Kategoriler: Genel

Katar Türkiye ilişkileri

Şubat ayının son haftasında Katar Doha’dan İstanbul’a kısa bir yolculuk yaptım.  Türkiye’ye gelince Türkiye-Katar 1. Dönem JETCO Toplantısının İstanbul’da 9 Şubat 2024 tarihinde yapıldığını basından okuyunca, taraflar arasındaki dikkatimi çeken birkaç hususu açıklamak ihtiyacını hissettim. 2.8 milyon kişinin yaşadığı Katar’da kişi başına düşen gelir çok yüksektir ve Katar dünyanın en zengin ülkelerinden biridir.

Uzun yıllar boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun hakimiyetinde olan Katar, aradan geçen süre içerisinde birçok devletin himayesi altına girmiştir. Bu devletlerden biri de İngiltere’dir. Katar, 1971 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir. Cuma namazı vaktinde mağazalar ve dükkanlar kapalıdır. Katar’da resmi hafta tatil günleri Cuma ve Cumartesidir. Katar’ın çoğunluğu kumla kaplıdır. Katar, 11.586 kilometrekarelik küçük bir alan üzerine kuruludur.

Doha – İstanbul uçuşu yaklaşık 4 saat civarındadır.  Bu süre içinde uçakta ilk dikkatimi çeken husus, Katar Hava Yolları’nın uçtuğu şehirler arasında İstanbul’un olmadığıdır. Avrupa’nın belli başlı tüm şehirleri (Atina ve Dublin dahil) yer alırken İstanbul listede yoktur. Acaba neden? Herhâlde bir yetkili bu durumu açıklar.

Katar Havayolları eğer İstanbul’u yok sayıyorsa, THY’nın da Doha’yı yok sayması ve uçuş rotasından çıkarması gerekir. Madem Katar dost bir ülkedir, neden İstanbul’u yok sayıyor?

Doha Havalimanı yeni inşa edilmiştir ama genişletme çalışmaları devam ediyor. Hava limanında dikkatimi çeken önemli bir hususu paylaşmak istiyorum. Hava limanında “Quiet Room” (uyku odaları) dikkatimi çekti.  İstanbul’un yeni hava limanı önemli bir transit uçuş merkezi olmasına rağmen havalimanında ben “Quiet Room”a rastlamadım. Belki vardır ama ben görmedim. Yetkililerin bilgisine bu durumu iletirim.

Doha Havalimanı, Katar Havayollarının kullandığı İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı ile karşılaştırtılmayacak kadar bakımlı ve temiz bir hava limanıdır. Sabiha Gökçen Havalimanı’nda, ilk kattan yurt içi uçuşlar için ikinci kata eğer asansör ile çıkacak olursanız, asansörün taban köşesinin kırık ve içinin pislik içinde olduğunu görürsünüz. Bunu sadece benim gördüğümü sanan yetkilerin dikkatine sunmak isterim.

Doha Havalimanı çok temiz ve düzenlidir ama coğrafi şartlar açısından uygun olmayan bir durum dikkatimi çekmiştir.  aşağıdaki fotoğraf bu durumun ispatıdır. Singapur Havalimanı’ndan  kopyadır.

Türkiye ile Katar arasında 23 Mayıs 2007’de Askeri Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İş Birliği Anlaşması, 19 Aralık 2014’te Askeri Eğitim, Savunma Sanayii ile Katar Topraklarında Türk Silahlı Kuvvetlerinin Konuşlandırılması Konusunda İş Birliği Anlaşması 28 Nisan 2016’da imzalanmıştır:

“Katar hükümeti tarafından talep edilen desteği sağlamak ve Dünya Kupası Kalkanı Harekatı’na iştirak etmek üzere hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde TSK’nın, Katar sınırları içinde ve Katar kara suları ile mücavir bölgelerinde görevlendirilmesi ve bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa’nın 92. maddesi uyarınca 6 ay süreyle izin verilmesi hususunda gereğini bilgilerinize sunarım.”

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Katar’da  21 Kasım-18 Aralık 2022 tarihleri arasında düzenlenen 22’nci FIFA “Dünya Kupası Kalkanı Harekatı” kapsamında 6 ay süreyle görevlendirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi, Meclis Genel Kurulu’nda kabul  edilmiştir: “Katar ile sahip olduğumuz tarihi, kültürel ve beşeri bağlar ile siyasi, ekonomik, askeri ve diğer alanlarda geliştirdiğimiz müstesna işbirliği; Körfez bölgesinin istikrar ve güvenliğinin tüm bölge bakımından taşıdığı önem muvacehesinde Katar devleti hükümetinin söz konusu talebine olumlu yanıt verilmesinin yararlı olacağı değerlendirilmiştir.”

Katar’ın Türkiye’den güvenliğin sağlanması talebinde bulunması normaldir: “Katar ile sahip olduğumuz tarihi, kültürel ve beşerî bağlar ile siyasi, ekonomik, askeri ve diğer alanlarda geliştirdiğimiz müstesna iş birliği; Körfez bölgesinin istikrar ve güvenliğinin tüm bölge bakımından taşıdığı önem muvacehesinde Katar devleti hükümetinin söz konusu talebine olumlu yanıt verilmesinin yararlı olacağı değerlendirilmiştir.”

Fakat, o tarihte Katar Havayolları ile Katar’a uçan güvenlik güçlerinden Katar Havayollarının İstanbul’u uçulan şehirler arasında göstermemesine bir tepki gelmemesi   şaşırtıcıdır.  Katar Havayolları Atina’ya uçtuğunu yolcularına açıklamaktadır ama İstanbul’a uçtuğunu yok saymaktadır.

Katar gibi çok küçük bir ülkede uluslararası standartlarda 8 stadyum vardır. Fakat İstanbul’da bu standartlarda 8 stadyum yoktur. Böyle olunca uluslararası bir organizasyon yapmanız da mümkün olmamaktadır. Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin davetine icabetle 2022 FIFA Dünya Kupası’nın açılış törenine katılmak üzere  Doha’ya 20 Kasım 2022 tarihinde gitmiştir. Eğer bu yolculuğu Katar Havayolları ile yapmış olsaydı, bu durumu mutlaka fark ederdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel uçak “TC-TRK” ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin davetine icabetle, Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite 9. Toplantısı’na katılmak üzere 4 Aralık 2023  tarihinde Doha’ya gelmiştir.

Uçak özel olduğu için Katar Havayollarının İstanbul’u sansürlediğinin farkında olmaması doğaldır. Sayın Cumhurbaşkanı Katar Şeyhi el Sani’nin hediyesi olarak Cumhurbaşkanlığı uçak filosuna 12 Eylül 2018 tarihinde katılan Boeing 747-8 tipi özel uçak ile gitmiş ise, İstanbul’un Katar Havayolları uçuş programında olmadığını fark etmemesi de normaldir.

 

Sadık Rıdvan Karluk

Prof. Dr. S. Rıdvan Karluk, 1970’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. 1975’te doktor, 1979’da doçent oldu. 1975 – 1976’da Sussex Üniversitesi’nde doktora üstü araştırma yaptı. 1982 yılında Devlet Planlama Teşkilatı AET Dairesini (Genel Müdürlük) kurdu. 1985-1990 yıllarında Paris’te, OECD Türkiye Büyükelçiliği’nde Planlama Müşaviri olarak çalıştı. 1990-1992 yıllarında Başbakanlık Başmüşavirliği’ne atandı. 1991 yılında Anadolu Üniversitesi’ne geçmiş, 2014 yılında emekli olmuştur. Bu süre içinde İktisadi Gelişme ve Uluslararası Gelişme Anabilim Dalı Başkanlığı, 2010-2013 döneminde İktisat Fakültesi Dekanlığı yapmıştır. Uluslararası Ekonomi, Türkiye Ekonomisi, Avrupa Birliği ve Uluslararası Ekonomik İlişkiler konularında 24 kitabı, 12 ortak ve 3 çeviri eseri vardır. Ortak yazarlı bir ders kitabı TÜBA üniversite ders kitapları 2012 yılı telif ve çeviri eser ödülü olmak üzere 6 bilimsel araştırma ödülüne sahiptir. Eskişehir Sakarya gazetesi ile Turkish Forum’da (ABD) haftalık güncel yazıları yayınlanmaktadır. Özgeçmişi WHO’s WHO Dünya, Asya ve Türkiye baskılarında yer almıştır.

Yazar:
Sadık Rıdvan Karluk
Etiketler: katarTürkiye

Son Yazılar

Uygur ailelerinin ayrılığı

Dr. Henryk Szadziewski imzalı rapor, özellikle 2016-2017'den bu yana yoğunlaşan iletişim kopukluklarını ve Uygurların seyahat… Devamını Oku

14.04.2026

Siyasal tutumların katılaşması

Eğer, halkın çoğunluğu siyasal ve ideolojik katılımında, bir biçimde desteklemiş olduğu siyasal anlayışları, değişmezlik arz… Devamını Oku

07.04.2026

Yeni jeopolitik gelişmeler ışığında İran-Türkiye

Umalım ki yeni bir Şah veya batı yanlısı bir diktatör yerine demokrasi yönetiminde Musaddık benzeri… Devamını Oku

02.04.2026

Ege’ye dikkat!

Yunanistan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan itibaren iki ülke arasındaki ilişkilerde istisna teşkil eden dostluk dönemlerini… Devamını Oku

25.03.2026

Taştaki söz, bozkırdaki ruh: Atalarımın izinde bir diriliş

Bu yolculuk benim için sıradan bir gezi değildi. Atalarımızın izini sürmek, onların bastığı topraklara basmak,… Devamını Oku

24.03.2026

Tarihin akışına ters bir değişimcilik

Türk siyaset hayatına egemen popülist muhafazakâr- milliyetçi görünümlü siyasal anlayışlar ile bir kısım kurgulanmış solculuk,… Devamını Oku

14.03.2026