Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında eğitim ve kültür politikalarının belirlenmesi amacıyla oluşturulan Birinci Heyet-i İlmiye, 15 Temmuz–15 Ağustos 1923 tarihleri arasında çalışmalarını yürütmüştür. Maarif Vekili İsmail Safa’nın başkanlığında toplanan heyete, dönemin eğitimcileri, bilim insanları ve çeşitli devlet kurumlarının temsilcileri katılmıştır. Heyetin temel amacı, eğitim meselelerini kişisel ve geçici uygulamalardan kurtararak bilimsel esaslara dayalı, sürekliliği olan bir eğitim ve kültür politikası oluşturmaktır. Heyetin gündeminde ilköğretim ve ortaöğretimin düzenlenmesinden millî kültür, dil ve edebiyat, millî tarih, coğrafya ve müzecilikten millî musikiye kadar geniş bir alan bulunmaktadır. Bu çerçevede Sultanîlerin “Lise” adını alması, ilköğretimin süresinin altı yıla çıkarılması ve eğitim kurumlarının yeniden yapılandırılması gibi önemli kararlar alınmıştır.
Ziya Gökalp, Birinci Heyet-i İlmiye’nin önemli üyelerinden biri olarak özellikle millî kültür, dil ve eğitim meselelerinde etkin rol üstlenmiştir. O sırada Telif ve Tercüme Heyeti başkanı olan Gökalp, heyete bu kurumun temsilcisi olarak katılmış, ayrıca Millî Hars Encümeni’nin raportörlüğünü yürütmüştür. Heyetin gündeminde “Millî Hars”ın özel bir yer tutması, Gökalp’ın düşüncelerinin toplantıların kültür politikası boyutunda belirleyici olmasını sağlamıştır.
Gökalp’ın hazırladığı “Kültür Teşkilatı Hakkında Rapor”, onun Cumhuriyet’in kültür kurumlarının kuruluşuna ilişkin düşüncelerini somutlaştırması bakımından özellikle önemlidir. Raporda Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde bilimsel ve tüzel kişiliğe sahip bir Hars Müdüriyet-i Umumiyesi (Kültür Genel Müdürlüğü) kurulması ve bunun Millî Müze, Millî Tarih, Millî İstatistik, Millî Coğrafya, Türkiyat ve Bediiyat Enstitülerinden oluşması önerilmiştir. Türk dilinin bilimsel olarak incelenmesi, Türkoloji çalışmalarının desteklenmesi, millî sanat kurumlarının oluşturulması ve “Türk Medeniyeti Tarihi” dersinin programa alınması da bu çerçevedeki öneriler arasındadır.
Gökalp ayrıca İsmail Hakkı Bey ile birlikte halk eğitimi konusunda kapsamlı bir rapor hazırlamış ve bu raporun heyet tarafından kabul edilmesini sağlamıştır. Maarif İcraat Encümeni’nde de görev alan Gökalp’ın kültür, dil ve eğitim alanındaki önerilerinin bir bölümünün kabul edilip uygulamaya konulması, onun Birinci Heyet-i İlmiye içindeki rolünün yalnızca teorik değil, doğrudan kurumsal ve uygulamaya dönük olduğunu göstermektedir. Bu yönüyle Birinci Heyet-i İlmiye, Gökalp’ın millî kültür anlayışının Cumhuriyet’in erken dönem eğitim ve kültür politikalarına aktarılmasında önemli bir zemin oluşturmuştur.
Birinci Heyet-i İlmiye çalışmaları, başlangıcından bitimine kadar Hâkimiyet-i Milliye başta olmak üzere dönemin gazetelerinde yer almıştır. Bu raporun tam metni de toplan¬tılar sürerken “Heyet-i İlmiyenin Müspet Neticelerinden: Millî Hars Tetkikatının Başlıca Mevzuları” başlığı altında Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde yayımlanmıştır. Bu haber yazısını aşağıya ekliyoruz:
Hey’et-i İlmiyye millî hars encümeni raporunu ikmal eylemiştir. Bu raporunu aynen neşrediyoruz:
1. Hikâyeler – Dede Korkut Kitabı, Köroğlu, Âşık Garip, Şah İsmail, Kerem
2. Kelimeler- Coğrafî kelimeler; hayvan, nebat ve madeniyat isimleri, yanvalar??
3. Masallar
4. Maniler
5. Türküler.
6. Destanlar.
7. Darbımeseller
8. Fıkralar – Bektaşi fıkraları, Nasreddin Hoca, İncili Çavuş, Bekri Mustafa
9. Temaşa – Karagöz ve Orta Oyunu
10. Cenknameler
11. Tekke edebiyatı – Yunus Emre, Kaygusuz, Bektaşi nefesleri
12. Saz edebiyatı – Karacaoğlan, Dertli, Âşık Ömer ilh.
Mimarî, hüsnühat, resim, mücellitlik, müzehhiplik, demircilik, boyacılık, çulhacılık, halıcılık, kilimcilik ilh.
“Hars müdüriyet-i umumiyesi teşkilatı”
İlk, orta ve yüksek tedrisat müdüriyet-i umumiyeleri gibi harsî taharriyat ve telifat ile iştigal etmek ve muhtelif müesseseleri ihtiva etmek üzere bir “hars müdüriyet-i umumiyesi” teşkil karargir olmuştur. İşbu müdüriyet-i umumiye bir daire-i merkeziye ile muhtelif yerlerde tesis edilen ve muhtelif ihtisasları temsil eden ve her biri ilmî ve hükmî bir şahsiyeti haiz bulunan ve ayrı ayrı mütehassılar tarafından ayrı ayrı icab-ı hale göre de tevhiden idare edilen ber-vech-i zir altı kısımdan mürekkeptir.
1. Etnografi şubesi: Türk milletinin hal-i hazırdaki eşyaî ve şifahî ananelerini toplamak vazifesiyle mükelleftir.
2. Tarih Şubesi: Türk mazisini gösteren eşya, vesaik ve abideleri toplamak vazifesiyle mükelleftir.
1- Milli Vesaik Şubesi: Türk tarihinin menbalarını ve vesikalarını toplamak vazifesiyle mükelleftir.
2- Milli Hazine-i Evrak: Hükümetin muamelat-ı hazırasına nazaran lüzumu olmayan ve ancak tarihî bir mahiyeti haiz bulunan resmî vesaiki cem ve muhafaza etmek vazifesiyle mükelleftir.
3- Milli Kahramanlık Müzesi: Milli kahramanların asar ve menakıbını zapt ve tespit ve teşhir etmek vazifesiyle mükelleftir.
4- Asar-ı İslâmiye Müzesi: Mevcuttur
5- Evkaf-ı İslâmiye Müzesi: Mevcuttur.
6. Hazine-i Hümayun: Mevcuttur.
Millî İstatistik Dairesi: İstatistik müdüriyet-i Umumiyesiyle münasebette bulunmak, netayici cem etmek, harsî tetkikat için elzem olan istatistikleri talep etmek.
Türk kavminin beşeri ve tabii coğrafyası için çalışacaktır.
Türkiyata yani dini, bedii, hukuki, iktisadi, fenni harsa ait tetkikat-ı ilmiyeyi cem etmek ve memalik-i sairedeki Türkiyat müesseseleriyle münasebette bulunmak ve tetkikatının netayicini mevkut ve gayrimevkut eserlerle ilim âlemine neşr ve tebliğ etmek, milli kamus ve harsın vücuda gelmesi için müsabakalar küşad etmek ve seminerler teşkiliyle Türkologlar ve hars müesseselerini idareye çalışacak mütehassıslar yetiştirmek vazifesiyle mükelleftir.
1. Millî Darülelhan
2. Millî Darüttemsil
3. Zükûr ve inas sanayi-i nefise mektepleri
4. Medresetü’l-Hattatiye
5. Asâr-ı nefise müzesi
6. Meşherlerden ibaret olmak üzere altı kısımdan mürekkeptir. Bunların idare-i meslekiyeleri için her birine müntehip muayyen azadan müteşekkil bir “bedayi divanı” teşkil edilecek ve kendi arasında müntehip bir reis tarafından idare edilecektir. Bu divanın başlıca vazifesi işbu müesseselerin inkişaf ve tealisi esbabını tezekkür ve temin hususunda tealisinde bulunmak ve müessese müdürüyle meclis mualliminleri tarafından havale edilecek mesaili tetkik ve mütalâa dermiyana icab-ı hale göre vekalete arz etmek ve müesseseler intihap edilecek muallim ve müdür namzetleri hakkında beyan-ı mütalâa etmektir. Bedayi divanının suret-i teşkili ber-vech-i âtidir:
3 Resim ve heykeltıraşiden, 2 Mimariden, 1 Sanayi-i tezyiniye şubesinden, 4 Darülbedayi şubelerinden, 2 Edebiyat Fakültesinden, 1 Türkiyat Enstitüsünden, 2 Sanayi-i nefise Darülbedayi, Darülelhan müdürleri, 3 Heyet-i Umumiye kararıyla haricine alınacak iki zat.
1. Millî hars nokta-i nazarından hususi bir ehemmiyeti haiz olan sanayi-i nefise mektebinin bu vazifeyi ifa edebilecek mütekâmil bir hale ifrağı için her şeyden evvel atelye ittihazına elverişli bir kısmın inşa ve ilavesiyle millî sanata ait numune ve âsârı muhtevi bir müze ile kütüphanenin tesis ve mevcut dersler sırasına bütün şubelere ait olmak üzere Türk medeniyeti tarihinin ilavesi karargir olmuştur.
2. Türk lisanının mahiyet-i hakikası ilmen henüz tetkik olunmamıştır. Sarf ve nahiv ve diğer hususatı lisanın kendi mahiyette çıkarılmamış başka lisandan taklit olunarak vücuda getirilmiştir.
Türk lisanını tetkik mahiyet-i hakikasını keşif ve lisanımızın esasatını vazettirmek herşeyin fevkinde bir ihtiyaçtır. Yalnız maateessüf bu ihtiyacı bertaraf edecek lisanımızı ilmen tetkik edecek mütehassıslar bulunmuyor. Bu gibi mütehassısları hazırlamak maksadıyla Darülfünun’un edebiyat şubesini ikmal eden efendilerden birkaçının Avrupa’daki lisaniyat enstitülerine izam olunmaları ve bilâhare bu efendilere gerek Türkiye dâhilinde ve haricindeki sair Türk ülkelerinde lisaniyat tetkikatında bulunmalarının temini lüzumunun heyet-i ilmiye tarafından hükümete beyan olunması karargir olmuştur.
Kezalik Darülfünun’un Hukuk ve Fen fakültelerinde millî hukuk Türkiye ve hukuk teamüliyesi ile Türk teknolojisi tetebbuata ehemmiyet verilmesi ve bu hususta kürsüler ihdas, dersler vaz olunması hakkında vekâletçe Darülfünun’un nazar-ı dikkati celp edilmek üzere temenniyat izhar olunması karargir olmuştur.
3. Türkologlar ve hars müesseseleri idaresinde çalışmak üzere icap eden müesseseler merbutsa minberler ihdas edilecektir.
4. Türkiyat müdüriyet-i umumiyesini teşkil eden muhtelif müesseseleri idaresinde bulunan mütehassısların iştirakiyle bir “Hars Divanı” teşkil edilecektir.
5. Enstitüler birer heyet-i ilmiye tarzında teşekkül edecektir.
6. Bir istatistik müdüriyet-i umumiyesi teşkil için temenniyat izhar edilecektir.
7. Darülbedayi, Darülelhan, Evkaf Müzesi, Medresetü’l-Hattatin ve Hazine-i Hümayun’un Maarif Vekâleti emrine verilmesi icap eder.
“Heyet-i İlmiyenin Müsbet Neticeleri Milli Hars Tetkikatının Başlıca Mevzuları”, Hâkimiyet-i Milliye, Sayı: 881, 6 Ağustos 1339 [1923], s. 3.
Kaynakça
Akyüz, Y. (2007). Türk eğitim tarihi (M.Ö. 1000–M.S. 2007) (11. bs.). Ankara: Pegem A Yayıncılık.
Duymaz, A. (2024). Yüzyıla damgasını vuran düşünür Ziya Gökalp. İstanbul: Türk Kültürüne Hizmet Vakfı Yayınları.
Ergin, O. (1977). İstanbul mektepleri ve ilim, terbiye ve sanat müesseseleri dolayısiyle Türkiye maarif tarihi (Cilt V). İstanbul: Eser Matbaası.
ÖZET VE SADELEŞTİRİLMİŞ METİN
Ek: Heyet-i İlmiye’nin Müspet Neticelerinden: Millî Hars Tetkikatının Başlıca Mevzuları
Birinci Heyet-i İlmiye, millî kültürün temel unsurlarını belirlemek ve bunların derlenerek korunmasını sağlamak amacıyla çalışmalar yürütmüştür. Encümenin hazırladığı raporda, millî hars araştırmalarının başlıca alanları edebiyat, musiki, raks ve el sanatları olarak belirlenmiştir.
1. Edebiyat
Millî hars araştırmaları kapsamında öncelikle halkın sözlü ve yazılı edebiyat ürünlerinin derlenmesi öngörülmüştür. Bu çerçevede aşağıdaki tür ve ürünler başlıca araştırma konuları olarak belirlenmiştir:
1. Hikâyeler: Dede Korkut Kitabı, Köroğlu, Âşık Garip, Şah İsmail, Kerem.
2. Kelimeler: Coğrafî ad ve terimler; hayvan, bitki ve maden adları başta olmak üzere halk dilinde yaşayan kelimeler.
3. Masallar.
4. Maniler.
5. Türküler.
6. Destanlar.
7. Darbımeseller (atasözleri).
8. Fıkralar: Bektaşi fıkraları, Nasreddin Hoca, İncili Çavuş, Bekri Mustafa vb.
9. Temaşa: Karagöz ve Orta Oyunu.
10. Cenknameler.
11. Tekke edebiyatı: Yunus Emre, Kaygusuz ve Bektaşi nefesleri.
12. Saz edebiyatı: Karacaoğlan, Dertli, Âşık Ömer vb.
Bu tasnif, dönemin millî kültür anlayışı bakımından dikkat çekicidir. Halk kültürünün yalnızca sözlü edebiyat ürünleriyle sınırlı görülmediği; geleneksel tiyatro, tekke edebiyatı ve saz şairliği gibi farklı kültürel alanların da millî hars araştırmalarının kapsamına alındığı anlaşılmaktadır.
2. Musiki
Millî hars araştırmalarının ikinci alanı musiki olarak belirlenmiştir. Millî musiki ve halk ezgilerinin tespit edilmesi, derlenmesi ve kültürel mirasın bir unsuru olarak değerlendirilmesi bu yaklaşımın temelini oluşturur. Böylece musikinin de millî kültürün araştırılması ve yaşatılması gereken alanlarından biri olduğu kabul edilmiştir.
3. Raks
Üçüncü araştırma alanı rakstır. Bu başlık, geleneksel halk kültürünün yalnızca söz ve musiki ürünlerinden ibaret olmadığını; bedensel ifade ve oyun biçimlerinin de millî kültürün bir parçası olarak ele alındığını göstermektedir.
4. El Sanatları
Dördüncü alan el sanatlarıdır. Raporda mimarî, hüsnühat, resim, mücellitlik, müzehhiplik, demircilik, boyacılık, çulhacılık, halıcılık ve kilimcilik gibi sanat ve zanaat dalları millî hars araştırmaları içerisinde değerlendirilmiştir. Böylece millî kültür kavramı, yalnızca edebî ve sözlü ürünleri değil, toplumun estetik anlayışını ve geleneksel üretim biçimlerini de içine alan geniş bir çerçevede düşünülmüştür.
Hars Müdüriyet-i Umumiyesi ve Millî Kültür Teşkilatı
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri, millî kültür araştırmalarını kurumsal bir yapıya kavuşturmak amacıyla Hars Müdüriyet-i Umumiyesi kurulmasının önerilmesidir. Bu müdüriyetin, ilk, orta ve yüksek tedrisat müdüriyetleri gibi merkezî bir teşkilat olarak millî kültür araştırmaları ve yayın faaliyetlerini yürütmesi düşünülmüştür. Kurumun, her biri bilimsel ve tüzel kişiliğe sahip altı temel birimden oluşması öngörülmüştür.
Bu teşkilatın ilk birimi Millî Müzedir. Etnografya ve tarih şubelerinden oluşması düşünülen müze, Türk milletinin güncel maddî ve sözlü geleneklerini, geçmişini aydınlatan eşya, belge ve anıtları toplamakla görevlendirilecektir.
İkinci birim Millî Tarih Enstitüsüdür. Millî vesikaların toplanması, tarihî belgelerin korunması, millî kahramanlara ilişkin eser ve menkıbelerin tespit edilmesi gibi görevler bu kuruma verilmiştir. Bunun yanında İslâmî eserler ve tarihî belgelerle ilgili mevcut müze ve arşivlerin de bu kültür teşkilatı içinde değerlendirilmesi öngörülmüştür.
Üçüncü birim Millî İstatistik Dairesi, dördüncü birim ise Millî Coğrafya Enstitüsüdür. Millî İstatistik Dairesi, kültürel araştırmalar için gerekli verileri toplamak ve değerlendirmekle; Millî Coğrafya Enstitüsü ise Türklerin beşerî ve doğal coğrafyasını araştırmakla görevlendirilecektir.
Beşinci birim olan Türkiyat Müessesesi, Türklerin dinî, edebî, hukukî, iktisadî ve fennî kültürlerine ilişkin bilimsel araştırmaları bir araya getirecek; Türkiye dışındaki Türkiyat kurumlarıyla ilişki kuracak ve elde edilen sonuçları bilim dünyasına yayımlayacaktır. Ayrıca millî sözlüğün ve millî kültür araştırmalarının geliştirilmesi, Türkologlar ve kültür kurumlarında çalışacak uzmanların yetiştirilmesi de bu kurumun görevleri arasında sayılmıştır.
Altıncı birim Bedayi Enstitüsüdür. Millî Darülelhan, Millî Darüttemsil, erkek ve kız sanat okulları, Medresetü’l-Hattatiye, Âsâr-ı Nefise Müzesi ve meşherlerden oluşması planlanan bu enstitü, güzel sanatların millî kültür içerisindeki yerini güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
Dil, Türkoloji ve Millî Kültür
Raporda Türk dili özel bir önem taşımaktadır. Türkçenin yapısının ve özelliklerinin henüz yeterince bilimsel biçimde araştırılmadığı belirtilerek, dilin gerçek mahiyetinin ortaya çıkarılması ve esaslarının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu amaçla Darülfünun Edebiyat Fakültesi mezunlarından bazı öğrencilerin Avrupa’daki dilbilim enstitülerine gönderilerek uzmanlaştırılması ve daha sonra Türkiye’de ve diğer Türk ülkelerinde dil araştırmaları yapmaları önerilmiştir.
Bunun yanında Türk hukuk tarihi, hukuk teamülleri ve Türk teknolojisi üzerine araştırmalar yapılması; Türkologların ve millî kültür kurumlarında görev yapacak uzmanların yetiştirilmesi için gerekli kuruluşların oluşturulması da önerilmiştir. Türkiyat alanında çalışan uzmanların katılımıyla bir “Hars Divanı” kurulması ve enstitülerin ilmî heyetler tarafından yönetilmesi de raporda yer alan diğer önemli önerilerdir.
Son olarak Darülbedayi, Darülelhan, Evkaf Müzesi, Medresetü’l-Hattatin ve Hazine-i Hümayun gibi kültür kurumlarının Maarif Vekâleti emrine verilmesi önerilmiştir.
Bu metin bütünüyle değerlendirildiğinde, 1. Heyet-i İlmiye’nin millî hars anlayışının oldukça geniş bir kültür tasavvuruna dayandığı görülmektedir. Edebiyat, musiki, raks, el sanatları, dil, tarih, coğrafya, etnografya, müzecilik ve güzel sanatlar aynı kültür bütününün farklı unsurları olarak ele alınmış; bunların derlenmesi, araştırılması, korunması ve kurumsal yapılar aracılığıyla gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanmıştır. Bu yönüyle rapor, Cumhuriyet’in ilk yıllarında millî kültür politikasının hangi alanlarda ve hangi kurumlar aracılığıyla inşa edilmek istendiğini gösteren önemli bir belge niteliğindedir.
Bugün yapılması gereken, birbirine bağırmak değil; birbirini dinlemektir. Ankara ile Bakü'nün stratejik iletişim mekanizmalarını güçlendirmesi… Devamını Oku
Kenan Evren 32.Gün’de Birand’a verdiği cevapta: “12 Eylül Darbesi 24 Ocak kararlarını uygulamak için değil,… Devamını Oku
Son haftalarda Azerbaycan’da Şah İsmail ve Safeviler etrafında başlayan yeni tartışma, ilk bakışta ani ve… Devamını Oku
Sayı araç olmaktan çıkıp amaç olduğunda sorun başlar. Ölçüm, karar vermeye yardımcı olabilir. Ama ölçümün… Devamını Oku
Asıl mücadele, Türk dünyasının arasına güvensizlik sokmak isteyen her türlü gerçek ve sanal manipülasyona karşı… Devamını Oku
Orban, bu siyasetin gerekçesini kendi sözleri ile şöyle açıklamıştır: "Dünya ekonomisini doğudan gelen bir rüzgar… Devamını Oku