Kategoriler: Genel

Hamaney’in “ölümü seçtiği” iddiası ne kadar doğru?

İran yönetimi, Ali Hamaney’in bilinçli ve iradî biçimde “ölümü seçtiği”, “90 milyon insan sığınakta yaşamıyorsa benim yaşamam da doğru değil.” diyerek ölümü (onların ifadesiyle “şehadeti”) tercih ettiği ileri sürülmektedir. Bu iddia ilk bakışta fedakârlık, kader ortaklığı ve lider–halk özdeşliği üzerinden güçlü bir sembolik anlam üretmektedir. Ancak İran siyasal sistemi, özellikle Velâyet-i Fakih kurumu ve anayasal mimari dikkate alındığında, bu çerçeveleme yapısal açıdan ciddi sorunlar barındırmaktadır. Bu iddia doğru olmaktan çok uzak ve yönetimin varoluşsal kusur ve eksiliğini kapatmak niyetini taşır. Aşağıdaki yazı bu iddiayı çürütmeyi hedefliyor.

Böyle bir çerçeveleme, aynı zamanda yeni bir ideolojik mit üretme işlevi görebilir. Bu mit, ülkedeki güvenlik zafiyetini, istihbarat açıklarını, dış tehditleri ve düşman olarak adlandırdıkları ülkelerin niyet, irade ve harekat tarzını doğru okuyamama gibi hayati kırılganlıklar ve zaafları görünmez kılma amacına hizmet edebilir. İran yönetiminin tarihsel olarak zafiyetleri ideolojik ve teolojik bir anlatı içine yerleştirerek yeniden üretme ve buradan meşruiyet devşirme konusunda mahir olduğu sıkça dile getirilmektedir.

Eğer gerçekten bilinçli ve iradî bir ölüm tercihi söz konusuysa, bu durum çok ağır bir sorumluluk tartışmasını beraberinde getirir. Anlatıya göre saldırının gerçekleştiği yerleşkede eşinin, gelininin, damadının ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği belirtilmektedir. Bu çerçeve esas alınırsa, Ali Hamaney yalnızca kendi ölümünü değil, aynı mekânda bulunan aile üyeleri ve yetkililerin de ölüm riskini bilerek üstlenmiş — hatta fiilen buna zemin hazırlamış — olur. Bu durumda mesele, “şehadet” ya da fedakârlık söylemiyle yüceltilmekten ziyade; liderin kamusal sorumluluğu, kararlarının üçüncü kişiler üzerindeki öngörülebilir sonuçları ve aile etiği bakımından değerlendirilmelidir. Bir liderin, düşman olarak tanımladığı bir aktöre kendisini ve yakın çevresini hedef alma imkânı sunması; yalnızca kişisel cesaret meselesi değil, aynı zamanda stratejik öngörü ve koruma yükümlülüğü açısından da sorgulanabilir. Dolayısıyla burada tartışma, ahlaki üstünlük iddiasından çok; kamusal emanet bilinci, liderlik sorumluluğu ve başkalarının hayatı üzerinde alınan kararların etik sınırları çerçevesinde açık biçimde problemli bir alanı işaret etmektedir

Ali Hamaney sıradan bir devlet başkanı değildir. İran İslam Cumhuriyeti anayasal düzeninde “Rehber” sıfatıyla, Velâyet-i Fakih doktrini çerçevesinde en üst siyasal-dinî otorite konumundadır. Silahlı kuvvetlerin başkomutanıdır; yargı erkinin tepe atamalarında belirleyici rol oynar; devlet televizyonu ve kritik kurumların üst yönetimini tayin eder; stratejik güvenlik kararlarında son mercidir; dış politika ve nükleer dosya gibi hayati alanlarda nihai yön belirleyicidir. Bu bağlamda liderin varlığı sembolik bir konumdan ibaret değildir; sistemin kurumsal sürekliliğinin merkezinde yer alır. Dolayısıyla bilinçli bir “ölümü seçme” kararı, kişisel bir tasarruf değil, anayasal düzenin çekirdeğini hayatı riske atmak anlamına gelir.

Velâyet-i Fakih teorisinin kurucu referansı olan Ruhullah Humeyni, fakihin temel sorumluluğunu toplumun maslahatını korumak olarak tanımlar. Bu doktrinde lider, siyasi aklın ve maslahatın temsilcisidir; kaos ve fitne riskini minimize etmekle yükümlüdür; devletin bekasını şahsi kaderinin önünde tutmak zorundadır. Bu çerçevede bilinçli biçimde ölümü seçmek, maslahat ilkesine açık biçimde aykırıdır. Çünkü liderin güvenliği şahsi bir mesele değil, rejimin istikrarının yapısal bir unsurudur. Şehadet söylemi devrimci retorikte güçlü bir mobilizasyon aracıdır; ancak devletleşmiş ve kurumsallaşmış bir sistemde liderin asli görevi mit üretmek değil, risk yönetmektir. Devrimci romantizm ile kurumsal rasyonalite arasındaki gerilim burada belirginleşmektedir.

Ayrıca Ali Hamaney yalnızca İran devletinin değil; İran’la koordinasyon içindeki bölgesel vekil ağların da en üst siyasi-ideolojik referans noktasıdır. Irak’taki milis yapılar, Lübnan’daki Hizbullah, Yemen’deki Husiler ve Suriye sahasındaki İran bağlantılı unsurların stratejik yönelimi büyük ölçüde Tahran’daki nihai otoritenin sürekliliğine bağlıdır. Liderin öldürülmesi, karar alma mekanizmalarında geçici boşluk yaratabilir; güç fraksiyonları arasında rekabeti tetikleyebilir, Devrim Muhafızları ile diğer kurumsal odaklar arasında denge kaymalarına yol açabilir; bölgesel caydırıcılığı zayıflatabilir. Stratejik rasyonalite açısından bu, sistem için yüksek maliyetli bir tercihtir.

Varsayımsal olarak bilinçli bir ölüm tercihi gerçekten söz konusu olsaydı, bu durum ciddi bir etik sorumluluk tartışmasını beraberinde getirmesi gerekir. Liderin bulunduğu mekândaki siviller, aile üyeleri, koruma personeli ve karar alma çevresi ölüm riskine açık hâle gelmiş olur. Liderlik, kişisel cesaret gösterisi ya da sembolik fedakârlık değil; risk minimizasyonu ve kamusal sorumluluk ilkesine dayanır. Bu nedenle mesele fedakârlık değil, emanet sorumluluğu problemidir. Hameney, ölümü seçmişse emanete ihanet ettiği sonucu çıkar.

İran siyasal geleneğinde krizlerin teolojik-ideolojik bir anlatı içine yerleştirilerek yeniden çerçevelenmesi yaygın bir pratiktir. Eğer ortada ciddi bir istihbarat açığı, operasyonel sızma ya da güvenlik mimarisinde kırılganlık söz konusuysa, bunu “bilinçli şehadet tercihi” olarak yeniden kodlamak devlet kapasitesine yönelik tartışmaları bastırma işlevi görebilir. Böyle bir anlatı, istihbarî başarısızlıkları görünmez kılar; sorumluluk zincirini kişisel irade retoriği içinde dağıtır; toplumsal eleştiriyi kutsal bir söylem aracılığıyla nötralize eder. Bu durum, klasik anlamda bir meşruiyet yeniden üretim mekanizmasıdır.

Sonuç olarak “ölümü seçti” iddiası, Velâyet-i Fakih’in İran’daki merkezi pozisyonu ve maslahat mantığıyla uyumsuzdur; devlet aklı perspektifinden irrasyoneldir, kurumsal sorumluluk ilkesiyle çelişir; güvenlik zafiyetini ideolojik anlatı ile perdeleme riski taşır. Daha tutarlı açıklama, bilinçli bir şehadet tercihi değil; güvenlik ve istihbarat bağlamında oluşmuş bir kırılganlığın ideolojik olarak yeniden çerçevelenmesidir. İran yönetimi kendi liderini korumaktan acizdir. Bu aczi perdelemesi gerekiyor. Tartışılması gereken esas mesele bireysel kahramanlık değil, yönetimin liderini koruyamama acizliğidir.

 

Arif Keskin

Arif Keskin İran'ın Erdebil Eyaleti'nin Muğan ilçesinde doğmuştur. Lise eğitimini Muğan'da tamamlamıştır. 1993 yılında Tebriz Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyoloji Bölümünden mezun olmuştur. 1999 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Biliminde Yüksek lisans eğitimine başlayan Keskin, buradaki eğitimini tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde doktora yapmıştır. Arif Keskin, 1999'dan itibaren ASAM(Avrasya stratejik Araştırmalar Merkezi), TÜRKSAM, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü ve ORSAM gibi düşince kuruluşlarında ortadoğu uzmanı olarak çalışmıştır. 1999’dan günümüze kadar Türkiye basınında (Stratejik Analiz, Avrasya Dosyası, Radikal, Aktüel, Tempo, Vatan, 2023, Global Strateji ve....) 100’den fazla makalesi yayınlanmıştır. Yazıları Türkiye dışında Azerbaycan Türkçe’si, Farsça ve İngilizce dillerine çevrilerek Türkiye’deki makalelerinin tercümesi İran'da kitap şeklinde de yayınlanmıştır. CNN-Türk, TRT, Habertürk gibi TV kanallarında İran ile ilgili programlara katılmıştır. Güney Azerbaycan Milli Direniş Harekatı, [National Resistance Movement in Southern Azerbaijan], Avrasya Dosyası [Eurasia Report]; Special Issue on Iran, Vol.5, No.3 (1999) Siyaset Gölgesinde İran Ekonomisi, [Iranian Economy in the Shadow of Politics] Jeoekonomi [Jeoeconomics] Vol.2, No.1 (2000) İran Siyasal Sistemi Çıkmazda, [The Iranian Political System in Deadlock] Stratejik Analiz [Strategic Analysis] Vol.1, No.1 (2000) Hamaney ve Cumhuriyet Projesinin Dönüşümü, [Khamenei and the Transformation of the Republican Project] Stratejik Analiz, Vol.1, No.2 (2000) İran Siyasal Sistemi Nereye? [Where is the Iranian Political Sytem Going Towards?] Stratejik Analiz, Vol.1, (2000) İran’da Reformistler Çıkmazda, [Reformists in Dilemma in Iran] Stratejik Analiz, Vol.1, No.4 (2000) İran’da Dini Aydın Hareketi: Abdülkerim Suruş Örneği, [The Religious Intellectuals Movement in Iran: The Example of Abdulkerim Surus] Stratejik Analiz, Vol.1, No.7 (2000) Değişen Fars Milliyetçiliği ve “İranlılık” Düşüncesine Giden Yol, [Changing Persian Nationalism and Move Towards the “Iranianess” Thinking] Stratejik Analiz Vol.2, No.9 (2001) İran’da Fars Milliyetçiliğinin Üç Dalgası: "İranlılık" Düşüncesine Giden Yol, Stratejik Analiz, Ocak 2001, Sayı 9 Tahran'da ikinci raund: Reformculara Rağmen Reforma Devam, Stratejik Analiz Temmuz 2001, Sayı 15 İran’da Muhafazakarların Değişim Paradoksu: Olmak veya Olmamak, Stratejik Analiz Ağustos 2001, Sayı 16 Tehdit Merkezli Bir Dış Politika: İran'ın Azerbaycan Politikası, Stratejik Analiz, Ekim 2001, Sayı 18 Tehdit ve Fırsat Karmaşasında Pasif Komşu İran'ın Afganistan Krizindeki Durumu, Stratejik Analiz, Kasım 2001, Sayı 19 İki Düşman Arasında "Pragmatist Tarafsız": ABD’nin Olası Saddam’ı Devirme Operasyonunda İran’ın Tutumu, Stratejik Analiz, Ocak 2002, Sayı 21 Orta Doğu Barış Süreci, Oyuncuları ve İran, Stratejik Analiz, Şubat 2002, Sayı 22 ABD-Iran Gerginliğinde AB-Iran ilişkilerine Analitik Bir Bakış, Stratejik Analiz, AĞUSTOS 2002, Sayı 28 İran’ın Irak politikası, Turkish News Reformcuların Başarısızlığındın Nedenleri, Turkish News ( Ocak 2003) Tüm Boyutları ile İran Türkiye İlişkileri, Stratejik Analiz, Eylül 2004 Iraklı Şiilerin Sosyal-Siyasal Davranışlarının Temelleri, Stratejik Analiz, Mayıs 2004 İranlılık Paradigmasının Çöküşü ve Güney Azerbaycan Millî Hareketinin Yükselişi, Strateji Analiz, Mart 2004 Bir Halkın Öze Dönüş Töreni, Stratejik Analiz, Ağustos 2004 11 Eylül Sonrası İran-Türkiye İlişkileri, Avrasya Dosyası, Yaz 2004 Iraklı Şiiler, 2023 Dergisi, Haziran 2004 ABD-Güney Azerbaycan ve İranlılık Kimliğinin Krizi, 3.Sector Dergisi, Kış 2004-N.4 (Bakü’de yayınlanmaktadır) Güney Azerbaycan Milli Hareketine Tarihsel Bakış, Genç Birikim, 11 Sayı Reform Yapamayan Reformcular, Azerbaycan Dergisi, Sayı 27–28 İran - Türkiye İlişkilerinde PKK Sorunu, Parmak İzi Web Sitesinde Türkdirlik Web Sitesi- İran Nükleer Çalışmaları-(Değerlendirme Yazısı) Iraklı Şiirler (yazının Farsça tercümesi verildi), Baztab Web Sitesi ( Farsça) Türkiye ve İran'ın Nükleer Çalışmaları, Haberanaliz, 14 Ekim 2004 Hatemi'nin Ertelenen Türkiye Ziyareti Üzerine, Haberanaliz, 27 Eylül 2004 Türkiye-İran Arasında Güven Krizi, Haberanaliz, 5 Haziran 2004 Iraklı Şiilerin Siyasal Davranışlarına Genel Bakış, Haberanaliz, 27 Nisan 2004 Mukteda Sadr Niye Geri Adım Attı? Haberanaliz, 17 Nisan 2004 ABD ve Iraklı Şiiler Arasında Yeni İlişki Modeli, Haberanaliz, 7 Nisan 2004 Türkiye'nin Irak Merkezli Diplomatik Atakları, Haberanaliz, 12 Ocak 2004 Orta Doğu'da İlişkiler Düzeni Değişiyor: İran ve Mısır İlişkileri Örneği, Haberanaliz, 8 Ocak 2004 İKÖ Toplantısı Sonuçları, Haberanaliz, 24 Haziran 2004 Orta Doğu'da Şiddet Dalgası Artabilir: Hamas Lideri Şeyh Yasin Öldürüldü, Haberanaliz, 26 Mart 2004 Türkiye – İran İlişkilerini Belirleyen Yapısal ve Dönemsel Faktörler, Avrasya Dosyası, Cilt 10, Sayı 1 (11 Eylül Sonrası Türk Dış Politikası Özel Sayısı), İlkbahar 2004 İranlılık Paradigmasının Çöküşü ve Güney Azerbaycan Millî Hareketinin Yükselişi, Stratejik Analiz, Cilt 4, Sayı 47, Mart 2004 İran Devleti’nin Ermeni Desteği, Stratejik Analiz, Cilt 5, Sayı 50, Haziran 2004 İran Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Ayrışımlar, Adaylar ve Tartışmalar, Stratejik Analiz, Cilt 6 Sayı 62, Haziran 2005 ABD-İran Gerginliğinde Yeni Bir Dönem: ABD-AB Yakınlaşması, Stratejik Analiz, Cilt 5 Sayı 60, Nisan 2005 İran’ın Nükleer Çabaları: Hedefler, Tartışmalar ve Sonuçlar, Stratejik Analiz, Cilt 5 Sayı 59, Mart 2005 Devrim İçinde Yeni Bir Devrim Arayışı: Ahmedinejad ve Radikal Muhafazakâr Akım, Stratejik Analiz, Cilt 6 Sayı 69, Ocak 2006 Ahmedinejad Dönemi İran Dış Politikası: “Saldırganlığın Rasyonelleşmesi”, Stratejik Analiz, Cilt 6 Sayı 70, Şubat 2006 İran’ın Nükleer Sorunu: Güven Bunalımı ve Beka Mücadelesi, Stratejik Analiz, Cilt 6 Sayı 71, Mart 2006 ABD-İran Gerginliği Çerçevesinde İran’da Etnik Milliyetçilik , Stratejik Analiz, Cilt 6 Sayı 72, Nisan 2006 İran Ne Yapmak İstiyor? Stratejik Analiz, Cilt 7 Sayı 73, Mayıs 2006 İran'da Azerbaycan Milliyetçiliği ve Karikatür Krizi, Stratejik Analiz,Cilt 7 Sayı 75, Temmuz 2006 İran Nasıl Yönetiliyor?, Stratejik Analiz, Cilt 7 Sayı 76, Ağustos 2006 İran 2023’de, Stratejik Analiz, Cilt 7 Sayı 79, Kasım 2006 Irak’ta “ABD-İran Savaşı”, Stratejik Analiz, Cilt 7 Sayı 82, Şubat 2007 İran-Suudi Arabistan İlişkileri ve Şii Jeopolitiği,Stratejik Analiz, Cilt 8 Sayı 85, Mayıs 2007 İran ve Şii Jeopolitiği / Avrasya Dosyası, Şii Jeopolitiği Özel Sayısı, Cilt 13 Sayı 3, 2007 İran’ın Kuzey Irak Politikası, Stratejik Analiz, Cilt 8 Sayı 86, Haziran 2007 İran Nereye? Stratejik Analiz, Cilt 8 Sayı 87, Temmuz 2007 PJAK: PKK’nın Bölgedeki Yeni Misyon Arayışı, Stratejik Analiz, Cilt 8 Sayı 92, Aralık 2007 İran’ın Kafkasya Politikası, Stratejik Analiz, Cilt 8 Sayı 94, Şubat 2008 İran’daki Meclis Seçimleri: Görünenler ve Gerçekler, Stratejik Analiz, Cilt 8 Sayı 96, Nisan 2008 Iraklı Şiilerin Siyasal Davranışlarına Genel Bir Bakış , Stratejik Analiz,Cilt 9 Sayı 97, Mayıs 2008 İran-Suriye İlişkileri, Stratejik Analiz, Cilt 9 Sayı 100, Ağustos 2008 İran-Türkiye İlişkileri , Stratejik Analiz, Cilt 9 Sayı 101, Eylül 2008 İran’ın Doğal Gaz Siyaseti ve Türkiye, Stratejik Analiz, Cilt 9 Sayı 103 Kasım 2008

Yazar:
Arif Keskin

Son Yazılar

TRÇ ittifakı Türkler için Stockholm sendromudur 

Şimdi gelelim “Türk devletinin nasıl bir dünya sistemi öngörüsü olması gerekir?” sorusunun cevabına. Gördüğünüz gibi… Devamını Oku

16.04.2026

Uygur ailelerinin ayrılığı

Dr. Henryk Szadziewski imzalı rapor, özellikle 2016-2017'den bu yana yoğunlaşan iletişim kopukluklarını ve Uygurların seyahat… Devamını Oku

14.04.2026

Siyasal tutumların katılaşması

Eğer, halkın çoğunluğu siyasal ve ideolojik katılımında, bir biçimde desteklemiş olduğu siyasal anlayışları, değişmezlik arz… Devamını Oku

07.04.2026

Yeni jeopolitik gelişmeler ışığında İran-Türkiye

Umalım ki yeni bir Şah veya batı yanlısı bir diktatör yerine demokrasi yönetiminde Musaddık benzeri… Devamını Oku

02.04.2026

Ege’ye dikkat!

Yunanistan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan itibaren iki ülke arasındaki ilişkilerde istisna teşkil eden dostluk dönemlerini… Devamını Oku

25.03.2026

Taştaki söz, bozkırdaki ruh: Atalarımın izinde bir diriliş

Bu yolculuk benim için sıradan bir gezi değildi. Atalarımızın izini sürmek, onların bastığı topraklara basmak,… Devamını Oku

24.03.2026