Türkler arasında yaygın olarak kullanılan dört alfabeden ikincisi Uygur Alfabesi’dir. Bu alfabe Soğdak yazısına dayanır. Soğdaklar, Mani dinine mensup tüccar bir kavim idiler. Bunlar, bir kısım Türkler arasında da Mani dinini yaydılar. Bögü Kağan, 763 yılında Millî Türk Dini olan Kamlığı bırakıp Mani dinini kabul edince Soğdak yazısı da resmî olarak Türklerce kullanılmağa başlandı. Uygurlar 840 yılında, Kırgızların baskısıyla, asıl Türk Yurdu olan bugünkü Moğolistan’dan Doğu Türkistan’a göçünce Soğdak yazısının biraz değişik şekli olan Uygur yazısını kullanmağa başladılar. IX. yüzyılın ortalarından XIII. yüzyılın başlarına kadar Doğu Türkistan’daki Türk-Uygur Hanedanlığında hep bu yazı kullanıldı. Sonra Uygurlar Cengiz Han’ın devlet adamları oldular; Moğollar’a da bu yazıyı öğrettiler. Çağataylılar’da, İlhanlılar’da ve Temürlüler’de de Uygur yazısı, Arap alfabesiyle birlikte kullanıldı. Bazı Osmanlı şehzadelerinin de bir ata yadigârı olarak bu yazıyı öğrendiklerini ve Fatih Sultan Mehmed’in Uygurca bir yarlığı (fermanı) olduğunu biliyoruz. Bugün Karahoço ve Turfan’da bulunan Uygur yazılı metinler Doğu Türkistan’daki Uygurlardan kalmadır. Bunlar umumiyetle Burkanlığa (Budizme) ait, dinî metin tercümeleridir. Bunların yanında bazı hukukî ve tıbbî metinlerle birçok şiirler de vardır.

Uygurca yazılmış metinlerin birçoğu, Türkiye’de Prof. Dr. Reşit Rahmeti Arat tarafından yayınlanmıştır. Karahanlılar çağının büyük eseri Kutadgu Bilig’in (Devlet Bilgisi) bir nüshası da bu alfabe ile yazılmıştır. Uygur yazısı 18 harfli, sağdan sola yazılan bir yazıdır. Her harf kelime başında ayrı, kelime ortasında ayrı, kelime sonunda ayrı bir yazılışa sahiptir. Bu yüzden Uygur Yazısı ilk bakışta Arap yazısını andırır. Alfabedeki 18 harfin üçü ünlü (sesli), gerisi ünsüz (sessiz) dür. Ünlülerden a, e için bir; ı, i için bir; o, ö, u, ü için bir harf kullanılır, b, p, f gibi; k, g gibi birbirlerine benzeyen ünsüzler için de tek harf vardır. Bu sebeplerden Uygur Alfabesi Türkçe için kullanışlı bir alfabe olmamış ve nasıl yeni bir din yolu ile Türklerce kabul edilmişse, yine öylece, fakat başka bir yeni din (Müslümanlık) yolu ile de yavaş yavaş kaybolmuştur. Ancak Türk tarihinin birkaç yüzyıllık edebî, içtimaî, dinî hatta hukukî ve tıbbî durumunu aydınlatması bakımından bu alfabe bizim için büyük bir ehemmiyet taşır.

Ahmet Bican Ercilasun

Akademik Hayat: 1986 Profesör 1979 Doçent (Kutadgu Bilig'de Fiil) 1971 Doktor (Atatürk Üniversitesi) 1967 Türk Dili ve Edebiyatı Lisansı (İstanbul Üniversitesi) İş Hayatı: 1986-2010: Gazi Üniversitesi. 2004-2005: Girne Amerikan Üniversitesi. 2001-2002: Türkiye-Kırgızistan Manas Üniversitesi. 1993-2000: Türk Dil Kurumu. 1971-1986: Hacettepe Üniversitesi. 1976-1977: University of Washington - Seattle/ABD (misafir araştırmacı). 1967-1971: Atatürk Üniversitesi. Eserleri: - Arpaçay Köylerinden Derlemeler (Prof. Dr. Selâhattin Olcay ve Dr. Ensar Aslan'la birlikte) (Ankara 1976). - Bugünkü Türk Alfabeleri I-II (Ankara 1977). - Kars İli Agızları - Ses Bilgisi (Ankara 1983). - Kutadgu Bilig Grameri – Fiil (Ankara 1984). - Dilde Birlik (İstanbul 1984). - Uygur Halk Masalları (Şekür Turan'la birlikte) (Ankara 1989). - Örneklerle Bugünkü Türk Alfabeleri (Ankara 1990). - Moğolistan ve Çin Günlüğü (Ankara 1991). - Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü 1-2 (ortak) (Ankara 1991, 1992). - Türk Dünyası Üzerine İncelemeler (Ankara 1998). - Türk Dili I-II-III-IV (Leyla Karahan ile birlikte) (Ankara 1994-1996). - Gülnar -roman- (İstanbul 1998). - Başlangıçtan Yirminci Yüzyıla Türk Dili Tarihi (Ankara 2004). - 2BA Beden Beyin Akımı -roman- (Ankara 2006). - Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Grameri-I Fiil - Basit Çekim (Ortak) (Ankara 2006). - Makaleler – Dil-Destan-Tarih-Edebiyat (Yayına hazırlayan: Ekrem Arıkoğlu) (Ankara 2007). - Türk Lehçeleri Grameri (Editör) (Ankara 2007). - Kâşgarlı Mahmud - Dîvânu Lugâti’t-Türk – Giriş-Metin-Çeviri-Notlar-Dizin (Ziyat Akkoyunlu ile birlikte) (Ankara 2014). - Türk’ün Kayıp Kitabı-Ulu Han Ata -roman- (Ankara 2016). - Türk Kağanlığı ve Türk Bengü Taşları (Ankara 2016). - Birçok ilmî ve fikrî makale. - Köşe Yazıları (2008'den itibaren Yeniçağ gazetesinde).

Yazar:
Ahmet Bican Ercilasun

Son Yazılar

TRÇ ittifakı Türkler için Stockholm sendromudur 

Şimdi gelelim “Türk devletinin nasıl bir dünya sistemi öngörüsü olması gerekir?” sorusunun cevabına. Gördüğünüz gibi… Devamını Oku

16.04.2026

Uygur ailelerinin ayrılığı

Dr. Henryk Szadziewski imzalı rapor, özellikle 2016-2017'den bu yana yoğunlaşan iletişim kopukluklarını ve Uygurların seyahat… Devamını Oku

14.04.2026

Siyasal tutumların katılaşması

Eğer, halkın çoğunluğu siyasal ve ideolojik katılımında, bir biçimde desteklemiş olduğu siyasal anlayışları, değişmezlik arz… Devamını Oku

07.04.2026

Yeni jeopolitik gelişmeler ışığında İran-Türkiye

Umalım ki yeni bir Şah veya batı yanlısı bir diktatör yerine demokrasi yönetiminde Musaddık benzeri… Devamını Oku

02.04.2026

Ege’ye dikkat!

Yunanistan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan itibaren iki ülke arasındaki ilişkilerde istisna teşkil eden dostluk dönemlerini… Devamını Oku

25.03.2026

Taştaki söz, bozkırdaki ruh: Atalarımın izinde bir diriliş

Bu yolculuk benim için sıradan bir gezi değildi. Atalarımızın izini sürmek, onların bastığı topraklara basmak,… Devamını Oku

24.03.2026