Kategoriler: SİYASET-TARİH

AİHM Perinçek-İsviçre Davası kararı: Tehcir soykırım değildir

Soykırım, uluslararası ceza hukukunun alanına giren bir suç tanımıdır. Bu sebeple sadece yetkili mahkemeler bir fiilin soykırım olup olmadığına karar verebilir.  AİHM’de görülen Perinçek-İsviçre davası kararı buna örnektir. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in sözcüsü Stéphane Dujarric de la Rivière gazetecilerin kendisine yönelttiği “Biden 1915 olaylarını soykırım olarak tanımaya hazırlanıyor. BM Genel Sekreterinin bu konudaki tavrı nedir?” sorusuna “Buna ancak yetkili mahkemeler karar verebilir!” cevabını vermiştir. Çünkü AİHM 2. Daire Perinçek-İsviçre davası kararı (2013) buna örnektir.

Bu konudaki uluslararasında geçerli kararlar aşağıdadır:

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), “Perincek v. İsviçre” (2015) davasında kararında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “İfade Özgürlüğü” başlıklı 10. maddesinin İsviçre mahkemeleri tarafından ihlal edildiğine oy çokluğuyla hükmetmiştir.

Gerekçeli kararında; (15 Ekim 2015) “kendisine yapılan başvurunun, Ermeni halkını hedef alan eylemlerin gerçek olup olmadığına veya hukuken soykırım olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğine ilişkin olmadığını” açıklamış, “Ermeni soykırımı” tartışmasına girmemekle birlikte, bu terimi “kanıtlanması zor, dar kapsamlı hukuksal bir kavram” olarak nitelendirerek  “Ermeni soykırımı iddiaları ile Yahudi soykırımının birbirleriyle karşılaştırılamayacağına” karar vermiştir.

AİHM’nin kararı kapsamında 1915 tehciri ile Yahudi soykırımı farklıdır. Çünkü Ermeni tehciri ile ilgili bir mahkeme kararı yoktur. Yetkili mahkeme kararı yoksa soykırım da yoktur. 1948 öncesi için soykırıma hükmedilemez. Böyle bir suç tanımı uluslararası hukukta bulunmamaktadır. Kanunsuz suç ve ceza olmaz. Soykırıma ilişkin tartışma 2015’deki Büyük Daire kararından sonra açılmamak üzere kapanmıştır. Turkish Forum’da yayımlanan sözde Ermeni soykırımı ile ilgili yazılarım konusunda eski Dışişleri Bakanı sayın Yaşar Yakış’ın aşağıda yer alan tespitine aynen katılıyorum.

Sadık Rıdvan Karluk

Prof. Dr. S. Rıdvan Karluk, 1970’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. 1975’te doktor, 1979’da doçent oldu. 1975 – 1976’da Sussex Üniversitesi’nde doktora üstü araştırma yaptı. 1982 yılında Devlet Planlama Teşkilatı AET Dairesini (Genel Müdürlük) kurdu. 1985-1990 yıllarında Paris’te, OECD Türkiye Büyükelçiliği’nde Planlama Müşaviri olarak çalıştı. 1990-1992 yıllarında Başbakanlık Başmüşavirliği’ne atandı. 1991 yılında Anadolu Üniversitesi’ne geçmiş, 2014 yılında emekli olmuştur. Bu süre içinde İktisadi Gelişme ve Uluslararası Gelişme Anabilim Dalı Başkanlığı, 2010-2013 döneminde İktisat Fakültesi Dekanlığı yapmıştır. Uluslararası Ekonomi, Türkiye Ekonomisi, Avrupa Birliği ve Uluslararası Ekonomik İlişkiler konularında 24 kitabı, 12 ortak ve 3 çeviri eseri vardır. Ortak yazarlı bir ders kitabı TÜBA üniversite ders kitapları 2012 yılı telif ve çeviri eser ödülü olmak üzere 6 bilimsel araştırma ödülüne sahiptir. Eskişehir Sakarya gazetesi ile Turkish Forum’da (ABD) haftalık güncel yazıları yayınlanmaktadır. Özgeçmişi WHO’s WHO Dünya, Asya ve Türkiye baskılarında yer almıştır.

Son Yazılar

Toplumsal adaletsizlik ve artan şiddet olayları

Çocukların ve gençlerin karıştığı her şiddet olayında, yetkililerin ya da uzmanların çoğunun, suçu büyük ölçüde… Devamını Oku

26.04.2026

TRÇ ittifakı Türkler için Stockholm sendromudur

Şimdi gelelim “Türk devletinin nasıl bir dünya sistemi öngörüsü olması gerekir?” sorusunun cevabına. Gördüğünüz gibi… Devamını Oku

16.04.2026

Uygur ailelerinin ayrılığı

Dr. Henryk Szadziewski imzalı rapor, özellikle 2016-2017'den bu yana yoğunlaşan iletişim kopukluklarını ve Uygurların seyahat… Devamını Oku

14.04.2026

Siyasal tutumların katılaşması

Eğer, halkın çoğunluğu siyasal ve ideolojik katılımında, bir biçimde desteklemiş olduğu siyasal anlayışları, değişmezlik arz… Devamını Oku

07.04.2026