ABD’nin Yunanistan’a yatırımlarının validasyonu: Kuzey Makedonya Cumhuriyeti

 

Balkanlar için 2018 donmuş pek çok soruna hızlıca çözüm üretilen bir yıl oldu. O kadar hızlı oldu ki yıllarca bu sorunlar hakkında yine siyasetçiler, ruhbanlar ve basın tarafından milli duygularına seslenerek bilenen halkların yeni durum ve çözüme alıştırılmasına, yumuşatılmasına fırsat olmadı. Hükümetler arası görüşmelerde sağlanan ilerlemelerin ayrıntıları son dakikalara kadar kamuoyundan saklandı; parlamento görüşmelerinde teamüller çiğnendi, muhtemelen aslında her zaman olan ama bahanesi de üretilen son dakika oy kaydırmaları pervasızca yapıldı.[1]

Makedonya-Arnavutluk, Makedonya-Bulgaristan, Makedonya-Yunanistan, Yunanistan-Arnavutluk arasındaki sorunlar masaya yatırıldı, AB üyeliği ve ekonomiye destek motivasyonlarıyla çözüm perspektifi oluşturuldu. Sırada Kosova-Sırbistan anlaşmazlığı var. Bosna-Hersek’te istikrarın sağlanması ise gündeme alınmıyor.

Yabancı istihbarat ajanları afişe edildi, anlaşıldı ki Balkanlar aslında unutulmamış, aksine arka planda çok derin bir savaş yaşanıyormuş ve bu coğrafya düşünüldüğünden daha “çok uluslu”ymuş. Rusya’nın illegal para transferi yaparak basın, kiliseler ve kimi örgütlenmeler üzerinden Rus yanlısı ve özellikle Yunanistan-Makedonya anlaşması hilafına gruplar oluşturduğu iddia edildi. Ama aynı zamanda Yunanistan Savunma Bakanı da, Dışişleri Bakanı’nı milyarder spekülatör Soros’tan aynı anlaşmayı ilerletmek için para almakla, paranın bir kısmını planı desteklemesi için basına ve plana karşı çıkmaması için kiliseye vermekle suçladı. Soruşturma açılmayı hak eden açıklamalar görmezden gelindi.

Bu anlaşmanın her iki ülkenin de beklentilerini karşılamadığı hususu ise ayrı bir konu. Süreç boyunca iki ülkede de sokaklarda anlaşmayı protesto eden halkın bu oldu-bittiye tepkisinin ne kadar daha süreceği ve nasıl alışacağı da şimdilik meçhul. Uygulama aşamasında çıkacak yeni sorunların nasıl çözüleceği de…

ABD Hükümeti’nin ismi açıklanmayan üst düzey bir yetkilisine dayandırılan bir açıklamada, Prespa Anlaşmasının asıl öneminin ABD’nin Batı Balkanlar’a yönelik iddialı vizyonunu ortaya çıkarmak olduğunu vurguluyor. Yetkili, Washington’un Prespa Anlaşmasını Yunanistan ile ilişkilerinde yaptığı “yatırımın” bir validasyonu olarak gördüğünü söylüyor.[2]  Bu ne demek? Bu, Balkanlar hala daha bir laboratuvar olarak kullanılıyor demek.  Bu, Orta Doğu’nun ve kendi doğularında gördükleri her yerin elbisesi Balkanlar’da kesiliyor demek. Yani bu bir denemeydi ve kullanılan yöntemin doğru ve kesin olarak bekleneni gerçekleştirdiğini kanıtlaması için yapılmıştı. Denemeye tabi tutulan olay neydi? Uluslararası hukukun ve BM arabuluculuğunun çözüme katkı sağlayamayacağı denli kritik ve tarafların asla yakınlaşamayacağı denli zorlu bir anlaşmazlıkta “olmazlar”ın devlet liderlerinin ikna edilerek olur hale getirilmesi.

Devlet liderlerinin bir kısmı iktidarları için borçlandırılıyor, bir kısmı hakkında elde tutulan soruşturma dosyaları oluyor, bir kısmı ekonomik krizle korkutuluyor… Şunu da anlıyoruz ki küreselleşme karşısında ulus devlet üstünlüğü dünyanın sadece belli bazı devletlerinde geçerli olabildi. Geri kalanında ulusal çıkarların üstünde başka çıkarların hükmü sürüyor. Yine küreselleşmenin getirdiği bireyselleşmenin de devlet adamlığı düsturuna galip geldiği çıkarımını yapabiliriz.

Balkanlarda çözülemez görünen sorunlara çözüm getirme sürecinde tarafların ikisinin de alternatif/rakip güç olan Rusya’dan uzaklaştırılması, Rusya’nın ve diğer bölge güçlerinin devre dışı bırakılması için ciddi uğraş verildi. Mali destek, iktidar, ülkelerinin diğer ülkelerle olan sorunlarının paket kapsamında çözülmesi ve dolayısıyla bir yerdeki tavizin diğer tarafta avantaj sağlaması gibi vaatler de gelişmelerden anlayabildiğimiz motivasyon araçları oluyor. Basın, anlaşmaya dönük olumlu algı yaratımında kullanıldı. Bunun için basına para dağıtıldığı konusunda hiçbir kesimde şüphe bulunmuyor. Kalıcı ve sürdürülebilir barış ve istikrarın sağlanması ise anlaşmanın ardından sağlanması gereken pek çok koşula bağlı. Burada yükün büyük kısmı AB’ye bırakılmış.

Kısmen 2004 Annan Planı dönemindeki koşulları anımsatıyor. Orada BM Güvenlik Konseyi’nden uygulama güvencesi istenmesi gerekmiş ve Rusya veto ederek dünyanın tek kutuplu olmadığının altını çizmişti. Uygulanamayacağı zaten belli olan planı Rumlar reddetmişti. Kosova’nın Ahtisaari Planı’na sadık kalma vaadiyle 2008’de tek taraflı bağımsızlığını ilan etmesi de benzer şekilde gerçekleşmişti. Bu kez BM Güvenlik Konseyi’nin 1244 sayılı kararına rağmen hareket edilmiş ve Rusya’ya veto kullanma imkanı tanınmamıştı. Şimdi bu şablonun uyduğu yani müzakerelerle sonuç alınması imkansız uzlaşmazlıklarda aynı yöntem yani kimsenin istediğini alamadığı ama iki tarafın da taviz verdiği planlar demokrasi ihmal edilerek, halka rağmen ve oldu bittiyle uygulamaya konulabilir. Rusya’nın doğrudan etkisi altında olmayan bölgelerde daha kolay ama Rusya’ya sığınabilecek yönetimlerin bulunduğu yerlerde de yönetim değişikliği sağlayarak yapılabilir. Ukrayna ve Gürcistan’da olduğu gibi…

Gerçi Soros fikirleri anlaşılmadığı ve tasarımları başarıya ulaşmadığı için Açık Toplum Vakıfları’nın tamamını kapatacağını açıkladı. Ama Yunanistan parlamentosunda Makedonya İsim Anlaşması’nın görüşüldüğü 24 Ocak gecesi Makedonya Başbakanı Zoran Zaev’le görüşüp, bir fotoğraf yayınlamakla süreçteki imzasını da vurguladı.

Sonuçta yöntem budur. Bu yöntemle çözülen sorunlar, ABD’yi de orada baki kılar. Rusya’nın ya da diğer bir gücün giremeyeceği set çekilmiş olur.

[1] Makedonya’da Zoran Zaev’in iktidara gelmeden önce George Soros’la görüşmesi, kendisinin desteğini aldığını açıklaması, o sırada iktidarda olan Nikola Gruevski’nin yolsuzluk ve rüşvet kasetlerinin Zaev’e yabancı istihbaratlarca sunulması, isim anlaşmasında da hüküm altına alındığı gibi anlaşma referanduma götürüleceği zaman Zaev’in bunun istişari bir referandum olacağını açıklaması, referanduma katılım yüzde 36’da kalınca Anayasa gereği geçersiz kabul edilmesi gerekirken Zaev’in sonuca odaklanmaya çağırması, Makedonya Parlamentosu’nda anlaşmanın oylanması sırasında eksik kalan 8 oy için muhalif vekillerin soruşturma dosyaları ile korkutulması; nihayetinde ülke isminin değiştirilmesi için yapılan meclis oylamasında eksik kalan son iki oy için Arnavut BESA partisi ile anlaşma yapılarak “Arnavutlar, Makedon kökenli değildir” yasasının ve ardından da Arnavutça’nın resmi dil ilanı yasasının çıkarılması süreçteki normal görünmeyen hususlara örnektir. Yunanistan’ın ise Prespa Anlaşması’nın imzalanması sonrasında Avro Alanı’nın temel yönetişim forumu konumunda olan Avro Grubu (Eurogroup) tarafından 15 Milyar Avroluk bir kredi ile ödüllendirilmesi de diğer tarafta yaşanan ilginç gelişmelerdendir. DIşişleri Bakanlığı görevini yürüten Nikos Kotzias’ın anlaşma için Soros’tan para aldığı iddiasının, iddiayı Bakanlar Kurulu’nda gündeme getiren de Savunma Bakanı Kommenos olmasına rağmen soruşturmaya tabi tutulmaması da ilginç bir noktadır.

[2] https://www.euractiv.com/section/global-europe/news/greece-and-russia-exchange-furious-statements-over-macedonia/, 15 Ocak 2019

 

Gözde Kılıç Yaşın

Yazar ve editörlerimizden Gözde Kılıç Yaşın, Eskişehir’de doğmuştur. Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, Yüksek Lisans ve Doktora derecesini yine Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Kamu Hukuku alanında tamamlamıştır. Uzmanlık alanı; Balkanlar, Kıbrıs, Etnik Sorunlar, Soykırım Hukuku, Azınlık Hakları, Göç ve İltica, Teostrateji Kapsamında Ortodoksluk, Ortodoks Dünya ve Patrikhaneler olan Yaşın İngilizce ve Almanca bilmektedir. Bugüne Kadar çalıştığı Yerler: • 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü (2010-2017) • TÜRKSAM (2009-2010) • TUSAM (2004-2009) • TÜBİKAM • BAŞKENT TV (2007-2008) • AVRASYA TV (ART) (2008-2011) • YİSAV (2002-2003) Yayınlar – Makaleler: • New Kosovas of the World: A Cyprus in the Making?, United Nations Assosiation of Turkey Bultein, Nmber 17 – Spring 2008 • Neighboorliness Approach in Neighbor Countries: Expansionism, United Nations Assosiation of Turkey Bultein, Number 16 – Auntumn 2007 • The Srebrenica Decision: Th World Was Acquited, United Nations Assosiation of Turkey Bultein, Number 15 – Spring 2007 • An Era Ends in the Balkans, United Nations Assosiation of Turkey Bultein, Number 14 – Auntumn 2006 • Stability in the Balkans: UN’s Deficiency, United Nations Assosiation of Turkey Bultein, Number 12 – Auntumn 2005 • ICTY Problem in Balkans, United Nations Assosiation of Turkey Bultein, Number 12 – Auntumn 2006 • Patrikhane’nin Hukuk Statüsü, Cumhuriyet Strateji, Sayı 2, 2004 • Bulgaristan’da El Kaide Tehdidi, Cumhuriyet Strateji, Sayı 5, 26 Temmuz 2004 • Kosova’nın Bağımsızlığının Etkileri, Parlamento Dergisi, Sayı 246, Ocak-Mart 2008 (söyleşi) • Medeniyetler Çatışırken Kiliseler, 2023 Dergisi, Sayı 68, Aralık 2006 • Srebrinitsa Kararı: Dünya Aklandı, 2023 Dergisi, Sayı 72, Mayıs 2007 • Yeni Yunan Tragedyası:Gagavuzlar, 2023 Dergisi, Sayı 73, Mayıs 2007 • KKTC’de İktidar Zor Durumda: Kıbrıs Türkleri Türkiye’deki Seçime Kilitlendi, 2023 Dergisi, Sayı 76, Ağustos 2007 • Yunan Milliyetçiliğinde “Rum Gölü – Karadeniz” ve “Pontus Devleti” Hayalciliği, 2023 Dergisi, Sayı 76, Ağustos 2007 • Kıbrıs’ta Bir Rüya Sona mı Eriyor?, 2023 Dergisi, Sayı 96, Nisan 2009, • Ulus Devletler küreselleşmenin Ya Hedefi Ya Ortağı, 2023 Dergisi, Sayı 100, Ağustos 2009 (söyleşi) • Bat Trakya’da Bizans Oyunları: Mütekabiliyet ilkesi Ne Kadar Gerçek?, 2023 Dergisi, Sayı 105, Ocak 2010 • Uluslararası Adalet Divanı’nın Kosova Kararı ve Etkileri, 2023 Dergisi, Sayı 112, Ağustos 2010

Yazar:
Gözde Kılıç Yaşın

Son Yazılar

TRÇ ittifakı Türkler için Stockholm sendromudur 

Şimdi gelelim “Türk devletinin nasıl bir dünya sistemi öngörüsü olması gerekir?” sorusunun cevabına. Gördüğünüz gibi… Devamını Oku

16.04.2026

Uygur ailelerinin ayrılığı

Dr. Henryk Szadziewski imzalı rapor, özellikle 2016-2017'den bu yana yoğunlaşan iletişim kopukluklarını ve Uygurların seyahat… Devamını Oku

14.04.2026

Siyasal tutumların katılaşması

Eğer, halkın çoğunluğu siyasal ve ideolojik katılımında, bir biçimde desteklemiş olduğu siyasal anlayışları, değişmezlik arz… Devamını Oku

07.04.2026

Yeni jeopolitik gelişmeler ışığında İran-Türkiye

Umalım ki yeni bir Şah veya batı yanlısı bir diktatör yerine demokrasi yönetiminde Musaddık benzeri… Devamını Oku

02.04.2026

Ege’ye dikkat!

Yunanistan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan itibaren iki ülke arasındaki ilişkilerde istisna teşkil eden dostluk dönemlerini… Devamını Oku

25.03.2026

Taştaki söz, bozkırdaki ruh: Atalarımın izinde bir diriliş

Bu yolculuk benim için sıradan bir gezi değildi. Atalarımızın izini sürmek, onların bastığı topraklara basmak,… Devamını Oku

24.03.2026