Arabesk de bu ortamda, hatırası taşınan öznel anlamda memleket ile her manada kıyısında yaşanan ve henüz benimsenememiş gurbet arasında kalmanın uyandırdığı neş’e, umut, çaresizlik, karamsarlık, arayış ve benzeri her türden insani duygunun, değinilen geçiş yılları boyunca, bahsedilen kitlenin bağrından adeta bir çığlık gibi yükselen sesi olmuştur. Zaten delicesine geniş bir ses yelpazesi boyunca her yöremizden tınılar, Flamenko’dan Jazz’a uzanan esintiler, Orta Doğu ezgilerini Rumeli türküleriyle buluşturan ezgiler hep Arabesk’in bu arayış yönünün sonucudur. Bütün bunların neticesinde Arabesk, üç aşağı beş yukarı çeyrek asır boyunca sözü geçen toplumsal hareketliliğin müziğe yansıması olarak var olmuş ve bu sosyal devinimin nihayete ermesiyle birlikte ve şanına yakışır biçimde bir köşede usulca can vermiştir. “Can vermiştir” derken ölümden ziyade dönüşümü ve yeni türlere can suyu olmayı kastediyorum. Şöyle bir sorsak kendimize; son on yıl boyunca “nostalji albümü” bağlamında Arabesk’in klasiklerini bir şekilde yeniden terennüm etmeyen sanatçı var mı? Ya evet efendim, aynen öyle… </p>
<p>Sohbetimizi, Ferdi Tayfur’un dertlerin yanıklığına tercüman olması hakikatini dile getirerek adlandırdık. Aynı sulardan bir aforizma ile de kapanışımızı yapalım o halde: </p>
<p>“Ferdi Tayfur dinlemiyorsanız çok şey kaybedersiniz. Ferdi Tayfur dinliyorsanız zaten çoğu şeyi kaybetmişsinizdir.” </p>
<p>Buckinghamshire’dan selamlar ve sevgiler herkese efendim.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/olmasaydi-derdimiz-soyler-miydi-ferdimiz/">Olmasaydı derdimiz, söyler miydi Ferdimiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/olmasaydi-derdimiz-soyler-miydi-ferdimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özbekistan gül ihracatında başarıya koşuyor</title>
		<link>https://millidusunce.com/ozbekistan-gul-ihracatinda-basariya-kosuyor/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ozbekistan-gul-ihracatinda-basariya-kosuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esra Çam]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2020 18:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanı geçmiş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=26763</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özbekistan 2020 yılının ilk dokuz ayında, 19,8 milyar dolar değerinde gül ihracatı gerçekleştirdi. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ozbekistan-gul-ihracatinda-basariya-kosuyor/">Özbekistan gül ihracatında başarıya koşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fozbekistan-gul-ihracatinda-basariya-kosuyor%2F&amp;linkname=%C3%96zbekistan%20g%C3%BCl%20ihracat%C4%B1nda%20ba%C5%9Far%C4%B1ya%20ko%C5%9Fuyor" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fozbekistan-gul-ihracatinda-basariya-kosuyor%2F&amp;linkname=%C3%96zbekistan%20g%C3%BCl%20ihracat%C4%B1nda%20ba%C5%9Far%C4%B1ya%20ko%C5%9Fuyor" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fozbekistan-gul-ihracatinda-basariya-kosuyor%2F&amp;linkname=%C3%96zbekistan%20g%C3%BCl%20ihracat%C4%B1nda%20ba%C5%9Far%C4%B1ya%20ko%C5%9Fuyor" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fozbekistan-gul-ihracatinda-basariya-kosuyor%2F&amp;linkname=%C3%96zbekistan%20g%C3%BCl%20ihracat%C4%B1nda%20ba%C5%9Far%C4%B1ya%20ko%C5%9Fuyor" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fozbekistan-gul-ihracatinda-basariya-kosuyor%2F&#038;title=%C3%96zbekistan%20g%C3%BCl%20ihracat%C4%B1nda%20ba%C5%9Far%C4%B1ya%20ko%C5%9Fuyor" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ozbekistan-gul-ihracatinda-basariya-kosuyor/" data-a2a-title="Özbekistan gül ihracatında başarıya koşuyor"></a></p><p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_26768" style="width: 643px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-26768" class="wp-image-26768" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/11/se-flowers-rose-garden-nature-300x175.jpg" alt="" width="633" height="369" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/11/se-flowers-rose-garden-nature-300x175.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/11/se-flowers-rose-garden-nature-768x448.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/11/se-flowers-rose-garden-nature.jpg 960w" sizes="(max-width: 633px) 100vw, 633px" /><p id="caption-attachment-26768" class="wp-caption-text">Özbekistan gül ihracatında rekora koşuyor</p></div>
<p style="text-align: left;">Özbekistan 2020 yılının ilk dokuz aylık süreci içerisinde, 8 yabancı ülkeye toplam fiyatı 19, 8 milyon dolar olan 13, 8 milyar gül ihraç etti. Özbekistan Devlet İstatistik Kurumunun verdiği bilgilere göre Özbekistan’ın geçen yılki ihracatı 7, 9 milyon olup bu ihracattan elde edilen gelir ise 15,8 milyon dolar idi. Özbekistan’ın özellikle Andican ve Namangan bölgeleri gül ihracatında önde gelen bölgeler arasında yer alıyor. Andican bölgesi %32.3, Namangan bölgesi ise %22.2 oranlarıyla ülkedeki ihracatın %55’ini karşılıyor.<br />
İhraç yapılan ülkeler ve elde edilen gelir şu şekilde:<br />
Kırgızistan-19,5milyon<br />
Rusya-135,8bin<br />
Kazakistan-120,7bin<br />
Tacikistan-60,5bin<br />
Türkiye &#8211; 8,9 bin dolar.<br />
(Kaynak: https://www.xabar.uz/iqtisodiyot/ozbekiston-9-oyda-138-mlrd 06. 11. 2020)</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ozbekistan-gul-ihracatinda-basariya-kosuyor/">Özbekistan gül ihracatında başarıya koşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ozbekistan-gul-ihracatinda-basariya-kosuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıbrıs’ta kasım ayı boyunca müzeler ücretsiz</title>
		<link>https://millidusunce.com/kibrista-kasim-ayi-boyunca-muzeler-ucretsiz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kibrista-kasim-ayi-boyunca-muzeler-ucretsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esra Çam]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2020 18:00:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanı geçmiş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=26758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle sergiler açılıyor ve kasım ayı boyunca müzeler ücretsiz olarak ziyaretçilerin hizmetine sunuluyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kibrista-kasim-ayi-boyunca-muzeler-ucretsiz/">Kıbrıs’ta kasım ayı boyunca müzeler ücretsiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkibrista-kasim-ayi-boyunca-muzeler-ucretsiz%2F&amp;linkname=K%C4%B1br%C4%B1s%E2%80%99ta%20kas%C4%B1m%20ay%C4%B1%20boyunca%20m%C3%BCzeler%20%C3%BCcretsiz" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkibrista-kasim-ayi-boyunca-muzeler-ucretsiz%2F&amp;linkname=K%C4%B1br%C4%B1s%E2%80%99ta%20kas%C4%B1m%20ay%C4%B1%20boyunca%20m%C3%BCzeler%20%C3%BCcretsiz" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkibrista-kasim-ayi-boyunca-muzeler-ucretsiz%2F&amp;linkname=K%C4%B1br%C4%B1s%E2%80%99ta%20kas%C4%B1m%20ay%C4%B1%20boyunca%20m%C3%BCzeler%20%C3%BCcretsiz" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkibrista-kasim-ayi-boyunca-muzeler-ucretsiz%2F&amp;linkname=K%C4%B1br%C4%B1s%E2%80%99ta%20kas%C4%B1m%20ay%C4%B1%20boyunca%20m%C3%BCzeler%20%C3%BCcretsiz" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkibrista-kasim-ayi-boyunca-muzeler-ucretsiz%2F&#038;title=K%C4%B1br%C4%B1s%E2%80%99ta%20kas%C4%B1m%20ay%C4%B1%20boyunca%20m%C3%BCzeler%20%C3%BCcretsiz" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kibrista-kasim-ayi-boyunca-muzeler-ucretsiz/" data-a2a-title="Kıbrıs’ta kasım ayı boyunca müzeler ücretsiz"></a></p><p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_26759" style="width: 643px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-26759" class="wp-image-26759" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/11/cumhuriyet2-300x215.jpg" alt="" width="633" height="454" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/11/cumhuriyet2-300x215.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/11/cumhuriyet2-1024x735.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/11/cumhuriyet2-768x551.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/11/cumhuriyet2.jpg 1280w" sizes="(max-width: 633px) 100vw, 633px" /><p id="caption-attachment-26759" class="wp-caption-text">Kıbrıs&#8217;ta “Güzel Sanatlar Cumhuriyet Sergisi” açıldı</p></div>
<p>Kıbrıs’ta Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında, Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyeleri ve Türk dünyasından ödüllü 28 sanatçının eserlerinin yer aldığı “Güzel Sanatlar Cumhuriyet Sergisi” Yakın Doğu Yeniboğaziçi Kampüsü Halil Günsel Kültür ve Kongre Merkezi’nde açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Erdal Aygenç: “Sanatın iyileştirici havasını solmak isteyenleri sergimize ve müzelerimize bekliyoruz” açıklamasında bulundu. Aygenç, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı Haftası’nda Surlariçi Müzesi’nin de açılışının gerçekleşeceğini ve kasım boyunca Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Kıbrıs Araba Müzesi, Günsel Sanat Müzesi, Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi’ne girişlerin ücretsiz olduğunu sözlerine ekledi.<br />
(Kaynak: https://haberkibris.com/guzel-sanatlar-cumhuriyet-sergisi-yakin-dogu-yenibogazici-kampusunde-bu-cuma-acilacak-1338-2020-11-04.html )</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kibrista-kasim-ayi-boyunca-muzeler-ucretsiz/">Kıbrıs’ta kasım ayı boyunca müzeler ücretsiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kibrista-kasim-ayi-boyunca-muzeler-ucretsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üsküp Belediyesinden İzmir’e yardım eli</title>
		<link>https://millidusunce.com/uskup-belediyesinden-izmire-yardim-eli/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/uskup-belediyesinden-izmire-yardim-eli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esra Çam]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2020 18:15:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zamanı geçmiş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=26669</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküp Belediyesi, 30 Ekim’de  İzmir’de meydana gelen depremde zarar gören İzmirli depremzedelere maddi yardım edeceklerini açıkladı.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/uskup-belediyesinden-izmire-yardim-eli/">Üsküp Belediyesinden İzmir’e yardım eli</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fuskup-belediyesinden-izmire-yardim-eli%2F&amp;linkname=%C3%9Csk%C3%BCp%20Belediyesinden%20%C4%B0zmir%E2%80%99e%20yard%C4%B1m%20eli" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fuskup-belediyesinden-izmire-yardim-eli%2F&amp;linkname=%C3%9Csk%C3%BCp%20Belediyesinden%20%C4%B0zmir%E2%80%99e%20yard%C4%B1m%20eli" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fuskup-belediyesinden-izmire-yardim-eli%2F&amp;linkname=%C3%9Csk%C3%BCp%20Belediyesinden%20%C4%B0zmir%E2%80%99e%20yard%C4%B1m%20eli" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fuskup-belediyesinden-izmire-yardim-eli%2F&amp;linkname=%C3%9Csk%C3%BCp%20Belediyesinden%20%C4%B0zmir%E2%80%99e%20yard%C4%B1m%20eli" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fuskup-belediyesinden-izmire-yardim-eli%2F&#038;title=%C3%9Csk%C3%BCp%20Belediyesinden%20%C4%B0zmir%E2%80%99e%20yard%C4%B1m%20eli" data-a2a-url="https://millidusunce.com/uskup-belediyesinden-izmire-yardim-eli/" data-a2a-title="Üsküp Belediyesinden İzmir’e yardım eli"></a></p><div id="attachment_26670" style="width: 778px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-26670" class="wp-image-26670 size-medium_large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/11/30-ekim-izmir-depremi-kac-saniye-surdu-30-ekim-13703108_4725_amp-768x407.jpg" alt="" width="768" height="407" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/11/30-ekim-izmir-depremi-kac-saniye-surdu-30-ekim-13703108_4725_amp-768x407.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/11/30-ekim-izmir-depremi-kac-saniye-surdu-30-ekim-13703108_4725_amp-300x159.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/11/30-ekim-izmir-depremi-kac-saniye-surdu-30-ekim-13703108_4725_amp-1024x542.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/11/30-ekim-izmir-depremi-kac-saniye-surdu-30-ekim-13703108_4725_amp.jpg 1275w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /><p id="caption-attachment-26670" class="wp-caption-text">30 Ekim İzmir depremi</p></div>
<p style="text-align: left;">Üsküp Belediyesi Kent Konseyi, İzmir’de meydana gelen depremin ardından olağanüstü toplantı düzenledi. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, depremden etkilenen İzmir halkı için 3 milyon denar (50 bin avro) yardım  kararı alındığı bildirildi.</p>
<p style="text-align: left;">Üsküp Belediye Başkanı Petre Şilegov,  doğal afet zamanlarında dayanışmanın önemine dikkat çekerek sıkıntı içerisinde olan dostlara yardımın gerekli ve kaçınılmaz gördüğünü ifade etti.</p>
<p style="text-align: left;"> Sağduyulu Başkan Şilegov, İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e,  depremde hayatını kaybeden vatandaşlar için taziye dileklerini ileterek yaraların bir an önce sarılması ve normal hayata en kısa sürede dönülmesi temennisinde bulundu.</p>
<p style="text-align: left;">(Kaynak: <a href="https://timebalkan.com/uskup-belediyesinden-izmire-3-milyon-denar-yardim/">https://timebalkan.com/uskup-belediyesinden-izmire-3-milyon-denar-yardim/</a>02.11.2020)</p>
<p style="text-align: left;">
<p><a href="https://millidusunce.com/uskup-belediyesinden-izmire-yardim-eli/">Üsküp Belediyesinden İzmir’e yardım eli</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/uskup-belediyesinden-izmire-yardim-eli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
