<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>pkk arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/pkk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/pkk/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2026 08:27:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Ateş Çemberindeki Millî Varlığımız!</title>
		<link>https://millidusunce.com/ates-cemberindeki-milli-varligimiz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ates-cemberindeki-milli-varligimiz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 08:27:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[açılım]]></category>
		<category><![CDATA[akdemhp]]></category>
		<category><![CDATA[DAM ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Terörsüz Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=55403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bölgesel fırtınalara karşı en büyük zırhımız olan millî varlığımızı, egemenlik yapımızı tartışmaya açarak nasıl koruyacağız? Türkiye Yüzyılı vizyon belgesi ile bölücübaşının mektubu hangi ortak koordinatta buluşuyor? Türkiye bugün ne kadar tarih şuuruyla yönetiliyor?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ates-cemberindeki-milli-varligimiz/">Ateş Çemberindeki Millî Varlığımız!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fates-cemberindeki-milli-varligimiz%2F&amp;linkname=Ate%C5%9F%20%C3%87emberindeki%20Mill%C3%AE%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fates-cemberindeki-milli-varligimiz%2F&amp;linkname=Ate%C5%9F%20%C3%87emberindeki%20Mill%C3%AE%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fates-cemberindeki-milli-varligimiz%2F&amp;linkname=Ate%C5%9F%20%C3%87emberindeki%20Mill%C3%AE%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fates-cemberindeki-milli-varligimiz%2F&amp;linkname=Ate%C5%9F%20%C3%87emberindeki%20Mill%C3%AE%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fates-cemberindeki-milli-varligimiz%2F&#038;title=Ate%C5%9F%20%C3%87emberindeki%20Mill%C3%AE%20Varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ates-cemberindeki-milli-varligimiz/" data-a2a-title="Ateş Çemberindeki Millî Varlığımız!"></a></p><p><em>“Lozan’da varlığını tescilleyen, Kıbrıs’ta kardeşinin imdadına yetişen, terörle mücadelede dağları titreten, Adalar Denizi’nde baskılar ve hukuksuzluklar karşısında geri adım atmayan, enginlere Türk mührünü vuran Türkiye; bugün de aynı tarihî şuurla ayaktadır.”</em></p>
<p><em>“Terörsüz Türkiye, bölgesel fırtınalar karşısında millî varlığımızın zırhıdır.”</em></p>
<p><em>“&#8230; bugün yakın coğrafyamızda harlanan ateş &#8230; kapımıza kadar dayanan tehlikeli bir yangına dönüşmüştür.”</em></p>
<p>Bu ifadeler MHP Grup Toplantısından.</p>
<p>Özellikle terörden arındırılmış bir hayat çok önemli, ama terör nasıl sonlanacak?</p>
<p>***</p>
<p>Lozan’da varlığını tescilleyen Türkiye bugün de ayakta mı?  Evet, ayakta… Ancak aynı tarihî şuura mı sahip? Bakalım…</p>
<p>Bugün, 3 Kasım 2002’de iktidar olan ve o günden itibaren Lozan’ı tartışan / tartıştıran bir ideolojik yapı tarafından yönetiliyoruz. Lozan’ın gizli maddeleri yalanı yüzüncü yıl 2023’te dolunca bitti. Ama tartışma bitmedi.</p>
<p>Türk Milleti dün Kıbrıs’ta kardeşinin imdadına yetişmişti, doğru. Ancak darmadağınık Kıbrıs politikasıyla önce Annan Planı tehlikesi yaşandı. Bugün de Garantörlük hak ve yetkilerine rağmen Ada’da İsrail, ABD ve Fransız askerleri konuşlandı. Buna da ses çıkarılmadı.</p>
<p>Adalar Denizi’nde, Türkiye, dün <em>“etrafı titretirken ve geri adım atmazken</em>”, bugün 22 ada ve adacığımız 2004 yılından beri Yunan işgali altında.</p>
<p>Dün, <em>“terörle mücadelede dağları titreten</em>” Türkiye bugün, teröristle müzakere yani pazarlığa oturuyor.</p>
<p>Dünün bebek katili, cani başı denen teröristlerin elebaşına bugün <em>“kurucu önder</em>” deniyor ve <em>“barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü”</em> statüsü teklif ediliyor. Peki, bugün etrafımız ateş çemberi de onun için mi bunları yaşıyoruz?</p>
<p>O zaman tekrar düne bakalım…</p>
<p>Öncelikle Terörsüz Türkiye, 2009’dan beri iki defa derin dondurucuya kaldırılan açılım süreçlerinin dondurucudan çıkarılmış hâli. Ama biz daha yakına bakmakla yetineceğiz.</p>
<p>Üç yıl önce, 28 Ekim 2022’de, Türkiye Yüzyılı Vizyon Belgesi’ni, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan okudu. Cumhur İttifakı’nın seçim beyannamesiydi.</p>
<p>İçerisinde bir kere geçen <em>Türk Silahlı Kuvvetleri dışında hiç Türk,</em> <em>beka meselesi</em> ya da <em>çevremiz ateş çemberi</em> ifadesi geçmeyen Vizyon Belgesi’nden arka arkaya gelen iki cümle.</p>
<p><em>“Gelin, Türkiye Yüzyılını, yeni bir millî mutabakat zemini hâline dönüştürelim.”</em></p>
<p><em>“Gelin, Türkiye Yüzyılında, demokrasimizi katılımcı demokratik bir Cumhuriyet kimliğiyle taçlandıralım.” </em></p>
<p>Cumhur İttifakı’nın <em>yeni bir kimlik</em> ve <em>yeni bir millî mutabakat</em> arayışı, aynı zamanda, mevcuttan rahatsızlığı da gösteriyor.</p>
<p>Dönemin HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın, üç gün sonra, 1 Kasım 2022’de, TBMM’de grup konuşmasında verdiği cevap: <em>“Cumhuriyetin demokratikleşmesi tarihsel bir çözüm önerisidir.”  </em></p>
<p>Buldan devam ediyor:<em> “ilerlemenin yolu bu meseleyi demokratik siyasetle, diyalog ve müzakereyle çözüme kavuşturmaktan geçer.” </em></p>
<p>Bugün artık yeni dönem için söz sahibi edilen bebek katili, “Yeni Anayasa” tartışmalarına katılıyor. 9 Mayıs 2026 tarihli yeni mektubundan cümleler:</p>
<p>Bölücü başı “<em>Son iki yüz yıllık merkeziyetçi ulus devlet modelinin krizler ürettiğini” ve “Türkiye’nin rolünün başat olduğu Orta Doğu’da yerel ve bölgesel olana demokratik ifade şansı tanınırsa, sorunların büyük bir kısmı daha kolay aşılacaktır.” </em>diyor<em>. </em></p>
<p>ABD Büyükelçisi Tom Barrack da “<em>ulus devlet modelinin bölge dinamikleri için yetersiz ve engelleyici olduğunu”</em> söylemişti.</p>
<p>Cumhur İttifakı’nın Türkiye Yüzyılı Vizyon Belgesi’nden benzer bir cümle: <em>“Yönetim sistemini değiştirerek iki asırlık arayışa cevap verecek bir büyük reformu hayata geçirdik.” </em>(Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, H.P).</p>
<p>Görülen iki yüz yıllık arayış bitmemiş olmalı ki müzakereler devam ediyor. Yani bugün, Türkiye’yi yönetenler teröristlerle, ABD&#8217;nin de projesi olduğu anlaşılan, Türkiye’nin egemenlik yapısını tartışıyor. Yani bugün, Türkiye’yi yönetenler, terörist elebaşıyla, ABD&#8217;nin de isteği olduğu anlaşılan bir projeyle, Türkiye’nin egemenlik yapısını tartışıyor.</p>
<p>Şimdi iki soru soralım cevabını da aziz Türk Milleti versin&#8230;</p>
<p>1- Bu şartlarda millî varlığımızı nasıl korumuş oluyoruz?</p>
<p>2- Bugünkü Türkiye’yi yönetenler ne kadar tarih şuuruyla hareket ediyorlar?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ates-cemberindeki-milli-varligimiz/">Ateş Çemberindeki Millî Varlığımız!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ates-cemberindeki-milli-varligimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MHP ve PKK açılımları</title>
		<link>https://millidusunce.com/mhp-ve-pkk-acilimlari/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/mhp-ve-pkk-acilimlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2026 18:30:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[açılım]]></category>
		<category><![CDATA[akmhpkk]]></category>
		<category><![CDATA[bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek katili]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[PKK Açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[terörist]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=55095</guid>

					<description><![CDATA[<p>PKK açılımlarında önemli işler yapan bir kuruluş var: SETA Vakfı. Kurucu başkanı İbrahim Kalın. Ondan sonraki başkan da Taha Özhan. Özhan da 2014’e kadar başkan ve sonra AKP’den milletvekili de oluyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/mhp-ve-pkk-acilimlari/">MHP ve PKK açılımları</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmhp-ve-pkk-acilimlari%2F&amp;linkname=MHP%20ve%20PKK%20a%C3%A7%C4%B1l%C4%B1mlar%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmhp-ve-pkk-acilimlari%2F&amp;linkname=MHP%20ve%20PKK%20a%C3%A7%C4%B1l%C4%B1mlar%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmhp-ve-pkk-acilimlari%2F&amp;linkname=MHP%20ve%20PKK%20a%C3%A7%C4%B1l%C4%B1mlar%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmhp-ve-pkk-acilimlari%2F&amp;linkname=MHP%20ve%20PKK%20a%C3%A7%C4%B1l%C4%B1mlar%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmhp-ve-pkk-acilimlari%2F&#038;title=MHP%20ve%20PKK%20a%C3%A7%C4%B1l%C4%B1mlar%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/mhp-ve-pkk-acilimlari/" data-a2a-title="MHP ve PKK açılımları"></a></p><p>Dünkü (5 Mayıs 2026) MHP Grup Toplantısıyla birlikte üçüncü nesil PKK açılımı yeni bir safhaya geçti. Bu toplantıda ırkçı bölücü terör örgütü PKK’nın elebaşına verilecek statünün adı kondu: “Barış süreci ve siyasallaşma koordinatörü”.</p>
<p>Artık terörist başına siyasi bir görev verildi. Bu şimdiye kadar gizli yürüttükleri müzakerelere bundan sonra açıktan devam edecekleri anlamına geliyor. Pazarlık da terör örgütünün siyasi talepleri üzerine olacak. İstedikleri kadar “Teröristle müzakere etmiyoruz.” desinler, mızrak çuvalı delip geçti.</p>
<p>Müzakerelerin öncesi var mı sorusunun cevabı, elbette var. Doğru soru ne zamandan beri devam ediyor olmalı. Yakın geçmişten geriye doğru gidelim. Bakalım nereye kadar gidebileceğiz.</p>
<p>En yakın işaret medyascope’ta Ruşen Çakır imzalı haberdeydi (21 Nisan 2026). Bebek katilinin, statüsünün netleştirilmesini istediği belirtiliyordu. “Aksi takdirde…” tarzında tehditleri de içeriyordu.</p>
<p><em>“Bana bebek katili denemez”</em> diyen bebek katilinin, <em>“Şimdi de bu süreç boşa çıkarılırsa … 500 bin Kürt silah altına alınır … Bunu Türkiye’ye yönlendirirler ve onu yıkarlar. Bu tehdit değil, uyarıyorum.”</em> mesajı vardı. <em>“Davul boynumda ve her gelen vuruyor … İcranın başında benim olmam lazım.”</em> diyerek uygun bir statü talep etmişti.</p>
<p>Devlet Bahçeli’nin <strong><em>“Siyasallaşma koordinatörlüğü”</em> </strong>teklifi de bebek katilinin, <em>“Bazı arkadaşlar için sınırlı bir siyaset yasağı da olabilir. Örneğin beş yıl gibi. Meclis’e gelmeyeceğiz, ancak diğer siyasi haklarımızı koruyacağız. Sürekli siyaset yapacağız. Bunların hepsini kapsayan bir demokratik siyaset koşulu gerekir. Meclis buna dair bir karar alırsa, süreç uzamaz.”</em> talebinin tam karşılığı olarak görünüyor. Ve çok da önemli bir eşik.</p>
<h2>Biraz daha eski ilişkiler</h2>
<p>Bugünün başlangıcı yaklaşık dört yıl öncesinden. Cumhur İttifakı’nın seçim beyannamesinden. İttifak’ın küçük ortağı “Türk ve Türkiye Yüzyılı” diyor ama adı “Türkiye Yüzyılı” vizyonu. 28 Ekim 2022’de Ankara Spor Salonu’nda AKP Genel Başkanı tarafından <a href="https://millidusunce.com/turkiye-yuzyili-egemenlik-el-degistiriyor/" target="_blank" rel="noopener">okundu</a>.</p>
<p>Erdoğan, <em><strong>“Gelin, Türkiye yüzyılını yeni bir millî mutabakat zemini hâline dönüştürelim.</strong></em></p>
<p><em><strong>Gelin, Türkiye yüzyılında demokrasimizi, katılımcı demokratik bir Cumhuriyet kimliğiyle taçlandıralım.”</strong></em> demişti.</p>
<p><strong>Var olanın yerine yeniden ve yeni bir millî mutabakat teklif edilmişti. </strong><strong>Bununla da yetinmemiş,</strong><em><strong> “demokratik bir Cumhuriyet kimliği”</strong></em>de demişti. Yeni olduğuna göre eskisinden vazgeçiliyordu. Yani vazgeçilecek olan Türk kimliği üzerindeki mutabakattı ve yeni kimlik üzerinden de yeni bir egemenlik yapısıydı.</p>
<p>Buna cevap hiç gecikmeden o zamanki adı HDP olan etnik ırkçı partinin grup toplantısında Pervin Buldan’dan <a href="https://millidusunce.com/hdpye-yapilan-teklif-turkiye-yuzyili/" target="_blank" rel="noopener">gelmişti</a>:</p>
<p><em><strong>“Cumhuriyetin demokratikleşmesi tarihsel bir çözüm önerisidir. HDP,</strong> Kürt sorununun demokratik çözümü … konusunda <strong>üzerine düşen her şeyi yapmaya hazırdır</strong> … HDP’nin bu yapıcı ve müzakereci siyaseti bugün Türkiye’nin tüm sorunlarının ortak çözüm yoludur. <strong>Temel hedefimiz bu cumhuriyetin demokratikleştirilmesidir</strong>.”</em> demişti. Buldan aynı toplantıda, <em><strong>“ilerlemenin yolu bu meseleyi</strong> <strong>demokratik siyasetle, diyalog ve müzakereyle</strong> çözüme kavuşturmaktan geçer.”</em> de dedi</p>
<p>Sonrası kamuoyunun malumu. MHP Genel Başkanı bebek katilini TBMM’ye çağırdı (22 Ekim 2024) . Daha sonra da “kurucu önder” ilan etti (11 Mart 2025).</p>
<p>Bir konuda dikkat çekmek istiyorum. 28 Ekim 2022’de bölgede savaş genişlememiş, Suriye’de daha iç savaş devam ediyordu. Esat rejimi yıkılmamış, Hamas 7 Ekim 2023 saldırısını yapmamış, Gazze’de soykırım başlamamıştı.</p>
<p><strong>Türkiye’de, 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimleri olmamıştı. 31 Mart 2024 Yerel Genel Seçimleri de yapıldı ve süreç ondan sonra başlatıldı.</strong></p>
<p style="text-align: left;">Peki, bu bilgiler ışığında bakıldığında bugünkü PKK açılımına sebep olarak bölgedeki savaş ve kargaşanın yarattığı beka tehlikesi demek ne kadar gerçekçi acaba?</p>
<p>Bu kadar mı? hayır daha da var.</p>
<h2>Daha öncesi</h2>
<p>28 Kasım 2015. Bölücülerle 10 maddelik bir devlet mutabakatının açıklandığı gün oldu. İkinci PKK açılımıydı. Bir yandan da seçime gidiliyordu. Seçim 7 Haziran 2015’te yapıldı. Seçimden hiçbir parti tek başına çoğunlukla çıkamadı. Koalisyon görünüyordu.</p>
<p>Ama seçim gününün gece yarısında, tarih 8 Haziran’a dönerken MHP Genel Merkezinde yapılan basın açıklaması ülkenin ve Türk Milleti’nin kaderini farklı yönlendirdi.</p>
<p>Devlet Bahçeli’nin, konuşmasında birçok koalisyon seçeneğini değerlendirmişti ama MHP bunların hiçbirinde yoktu. Hâlbuki MHP’li ihtimaller daha kolay görünüyordu. Ancak daha sonuçlar alınmadan, gece yarısı, bütün kapılar kapatılmıştı. Son söz <em>“seçimse seçim”</em> idi. Tarih artık farklı yazılacaktı.</p>
<p>Sonra anayasa gereği seçim hükümeti ve 1 Kasım 2015’te seçim yenilendi. AKP yeniden tek başına iktidar oldu. Ve ardından 15 Temmuz ihaneti yaşandı ve Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi geldi.</p>
<p>(Bu yazının konusu da farklı. Bu süreç de daha geniş işlenmeyi hak ediyor.)</p>
<h2>Çok daha öncesi</h2>
<p>PKK açılımlarında önemli işler yapan bir kuruluş var: SETA Vakfı. Kurucu başkanı İbrahim Kalın. Ondan sonraki başkan da Taha Özhan. Özhan da 2014’e kadar başkan ve sonra AKP’den milletvekili de oluyor. Elimdeki kitap Taha Özhan’ın yazarı olduğu “Normalleşme Sancısı”. Kitap 2014 ve 2015’te iki baskı yapmış.</p>
<p>Özhan, medyayı sorumlu bir dil kullanmaya çağırıyor. <em>“Gazete manşetlerinden dizilere, tartışma programlarından köşe yazılarına kadar azami dikkat &#8230; <a href="#_edn1" name="_ednref1"><strong>[i]</strong></a>” </em>diyor. Ve devam ediyor, <em>&#8220;benzer hassasiyeti muhalefet parti liderlerinin de sergilemeleri</em> …” gerektiğini söylüyor. Tarihi tekrar edelim de bugün anlaşılmasın. 2009 – 2010. Birinci açılım süreci</p>
<p><em>“Bu çerçevede, özellikle MHP’yi”</em> göz ardı etmemekten bahsediyor. Aksi takdirde <em>“Türkiye’de iç konsolidasyonun sağlanması</em> <em>gecikir&#8221; </em>uyarısını yapıyor. Önemli cümle bu uyarıdan sonra: <em>“MHP’nin üstüne düşen ve son 5-6 yıldır oldukça başarılı ve sabırlı bir şekilde oynadığı rolünün yeni süreçte tahkim edici bir etkisi olacaktır”.</em></p>
<p>Özhan aynı parafta devam ediyor. <em>“Bahçeli’nin, Bakan Atalay’ın açıklamalarına verdiği sert tepkiyi de süreci baltalamak girişimi olarak değil, aksine çalışmalarda hak ettiği rolü kervan yola çıkmadan talep etmesi olarak okumak yerinde olacaktır. </em>(Açıklamalarda bir yandan çok sert karşı çıkarken diğer yandan da bir şey yapılmayacağı anlamına gelen sözler ediliyordu<a href="#_edn1" name="_ednref1">[ii]</a>)<em>” </em></p>
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1"></a></p>
<p>Aynı yazıdan son alıntı da <em>“Mevcut Kürt açılımını, milliyetçilik testiyle mahkûm etmenin Türkiye’ye bir faydası olmayacaktır. Bu nedenle gerek iktidar partisinin MHP’siz bir açılımın muhtemel faturasını doğru değerlendirip MHP’yi sürece katmasına, gerekse de MHP’nin sürecin akamete uğramasının Türkiye’ye muhtemel faturasının doğru değerlendirip sürece katkıda bulunmasına azami ihtiyaç vardır.”</em></p>
<p>Çok uzattım biliyorum. Ancak yıllardır devam eden açılım sürecinin sonuca en yakın olduğu dönemdeyiz. Geçmiş de bugüne ayna teşkil ediyor. Görüldüğü üzere uzak geçmişte başlatılan süreçler hep kaldığı yerden devam ettirilmiş. Bir kenarda bekleyen güçler devreye girmiş ve yeniden başlamışlar. Demek ki etraftaki savaşla, kargaşa ya da yangınla da hiç ilgisi yokmuş…</p>
<p>Bakmaya devam edeceğiz…</p>
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1">[i]</a> Taha Özhan, Normalleşme Sancısı Açılım’dan Çözüm Süreci’ne Kürt Meselesi (2008-2015), Özgür Yayınları, s 69-70,</p>
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1">[ii]</a> 28 07 2010 tarihli MHP Grup toplantısı konuşmasında açılım karşısındaki tavır ortaya konmaktadır.</p>
<p><em>“Kürtçülüğe karşı olduğu kadar, Türkçülüğe da karşı olduğunu söyleyen Recep Tayyip Erdoğan’a <u>hatırlatmak isterim ki;</u></em></p>
<p><em>Karşı olduğun Türkçülük hiçbir zaman <u>bölücü ve ayırıcı bir yanlışa düşmemiştir</u></em></p>
<p><em>Kan dökmek ve bölünmek için <u>dağlara çıkmamıştır.</u></em></p>
<p><em>Irkçılıktan uzak kalmış, birleştirici ve <u>bütünleştiricilikten ödün vermemiştir.”</u></em></p>
<p>(İfadelerin altındaki çizgiler orijinal metinden.)</p>
<p><a href="https://www.mhp.org.tr/htmldocs/genel_baskan/konusma/1002/index.html">https://www.mhp.org.tr/htmldocs/genel_baskan/konusma/1002/index.html</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/mhp-ve-pkk-acilimlari/">MHP ve PKK açılımları</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/mhp-ve-pkk-acilimlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu (son bölüm)</title>
		<link>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2026 18:00:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[DAM ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[Komisyon raporu]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52778</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk millî egemenliği bugün yaşayan Türk halkına emanet. Türk halkı da geçmişten aldıkları emaneti geleceğe devredecek. Türk Milleti’nin ebediliği bu şekilde sağlanacak. Biz Türkler görevimize düşkün milletizdir vesselam…</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum/">Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu (son bölüm)</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%20%28son%20b%C3%B6l%C3%BCm%29" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%20%28son%20b%C3%B6l%C3%BCm%29" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%20%28son%20b%C3%B6l%C3%BCm%29" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%20%28son%20b%C3%B6l%C3%BCm%29" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum%2F&#038;title=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%20%28son%20b%C3%B6l%C3%BCm%29" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum/" data-a2a-title="Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu (son bölüm)"></a></p><h3><strong>Demokratikleşme ama nasıl?</strong></h3>
<p>Yedinci bölüm <strong>“Demokratikleşme ile ilgili öneriler” </strong>başlığını taşıyor. <em>“Türkiye’nin demokratik standartlarının yükseltilmesi amacıyla atılması gereken adımlar konusunda önerilerde bulunmak Komisyonumuzun başlıca görevlerindendir.”</em> diye başlıyor.</p>
<p>Hemen ikinci paragrafta da, <em>“…hakaret, tehdit gibi suç unsuru içermeyen her türlü düşüncenin ifade edilebildiği; karşılıklı saygı ve hoşgörü çerçevesinde … bir siyasal ortamın oluşturulması temel bir gereklilik” </em>deniyor.</p>
<p>Bu anlayışın, <em>“… siyasal katılımın şiddetin reddedilerek gerçekleştirildiği bir demokratik …” </em>bir bakış açısı ifade ettiği belirtiliyor.</p>
<p>Komisyon raporunda, <em>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) içtihatları ve uluslararası sözleşmeler bağlamında infaz kanununu yeniden ele almayı öneriyor. </em>Bunu da <em>“infaz adaletini esas alan temelde” </em>yapmak gerekiyormuş. İnfaz sürecinin, <em>“daha adil, daha eşitlikçi” </em>olması gerektiği de belirtiliyor.</p>
<p>Peki, Can Atalay Davasında çok önemli bir tartışma yaşanmıştı. AYM ve Yargıtay arasındaydı. Bu tartışmayı -hatta çatışma- nereye koyacağız? AYM’nin, anayasaya uymadığı <a href="https://x.com/mehmetucum/status/1722348908599263706?s=20">yazılıp</a> söylenmiş, millî yargı tartışmaları da yaşanmıştı. Aslında bir <a href="https://millidusunce.com/yargi-uzerinden-cikartilan-devlet-krizi/">devlet kriziydi</a> ve derin dondurucuda bekletiliyor. Buna benzer başka örnekler de verilebilir.</p>
<p>Demem o ki Türkiye’yi yönetenlerin bagajında, Rapor’da yazılanlarla taban tabana zıt tasarruflar var. Bu da Rapor’un ciddi manada sorgulanmasını haklı kılıyor.</p>
<h3><strong>Daha adil derken…</strong></h3>
<p>İnfaz düzenlemesi, bölücübaşı’nın umut hakkından yararlanması tartışmaları üzerine gündemde. Umut hakkı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı. Adı üstünde, “<em>Ömür boyu cezaevinde kalacak şekilde hüküm almış herkese şartla salıverilme umudunu vermek demektir. Doğrudan bir hak tanımlamak değil bir hukuki imkân </em><a href="https://www.aa.com.tr/tr/analiz/umut-hakki-tartismasinda-netlestirilmesi-gereken-bazi-hususlar/3831961"><em>sağlamaktır.</em></a><em>”</em></p>
<p>AİHM kararında, <em>“kaç kez müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olursa olsun, bir hükümlü hakkında şartlı tahliye kararı verilip verilmeyeceğinin müebbet hapis cezasının uygulanmasından başlayarak 25 yıl geçmeden </em><strong><em>gözden geçirilmesi</em></strong><em> gerektiğini</em> <em>vurgulamış</em>”.</p>
<p>Biz de ise mevcut yasaya göre şartlı salıverme için, <em>“Müebbet hapiste 30 yıl, ağırlaştırılmış müebbet hapiste 36 yıl ceza çekilmesi şartı” </em>var. İnfaz düzenlemesi şimdi daha iyi anlaşılıyor değil mi?</p>
<p>Rapor <em>“daha adil, daha eşitlikçi” </em>diyerek, öncelikle ve zımnen, şu an uygulanan infaz uygulamasının adil olmadığını da söylüyor. Yani, iktidarın adalet ve reform diyerek yaptıklarının adil olmadığını belirtiyorlar. Bunu düzeltmek gerek diyorlar. Ama 6’ncı bölüm değerlendirmesinde bahsettik, yasal düzenlemeler <strong><em>müstakil ve geçici</em></strong><em> mahiyette </em>olacak. Peki, sadece PKK için olacaksa ikili infaz uygulaması nasıl devam edecek? Birisi daha adil (!) diğeri onun kadar adil değil, olur mu dersiniz?</p>
<p>Ancak kamuoyu bölücübaşı için umut hakkını, doğrudan serbest kalacağı gibi algılıyor. Gidiş de buraya doğru görünüyor.</p>
<h3><strong>Daha geniş haklar ve özgürlükler</strong></h3>
<p>Bölümdeki ara başlığın tam hâli <em>Demokratikleşme ile ilgili öneriler</em>.</p>
<p>İlk cümleler,<em> “Doğuştan gelen, dokunulamaz ve devredilemez nitelikteki, insan onurunun vazgeçilmez bir parçası olan temel hak ve özgürlüklerin tam ve eksiksiz kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması hedefiyle mevzuat gözden geçirilmelidir.”</em> diye başlıyor. Üzerinde tartışmaların hep olduğu doğuştan gelen haklar içinde ana dilinde eğitim de var. Gelin, bunu bir de, Rapor’un 5’inci bölümündeki <em>“Kürt’ün onuru” </em>ile düşünelim.</p>
<p>Devamında<em>, “Şiddet çağrısı, nefret söylemi ve terör propagandasıyla etkin mücadele sürdürülürken, hukuki sınırlar içinde kalan her türlü eleştiri …” demokratik yaşamın bir parçası olarak korunması gerektiği”</em>de ifade ediliyor. Bunu için de <em>“basın ve yayınla ilgili kanunlar”</em>ın <em>gözden geçirilmesi gerekir” </em>diyor<em>.</em></p>
<p>Elbette halkın bilgi alması için bu çok önemli. Ancak Kürt kökenli vatandaşlarımızın tek temsilcisi -hatta önderi- ve sürecin bir parçası hâline getirilen bölücübaşı’nın “basını susturun” diye de algılanan açıklamaları arşivlerde duruyor.</p>
<p>Komisyon, “<strong>Siyasi Etik Kanunu’nun” </strong>hazırlanmasını öneriyor. Bu konuda da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, <em>“İlçe Başkanı bile </em><a href="https://www.indyturk.com/node/180896/siyaset/davuto%C4%9Flu%E2%80%99nun-2016%E2%80%99da-erdo%C4%9Fan%E2%80%99-verdi%C4%9Fi-%E2%80%9Ccumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-sistemi%E2%80%9D-raporunda"><em>bulamazsınız</em></a><em>”</em> açıklaması arşivlerde. Hâlâ aynı düşüncedeyse nasıl olacak?</p>
<p>Yedinci bölümün son ara başlığı <em>“Yerel yönetimler”. </em>İki paragrafı içeriyor. Ancak yine üzerinde fırtınalar kopabilecek konular.</p>
<p>İlk paragraf. <em>“Demokratik siyaset zeminini güçlendirmek amacıyla idari sistemin <strong>‘daha demokratik ve hukuki standartdı daha yüksek’ </strong>bir şekilde organize edilmesi mümkündür.” </em>(Koyuluk rapordan). İkinci parafta da <em>“Anayasa’dan kaynaklanan <strong>idari vesayet yetkisinin </strong>demokratik toplum gereklerine uygun olarak kullanılması…” </em>diyor<em>. </em>(Koyulaştırma bana ait).</p>
<p><strong>Anayasa M. 127’ </strong>de<strong>. <em>“</em></strong><em>Merkezî idare, mahallî idareler üzerinde … kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine sahiptir.”</em> diye hükmediyor.</p>
<p><em>“<strong>İdari vesayet</strong> … <strong>Devletin 3 kuruluş ilkesinden biridir.</strong> Bu ilkeyle 1) idarenin bütünlüğü, 2) kamu görevlerinde birlik, 3) toplum yararı, 4) yerel ihtiyaçların gereğince karşılanması sağlanır … Devletin kuruluşuna fantezilerle müdahale etmek olmaz. Zamanda sınanmış doğrulara göre davranmak gerekir. Yoksa bedeli pek fazla” </em>Bu <a href="Devletin%20kuruluşuna%20fantezilerle%20müdahale%20etmek%20olmaz.%20Zamanda%20sınanmış%20doğrulara%20göre%20davranmak%20gerekir.%20Yoksa%20bedeli%20pek%20fazla">ifadeler </a> Prof. Dr. Birgül Ayman Güler’den. Yoruma gerek duyurmayan ve gayet açık uyarılar. Ve özerklik fırtınasının habercileri değil mi?</p>
<h3><strong>Sonuç ve değerlendirme</strong></h3>
<p>Rapor, Sonuç bölümünde <em>“eşitlik temelli kardeşliği”</em>, <em>“kardeşlik, birlik ve bütünleşme temelli bir vatandaşlık anlayışını”</em>, <em>“duyguların ihmâl edilmediği … herkesin kendini ait hissettiği bir Türkiye’yi inşa etmeyi” </em>vurguluyor. Bunun da <em>“Oluşan müşterek kanaat” </em>olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Bakalım, TBMM’ye nasıl bir taslak gelecek?</p>
<p>Bu yazı, serinin son yazısı. Biraz da uzadı. Okuyucunun sabrına sığınıyorum. Malum, Terörsüz Türkiye ya da daha doğru ifadeyle Üçüncü Nesil PKK Açılımı, Türk tarihini bir kırılmaya doğru götürüyor.</p>
<p>Biliyorsunuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk millî egemenliği bugün yaşayan Türk halkına emanet. Türk halkı da geçmişten aldıkları emaneti geleceğe devredecek.  Türk Milleti’nin ebediliği bu şekilde sağlanacak. Onun içindir ki bu devir hasarsız ve daha gelişmiş olmalı. Hani, <em>“Benim</em> (bizim) <em>vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır”</em> diyordu ya Büyük Atatürk.</p>
<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk her yaştan Türk gencine Hitabesi’nde , <em>“ Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” </em>de diyordu.</p>
<p>Biz Türkler görevimize düşkün milletizdir vesselam…</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum/">Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu (son bölüm)</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-son-bolum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu 4</title>
		<link>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-4/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-4/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 18:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[açılım]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[PYD]]></category>
		<category><![CDATA[Terörsüz Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52761</guid>

					<description><![CDATA[<p>Terörsüz Türkiye süreci denen üçüncü nesil açılımı bütün hızıyla devam ediyor. Ama Komisyon'da görev alanlar yaptıklarından emin değiller ki kendileri için yasal güvence de istiyorlar. Peki, süreç Meclis'e gelmeden kesilirse ne olacak?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-4/">Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu 4</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-4%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%204" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-4%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%204" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-4%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%204" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-4%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%204" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-4%2F&#038;title=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu%204" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-4/" data-a2a-title="Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu 4"></a></p><p><em>Terörsüz Türkiye Komisyonu’nun raporunun bölümlerini incelemeye devam ediyoruz. Bu yazıda da önce “</em><em>Sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri” </em>başlıklı altıncı bölüme bakacağız.</p>
<p>Bölüm, <em>“Komisyon raporu yasa yapım süreçlerine rehberlik edecek temel ilkeleri ortaya koymaktadır” </em>diye başlıyor. Büyük bir ihtimalle yasa tasarıları da hazırdır. Sadece zamanı bekleniyor olsa gerek.</p>
<p>Komisyon <em>süreçteki en kritik eşiği “… PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit” edilmesi </em>olduğunu belirtiyor. <em>“… yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin” </em>bu durumda hayata geçeceğini belirtiyor.</p>
<p>Bununla da yetinmiyor. Terör <em>örgütünün tüm unsurlarıyla feshi, silahların teslimi, bu süreçte ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemeler </em>hususlarında <em>anlayış birliği var </em>diyor.</p>
<p><em>“Örgütün tüm unsurlarıyla feshi ile silahların teslimi ve bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel anlayış birliği vardır.”</em></p>
<p>Bu konuda kamuoyunda da çok fazla itiraz var. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da silah bırakılması hususunu teyit etme ihtiyacı duymuş olmalı ki X hesabında <a href="https://x.com/YildizFeti/status/2024415508099932195?s=20" target="_blank" rel="noopener">paylaştı</a> (19 Şubat 2026).</p>
<p>Bu yazılanlarla, terör örgütünün Türkiye dışındaki yapılanmalarını düşündürmek istiyorlar. Ama PYD (SDG)  – PKK’nın yeni Suriye yönetimiyle anlaştığını da hiç gündeme getirmiyorlar. PYD (SDG), PKK’nın bir <em>unsuruysa</em> silahı bırakmadıkları ve bırakmayacakları da gayet açık.</p>
<p>Eğer, Suriye yönetimine entegre oldukları düşünülüyorsa, bu, şu anki yapılarıyla olacak. Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani de bunu ortaya koyuyor. <em>“SDG&#8217;yi düşman olarak değil, ortak olarak görüyoruz. Bu nedenle onların Suriye hükümetinin bir parçası olmalarına yardım etme konusunda oldukça istekliyiz.&#8221;</em> (14 Şubat 2026)</p>
<p>ABD Dışişleri Bakanının SDG’lilerle Münih’te verdiği fotoğrafın mesajı da Suriye’deki tartışmaları -şimdilik- sonlandırmış görünüyor.</p>
<p>Bütün bunlar bir araya geldiğinde Hiç kimse, “Terör örgütü tüm unsurlarıyla silah bırakmazsa süreç ilerlemez” gibi sözler etmesin. Eğer bunda kararlılarsa komisyon derhal sonlamalıydı. Tabi, “SDG, PKK’dan ayrı kardeşim” demezlerse… Ya da “plana sadık kalmaya” devam etmiyorlarsa…</p>
<h2><strong>Bütünleşme için yasa: hem müstakil hem geçici</strong></h2>
<p><em>“Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere … amaca özgülenmiş, <strong>müstakil ve geçici</strong> mahiyette bir yasal düzenlemeye” ihtiyaç</em> varmış. (Koyu vurgu rapordan.) Müstakilliğin de özellikle FETÖ -ve varsa başka terör örgütlerinin- bu süreç dışında tutulması tartışmalarının sonucu olduğu anlaşılıyor.</p>
<p>Bu <em>düzenleme<strong> “demokratik siyaset zemini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı”</strong> olmalıymış. </em>Çünkü<em> <strong>demokratik siyaseti güçlendirecek ve “sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak</strong></em>(mış)<strong><em>”. </em></strong>Sonucu ortadan kalkacak olan da<strong> <em>“Silahların bırakılması süreci”</em>. </strong>Anlaşıldığı kadarıyla teröristlerin ceza davasından kurtulması ve siyaset yapabilmesinin önü açılıyor.</p>
<p>Rapor bunu, “<em>Kanun; silahı ve şiddeti reddedenlerin topluma kazandırılmasını … meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini amaçlamalıdır.” </em>diye ifade ediyor. Aynı zamanda da <em>“…ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı bir şekilde toplumla bütünleşmesi sağlanmalı” </em>diyor. Haklarını da teslim etmek lazım <em>“kamu vicdanını ve toplumsal hassasiyetleri gözetmeli”</em> ifadesi de var. Türk Milleti’nin itirazının hafifletilmesi uyarısı hissediliyor.</p>
<p>Habur’daki çadır mahkemesi tiyatrosunun milletin vicdanında açtığı derin yara hiç akıldan çıkarılmamalı. Yeni ve yeniden, “dağdan memleketlerine dönen kahramanlar(!)” fotoğrafları şimdiden zihinlerde canlanmaya başlamış durumdadır.</p>
<p>Komisyon, <em>toplumsal bütünleşme</em> için <em>“her bireyin ortak geleceğe eşit fırsatlarla dâhil”</em> olması gerektiğini <em>“kapsayıcı bir anlayışı ve buna yönelik politikaların”</em> belirlenmesinin zorunlu olduğunu belirtiyor. Bunu da, <em>“toplumsal hayat içerisinde yaşamını idame ettirebilmesine … kamu düzenine uyumuna” </em>yardımcı olacağı gerekçesine dayandırıyor.</p>
<p>Silah bırakma süreci için <strong><em>izleme ve raporlama</em></strong><em> <strong>mekanizması</strong> oluşturulması</em> öngörülüyor. “<em>Bu mekanizmanın tespit ve teyidi çerçevesinde” denetim </em>yapılacağı <em>ve “sürecin sağlıklı bir şekilde yürüyüp yürümediği gözlemlenecek ve gerekli tedbirler zaman kaybetmeksizin”</em> <em>alınabileceği </em>belirtiliyor.</p>
<p>Tabi, mekanizma çalışırken, istenmeyen davranışların önlenmesi de akla gelmiyor değil doğrusu. Hani Habur’da, çadır mahkemesinde, teröristin “pişman mısın?” sorusuna “hayır” cevabını, “yaz, pişmanım dedi” yaşanmışlıkları arşivlerde duruyor.</p>
<h2><strong>Süreçte Görev Alanlara Yasal Güvence Sağlanması </strong></h2>
<p>Altıncı bölümün hatta Rapor’un en dikkat çekici ara başlığı. Onun için olduğu gibi aldım. Tek paragraflık bir kısım.</p>
<p><strong><em> </em></strong><em>“Yürütülen süreçte görev alanlar, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun toplantılarına iştirak edip görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanlar ile Komisyon çalışmalarında yer alanlar ve görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması önerilmektedir.”</em></p>
<p>Rapor çok dikkatli bir dille yazılmış. Yukarıdaki paragraf da bu dikkatin eseri. <strong>“Yürütülen süreçte görev alanlar”</strong> diyor, yürütülecek süreçten de bahsetmiyor.</p>
<p>Yasal güvence verilmesi istenenler ayrı ayrı belirtilmiş. <strong>“G<em>üvence”</em></strong> istenenler arasındaki <strong><em>“Komisyon çalışmalarında yer alanlar”</em></strong>, TBMM Başkanı ve komisyon üyesi milletvekillerini, <strong><em>“ve görevliler”</em></strong> de onlara yardımcı olan Meclis ve devlet görevlilerini işaret ediyor.</p>
<p>İyi de bu komisyon üyeleri zaten dokunulmazlık sahibi. Komisyonun kurulması ve çalışması Meclis faaliyetleri kapsamında değil mi ki? Neden çekiniyorlar da ek bir yasal güvence talepleri var? Yaptıklarından emin değiller de ondan mı? Bu sorumluluğun, Komisyon’un TBMM İçtüzüğüne aykırı bir şekilde kurulduğuna dair tartışmalarla birlikte başladığını mı düşünüyorlar acaba?</p>
<p>Peki, velev ki süreç Meclis Genel Kurulu’na gelmeden kesilirse ne olacak?</p>
<p>Yine yerimiz yetmedi. Yedinci bölüm için devam edeceğiz&#8230;</p>
<p>Daha sonra da bölücübaşı, bebek katili, ağırlaştırılmış müebbet mahkûmu iken Cumhur İttifakı’nın üstün gayretleriyle (!) ”Kürt Halk Önderi” hâline getirilen öcalan’ın açıklamalarını inceleyeceğiz. (Bu yazı yayına gönderilirken yapılan açıklamayı Pervin Buldan okudu. Okumaya da “Kürt Halk Önderi” diye başladı. 27 02 2026)</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-4/">Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu 4</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-4/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demokrasi ve Barış tüm insanların…</title>
		<link>https://millidusunce.com/demokrasi-ve-baris-tum-insanlarin/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/demokrasi-ve-baris-tum-insanlarin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[açılım]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<category><![CDATA[Terörsüz Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52746&#038;preview=true&#038;preview_id=52746</guid>

					<description><![CDATA[<p>Terörsüz Türkiye sözünden dostlarınız rahatsız. Şimdi ne yapacaksınız? Yine Çözüm Süreci’ne mi döneceksiniz. İçimiz kalkıyor ama çare yoksa ister istemez öyle diyeceksiniz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/demokrasi-ve-baris-tum-insanlarin/">Demokrasi ve Barış tüm insanların…</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdemokrasi-ve-baris-tum-insanlarin%2F&amp;linkname=Demokrasi%20ve%20Bar%C4%B1%C5%9F%20t%C3%BCm%20insanlar%C4%B1n%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdemokrasi-ve-baris-tum-insanlarin%2F&amp;linkname=Demokrasi%20ve%20Bar%C4%B1%C5%9F%20t%C3%BCm%20insanlar%C4%B1n%E2%80%A6" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdemokrasi-ve-baris-tum-insanlarin%2F&amp;linkname=Demokrasi%20ve%20Bar%C4%B1%C5%9F%20t%C3%BCm%20insanlar%C4%B1n%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdemokrasi-ve-baris-tum-insanlarin%2F&amp;linkname=Demokrasi%20ve%20Bar%C4%B1%C5%9F%20t%C3%BCm%20insanlar%C4%B1n%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdemokrasi-ve-baris-tum-insanlarin%2F&#038;title=Demokrasi%20ve%20Bar%C4%B1%C5%9F%20t%C3%BCm%20insanlar%C4%B1n%E2%80%A6" data-a2a-url="https://millidusunce.com/demokrasi-ve-baris-tum-insanlarin/" data-a2a-title="Demokrasi ve Barış tüm insanların…"></a></p><p>Biri sövüp sayarsa kızarsınız. Bu doğal. Ama sövüp sayılmasından daha çok kızdığım bir başka davranış aptal yerine konmak. Aptal yerine konmanın yanında küfür daha bir mertçe kalıyor. Hâl böyle iken halkı sürekli aptal yerine koyan siyaset lafazanlıklar kesilmiyor. Bunlara hak ettikleri kadar kızılmıyor. Niçin derseniz, galiba insanlar bir takım siyaset erbabının yarı yalanlarını kanıksamış. O kadar kanıksamış ki kırk yılda bir doğru bir söz söyleseler, onu da “Acaba bunun da altında ne yalan var?” diye dinliyor. Dosdoğru siyasetçiler alınmasın. Kastim daha onlara değil.</p>
<p>Bakınız, “Terörsüz Türkiye” diye bir lafla işe başlandı. Dikkatli ve nefis bir seçim. “Çözüm süreci” denemezdi. Çünkü Çözüm Süreci’nin hendek terörü ve akıttığı şehit kanı henüz hafızalarda tazeydi. Onun için “Terörsüz Türkiye” dendi. Kim karşı çıkabilirdi ki? Yoksa siz terör mü istiyorsunuz? Terör yanlısı mısınız? Bugün yaptığınız aslında çözüm sürecinin ısıtılıp masaya tekrar servis edilmişidir diyenlere tam bu sorularla saldırıldı.</p>
<h2>Biz terörist değildik ki</h2>
<p>Fakat ilk birkaç haftadan sonra bu kelimeler patinaj yapmaya başladı. Çünkü muhatap alınan teröristler yaptıklarının terör olduğunu kabul etmiyordu ki. Onlar hani şu “halk öz savunma birlikleri”ndeki gibi öz savunma, nefis müdafaası yaptıkları iddiasındaydı. PKK öz savunma teşkilatıydı. Meşhur- doğrusu bednam – son komisyon raporunda da “terör” kelimesinin geçtiği her yere itiraz ettiklerini bildirdiler. Terörü yapsa yapsa emperyalist Türk devleti yapardı. Zaten mesele emperyalist Türk devletini yıkıp yerine “demokratik toplum” kurmaktı. Türk ulus devleti ortadan kaldırılmalıydı. Adı üstünde “Türk” olunca ulus oluyor, millet oluyor, dolayısıyla ırk ve ırkçı oluyor.</p>
<p>Aslında Orta Doğu’daki bütün ulus devletler ortadan kaldırılmalıydı. Yerine ne mi konmalıydı? Bunun cevabı Kurucu Önder’in cilt cilt kitaplarında verilmiştir. Özeti de Genel Vali Barrack’ın beyanlarında vardır. Kurucu Önder’in ve Barrack’ın Demokratik Toplum’u Osmanlı’nın millet sistemi gibi bir şeydi. Gerçi Osmanlı’da “millet” din ve mezhep demekti ama olsun. Yüz yıldır milletle ırkı ayırt edemeyen kafalar bunu yutardı. Mesele ulus devleti ortadan kaldırmaktı. Barrack, ekliyordu: İsrail bölgede ulus devlet istemiyor. Eh ABD de istemiyor. PKK da istemiyor. Siyasi İslamcılar da istemiyor. Demokratik uzlaşma sağlanmıştır. Haklılar da. “Bakın”, diyor Barrack, “ulus devletler 1923’ten beri bölgenin zenginliklerinin dünyaya açılmasına engel oluyor.” Bir sorun kendi kendinize, bu hükümdeki “dünya” kim?</p>
<h2>Halk &#8211; Barış &#8211; Demokrasi</h2>
<p>Bütün bu tartışmalar geldi geçti. Nasıl? Ne kadar aptal yerine konduğunuzu şimdi anladınız mı? Bir daha bu tuzağa düşmemek için şu ipuçlarını ezberleyin: Birisi size durup dururken “demokrasi” veya “barış” veya “halk” derse, derhal oradan uzaklaşın! Ya samimiyse? Bunun da testi var. Diyene, diyenin partisine veya çetesine bakın. Geçmişi veya bugünü demokrat mı, demokrasi mi dolu? Geçmişinde barışçı mıydı? Şimdi de barışçı mı? Ve unutmayın. Dünyadaki en vahşi, en ceberrut rejimler “Demokrat” etiketi taşır. Hâkim oldukları ülkelerin devletin adında da “Demokrat” vardır. “Halk”ı da ihmal etmezler. Demokratik Alman Cumhuriyeti bunlardan biriydi. Şimdi de birkaç tane var. Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi. Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti gibi. Wikipedia’nın “Democratic Republic” maddesine bir göz atın. Epey eğlenceli. Demokratik ve Halk sıkça bir arada bulunuyor.</p>
<h2>Beka meselesi</h2>
<p>Gelelim sonuca… Terörsüz Türkiye sözünden dostlarınız rahatsız. Şimdi ne yapacaksınız? Yine Çözüm Süreci’ne mi döneceksiniz. İçimiz kalkıyor ama çare yoksa ister istemez öyle diyeceksiniz. Hiç olmazsa “Âkil Adam” yerine başka bir şey bulalım. Demokratik Adam mesela? Barış Adamı olmaz mı?</p>
<p>Geriye bir sihirli sözcük kaldı: “Beka Meselesi” Bunu lütfen olur olmaz yerlerde ve olur olmaz durumlarda kullanmayalım. İnsanlar aptal yerine konulduklarını hissederler. Bakınız şimdiden bu lafın, “sebebini söyleyemem”, “bana gelen talimat böyle”, “iyi saatte olsunlar”, “devlet aklı” gibi anlamlarda kullanıldığı dedikoduları yaygın. Onun için “beka meselesi”ni ancak tamamen çaresiz kaldığınız hâllerde kullanın. Günlük hayatta halk, demokrasi, barış ve kardeşlik’le idare edin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/demokrasi-ve-baris-tum-insanlarin/">Demokrasi ve Barış tüm insanların…</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/demokrasi-ve-baris-tum-insanlarin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu-3</title>
		<link>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 18:44:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[DAM ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Taslak rapor]]></category>
		<category><![CDATA[Terörsüz Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52721</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm kesimlerin isimlerini sayacak bir komisyon üyesi var mıdır dersiniz? Ardından da makul talebin ne olduğunu söylemeliler. Bu taleplerin kimlik, dil, egemenlik ile devlete ve vatana ortaklık olduğu ortada değil mi?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3/">Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu-3</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu-3" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu-3" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu-3" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3%2F&amp;linkname=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu-3" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3%2F&#038;title=Yeni%20devlet%20kurma%20haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Komisyon%20raporu-3" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3/" data-a2a-title="Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu-3"></a></p><p>Bir önceki yazıda bugünün, geçmişte yaşananlarla ilişkisini kurmuştuk. Rapor’da, tarihi ve hukuku değiştirmeye çalıştıklarıyla <em>kurucu iradeye, kurucu çerçeveye ve birlikte yaşama iradesinin somutlaşma hedefine</em> dikkat çekmiştik. Değerlendirmeye devam ediyoruz.</p>
<p>Dördüncü bölüm dinlenen kişilerle ilgili. Başlığı da <em>“Dinlenen kişilerin mutabakat alanları”</em>.</p>
<p>Aslında, daha çok, hedeflerine uygun kişileri çağırdıkları bir gerçek. Farklı düşünenlerden çağırdıkları kişileri de sadece dinlemiş olmalılar. Rapor’da o düşünceleri ifade eden tek bir cümle de yok. Eğer <strong>daha çok farklı düşünenleri çağırsalardı çoğunluk düşüncesi olarak onları vermeleri gerekirdi</strong> değil mi? Yani, bu sonucu elde etmek için kurulmuş bir komisyon. Maçın sonucu daha baştan belli.</p>
<p>Yine de yazılanlara bakmakta fayda var.</p>
<p>Bölümün girişinde <em>“toplumun farklı kesimlerini buluşturan güçlü bir ortak zeminin”</em> varlığı vurgulanıyor.</p>
<p>Peki, bu ortak zemin neye yarayacakmış? <em>“… farklı kesimlerin bir arada yaşama iradesi altında <strong>kardeşlik hukuku</strong> ve ortak acıyı ortak umuda ve gelecek hayaline dönüştürme yaklaşımı etrafında birleştiğini”</em> gösteriyormuş (kardeşlik hukuku koyu vurgulu yazılmış).</p>
<p>İyi de en azından son yüzyıl boyunca, Türk vatandaşı olarak, kardeş olamadık (!) da şimdi nasıl olacağız? Bunun da cevabı, <em>“Bu çerçevede kardeşlik hukuku, <strong>eşitlik temelli vatandaşlık anlayışını</strong> besleyen; <strong>onuru ve haysiyeti koruyan dilin yerleşmesini</strong>, adalet duygusunun tahkim edilmesini, güvenin güçlenerek inşa edilmesini ve <strong>birlikte yaşam iradesinin kurumsal bir zemine bağlanmasını</strong>”</em> ifade ediyormuş.</p>
<p>Buradan da anlaşılan yeni bir vatandaşlık tanımı geliyor. Bölücübaşı da bunu istiyor zaten. Ve Devlet Bahçeli de <strong><em>“Kimlik siyasetini öne çıkarmak yerine kapsayıcı Türk vatandaşlığı üzerinde <a href="https://millidusunce.com/terorsuz-turkiye-cagrisindaki-ayrintilar-1/" target="_blank" rel="noopener">mutabakat</a>”</em></strong> vurgusu yapmıştı (2 Nisan 2025 <a href="https://www.turkgun.com/siyaset/mhp-lideri-devlet-bahceli-her-parti-turkiye-partisi-olmak-zorunda/280200" target="_blank" rel="noopener">Türkgün Gazetesi</a>).</p>
<p>Sonra da <em>“Birlikte yaşam iradesi kurumsal bir zemine”</em> bağlanacak yani artık anayasa ve yasalara işlenecekmiş.</p>
<p>Son soru: Bu kardeşler kimler ve isimleri ne olacak? Rapor’a göre kardeşler; “Türkler, Kürtler, Araplar, Sünniler ve Aleviler”. Gerçi çok daha öne çıkan Kürt kökenli vatandaşlarımız ama bu kalıp kullanılıyor.</p>
<p>Peki, ikisi millet birisi etnisite. Diğer ikisi de inanç yapılanması. Her birinin içinde diğeri de var. Yani Alevi Türk, Alevi Kürt ve Alevi Arap da var, Sünni Türk, Kürt ve Arap da var. Bu nasıl olacak? Alevi Türkler, Sünni Türkler; Alevi Kürtler, Sünni Kürtler; Alevi Araplar, Sünni Araplar diye mi yapılanacaklar? “Ortak (!)” isimleri ne olacak? Ortak isimde farklılıklar vurgulanmayacaksa, farklılıkları bu kadar öne çıkarmanın ne anlamı olacak?</p>
<h2>Eşitler daha mı eşit olacak, yoksa&#8230;</h2>
<p><em>“Demokratikleşme, eşit yurttaşlık, hak ve özgürlüklerin güvenceye alınması ile ekonomik kalkınma boyutlarının birlikte düşünülmesi beklenmektedir.”</em></p>
<p>Anayasamız herhangi bir grubu ya da etnisiteyi de tanımıyor. Hak ve ödevler birey üzerinden tanımlı. Her yurttaş (vatandaş/birey) zaten birbirine eşit. Hiç kimsenin bir diğerine göre hak ve ödevlerinde eksiği ya da fazlalığı yok. Ama hepsinin adı da Türk… Hepsi de birbirine eşit. O zaman bu “eşit yurttaşlık” ne oluyor?</p>
<p>PKK’nın kurulduğu günden bugüne talebi <em>“eşit yurttaşlık”</em>. Bölücübaşı’nın da ısrarla üzerinde durduğu konu. Anayasanın 66. Maddesindeki vatandaşlık yani “Türk” tanımı.</p>
<p>Anayasa’nın 66’ncı maddesi, <em>“Türk Devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türktür.”</em> diyor.</p>
<p>Bölücübaşı da, cezaevinde, Sırrı Süreyya Önder’e yazdırdığı metinde: <em>&#8220;Ulus aidiyeti ile devlet aidiyetini karıştırmayın … Devlete aitiz ama Türk ulusçuluğuna ait değiliz … Tekilden uzağız. Ortak bir milletin <a href="https://millidusunce.com/terorle-mucadele-mi-terorizmle-mucadele-mi/" target="_blank" rel="noopener">üyesiyiz.’&#8221;</a></em> demişti.</p>
<p>Peki, 66’ncı madde değişmeden de bu mümkün mü? Türk Milleti’nin <a href="https://millidusunce.com/bunalimdan-cikisin-sarti-kavramlarda-birliktir/" target="_blank" rel="noopener">tarifini</a> “Halkların bileşkesi” hâline getirirlerse mümkün görünüyor. Atatürk’ün, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ahaliye Türk Milleti denir.” sözünden hareketle Türkiye ahalisi çeşitli halklardan müteşekkildir diyerek buna teşebbüs edilebilir.</p>
<p>O zaman Türk halkı ve Kürt halkı ile diğer etnik unsurların halkları (!) birleşecek. Bir de Alevi ile Sünni halkları (!) da eklenecek. Bütün bunlar bir araya gelince Türk Milleti (!) olacak. Dolayısıyla eşit yurttaşlık olacak. Bu şekilde de egemenliği bu ortaklar arasında <a href="https://millidusunce.com/terorsuz-turkiye-cagrisindaki-ayrintilar-2/" target="_blank" rel="noopener">paylaştıracaklar.</a> Özellikle bugün CHP’yi yönetenlerin içinde büyüdüğü <em>“Yaşasın Türkiye halklarının kardeşliği” </em>sloganını da birlikte düşünmekte fayda da var<a href="#_edn1" name="_ednref1">*</a>.</p>
<p>Bu yaklaşım <a href="https://millidusunce.com/bunalimdan-cikisin-yolu-kavramlarda-birliktir-ii/" target="_blank" rel="noopener">doğru değildir</a>. Birlik duygusunun sonu demektir. Türkiye’nin nüfusunun tamamı anlatılırken tek bir halk olarak tanımlanır o da Türk halkıdır. Aksi takdirde bunun ucu -şimdi olmasa bile çok uzak olmayan bir gelecekte- ortaklık bozulduğunda, toprak yani vatan paylaşımına kadar gider.</p>
<p>Dördüncü bölümü, <em>“Ortak zemin, ayrıca toplumsal rıza ve sürecin toplumca sahiplenilmesi konusunda geniş bir mutabakat bulunduğunu; katılımcılık, şeffaflık ve kapsayıcılık ilkelerinin siyaset kurumu, sivil toplum ve akademi çevrelerince güçlü biçimde desteklendiğini ortaya koymaktadır.”</em> ifadesiyle bitirelim. Bunun gerçek olup olmadığı Türk Milleti’ne sorduklarında ortaya çıkacaktır.</p>
<h2>Terörle yaşamak isteyen el kaldırsın</h2>
<p>Beşinci bölüm, <strong><em>PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması</em></strong> başlıklı.</p>
<p>Türkiye’de bir kişi bile terörün bitmesine itiraz etmez. Elbette, “Bitsin kardeşim” der. Der de, terör örgütünün siyasi emellerine teslim olmayı, egemenliğini, devletini ve vatanını paylaşmaya razı olmaz. Kimliğini değiştirmek hatta kaybetmek olamaz. Tarihi bilen buna itiraz eder. Hoş onun için <em><strong>“tarihi bugünün anlayışıyla yeniden yorumlamak” gerektiğini söylüyorlar ya</strong></em>.</p>
<p>Neyse biz devam edelim.</p>
<p><em>“En başından itibaren ‘Kürt’ün onurunu, Türk’ün gururunu’ korumayı esas alan bir yaklaşım benimsenmiştir.”</em> cümlesi onuru da gururu da darmadağın ediyor. Bu aynı zamanda Türk Milleti’ne bühtandır. Hem de bu ifade ayrımcılığı ve ayrılığı en güçlü şekilde vurguluyor. <strong>Aslında var olan kardeşlikten öte olan birliği ve bu birliğin yerine yeniden kurmak istedikleri kardeşliği de yok ediyor.</strong></p>
<p>Bu bölüm, <em>“Maşerî vicdanı derinden etkileyen terör gerçeği göz ardı edilmeden, toplumun tüm kesimlerinin makul taleplerine karşılık verilmesi esas alınmaktadır.”</em> paragrafıyla bitiyor. Terör karşısında, onun her istediğini karşılayacağını belirten raporun, <em>“Maşerî vicdanı derinden etkileyen”</em> bir cümlesi daha…</p>
<p>Tüm kesimlerin isimlerini sayacak bir komisyon üyesi var mıdır dersiniz? Ardından da makul talebin ne olduğunu söylememeliler. Bu taleplerin kimlik, dil, egemenlik ile devlete ve vatana ortaklık olduğu ortada değil mi? Bunların neresi <em>makul talep</em>?</p>
<p>Bu yazılanlardan, yapılanlardan ve yapılacak olanlardan sonra artık “vatan sağ olsun” anlayışını da kaybettirmek üzere olduklarını da biliyor olmalılar.</p>
<p>Devam edecek…</p>
<p><a href="#_ednref1" name="_edn1">*</a> İspanya’nın yaşadıklarına dikkatli bakılmalıdırlar. Bu hususta Nilgün Cerrahoğlu’nun Cumhuriyet Gazetesindeki Ocak-Şubat 2013 tarihli seri yazıları önemlidir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3/">Yeni devlet kurma hazırlığı: Komisyon raporu-3</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yeni-devlet-kurma-hazirligi-komisyon-raporu-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çepeçevre yalanlarla sarılmışız</title>
		<link>https://millidusunce.com/cepecevre-yalanlarla-sarilmisiz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/cepecevre-yalanlarla-sarilmisiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 19:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Özer]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrışma]]></category>
		<category><![CDATA[ayrıştırma]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[dem]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[Etnisite]]></category>
		<category><![CDATA[Halklar]]></category>
		<category><![CDATA[iç güçler]]></category>
		<category><![CDATA[iftira]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar partisi]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[kompartıman]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğululaşma]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[propaganda]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş]]></category>
		<category><![CDATA[yalan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52661</guid>

					<description><![CDATA[<p>Memleket, şirazesi dağılmış bir kitap gibi. Yalanmış, iftiraymış... Bakan yok. Atan atana. Ölçüsüzlük bu derece azdı.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/cepecevre-yalanlarla-sarilmisiz/">Çepeçevre yalanlarla sarılmışız</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcepecevre-yalanlarla-sarilmisiz%2F&amp;linkname=%C3%87epe%C3%A7evre%20yalanlarla%20sar%C4%B1lm%C4%B1%C5%9F%C4%B1z" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcepecevre-yalanlarla-sarilmisiz%2F&amp;linkname=%C3%87epe%C3%A7evre%20yalanlarla%20sar%C4%B1lm%C4%B1%C5%9F%C4%B1z" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcepecevre-yalanlarla-sarilmisiz%2F&amp;linkname=%C3%87epe%C3%A7evre%20yalanlarla%20sar%C4%B1lm%C4%B1%C5%9F%C4%B1z" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcepecevre-yalanlarla-sarilmisiz%2F&amp;linkname=%C3%87epe%C3%A7evre%20yalanlarla%20sar%C4%B1lm%C4%B1%C5%9F%C4%B1z" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcepecevre-yalanlarla-sarilmisiz%2F&#038;title=%C3%87epe%C3%A7evre%20yalanlarla%20sar%C4%B1lm%C4%B1%C5%9F%C4%B1z" data-a2a-url="https://millidusunce.com/cepecevre-yalanlarla-sarilmisiz/" data-a2a-title="Çepeçevre yalanlarla sarılmışız"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p><em>“Biz bu hale mi düşecektik?”</em> endişesi yerindedir. Etrafımız çevrili. Tek dostumuz kalmadı. İçerde ayrışma hamleleri devam ediyor. Yetmiyor, tarihin tanıdığı en kanlı terör hareketlerinden birinin başı “<em>müzakereci</em>” edilmek isteniyor. Partisinin adamlarının ağzı kulaklarında. Tam havaya girdiler. Dillerinin, isteklerinin zerrece ayarı yok.</p>
<p>DEM’in açılımı <em>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi</em>. “<em>Halkların eşitliği”</em> ve “<em>halkların kardeşliği</em>” söylemi kadar ayırıcı, ayrıştırıcı bir söz arasanız zor bulursunuz. Bu, <strong>Marks</strong>’ı kızdıracak Marksist söylemin Sovyetler başta, türlü uygulamasını biliyoruz. Görülmemiş zulümlerle yalnız düşmanlık doğurdular. “<em>Türkiye halkları</em>” dedikleri kompartımanlara ayırma da tam odur. Aynı sonucu doğurur.</p>
<h2>PROBLEMİN KAYNAĞI İÇERDE</h2>
<p>Sadece onlar mı? İktidar partimizin dili de kompartıman dili. CHP’ninki de DEM’den demli. Her yerde, <em>burada şunlar şunlar yaşıyor</em> diyerek milleti dilimlere bölmek, düşmanların trilyonlar harcayarak yapamayacakları kötülüklerdendir. Ezerken “<em>eziliyoruz”</em> diyenlerin propagandasına katılanlar, yönetenler, yönetecekler bunları görmüyor, bilmiyor olamaz.</p>
<p>Evet, bütün kimlikler yaşar ve yaşatılır. Üst kimlikle kavga etmemek ve ettirilmemek kaydıyla yaşar. Türk devletlerinde yaşar. Türkiye Cumhuriyeti’nde de her tür ferdî hakta eşit olarak zaten yaşıyor. Hani diyoruz ya, problemin kaynağı daima içerdedir. Yara açacak ve devamlı kanatacaksınız ki memleket başını kaldıramasın!</p>
<p>Başını kaldırırsa ne olacağı belli. Tarihte olan bugün de bugüne göre olur. <strong>İlber Hoca</strong> Ankara’da hep anlatırdı: “<em>Bir batılıyla Türklüğe tavırlarını tartışırsınız. Her şeyi kabul ettirirsiniz. ‘O halde neden bu düşmanlık?’ dersiniz, baklayı ağızlarından çıkarırlar: ‘İyi de daha dün Viyana’daydınız’.”</em></p>
<p>Onlar asırlar öncesini unutmuyor, biz yüzyıl önce yaşadığımız kıyameti bile bilmiyoruz.</p>
<h2>ORTADOĞULULAŞMAYA ÇANAK TUTULUYOR</h2>
<p>Kendimizi bilmemekten dolayı başımıza her şey gelebilir. Birileri “<em>Halklar</em>” der, biz oralı olmayız. Onlar ne dediklerini bilirken biz ne olup bittiğinin farkına varmaz, dahası tekrarlarız. İçerimiz bundan dolayı bozuktur. <em>İç Güçler </em>harıl harıl yabana çalışıyor.</p>
<p>Böyle süreceği zannedilir, sürmez. Bu memleket sürprizlidir, bir anda çok şey değişir. Şimdi, biz ne yapalım ki bu işe engel olunsun diyenlerin sayısı komisyoncu partilere bakarak az görünebilir. Değildir. Arkalarına milletin büyük çoğunluğunu alabilirler. Şimdiki sessizliğin böyle bir öfkeye dönüşme ihtimali vardır.</p>
<p><em>“İktidar mensuplarıyla beraber PKKlılar tarih uyduruyorlar. Günü ve geleceği zehirliyorlar”</em> fikrine uyananlar çoğalıyor.</p>
<h2>ŞU “SORUN” DEDİKLERİ</h2>
<p>Yılların kangreni teröre birileri<em> Kürt Meselesi </em>diyor, konuşamıyoruz. “<em>Nedir bu?”</em> diyen de cevap veren de yıllardır yoktu. Kürt’ten Türk’ten habersiz kurgulanmış Kürtçü takıma göre hepimizin başına gelebilen kötü sayılan ne varsa yalnız Kürt dediklerine yapılıyor.</p>
<p>Memleket, şirazesi dağılmış bir kitap gibi. Yalanmış, iftiraymış&#8230; Bakan yok. Atan atana. Ölçüsüzlük bu derece azdı.</p>
<p><strong>Ahmet Özer</strong>’in ve kızının dediklerine bakın, çok şey anlarsınız. Kızı, “<em>Babam Kürt olduğu için bunlar başına geliyor”</em> diyor. Babası “<em>Kürt olmasam bu cezayı verirler miydi?”</em> diyor.  Kimse de çıkıp “<em>Siz ne diyorsunuz, bu süreçte en çok desteklenen Ahmet Özer’dir” </em>demiyor. Bu yalan yanlış ayrıştırıcı-kışkırtıcı sözlerin edilmesini önleyecek bir tepki gelmiyor. Kimse,<em> “İçerde Ekrem İmamoğlu var. Onlarca belediye başkanı var, çalışanlar var. Şu veya bu etnisiteden oldukları için içerde değiller. İktidara seçim kaybettirdikleri için cezalandırılıyorlar“</em> demiyor.</p>
<p>Bunlar fikir değil iftira kılıklı propaganda yalanlarıdır. Kurucu unsura, devlete, millete hakarettir. Ben ayrı devlet kuracağım denmesinden beterdir.</p>
<p>Birileri ayrılmayı düşünebilirler. İsteyebilir ve bunun için çalışabilirler. Fakat silah bırakacağız derken kurucu unsura ortaklık teklif etmeye kalkmaları, ordular sevk etmek kadar tuhaf bir tersliktir. Tarihe ortak koşmaları, her şeyi beraber yaptık iddiasıyla geçmişi lekelemeye ve tepelemeye kalkmaları bitmeyen kavgaları hazırlar. Her türlü bozar. Şimdi yapılmak istenen budur ve kimseye yaramayacağı açık, olmaz bir iştir.</p>
<h2>VATANDAŞ OLARAK EŞİTİZ</h2>
<p>Sıkça söylenmesi gereken bir gerçek var: Bu memlekette kimse şu veya bu etnisiteden olduğu için farklı bir muameleye tutulmuyor. Bunu konuşan yok. Her uzantısıyla PKK, çoluk çocuk, nereden geldiğine bakmadan öldürüyor diyen de yok. En çok Kürt öldürüyor diyen de yok.  Türk’e Kürt’e düşman aranıyorsa PKK’lılardır diyen de yok.</p>
<p>Türkiye’de <em>Kürt meselesi</em> var denmesi için etnik çatışma olması lazım. Yok. Türklerle Kürtler arasında bir husumet yok. Ayrım yok. PKK’ya ve on yıllardır <em>Kürt Sorunu</em> diyenlere rağmen yok. Dikkatinizi isterim, <strong>Ahmet Özer </strong>şimdi düpedüz imtiyazlı vatandaştır. Eşitliği bozan bu imtiyazdır.</p>
<p>Bunları niye konuşamıyoruz? Kötülükler azıyor. İyi, doğru ve güzel adına hiçbir düşünce kalmıyor. Birliğimiz yani tarihî hakikat durmadan tepeleniyor.</p>
<p>Çıkacağımız dehliz budur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/cepecevre-yalanlarla-sarilmisiz/">Çepeçevre yalanlarla sarılmışız</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/cepecevre-yalanlarla-sarilmisiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suriye’deki gelişmeleri nasıl okumalıyız?</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/suriyedeki-gelismeleri-nasil-okumaliyiz/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/suriyedeki-gelismeleri-nasil-okumaliyiz/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Keskin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 17:37:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Şara]]></category>
		<category><![CDATA[SDG]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[YPG]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52435</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/suriyedeki-gelismeleri-nasil-okumaliyiz/#new_tab">Suriye’deki gelişmeleri nasıl okumalıyız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fsuriyedeki-gelismeleri-nasil-okumaliyiz%2F%23new_tab&amp;linkname=Suriye%E2%80%99deki%20geli%C5%9Fmeleri%20nas%C4%B1l%20okumal%C4%B1y%C4%B1z%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fsuriyedeki-gelismeleri-nasil-okumaliyiz%2F%23new_tab&amp;linkname=Suriye%E2%80%99deki%20geli%C5%9Fmeleri%20nas%C4%B1l%20okumal%C4%B1y%C4%B1z%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fsuriyedeki-gelismeleri-nasil-okumaliyiz%2F%23new_tab&amp;linkname=Suriye%E2%80%99deki%20geli%C5%9Fmeleri%20nas%C4%B1l%20okumal%C4%B1y%C4%B1z%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fsuriyedeki-gelismeleri-nasil-okumaliyiz%2F%23new_tab&amp;linkname=Suriye%E2%80%99deki%20geli%C5%9Fmeleri%20nas%C4%B1l%20okumal%C4%B1y%C4%B1z%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fsuriyedeki-gelismeleri-nasil-okumaliyiz%2F%23new_tab&#038;title=Suriye%E2%80%99deki%20geli%C5%9Fmeleri%20nas%C4%B1l%20okumal%C4%B1y%C4%B1z%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/suriyedeki-gelismeleri-nasil-okumaliyiz/#new_tab" data-a2a-title="Suriye’deki gelişmeleri nasıl okumalıyız?"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/suriyedeki-gelismeleri-nasil-okumaliyiz/#new_tab">Suriye’deki gelişmeleri nasıl okumalıyız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/suriyedeki-gelismeleri-nasil-okumaliyiz/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz</title>
		<link>https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 19:00:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[BOP]]></category>
		<category><![CDATA[devlet aklı]]></category>
		<category><![CDATA[Diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[fırsat]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[SDG]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52380</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biz burada bin yıl sadece bilek gücüyle kalmadık. Akılla ayaktayız. Şimdi de o akla ihtiyacımız var.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/">Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&#038;title=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" data-a2a-url="https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/" data-a2a-title="Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Bu bölgenin hâkimi uzun asırlar boyunca bizdik. Birinci Dünya Savaşı’yla Osmanlı’dan koparılmış topraklarda sınırları cetvelle çizilmiş ülkeler oluşturulmuştu. Bölgede hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktı. Olmadı. Bu devletçikler bir türlü huzur bulamadılar. Devlet gibi devlet olamadılar.</p>
<p>Bölgede çekinilecek ülkelerle türlü yollarla uğraşıldı. İç meselelerle kıvrandırıldı. Sadece İsrail’in güvenliği açısından değil, Batı’nın kurdukları sistemi devam ettirmesi için de çok ileri bir ülke, özellikle Türkiye istenmezdi. Çünkü Türkiye, bin yıldan uzun süre dünya gücü olmuş devletleri kuran bir milletin bağımsız kalmış tek devletiydi. Ve bu bölgenin de eski hâkimiydi. Tarihte olan yine olabilirdi. Olmaması için ne lazımsa yapılmalıydı. En önemlisi bu büyüklüğün canlandırılmasının önüne geçecek psikolojik bombardımandı. Zayıflıklarımızın üzerine gittiler.</p>
<p>Büyük Ortadoğu Projesi’nin proje olmaktan çıkması ve uygulanması böyle bir psikolojik sendeleme ve güç kaybı sonundadır. Olanlara bu tarih perspektifinden bakmazsak anlayamayız ve aldanırız.</p>
<h2>SURİYE’DE PKK’NİN HEVESLERİ KURSAĞINDA KALDI</h2>
<p>SDG bir koalisyondu. Paylaşımlarda bu tür koalisyonlar kolay bozulur. O bölgelerde dayanacağı Kırmanç ağırlıklı nüfus çok azdı. Elinde tuttuğu yerlerde egemenlik devam ettirilemezdi. Önce SDG içinde bulunan <strong>Esad</strong> muhalifi Arap aşiretlerinden gruplar bir bir ayrıldılar. Bölgedeki ezici Arap çoğunluğu ile çatışmalar başladı.</p>
<p>“<em>Bir günde değişen harita</em>” dedikleri esasında aylarca süren hazırlığın sonucudur. SDG içerden ve Amerikan desteğinden mahrum kalarak vurulmuştur. Yoksa Halep’te iki mahallede bir hafta direnen SDG o kadar kolay pes eder ve kaçar mıydı?</p>
<p>Siz egemen millete savaş açarsanız onu ayağa kaldırırsınız. Denebilir ki Baas (Arap)Milliyetçiliğinin kökleştiği Suriye’de bir millî uyanış var. Türkiye’nin memnuniyetsizliği ve itirazıyla birleşince Amerika’nın tavizi ve İsrail’in sessiz kalacağı SDG’yi kuzeye doğru süpürme gerçekleşti.</p>
<h2>AMERİKA SATAR</h2>
<p>Hatırlayın Amerika bazı önemli toplantılara bizimkileri dâhil etmiyordu. Fiilî durumu korumak istediği açıktı. Korunamayacağını anlayınca SDG’nin iç güçler tarafından geriye itilmesine onay verdi.  “<em>SDG’yi sattı</em>” diyenler de yanlış bakmıyorlar. Amerika bu satışları hep yapar. Yalnız SDG ve diğer bölgeyi karıştıran örgütlerin hâmîsi rolünü bırakacağını göstermez. Onları yeri gelince kullanmaktan vazgeçmez. Vekâlet savaşlarının azdığı bir devirdeyiz. Bu tür örgütlere ihtiyaçları var. Maşasız edemezler.</p>
<p>Türkiye’nin iç politikasındaki denemelerin onlar için iyi gitmemesi de önemli bir sebeptir. Açılım Süreci’nde halkın desteği alınama(z)dı. Bu işe kalkışmanın iktidarı ekonomik krizlerden daha fazla sarsacağı anlaşıldı. Çünkü PKK’nın dağıldığına kimse inanmadı. DEM’in şımarıklıkları da halkı kızdırdı. Öfkeler arttıkça artıyordu. Amerika bunu da gördü. Olacakların kendi planlarını bozacağı kesindi. Makas değiştirdiler.</p>
<h2>TECRÜBELİ DİPLOMATLAR DEVREDE Mİ?</h2>
<p>Bu sürpriz gelişme olmadan da bizim dışımızdaki şartlar çok uygunlaştı demiştik. Şimdi yavaş yavaş somutlaşacak. Köprülerin altından daha çok su geçecek. Birinci sınıf kafaların rol alacağı zamandayız. Hemen yapılacak işler var. Mesela emekli büyükelçilerden seçilecek heyetler oluşturulabilir.</p>
<p>Konuları çalışır, görevdekilerle müzakerelere katılırlar. Devlet gibi devletlerde bu işler böyle olur.</p>
<p>Diplomatlığın emekliliği kenara çekilmek değildir. Gerek duyulduğunda hazırdırlar, sahaya sürülürler.</p>
<p>İnsan yetiştirmek kolay iş değildir. Tecrübe kolay edinilmez. Bizde o kalitede insanlar, diplomatlar var. Kimse şu partiye bu partiye bakmaz. Memlekete bakar ve hizmete koşulur. Yeter ki yönetenler hiç olmazsa bu konuda Millî Eğitim Bakanı ve diğerleri gibi saçma ötesi zırvalarla uğraşmasınlar. Büyük devletin bakanları, bürokratları böyle olmaz. Aklımızı başımıza devşirelim.</p>
<h2>EY AKIL NERDESİN?</h2>
<p>Suriye&#8217;de bir günde olanlar önemlidir. Buzdağının görünen kısmıdır. Önü arkası vardır. Biz planın diğer unsurlarını henüz görmedik. Bu kadar görünene bakıp zafer çığlıkları atılacak bir durum yoktur. Daha yolun başındayız. Neler olacak göreceğiz.</p>
<p><strong>Hakan Fidan</strong> ve <strong>İbrahim Kalın</strong> Türkiye adına iyi iş çıkarmış görünüyor. Şimdi daha kritik bir yerdeyiz.</p>
<p>Paramız yok ve krizlerdeyiz. Bu yokluk, avantajlarımızı kullanmaya imkân vermeyebilir. O halde var olan gücünüzle devreye girersiniz. Ordumuz eski gücünde olmasa da hâlâ çok değerlidir. Bu elde birdir. Asıl manasında aklınızla devreye gireceksiniz.</p>
<p>Unutulmasın, şimdi sessiz görünen Arap dünyası hep susacak değildir. Amerika ve İsrail’in bunu düşünmediği düşünülemez. Sıkıştıkları konular birikti. Amerika&#8217;nın bu süreçte Türkiye&#8217;ye ihtiyacı var. Bu ihtiyacın karşılığını almayı baştakilerin çıkarlarıyla sınırlandırırsak vay halimize! Memleket için değerlendireceğiz. “<em>Hepimiz memleket için varız”</em> dersek fırsatlar katlanır. Kayıplarımızın bir kısmını geri alma imkânı önümüzdedir.</p>
<p>Tek gücümüz ve değerimiz Türkiye&#8217;mizin bulunduğu coğrafya değildir. Biz burada bin yıl sadece bilek gücüyle kalmadık. Akılla ayaktayız. Şimdi de o akla ihtiyacımız var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/">Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kafalardaki işgal</title>
		<link>https://millidusunce.com/kafalardaki-isgal/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kafalardaki-isgal/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 19:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Algı savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Etnik kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[İllüzyon]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Self determinasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih tahrifi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[ulus devlet]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52318</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bizimkiler Batı’nın ruhunu da cismini de bilmiyorlar. "Türkiye'de sadece Türkler yok, bu devlet yalnız onlara göre kuruldu" diyenlerin dünyadan ve ulus devletler çağından da haberleri yok. Gidin, İngiltere'de, Almanya'da, Fransa'da böyle bir söz söyleyin de göreyim.  </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kafalardaki-isgal/">Kafalardaki işgal</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkafalardaki-isgal%2F&amp;linkname=Kafalardaki%20i%C5%9Fgal" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkafalardaki-isgal%2F&amp;linkname=Kafalardaki%20i%C5%9Fgal" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkafalardaki-isgal%2F&amp;linkname=Kafalardaki%20i%C5%9Fgal" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkafalardaki-isgal%2F&amp;linkname=Kafalardaki%20i%C5%9Fgal" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkafalardaki-isgal%2F&#038;title=Kafalardaki%20i%C5%9Fgal" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kafalardaki-isgal/" data-a2a-title="Kafalardaki işgal"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>İktidarlar sistem içinde hareket eder, kurallara uyar ve uyulmasını gözetirler. Yönetenler ayırmaz, birleştirir. Ayrılık varsa birleştirmeye çalışır ve doğacak ayrılık sıkıntılarına karşı tedbir alırlar.</p>
<p>Bizde maalesef son yıllarda tam tersi yaşanıyor. Her fırsatta, mercekle etnik grup arayan ve söyleyerek egemen millet adıyla yarıştırmaya kalkan yöneticilerimiz var.  Federal sistemlerde bile böyle bir ortak koşma yoktur.</p>
<p>Bizim şu veya bu kampın mensuplarının ağzında dünya üzerinden anlatımlar doğrulara dayanmıyor. PKK terörü etrafında ideolojik algılar yaratanların söyledikleri böyledir. PKK’nın en hararetli teşvikçisi Fransa’da etnik kimlikleri, vatandaş kimliği “<em>Fransız</em>”lıkla yarıştırmaya kalkacak adamı tımarhaneye koyarlar. Meşhur <strong>Deveciyan</strong>’ın kendisine Ermeni diyen Türk gazeteciye “<em>Ben Fransızım!”</em> diyerek itiraz ettiği görüntüler her yerde duruyor.</p>
<p>Bizde <em>“Bugünün dünyasında böyle şeyler olmaz”</em> algısını doğuracak onlarca cümle yıllar yılı kulaklara, zihinlere boca edildi. Esastan yanlıştır. Sıkışınca söylenen “<em>Self determinasyon</em>” bile öyledir. “<em>Kendi kaderini tayin hakkı</em>”nın birçok şartları vardır. Öyle her isteyenin istediği özerkliği, federasyonu, bağımsızlığı veya şimdi bizde görüldüğü gibi ortaklığı gündeme getireceği bir kavram değildir.</p>
<h2>KENDİ KADERİNİ TAYİN HAKKI</h2>
<p><em>Self determinasyon</em> yirminci yüzyılın başında sosyalistlerin çokça kullandığı bir tabirdi. <strong>Lenin</strong>’in 1914 tarihli, bizde de kitaplaşan <em>Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı </em>makalesi önemli kabul edilir. <strong>Sultan Galiyev</strong> başta, Çarlık Rusyası’nın Türk aydınları da bu kavramın yorumuna göre Kızılların yanında yer almışlardı. Ancak kazın ayağı öyle değildir. 1917 İhtilâli’nden sonra senin kaderini de ben tayin ederim fikri baskın şekilde uygulanmıştır. Güya eşit devletlerin federasyonudur. Esaret değişmemiştir. Egemenlik tek elde, Moskova’dadır.</p>
<p><em>Halkların kardeşliği</em> dedikleri illüzyon işte budur. Yeri geldi söyleyelim, bizim gibi ülkelerde “<em>halklar</em>” tabirini kullanmanın mantığı bulunamaz. Çünkü farklılık da düşmanlık da yoktur. Etnik veya başka alt kimliklere bakılmaksızın herkes birinci sınıf vatandaştır. Dikkatinizi isterim, Çarlık ve Sovyet Rusyası’nda Türkler ve diğerleri esirdi.</p>
<h2>DEM’İN SOSYALİST DİLİ ÇAĞ DIŞI</h2>
<p>Madem dünya ile kıyaslayalım diyoruz, bugüne ve yakın geçmişe bakarak anlamaya çalışalım. Sovyet uygulamasının egemenlik bakımından Çarlık döneminden farkı yok gibidir. “<em>Halklar”</em> hikâyedir. Yine “<em>Her şey Rus’a göre, Rus için</em>”dir.</p>
<p><strong>Lenin</strong>’in <em>Milletler Nazariyesi</em> gereği sayıları yüzü aşan millet vardır. Kâğıt üstünde <em>emekçilerin birleşmesi ve birleştirme savaşı verme </em>telkin edilirken Rus olmayanları ayrıştırma, çatıştırma ve kontrollü kaos temel politikadır. Şimdi de öyledir. Yani dediklerinin tam tersi geçerlidir. Halklar arası çatışma Rus’un egemenliğini pekiştirmek için şarttır. Sovyetlerde etnik(mikro) milliyetçilik bu sebeple de teşvik edilmiştir. Tezada, tezatlara bakar mısınız?</p>
<h2>GÜÇ HER ŞEYDİR</h2>
<p>Dünya diyorsak bileceğiz. Dünyanın gidişini kâğıt üzerindeki kararlar, ideolojik vaazlar değil güç dengeleri belirler. <strong>Putin</strong>’den, <strong>Trump</strong>’tan önce de böyleydi. Birinci Dünya Savaşı’nda <strong>Churchill</strong> Çanakkale’de yenilmişti.  Kimyevi silahlar kullanmak istediğinde, “<em>Bu bir insanlık suçudur</em>” diyenlere “<em>Türkler insan değil ki..” </em>demişti. Batı’nın yükseklikleri yanında bunlar da vardır.</p>
<p>Bizimkiler Batı’nın ruhunu da cismini de bilmiyorlar<em>. &#8220;Türkiye&#8217;de sadece Türkler yok, bu devlet yalnız onlara göre kuruldu&#8221;</em> diyenlerin dünyadan ve ulus devletler çağından da haberleri yok. Gidin, İngiltere&#8217;de, Almanya&#8217;da, Fransa&#8217;da böyle bir söz söyleyin de göreyim. Almanya’da yakınları olanlar hiç olmazsa şunu bilir: İnsan hakları, genel hukuk herkes içindir fakat orası Almanya&#8217;dır ve vatandaş olan herkes Alman&#8217;dır. “<em>Alman değilim</em>” dediğinizde vatandaşlığınız bittiği gibi başınıza türlü belâlar da gelir.</p>
<h2>İLLÜZYONLAR ÜLKESİNE DÖNDÜK</h2>
<p>İçeriye bakalım, tablo Batı’dan tamamen farklı.<em> &#8220;Türkiye&#8217;nin adı bile problemli, çünkü Türk adı var.&#8221;</em> denebiliyor. İslamcı görünenler söylüyor, etnik milliyetçi ve ırkçılar söylüyor, sözüm ona liberaller söylüyor. Kamuoyu içten içe kaynasa da pek ses duyulmuyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin derdi, insanlarının bu algı savaşına yenilme görüntüsüdür. Yoksa tarihi yapan milletler içinde adı başlarda anılan, vatandaşlarına eşit davranma ilkesini her şeye rağmen yaşatan Türk’ün Türkiye’deki egemenliğine ortak koşmaya kalkılabilir miydi?</p>
<p>Doğruların peşinde olacağız. Yol budur. Yalnız, PKK, SDG, DEM, Ortadoğu ve dünya konuşurken doğruları çoktan geçtik diyeceğinizi duyar gibiyim. Baksanıza SDG nerdeyse Halep’i de işgal edecekti. Suriye’nin kuzeyindeki PKK varlığını alkışlayanlara bakın, orada Araplar vardı, Kırmanç aşiretleri yoktu, Amerikan-İsrail desteğiyle işgal edildi diyorlar mı? O halde sözü kısadan söyleyelim: Hiç kimse yalanlar ve yanlışlar üzerinden kendine deliller edinmeye kalkmasın!</p>
<p><strong>İlber Hoca</strong> doğru söylüyor: “<em>Ben senden ayrıyım</em>” diyen kendini ne görüyorsa onu desin! Beni suçlayarak, tarihi tahrif ederek, tarih uydurmaya kalkarak yapmasın!</p>
<p><em> </em></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kafalardaki-isgal/">Kafalardaki işgal</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kafalardaki-isgal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
