Türk Kültüründe İnsan Telâkkisi ve İnsan Hakları

Mitolojimiz ve edebiyatımızla değerlerimizin ipuçlarına ulaşırız

Herhangi bir medeniyetin ya da bir kültür dairesinin sahip olduğu ya da savunduğu insanî değerlerin tespit ve tahlili için başvurulan yöntemlerden biri ve belki de önde geleni, araştırılan konu hakkında ilgili medeniyet ya da kültüre mensup halkın hafızasında ve dilinde yaşayan destanlar, efsaneler, deyimler, halka mal olmuş “anekdotlar”  ve edebî ürünlerine başvurmak olmalıdır. Çünkü bu konulardaki destanlar, efsaneler, atasözleri, deyimler, yakıştırmalar ve benzeri ürünler, bize o insanların hayatı, evreni, dünyayı, daha da önemlisi hemcinslerini nasıl algıladıklarının ve okuduklarının doğruya en yakın resmini verir.

Destanlar, efsaneler bir kültürün değerlerini tanıma ve onları değerlendirme açısından çok önemlidirler. Gerçi destanların verdikleri bilgilerin tarihî açıdan çok muteber olmadıkları söylenir; ama unutulmamalıdır ki onlar bize, o kültüre mensup insanların kendi tarihleri ve hattâ hayata bakışları hakkındaki tasavvurlarının ipuçlarını verir.

Yaratılış destanı

Meselâ Türklerin yaratılış destanı, bir masal gibi görünmekle beraber, bize, dünyanın yaratılışındaki amacın tanrı ile insan arasındaki ilişkilerin macerası olduğunu anlatır.[1] Şöyle ki,

Daha hiçbir şey yok iken Tanrı Kayra Han ve uçsuz bucaksız su vardı. Ay, yıldızlar, gök ve toprak henüz yaratılmamıştı. Bütün tanrıların en büyüğü, varlıkların başlangıcı, insanoğullarının ilk atası Tanrı Kayra Han’ın sâde sudan âlemde canı sıkılıyordu. O, yalnızlık içinde düşünürken, suda bir dalga belirdi. (Akine) Ak Ana (denilen bir kadın hayâli görünerek) Tanrı’ya “Yarat!” dedi, yine suya gömüldü. Bunun üzerine Kayra Han, kendine benzer bir varlık yaratarak Kişi adını koydu…

Merhum Banarlı’ya göre,[2] henüz diğer Asya ve dünya mitolojisi ile mukayeseli ciddî bir tedkiki yapılmamış olan bu yaratılış destanında, Türk düşünüş ve inanışı bakımından mühim çizgiler vardır. Bunlar arasında Kişi’nin, Tanrı’ya benzer bir varlık olarak yaratılması; kendisini yaratandan daha yükseklerde uçmaya kalkması ve hayatında durmaksızın değişiklik arayan ruhta olması, derin bir insanlık görüşünün ifadesidir. Ayrıca bu Yaratılış efsanesinde eski Türkler’in Tanrı Kayra Han tasavvurundaki tek tanrı inanışı; bütün varlıkları ve diğer tanrıları, tek ve büyük bir kudretin yarattığı inancı, bilhassa Türk iman hayatının sonraki dönemleri bakımından da önemlidir.  Keza Kayra Han’ın yerden dokuz dallı bir ağaç bitirerek her dalın altında ayrı bir adam yaratması ve bunların dünyadaki dokuz insan cinsinin ataları olmaları da çok anlamlıdır.

Su, ışık (nur) ve kadın

Keza “ışık” (nur) da özellikle Türk destanlarında dinî-bediî bir unsurdur. Destanların büyük kahramanları, bu kahramanlara kadınlık ve mukaddes Türk çocuklarına annelik yapan kadınlar, çok kere ilâhî bir ışıktan doğarlar. Hattâ Türklerin yaratılış destanında da Tanrı’ya yaratma ilhamı veren Ak Ana, ışıktan bir kadın hayalidir. Ayrıca Tanrı Kayra Han’ın kendisi için yarattığı on yedinci gök katı bir ışık âlemidir. Oğuz Kağan ve Uygur destanlarında da doğum ya da yaratılma gökten inen ışık ile olmuştur. İslâm sonrası Türk destanlarında da bu kutsal ışık ısrarla devam etmiştir. Dolayısıyla “su”, “ışık (nur)” ve “kadın”,  Türk düşüncesinde fevkalâde önemli yere sahiptirler.

Aynı şekilde idarî hayatta da, meselâ Hunlar’da, her şey birbirine bağlı ve bir düzen içinde gerçekleşiyordu… Hun memleketinde halkın idareciler tarafından ezilmediğinin söylenmesi, feodal devletlerde görülen temel özelliklerden birisinin Hunlar’da bulunmadığının göstergesidir.[3]

Alp: Adalet ve insana saygı

Bu anlayışın, yani her insanın fıtraten sahip olduğu egemen olma/hükmetme hakkını diğer insanları ezme şeklinde kullanmayıp insanların insan olarak eşit yaratıldıkları anlayışının, bir töre olarak Gök Türkler’de, Uygurlar’da, Hazarlar’da da aynen paylaşıldığı bilinmektedir.[4] Türk kültüründe hükmetme / yönetme, yönetilenleri sadece korumak, kollamak, adaleti tesis etmek ve yaymakla yetinmek demek değildir. Aslolan adalet gibi en yüce değer, bütün insanlığa tattırılmalıdır; çünkü Türkün benimsediği insan sevgisi ve bunun sonucu olan özgürlük ve gerçekçilik duygusu, Türk ahlâkının temel dayanaklarındandır. Nitekim bugün yiğit, mert, doğru, dürüst, faziletli insan dediğimiz, dünün “alp”i ile ifade ettiğimiz insan tipi, İslâmiyet sonrasında da yerini aynen korumuştur.

İşte bu cümleden olmak üzere, Türk kültüründe insan telâkkisi hakkında halka mal olmuş deyimler, “anekdotlar”, yakıştırmalar ve benzeri onlar ve yüzlerle değil binlerle ifade edilebilecek sözlerin sadece bir kaçını zikretmek bile, konunun Türk kültüründeki yeri ve değerinin önemi hakkında açık bir delil sunar.

Meselâ binlerle ifade edilebilecek sözlerden sadece şu birkaçına bakınız…

Adalet ile zulüm bir yerde barınmaz.

Adam adama her daim muhtaç.

Adam ahbabından bellidir. Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu diyeyim.

Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.

Arpa eken buğday biçmez.

Ayağı yürüten baştır.

Bir elin nesi var? İki elin sesi var.

Bugünün işini yarına bırakma!

Bakarsan bağ, bakma

zsan dağ olur.

Biri yer biri bakar; kıyamet ondan kopar.

Her insan okunması gereken en büyük kitaptır.

İnsana saygı Tanrı’ya saygıdır;  çünkü insan Allah’ın yeryüzündeki halîfesidir ve onu, akıl, bilgi ve gönül ile donatmıştır.

Nefsini bilen Rabbini bilir.

Sadece bu birkaç söz bile, Türk kültüründe insana nasıl bakıldığını apaçık ortaya koyar.

Yazımızın başlığında yer alan “Türk Kültüründeki İnsan Telakkisi ve İnsan Hakları” sözleri, esas itibarıyla, Türk Müslümanlığının teşekkül dönemindeki anlayışın “ideal” anlamda ihtiva ettiği değerlere işaret eder.

İnsana Tanrı’nın bilgisi verilmiş ve ruhu üflenmiştir

Şöyle ki insan, Türkler için İslâm öncesinde de sonrasında da, Tanrı’nın yarattığı tabii bir varlıktır. Fakat o, diğer bütün tabii yaratıklardan ayrılmıştır; çünkü Tanrı, “ona Kendi ruhunu” [5] üflemiş ve “âdem’e bütün isimleri” [6] öğretmiş, yani insana, konuşma, düşünme, öğrenme, öğretme, alet yapma, geliştirme ve bilim edinme/yapma yeteneğini vermiştir. Allah bundan dolayıdır ki, meleklerden onun bu üstünlüğüne hürmeten secde etmelerini istedi. Bütün melekler bu isteği kabul ettiler; ancak Kur’an’ın bir “cin” olarak tanımladığı varlık, kendi üstünlüğünü ileri sürerek Allah’ın emrine karşı geldi ve böylece de “İblis” (Şeytan) oldu.[7] Onun için şeytan mesleğine âdem ile birlikte başlamıştır.

İnsanın yaratılışındaki amaç, insanın Allah’ın tek ve mutlak yaratıcı; kendisinin de her açıdan O’na bağlı olduğunu kesinlikle unutmadan gönderildiği ve emrine müsehhar kılınmış / boyun eğdirebileceği yeryüzünde model bir ahlâk düzeni ve bilgi toplumu oluşturmaktır. Bu onun hem temel hakkı hem de aslî görevidir.

İnsan hakları, hürriyet, eşitlik ezelden beri var

Bugün Batı dünyasının insan hakları ve hürriyeti, eşitlik, kişisel dokunulmazlıklar, demokrasi ve benzeri kavramları günümüzün değerleri olarak takdim etmekte ve savunmaktadır. Çok doğru ve yerinde bir harekettir. Ancak şu hususu da hemen hatırlamalı ve hatırlatmalıyız ki, “insan” dediğimiz bireyin can ve mal dokunulmazlığı daha Âdem’in iki oğlundan itibaren teminat altındadır. Habil, Kabil’e, “Eğer sen öldürmek için bana elene uzatsan bile ben seni öldürmek için elimi kaldırmayacağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.” ( 5. Mâide, 28). Bu bağlamda İslâm, insan haklarının temel kavramlarını, yani ana başlıkları ile bütün insanların haklar ve özellikler bakımından eşit doğduklarını; ırk, renk, cins, dil, din itibariyle de eşit olduklarını; kanları, malları, canları, ırz ve namuslarının dokunulmaz olduğunu, Peygamberi Muhammed Mustafa’nın ağzından, daha 632 yılında ilân etmiştir.

Kur’an da insana verilen haklar ve özgürlükleri temel bir görev telakki etmiş ve ona yüklenen bu görevi “emanet” olarak tasvir etmiştir. Ancak insan, yüklendiği bu emanetin / sorumluluğun idrakine varamadı, yani Allah’ın bu temel emrini hakkıyla yerine getiremedi; çünkü o, adaletsiz / çok zalim ve delice cesur / çok cahildir (33. Ahzâb,72).[8] Ayrıca şeytan, insanı her yönden tuzağa düşürmek için sürekli uyanıktır. Gerçi Rabbine dayanan gerçek iman ve irade sahibi insan, şeytanın hile ve desiselerine karşı koyabilecek güçtedir (17. İsrâ, 65; 16. Nahl, 99). Çünkü bu anlayıştaki insanlar, her türlü kötülüğe ve yanlışlığa karşı fıtratlarını / yaratılış mahiyetlerini sapasağlam korurlar. Çünkü onlar, bilgi ve fazilet yönünden çok ilerlemiş; insanın bir eğlence için yaratılmadığını (23. Mü’minûn, 115) ve dolayısıyla diğer yaratılmışlar üzerindeki üstünlüğünün ancak takvâya / sorumluluk bilincine sahip olmakla mümkün olduğunu idrak etmişlerdir.[9]

İnsan hem yükselme hem alçalma imkânına sahiptir

Buna mukabil insanların çoğunun, geleceğe önem vermemeleri ve sorumluluk sahiplerinin / muttakîlerin geleceği inşa etme hususunda gösterdikleri ahlakî çabaya hiç katkı sağlamamaları ve bütün insanî değer ve kurallara karşı takındıkları olumsuz tavır ve tutumlar, şüphe yok ki insanlığın aleyhinedir. Bir kere onların insana yaraşmayan tavır ve tutumları benimsemiş olmaları, fıtratlarını / yaratılış mahiyetlerini unutmuş olmaları demektir; çünkü insan en güzel biçimde yaratılmış; ama sonra aşağıların aşağısı bir duruma sokulmuştur (95. Tîn, 4-5). Üstelik onlar, ana-babalarına, yakın akrabalarına, düşkünlere ve yolda kalmışlara, kısaca insan kardeşlerine göz-kulak olmaksızın mallarını saçıp savurdukları için, “şeytanın kardeşleridir.” (17. İsrâ, 25-27). Oysa Kur’an der ki; “…Biz insanı hangi yöne isterse oraya çeviririz…” (4. Nisa, 115) ve “… bir millet, kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez…” (13. Ra’d), 11; 8. Enfâl, 53), yani insanlar gereken gayreti gösterip bir işe koyulmadıkça [Allah onları başarıya ulaştırmaz].[10]

İnsan başıboş bırakılamaz. “İnsan bu dünyada başıboş bırakılacağını mı sanır?” (75. Kıyâmet, 36). Onun için, devamlı iyiliğe teşvik edilmesi gerekir. Zira kendi kişisel arzuları ile baş başa bırakılırsa davranışlarının kıymetini ve geçerliliğini yanlış değerlendirmeye eğilim gösterir:

“De ki: ‘Size davranışları bakımından en çok ziyana uğrayacak olanları söyleyelim mi? Bunlar, iyi işler yaptıklarını sandıkları halde dünya hayatındaki işleri boşa giden kimselerdir. Oysa kendileri çok iyi şeyler yaptıklarını sanıyorlardı. Onlar, Rablerinin ayetlerini ve bir gün Allah’ın huzuruna çıkıp hesap vereceklerini inkâr eden kimselerdir. İşte bu yüzden yaptıkları işler boşa gitmiştir…”(18. Kehf,103-105).

“Onlara, ‘(kötü davranışlarınızla) yeryüzünde bozgunculuk yapmayın’ denildiğinde, ‘Hayır! Biz bozguncu değil, yapıcı ve iyileştirici insanlarız’ derler. İyi bilin ki onlar, bozguncuların ta kendileridir; fakat bunun farkında değildirler.” (2. Bakara, 11-12).

Aslında insanlık için yararlı işler yeryüzünde devamlı kalıcıdır. “Allah’ın nasıl bir benzetme yaptığını görmedin mi? Güzel söz, kökü yerin derinliklerine inmiş, dalları göklere yükselen bir güzel ağaç gibidir. Rabbinin izniyle o ağaç her zaman meyve verir. Allah ibret alsınlar diye insanlara işte böyle benzetmeler yapar. (Diğer taraftan) kötü söz de, yerinden koparıp çıkarılmış ve duracak hiçbir yeri olmayan kötü bir ağaca benzer.” (14. İbrahim, 24-26).[11]

Kendini bilmek

Şu birkaç Kur’an hükmünü rehber edinen Müslüman Türk düşüncesi ve kültürü, biraz önce naklettiğimiz halka mal olmuş sözlerden, “Nefsini bilen Rabbini bilir” sözüne, sanki bir Peygamber sözü imişçesine değer vermiş ve yorumlamıştır.

Niçin mi? Çünkü Türk kültüründe, Allah’ın bütün isimleri ve sıfatları, diğer yaratılmışların her birinde birer-ikişer veya ayrı ayrı, yani dağınık olarak bulunduğu halde, sadece insanda topluca ve tam olarak mevcut olduğunu inanılır. İşte “Nefsini bilen Rabbini bilir” sözü, kendini bilen kişinin aynı zamanda Allah’ı da bilip tanıyacağı gerçeğini ifade eder. Esasen insanın azîz ve kutsal olması gönlü, kalbi sebebiyledir; çünkü gönül, Allah’ın Kâbesi’dir, Evi’dir. Bunun içindir ki Yunus Emre;

Gönül Çalab’ın tahtı, Çalab gönüle baktı / İki Cihan bedbahtı kim gönül yıkar ise;

yahut da;

Ben gelmedim dâvâ için, benim işim sevi için / Dost’un evi gönüllerdir gönüller yapmağa geldim

diyordu.

Kul hakkı af dışıdır

Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, bugün İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin belirlediği, bütün insanlar, ırk, renk, cins, dil, din, siyasî veya diğer her hangi bir akîde, millî veya ictimaî menşe, servet veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin, hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar; akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler; yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkıdır şeklindeki anlayış ve inanış, Türk düşüncesi ve kültürünün temel ahlakî esaslarından sayılır. Çünkü İslâm inanışına göre, Allah’ın af kapsamı dışında tuttuğu iki günah vardır: Şirk ve Kul hakkı. Bundan dolayıdır ki insana saygı gösterilmeli, sevilmeli ve onun her türlü hakkı mutlaka gözetilmelidir. Aslında insanı sevmek ve ona saygı göstermek, Allah sevgisinin tabii bir sonucudur; çünkü Allah’ı gerçekten sevenler, O’nun en mükemmel eseri ve halifesi olan “insan”ı da seveceklerdir.

Bu açıdan İslâm’da insan hakları kavramı, esas itibariyle insanın değerli ve kutlu bir yaratık oluşu ile insanlığın eşitliği ilkesine dayanır.

“Gerçekten Biz (kendisine akıl, irade, düşünme, konuşma gibi imkânlarla donatmak suretiyle) insanoğlunu şanlı-şerefli, değerli bir varlık kıldık…” (17. İsrâ, 70).

“Ey insanlar! Her birinizi bir erkek ve bir kadından yarattık. Kendinize özgü bir kimlik edinmeniz ve bu kimliğinizle tanınıp tanışmanız için sizi farklı soylara ve uluslara ayırdık. Ama şunu bilin ki Allah katında en üstün olanınız, O’nun emir ve yasakları konusunda en dikkatli, en duyarlı, en bilinçli olanınızdır…” (49. Hucurât, 13)

İnsan hakları

Diğer taraftan dünya dinlerinin ortak hedefleri şu beş esasta toplanabilir:

1) Nefsi koruma (Can güvenliği);

2) Malı koruma (Mal güvenliği);

3) Nesli koruma (Aile güvenliği);

4) Aklı koruma (Sağlık güvenliği);

5) Dini koruma (Din ve Vicdan özgürlüğü) dır.

Çağdaş İslâm hukukçuları da insan haklarını şöylece gruplandırırlar:

1) Hukukî ve yurttaşlık hakları (Basın-yayın; düşünce özgürlüğü; adalet; can güvenliği; bireysel özgürlükler; eşitlik; ırz ve namusun korunması);

2) Ekonomik ve mülkiyet hakları;

3) Eğitim ve sosyal haklar (Sağlık, eğitim vd.);

4) Siyasî haklar (Seçme-seçilme);

5) Dinî haklar (İnanç hakları; din ve vicdan özgürlüğü).

Şüphesiz her hak, karşılıklı bir görev ve sorumluluk veya yükümlülük getirir. Esasen haklar ve vazifeler, paranın iki yüzü gibidir, birbirinden ayrılamazlar.

______________________

[1]  Destan’ın tamamı için bkz. Nihad Sâmi Banarlı, Resimli Türk Edebiyâtı Târihi, Devlet Kitapları: İstanbul 1971, I/12 – 13.

[2]  Banarlı, aynı eser, 12 vd., 30, 33.

[3]  Bkz. Cevat Türkeli, “Hunlarda İnsani Değerler ve Hukuk”, Türklerde İnsanî Değerler ve İnsan Hakları, 1. Kitap, Türk Kültürüne Hizmet Vakfı: İstanbul 1992, 78.

[4] Bkz.  aynı eser, 15-256; Cemal Anadol-Fâzile Abbasova-Nâzife Abbaslı, Türk Kültürü ve Medeniyeti, Bilge Karınca Yay., İstanbul, 2007, 543 vd.

[5] Krş. 15.Hicr,29; 32.Secde,9;38.Sâd,72. Ayr. Bkz. Fazlur Rahman, Ana Konularıyla Kur’an, çev. Alpaslan Açıkgenç, Fecr: Ankara 1987,  67 vd.

[6]  2.Bakara, 31.

[7] 18.Kehf, 50.

[8] Fazlur Rahman, aynı eser, 71.  Yorumlar için bkz. Yüce Kur’an ve Açıklamalı-Yorumlu Meâli, Hz.: Abdulkadir Şener-M.Cemal Sofuoğlu-Mustafa Yıldırım, İzmir 2009.

[9] “…Allah katında en üstün olanınız, O’nun emir ve yasakları konusunda en dikkatli, en duyarlı, en bilinçli olanınınzdır…” 49.Hucurât, 13.

[10]  Bkz. Fazlur Rahman, aynı eser, 74.

[11]  Bkz. Fazlur Rahman, aynı eser, 98-101.

Ethem Ruhi Fığlalı

MİSAK yazarlarından Ethem Ruhi Fığlalı 1937 yılında Burdur’da doğmuştur. 1959'da Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nden mezun olmuştur. 1961-1964 yılları arasında Konya İmam-Hatip Lisesi Meslek Dersleri Öğretmenliği, 1964-1965 yıllarında Burdur İmam-Hatip Lisesi Meslek Dersleri Öğretmenliği ve Müdür Yardımcılığı,1965-1966 yıllarında Kayseri İmam-Hatip Lisesi Müdürlüğü ve Meslek Dersleri Öğretmenliği, 1966-1970 yılları arasında İzmir Yüksek İslâm Enstitüsü Müdür Başyardımcılığı ve Türk-İslâm Medeniyeti Tarihi Öğretmenliği, 1970-1971 yıllarında Kayseri Yüksek İslâm Enstitüsü Müdürlüğü ve Türk-İslâm Medeniyeti Tarihi Dersi Öğretmenliği yapan Fığralı, 1971'de Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi İslâm Mezhepleri Tarihi Kürsüsü Asistanlığına atanmıştır. 1972'de Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi İslâm Mezhepleri Tarihi Kürsüsünde “İbâdiye’nin Doğuşu ve Görüşleri” başlıklı teziyle “İlâhiyat Doktoru” ünvanını, 1977'de Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesinde “Ahmediyye Mezhebi (Kâdiyânilik)” başlıklı teziyle “Üniversite Doçenti” ünvanını ve 1982'de Ankara Üniversitesinde “Mesih ve Mehdî İnancı Üzerine (Mezhepler Tarihi Açısından Bir Tetkik)” başlıklı takdim teziyle “Profesör” ünvanını kazanmıştır. 1982, 1985 ve 1988 yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanlığı, 1984'te Dekanlık görevinin yanında Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcılığı, 1992 ve 1994 tarihlerinde Muğla Üniversitesi Kurucu Rektörlüğü görevlerinin yanında YURT-KUR Yönetim Kurulu Başkanlığı, Türkiye Stratejik Araştırmalar Millî Komitesi üyeliği, Türkiye Sosyal ve Beşerî Bilimler Millî Komitesi Başkanlığı, Yükseköğretim Kurulu Üyeliği, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi aslî üyeliği g,b, görevler de yürütmüştür. 1996'da DENBİR tarafından verilen “Bilimde Üstün Hizmet Ödülü”nün, 1999'da Kazakistan Sosyal Bilimler Akademisi tarafından aslî üyelik ve “Ordinaryüs Profesör” unvanının, 2000'de Kırgızistan/Bişkek Uluslararası Aytmatov Akademisi tarafından verilen “Aytmatov Akademisi Aslî Üyeliği"nin, 2005'te Uluslararası Rotary 2004-05 Dönem Başkanı Glenn E. Estess Sr. adına 2440’ıncı Bölge Governor’u tarafından, Marmaris’te yapılan Yüzüncü yıl (2004-05) kutlamasında verilen “Üstün Hizmet Ödülü”nün ve 2006'da T. C. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından verilen “Vakıf İnsan” unvanının sahibi oldu. 2003 yılında emekli olan Fığlalı, Sıtkı Koçman Vakfı’nda Başkan Yardımcısı olarak göreve başladı. 2005 Vakıf Senedi gereği Sıtkı Koçman’ın vefatı (13.10.2005) üzerine Sıtkı Koçman Vakfı Başkanı oldu. 2010 yılında bu görevinden istifa etti. İngilizce, Arapça ve Fransızca bilen FIĞLALI, 30 Ağustos 1959 yılından bu yana Fakülteden sınıf arkadaşı Semiha Ertuğrul Hanımefendi ile evlidir ve dört kız beş torun sahibidirler. ARAŞTIRMA VE YAYINLARI I. TELİF KİTAPLAR: 1. Çağımızda İtikadî İslâm Mezhepleri, İstanbul: Selçuk Yayınları, 1980 (Gözden geçirilmiş ve genişletilmiş 2. Baskı: 1983; 3. Baskı: 1986, İran İslâm Devrimi ilâvesiyle 4. Baskı: 1990; 5. Baskı: 1991; 6. Baskı: 1993 ;7. Baskı: 1995 ; 8. Baskı: 1996 ; 9. Baskı: 1998) ; 10. Baskı: İstanbul: Birleşik Yayıncılık; 1999; 11. Baskı: İstanbul: şa-to İlâhiyat, 2001; 12. Baskı: İzmir: İzmir İlâhiyat Vakfı Yay., Aralık 2004. 2. İslâm’a Karşı Cereyanlar: Bâbîlik ve Bahâîlik, Mecca: Muslim World League Yay. 1402/1981. 3. Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi (Ortaokul 3. sınıf), Ankara: M.E.B. Yay. 1982 (13. Bs., 1994) 4. İbâdiye’nin Doğuşu ve Görüşleri, Ankara: A.Ü. İlâhiyat Fakültesi Yay. 1983. 5. İmâmiyye Şîası, İstanbul: Selçuk Yayınları 1984 (2. Basım: İstanbul: Ağaç Kitabevi Yayınları, Kasım 2008). 6. Kâdiyânîlik (Ahmediyye Mezhebi), İzmir: Dokuz Eylül Üniversitesi Yay. 1986. 7. Mezhepler ve Tarikatlar Ansiklopedisi (Komisyon çalışması, Başkan: E.Ruhi FIĞLALI), İstanbul: Tercüman Yayınları, 1987. 8. Atatürk ve Din, Ankara: Azerbaycan Kültür Derneği Yayınları No: 32, 1988 (Risale). 9. Türkiye’de Alevilik – Bektaşilik, İstanbul: Selçuk Yayınları 1990 (1.Bs.- Ekim 1990; 2.Bs.- Eylül 1991;3. Bs.- Temmuz 1994; 4.Bs.- Ağustos 1996; 5.Bs.- İzmir: İzmir İlâhiyat Vakfı Yay.,Nisan 2006). 10. Kâdiyânîlik, Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yay., 1994. 11. Bâbilik ve Bahaîlik, Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yay., 1994. 12. Geçmişten Günümüze Halk İnançları İtibariyle Alevîlik – Bektaşîlik, Ankara: Türk Kültürünü Araştırma ve Tanıtma Vakfı Yay., 1994. 13. İmam Ali, Ankara: TDV Yay. , 1996 (2. Baskı: 1998). 14. Din ve Devlet İlişkileri, Muğla : Muğla Ü. Yay., 1997. 15. Atatürk Düşüncesinde Din ve Lâiklik, Yayına Hazırlayanlar: Ethem Ruhi Fığlalı, Taha Müftüoğlu, İdris Karakuş, Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi 1999 (2.Bs.2008). 16. Din ve Laiklik Üstüne Düşünceler, Muğla: Muğla Üniv. Yay., 2001. 17. Îtikâdî İslâm Mezheplerine Giriş, İzmir: İzmir İlâhiyat Fakültesi Vakfı Yay. 2007. 18. Günümüz İslâm Mezhepleri, İzmir: İzmir İlâhiyat Vakfı Yayınları 2008 (630 s.). 19. İslâm Laiklik ve Türk Laikliğinde Uygulamalar, Ankara: Berikan Yayınları 2010. II. YAYIMLANAN KİTAPLARDA AYRI BÖLÜMLER: 1. “İslâmî Anlayışta İnsânî Değerler”, Türklerde İnsânî Değerler ve İnsan Hakları – I, İstanbul : Türk Kültürüne Hizmet Vakfı yay., 1992, 257-279. 2. “Şiîlik ve Anadolu Alevîliği Arasındaki Farklılıklar ve Benzerlikler”, Alevîler/Aleviten, Haz. İsmail Engin-Erhard Franz, Hamburg 2000, I, 97–110. 3. “Hoca Ahmed Yesevî Kimdir?”, Türkistan’ın Pîri Hoca Ahmed Yesevî ve Külliyesi, Ankara: TİKA Yay.,2000, 24-37. 4. “Değişimci Özal ve Değişim Sürecinde İslâm”, Kim Bu? Özal-Siyaset, İktisat, Zihniyet, Editörler: İhsan Sezal/İhsan Dağı, İstanbul: Boyut Yay. 2001, 211–218. 5. “Sünnî Tarih ve İlâhiyat Geleneğinde Hz. Ali”, Tarihten Teolojiye İslâm İnançlarında Hz. Ali, Haz. Ahmet Yaşar Ocak, Ankara: Türk Tarih Kurumu 2005, 103-136 [“Ali in the Sunni Historical and Theological Tradition”, From History to Theology Ali in Islamic Beliefs, ed. by Ahmet Yaşar Ocak, Ankara: TTK 2005, 149-184]. 6. “Atatürk ve Din”, Atatürk Düşüncesinde Din ve Lâiklik, Haz. Ethem Ruhi Fığlalı- Taha Müftüoğlu- İdris Karakuş, Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi 1999, 235–249 [ Aynı makale şu eserde de yer almıştır: Atatürk’ün İslâma Bakışı- Belgeler ve Görüşler, Haz. Mehmet Saray-Ali Tuna, Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi 2005, 193–207]. 7. “T.C. Devleti’nde Din-Devlet İlişkileri: Din Kurumları ve Din-Devlet İlişkileri”, Türk Dünyası Kültür Atlası / A Cultural Atlas of the Turkish World, İstanbul: Türk Kültürüne Hizmet Vakfı Yay. 2006, 526–543. 8. “Alevî-Bektaşî Teolojisinin Temel Taşı: Alevî-Bektaşî İnançlarında Hz. Ali”, Geçmişten Günümüze Alevî-Bektaşî Kültürü, Editör: Ahmet Yaşar Ocak, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları 2009, 241 – 267. III. TERCÜME KİTAPLAR: 1. Prof. Muhammed Ebû Zehra, İslâm’da Sosyal Dayanışma, Arapçadan çev.: E.Ruhi FIĞLALI-O.ESKİCİOĞLU, İstanbul: Yağmur yay., 1969 (2.baskı: İstanbul, 1978). 2. Prof. Muhammed Ebû Zehra, İslâm’da Siyâsî ve İtikâdî Mezhepler Tarihi, Arapçadan çev.: E.Ruhi FIĞLALI-O. ESKİCİOĞLU, İstanbul: Yağmur Yay., 1970. 3. İbn Bâbeveyh el-Kummî, Şîî-İmâmiyye’nin İman Esasları (Risâletü’l-İ’tikâdâti’l-İmâmiyye), Arapçadan notlarla çev. E.R.FIĞLALI, Ankara: A.Ü. İlâhiyat Fak. Yay., 1978. 4. R.A. NİCHOLSON, İslâm Sûfileri (The Mystics of Islam), İng. Çev.: M.DAĞ, K.IŞIK, E.R. FIĞLALI, A. ŞENER, R. AYAS, İ.KAYAOĞLU, Ankara: Kültür Bakanlığı Yay., 1978 (2. Baskı: Ankara: Çağlar Yayınları 2004). 5. Ebû Mansur Abdulkahir el-Bağdâdî, Mezhepler Arasındaki Farklar (El-Fark Beyne’l-Fırak), Arapçadan notlarla çev.: E.Ruhi FIĞLALI, İstanbul: Kalem Yay. 1979 [2.Baskı: Ankara: TDV Yay. 1991; 3.Baskı: Ankara: TDV Yay. 2001; 4. Baskı: Ankara: TDV Yay.2007] 6. Prof. W. Montgomery Watt, İslâm Düşüncesinin Teşekkül Devri (The Formative Period of Islamic Thought), İng. Çev.: E.Ruhi FIĞLALI, Ankara: Umran Yay., 1981. ( 2. Baskı: İstanbul: Birleşik Yayıncılık 1998; Gözden Geçirilmiş 3. Baskı: Ankara Sarkaç Yayınları 2010). 7. Henry Laoust, İslâm’da Ayrılıkçı Görüşler, (Les Schismes dans l’Islam), Fransızcadan çev. , E. Ruhi FIĞLALI – Sabri HİZMETLİ, İstanbul: Pınar Yayınları 1999. 8. Bahâilik ve el-Kitâbu’l-Akdes, Arapçadan notlarla çev. Ethem Ruhi FIĞLALI-Ramazan ŞİMŞEK, e-makâlât Mezhep Araştırmaları, III/2 (Güz 2010), ss. 7-144 /ISSN 1309-5803 /www.emakalat.com [Takdim-Bahâilik, Ethem Ruhi FIĞLALI, ss.8-42; Mirza Hüseyin Ali Bahâullah, El-Kitâbu’l-Akdes, Notlarla Çev. Ethem Ruhi FIĞLALI-Ramazan Şimşek, ss. 43-144]. IV. TELİF MAKALELER: 1. “İlkokulların Açılışı Münasebetiyle: Tarihimizde âmin Alayları”, Yeşilay (Aylık Kültür ve Sağlık Dergisi), 418 (Eylül 1968), ss.16–17. 2. “İslâm’da Eğitim ve Öğretim”, Yeşilay (Aylık Kültür ve Sağlık Dergisi), 420 (Kasım 1968), ss.10–11. 3. ” Hâricîliğin Doğuşuna Tesir Eden Bazı Sebepler”, İFD (Ankara 1975), XX, ss. 219–247. 4. “Burdur Kütüphanesinde Bulunan Bir Risâle: Tezkiretu’l-Mezâhib”, İİED, (Ankara 1975), II, ss. 99–116. 5. “Tezkiretu’l-Mezâhib li’bni’s-Serrâc”, İİED, (Ankara 1975), II, ss. 117–141 (Önsöz ve notlarla Arapça metin neşri). 6. “İbâdiye’nin Siyâsî ve İtikâdî Görüşleri” İFD, (Ankara 1976), XXI, ss.323–344. 7. “Hâricîliğin Doğuşu ve Fırkalara Ayrılışı”, İFD, (Ankara 1978), XXII, ss. 245–275. 8. “Hicrî 1400. Yıla Girerken İslâm Dünyası”, Milli Eğitim ve Kültür, (Ankara 1979), II, No: 5, ss.55–75. 9. “Genç Nesillerin Din Terbiyesi ve Destanlar”, Kubbealtı Akademi Mecmuası, (İstanbul 1979), Yıl:8, Sayı: 1, ss.38–43. 10. “Eğitimimizde Dinî Formasyon Noksanlığı ve Bunun Anarşideki Yeri”, Kubbealtı Akademi Mecmuası, (İstanbul 1979), Yıl:8, Sayı:3, ss. 35–54. 11. “Mezheplerin Doğuşuna Tesir Eden Sebepler”, İİED, (Ankara 1980), IV, ss. 115–131. 12. “İbn Sadru’d-Dîn eş-Şirvânî ve İtikâdî Mezhepler Hakkında Türkçe Risâlesi”, İFD, (Ankara 1981), XXIV, ss. 249–276. 13. “Tercümânu’l-Ümem”, İFD, (Ankara 1981), XXIV, ss. 277-335 (Önsöz ve notlarla tenkidi neşir). 14. “Mesih ve Mehdî İnancı Üzerine (Mezhepler Tarihi Açısından Bir Bakış)”, İFD, (Ankara 1981), ss. 179–214. 15. “The Problem of Abd-Allah İbn Saba”, İİED, (Ankara 1982), V,pp. 379–390. 16. “Sakîfe Olayı ve Hz.Ebû Bekir’in Halife Seçimi”, İslâm Medeniyeti, (İstanbul 1982), V, No:3, ss.7–27. 17. “XIX. Yüzyıl Sonlarında Hindistan (Mezhepler Tarihi Açısından Bir Bakış)”, DEÜİFD, (İzmir 1983), I, ss. 1–24. 18. “Basic Principles of Islam and the Problem of Dialog Between Islam and Christianity”, Diyanet Dergisi, (Ankara 1983), XIX/ 2, ss. 3–14 (Türkçe özet: “İslâm’ın Temel Esasları ve İslâm-Hıristiyan Diyaloğu Meselesi”, ss 3–5). 19. “İslam: Basic Principles and Characteristics”, The Muslim World League Journal, (Mecca: Shaban 1403/May-June 1983), LX, No: 8, ss. 11–15. 20. “İlk Şii Olaylar: Tevvabûn Hareketi”, İFD, (Ankara 1983), XXVI, ss. 335–352. 21. “İslâm Tarihinde Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Dönemleri (Mezhepler Tarihi Açısından bir Tedkik), İFD, (Ankara 1983), XXVI, ss. 353–370. 22. “Millî Kültürümüz ve Dinimiz”, Türk Kültürü Araştırmaları-Prof Dr. İbrahim Kafesoğlu’nun Hatırasına ARMAĞAN, Ankara 1985, 245-252. 23. “Endonezya’da Çağdaş İslâm Düşüncesi”, DEÜİFD, (İzmir 1985), II, ss. 9–23. 24. “Mawlawi a’in: a brief description and an interpretation”, Islamic Culture, 60, IV (1986), pp. 46–52. 25. Ortadoğu’da İslâm (İslâm Mezhepleri Tarihi Açısından Bir Bakış)”, Türkiye Günlüğü, 14, 1991, ss. 4–11. 26. “Nutuk’ta İslâm Tarihi ile İlgili Motifler”, Türk Kültürü, 343 (1991), ss. 696–699. 27. “Nutuk’ta İslâm Tarihi ile İlgili Motifler”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, VIII/22 (1991), ss. 39–43. 28. “Türk Düşüncesi Üzerine, Türk Yurdu, Türk Düşünce Hayatı Özel Sayısı, XI/44 (1991), ss. 44–45. 29. “Halkımızın İlahiyat Fakültelerinden Beklentileri”, Din Öğretiminin Dünü ve Bugünü Paneli, Diyanet Dergisi, 10 (1991), ss. 21.vd. 30. “Terör ve Terörün Kaynağı”, Türkiye’de Terör ve İçyüzü Açıkoturumu, Diyanet Dergisi, VII (1991), ss. 19.ff. 31. “Alevîlik-Bektâşîlik Tartışmaları Üzerine”, Diyânet, 25 (Ocak 1993), 35–37. 32. “Değişim Sürecinde İslâm”, İslâmî Araştırmalar, VI/4, (1993), ss. 222–224. 33. “Atatürk and the Religion of Islam”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, IX/26 (Ankara: Mart 1993), ss. 289–301. 34. “Alevîlik”, Diyanet,3 44 (Ağustos 1994), , ss. 4–10. 35. “Atatürk ve Din”. Türk Kültürü, XXXIII/ 384 (Ankara: Nisan 1995), ss. 193–204 36. “İslâm ve Laiklik” , Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, X/33 (Kasım 1995), ss. 653–686. 37. “Egemenlik Kimindir?” Türkiye Günlüğü, Sayı. 45 (Mart-Nisan 1997), ss. 21–26. 38. “İslâm’ın Bugünkü Meseleleri”, Türk Yurdu, XVII/116–117 (Nisan-Mayıs 1997), ss. 29–32. 39. “Din ve Devlet İlişkileri”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, XIII/38 (Temmuz 1997), ss. 581–611. 40. “Alevîlik ve Heterodoksi”, Türk Yurdu, XXV/210 ( Şubat 2005), ss. 5–7. 41. “Şiiliğin Ortaya Çıkışı ve İran’da Din-Siyaset İlişkisi”, Şİİ JEOPOLİTİĞİ, Avrasya Dosyası /Eurasian File: Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Araştırmalar Dergisi, XIII/3 (Eylül-Ekim-Kasım-Aralık 2007), ss. 191–229. V. TERCÜME MAKALELER: 1. Muhammad Kafafi (Ph.D.), “Abû Saîd Muhammad al-Azdî al-Kalhatî’ye Göre Hâricîligin Doğuşu” (The rise of Kharijism According to Abû Saîd….), İFD, (Ankara 1972), XIII, ss. 177–191 (İng.den çeviri). 2. L.V. Vaglieri, “Ali-Muâviye Mücadelesi ve Haricî Ayrılmalarının İbâdi Kaynakların Işığında Yeniden İncelenmesi” (The Ali-Muaviyye Conflict and the Kharijite Secession Reexamined in the Light of Ibadite Sources), İFD, (Ankara 1973), XIX, ss. 147-150 (İng.den çeviri). 3. Prof. Muhammed Tancî, “Beyrûnî’nin İbn Sînâ’ya Yönelttiği Bazı Sorular, İbn Sînâ’nın Cevapları ve Bu Cevaplara Beyrûnî’nin İtirazları”, Beyrûnî’ye Armağan, Ankara: Türk Tarih Kurumu Yay. 1974, ss. 231–260 (Dr. Abdülkadir ŞENER ile birlikte Arapçadan çeviri) 4. Prof.Dr. Mahmud Şeltut, “İsâ’nın Ref’i”, İFD, (Ankara 1978), XXIII, ss.319–324 (Arapçadan çeviri). 5. W.F.Tucker, “Âsîler ve Gnostikler: el-Muğîre bin Saîd ve Muğîriyye” (Rebels and Gnostics: el-Muğîra and the Muğırıyya), İİED, (Ankara 1982), ss. 203–215 (İng.den çeviri). 6. W.F.Tucker, “Ebû Mansur el-İclî ve Mansûriyye: Avrupa Ortaçağı Terörizmi Hakkında Bir Çalışma” (Abû Mansur al-Ijlî and the Mansuriyya: A Study in Medieval Terrorism), İİED, (Ankara 1982), ss. 217–219 (İng.den çeviri). 7. E.Toftbek, “Kısa Dürzî İlmihali”, İFD, (Ankara 1981), XXV, ss. 215–220 (İng.den çeviri). 8. M.M. Mazzoui, “The Origins of the Safawids-Si’ism, Sufism and the Ghulat”, İFD, (Ankara 1978), ss. 533–536 (Kitap Tanıtma) VI. ANSİKLOPEDİ MADDELERİ: 1. Türk Ansiklopedisine Yazılan Maddeler: 1. Sebeiyye, 28/246 2. Seb’iyye, 28/251 3. Secah Binti’l-Hâris, 28/255 4. Tahtacılar, 30/352–353 5. Tîcânîlik, 31/188–189 6. Tüsterî, 32/462 7. Yezidilik, 33/441. 2. Dergâh Yayınevi İslâmî İlimler Ansiklopedisine Yazılan Maddeler: 1. Ehl-i Sünnet 3. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisine Yazılan Maddeler: 1. Abbas b. Ali b. Ebî Tâlib I/21 2. Abdullah b. Ali b. Abdullah el-Abbas I/82–83 3. Abdullah b. Cafer b. Ebî Tâlib I/89 4. Abdullah b. İbad el-Murrî et-Temimî I/109 5. Abdullah b. Meymûn I/117–118 6. Abdullah b. Muâviye b. Abdullah b.Cafer b.Ebî Tâlib I/118–119 7. Abdullah İbn Sebe’ I/133–134 8. Abdullah b. Vehb er-Râsıbî I/141–142 9. Abdulkâhir el-Bağdâdî I/245–247 10. el-Ahbâru’t-Tıvâl I/493–94 11. Ali b.Ebî Tâlib II/371–374 12. Ali Ekber II/390 13. Bahaîlik, IV/464–468 14. Câbir Cu’fî -VI/532 15. Cemel Vak’ası VII/320–321 16. Culendâ b. Mes’ud – VIII/107–108 17. Darü’n-Nedve – VIII/555–556 18. Ebu Mansu-r el-İclî – X/181–182 19. Ebu Tâlib X/327–238 20. Ebu Yezid en-Nükkârî X/259–260 21. Fah- XII/73–74 22. el-Fark Beyne’l-Fırak- XII/172–173 23. Gadir Hum – XIII/279 24. Gâib- XIII/292 25. Hâriciler – XVI/169–175 26. Hasan – XVI/282–285 27. Hasan b. Muhammed b.Hanefiyye – XVI/331–332 28. Hasan b. Zeyd – XVI/361 29. Hırrît b. Râşid – XVII/382 30. Hüseyin – XVIII/518–521 31. el-Hüseyin b. Ali-Sâhibu Fah – XVIII/525 32. İbâziyye – XIX/256–261 33. İbn İnebe – XX/85–86 34. İbni Mülcem- XX/220 35. İbrahim el-İmâm – XXI/319–320 36. İsnâaşeriyye – XXIII/142–147 37. Kâdiyânîlik – XXIV/ 137–139 VII. KONGRE, SEMPOZYUM VE SEMİNER TEBLİĞLERİ (Yayınlanmış ve Tespit Edilebilmiş Olanlar): 1. “Atatürk ve Din Anlayışı”, Türk Kadınları Kültür Derneği, Atatürk’ün Milliyetçilik ve Devletçilik Anlayışı Semineri, (Ankara 1981), ss. 3–12 (Ayrı basım). 2. “Atatürk ve Din”, Aydınlar Ocağı, Millî Eğitim ve Din Eğitimi İlmî Semineri(Ankara 9-10 Mayıs 1981), ss. 209–219; İstanbul 1981, ss.131–141. 3. “Din Kültürü ve Ahlâk Öğretimi”, Tercüman Gazetesi, Milli Eğitim Sempozyumu, (İstanbul 1984). 4. “Tarih ve Din”, Fırat Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Metodolijisi ve Türk Tarihinin Meseleleri Kollokyumu, Elazığ 1984. 5. “İslâm Mezhepleri Tarihi Araştırmalarında Karşılaşılan Bazı Problemler”, (Some Problems Concerning the Studies on the History of Islamic Sects), Uluslararası Birinci İslâm Araştırmaları Sempozyumu (First International Symposium on Islamic Studies), (İzmir 1985), ss. 369–382 (Türkçe metin + İngilizce özet).Online uçak bileti resmi sorgulama sitesi.Türkiyenin en iyi kozmetik sitesi.Nakliyat için evden eve nakliyat firmanızı seçmeniz öneririz.Jenga magazin haberleri.Jenga emlak ilanlarını bulabilirsiniz. 6. “Islamic Approach Towards Other Religions”, Assembly of the World’s Religions. New Jersey-U.S.A, November 14–21, 1985. 7. “The Origin and the Significance of the Mawlawi Rituals”, New ERA Conference: “God: The Contemporary Discussion”, Coronado, California, December 29, 1986-January 4, 1987. 8. “Abdullatif el-Harpûtî ve Tenkîhu’l-Kelâm fî Akaîdi Ehli’l-İslâm Adlı Eseri”, Fırat Üniversitesi, Türk-İslam Tarih, Medeniyet ve Kültüründe Fırat Havzası Sempozyumu, Elazığ, 23-26 Mart 1987. 9. “The Meaning and the Significance of Islamic Prayer (Salât): From the Point of View of Sufism”, Council for the World’s Religions: Ritual, Symbol and Participation in the Quest for Interfaith Cooperation”, Harrison Hot Springs, Canada, August 20–25, 1987. 10. “God in the Turkish Folk Litterature”, New ERA Conference: “God: The Contemporary Discussion”, Key West, Florida, April 16–22, 1988. 11."Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Eğitim ve Yayın Hedefleri” Din Öğretimi ve Din Hizmetleri Sempozyumu, D.İ.B.-A.Ü.İ.F.-T.D.V.,8-10 Nisan 1988 Ankara, ss.475-481. 12. “Din ve Türkler”, Fikir ve İman Zemini (Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı 1986–1987 Akademik Toplantıları), İstanbul 1988, ss. 18. 13. “Teaching of the History of the Islamic Schools of Political and Religious Thought in the Facilties of Divinity”, Conference on the Communicating Religious values to youth Today, Gregorian University, Rome, 10–13.05.1989. 14.“İmam Ali and Human Rights”, Imam Ali’s Festival Fourteen Centerary of al-Ghadeer, July 1990, London, pp. 84-93. 15.”Yunus Emre’de Allah Telâkkisi”, Eskişehir Türkocağı, 4 Ocak 1991 16. “Türkiye’de Alevîlik-Bektaşîlik”, Karşıyaka Kültür-Sanat Derneği, 2 Mart 1991 17.“Dinî Hayatımız”, Bursa Aydınlar Ocağı, 26 Nisan 1991 18. “Ana Hatlarıyla Alevîlik”, Günümüzde Alevîlik ve Bektaşîlik Paneli 22.2.1991, Ankara, 1995, ss.11–18. 19. “Sosyal Bütünleşme Açısından Din”, Türk Kültür ve Sanat Derneği, Atatürk İl Halk Kütüphanesi, İzmir, 2 Mart 1992. 20. “A Brief History of Mawlawiyyah and the Significance of the Mawlawi Rituals”, Contemporary Relevance of Sufism, ed. by Syeda Saiyidain Hameed, New Delhi: Indian 1991) 21. “Şiîliğin Doğuşu ve Gelişmesi”, Milletlerarası Tarihte ve Günümüzde Şiilik Sempozyumu, İstanbul 13–15 Şubat 1993, ss. 33–68. 22. “Din ve Devlet İlişkileri”, (Konferans), Muğla Üniversitesi, Muğla 3 Mart 1993. 23. “İslâm ve Diğer Dinler”, Uluslararası Hoşgörü Kongresi, Antalya 10–12 Haziran 1995. 24. “Atatürk ve Laiklik”, Üçüncü Uluslararası Atatürk Sempozyumu, Gazi Magusa-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, 3–6 Ekim 1995. 25. “Atatürkçü Düşüncede Milliyetçilik ve Lâiklik”, Atatürk, Muğla: Muğla Üniversitesi Yayını, ss. 1–5. 26. “Do Secular States Have A Future In The Islamic World? (Turkish Case)”, Conference on the Impact of Religion on Politics at the End of the Twentieth Century, Jerusalem, November, 10–12, 1997 (Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, XV/43 (Ankara Mart 1999), ss.203,217). 27. “Laikilik-Din İlişkisi”, Cumhuriyetin 75. Yılında Türkiye’de Din ve Devlet İlişkileri Sempozyumu, Kahramanmaraş, 1998, ss. 6–33. 28. “Türk İnkılâbı ve Lâiklik”, Kara Harp Okulu Komutanlığı, Ankara: Kara Harp Okulu Bilgi Toplama ve Yayım Mrk. Yay., 2000, ss. 1–39 29. “Atatürk Düşüncesinde Laiklik”, Atatürk 4.Uluslararası Kongresi, 25–29 Ekim l999- Türkistan-Kazakistan, Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi, 2000, I.Cilt, ss.371-280. 30. “Yeni Bir Geleceğe Açılırken İslâm’ın ve Müslümanların Meseleleri”, Yeni Bir Geleceğe Açılırken İnsan ve Din Sempozyumu, Çukurova Ün. İlâhiyat Fakültesi, 8–9 Kasım 2001, Adana, ss.13–28, 267–270. 31. “Türk-İslâm Kültüründe Sosyal Dayanışma ve Vakıf”, Türk Kültüründe Vakıf (Panel), Muğla Üniversitesi-Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Muğla 13 Mayıs 2004. 32. “Doğumunun 100. Yılında Sâmiha Ayverdi”, (Konferans), Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı, İstanbul 2 Nisan 2005 [Bu konferans, bir makale halinde de yayımlanmıştır: Sâmiha Ayverdi, Yayına Hazırlayanlar: Aysel Yüksel-Zeynep Uluant, İstanbul: Kültür Banklığı Yayınları 2005, ss. 125–140.] 33. “Kur’an ve Sâmiha Ayverdi”, (Panel), Doğumunun 100.Yılında Sâmiha Ayverdi’yi Anma Programı, Türk Kadınları Kültür Derneği Kütahya Şubesi, Kütahya 19.11.2005. 34. “Alevîlik Hakkında Bazı Düşünceler”, Uluslararası Bektaşilik ve Alevilik Sempozyumu-I- The 1st International Symposium on Bektashism and Alevism (Bildiriler-Müzakereler), 28-30 Ekim 2005 Isparta: SDÜ İlâhiyat F.Yay.,2005, (Çağrılı Bildiriler: ss.21-25, 635-37). 35. “Vakıf Medeniyeti”, Vakıf Medeniyeti ( Panel), Muğla Valiliği-Muğla Üniversitesi-Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Muğla 08 Mayıs 2006. 36. “Laiklik ve Türk Laikliğindeki Uygulamalar”, Doğumunun 125. Yılında Mustafa Kemâl Atatürk Uluslar arası Sempozyumu, Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı, Ankara 15–18 Mayıs 2006. 37. “Atatürk, Din ve Laiklik” (Konferans), Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Doğumunun 125. Yılı, Muğla İl Müftülüğü, 6 Kasım 2006. 38. “Laiklik ve Türk Laikliğindeki Uygulamalar”, “21 inci Yüzyıl Başında Kemalizm; Anlaşılması ve Anlatılmasındaki Sorunlar” Sempozyumu, T.C.Yeditepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü, İstanbul 08-09 Kasım 2006 ( İstanbul: Yeditepe Ü. Yayın No:51, Mayıs 2008, 45-63). 39. “Dinî Hayatımız Nereye Gidiyor?” (Konferans), Türkiye Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (TESAV), Ankara 18 Kasım 2006. 40. “Atatürk, Din ve Laiklik” (Konferans), Marmara Üniversitesi Rektörlüğü, Göztepe Kampusu/İstanbul, 31 Ekim 2007. 41. “Tasavvuf ve Batı Dünyası” (Panel), Türk Kadınları Kültür Derneği (TÜRKKAD)-T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Millî Kütüphane Başkanlığı, Bahçelievler/Ankara, 16 Şubat 2008. 42. “Modernleşme ve Gelenek” (Panel), Türk Kültür ve Sanat Derneği, İzmir, 22 Mart 2008. 43. “Günümüzde Dinin Anlaşılma Problemi: Ama Hangi Din?”,“Günümüzde Dinin Anlaşılma Problemi” Uluslararası Sempozyumu, Çukurova Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi, Adana, 1–2 Mayıs 2008. 44. “Laiklik”, Türk İnkılâbına Bakışlar, Panel, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı, Ankara 27–28 Ekim 2008. 45. “İslâm Düşüncesinde Hilâfet Meselesi”, 85. Yılında 3 Mart 1924 Tarihli Kanunlar ve Türkiye – Panel, Gazi Üniversitesi Rektörlüğü-T.C.Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara 3 Mart 2009. 46. “Nerede Yanlış Yaptık ya da Hangi İslâm?, Konferans, TESAV, Ankara 2 Mayıs 2009. 47. “Küreselleşme Sürecinde İslâm’ın Geleceği ve İlâhiyatçılar” (Panel), Fırat Üniversitesi IV. Kariyer Günleri, Elazığ 4-8 Mayıs 2009 (Yayına Hazırlayanlar: İsmail Akkoyunlu ve Songül Ünal, Fırat Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dergisi, Yıl:14, Sayı:1 Elazığ 2009, ss.1-36). 48. “Atatürk’ü Anlamak”, (Atatürk’ü Anmak ve Anlamak Paneli), Atatürk Kültür, Dil ve Tartih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi ve İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü, İstanbul, 10 Kasım 2009. 49. “Nerde Yanlış Yaptık?” (Panel), Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Kolları, Ankara 14 Kasım 2009. 50. “Kur’an’ın Işığında Örtünme” (Konferans), Türk Kadınları Kültür Derneği, Ankara 19 Aralık 2009. 51. “Atatürk, Din ve Laiklik” (Konferans), Maltepe Askerî Lisesi, Mart 2010 İzmir. 52. “Hünkâr Hacı Bektâş Velî’nin Türk Kültürü İçin Önemi”, Uluslararası Hacı Bektaş Veli Sempozyumu / International Symposium of Hacı Bektaş Veli, Hitit Üniversitesi Hacı Bektaş Araştırma ve Uygulama Merkezi, 07– 09 Mayıs 2010 ÇORUM. 53. “Atatürk, Din ve Laiklik”, Doğumunun 129’uncu Yıldönümünde Asker ve Devlet Adamı ATATÜRK (Liderlik Özellikleri, Fikir ve Düşünceleri, Devrimleri) Uluslararası Paneli, Genel Kurmay Başkanlığı: Ankara 19 Mayıs 2010. 54. “Atatürkçülük Konferansları: Atatürk, Din Ve Laiklik”, Hava Eğitim Komutanlığı, İzmir 12 Ocak 2011. 55. “Kur’an’ın Işığında Kadın Hakları İle İlgili Bazı Meseleler” (Konferans), Türk Dünyası Kadınları Derneği, İzmir Şubesi, 17 Şubat 2011. 56. “Mehmed Âkif’i Anlamak” (Konferans), Muğla Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü, 10 Mart 2011. ÜYESİ OLDUĞU KURULUŞLAR 09.11.1989 Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi aslî üyeliği. 27.12.1999 Kazakistan Sosyal Bilimler Akademisi aslî üyeliği. 09.10.2000 Kırgızistan/Bişkek Uluslararası Aytmatov Akademisi aslî üyeliği. ALDIĞI ÖDÜLLER 1. Bilimde Üstün Hizmet Ödülü- İstanbul, 25 Mayıs 1996 2. Yılın Bürokratı Ödülü- Kasım 1997 /Muğla Ticaret Odası. 3. Muğla’da 2004 Yılının En İyileri Ödülü- Muğla Hamle Gazetesi, 11.03.2005 4. Üstün Hizmet Ödülü- Uluslar arası Rotary Centennial Service Award for Professional Excellence, Presented in celebration of Rotary’s centennial year – 2004–05, Marmaris 27.09.2005. YÖNETTİĞİ TEZLER 1. Sayısını hatırlayamadığı Bitirme Çalışması ve Yüksek Lisans tezi 2. 8 Doktora Tezi HAKKINDA YAYIMLANAN ARMAĞAN KİTABI Ethem Ruhi Fığlalı’ya Armağan, Haz. Ali Osman Gündoğan, Ankara: Vâdi Yayınları, 2002.

Yazar:
Ethem Ruhi Fığlalı

Son Yazılar

Toplumsal adaletsizlik ve artan şiddet olayları

Çocukların ve gençlerin karıştığı her şiddet olayında, yetkililerin ya da uzmanların çoğunun, suçu büyük ölçüde… Devamını Oku

26.04.2026

TRÇ ittifakı Türkler için Stockholm sendromudur

Şimdi gelelim “Türk devletinin nasıl bir dünya sistemi öngörüsü olması gerekir?” sorusunun cevabına. Gördüğünüz gibi… Devamını Oku

16.04.2026

Uygur ailelerinin ayrılığı

Dr. Henryk Szadziewski imzalı rapor, özellikle 2016-2017'den bu yana yoğunlaşan iletişim kopukluklarını ve Uygurların seyahat… Devamını Oku

14.04.2026

Siyasal tutumların katılaşması

Eğer, halkın çoğunluğu siyasal ve ideolojik katılımında, bir biçimde desteklemiş olduğu siyasal anlayışları, değişmezlik arz… Devamını Oku

07.04.2026

Yeni jeopolitik gelişmeler ışığında İran-Türkiye

Umalım ki yeni bir Şah veya batı yanlısı bir diktatör yerine demokrasi yönetiminde Musaddık benzeri… Devamını Oku

02.04.2026