<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sadi Somuncuoğlu, Milli Düşünce Merkezi sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/author/sadisomuncuoglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/author/sadisomuncuoglu/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Fri, 07 May 2021 18:46:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>“Işınsu az önce gitti. 5 Mayıs, sabah 6.23”</title>
		<link>https://millidusunce.com/isinsu-az-once-gitti-5-mayis-sabah-6-23/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/isinsu-az-once-gitti-5-mayis-sabah-6-23/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sadi Somuncuoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 May 2021 18:00:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=32407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu en acı olayı, bildiğimiz İskender’e yakışan bir üslupla, ayrılığın geçiciliğini anlatan sade, tabi ve hoş bir şekilde ifadesi, bana bir genişlik verdi.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/isinsu-az-once-gitti-5-mayis-sabah-6-23/">“Işınsu az önce gitti. 5 Mayıs, sabah 6.23”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fisinsu-az-once-gitti-5-mayis-sabah-6-23%2F&amp;linkname=%E2%80%9CI%C5%9F%C4%B1nsu%20az%20%C3%B6nce%20gitti.%205%20May%C4%B1s%2C%20sabah%206.23%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fisinsu-az-once-gitti-5-mayis-sabah-6-23%2F&amp;linkname=%E2%80%9CI%C5%9F%C4%B1nsu%20az%20%C3%B6nce%20gitti.%205%20May%C4%B1s%2C%20sabah%206.23%E2%80%9D" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fisinsu-az-once-gitti-5-mayis-sabah-6-23%2F&amp;linkname=%E2%80%9CI%C5%9F%C4%B1nsu%20az%20%C3%B6nce%20gitti.%205%20May%C4%B1s%2C%20sabah%206.23%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fisinsu-az-once-gitti-5-mayis-sabah-6-23%2F&amp;linkname=%E2%80%9CI%C5%9F%C4%B1nsu%20az%20%C3%B6nce%20gitti.%205%20May%C4%B1s%2C%20sabah%206.23%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fisinsu-az-once-gitti-5-mayis-sabah-6-23%2F&#038;title=%E2%80%9CI%C5%9F%C4%B1nsu%20az%20%C3%B6nce%20gitti.%205%20May%C4%B1s%2C%20sabah%206.23%E2%80%9D" data-a2a-url="https://millidusunce.com/isinsu-az-once-gitti-5-mayis-sabah-6-23/" data-a2a-title="“Işınsu az önce gitti. 5 Mayıs, sabah 6.23”"></a></p><p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-32319 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/05/Emine-Isinsu-1.jpg" alt="" width="713" height="1024" /></p>
<p>Sabah telefonu açtım ki, kadim dostum İskender Öksüz böyle diyordu. <em>“Allah Allah” </em>deyip geçtim… Kafama takılmıştı. Üstelik yıllarca ağır hasta olduğunu da yakından bildiğim halde. İyi de <em>“Işınsu az önce gitti?”</em> ne demek diye kendime bir daha sordum. Hemen dönüp mesaja bakınca, gördüm ki yanlışlık yoktu. İskender’i arayıp sordum, <em>“evet”</em> dedi. Donup kalmıştım. Bu en acı olayı, bildiğimiz İskender’e yakışan bir üslupla, ayrılığın geçiciliğini anlatan sade, tabi ve hoş bir şekilde ifadesi, bana bir genişlik verdi.</p>
<p>Işınsu’nun aramızdan sessiz sedasız ayrılışı, hizmetlerindeki birleştirici üslubunun tesiriyle toplumda karşılığını buldu. Sosyal ve yazılı medyada, siyaset camiasında <em>(egemenliğimize ve huzurumuza düşman unsurlar ile siyaseten birlikte olanlar hariç)</em> gösterilen ilgi bunun işareti gibiydi. Bu olayın karşılığın ülkemizin birliği ve bütünlüğü çerçevesinde; ailesi, sevenleri, Türk Milliyetçileri, Türklük alemi ve bütün aydınlarımız için uyarıcı olmasını ümit ve temenni ederiz. Milletlerin dil, kültür, bilim, sanat, edebiyat, tarih, sosyoloji gibi alanlarda yetişen seçkinlerinin, medeniyetlerin ve kültürlerin gelişmesine, insanlığın olgunlaşmasına, milletler sistemine dayalı dünya düzeninin barış, istikrar ve güvenliğe kavuşmasındaki öncü rolü inkâr edilebilir mi?</p>
<p>Bilim adamı ve yazar <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0skender_%C3%96ks%C3%BCz">İskender</a> <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0skender_%C3%96ks%C3%BCz">Öksüz</a> ile evli olan Işınsu, üç çocuk annesiydi. 2008&#8217;den beri Alzheimer hastalığı ile mücadele eden Işınsu, 5 Mayıs 2021&#8217;de 82 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi ertesi gün <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Hac%C4%B1_Bayram_Camii">Hacı Bayram Camii</a>&#8216;nde kılınan cenaze namazının ardından Ankara <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6lba%C5%9F%C4%B1,_Ankara">Gölbaşı</a> Mezarlığına defnedildi.</p>
<p>Kendisini ilk defa 1959’da Türk Ocakları’nın tarihî binasında gördüm. Halide Nusret Zorlutuna Hanımefendinin, emsalimiz sayılan genç kızı olarak ismen bilinirdi. Halide hanımefendi de şair ve yazardı. Ocağın çalışmalarına katılır kendi şiirlerini okur, o dönemin İstanbul’undan manzaralar anlatır, ilgiyle dinlenirdi. Işınsu ile daha yakından tanışmamız, hatta birlikte çalışmamız 1969’da KÜBİTEM’de başladı. Rahmetli Galip ağabey Işınsu ile yıllar öncesinden tanışıyordu. İskender de 1968’de Ankara’ya gelmesiyle beraber, Galip ağabeyin yanında ülkücü gençliğin eğitiminde görev almıştı. Devlet Gazetesi de aynı yılda yayına başlamıştı. Hakeza, Dündar ağabey ile, önce partide, sonra Devlet ve KÜBİTEM’de hep beraber olduk. Bu dönemde Işınsu sürekli bu ekipte yer aldı. Annesi Halide Hanımefendi kadın dergisi Ayşe’nin sahipliğini Işınsu’ya devretmiş. Yayına nasıl bir şekilde devam etsek diye sordu. Müzakere edildi, adının TÖRE, muhtevasının herkese hitap eden fikir, sanat ve bilim dergisi olmasını teklif ettim. Tartışıldı ve kabul edildi. Bu arada Işınsu mutadı olduğu üzere sadece dinledi ve kararı memnuniyetle kabullendi. Bu anlatımdan sessiz ve pasif biri zannedilmesin. Belki en aktif, sorularıyla konuyu açan ve iyi dinleyen biriydi. Bu rahatlığı ve düşüncelere saygısı, genel anlayışının gereği idi. Bu hâli samimiyetinin belgesi gibiydi. <em>“İlmi sima”</em> diye bir tabir vardır. <em>İnsanın görünüşü ve davranışı, iç dünyasının aynıdır</em> denir. Ben Işınsu da hep bunu görmüşümdür. Bana göre İskender ile birbirlerini bu ortamda daha iyi tanıdılar ve evliliğin yolu böylece açıldı. Bu ekibin, Rahmetli Mustafa Kafalı hocam ve Nevzat Kösoğlu, dahil 10 kadar ailenin 15 günde bir, birimizin evinde toplanıp memleketin halini konuştuğu yıllarca süren sohbetleri de zikretmemiz lazım.</p>
<p>Rahmetli Işınsu’nun hizmetlerini daha yakından tanımak için eserlerine ve hizmetlerine topluca bakalım:</p>
<p><strong>Romanları ve eserleri</strong></p>
<p>Küçük Dünya &#8211; Azap Toprakları (1970) &#8211; Ak Topraklar (1971) -Tutsak (1973) &#8211; Sancı (1974) &#8211; Çiçekler Büyür (1978) &#8211; Canbaz (1982) &#8211; Kaf Dağı’nın Ardında (1988)- Alpaslan (1990) &#8211; Atlı Karınca (1990) &#8211; Cumhuriyet Türküsü (1993) &#8211; Nisan Yağmuru (1997) &#8211; Havva (1999) &#8211; Bir Ben Vardır Bende Benden İçeri (2002) &#8211; Bukağı (2004) &#8211; Hacı Bayram (2005) &#8211; Hacı Bektaş Veli (2008) &#8211; Bir Aile (2013)</p>
<p>Küçük Dünya, Yönetmen Osman Sınav tarafından televizyon dizisi olarak çekilmiş ve TRT’de yayımlanmıştır. Atlı Karınca, Yönetmen Osman Sınav tarafından televizyon dizisi olarak çekilen bir orijinal senaryodur. Ancak TRT&#8217;nin “aydınlarla alay ediyor” gerekçesiyle yayınını yasaklaması üzerine roman halinde yayınlanmıştır.</p>
<p><strong>Ödüller</strong></p>
<p>Küçük Dünya ile T. C. Turizm Bakanlığı <em>“Sanat Armağanı”</em> &#8211; Ak Topraklar ile <em>“Türk Edebiyatı Vakfı Roman Ödülü</em>” &#8211; Bir Yürek Satıldı oyunu ile <em>“Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Radyofonik Oyun Yarışması’nda dram dalı birinciliği</em> “ &#8211; Sancı ile “<em>Türkiye Millî Kültür Vakfı Roman Ödülü”</em> &#8211; Canbaz ile “<em>Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü”</em> &#8211; Millî Düşünce Merkezi’nin  <em>“Yahya Kemal Fikir – Sanat – Edebiyat Armağanı”</em> &#8211; Karaman Türk Dili Ödülleri, <em>“Türkçeyi Doğru ve Güzel Kullanan Yazar Ödülü”</em> – İLESAM,  Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği’nin, <em>“Şeref Ödülü”</em> &#8211; Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi’nin <em>“Ömür Boyu Roman Ödülü”</em></p>
<p><em>**</em></p>
<p>Eşsiz bir değerimiz aramızdan ayrıldı. Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın. Ailesinin ve Türk Milletinin başı sağ olsun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/isinsu-az-once-gitti-5-mayis-sabah-6-23/">“Işınsu az önce gitti. 5 Mayıs, sabah 6.23”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/isinsu-az-once-gitti-5-mayis-sabah-6-23/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>143’üncü Yılında Ermeni Mezalimi</title>
		<link>https://millidusunce.com/143uncu-yilinda-ermeni-mezalimi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/143uncu-yilinda-ermeni-mezalimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sadi Somuncuoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2021 18:00:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=32103</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyük Atatürk bu meselenin adını koydu: “Ermeni mezalimi.” TBMM’nin her açılışında temel meselelere temas ederken silahlı Ermeni çetelerinin ihanet ve vahşetine bu adı vermişti. Gerçeğin tam ifadesi de böyleydi. Ama beğenilmemiş,</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/143uncu-yilinda-ermeni-mezalimi/">143’üncü Yılında Ermeni Mezalimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F143uncu-yilinda-ermeni-mezalimi%2F&amp;linkname=143%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20Y%C4%B1l%C4%B1nda%20Ermeni%20Mezalimi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F143uncu-yilinda-ermeni-mezalimi%2F&amp;linkname=143%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20Y%C4%B1l%C4%B1nda%20Ermeni%20Mezalimi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F143uncu-yilinda-ermeni-mezalimi%2F&amp;linkname=143%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20Y%C4%B1l%C4%B1nda%20Ermeni%20Mezalimi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F143uncu-yilinda-ermeni-mezalimi%2F&amp;linkname=143%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20Y%C4%B1l%C4%B1nda%20Ermeni%20Mezalimi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F143uncu-yilinda-ermeni-mezalimi%2F&#038;title=143%E2%80%99%C3%BCnc%C3%BC%20Y%C4%B1l%C4%B1nda%20Ermeni%20Mezalimi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/143uncu-yilinda-ermeni-mezalimi/" data-a2a-title="143’üncü Yılında Ermeni Mezalimi"></a></p><p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-32104 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/143uncu-Yilinda-Ermeni-Mezalimi.jpg" alt="" width="304" height="166" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/143uncu-Yilinda-Ermeni-Mezalimi.jpg 304w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/143uncu-Yilinda-Ermeni-Mezalimi-300x164.jpg 300w" sizes="(max-width: 304px) 100vw, 304px" /></p>
<p>Büyük Atatürk bu meselenin adını koydu: <em>“Ermeni mezalimi.”</em></p>
<p>TBMM’nin her açılışında temel meselelere temas ederken silahlı Ermeni çetelerinin ihanet ve vahşetine bu adı vermişti. Gerçeğin tam ifadesi de böyleydi. Ama beğenilmemiş, <em>“incitici”</em> veya “<em>unutulması</em>” gerekli görülmüş olmalı ki, soruna yeni yeni adlar aramaya koyulduk. Kimi, <em>“Ermeni meselesi, Sözde soykırım, Emperyalist yalan, Ermeni iftirası gibi isimler”</em> buldu ve kullandı. Ancak kucağımızda bulduğumuz insanlık dışı kanlı saldırılara bir ad veremedik. Sonunda; mücadelenin <em>adını, zamanını ve alanını</em> Ermenilerin belirlediği 3 yıla sıkıştırıp <em>“1915 Olayı” </em>diyerek savunmada kaldık.</p>
<p><strong><em>Birinci hatamız</em></strong> buydu. Aslında egemenliğimize ve ülke bütünlüğüne açık saldırılar, <strong>siyaseten</strong> 1877-1878’de Berlin Antlaşması ile 143 yıl önce başlatılmıştı. İngiltere, Rusya ve Fransa Osmanlı ülkesindeki Ortodoksların hamisi olmuştu. Doğu Anadolu’da vilâyat-ı sitte <em>(Erzurum, Sivas, Mamüratü&#8217;l-Aziz, Bitlis, Van ve Diyarbakır)</em>’de kurulacak Ermeni devletinin alt yapısı için ıslahat yapacak ve sonucunu rapor edecektik. Ermeni çetelerinin <strong>ilk</strong> <strong>t</strong><strong>erör ve isyan eylemleri</strong> ise 1890’da başlayıp 1920’ye kadar 30 yıl devam etti.</p>
<p>Bu dönemde I. Dünya savaşını kaybettik, 30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes Anlaşmasıyla askeri terhis ettik, silah bıraktık. Suriye’den dönen Ermeni çeteleri, Bolşevik ihtilali üzerine çekilmeye başlayan Rus işgal kuvvetlerinin peşini takip ederek Erzincan’dan Bakü’ye kadar sahada canlı bırakmadı. İnsan, hayvan, bitki ne varsa hepsini yok etti. Bu vahşete/soykırıma örnek olmak üzere Yılmaz Özdil’in 28 Nisan 2021 tarihli Sözcü gazetesinde yayımlanan Kazım Karabekir’in Ankara’ya gönderdiği rapora dayanan yazısından birkaç örnek verelim: <em>Sadece Kars Merkezinde 1700 kişi öldürüldü, Süregül ilçesinin 60 köyü tamamen yok edilmişti, Zarşat ilçesinde yaşayan 25 bin kişinin 5 bini katledildi. Sarıkamış’ta 57 köy haritadan silinmişti. Kağızman da aynı durumdaydı. Arpaçay’ın 35 köyünde canlı insan bırakmamışlardı.</em> Böylece en büyük kitle katliamı gerçekleştirilmişti. Aslında bu örnekler Ermeni çetelerinin muhtelif il, ilçe ve köyde gerçekleştirdiği 30 yıl süren <em>(1890-1920)</em> 40’dan fazla isyan ve terör eylemleri için de fikir vermek üzere geçerli sayılabilir.</p>
<p>Büyük Komutan Kazım Karabekir Paşa 15. Kolordusu ile, sayıca daha kalabalık Ermeni çeteleriyle savaştı yendi ve Genel Kurmay Başkanını esir aldı, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%AEs%C3%A2k-%C4%B1_Mill%C3%AE">Misak-ı Millî</a> sınırları içinde kalan <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Sar%C4%B1kam%C4%B1%C5%9F">Sarıkamış</a>, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Kars">Kars</a>, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Ardahan">Ardahan</a>, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Artvin">Artvin</a>, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Batum">Batum</a>, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/I%C4%9Fd%C4%B1r">Iğdır</a> ve <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCmr%C3%BC">Gümrü</a>&#8216;yü geri aldı. 22 Kasım 1920’de sırasıyla Gümrü, Moskova ve Kars Antlaşmalarıyla bugünkü sınırlar belirlendi.</p>
<p>Bunca vahşiyane facialardan sonra çaresiz kalan Ermeni elebaşları Sevr’e gitti, <em>“Biz de savaşan taraftık” </em>dedi masaya oturdu. Ama Millî Mücadele ile Sevr çöpe atılınca hayalleri kısa sürdü. Bu defa Lozan’a (1923) geldiler, ama yüzlerine bakan olmadı. Kaçıncı defa büyük bir hüsrana uğradılar. <strong>İlk isyan ve terör saldırısından</strong> 33 yıl sonra Lozan Antlaşmasıyla (<em>1923</em>) her şey halledildi sanıp, yaşanan faciaları bir kenara koyarak unutmaya başladık.</p>
<h2><strong>Lozan’dan 50 yıl sonra…</strong></h2>
<p>Aradan 50 yıl geçtikten sonra 1973 – 1984 yılları arasında, <strong>Ermeni terör örgütü (ASALA) </strong>110 silahlı terör <a href="http://eylem.nedir.com/">eylem</a>inde 42 <a href="http://turk.nedir.com/">Türk</a> diplomat ve dış görevlimizi şehit etti. Batının başkent ve büyük şehirlerinde güpegündüz masum insanların öldürülmesine “<em>soykırım”</em> denmezse ne denebilir? Emperyalist devletleri Türklere karşı <strong><em>“kin, nefret ve intikamla” </em></strong>duygularıyla dolu Ermeni teröristleri kullanmayı sürdürecekleri anlaşılıyordu<strong><em>.</em></strong> Ancak bu şekilde terör saldırılarının devamı mümkün olmadığından bu kanlı terör görevi, Beyrut’ta yapılan anlaşmayla PKK &#8211; ASALA karmasına devredildi. PKK, 1984’den günümüze kadar Türkiye’de, Irak ve Suriye’de teröre devam ediyor. Şark meselesinin adı BOP oldu. Ermenistan “Bağımsızlık Bildirgesi” ile “<em>Ermenistan Cumhuriyeti, Osmanlı Türkiye’si ve Batı Ermenistan’da gerçekleştirilen 1915 soykırımının uluslararası düzeyde tanınması çabalarını destekleyecektir”</em> Anayasası ile Ağrı Dağını devlet arması yaptı, Türkiye’ye karşı 3 T dediği <em>Tanıma, Tazminat ve Toprak</em> talebinde bulundu. Azılı düşman olduğunu yineledi.</p>
<p>Bu gerçek karşısında: <strong><em>143 yıllık meselede ikinci hatamız,</em></strong> bir yanda meşru, vatandaşını ve egemenliğini korumaya çalışan Osmanlı Devleti, öbür tarafta insanlık suçu işleyen uluslararası terör örgütü, işbirlikçi Ermeni terör örgütü yokmuş gibi veya aynı konumdaymışız gibi hareket etmek.</p>
<p><strong><em>Üçüncü hatamız</em></strong> hukuktaki ilk kurşunu kim attı sorusunu sormayı hep unutmak.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/143uncu-yilinda-ermeni-mezalimi/">143’üncü Yılında Ermeni Mezalimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/143uncu-yilinda-ermeni-mezalimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Amiraller-Ergenekon/Balyoz Davaları</title>
		<link>https://millidusunce.com/amiraller-ergenekon-balyoz-davalari/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/amiraller-ergenekon-balyoz-davalari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sadi Somuncuoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2021 18:00:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=31881</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ermeni terör örgütü ASALA gibi odaklardan gelecek saldırılara karşı da egemenliğimizi; devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü koruyacak olan Türk Ordusu hedef alınmıştır. Arkasında ABD vardır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/amiraller-ergenekon-balyoz-davalari/">Amiraller-Ergenekon/Balyoz Davaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Famiraller-ergenekon-balyoz-davalari%2F&amp;linkname=Amiraller-Ergenekon%2FBalyoz%20Davalar%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Famiraller-ergenekon-balyoz-davalari%2F&amp;linkname=Amiraller-Ergenekon%2FBalyoz%20Davalar%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Famiraller-ergenekon-balyoz-davalari%2F&amp;linkname=Amiraller-Ergenekon%2FBalyoz%20Davalar%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Famiraller-ergenekon-balyoz-davalari%2F&amp;linkname=Amiraller-Ergenekon%2FBalyoz%20Davalar%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Famiraller-ergenekon-balyoz-davalari%2F&#038;title=Amiraller-Ergenekon%2FBalyoz%20Davalar%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/amiraller-ergenekon-balyoz-davalari/" data-a2a-title="Amiraller-Ergenekon/Balyoz Davaları"></a></p><p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-30920 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/Kim-bu-Imralinin-muhafizlar.jpg" alt="" width="840" height="471" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/Kim-bu-Imralinin-muhafizlar.jpg 840w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/Kim-bu-Imralinin-muhafizlar-300x168.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/Kim-bu-Imralinin-muhafizlar-768x431.jpg 768w" sizes="(max-width: 840px) 100vw, 840px" /></p>
<p>104 amiralin Montrö uyarısı neyi çağrıştırıyor? Darbeyi mi, yoksa Ergenekon/Kumpas davalarını mı? İnceleyeceğiz.</p>
<p>İktidar, PKK’nın <strong>17.10.2007</strong>’de artan ve ağır kayıplara yol açan karakol saldırılarına karşı Irak’ın kuzeyine sınır ötesi harekât için TBMM’den tezkere çıkardı. Ancak gereği yapılamadı. Çünkü, <strong>2003</strong>’de <em>Ali Babacan</em>, Irak’ın kuzeyine karadan girmeyeceğimize dair, Türkiye-ABD Finansman Anlaşmasını imzalamıştı. Bölge, aradan geçen 4 yılda PKK terör örgütü için güvenli hale getirilmişti. Saldırılara cevap veremiyorduk. Bunun için Erdoğan’ın, Başkan Bush’tan istediği görüşme <strong>05.11.2007’</strong>de gerçekleşmiş ve Irak’ın kuzeyine ancak <em>havadan </em>girebileceğimize izin almıştık. Ayrıca bu görüşmede, <strong><em>“Ergenekon”</em></strong> konusunda anlaşıldığı da medyaya yansıdı.</p>
<p>Böylece Türk Ordusunu sarsacak davaların ve Fetullah kadrolarının önü açıldı. Ankara Emniyet Müdürlüğü <strong>19.03.1999’da </strong>Gülen hakkında bir rapor hazırlamıştı. Buna göre, Gülen örgütü Türk emniyet birimlerine sızıyordu. Gülen, 21 Mart 1999&#8217;da <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Amerika_Birle%C5%9Fik_Devletleri">ABD’ye</a> sığınmıştı.</p>
<p><strong>Kısaca davaları hatırlayalım. </strong></p>
<p><strong>Birinci Ergenekon </strong>davası <strong>12.06.2007’</strong>de 108 sanıklı;</p>
<p><strong>İkinci Ergenekon</strong> davası <strong>0</strong><strong>1.07.</strong><strong>2008’</strong>d<strong>e </strong>119 sanıklı;</p>
<p><strong>Poyrazköy</strong> davası 71 sanıklı <strong>22.04.2009</strong>’da;</p>
<p><strong>İrticayla Mücadele Eylem Planı ve İnternet Andıcı</strong> davası 30 sanıklı<strong> 11.11.2009’da</strong>;</p>
<p><strong>Erzincan silahlı terör örgütü</strong> davası 14 sanıklı <strong>04.05.2010</strong>’da;</p>
<p><strong>ÇYDD ve ÇYDEV/ÇEV</strong> davası <strong>09.01.2010’</strong>da 8 sanıklı;</p>
<p><strong>Şile</strong> kazıları davası <strong>01.03.2011</strong>’de 4 sanıklı; <strong>Levent Ersöz&#8217;e</strong> suikast girişimi davası <strong>16 Ekim 2011</strong>’de 1 sanıklı;</p>
<p><strong>Gölcük</strong> davası <strong>27 Mayıs 2011’de</strong> 10 sanıklı;</p>
<p><strong>Odatv davası</strong> <strong>09 Eylü’de 2017’de </strong>15 sanıklı olarak <strong>başladı. </strong></p>
<p><strong>Ergenekon davasında sanıklara müebbet dahil muhtelif cezalar verildiği görüldü. </strong></p>
<p><strong>Birinci Ergenekon davası sanıklarının cinayetle ve silahlı hareketlerle hiçbir ilgisi olmadığı için 2. Ergenekon davası ile <em>(sonunda ayrılmış olsa da) </em>birleştirildi. Böylece sanıkların <em>“</em></strong><em>Silahlı </em><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Ter%C3%B6r"><em>terör</em></a><em>örgütü kurmak ve darbecilikten” </em>yargılanması mümkün hale getirildi. İlk “<em>kumpas” </em>buydu.</p>
<p><strong>Dosya </strong><strong>Anayasa Mahkemesine geldi. Mahkeme </strong>hak ihlali olduğu kararını verdi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 21 Nisan 2016&#8217;da, iddia edilen <em>&#8220;Ergenekon terör örgütünün&#8221;</em> olmadığına, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi 30 Kasım 2018 tarihinde savcılığın hazırladığı dosyada sanıkların beraatı istenmiştir.</p>
<p>SONUÇ: Ergenekon ve birleştirilen 16 dava 12 yıl sürdü. <strong>09.09.2019’da</strong> İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin suç örgütü yok <strong><em>“kumpas”</em></strong> var kararıyla beraatla sonuçlandı. Geriye, 12 yıl süren düşmanca yıkım ve egemenliğimizin teminatı Türk Ordusunun itibarını yerle bir edecek kahredici kampanyalar kaldı. Erdoğan bu davanın savcısı benim demişti.</p>
<h2><strong>Balyoz askeri darbe davası</strong></h2>
<p>Dava, <em>Taraf</em> gazetesinin ihbarı üzerine, <strong>19 Haziran 2010&#8242;</strong> da İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde başladı. Mahkeme, 21 Eylül 2012&#8217;de yargılanan 325 sanığa çeşitle cezalar verdi. <strong>Anayasa Mahkemesi</strong> <strong><em>18.06.2014’de</em></strong> hak ihlaline, tanıkların dinlenmemesine, dijitallerin sahteliğine ilişkin çelişkilerin giderilmediğine hükmetti. Tutuklular <strong>19.06.2014 </strong>itibarıyla serbest kaldı. <strong>İstanbul </strong>Kartal 4. Ağır Ceza Mahkemesi 3 Kasım 2014&#8217;te dosyayı görülmeye başladı. İlk olarak tanıklığına başvurulmayan eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve eski Kara Kuvvetleri Komutanı <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Ayta%C3%A7_Yalman">Aytaç Yalman</a> dinlendi. İki eski orgeneral de, Balyoz diye bir planı hiç duymadıklarını beyan ettiler. Savcı; 236 sanığın tamamı için beraat istedi, mahkeme de beraat kararı verdi.</p>
<p>Bu ayrıntılar hedefin ne kadar büyük olduğunu göstermektedir.</p>
<h2><strong>ABD, Türk Milletinin dostu mu, düşmanı mı?</strong></h2>
<p>Açıktır ki, PKK’nın da, Fetullah cemaatının da arkasında ABD vardır. Benzer, Ermeni terör örgütü ASALA gibi odaklardan gelecek saldırılara karşı da egemenliğimizi; devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü koruyacak olan Türk Ordusu hedef alınmıştır. Arkasında ABD vardır. Görüldü ki, Ergenekon davaları sırasında Ordumuzu sadece yargıda değil kamuoyunda da itibarını yerle bir edecek korkunç kampanyalar açıldı ve <em>“kumpaslar”</em> uygulandı. Aileleri ve yakınları bile yapayalnız kaldı. Düşmanca uygulamalar, üzülerek ifade edelim ki işbirlikçilerden büyük destek buldu. ABD güdümündeki 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında Ordumuzun emir komuta birliği ve kurumları dağıtıldı.</p>
<p>Amiraller duyurusunun neresinin darbeyi çağrıştırdığını bulamadık. Ama Ergenekon/Balyoz davalarıyla benzerlikleri sebebiyle <em>“kumpasları”</em> çağrıştırdığı söylenebilir. 1950’lilerden beri Montrö’yle ilgilenen, son yıllarda yoğunlaşan ve Karadeniz’de <em>“Güvenlik Üssü”</em> kurmak isteyen ABD başrollerde görünüyor. Kısaca amiraller duyurusundan şiddetle tedirgin olması normaldir.</p>
<p>&#8230;&#8230;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">101. yılında, 23 Nisan 1920 Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu olsun.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/amiraller-ergenekon-balyoz-davalari/">Amiraller-Ergenekon/Balyoz Davaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/amiraller-ergenekon-balyoz-davalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emekli 104 Amiralin duyurusu neyi çağrıştırıyor?</title>
		<link>https://millidusunce.com/emekli-104-amiralin-duyurusu-neyi-cagristiriyor/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/emekli-104-amiralin-duyurusu-neyi-cagristiriyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sadi Somuncuoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Apr 2021 18:00:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=31747</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Ergenekon” ve “Balyoz” gibi yıllarca süren davalarla, Türk ordusunun itibarını yerle bir edecek, iftira ve tertibe dayalı korkunç kampanyalar ve zulümler, 15 Temmuz sonrasında ordunun başına gelenler birlikte yorumlanarak asıl büyük hedefin ne olabileceğinin üzerinde durulacaktır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/emekli-104-amiralin-duyurusu-neyi-cagristiriyor/">Emekli 104 Amiralin duyurusu neyi çağrıştırıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Femekli-104-amiralin-duyurusu-neyi-cagristiriyor%2F&amp;linkname=Emekli%20104%20Amiralin%20duyurusu%20neyi%20%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1yor%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Femekli-104-amiralin-duyurusu-neyi-cagristiriyor%2F&amp;linkname=Emekli%20104%20Amiralin%20duyurusu%20neyi%20%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1yor%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Femekli-104-amiralin-duyurusu-neyi-cagristiriyor%2F&amp;linkname=Emekli%20104%20Amiralin%20duyurusu%20neyi%20%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1yor%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Femekli-104-amiralin-duyurusu-neyi-cagristiriyor%2F&amp;linkname=Emekli%20104%20Amiralin%20duyurusu%20neyi%20%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1yor%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Femekli-104-amiralin-duyurusu-neyi-cagristiriyor%2F&#038;title=Emekli%20104%20Amiralin%20duyurusu%20neyi%20%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1yor%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/emekli-104-amiralin-duyurusu-neyi-cagristiriyor/" data-a2a-title="Emekli 104 Amiralin duyurusu neyi çağrıştırıyor?"></a></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-31452 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/amiraller-1.jpg" alt="" width="1368" height="911" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/amiraller-1.jpg 1368w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/amiraller-1-300x200.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/amiraller-1-1024x682.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/amiraller-1-768x511.jpg 768w" sizes="(max-width: 1368px) 100vw, 1368px" /></p>
<p>Bu duyuru <em>“darbeyi” </em>veya <em>“Ergenekon’u”</em> çağrıştırıyor mu? Bakacağız. İmzacı 104 Amiralden 10’nun evi sabahın alacakaranlığında arandı ve emniyete götürülerek gözaltına alındı. El konulan telefon ve bilgisayarlara imajı alınmadan el konuldu. Gözaltında 8 gün bekledikten sonra akşam üstü ifadeleri alınan Amiraller, Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesinin <em>“il ve yurt dışına çıkış yasağıyla” </em>serbest bırakıldı. 12 gün sonra da 7 Amiralin evinde arama yapıldı. Duruşmalar devam edecek.</p>
<p>Amiraller, 1936’da imzalanan uluslararası <em>“Montrö” </em>Antlaşması için; “<em>Türkiye’ye, İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam da egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşması&#8217;nı tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir. Montrö, Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin temel belgesi olup Karadeniz’i barış denizi yapan sözleşmedir… Montrö, Türkiye’nin II. Dünya Savaşında tarafsızlığını korumasına imkân yaratmıştır… Türkiye’nin bekasında önemli bir yer tutan Montrö <strong>Sözleşmesinin tartışma konusu yapılmasına/masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz”</strong></em> dediler ve ilgilileri uyardılar.</p>
<h2><strong>Karar Verildi<br />
</strong></h2>
<p>Nöbetçi Sulh Ceza <strong>Mahkeme</strong>si emekli amirallerin savunmalarını almadan, savcılığın tüm ev hapsi talebini kaldırarak, amiraller hakkında il dışına çıkış ve yurt dışına çıkış yasağı kararını verdi. <strong>Ergün Mengi hakkında da savcılığın tutuklama talebi reddedilerek adli kontrol uygulanmasına hükmedildi. </strong>Mahkeme Mengi için de il dışına ve yurtdışına çıkma yasağı tedbiri alınmasını kararlaştırdı. <strong><em>(Odatv 12.04.2021)</em></strong></p>
<h2><strong>İktidar ve muhalefet ne dedi?</strong></h2>
<p>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Grup Toplantısı&#8217;nda; <em>“Buram buram darbe iması kokuyor… Bu emekli generallerin merkezinde CHP&#8217;nin kendisi vardır… Emekli amiraller ne yazık ki talimatı kendi başkomutanları Kılıçdaroğlu’ndan alıyorlar”</em> şeklinde vurguladı. <strong><em>(Hürriyet, 07.04.2021) </em></strong></p>
<p>Bahçeli: <em>Muhtıra tarzında hazırlanarak gece yarısı servisi yapılan bildiride imzası bulunan amirallerin rütbeleri sökülmelidir. Emeklilik hakları kaldırılmalı, emekli maaşları kesilmelidir…</em><em>103 emekli amiralin ortak imzalı yayımlamış oldukları anti demokratik ve tehditvari, aynı zamanda vesayetçi bildiriyi Milliyetçi Hareket Partisi nefretle lanetlemekte ve reddetmektedir”</em> dedi.</p>
<p>CHP Genel Bşk. Kılıçdaroğlu, <em>“Bu sahte gündemler tutmaz. Halkımızın tek gerçek gündemi sofrasıdır. ‘Büyük ve ünlü Ekonomist Erdoğan’ yarattığın ekonomik yıkım ile seni yüzleştireceğim. Geleceğini kararttığın gençlerimizin hikayelerini buradan paylaşacağını” </em>söyledi.</p>
<p>İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, <em>“… bu bir zevzekliktir. Bu zevzekliklerden Türkiye çok çekti…İlginç, sabah bir uyandık emekli amiraller bir bildiri yazmış ve iktidar partisi ve mensupları bunun üzerinde tepiniyor. İş, 15 Temmuz’a kadar gitmiş. Bu tür gece yarısı emekli de olsa silahlı bürokrasi mensubu kişilerin yaptığı açıklamalar genellikle Türkiye’deki demokrasinin kesintisine sebep olan muhtıraları, darbeleri hatırlatır, şuur altı devreye girer… Bugün darbe çağrıştıracak bütün gerçek gündemi örtecek bir yolun oluşmasına sebep olamazlar. Böyle bir hakları da hadleri de yoktur…” (</em><strong><em>04.04.2021)</em></strong></p>
<p><strong>Davutoğlu:</strong> <em>“Militarist ya da sivil farketmez, darbe heveslilerine geçit verilemez. Bildiri ülkenin tarihsel hafızasını ve içinden geçtiği hassas süreci göz önüne almayan; kötü niyetli bir sorumsuzluk örneğidir.”</em><strong><em> (04.04.2021</em></strong><em>) </em><strong>Babacan</strong>: <em>&#8220;Tarihimizin utanç sayfaları askerlerin siyasete yönelik hadsiz müdahaleleriyle doludur. Bu acı hafıza depreştirilmemelidir.&#8221; <strong>(</strong></em><strong><em>04.04.2021)</em></strong></p>
<p><strong>Darbelere dair kısa özet: </strong>Hedefine ulaşan iki darbe vardır. Bunlar DP iktidarına karşı 27 Mayıs 1960 ve AP’ne iktidarına karşı 12 Eylül 1980 darbeleridir. <strong>Darbe girişimleri</strong> ise: CHP iktidarına karşı 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963, AP iktidarına karşı 9/12 Mart 1971, AKP iktidarına karşı 15 Temmuz1916 olmak üzere dört adettir. Hepsi de ordu tarafından önlenmiş ve zamanında yargı konusu yapılmıştır. Sonuncu darbe girişimi hariç, diğerlerinde çatışma sonucu ölüm olmamıştır. <strong>Bildiri,</strong> muhtıra, uyarı ve <strong>duyuru</strong> gibi yazılı açıklamaların <em>“darbe”</em> girişimi olduğu algısı kişilere aittir.</p>
<p>Bu yazının devamında amirallerin duyurusunun <em>“darbe iması mı”</em> yoksa <em>“Ergenekon’a çağrı mı”</em> bu soru ele alınacaktır. Bu çerçevede <em>“Ergenekon” </em>ve <em>“Balyoz”</em> gibi yıllarca süren davalarla, Türk ordusunun itibarını yerle bir edecek, iftira ve tertibe dayalı korkunç kampanyalar ve zulümler, 15 Temmuz sonrasında ordunun başına gelenler birlikte yorumlanarak asıl büyük hedefin ne olabileceğinin üzerinde durulacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/emekli-104-amiralin-duyurusu-neyi-cagristiriyor/">Emekli 104 Amiralin duyurusu neyi çağrıştırıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/emekli-104-amiralin-duyurusu-neyi-cagristiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İçeriden dışarıdan üç konuk</title>
		<link>https://millidusunce.com/iceriden-disaridan-uc-konuk/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/iceriden-disaridan-uc-konuk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sadi Somuncuoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2021 18:05:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=31562</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yine “Türk - Kürt Kardeştir” diyerek Ziya Gökalp’ın, "Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa Türk değildir, Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa Kürt değildir " sözünü de unutma Türkoğlu!”</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/iceriden-disaridan-uc-konuk/">İçeriden dışarıdan üç konuk</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficeriden-disaridan-uc-konuk%2F&amp;linkname=%C4%B0%C3%A7eriden%20d%C4%B1%C5%9Far%C4%B1dan%20%C3%BC%C3%A7%20konuk" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficeriden-disaridan-uc-konuk%2F&amp;linkname=%C4%B0%C3%A7eriden%20d%C4%B1%C5%9Far%C4%B1dan%20%C3%BC%C3%A7%20konuk" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficeriden-disaridan-uc-konuk%2F&amp;linkname=%C4%B0%C3%A7eriden%20d%C4%B1%C5%9Far%C4%B1dan%20%C3%BC%C3%A7%20konuk" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficeriden-disaridan-uc-konuk%2F&amp;linkname=%C4%B0%C3%A7eriden%20d%C4%B1%C5%9Far%C4%B1dan%20%C3%BC%C3%A7%20konuk" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficeriden-disaridan-uc-konuk%2F&#038;title=%C4%B0%C3%A7eriden%20d%C4%B1%C5%9Far%C4%B1dan%20%C3%BC%C3%A7%20konuk" data-a2a-url="https://millidusunce.com/iceriden-disaridan-uc-konuk/" data-a2a-title="İçeriden dışarıdan üç konuk"></a></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-31563 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/Yine-Turk-Kurt-Kardestir.jpg" alt="" width="257" height="196" /></p>
<p>Bugün köşemi üç konuğa ayırdım. Gerçekleri onlardan öğrenelim.</p>
<p><strong>Bahattin Atilla, <em>MDM mensubu: </em></strong><em>“Sayın Abim. O günleri çok iyi bilenlerdenim. Eşim Lice beylerinden Aktan ailesine mensuptur. O dönem ilk sürülen bayan öğretmendir. Dedesi Hafız Aktan Diyarbekir Baş komiseri. Said-i Nursi Ziya Gökalp’le görüşmek için Diyarbekire gelir. O toplantıda Dedemiz de var. Said-i Nursi, Ziya Gökalp’e sorar, neler yapıyorsunuz, hedefiniz ne? Hedefimiz “Kızılelma” diyor. Bunun üzerine Nursi elini masaya vurarak “Bin Kızılelma’yı bir baş kuru soğana değişmem” deyince. Dedemiz tutuklamak ister. Bunun üzerine Diyarbakırlılar devreye girip “Bu belayı Diyarbakır’ın başına sarmayalım, şehirden çıkaralım” diyorlar. Öyle de oldu. Ama bu düşüncedeki aile Diyarbakır’dan, ben dahil çıkarıldık. 1978 de de eşim sürüldü.” </em></p>
<p><em>Bugünlere de ışık tutmasını istediğim o konuşmanız. Sadece bir istekten ibarettir. Onu uygulayacak bir Türk partisine ihtiyaç vardır. Saygılarımla.” </em></p>
<p><em>**</em></p>
<p><strong>Edip TEKKOL Eğitimci: </strong><em>Bugün 05 Nisan…’Atatürk’ün Diyarbakır’ın Fahri Hemşeriliğini kabul edişinin 95. yıldönümü.</em></p>
<p><em>Diyarbakır; Selçuklu, Eyyübî, Artuklu, Timurlu, Akkoyunlu ve Osmanlı Türk Devletlerinde önemli bir kültür ve medeniyet merkezi olup nice Devlet &#8211; Sanat ve Fikir Adamlarını yetiştirmiş bir Türk şehridir.</em></p>
<p><em>Örneğin; Türk  büyüklerinden Uzun Hasan (Akkoyunlu hükümdarı), Seyyid Nesimi (Divan Şairi), Molla Gürani (Fatih&#8217;in hocası), İbrahim Gülşeni (Mutasavvıf), Ziya Gökalp (Sosyolog-Fikir Adamı -Milletvekili), Süleyman Nazif (Edebiyatçı &#8211; I. Cihan Harbinde Musul, Basra, Bağdat Valisi), Ali Emiri Efendi (Tarihçi &#8211; Fatih’teki Millet Kütüphanesi&#8217;nin kurucusu &#8211; Osmanlı Defterdarı), Cahit Sıtkı Tarancı (Şair), Celal Güzelses (Musiki üstadı),  Sezai Karakoç (Şair), Hamit Aytaç (Hattat), Yaşar Özel (Ses sanatçısı) vs. </em></p>
<p><em>Yine Diyarbakır, Mart 1916’dan Temmuz 1917’ye kadar (17 ay) Atatürk’ü de 2. Ordu Komutanı olarak bağrında barındırmış bir şehirdir. Bundan dolayı, Diyarbakır Belediye Meclisi 02 Nisan 1926’da ‘Atatürk’ü Diyarbakır’ın Fahri Hemşerisi’ olarak kabul eden bir karar alır ve bunu Atatürk’e bildirir. Atatürk te 05 Nisan 1926’da Diyarbakır’ın Fahri Hemşeriliğini kabul ettiğini Diyarbakır Belediye Başkanlığına bildirir ve Diyarbakır halkına aşağıdaki Hitabeyi yollar. </em><em>(Bu Hitabe Diyarbekir Gazetesinin 26 Eylül 1932 tarih ve 566/66 sayılı baskısında yayınlanmıştır.)</em></p>
<p><em>Atatürk bu Hitabesinde özetle; “Ben Türk elinin kahraman bir bucağındanım. Bizim diyarımız Oğuz Türk’ün has konağıdır. Biz de bu yüce konağın çocuklarıyız. Türkeli büyüktür. Her yeri dolduran Türk’tür. Her yanı aydınlatan Türk’ün yüzüdür. Diyarbekirli, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonya’lı hep bir ırkın evlatları ve hep ayni cevherin damarlarıdır… Gazi Mustafa Kemal Atatürk” beyanında bulunmaktadır. </em></p>
<p><em>Bu nedenle geçmişte, 05 Nisan günü, Atatürk’ün Diyarbakır’ın Fahri Hemşeriliğini Anma Günü, resmigeçit, konferanslar, şiir dinletileri, folklor yarışmaları gibi çeşitli etkinlik ve törenlerle özel olarak kutlanırdı. O bölgenin Türklüğü ile ilgili her şeyin unutturulmaya hatta yok edilmeye çalışıldığı bu dönemde, bu gibi anma günlerinin hatırlanmasının ve kutlanmasının milli birlik ve beraberliğe büyük katkı sağlayacağı unutulmamalıdır.</em></p>
<p><em>Atatürk, 15 – 16 Kasım 1937&#8217;de Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin Cumhurbaşkanı sıfatıyla Diyarbakır&#8217;a 2. defa gelir. Bu ziyaretin ardından Bakanlar Kurulu Kararı ile ‘Diyarbekir’ ismi ‘Diyarbakır’ olarak değiştirilir.</em></p>
<p><em>Ancak, Atatürk’ün 15 &#8211; 16 Kasım 1937’de Diyarbakır’ı ziyaret edişinin ve Dersim isyanının elebaşı Seyit Rıza’nın 16 Kasım 1937’de Elâzığ’da idam edilişinin yıldönümünde, 15 &#8211; 16 Kasım 2013&#8217;te dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Mesut Barzani ‘Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı’ sıfatıyla Diyarbakır&#8217;a davet edilip ağırlanır, kanun kaçağı türkücü Şivan Perver’e Kürtçe “Megri, Megri &#8211; Ağama, Ağlama” ağıtı okutulur, Türkiye üzerinde emelleri olan Mesut Barzani’nin babası Molla Mustafa Barzani’ye ve Osmanlı’ya isyan etmiş olan Amcası Şeyh Abdüsselam Barzani’ye övgüler dizilir!</em></p>
<p><em>Mesut Barzani de Diyarbakır’da yaptığı konuşmada Güneydoğu Anadolu’dan &#8216;Kuzey Kürdistan&#8217;, Diyarbakır’dan da &#8216;Amed&#8217; diye söz eder. </em></p>
<p><em>Bütün bunları göz önünde bulundurarak Süleyman Nazif’in deyişiyle, “Milletine, Vatanına, Tarihine ihanet eden fert ve milletlerin hiç birini unutma Türkoğlu! ”. </em></p>
<p><em>Yine “Türk &#8211; Kürt Kardeştir” diyerek Ziya Gökalp’ın, &#8220;Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa Türk değildir, Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa Kürt değildir &#8221; sözünü de unutma Türkoğlu!”</em></p>
<p>**</p>
<h2><strong>İran’da Türk ailenin kimlik zaferi</strong></h2>
<p><em>İran’ın Erdebil kentinde yaşayan Azerbaycan Türkü görme engelli sokak müzisyeni Seccad Colani yeni doğan kızı için 9 ay sonra “Uyanmak” ve ‘ayağa kalkmak’” anlamına gelen “Ayıl’ yazılı kimliği almayı başardığını söyledi. Colani “yetkililere, “eğer ‘Ayıl’ bebeğimin kimliğini vermezseniz ailemle müdürlük binasının kapısının önünde oturma eylemi başlatacağım demesi üzerine 9 ay sonra bebeğimin kimliğini vermeyi kabul ettiler.” dedi. İran’da bebeklerine Türkçe isim vermek isteyen ailelerin sorununun bir an önce çözüme kavuşmasını umduğunu söyledi.</em> <strong><em>(Ekovitrin, 7 Nisan 2021)</em></strong></p>
<p><strong>Sonuç: </strong>Türk Milletinin %93,7’sinin ana dili Türkçe. Tarih, din, hatıralar, kültür, vatan, devlet de bir ise, bin yılda milyarlarca birey evlenerek kaynaşmışsa, ayrılıktan söz edilebilir mi?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/iceriden-disaridan-uc-konuk/">İçeriden dışarıdan üç konuk</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/iceriden-disaridan-uc-konuk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kavramlar, Terimler, Sözcükler</title>
		<link>https://millidusunce.com/kavramlar-terimler-sozcukler/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kavramlar-terimler-sozcukler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sadi Somuncuoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2021 18:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=31360</guid>

					<description><![CDATA[<p>Devlet kavramının geçtiği her yerde “egemenliği” hatırlamak şarttır. Egemenliğin sahibi Türk Milleti olduğu için Devlet ve kurumlarında sadece Türk Milleti vardı ve söz sahibiydi. Buradaki yanılma Osmanlı Devleti ile ülkesinin karıştırılmasından kaynaklanıyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kavramlar-terimler-sozcukler/">Kavramlar, Terimler, Sözcükler</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkavramlar-terimler-sozcukler%2F&amp;linkname=Kavramlar%2C%20Terimler%2C%20S%C3%B6zc%C3%BCkler" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkavramlar-terimler-sozcukler%2F&amp;linkname=Kavramlar%2C%20Terimler%2C%20S%C3%B6zc%C3%BCkler" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkavramlar-terimler-sozcukler%2F&amp;linkname=Kavramlar%2C%20Terimler%2C%20S%C3%B6zc%C3%BCkler" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkavramlar-terimler-sozcukler%2F&amp;linkname=Kavramlar%2C%20Terimler%2C%20S%C3%B6zc%C3%BCkler" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkavramlar-terimler-sozcukler%2F&#038;title=Kavramlar%2C%20Terimler%2C%20S%C3%B6zc%C3%BCkler" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kavramlar-terimler-sozcukler/" data-a2a-title="Kavramlar, Terimler, Sözcükler"></a></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-31361 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/Kavramlar-Terimler-Sozcukler.jpg" alt="" width="950" height="700" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/Kavramlar-Terimler-Sozcukler.jpg 950w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/Kavramlar-Terimler-Sozcukler-300x221.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/Kavramlar-Terimler-Sozcukler-768x566.jpg 768w" sizes="(max-width: 950px) 100vw, 950px" /></p>
<p>Anayasal vatandaşlık veya Türkiye Vatandaşlığı:</p>
<p>Bu iki kavram da yanlıştır. Çünkü bir millet esasına göre kurulan devletlerde her birey o milletin kimliğini taşır. Bu sebeple eşitliğin kaynağı, o milletten gelir. Dünyamızda bugün geçerli olan da budur. Bir millete dayanmayan devletlerde durum farklıdır. Şöyle ki, 1960’da Türk ve Rum milletleri tarafından kurulan <em>“Kıbrıs Cumhuriyeti”</em>nin vatandaşlarına <em>“Kıbrıs vatandaşı</em>” veya anayasal vatandaş da denebilir. Zira egemenliğin sadece bir parçası olan ülke adı ile ifade edilir. Veya “anayasal vatandaş da denebilir. Zira egemenlik bir millete ait değildir. Bir başka örnekte, eğer siyasi birlik için hazırlanan Avrupa Birliği Anayasası kabul edilseydi, üye 28 ülkenin vatandaşları bu devletin de vatandaşı olacaklardı. Birliğin bu yeni vatandaşlarına “Anayasal vatandaş” denecekti. Çünkü bunları bir araya getiren, bir milletin bireyleri olmaları değil Avrupa Birliği Devletinin anayasası idi. Osmanlı ve Selçuklu Devletinin kurucusu ve egemeni de Türk Milleti olduğu için anlayış Türkiye Cumhuriyeti’nde olduğu gibiydi. Sadece “<em>vatandaş”</em> kavramı yerine <em>“tabiiyet/uyruk”</em> kavramı kullanılıyordu.</p>
<p>Osmanlı çok dilli, çok milletli ve çok dinli miydi?</p>
<p>Hayır. Osmanlı Devleti tek milletli, tek dilli ve tek dinliydi. Devlet kavramının geçtiği her yerde <em>“egemenliği”</em> hatırlamak şarttır. Egemenliğin sahibi Türk Milleti olduğu için Devlet ve kurumlarında sadece Türk Milleti vardı ve söz sahibiydi. Buradaki yanılma Osmanlı Devleti ile ülkesinin karıştırılmasından kaynaklanıyor. Şöyle ki; Osmanlı devletinin hâkim olduğu ülkesinde yaşayanlar çok dinden, çok dilden ve çok milletten insanlardı. Tamam. Devlete gelince egemenliğin kurumu olduğu için sadece Türklere aitti. Merak edenler, 1876 anayasasına bu açıdan bakabilirler.</p>
<p>PKK ve bölücülüğü benimseyenlerin ısrarla neden <em>“anayasal vatandaşlık veya Türkiye (coğrafi) vatandaşlığı”nı kullandıkları açıktır.</em> Daha açıkçası, Türk Milletini ve asırlardan bu yana Anadolu’nun egemeni olduğunu inkârdır. Bu da emperyalist hamilerinin öğrettiği bir bölücü kavramdır.</p>
<p>AKP’liler <em>“Manifesto”</em> sözcüğünü çok seviyor. Galiba ilk defa AKP’nin 30 Eylül 2012 Büyük Kongresinde kullanıldı. Zarf içinde, iki sayfa, 63 maddeden oluşan manifesto adını verdikleri, ilginç hususların yer aldığı metin basın mensuplarına dağıtıldı. Erdoğan <em>&#8220;Kürt açılımı&#8221;</em> için İçişleri Bakanlığı&#8217;nın bir çalışma yürüttüğünü açıkladı. <strong><em>(30 Eylül 2012, Sabah)</em></strong> Teröristbaşı Öcalan’ın 10 temel maddeden oluşan <em>yol haritası</em> medyada yer almıştı. (<strong><em>24.07.2009)</em></strong></p>
<p>İki açıklamanın da Türk devletini ve Milletini etnikleştirici; egemenliğimize, Anayasamıza, siyasi partiler yasamıza ve uluslararası hukuka aykırı benzerliklere örnekler:</p>
<p><strong>Manifesto:</strong></p>
<p>1)<em> Partilerin kapatılmasının tamamen kaldırılması.</em></p>
<p><em>2) Parti kurulmasında kısıtlayıcı ve yasaklayıcı hükümler kaldırılacaktır. </em></p>
<p><em>3) Partilerde tek tipleştirici hükümlerin kaldırılması. </em></p>
<p><em>4) Partiye değil gerçek kişilere ceza verilmesi.</em></p>
<p><em>5)-Siyasete katılmanın önündeki tüm engellerin kaldırılması.</em></p>
<p><strong>Yol Haritası: </strong></p>
<p><em>1) Siyaset yapma özgürlüğü önündeki engeller kaldırılsın.</em></p>
<p><em>2) Affedilen PKK&#8217;lılar dahil herkes siyaset yapma hakkına sahip olsun.</em></p>
<p><strong>Manifesto:<em> Anadilde savunmanın sorun olmaktan çıkarılması</em></strong></p>
<p><em>1) Anadilde kamu hizmetlerine erişim<strong>. </strong></em></p>
<p><em>2) Ayrımcılıkla <strong>mücadele ve eşitlik komisyonunun</strong> kurulması. (Ayrımcılık yoktur, çünkü herkes Türk vatandaşıdır ve eşittir. SS)</em></p>
<p><em>3)Kamu hizmetlerinden yararlanmada her türlü etnik ayrımcılığa son verilmesi.</em></p>
<p>4) <em>Mevzuatta etnik ayrımcılık algısı yaratan bütün hükümlerin ayıklanması</em></p>
<p><strong>Yol Haritası: </strong></p>
<p>1) <em>Akil adamlar geçiş döneminde inisiyatif alsın. </em></p>
<p><em>2)Yerel yönetimler güçlendirilsin. Demokratik özerklik kabul edilsin. </em></p>
<p><em>3) Çatışma döneminde işlenen faili meçhul cinayetler başta olmak üzere o dönemde meydana gelen olayları araştırmak için Hakikatler Komisyonu kurulsun.</em></p>
<p><em>***</em></p>
<p><strong><em>Güzel iki haber vermek isterim. Birincisi “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin” adı, bundan böyle doğrudan “Türk Konseyi” olarak değiştirilmiştir. Hayırlı olsun. Temenni iyi de içinin doldurulması amacıyla Türk Birliği ülküsüne inananlara iş düşüyor. </em></strong></p>
<p><strong><em>İkincisi, Ankara’da faaliyet gösteren Turan Bilimler Akademisi Genel Kurulunu yaptı. Toplantıya KKTC eski Ankara Büyükelçisi Ahmet Zeki Bulunç ve Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu gibi değerli hocalarımız katılarak çok önemli konuşmalar yaptı. Hayırlı olsun.</em></strong></p>
<p><strong><em>24 yıl önce yıl önce kaybettiğimiz milliyetçi ülkücü hareketin büyük lideri Alparslan Türkeş&#8217;i rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.</em></strong></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kavramlar-terimler-sozcukler/">Kavramlar, Terimler, Sözcükler</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kavramlar-terimler-sozcukler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Andımız nedir, ne değildir?</title>
		<link>https://millidusunce.com/andimiz-nedir-ne-degildir/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/andimiz-nedir-ne-degildir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sadi Somuncuoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2021 17:31:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=31189</guid>

					<description><![CDATA[<p>İktidarın 2016’dan itibaren PKK’ya tavır almasına ve Erdoğan’ın değişen söylemlerine bakarak, eski tutumundan vazgeçtiği algısı yarattı. Temenni ederiz, ama öyle mi?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/andimiz-nedir-ne-degildir/">Andımız nedir, ne değildir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fandimiz-nedir-ne-degildir%2F&amp;linkname=And%C4%B1m%C4%B1z%20nedir%2C%20ne%20de%C4%9Fildir%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fandimiz-nedir-ne-degildir%2F&amp;linkname=And%C4%B1m%C4%B1z%20nedir%2C%20ne%20de%C4%9Fildir%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fandimiz-nedir-ne-degildir%2F&amp;linkname=And%C4%B1m%C4%B1z%20nedir%2C%20ne%20de%C4%9Fildir%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fandimiz-nedir-ne-degildir%2F&amp;linkname=And%C4%B1m%C4%B1z%20nedir%2C%20ne%20de%C4%9Fildir%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fandimiz-nedir-ne-degildir%2F&#038;title=And%C4%B1m%C4%B1z%20nedir%2C%20ne%20de%C4%9Fildir%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/andimiz-nedir-ne-degildir/" data-a2a-title="Andımız nedir, ne değildir?"></a></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-31190 size-medium_large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/Andimiz-nedir-ne-degildir-768x384.jpg" alt="" width="768" height="384" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/Andimiz-nedir-ne-degildir-768x384.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/Andimiz-nedir-ne-degildir-300x150.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/Andimiz-nedir-ne-degildir.jpg 800w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<p>Başlıktaki sualin cevabı için <em>“Türk”</em> kavramından ne anlaşıldığına bakmamız gerekir. Bunun uzun bir hikayesi var. Tarih bize, Türklerin milat öncesi asırlarda milletleştiğini söylüyor. Mete Kağan düzenli orduyu MÖ 209’da kurdu. Geçen yıl Kara Kuvvetlerimiz, 2228’inci kuruluş yıldönümünü kutladı. <em><strong>Türk</strong></em> ismi ilk defa, M.Ö. 1328 yılında Çin <em><strong>kaynaklarında</strong></em>, görüldü. Bilge Kağan 8. Asırda Orkun yazıtlarında <em>“Gök Tengri…Türk <strong>milleti </strong>yok olmasın diye, <strong>millet </strong>olsun </em>diy<em>e…”</em> vurguladı. Batı <em>“milleti”,</em> 18. Asırda (1789) Fransız ihtilaliyle tanıdı. Latinceden başka yazı dili yoktu. Osmanlıya gelince geleneğe göre devlete “<em>Osmanlı,</em> <em>Devleti Aliye veya Osmanlı” </em>dedi. Ama bütün dünya, Türkiye ve Türkler demeye devam etti. Sonra adımız <em>“Türkiye Cumhuriyeti”</em> oldu. Büyük düşünürümüz Ziya Gökalp bu ismi; “<em>Devletimizin adı Türkiye Cumhuriyeti, Milletimizin adı Türk, Dinimizin adı İslam” </em>şeklinde ifade etti. Bu millete etnisite demek, inkarcılık ve ırkçılık değil mi, hangi ahlaka sığar?</p>
<h2><strong>Dünya düzeninde millet ve etnisite</strong></h2>
<p>1945’de Birleşmiş milletler (BM) Teşkilatı kuruldu. Adından da anlaşıldığı gibi, milletler bir araya gelerek <strong><em>“millet”</em></strong> esasına dayalı dünya düzeninin kurallarını belirledi. Bu çerçevede Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve uluslararası yüze yakın sözleşme devreye girdi. Sözleşmelerin hiçbirinde<em> etnisite</em> adı geçmez. Zira milletin terkibinde zaten vardı. Dünyanın bu gerçeğine karşı emperyalist devletler <em>“özgürleştirme ve bağımsızlaştırma”</em> adı altında <strong><em>etnikleştirme </em></strong>stratejisini sistemleştirdi. Ülkemizi parçalamanın tarihi adı <em>“Haçlı seferleri” </em>idi, 2004’den itibaren Erdoğan’ın eşbaşkanı olduğu BOP oldu. BOP, ülkelerden devşirilenleri eğitti, örgütledi, şartlandırdı, silahlandırıp kendi ülkelerine terör saldırısını başlattı. Son 50 yılda milyonlar can ve kan kaybetti, milyonlar korkunç tecavüz ve işkence gördü, milyonlar göç ederken öldü ve sefalet içinde yaşıyorlar. Milyarlarca kaynak tüketildi. Ülkelerin kamu düzeni ve ekonomileri bozuldu. Allah bilir daha neler mahvoldu? Adeta üçüncü dünya savaşı yaşandı ve devam ediyor.</p>
<p>Gelinen noktada PKK, türevleri ve diğer terör örgütleri hiçbir şey kazanmadı. Beklenti seraptır. Geriye, vahşet tablosunun vebali ile ateşe attığı insanların günahı kaldı. Az mı?  Emperyalistler, ABD, AB, İsrail ve yandaşları can &#8211; kan kaybetmedi; ölüm saçtı, ama çok şey kazandı (!) Şimdi kim, kime, ne pahasına hizmet etmiş, anlaşıldı mı? Ülkemizde 20’den fazla dinci ve Marksist &#8211; Leninist terör örgütü de işlediği cinayetlerden sonra, tarihin mezarlığına gitti.</p>
<p>Avrupa’da da sonuç aynıydı. İspanya’da; 1959’da kurulan Bask, 2011’de tasfiye edildi. Demokratik mücadelesi yapan Katalonya, referandumda yüzde 98 oy aldığını açıkladı. Ancak, İspanya devleti ve AB hayır dedi, <em>“bağımsızlık”</em> hevesleri bitti. İngiltere’de 1916’da kurulan IRA, çeşitli safhalardan geçti 1994’de ateşkes ilan etti. 2005’te silah bıraktı, bitti.</p>
<p>Özetle etnik terörün sonucu hüsran olmuştur.</p>
<h2><strong>Türk siyasetinde etnisite vurgusu</strong></h2>
<ul>
<li><em>“Güneydoğu Sorunu” olarak adlandırılan sorun, aslında bir “Kürt Sorunu” dur&#8230; Sorun gerçekte ulusal bir sorundur… Kürt ulusal kimliğinin tanınması … bütün bu hakların Türkiye’de yaşayan diğer halklara da Laz, Çerkez, Gürcü, Arap vs.- tanınması …</em> <em>anadilinde eğitim-öğretim yapabilmesini savunmak… Kemalist Devletin geleneksel zora ve silaha başvurma yöntemi iflas etmiştir.”<br />
</em><strong>(İ</strong><strong>şte o Kürt Raporu,</strong><strong> Erdoğan, 20 Ekim 1991 seçimlerinden sonra Erbakan’a verdiği rapor.)</strong></li>
<li><em>“Şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nde 27 etnik grup yaşamakta. Bu 27 etnik, grubun da varlıklarının tanınması gerekmektedir. ‘Türkiye Türklerindir’ gibi tezler yanlıştır. Türkiye, Türkiye&#8217;de yaşayan herkesindir.” </em><strong>(Erdoğan, 2. Cumhuriyet Tartışmaları s:422)</strong></li>
<li><em>“Kürt Sorununun” çözümü için; Anayasada nötr vatandaşlık tanımı yapılacak. Türkiye vatandaşı denilecek. Türk ismine de Kürt ismine de yer verilmeyecek.”</em><strong> (</strong><em>terörist başı ile Devlet heyetinin İmralı mutabakatı,”</em> <strong>(8 Ocak 2013 Milliyet gzt. Eyüp Can, TBMM üyelerine açık mektup, Sadi Somuncuoğlu)</strong></li>
</ul>
<p>İktidarın 2016’dan itibaren PKK’ya tavır almasına ve Erdoğan’ın değişen söylemlerine bakarak, eski tutumundan vazgeçtiği algısı yarattı. Temenni ederiz, ama öyle mi? Rabia işaretinde ısrar edilmesi ve 1933’den beri “<em>Türküm”</em> diye başlayan Andımızın, <em>“Bu ülkede Türk olmayanlar da var”</em> iddiasıyla yasaklanması, eski anlayışın tezahürü değilse ne olabilir? Erdoğan; rabia hareketinin İhvan lideri Mursi ve Esma ile ilgili olduğunu söyledi. Gaziantep’te ise “<em>Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet&#8221; </em>dedi. Sonra da özetle, <em>“Tek millet deyince ha, Türk Milleti diyene de, Kürt milleti diyene de hayır; bütün grupları kast ettim. Birlik vatandaşlıkla sağlanacaktır.</em> Yani <em>“tekler, </em>tek” değilmiş! Erdoğan 23 Mart 2021 AKP kongresinde, sanki birilerine mesaj verir gibi, ısrarla rabia işareti yaptı. Dünyanın hiçbir ülkesinde devlet adamları, kendi milletine <em>“etnisite”</em> demez, milletiyle kaynaşmış insanlar için böyle konuşmaz.</p>
<p>Sonuç: <em>“Millet”</em> dünya gerçeği ve bölünmezliktir. “<em>Etnik egemenlik” </em>ise ırkçılık, terör ve emperyalizm tuzağıdır.</p>
<p>Andımız, nesillerimizin millî bilinçli ve Türk’ün hasletlerine göre yetişmesini telkin eden harika bir yemin, aynı zamanda insani ve masum bir metindir. Türkiye ve KKTC&#8217;de ilköğretim öğrencileri her sabah okumaktadır. Bu vatanın egemeni Türk Milletidir. Osmanlı’da, Selçuklu’da böyleydi, bundan sonra da böyle olacaktır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/andimiz-nedir-ne-degildir/">Andımız nedir, ne değildir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/andimiz-nedir-ne-degildir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İHD/pkk hazırladı, AB istedi, Türkiye yaptı</title>
		<link>https://millidusunce.com/ihd-pkk-hazirladi-ab-istedi-turkiye-yapti/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ihd-pkk-hazirladi-ab-istedi-turkiye-yapti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sadi Somuncuoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2021 18:23:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=31025</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye haksız ve hukuksuz dayatmalarla ilgili bir dosya hazırlamalı ve bunların geri çekilmesi için dosyayı AB’ye, basın önünde vermeli. Teklifimiz kabul edilirse yola devam edileceği bildirilmeli.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ihd-pkk-hazirladi-ab-istedi-turkiye-yapti/">İHD/pkk hazırladı, AB istedi, Türkiye yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-hazirladi-ab-istedi-turkiye-yapti%2F&amp;linkname=%C4%B0HD%2Fpkk%20haz%C4%B1rlad%C4%B1%2C%20AB%20istedi%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-hazirladi-ab-istedi-turkiye-yapti%2F&amp;linkname=%C4%B0HD%2Fpkk%20haz%C4%B1rlad%C4%B1%2C%20AB%20istedi%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-hazirladi-ab-istedi-turkiye-yapti%2F&amp;linkname=%C4%B0HD%2Fpkk%20haz%C4%B1rlad%C4%B1%2C%20AB%20istedi%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-hazirladi-ab-istedi-turkiye-yapti%2F&amp;linkname=%C4%B0HD%2Fpkk%20haz%C4%B1rlad%C4%B1%2C%20AB%20istedi%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-hazirladi-ab-istedi-turkiye-yapti%2F&#038;title=%C4%B0HD%2Fpkk%20haz%C4%B1rlad%C4%B1%2C%20AB%20istedi%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ihd-pkk-hazirladi-ab-istedi-turkiye-yapti/" data-a2a-title="İHD/pkk hazırladı, AB istedi, Türkiye yaptı"></a></p><p style="text-align: center;"><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-31026 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/IHDpkk-hazirladi-AB-istedi-Turkiye-yapti.jpg" alt="" width="1280" height="720" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/IHDpkk-hazirladi-AB-istedi-Turkiye-yapti.jpg 1280w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/IHDpkk-hazirladi-AB-istedi-Turkiye-yapti-300x169.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/IHDpkk-hazirladi-AB-istedi-Turkiye-yapti-1024x576.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/IHDpkk-hazirladi-AB-istedi-Turkiye-yapti-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" />&#8211; 9 &#8211;</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>ÇIKIŞ YOLU: İKİ İYİLİKTEN BİRİ</em></strong></p>
<p>Türkiye’ye karşı önce ilişkileri donduran şimdi de yaptırımlara kalkışan, amiyane tabiriyle <em>“Hem kel, hem fodul”</em> konumundaki AB’ye açıkça, dürüstçe ve kararlı bir şekilde sorulmalı;</p>
<p><strong>Md.1: </strong>Eğer Türkiye, her üye ülke gibi, gerçek kriterleri yerine getirirse, AB’ye ortak olabilecek mi? Bu belirleyici soru kamuoyu önünde açıkça ve dürüstçe sorulmalıdır.</p>
<p><strong>Md.2:</strong> Sorunun cevabı hayır ise, mesele bitmiştir, kavgaya gerek yoktur. Ayrılıyoruz denir, gereği yapılır. Mesele biter.</p>
<p><strong>Md. 3: </strong>Sorunun cevabı evet ise: 2004 zirvesinde AB Türkiye <em>“Kopenhag Siyasi Kriterlerine uyduğu için müzakere tarihi verildi”</em> kararına rağmen, İlerleme raporlarıyla önümüze konulan şartların tamamı neden Kopenhag kriterleriyle ilgiliydi. Hem de AB’nin yetkisinde olmayan, BM Anayasası dahil uluslararası hukuka ve anayasamıza aykırıydı. Özellikle egemenliğimizi, milletimizin birliğini, vatanımızın bütünlüğünü ve sınırlarımızın güvenliğini tehlikeye sokacak düşmanca taleplerden oluşuyordu. Ayrıca zirve kararına göre müzakerelere başlamak ve ortaklık için gerçek kriter olan 35 fasıla/dosyaya devam edilmesi gerekiyordu. Ama bu konuya hiç girilmedi. Demek ki maksat ortaklık değilmiş!</p>
<p>Bu durumda Türkiye haksız ve hukuksuz dayatmalarla ilgili bir dosya hazırlamalı ve bunların geri çekilmesi için dosyayı AB’ye, basın önünde vermeli. Teklifimiz kabul edilirse yola devam edileceği bildirilmeli.</p>
<h2><strong>AB Türkiye’den vazgeçemez</strong></h2>
<p>Türkiye’nin ayrılmasına AB kolay kolay evet diyemez. Çünkü 100 yıldır batı ve ABD, 60 yıldır AB, Türkiye’yi bu noktaya getirmek için çok uğraştı. Nihayet ülkemizi içeriden ve dışarıdan kuşatmış durumda. Türkiye’yi asla elden çıkarmak istemez. AB kapıdan kovulsa, pencereden girecektir. Zirvede konuşulan Türkiye’yi AB karar organlarına almadan<em> “Demirle bağlamak veya AB’ye imtiyazlı ortak </em>yapmak gibi <em>egemenliğimiz </em>elimizden alarak <em>sömürge</em> konumuna düşürecek hazırlıklar boşuna yapılmadı. Bu tuzağa düşemeyiz.</p>
<p>Bu durumda bizim teklifimiz şöyle olabilir: AB’nin birçok ülkeyle yaptığı <strong><em>“Serbest Ticaret Anlaşması”</em></strong> sistemine geçebiliriz. Bu sistem iki tarafın da çıkarınadır; sürdürülebilir yapıdadır. Bu sistemde, iki ya da daha fazla ülke arasında gümrük birliği yoluyla <strong>ticaret </strong>engellerinin kaldırılarak taraflar arasında bir <strong>serbest ticaret </strong>alanı oluşturulmaktadır. Nitekim, <em>batılı eser sahibi eski devlet adamları ve ünlü bazı bilim adamları AB’yi uyarıyorlar. Türkiye gibi büyük bir tarihe ve medeniyete sahip ülkeyi, üye yapmayacağınız halde yapacakmış gibi aldatmaktan vazgeçin; bu tehlikelidir. Dürüst davranmak ve ilişkileri <strong>“Serbest Ticaret Anlaşması”</strong> sitemine göre yürütmek doğru olandır </em>şeklinde tavsiyede bulunuyorlar.</p>
<p>Unutmayalım ki; farklı medeniyetleri temsil etsek de asırlardır Avrupa ile aynı coğrafyayı paylaşan; bilim, güvenlik, ekonomi ve kültürleri komşu; hatta iç içe geçmiş taraflarız. Tarihin ve coğrafyanın emrini dikkate almak zorundayız.</p>
<p>Sonuç yine alınmazsa, hür ve bağımsız olarak yolumuza devam etmeliyiz. İran AB’ üyesi mi? Dünyadaki 200’den fazla devletin 28’i AB üyesidir. <strong>AB’den ayrılarak memleketimizi istismardan, vesayetten, sömürge olmaktan, parçalanmaktan, ihanetten ve beka meselesinden kurtarmış; kaybetmekte olduğumuz savaşı kazanmış olacağız. </strong> Dünyamız tek pazar düzenini yaşamakta; teknolojinin ve rekabetin kurallarını Dünya Ticaret Örgütü ve bu tek Pazar şartları belirlemektedir. Rekabetin esası da kalite ve fiyattır. Aksi takdirde AB bizim için <strong><em>“vesayet ve manda”</em></strong> örgütüdür. Bu durumdan acilen kurtulmaya mecburuz.</p>
<p>Bunun için bu yazı dizisini: <em>Türk Milletinin egemenliğini, iffet ve namusu bilen, hedefi belli, bilinçli ve kararlı bir yönetime sahip olmak yeterli olacaktır görüşüyle tamamlayalım.</em></p>
<p>**</p>
<h2><strong>Çanakkale ve iki destan </strong></h2>
<p>Birinci Dünya harbinde adeta nefes almadan 7 düvelle 7 cephede 4 yıl savaştık. Savaşı Almanlarla beraber kaybettik. Ama 18 Mart 1915 de Çanakkale’de dünyanın en güçlü donanmalarına sahip İngiliz ve Fransızları denizde, ordularını karada yendik. Kut’ta 29 Nisan 1916’da İngiliz ordusunu esir aldık.15 Eylül 1918’de Nuri Paşa’nın emrindeki Kafkas İslam Ordusu Bakü&#8217;yü kurtardı.</p>
<p>Ancak mahiyeti ve sonuçları itibarıyla Çanakkale zaferi bambaşkaydı. Sekiz ay süren kara savaşının sonucunu belirleyen, Anafartalar’da bir mucize yaşandı. Yarbay Mustafa Kemal’in askerlerine, <strong><em>“Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimizi başka kuvvetler ve başka komutanlar alacaktır” </em></strong>emri karaya çıkan düşmanı denize dökmeye yetti, zafer müjdesi oldu. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarını dünya tanıyacak; destan yazan bu kahramanları, ilahî bir emir gibi Millî Mücadele bekleyecektir.</p>
<p>Zaferle; İstanbul işgal edilemez, Bulgaristan üzerinden Almanlarla askeri irtibatımızı kesme planı bozulur. Çarlık rejimi desteklenemeyince Rusya’da devrim olur, Doğu Anadolu’daki işgal kaldırılır. İsyancı Ermenilerin soykırım ve vahşeti son bulur. Akdeniz’e inme hayali biter.</p>
<p>Büyük Akif’in, vecd içinde yazarak şehitlere hediye ettiği Çanakkale şiiri muhteşemdi. Şiir, <em>“Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? &#8211; En kesif orduların yükleniyor dördü beşi” dizeleriyle başlayıp “Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber &#8211; Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber”</em> mısralarıyla biten, Çanakkale zaferine yakışan bir destandı.</p>
<p>Şehit ve gazilerimizin ruhu şad, makamları cennet olsun.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ihd-pkk-hazirladi-ab-istedi-turkiye-yapti/">İHD/pkk hazırladı, AB istedi, Türkiye yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ihd-pkk-hazirladi-ab-istedi-turkiye-yapti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İhd/pkk istedi, AB dayattı, Türkiye yaptı</title>
		<link>https://millidusunce.com/ihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-8/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-8/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sadi Somuncuoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2021 19:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=30809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kopenhag Siyasi Kriterleri ve (Türkiye Mevzuat Taraması) kitabı...</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-8/">İhd/pkk istedi, AB dayattı, Türkiye yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-8%2F&amp;linkname=%C4%B0hd%2Fpkk%20istedi%2C%20AB%20dayatt%C4%B1%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-8%2F&amp;linkname=%C4%B0hd%2Fpkk%20istedi%2C%20AB%20dayatt%C4%B1%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-8%2F&amp;linkname=%C4%B0hd%2Fpkk%20istedi%2C%20AB%20dayatt%C4%B1%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-8%2F&amp;linkname=%C4%B0hd%2Fpkk%20istedi%2C%20AB%20dayatt%C4%B1%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-8%2F&#038;title=%C4%B0hd%2Fpkk%20istedi%2C%20AB%20dayatt%C4%B1%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-8/" data-a2a-title="İhd/pkk istedi, AB dayattı, Türkiye yaptı"></a></p><h2 style="text-align: center;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-30811 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/ab3.jpg" alt="" width="300" height="168" /></h2>
<h2 style="text-align: center;">-8-</h2>
<p>Değerlendirme – <em>(Medeniyet Projesi!)</em></p>
<h2><strong>Yazının konusu kitaba göre; </strong></h2>
<ol>
<li> Türkiye’nin AB’ye uyumu için 1998’den beri İlerleme Raporlarıyla dayatılan kriterlerin tamamı, PKK’nın yan kuruluşu <em>İnsan Hakları Derneği</em> <em>(İHD)’nin</em> hazırladığı yukarıda adı geçen kitaptan alınmıştır. <strong><em>(20.02.2021 tarihli 2. yazıya bakınız)</em></strong></li>
<li>Kitap, 17 Temmuz 2000’de AB Komiseri Verheugen’e, Ankara’da verildiği halde, nasıl oluyor da 1998’deki AB kriterlerini kapsıyor? Bunun anlamı <em>“kumpas”</em> olabilir mi?</li>
<li>AB, bir yandan Türkiye’ye müzakere tarihi vererek oyalayıp aldatırken, öbür yandan ülkemizi 36 yıldır bölmeye çalışan ve 50 bin vatandaşımızı katleden terör örgütü PKK ile işbirliği yapabiliyor? AB, neden kanun kaçağı PKK’lıların cenneti oluyor ve bölücü eylemlerini destekliyor?</li>
<li>Bilindiği gibi, 10 Aralık 1999 Helsinki Zirvesi&#8217;nde AB Konseyi bize “<em>aday ülke”</em> statüsü <em>havucuyla aldatarak</em> <em>Rumları hiçbir hukuk kuralı tanımadan AB üyesi yaptı.</em></li>
<li>Verheugen Ocak 2007&#8217;de TÜSİAD tarafından, “<strong>Boğaziçi Dış Politika Ödülüne</strong>” lâyık görüldü. Ödülü Başbakan Erdoğan verdi. Bu törenden 3 ay önce Verheugen bir Alman Gazetesi&#8217;ne verdiği demeçte ise Türkiye&#8217;yle ilgili olarak, <em>“<strong>Bu da bizim rejim değiştirme şeklimiz. Bir kurşun bile atmıyoruz</strong>”</em> demişti.</li>
<li>Eylül 2004&#8217;e dönelim. İktidar TCK&#8217;da değişiklik yaparak, <em>“<strong>zina</strong>”</em>nın suç sayılmasını kararlaştırmıştı. Başbakanı Erdoğan, <em>“<strong>Kimse bizim içişlerimize karışmasın. AB olmazsa olmaz değildir</strong>”</em> diye tepki gösterdi. Ama, AB, <em>“<strong>Ya zina, ya ben</strong></em>” resti çekince sorun çözüldü (!)</li>
</ol>
<p><strong>Soralım: Emperyalist AB, bir kuşun atmadan </strong>AB, batı değerlerinden olan, insan haklarını, özgürlükleri, demokrasiyi ve hukuk devletini temsil ettiğini iddia ederken, sıra Türkiye’ye gelince neden bu değerleri yok sayıyor? Haçlı hedefi belliyse bu soru zaittir.</p>
<p><strong>Sonuçta:</strong><em> AB</em><em> biryandan terör örgütü PKK, öbür yandan uyum yasalarıyla İHD/PKK, güvenlik duvarlarımız aşılarak ülkemiz içeriden ve dışarıdan kuşatılmıştır. Amaç; 1923’de kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin 2023’de çok ortaklı Federal rejimle tasfiye edilmesi değilse ne olabilir? Kervan yürüdü; işbirlikçi İHD kitabındaki Türkiye projesinin ne olduğu, hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde ortadayken; hâlâ tam anlaşılmış değildir. Açıktır ki, bu proje; Türk vatanını bölmek, Türk milletinin birliğini bozmak ve Türk devletini yıkmayı hedefliyordu. </em></p>
<p>Emperyalizmin temsilcisi <em>Verheugen övünerek demiyor muydu? </em><em>“Bu da bizim rejim değiştirme şeklimiz. Bir kurşun bile atmıyoruz” </em></p>
<p>Son sözü Gül söyledi:17 Aralık 2004 zirvesinde dönem başkanı olan Hollanda&#8217;nın Dışişleri Bakanı Bernard Bot zirveden birkaç gün önce aynen şöyle konuşuyordu:</p>
<p><strong><em>“Kırmızı çizgiler olmaz. Planları biz söyleriz, Türkiye buna ya evet ya hayır der.”</em></strong></p>
<p>Ve Zirve günü Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ne mi diyordu? Şunu: <em>“Değişen dünya şartlarında ülkelerin kırmızı çizgileri olamaz.</em></p>
<p>AB projesi için, Kara Harp Akademisi’nde Harp Tarihi, Askeri Coğrafya ve Jeopolitik öğretim üyeliği yapan E. Korgeneral Suat İlhan’ın uyarıları şöyleydi: <strong><em>“Sonuçta ulus devletin yok edilerek Türkiye’nin eyaletleşmesi; Kıbrıs ve Egeden uzaklaştırılması; İstanbul’da Ortodoks din devletinin kurulması; Türkiye’nin çok kimlikli ve federatif bir yapıya dönüştürülmesi ve Türkiye’nin üzerine Bizans’ın kurulmasını amaçladığı, gün gün aydınlanıyor.”</em></strong></p>
<p>B<u>u gerçekleri bir türlü göremiyoruz veya görmek istemiyoruz. Tamam da; 1990’da soğuk savaş sonrasında her şeyin değiştiğini de anlayamadık; ideolojik tutkularla kendimizi aldatmaya veya iç politika mülâhazalarıyla ve AB lobisinin baskılarıyla gündelik hesaplara hapsolduk; kimliğimizi ve irademizi kaybettik.</u></p>
<p><strong><u>Şimdi ne olacak? Önce bir tespit yapmalıyız; Türkiye-AB ilişkileri, sebepler ne olursa olsun sürdürülmesi imkânsız hale gelmiştir. Çünkü, ciddi şekilde <em>“beka”</em> meselesi söz konusudur. O halde, bu tuzaktan nasıl kurtulabiliriz sorusunu cevaplamalıyız.</u></strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-30810 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/ab.png" alt="" width="500" height="326" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/ab.png 500w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/ab-300x196.png 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<h2><strong>17 Aralık 2004 Zirvesinden…</strong></h2>
<p>Kervan yürüdü; işbirlikçi İHD kitabındaki AB’nin Türkiye projesinin ne olduğu, hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde ortadayken; bizde hâlâ tam anlaşılmış değildir.</p>
<p><em>Devamı var. Çıkış yolu.</em></p>
<p><em>***</em></p>
<p><em>Büyük kaybımız, hepimizin hocası, eşsiz dava adamı, ağabeyimiz Galip Erdem’in 24’ün ölüm yıl dönümünde kendine Allah’tan rahmet diliyorum. Gönül bağımız o gün günden beri hiç eksilmeden devam ediyor. Nur içinde yatsın. Afşar Çelik’in onun kaybı üzerine yazdığı </em><a href="https://millidusunce.com/afsar-celikten-galip-erdeme-agit/"><em>ağıt Milli Düşünce Merkezinin internet</em></a><em> sitesinden okunabilir..</em></p>
<p><em>MDM Genel Başkan Yardımcısı Müfit Öner İstiklal Marşı 100. Yıl özel sunumunu için yıllarca çalıştı. Kırım Haber Ajansı&#8217;nın (QHA) katkılarıyla hazırlanan bu güzel sunumu görebilirsiniz. Müfit Öner 0537 693 43 00 </em><a href="https://youtu.be/rxW0xq-wLI8"><em>https://youtu.be/rxW0xq-wLI8</em></a>  .</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-8/">İhd/pkk istedi, AB dayattı, Türkiye yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-8/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İhd/pkk istedi, AB dayattı, Türkiye yaptı (7)</title>
		<link>https://millidusunce.com/ihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-7/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-7/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sadi Somuncuoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2021 17:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=30530</guid>

					<description><![CDATA[<p>100 yılın medeniyet projesinden, beka sorununa…</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-7/">İhd/pkk istedi, AB dayattı, Türkiye yaptı (7)</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-7%2F&amp;linkname=%C4%B0hd%2Fpkk%20istedi%2C%20AB%20dayatt%C4%B1%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1%20%287%29" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-7%2F&amp;linkname=%C4%B0hd%2Fpkk%20istedi%2C%20AB%20dayatt%C4%B1%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1%20%287%29" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-7%2F&amp;linkname=%C4%B0hd%2Fpkk%20istedi%2C%20AB%20dayatt%C4%B1%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1%20%287%29" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-7%2F&amp;linkname=%C4%B0hd%2Fpkk%20istedi%2C%20AB%20dayatt%C4%B1%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1%20%287%29" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-7%2F&#038;title=%C4%B0hd%2Fpkk%20istedi%2C%20AB%20dayatt%C4%B1%2C%20T%C3%BCrkiye%20yapt%C4%B1%20%287%29" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-7/" data-a2a-title="İhd/pkk istedi, AB dayattı, Türkiye yaptı (7)"></a></p><h2><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-29357 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/01/IHD-PKK-Istedi-AB-Dayatti-Turkiye-yapti-1.jpg" alt="" width="700" height="394" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/01/IHD-PKK-Istedi-AB-Dayatti-Turkiye-yapti-1.jpg 700w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/01/IHD-PKK-Istedi-AB-Dayatti-Turkiye-yapti-1-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></h2>
<h2><strong>Değerlendirme</strong></h2>
<p>17 Aralık 2004 Zirvesinde, müzakere tarihi alma pahasına ve AB’ye uyum adına <em>ü</em><em>lkemizin bütünlüğünü ve </em><em>egemenliğini </em>hedef alan 90’dan fazla yaptırımlardan örnekler verdik. Görüldü ki tamamı AB hukukuna ve şartlarına aykırı veya AB yetki alanına girmeyen taleplerden oluşmaktadır. Yaptırımların önemli bir kısmının da gereğini yaptık.</p>
<p>Üstelik üzülerek ifade edelim ki AB yaptırımlarını; anayasamıza, Lozan ve Londra-Zürih antlaşmaları ile BM, Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi ve AİHM içtihatlarına açıkça aykırı olduğu halde kabul ettik. Böylece, Türk Milletini <em>“etnik”</em> bir topluluk konumuna indirilip, kışkırtılan ve desteklenen sosyal gruplara önce <em>“azınlık”</em>, sonra <em>“özerklik”</em> statüsü kazandırmak suretiyle devlet, millet ve vatan bütünlüğünün dağıtılması için ortam hazırlandı. Bu amaçla PKK terör örgütü ve türevleri muhatap alınarak millî ve üniter Türk devleti Irak’ta olduğu gibi federal yapıya dönüştürülmek istendi. Kurallar ve kurumlar bütünü demek olan devlet yapısında hasıl olan çelişki, kargaşa ve çözülme ile kamu düzeni ve kanun hakimiyeti zayıflatıldı. Bölücü terör örgütleriyle mücadelede çok büyük can ve mal kaybı uğradık. ABD, yöneticilerimizle anlaşarak 2003’den itibaren güvenlik güçlerimizin Barzani bölgesine girişini yasakladı. Böylece, aslında Irak sınırımız terörle mücadeleye kapatılarak bu ülke terör örgütlerinin korunaklı kalıcı üssü ve merkezi olmuştur. Devreye ABD’de de girerek memleketimiz kuşatılmıştır.</p>
<p>Yaşanan bu ağır tabloya rağmen, <em>“ne pahasına olursa olsun”</em> anlayışıyla, AB yaptırımlarının gereği için uyum yasalarını çıkarmaya devam ettik. Halbuki; <em>2004 İlerleme Raporunda;</em> <strong><em>“Türkiye’nin katılımı… ucu açık bir süreç olup, sonucunu önceden tayin etmek mümkün değildir. Müzakerelerin ve daha sonraki aşamadaki onay sürecinin sonucuna bakılmaksızın; Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler, Türkiye’nin Avrupa yapısına (kurumlarına) bütünüyle demirlenerek sürdürmesi sağlanmalıdır.” </em></strong>hükmü açıkça yazılıydı.</p>
<p>Alman Başbakanı Merkel de<em> &#8216;imtiyazlı bir ortaklığın&#8217;</em> Türkiye&#8217;nin tam AB üyeliğine bir alternatif olarak görülebileceğinin altını çiziyordu. Aslında son AB zirvesinden de bu sonuç çıkmadı mı?</p>
<p>Özetlersek; <em>“Türkiye üye</em>” yapılmayacaktır. Gümrük Birliği anlaşmasında olduğu gibi karar organlarında yer almayacaktı. Bu yoldan Egemenliğimizi Türkiye adına AB kullanacak; Konsey neyi uygun görmüşse, Türkiye onu yapacaktı. Eğer, ayrılmaya kalkarsa, AB kurumlarına demirle bağlandığından, bu mümkün olmayacaktır.</p>
<p>İlginçtir; AP’nun Türkiye ile ilgili kararlarının tamamı; Kıbrıs, Ermeni meselesi, Patrikhane, Heybeli Ruhban Okulu ve Ege sorunu ile bölücü terör PKK, etnik ve yeni dini azınlık yaratmak konularıyla çerçevelenmiştir. Demek ki, Türkiye AB ilişkisi denilince AP, bunları anlıyor.</p>
<p>17 Aralık 2004 AB Zirvesinde ulaşılan sonucun özeti böyledir. Zirvede bulunan Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı ve Başbakan yardımcısı Gül, idam fermanımız gibi görülmesi gereken ve önceki yazılarımızda da örneklerini verdiğimiz kararlar için; <em>“AB İlerleme Raporunu beklediğimiz gibi, objektif buluyoruz.</em> <em>Bunların hepsi de haklı ve gerçekçi taleplerdir; hatta eksik bile gereğini yapacağız.”</em> şeklinde olmuştur. Bu onayı gören AB neler yapmaz ki?</p>
<p>AB büyüsünden çıkmayınca:</p>
<p><em>1) Sovyetler Birliğinin dağılması, Türkiye’ye duyulan ihtiyacı azaltmıştı. </em></p>
<p><em>2) AB’nin Türkiye’yi ortak yapmayacağı açıktı. Bu belli idi.</em></p>
<p><em>3) “Demokratikleşme” ve “özgürleşme” aldatmacası ile iç dinamikler tahrik edildi, aldırmadık; terör saldırıları ve psikolojik savaş propagandalarıyla moraller bozuldu, zihinler karıştırılarak devlet ve millet dokusu zayıflatıldı; seyrettik. </em></p>
<p><em>4) Türkiye Cumhuriyetini, federasyon adı altında çok ortaklı devlete dönüştürmek üzere millî-üniter yapının temellerine dinamit kondu önemsemedik. </em></p>
<p><em>5) Emperyal güçler tarafından kuşatıldığımızı fark edemedik.</em></p>
<p>6) <em>AB projesine uyum sürecinde olduğu gibi, değişen dünya şartlarında da yerimizi belirleyemedik; yönümüzü, yolumuzu bulamadık; Türk milletine ve tarihimize dayanmayı düşünmedik.</em></p>
<h2><strong>İşte AB- İHD/PKK organik bağının belgesi</strong></h2>
<p>Yetkililerce ve kamuoyunda yaratılan rüzgârın etkisiyle, olumlu görülen bu yıkıcı taleplerin tek bir kaynağı vardır; o da, PKK’nın yan kuruluşu gibi çalışan <strong><em>“İnsan Hakları Derneği- İHD” </em></strong>ye aittir, Bu kaynağın adı, “<strong><em>Kopenhag Siyasi Kriterleri ve Türkiye &#8211; Mevzuat Taraması”</em></strong> raporudur. Çok ilginçtir; AB’nin, Türkiye’den hiçbir isteği yok ki, <strong>bu temel belgede</strong> yer almasın! Hukukçu uzmanlar tarafından hazırlandığı anlaşılan bu rapor İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül tarafından, 13 Temmuz 2000’de, Ankara’da AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen’e elden verildi. Daha sonra da <strong><em>Ekim 2000’de</em></strong> 320 sayfa hacminde kitap olarak piyasaya sürüldü. Devam edecek.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p><em>Tatvan ilçesine gitmek üzere havalanan askeri helikopterin kaza sonucu 11 askerimiz şehit oldu, 2 asker de yaralandı. PKK canileri tarafından kaçırılıp rehin alınıp katledilen 13, </em><em>operasyon ekibinden de 3 askerimiz olmak üzere 16 şehidimizin ardından bu elim kaza da ciğerlerimizi yaktı. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet 2 yaralımıza da acil şifalar diliyoruz. Türk Milletinin ve sevgili ailelerinin başı sağ olsun.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-7/">İhd/pkk istedi, AB dayattı, Türkiye yaptı (7)</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ihd-pkk-istedi-ab-dayatti-turkiye-yapti-7/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
