Emekli 104 Amiralin duyurusu neyi çağrıştırıyor?

“Ergenekon” ve “Balyoz” gibi yıllarca süren davalarla, Türk ordusunun itibarını yerle bir edecek, iftira ve tertibe dayalı korkunç kampanyalar ve zulümler, 15 Temmuz sonrasında ordunun başına gelenler birlikte yorumlanarak asıl büyük hedefin ne olabileceğinin üzerinde durulacaktır.


Bu duyuru “darbeyi” veya “Ergenekon’u” çağrıştırıyor mu? Bakacağız. İmzacı 104 Amiralden 10’nun evi sabahın alacakaranlığında arandı ve emniyete götürülerek gözaltına alındı. El konulan telefon ve bilgisayarlara imajı alınmadan el konuldu. Gözaltında 8 gün bekledikten sonra akşam üstü ifadeleri alınan Amiraller, Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesinin “il ve yurt dışına çıkış yasağıyla” serbest bırakıldı. 12 gün sonra da 7 Amiralin evinde arama yapıldı. Duruşmalar devam edecek.

Amiraller, 1936’da imzalanan uluslararası “Montrö” Antlaşması için; “Türkiye’ye, İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam da egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşması’nı tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir. Montrö, Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin temel belgesi olup Karadeniz’i barış denizi yapan sözleşmedir… Montrö, Türkiye’nin II. Dünya Savaşında tarafsızlığını korumasına imkân yaratmıştır… Türkiye’nin bekasında önemli bir yer tutan Montrö Sözleşmesinin tartışma konusu yapılmasına/masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz” dediler ve ilgilileri uyardılar.

Karar Verildi

Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi emekli amirallerin savunmalarını almadan, savcılığın tüm ev hapsi talebini kaldırarak, amiraller hakkında il dışına çıkış ve yurt dışına çıkış yasağı kararını verdi. Ergün Mengi hakkında da savcılığın tutuklama talebi reddedilerek adli kontrol uygulanmasına hükmedildi. Mahkeme Mengi için de il dışına ve yurtdışına çıkma yasağı tedbiri alınmasını kararlaştırdı. (Odatv 12.04.2021)

İktidar ve muhalefet ne dedi?

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Grup Toplantısı’nda; “Buram buram darbe iması kokuyor… Bu emekli generallerin merkezinde CHP’nin kendisi vardır… Emekli amiraller ne yazık ki talimatı kendi başkomutanları Kılıçdaroğlu’ndan alıyorlar” şeklinde vurguladı. (Hürriyet, 07.04.2021) 

Bahçeli: Muhtıra tarzında hazırlanarak gece yarısı servisi yapılan bildiride imzası bulunan amirallerin rütbeleri sökülmelidir. Emeklilik hakları kaldırılmalı, emekli maaşları kesilmelidir…103 emekli amiralin ortak imzalı yayımlamış oldukları anti demokratik ve tehditvari, aynı zamanda vesayetçi bildiriyi Milliyetçi Hareket Partisi nefretle lanetlemekte ve reddetmektedir” dedi.

CHP Genel Bşk. Kılıçdaroğlu, “Bu sahte gündemler tutmaz. Halkımızın tek gerçek gündemi sofrasıdır. ‘Büyük ve ünlü Ekonomist Erdoğan’ yarattığın ekonomik yıkım ile seni yüzleştireceğim. Geleceğini kararttığın gençlerimizin hikayelerini buradan paylaşacağını” söyledi.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, “… bu bir zevzekliktir. Bu zevzekliklerden Türkiye çok çekti…İlginç, sabah bir uyandık emekli amiraller bir bildiri yazmış ve iktidar partisi ve mensupları bunun üzerinde tepiniyor. İş, 15 Temmuz’a kadar gitmiş. Bu tür gece yarısı emekli de olsa silahlı bürokrasi mensubu kişilerin yaptığı açıklamalar genellikle Türkiye’deki demokrasinin kesintisine sebep olan muhtıraları, darbeleri hatırlatır, şuur altı devreye girer… Bugün darbe çağrıştıracak bütün gerçek gündemi örtecek bir yolun oluşmasına sebep olamazlar. Böyle bir hakları da hadleri de yoktur…” (04.04.2021)

Davutoğlu: “Militarist ya da sivil farketmez, darbe heveslilerine geçit verilemez. Bildiri ülkenin tarihsel hafızasını ve içinden geçtiği hassas süreci göz önüne almayan; kötü niyetli bir sorumsuzluk örneğidir.” (04.04.2021) Babacan: “Tarihimizin utanç sayfaları askerlerin siyasete yönelik hadsiz müdahaleleriyle doludur. Bu acı hafıza depreştirilmemelidir.” (04.04.2021)

Darbelere dair kısa özet: Hedefine ulaşan iki darbe vardır. Bunlar DP iktidarına karşı 27 Mayıs 1960 ve AP’ne iktidarına karşı 12 Eylül 1980 darbeleridir. Darbe girişimleri ise: CHP iktidarına karşı 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963, AP iktidarına karşı 9/12 Mart 1971, AKP iktidarına karşı 15 Temmuz1916 olmak üzere dört adettir. Hepsi de ordu tarafından önlenmiş ve zamanında yargı konusu yapılmıştır. Sonuncu darbe girişimi hariç, diğerlerinde çatışma sonucu ölüm olmamıştır. Bildiri, muhtıra, uyarı ve duyuru gibi yazılı açıklamaların “darbe” girişimi olduğu algısı kişilere aittir.

Bu yazının devamında amirallerin duyurusunun “darbe iması mı” yoksa “Ergenekon’a çağrı mı” bu soru ele alınacaktır. Bu çerçevede “Ergenekon” ve “Balyoz” gibi yıllarca süren davalarla, Türk ordusunun itibarını yerle bir edecek, iftira ve tertibe dayalı korkunç kampanyalar ve zulümler, 15 Temmuz sonrasında ordunun başına gelenler birlikte yorumlanarak asıl büyük hedefin ne olabileceğinin üzerinde durulacaktır.

 

Yazar

Sadi Somuncuoğlu

1 Yorum

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.