Kategoriler: SİYASET-TARİH

Batı Avrupa’da “melez rejim” olan tek ülke Türkiye

İngiltere merkezli Economist dergisinin araştırma ve analiz birimi “Unit Economist Intelligence” (EIU), 2022 yılının demokratik ve antidemokratik ülkelerini yayınladı. 2022 yılını kapsayan demokrasi raporunda, 167 ülke arasında, Norveç ilk sırada yer alırken “hibrit rejim diye tanımlanan Türkiye 103’ncü sıradadır.

EIU’nun Demokrasi Endeksi raporunun son baskısı, küresel sıralamalardaki değişikliklerin açıklaması ve derinlemesine bir bölgesel incelemenin yanı sıra, Rusya’da demokrasinin neden başarısız olduğunu, bunun mevcut savaşa nasıl yol açtığını ve Ukrayna’da demokrasinin neden savaşla bağlantılı olduğunu araştırıyor.

Ortalama küresel endeks puanı 2022’de duraklamıştır.  Pandemi ile ilgili kısıtlamaların kaldırılmasının ardından bir toparlanma beklentisine rağmen, puan 2021’de 5,28 iken 5,29 olmuş (0-10 ölçeğinde); neredeyse hiç değişmemiştir. Endeksin ölçtüğü ülkelerin yarısından fazlasının puanları ya yerinde saymış ya da gerilemiştir. Batı Avrupa, puanı pandemi öncesi seviyelere dönen tek bölge olarak pozitif bir aykırı değere sahiptir.

Belirgin iyileşme kaydeden tek bölge

Endeksteki ilk on ülkeden sekizine ev sahipliği yapan Batı Avrupa, 2022’de belirgin bir iyileşme kaydeden tek bölgedir. Bölgesel puanı pandemi öncesi seviyelere yükselmiş,  Norveç uzun süredir elinde tuttuğu zirvedeki konumunu korumuştur. Bu ülkeyi diğer dört İskandinav ülkesi yakından izlemektedir. Yeni Zelanda, küresel sıralamada ikinci ülkedir.  Bölgedeki tek “melez rejim” olan Türkiye, son on yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın giderek artan otokratik yönetimini yansıtan sert bir düşüş kaydetmiştir. Bazı küresel gelişmelere rağmen, demokrasi tehdit altında olmaya devam ediyor.

Raporda, her ülke en fazla 10 puan alabiliyor. Puanlama,  seçim süreci ve çoğulculuk, hükümet işleyişi, siyasal katılım, demokratik siyasal kültür ve sivil özgürlükler gibi beş başlık üzerinden yapılmaktadır. Ülkeler aldıkları puanlara göre “tam demokrasi,” “kusurlu demokrasi,” “hibrit (melez) rejim” ve “otoriter rejim” olarak sınıflandırılmaktadır. Türkiye 10 üzerinden 4.35 puan alarak “hibrit rejim” olarak tanımlanmıştır.

Batı Afrika ülkesi Gambiya, 4.47 puanla Türkiye’nin bir basamak üzerinde 102’inci sıradadır. 2006 yılından bu yana yayınlanan raporda Türkiye, 5,76 puanla, en yüksek rakamı 2012’de elde etmişti. Listede, Türkiye’nin seçim süreci ve çoğulculuk alanındaki puanı 10 üzerinden 3.5, hükümetin işleyişi 5.0, siyasal katılım 5.56, demokratik siyasal kültür 5.63, sivil özgürlükler ise 2.06 puandır. Afganistan 0.32 puanla 167’inci sırada yer alırken, İskandinav ülkesi Norveç 9.81 puanla listenin ilk sırasındadır.

Hibrit rejime sahip tek ülke

Türkiye, bölgedeki  “hibrit rejim“e sahip tek ülkedir.   Rapora göre Türkiye’de demokrasi ciddi şekilde sınırlanmıştır. Seçimler özgür ve adil değildir, medya sansüre tabidir,  hukukun üstünlüğü zayıf, yolsuzluk yaygındır.  Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son on yılda puanında önemli bir düşüş yaşamıştır. 2012’de 5,76 puanı olan Türkiye’nin ortalama puanı 2022 yılında 1,41 puan düşerek 4,35’e gerilemiştir. Bu düşüş,  otoriter Cumhurbaşkanı’nın giderek artan otokratik yönetimini yansıtmaktadır. Erdoğan, 2022 yılında medya, muhalefet ve kamuoyu üzerindeki baskıyı artırmıştır. Ülke zaten tüm kategorilerde çok düşük puanlara sahip olduğundan birçok göstergenin daha aşağı inmesi mümkün değildir. Raporda, geçen yıl TBMM’den geçirilen dezenformasyon yasasının da baskıları arttırdığına dikkat çekilerek şu tespit yapılmıştır:

“Artan baskı eğilimi, 2022’nin Ekim ayında, ülkenin güvenliği ve kamu düzeni hakkında yanlış bilgi yaymaktan hapis cezasını içeren yeni bir dezenformasyon yasasının kabul edilmesiyle perçinlendi. 2022’nin Nisan ayında, Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi, seçim kurullarına taraftarı olan yargıçların atanmasını kolaylaştırmak ve küçük partilerin seçim ittifakları yoluyla parlamentoya girmesini daha da zorlaştırmak için seçim yasasını da değiştirdi.”

Rapora göre dünya nüfusunun yüzde 45.3’ü, demokrasiyle yönetilen ülkelerde, geri kalan yüzde 36.9’lık kesim ise otoriter rejimlerin yönetimi altında yaşamaktadır. Raporda yer alan tespit önemlidir: “Bir önceki yıla göre sadece 0,01’lik bir artışla 10 üzerinden 5.29 olarak hesaplanan küresel puan, 2016’da başlayan ve olası görünen demokratik durgunluğun tersine dönmesinden çok durgunluğu temsil etmektedir.”

14 Mayıs’ta çifte seçim

Bu kapsamda Hande Küçük’ün   (Economist at Morgan Stanley London, England, United Kingdom)  aşağıdaki değerlendirmesi önemlidir. Türkiye 14 Mayıs’ta çifte seçime gidiyor: 61 milyon civarında seçmen, seçimini yapacak ve parlamentodaki temsilciler ile beş yıllık bir dönem için ülkenin cumhurbaşkanını seçecek. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından açıklanan adaylar, 14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yarışacak.  Birden fazla adayın olduğu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Kılıçdaroğlu 7-8 puan öndedir. Anketlerin medyanına göre yüzde 44’e karşı yüzde 51 ile Erdoğan’ın önündedir.

Kardeş şirket EIU’nun Demokrasi Endeksi’nin son baskısına göre, küresel demokrasinin uzun süredir devam eden düşüşü 2022’de durmuştur.  Anket, 167 ülkedeki demokrasi durumunu, en fazla on puan alan beş ölçüte göre derecelendirmektedir: seçim süreci ve çoğulculuk, hükümetin işleyişi, siyasi katılım, demokratik siyasi kültür ve sivil özgürlükler.  Dünya nüfusunun neredeyse yarısının (%45,3) bir tür demokraside, üçte birinden fazlasının (%36,9) ise otoriter yönetim altında yaşadığını göstermektedir. Bir önceki yıla göre sadece 0,01’lik bir artışla on üzerinden 5,29’luk küresel puan, 2016’da başlayan ve olası görünen demokratik durgunluğun tersine dönmesinden çok durgunluğu temsil etmektedir.

 

 

 

Sadık Rıdvan Karluk

Prof. Dr. S. Rıdvan Karluk, 1970’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. 1975’te doktor, 1979’da doçent oldu. 1975 – 1976’da Sussex Üniversitesi’nde doktora üstü araştırma yaptı. 1982 yılında Devlet Planlama Teşkilatı AET Dairesini (Genel Müdürlük) kurdu. 1985-1990 yıllarında Paris’te, OECD Türkiye Büyükelçiliği’nde Planlama Müşaviri olarak çalıştı. 1990-1992 yıllarında Başbakanlık Başmüşavirliği’ne atandı. 1991 yılında Anadolu Üniversitesi’ne geçmiş, 2014 yılında emekli olmuştur. Bu süre içinde İktisadi Gelişme ve Uluslararası Gelişme Anabilim Dalı Başkanlığı, 2010-2013 döneminde İktisat Fakültesi Dekanlığı yapmıştır. Uluslararası Ekonomi, Türkiye Ekonomisi, Avrupa Birliği ve Uluslararası Ekonomik İlişkiler konularında 24 kitabı, 12 ortak ve 3 çeviri eseri vardır. Ortak yazarlı bir ders kitabı TÜBA üniversite ders kitapları 2012 yılı telif ve çeviri eser ödülü olmak üzere 6 bilimsel araştırma ödülüne sahiptir. Eskişehir Sakarya gazetesi ile Turkish Forum’da (ABD) haftalık güncel yazıları yayınlanmaktadır. Özgeçmişi WHO’s WHO Dünya, Asya ve Türkiye baskılarında yer almıştır.

Yazar:
Sadık Rıdvan Karluk

Son Yazılar

Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 107. yıldönümü

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışının, Millî Egemenlik ve Millî Bağımsızlık Savaşımızda onun ebedî önderliğinde… Devamını Oku

19.05.2026

Türk evren tasavvuru ve millî egemenlik

Türk devletinin töreli ve adaletli yöneticileri, “kimsesizlerin kimsesi” olma tarzında bir yönetim düşüncesiyle hareket etmek… Devamını Oku

16.05.2026

Toplumsal adaletsizlik ve artan şiddet olayları

Çocukların ve gençlerin karıştığı her şiddet olayında, yetkililerin ya da uzmanların çoğunun, suçu büyük ölçüde… Devamını Oku

26.04.2026

TRÇ ittifakı Türkler için Stockholm sendromudur

Şimdi gelelim “Türk devletinin nasıl bir dünya sistemi öngörüsü olması gerekir?” sorusunun cevabına. Gördüğünüz gibi… Devamını Oku

16.04.2026