<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çevre arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/cevre/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/cevre/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 Jul 2025 16:16:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Nükleer Vizyon ve Nükleer Sızıntı</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/nukleer-vizyon-ve-nukleer-sizinti/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/nukleer-vizyon-ve-nukleer-sizinti/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Korçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2025 17:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Radyasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50743&#038;preview=true&#038;preview_id=50743</guid>

					<description><![CDATA[<p>DPT uzmanlarından ve Emekli Denizcilik Müsteşarı Dr. Mustafa Korçak'ın "Nükleer Vizyon ve Nükleer Sızıntı" konulu çalışmasının ilk bölümünü yayımlıyoruz. Bu değerli çalışmanın diğer bölümleri de önümüzdeki günlerde sitemizde sunulacaktır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/misak/nukleer-vizyon-ve-nukleer-sizinti/#new_tab">Nükleer Vizyon ve Nükleer Sızıntı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fnukleer-vizyon-ve-nukleer-sizinti%2F%23new_tab&amp;linkname=N%C3%BCkleer%20Vizyon%20ve%20N%C3%BCkleer%20S%C4%B1z%C4%B1nt%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fnukleer-vizyon-ve-nukleer-sizinti%2F%23new_tab&amp;linkname=N%C3%BCkleer%20Vizyon%20ve%20N%C3%BCkleer%20S%C4%B1z%C4%B1nt%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fnukleer-vizyon-ve-nukleer-sizinti%2F%23new_tab&amp;linkname=N%C3%BCkleer%20Vizyon%20ve%20N%C3%BCkleer%20S%C4%B1z%C4%B1nt%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fnukleer-vizyon-ve-nukleer-sizinti%2F%23new_tab&amp;linkname=N%C3%BCkleer%20Vizyon%20ve%20N%C3%BCkleer%20S%C4%B1z%C4%B1nt%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fnukleer-vizyon-ve-nukleer-sizinti%2F%23new_tab&#038;title=N%C3%BCkleer%20Vizyon%20ve%20N%C3%BCkleer%20S%C4%B1z%C4%B1nt%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/nukleer-vizyon-ve-nukleer-sizinti/#new_tab" data-a2a-title="Nükleer Vizyon ve Nükleer Sızıntı"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/nukleer-vizyon-ve-nukleer-sizinti/#new_tab">Nükleer Vizyon ve Nükleer Sızıntı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/nukleer-vizyon-ve-nukleer-sizinti/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çevrecilik nedir</title>
		<link>https://millidusunce.com/cevrecilik-nedir/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/cevrecilik-nedir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jul 2024 15:40:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Çevrecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil dönüşüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=47658&#038;preview=true&#038;preview_id=47658</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir çöp kutusu bulana kadar çöpünüzü elinizde gezdirmiyorsanız çevreci değilsiniz. Hele görüş hizanızda, beş metre ötede çöp bidonu varken içtiğiniz alkollü alkolsüz içkilerin şişelerini, kutularını, yediğiniz yemeklerin artıklarını, sokağa atıyorsanız çevreci değilsiniz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/cevrecilik-nedir/">Çevrecilik nedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcevrecilik-nedir%2F&amp;linkname=%C3%87evrecilik%20nedir" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcevrecilik-nedir%2F&amp;linkname=%C3%87evrecilik%20nedir" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcevrecilik-nedir%2F&amp;linkname=%C3%87evrecilik%20nedir" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcevrecilik-nedir%2F&amp;linkname=%C3%87evrecilik%20nedir" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcevrecilik-nedir%2F&#038;title=%C3%87evrecilik%20nedir" data-a2a-url="https://millidusunce.com/cevrecilik-nedir/" data-a2a-title="Çevrecilik nedir"></a></p><p><span style="font-weight: 400;">Çevrecilik ne demek? Dillerden düşmeyen bir kelime artık. Ekranlarda türlü türlü çevreci faaliyetler seyrediyoruz, medyada okuyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı diye bakanlığımız var. (İklim Değişikliği ibaresi de eklendi). Ne güzel isim! Sloganlar da güzel! Bakanlığın internet sitesinin açılış sayfasında, faaliyetleri gösteren bütün fotoğraflarda, eski ve yeni sayın bakanların çehreleri ve beyanları. Çevre dostu… Çevreye saygılı şehirler… Yeşil dönüşüm… Yeşil kalkınma… Yeşil dönüşüm bir mecburiyettir. Hedefimiz daha yeşil bir Türkiye…Çevrenin korunması, çevre kirliliğini önlemek. Daha temiz, daha yaşanabilir, daha yeşil bir dünya. Dünya ortak evimiz… Sıfır atık…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Yalnız bu güzel lâfları hazmetmiş, benimsemiş, hayat düsturu haline getirmiş olduğumuz söylenemez. Hem ferdî planda hem kurumsal planda. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Meselâ… Bir çöp kutusu bulana kadar çöpünüzü elinizde gezdirmiyorsanız çevreci değilsiniz. Hele görüş hizanızda, beş metre ötede çöp bidonu varken içtiğiniz alkollü alkolsüz içkilerin şişelerini, kutularını, yediğiniz yemeklerin artıklarını, kullandığınız plastik malzemeleri, naylon torbaları, kâğıtları, gazete parçalarını, hatta evinizdeki eskiyen öteberiyi ağacın dibine, kaldırımın kenarına bırakıveriyor, göle, dereye fırlatıveriyorsanız çevreci değilsiniz. Sigaranızın izmaritini fırlatıp yola atıyorsanız çevreci değilsiniz. (Çok fiyakalı atanlar var! Baş parmak ile işaret parmağı arasına sıkıştırılan izmarit işaret parmağının ani bir itici darbesiyle ileri doğru fırlatılır!!) Parklardaki, piknik yerlerindeki, şehirlerarası yol kenarlarındaki, şehir içi caddelerdeki, kaldırımlardaki akıllara ziyan çöp yığınlarında katkınız varsa çevreci değilsiniz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eskiyen pilleri, patlamış ampulleri geri dönüştürmek için atacak yer bulamadığımızdan evde torba torba biriktirmek zorunda kalmışsak bu nasıl çevrecilik diye sorma hakkımız vardır. Çevre sağlığını ilgilendiren bu düzenlemelerden belediyeler ve üst birim olarak Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı sorumludur. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü var. Onların da il veya ilçe belediyelerini desteklemek, yönlendirmek, denetlemek, görevleri dahilindedir, diye düşünüyorum. Herhalde “işbirliği” halinde çalışılıyordur. Meselâ, her markette  geri dönüşüm kutuları olsa… Yeni pili, yeni ampulü satan dükkânlar eskiyenleri de almak ve geri dönüşüm merkezlerine ulaştırmak zorunda olsa… Bunu dillendirdiğimde bazı dostlar “Filan yerde geri dönüşüm kutusu var” der.  Fakat “Filan yerle” olmaz! Vatandaş için “ulaşılabilir” olmalıdır, yakın olmalıdır, kolay olmalıdır. Satın aldığınız dükkân, market her neresi ise oraya geri götürebilmelisiniz. Bu konu sıfır atık projesi çerçevesine girmiyor mu? Belediyeler marketlere bunu şart koşamaz mı?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Herkes evinin önünü temiz tutsa şehir temiz olur” gibi -mecazî anlamları da olan- bir sözümüz var. Eskiden öyle miydi bilmem amma artık herkes evinin sadece “içini” temiz tutuyor. Evlerin tabanı, tavanı, duvarı, camı, çerçevesi, banyosu, mutfağı ilâçlı sularla ovuluyor, ovuluyor, pir ü pâk ediliyor. Kapının dışı? Kapının dışı “benim” değil!!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bazı dükkân önlerinde açılmış naylon torbanın içinde etli kemik yığınları görüyorum. Belli ki köpekler için iyi niyetle konmuş. Ama böyle olmaz! Üzerinde kara sinekler… Ellisi konarken altmışı kalkıyor. Hava sıcak. Koku!… Köpekler birbirleri ile yeme mücadelesi verirken kemikler sağa sola dağılıyor. Medenî bir şehir böyle olmaz! Zabıta diye bir belediye memuru vardır! Görevleri arasında “halk sağlığını korumak”  da yazar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir tek çöp kirliliği de değil! Meselâ… Kamu kurumu veya özel sektör bir site yapıyor, apartman veya apartman blokları dikiyor. Son derece konforlu, pırıl pırıl binalar… Fakat sitenin, binaların çevresi öylece bırakılıvermiş. Çim çiçek işinden vazgeçtim; inşaat artıkları, kullanılmamış tuğlalar, çimento torbaları, kaldırımlar kırık, yabanî otlar büyümüş… Tek ağaç dikilmemiş… Binaların sakinleri çoktan dairelerine yerleşmiş. Yani bitmekte olan ya da henüz bitmiş inşaatlardan bahsetmiyorum. Bir sene geçiyor manzara aynı, iki sene geçiyor manzara aynı. Derbeder, boşvermiş, bakımsız, sakil bir manzara. Bu inşaatı yapan müteahhide, şirkete bir yaptırım yok mudur? İnşaatın oturum ruhsatını almadan önce çevre düzenlemesi şartı yok mudur? Belediyeler, sınırları dahilindeki inşaatlarda söz sahibi ve yönlendirici, gerektiğinde ceza kesici değil midir? Meselâ, her site için ağaçlandırma mecburiyeti getirilse?  Şu kadar metrekareye şu kadar ağaç… Projenin bilgisayarda yapılmış, önceden ilanlarda kullanılan tanıtım resmi yemyeşil, çimler, çiçekler, ağaçlar… Proje bitiyor, her yer beton!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okullarımızın bahçeleri hep beton!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine meselâ… Şehirlerimize doğal gaz döşenirken, boruların geçmesi için elbette kaldırımlar kırıldı, asfaltlar kazıldı. Fakat iş bittikten sonra kırıklar, çukurlar öylece kaldı. Sokaklar delik deşik. Sokak sakinleri rahatsız mı, değil mi, bilmem. Bu bakımsızlığı kanıksamış gibiyiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çöpe, çöplü manzaralara, kirliliğe, kırık, eğri büğrü kaldırım taşlarına, türlü çeşit motorlu vasıtalarla işgal edilmiş, yayalara yer kalmamış kaldırımlara, engelli vatandaşlar için standardı olmayan kaldırımlara, kalitesiz asfaltlara, iki arabanın geçemeyeceği kadar dar “büyükşehir” sokaklarına, çerçöple tıkalı ve pis koku yükselen kanalizasyon mazgallarına, dere yataklarının, göllerin çöplük gibi kullanılmasına, egzoz muayenesinden nasıl geçtiğine şaşırıp kaldığımız, kapkara, ağır kokulu duman sala sala giden vasıtalara alışıyor, alıştırılıyor muyuz? Vızır vızır araç trafiği olan, tek bir ağacı bulunmayan, gürültü ve görüntü kirliliği içindeki caddede, havalı kafelerin, tozlu kaldırımlara koyduğu havalı masalarda gençler, sigaraları, telefonları ve buzlu kahveleriyle mutlu… Çok şükür!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hacı Bayram: </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Nâgehan bir şara vardım, ol şârı yapılır gördüm,</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Ben dahi bile yapıldım, taş ü toprak arasında</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">derken şehir-insan ilişkisini -tasavvufi anlam da katarak- anlatır. Şâr, şehir…Hacı Bayram öncelikle “gönül şehri” demek istemiş. Ben bu beyitte bin sene önce Anadolu’ya gelen alperenlerin aşk ve şevk ile şehirler kurup toprağı vatanlaştırmaları macerasını da hissederim. Şehirleri inşa etmek de bir parça gönül işi değil midir? İnsan şehri yapar, sonra yaptığı şehir insanı kuşatır, yoğurur, besler, şekillendirir. Karşılıklı bir etkileşim vardır. Toplum kurduğu şehir ile benzeşir. Daha çok apartman dikmek için ağaçları köklediyseniz çocuklarınız ağaç yokluğunun sıkıntısını duymayacaktır. Siz de yeşili olmayan mahallelerinize alışıp gideceksiniz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şehir inşa etmek ile gönül arasındaki dengeyi kaybetmişe benziyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğri, büğrü, kirli, tozlu, dar sokaklarla dolu, plansız, yeşilsiz, zevksiz, özensiz, ruhsuz, şahsiyetsiz, sakil, kaba şehirler yapa yapa kendimizin de bu sıfatlara bürünmeye başlamasından korkarım.</span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/cevrecilik-nedir/">Çevrecilik nedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/cevrecilik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ben İspanya’dayken</title>
		<link>https://millidusunce.com/ben-ispanyadayken/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ben-ispanyadayken/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatma Zehra Okur Cerit]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jul 2024 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[duyarlılık]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=47604&#038;preview=true&#038;preview_id=47604</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazıda okuyacaklarınıza inanamayacaksınız. Avrupa'nın bizden öğreneceği ne çok şey varmış!</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ben-ispanyadayken/">Ben İspanya’dayken</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fben-ispanyadayken%2F&amp;linkname=Ben%20%C4%B0spanya%E2%80%99dayken" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fben-ispanyadayken%2F&amp;linkname=Ben%20%C4%B0spanya%E2%80%99dayken" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fben-ispanyadayken%2F&amp;linkname=Ben%20%C4%B0spanya%E2%80%99dayken" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fben-ispanyadayken%2F&amp;linkname=Ben%20%C4%B0spanya%E2%80%99dayken" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fben-ispanyadayken%2F&#038;title=Ben%20%C4%B0spanya%E2%80%99dayken" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ben-ispanyadayken/" data-a2a-title="Ben İspanya’dayken"></a></p><p>Yeşil pasaportu bilmeyen yoktur herhâlde. Devletin, memurlarına ve onların ailelerine yaptığı bir “kıyak”. Belli bir derece/kademeye gelen memurlar almayı hak ediyor. Kendilerinin yanı sıra eşi ve çocukları da bu haktan faydalanabiliyor. Bir ara ilgili ilgisiz herkese yeşil pasaport verildiği ve yeşil pasaportlu olan Türk vatandaşlarına, bazı Avrupa ülkelerinin sorun çıkardığı gibi söylentiler dolanıyordu ama ben inanmadım(!). Çocuklar bu haktan faydalanabiliyor dedim ancak onun da yaş sınırı var. Çocuklar 25 yaşına geldi mi bu hak bitiyor. Bana göre yanlış bir uygulama. Yaş değil de iş sınır olmalı. Anne babası üzerinden bazı sosyal haklar kazanan çocuklar, resmi olarak bir işe başladıktan sonra bu hakları sona ermeli. İş bulamadığı için o yaşlarda ailesinin himayesinde olan pek çok işsizler ordusu neferimiz var. Ailesinin himayesinde kalmak zorunda olduğu sürece sosyal haklarının da devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Kız çocukları özelinde şöyle de bir tezat oluşuyor; kız evlenmemiş ve kendine ait bir sosyal güvencesi yoksa anne ya da babası üzerinden sosyal güvencesi vs. devam ediyor ama yeşil pasaport hakkı 25 yaşından sonra yok! Yani bakmakla yükümlü olduğun bir kızın varsa ve yurt dışına çıkmak istiyorsanız ya onu bırakıp gideceksiniz ya da ona vize çıkması için bekleyeceksiniz…</p>
<p>Gerçi yurt dışına çıkıp gönlünce gezebilecek kadar kazanmıyorsan, yeşil pasaport hakkının olması da bir şey ifade etmiyor. Geçtiğimiz yılın sonunda, birkaç arkadaşımla böyle bir hakkımız var bari yararlanalım dedik. O aralar karşımıza tam da bütçemize uygun bir tur çıktı ve hemen kaydolup İspanya’ya gittik, bir haftalığına. Farklı coğrafyalar görmek; farklı insanlar, lisanlar, lezzetler yani farklı kültürlerle tanışmak çok güzel ve benim için heyecan verici bir duygu. Gittiğin ülkedeki insanlar bir tarafa, bir hafta aynı araçta seyahat edip aynı yerlerde konakladığın, birlikte yiyip içtiğin kendi ülkenin farklı şehirlerinden insanları tanıyıp arkadaş olmak da ayrı bir güzellik.</p>
<p>Âdettendir, farklı bir yerlere gezmeye gidip dönene “Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat” derler. Bu kadar aydır bekliyorum kimsenin benden böyle bir talebi olmadı ama ben yine de gördüklerimle ilgili bir şeyler paylaşmak istedim. Bir kısım kişiler de konuşmalarına sürekli “Ben falan yerdeyken, ben filan yerdeyken” diyerek başlama gereği duyar. Hatta 90’lı yıllarda İstanbul’da ikamet ederken, belediye seçimlerinden birinde, televizyon programlarında bir aday, sürekli “Ben Oslo’dayken” diye cümlelerine başlıyordu ve bu bizim de dilimize dolanmış; uzun bir zaman güldürmüştü bizi. Şimdi ben de “Ben İspanya’dayken” diyerek söze başlıyorum.</p>
<p>Orada ve burada trafik</p>
<p>Kıyaslamayı çok sevmem; hele ülkemi yerip başka ülkeleri yücelten kıyasları hiç sevmem ama yaşanan bazı olaylar insanı ister istemez kıyasa itiyor. Beni tetikleyen de geçtiğimiz günlerde plakaya yazılıp adresime yollanan üç bin küsur liralık trafik cezası oldu. Sebep yaya geçidine yaklaştığında yavaşlamamak, yayaya yol vermemek vb. konuların içeren trafik kanunun bir maddesi. Aslında kurallara da uyarım. Yayalara yol veririm hatta bazen ben dururum yaya geçmemekte inat eder sanırım sağımdan gelen araçlar hızlı geldiği için. Kendim yaya isem de kurallara dikkat ederim. Mesela trafik ışığı bana kırmızı yanıyorsa yol boş olsa bile beklerim. Bazı yayaların bana, deyim yerindeyse “enayi” gözüyle baktığını görsem bile. Turumuzdaki rehberimiz eşi İspanyol olduğu için uzun süredir orada yaşayıp ara ara Türkiye’ye gelen bir hanımdı. Türkiye’deki durumu bildiğinden olsa gerek trafik ışıklarında yayaya kırmızı yanıyorken yol boşsa sürekli uyarıyordu “Sakın geçmeyin, 90 Euro cezası var” diyerek. Peki, bizde var mı böyle bir ceza? Aslında yasalara göre evet ama uygulamada hayır. Orada ve daha önce gittiğim birkaç Avrupa ülkesinde yaya önceliği var ve araçlar yayalar yola adımını attığında hep birlikte duruyor ama yayalar da öyle olur olmadık yerlerde ve özellikle trafik ışıklarında araçları durdurup kendilerini yola atmıyor. Bizde bu öncelik çok farklı algılanmış. Işıkmış, geçitmiş önemli değil. Yüksek refüjlerden atlayan mı ararsın, araca yeşil yanıyorken geçip onlara yol vermedi diye kızan mı! Yaşadığım şehirde, refüjlere yapılmış yüksek çitlerin üstünden geçmeye uğraşan yaşını başını almış insanları sıkça görmek mümkün. Hâlbuki oraya harcadığı gücü iki adım ilerdeki geçide gitmek için harcasa kimse tehlikeye girmeyecek. O kadar çok yaya geçidi var ki ordan burdan atlamaya ihtiyaç yok aslında. Işıkların hemen önünde ve hemen bitiminde bile yaya geçidi var. Diğer şehirlerde durumun çok farklı olduğunu düşünmüyorum. İşte hem kendini hem de diğer insanları fütursuzca tehlikeye atan bu insanlara da gerekli cezalar verilse “tıpkı Avrupa’ki gibi” trafikteki güvenliğimiz artar ve adalet sağlanır. Yasalar karşısında herkes eşit ya!</p>
<p>Ha bir de kendini bazen yaya zannedip yaya geçidinden önümüze atlayan bisiklet ve motosikletler var. Oralarda göremeyip eksikliğini hissettik bunların; gördüklerimizin hepsi araç yolunda seyrediyordu…</p>
<p>İspanyollar bizim renkli çöplerden mahrum</p>
<p>Turumuza uçakla gittik ve Barcelona’ya indik. İnişte de kendini hissettiren kuvvetli bir rüzgâr vardı o gün. Yalnız çok ilginç havada uçuşan rengârenk poşetler, kâğıtlar yoktu. Yazık çok acıdık İspanyollara. Bizim o rüzgârlı havalarda yaşadığımız rengârenk görüntülerden, aniden arabaların camına yapışan poşet ve kâğıtlardan, uçamadıkları için yerlerde bir oyana bir buyana sürünen pet şişelerden mahrumlar…</p>
<p>Her gün öğlen önünden geçmek zorunda kaldığım iki okul var. Yan yana ilk ve ortaokul. Öğle arası olduğu için çocuklar genellikle okul çevresinde sokaklarda kâh oturarak kâh koşturarak bir şeyler yiyip içiyor. Çoğunlukla abur cubur ve “noodle” dedikleri çirkin kokulu, makarnamsı bir yiyecek ve içtikleri şeker dolu içecekimsi şeylerin bütün atıkları, çöpleri yerlerde. Hem de çevrede pek çok atık standı ve çöp konteyneri olmasına rağmen. Gözünün içine baka baka yere atıp bir de şut çekiyor geleceğimizin teminatı çocuklarımız. Yanılıp da laf etmeye kalkarsan cevap vermiyorlar ama bakışlarından “Sana ne?” dediklerini anlıyorsun. Turumuz esansında birçok şehir gezdik ama okullar mı tatildi bilemedim çünkü bu manzaralarla hiç karşılaşmadık. Belki de bu görüntüleri görmeyelim diye okul çevrelerinden özellikle geçirmemiştir rehberimiz, tembihliyse.</p>
<p>Anıtsal yapılardan da mahrumlar</p>
<p>Birçok şehir gezdik demiştim ya. Otobüsümüzün şoförü kadındı. Hem de manken gibi bakımlı, topuklu ayakkabılı bir hanım. Biraz çılgınca kullanıyordu aracı ama kadın diye trafikte taciz eden, sıkıştıran ya da yol vermeyen görmedim. Onu da şöyle çözdüm; tur otobüsü ya içinde turistler var, onların yanında şey yapmayalım demişlerdir.(!) Gerçi şehirlerarası seyahatlerimizde durduğumuz dinlenme tesislerinde de kimse dönüp dönüp bakmadı, otobüsü kadın kullanıyor diye…</p>
<p>Ülkemizde seyahat ederken yerleşim yerine, özellikle şehirlere yaklaştıkça kocaman kocaman reklam tabelaları karşılar bizi. Orada onları göremedik. Yazık ona da üzüldük, insanlar seyahat ederken şehre yaklaştığını anlamıyordur diye. Bir de buralarda bilhassa büyükşehirlerde karşıdan sizi selamlayan, çoğu biçimsiz gökdelenlerden de çok göremedik; bizdekiler gibi yapacak bilgi ve beceriye sahip değiller demek ki!</p>
<p>Hepimizin dikkatini çeken bir şey daha vardı ki son zamanlarda ülke gündemimizi de fazlaca meşgul ediyor. Sokaklarda sahipsiz dolaşan köpekleri bırakın, sokak kedisi bile yoktu. Bir hafta içinde sadece bir kere bir kedicik gördük o kadar. Köpek de çok gördük aslında ama hepsinin tasması sahiplerinin elindeydi. Ee tabii sokak hayvanı olmayınca bizdeki gibi neredeyse her evin önünde görmeye alıştığımız yoğurt kaplarının içinde kokuşmuş yemekler, kurumuş makarna ve pilavlar da yoktu. Bizim insanlarımız yemediği yemekleri çöpe atmıyor, sokaktaki hayvanlara veriyor. Çöpe gitmediği için vicdanlar rahat. Hayvanlar, yesin ya da yemesin o da onların sorunu…</p>
<p>Hiç sokak hayvanı olmamasının sebebini gruptan bir arkadaş, rehberimize sordu. O da “Göremezsiniz, uyutuyorlar çünkü.” dedi. O vakit çok umursamamışım bu lafı. Şimdi bizde de gündeme gelince “Aaa!” dedim.</p>
<p>Avrupa batıyor mu ne!</p>
<p>Zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünyada ilk sırada olan ülkenin zeytinliklerini otobüsle seyahat ederken gördük. Karşıdan görüntülerine bakılınca anlaşılıyor ki çok özenmişler. Ağaç araları tertemizdi. Ağaçlar da koreografik bir düzen içinde, kendinden emin ve gayet özgüvenli bir şekilde yerleşmiş gibi duruyordu. En azından bende bu duyguyu oluşturdular. Bir de hemen hemen bütün zeytinliklerde güneş panelleri dikkatimi çekti. Merak edip araştırdım. Pek çok sebebi varmış ama sanırım bunlar sulama içindi çünkü çok büyük değillerdi. Kendiliğinden yetişen bir ağaç için de bu kadar uğraşmaya gerek olmadığını bilmiyorlar sanırım…</p>
<p>Sonuçta güzel bir gezi, güzel bir tecrübe oldu. Ancak ilk gittiğimizde havaalanı çıkışındaki kontrollerde, bizim için ayrı bir sıra oluşturdular. Diğerleri fır fır geçerken bizleri biraz daha itinalı kontrol ettiler. Buna biraz alındık. Bir de şehirlerarası dinlenme tesisleri az ve tesislerde bizimkiler gibi onlarca tuvalet yok. Kalabalık da olunca illa kuyruk beklemek zorundasın.</p>
<p>Yazık bu Avrupa’nın durumu çok vahim; daha öğrenecekleri çok şey var! Biz de şunu öğrendik; alış veriş yaparken alacağın şeyin fiyatını asla TL’ye çevirmeyeceksin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ben-ispanyadayken/">Ben İspanya’dayken</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ben-ispanyadayken/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sınırı aştık</title>
		<link>https://millidusunce.com/afiyet-olsun-mu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/afiyet-olsun-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Okur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2022 10:25:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çevre kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğaya şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[limit aşım günü]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet sempozyumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=40151&#038;preview=true&#038;preview_id=40151</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa için bir tatil söz konusu olamaz elbet ama karne vermek için illa ki tatil olmasına da gerek yok. Madem bir yıllık kaynağımızı yılın ortasında bitirdik o halde 2022 yılı için ülkemizin çevre karnesini de ortaya koymamız gerek.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/afiyet-olsun-mu/">Sınırı aştık</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fafiyet-olsun-mu%2F&amp;linkname=S%C4%B1n%C4%B1r%C4%B1%20a%C5%9Ft%C4%B1k" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fafiyet-olsun-mu%2F&amp;linkname=S%C4%B1n%C4%B1r%C4%B1%20a%C5%9Ft%C4%B1k" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fafiyet-olsun-mu%2F&amp;linkname=S%C4%B1n%C4%B1r%C4%B1%20a%C5%9Ft%C4%B1k" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fafiyet-olsun-mu%2F&amp;linkname=S%C4%B1n%C4%B1r%C4%B1%20a%C5%9Ft%C4%B1k" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fafiyet-olsun-mu%2F&#038;title=S%C4%B1n%C4%B1r%C4%B1%20a%C5%9Ft%C4%B1k" data-a2a-url="https://millidusunce.com/afiyet-olsun-mu/" data-a2a-title="Sınırı aştık"></a></p><p>Kâinat bütün cömertliği ile insanoğlunun ayaklarına mı serildi? Her şey insanoğlu var olsun diye mi var oldu? Sonsuzmuş gibi kullandığımız su, hava, toprak gerçekten sonsuz mu?</p>
<p>Bu soruların cevaplarını bu yazıda bulamayabilirsiniz. Ben bu yazıda sınırları çizilmiş alanlardan, bilimsel verilerden ve kör gözümüze parmak sokarcasına önümüzde duran felaketlerden söz edeceğim. Baştan uyarayım yazı boyunca distopik bir romanın buhranını yaşayabilirsiniz ama gerçek olduğunu hatırlayınca roman okumanın verdiği zevki alamayabilirsiniz.</p>
<h2>Dünyamız tükeniyor mu?</h2>
<p>Hadi biraz hayal gücümüzü çalıştıralım ve tüm canlı varlıkların hayat bulduğu zamanlara, sıfır noktasına gidelim. Sık ormanlar, büyük büyük kayalar, aşılmaz görünen su kütleleri, devasa hayvanlar… Ve bu dünyaya neden geldiğini, nerede olduğunu, ne yapması gerektiğini henüz kestirememiş insanlar.</p>
<p>Bandı biraz ileri saralım. Zaman geçmiş, insanlar bir şeyleri keşfetmiş; açlıkla, susuzlukla, yaban hayvanları ile nasıl baş edeceğini ve doğada nasıl yaşayacağını öğrenmiş. Hayatını kolaylaştıracak bazı araçlar yapmış ve zamanla bunları geliştirmiş. Medeniyetler kurmuş, yeni dünyalar keşfetmiş ve yeni düşmanlar kazanmış. Öncelikleri de zamanın şartlarına göre sürekli değişmiş. Bu sırada nüfusu ve dünya üzerindeki nüfuzu da gitgide artmış tabi. Öncelikleri değişmiş demiştim. Başlangıçtaki önceliği karnını doyurmak ve güvenli bir barınak bulmakken; sonraları karnını doyurmak için bulduğu gıda maddelerini ve barınağını korumak olmuş. Nihayetinde ise dünyaya hükmetmek arzusuna kapılmış.</p>
<p>Öncelikler bu şekilde hızla değişirken insan, gücünü ve ayağının altına serilmiş nimetleri keşfetmiş olacak ki artık kendini doğadan güçlü görmeye başlamış. Ağaçlardan, hayvanlardan, sudan birçok şey yapabileceğini fark etmiş. Bir zamanlar bağrında uyuduğu ormandaki ağacı kesip kendine ev yapmış. Suyun kaldırma kuvvetini bilmeden keşfettiğinde, ormanların sadece bir barınak olmadığını, denizaşırı yerlere gidebileceği bir araç olabileceğini de düşünmüş. Birçok ihtiyacını doğanın verdiği nimetlerden karşılamış. Keşfedilen yeni yerler yeni ihtiyaçlar doğurmuş. Sonrası malum; savaşlar, doğal afetler, yıkılıp yeniden kurulan medeniyetler, sanayi devrimi ve teknolojik gelişmeler derken insanlık bugüne kadar gelmiş.</p>
<p>Bu uzunca girizgâhı neden yaptım? Aslında sadece “Dünyamız tükeniyor mu?” sorusuna cevap bulmak içindi. Evet, dünyamız tükeniyor. Bilimsel veriler bize artık dünyanın kaynaklarının yetmediğini söylüyor. Basit bir matematik hesabıyla belki bunu anlayabiliriz. Şöyle ki;</p>
<p>Başlangıç noktasında insan nüfusunun 100 kişi olduğunu ve her bir kişi için dünyanın bize sunduğu kaynakların, tüm iyimserliğimizi ve kaynaklarımızın yenilenebilirliğini düşünerek her yıl aynı olmak kaydıyla 1.000 birim olduğunu varsayalım. İnsan nüfusunun da her yıl 2 ye katlanarak arttığını düşünelim. Birinci yılda kişi başına düşen kaynak 1.000 birim, ikinci yılda nüfus 200 kişiye çıkacağından 5 birim olacaktır. Üçüncü yılda nüfus 400 olacak ve kişi başına düşen kaynak miktarı 2,5 birim…</p>
<p>Tabi ki böyle bir varsayım ve hesaplama ile doğru sonuca ulaşmak pek mümkün değil. Ama doğal kaynakların yeterliliğinin hesaplanmasının özündeki mantık bu. Hesaplama metodunda iki önemli kavram kullanılıyor: “ekolojik ayak izi” ve “biyokapasite”. Toplumların ekolojik varlıklar üzerindeki etkisi ve doğal kaynakları kullanma durumu ekolojik ayak izi diye adlandırılıyor. Ekosistemin toplumların ihtiyaçlarını karşılayabileceği kaynaklara (meralar, tarım arazileri, ormanlar, su kaynakları vb.) ise biyokapasite deniyor.</p>
<p>İlk olarak 1900’lü yılların başlarında Mathis Wackernagel ve William Rees tarafından geliştirilmiş bu <a href="https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/84795">metot</a> ile insanın, doğanın tüm kaynaklarından yararlanıp geriye bıraktığı atıklarla daha ne kadar idare edebileceğini hesaplamak amaçlanmış.</p>
<p>Wackernagel’in yaptığı çalışmalardan ortaya çıkan sonuca göre 60’lı yıllardan 2000’li yıllara doğru biyokapasitenin azalma eğiliminde, ekolojik ayak izinin ise artma eğiliminde olduğu açık şekilde görünüyor. Doksanlardan sonra ise kaynaklarımızın artık ihtiyaçlarımızı karşılayamadığını yine aynı çalışmadan anlayabiliyoruz.</p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>Şekil 1: Kişi başı ekolojik Ayak izi ve Biyokapasite 1961-20018 <a href="https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/372643" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></em></strong></p>
<div id="attachment_40156" style="width: 803px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-40156" class="wp-image-40156" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/ekolojik-ayakizi-1.png" alt="" width="793" height="494" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/ekolojik-ayakizi-1.png 379w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/ekolojik-ayakizi-1-300x187.png 300w" sizes="(max-width: 793px) 100vw, 793px" /><p id="caption-attachment-40156" class="wp-caption-text"><em>Wackernagel&#8217;in 1960-2001 yılları arasında kişi başı ekolojik ayak izi ve biyokasitenin durumunu gösterir grafiği</em></p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>Şekil 2: Küresel ekolojik ayak izi <a href="https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/84795" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></em></strong></p>
<div id="attachment_40169" style="width: 801px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-40169" class="wp-image-40169" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/kuresel-ayakizi.jpg" alt="" width="791" height="561" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/kuresel-ayakizi.jpg 619w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/kuresel-ayakizi-300x213.jpg 300w" sizes="(max-width: 791px) 100vw, 791px" /><p id="caption-attachment-40169" class="wp-caption-text"><em>Tuğberk Tosunoğlu&#8217;nun &#8220;<a href="https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/84795">Sürdürülebilir küresel refah göstergesi olarak ekolojik ayak izi&#8221;</a> adlı makalesinde yer alan grafiğe göre 2000-2010 yılları arasında 1, 5 dünya varmış gibi yaşamışız. </em></p></div>
<h2>Sınırı aştık!</h2>
<p>Payımıza düşen 1 yıllık kaynağı ne zaman tükettiğimiz de işte bu hesaplama üzerinden belirleniyor ve adına “Dünya Limit Aşım Günü” deniyor. <a href="https://www.footprintnetwork.org/content/images/article_uploads/Turkey_Ecological_Footprint_Report_Turkish.pdf" target="_blank" rel="noopener">Küresel Ayak İzi Ağı (Global Footprint Network)</a>, 1971 yılından itibaren her yıl kaynaklarımızı yılın hangi ayında, hangi günde tükettiğimizi yayınlıyor. Sonuç biraz ürkütücü. Kaynaklarımız her yıl bir önceki yıla göre daha erken bir tarihte bitiyor. Yani her yıl bir sonraki yılın kaynaklarından yiyoruz. Bu yıl dünya için limit aşım günü 28 Temmuz olarak kayda geçti.</p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>Şekil 3: Limit aşım günleri grafiği</em></strong></p>
<div id="attachment_40155" style="width: 1010px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-40155" class="wp-image-40155 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/limit-asim-gunu.png" alt="" width="1000" height="771" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/limit-asim-gunu.png 1000w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/limit-asim-gunu-300x231.png 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/limit-asim-gunu-768x592.png 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><p id="caption-attachment-40155" class="wp-caption-text"><em>Grafiğe göre 1971-1983 aralığında limit aşımı bazı yıllar bir önceki yıla göre daha erken, bazı yıllarda daha geç gerçekleşmiş.1983’ten sonra ise her yıl bir önceki yıldan daha erken bir tarihte limitlerin tükendiği görünüyor. Son döneme bakıldığında 2020 yılında limit aşımının biraz daha geç gerçekleşmesinin pandemi sebepli duraksama ve yavaşlamadan kaynaklandığı düşünülüyor. <a href="https://www.overshootday.org/content/uploads/2022/06/2022_Past_EOD_en.pdf" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></em></p></div>
<h2>2022 yılı ara dönemde bizim karnemiz</h2>
<p>Doğa için bir tatil söz konusu olamaz elbet ama karne vermek için illa ki tatil olmasına da gerek yok. Madem bir yıllık kaynağımızı yılın ortasında bitirdik o halde 2022 yılı için ülkemizin çevre karnesini de ortaya koymamız gerek.</p>
<p>Sadece 2022 yılında ilk aklıma gelen çevre katliamlarını, çevre felaketlerini sıralayayım ve not vermeyi siz değerli okuyuculara bırakayım. Sonra da her birimiz şapkamızı önümüze koyup bu virajı nasıl alırız onu düşünelim.</p>
<p>Önce limit aşımından başlayalım. Limit aşım gününü yukarıda anlatmıştık. Bu senenin limit aşımı notumuz geçen seneye göre daha düşük. Dünya limit aşım günü 28 Temmuz olarak hesaplanırken, Türkiye <a href="https://www.cevremuhendisligi.org/index.php/98-haberler/yazar-ozs/2096-turkiye-ve-dunya-limit-asim-gunu" target="_blank" rel="noopener">limit aşım günü</a> 22 Haziran 2022 oldu. Bu da demek oluyor ki ekolojik ayak izimiz dünya ortalamasının üstünde.</p>
<h2>Hava kirliliği</h2>
<p>İkinci sırada hava kirliliği var. Henüz yıl bitmediğinden 2022 yılı raporu yayınlanmadı. Ama bir önceki rapor 2022 yılına da ışık tutacaktır.</p>
<p>İsviçre merkezli bir kuruluşun 117 ülkenin verileri ile hazırladığı ‘2021 Dünya Hava Kirliliği’ raporunda Türkiye hava kirliliğinde 46. sırada yer alıyor. Rapora göre dünya şehirlerinin %97’si Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği hava kalitesi standartlarını sağlayamıyor. 2 şehrimiz, Iğdır ve Düzce ise Avrupa’nın en kötü hava kalitesine sahip 5 şehrinden ikisi!</p>
<p style="text-align: center;"><em><strong>Şekil 4: 2021’in Dünya hava kirliliği raporunda yer alan 117 ülkenin sıralaması</strong></em></p>
<div id="attachment_40158" style="width: 970px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-40158" class="wp-image-40158 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/hava-kirliligi-listesi.png" alt="" width="960" height="934" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/hava-kirliligi-listesi.png 960w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/hava-kirliligi-listesi-300x292.png 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/hava-kirliligi-listesi-768x747.png 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /><p id="caption-attachment-40158" class="wp-caption-text"><em>Türkiye bu listede 46.sırada yer alıyor. <a href="https://www.ntv.com.tr/teknoloji/avrupanin-havasi-en-kirli-5-sehrinden-2si-turkiyede,WKedfE6we0Kn4FBQfzGkkg" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></em></p></div>
<p>Ülkemizdeki güncel durumu merak edenler <a href="http://sim.csb.gov.tr/SERVICES/airquality" target="_blank" rel="noopener">bağlantıdan</a> tarih seçerek inceleyebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>Şekil 5: Ulusal hava izleme ağı verileri</em></strong></p>
<div id="attachment_40160" style="width: 1286px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-40160" class="wp-image-40160 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/harita.png" alt="" width="1276" height="615" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/harita.png 1276w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/harita-300x145.png 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/harita-1024x494.png 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/harita-768x370.png 768w" sizes="(max-width: 1276px) 100vw, 1276px" /><p id="caption-attachment-40160" class="wp-caption-text"><em>Hava izleme ağında her şehir için ayrıntılı sorgulama yapılabiliyor. Simgenin üzerine tıklandığında hava kalitesi ile ilgili uyarılar ve öneriler yer alıyor. Veriler <a href="http://sim.csb.gov.tr/SERVICES/airquality" target="_blank" rel="noopener">03.08.2022 saat 21.00 tarihinde</a></em> <em> alınmıştır. Kış aylarında kirlilik miktarı ısınma kaynaklarından dolayı artmaktadır.</em></p></div>
<h2>Sularımız</h2>
<p>Yıllardır kirliliklerle boğuşan Ergene Nehri’nde yapılan son araştırmaya göre nehrin yoğun miktarda farmakolojik madde içerdiği tespit edildi. Araştırmayı yapan <a href="https://haberler.boun.edu.tr/tr/haber/bogazici-universitesinin-de-katki-sagladigi-dunya-capinda-arastirma-gosterdi-ergene-dunyanin" target="_blank" rel="noopener">Boğaziçi </a>Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü uzmanları için sonuç pek şaşırtıcı olmamış. <a href="https://haberler.boun.edu.tr/tr/haber/bogazici-universitesinin-de-katki-sagladigi-dunya-capinda-arastirma-gosterdi-ergene-dunyanin" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>Ergene sadece bir örnektir. Fabrikaların arıtma tesislerinden çıkan arıtılmış sular <em>Su Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği</em>’nde belirtilen sınır değerleri sağlamak şartı ile en yakın alıcı ortama yani akarsu veya kuru dereye boşaltılır. Tabii arıtması varsa. Bir de tabii ki arıtması gerçekten 24 saat düzgün çalışıyorsa! Sanırım artık geçen seneden beri denizlerimize musallat olan müsilaj belası biraz olsun anlaşılmıştır.</p>
<h2>Ormanlarımız</h2>
<p>2021 yılı yaz ayları Marmaris ve Antalya’da yangınlar ile mücadele ettik. Orman varlığımız temiz hava ihtiyacımız ve toprağımızın erozyona karşı korunmasında çok önemli bir etken. <a href="https://gazeteoksijen.com/turkiye/2021de-son-9-yildan-fazla-orman-kaybi-yasandi-152434#:~:text=10%20y%C4%B1ldaki%20kayb%C4%B1n%20y%C3%BCzde%2061%2C5'i%20ge%C3%A7en%20y%C4%B1l&amp;text=2021%20y%C4%B1l%C4%B1ndan%20%C3%B6nceki%209%20y%C4%B1lda,bin%20342%20hektar%20olarak%20hesapland%C4%B1." target="_blank" rel="noopener">Gazete Oksijen</a>’de yer alan habere göre son on yılda kaybedilen ormanlık alanın %62,5’ini geçen yıl yanan ormanlar oluşturuyor. Son 9 yılda yangından kaynaklı 87 bin 342 hektar zarar görürken, sadece 2021 yılında 2.793 orman yangını çıkmış ve bu yangınlarda 139.503 hektar ormanlık alan zarar görmüş.</p>
<h2>Altına hücum</h2>
<p>Altın şüphesiz düğünlerde takı vazifesinden daha mühim vazifeleri olan bir maden. Bugün kullandığımız birçok teknoloji ürününde altın elementi kullanılıyor. Malumunuz bizde de bolca kaynağı var. Fakat biz bu madeni kendi imkânlarımızla çıkarmak bir yana, yabancı sermayedarlara teslim etmişiz. Nerede bir altın madeni görseniz arkasından Kanadalı şirketler çıkıyor. Maalesef vatan toprağımızdan çıkan altının gelirinden yalnızca %1,5 oranında faydalanabiliyoruz. Üstelik Kanadalı şirketlerin ormanlarımızın ve nehirlerimizin katline sebep olduğunu göre göre ya da görmezden gelerek…</p>
<p>Kazdağlarımız’ı kel eden, Erzincan, İliç’i zehirleyen Kanadalı şirketler… Kazdağıları’nda binlerce ağaç kesildikten sonra, kamuoyunun da baskısı ile faaliyetler durdurulmuştu. Elazığ, İliç’te de bir çevre felaketi yaşandı. Yine bir avuç insan yaşadığı toprağı cansiperane savunurken kimse seslerini duymadı. Olay ayyuka çıktığında önce bizim için çok büyük, Kanadalı şirket içinse devede kulak denebilecek miktarda bir ceza kesildi. Haziran sonunda ise firmanın faaliyeti durduruldu. Geçti Bor’un pazarı…</p>
<h2>Ve Gaziantep…</h2>
<p>Geçtiğimiz hafta, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’ne ait arıtma tesisinin havuzları taştı ve TAG otoyolunu 36 saat kullanıma kapatılmasına sebep oldu.</p>
<div id="attachment_40163" style="width: 770px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-40163" class="wp-image-40163 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/gaziantep-2.jpg" alt="" width="760" height="450" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/gaziantep-2.jpg 760w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/gaziantep-2-300x178.jpg 300w" sizes="(max-width: 760px) 100vw, 760px" /><p id="caption-attachment-40163" class="wp-caption-text"><a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/gaziantep-organize-sanayi-bolgesinde-atik-camur-tasti-yol-kapandi-denetimsizlik-itirafi-1963510" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p></div>
<h2>Avrupa’nın çöpü bizim neyimiz olur?</h2>
<p>Avrupa’nın çöplüğü hâline gelişimizi “<a href="https://millidusunce.com/dilek-agaci/">Dilek Ağac</a>ı” başlıklı yazımda değerlendirmiştim. Konu ile ilgili fikirlerimde bir değişiklik yok zira Devlet politikamızda da değişiklik olmadığını son günlerde medyada yer alan haberlerden görebiliriz. Brezilya’dan söküm için İzmir Aliağa Limanı’na getirilecek asbestli askeri uçak gemisi “NAe Sao Paulo”dan bahsediyorum. İhalesi 2021 yılında yapılan söküm işini Türkiye’den SÖK firması almış ve süreci başlatmış. Medyada yer alan iddialar, farklı kaynaklardan karşılaştırıldığında asbest miktarının abartılı olduğu net bir şekilde anlaşılıyor. Muhalif birçok medya kuruluşunun yaptığı haberde 900 tonlardan bahsediliyor. Solunum Araştırmaları Derneği’nin yaptığı açıklamada ortalama bir geminin 7 tona kadar asbest içerebileceği <a href="https://www.solunum.org.tr/haber/1533/asbestli-gemi-hakk%C4%B1nda-tusad-ac%C4%B1klamas%C4%B1.html" target="_blank" rel="noopener">bilgisi yer alıyor</a>. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yaptığı açıklamada da miktar 9 ton <a href="https://csb.gov.tr/bakan-kurum-dan-asbestli-gemi-iddialarina-yanit-bakanlik-faaliyetleri-34166" target="_blank" rel="noopener">olarak verildi.</a></p>
<p>9 ton 900 tona göre elbette masum ve kabul edilebilir duruyor fakat söz konusu asbest ise durumu biraz daha titizlikle irdelemeniz gerekir. Asbestin zararını merak ederseniz <a href="https://www.csgb.gov.tr/isgum/contents/asbest/">buradan</a> inceleyebilirsiniz. Kaldı ki burada bana göre en vahim olay kirlilik yükü çok fazla olan gemi söküm sektörüne Hindistan, Pakistan, Bangladeş gibi ülkelerle birlikte öncülük etmemiz ve bu işe kimse talip olmazken bizim talip olmamız. Bakan yaptığı açıklamada “Bir sıkıntı olursa geri göndeririz.” diyor. Sanırsınız sanayide araca uymayan yedek parçayı geri gönderiyoruz. Bizim canımız bu kadar kıymetsiz mi?</p>
<p>Bu iş bugünün mevzusu da değil, geçmişi var. 2021 yılında İzmir’de Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO), Gemi Mühendisleri Odası ve Kimya Mühendisleri Odası`nın uzmanlarının katılımıyla NAe Sao Paulo gemisinin söküm işlemi ihalesi ile ilgili bir çalışma grubu kuruluyor. 9 Nisan 2021’de çalışma grubunun yaptığı basın açıklamasında bahse konu ihale ile ilgili görüşler belirtildikten sonra davalık olan birçok söküm işleminin, dava süreci sonlanmadan tamamlandığı belirtiliyor.</p>
<p>Belli başlı olaylarla meramımızı dile getirmeye çalıştım. Örneklemeler üzerinden karnemizdeki notların değerlendirmesini siz kıymetli okuyuculara bırakıyorum.</p>
<p>Benim yorumumu sorarsanız, yaşadıklarımızdan enkaz kaldırmada çok başarılı olduğumuzu, koruyucu önlemlerde ise âdeta üç maymunu oynadığımızı söyleyebilirim. Dillerimize pelesenk olan “liyakat” kavramının gerçekte karşılığının bulunmadığını, denetim mekanizmasındaki ahbap-çavuş ilişkisini, yasal boşlukların kurnazlıkla ve itina ile nasıl doldurulduğunu, siyasetçilerin önce vatandaşın değil sermayedarların yanında durduğunu, rüşvet, yolsuzluk vs. birçok yanlışın çevreyi koruyamayışımızdaki önemli etkenlerden olduğunu da tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim.</p>
<p>Son söz: Doğa ile kalın…</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p><em>Not: 8-9 Ekim’de Ankara’da Ankara Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile şiddet konulu bir sempozyum düzenliyoruz. Doğaya yapılan her türlü saldırıyı da şiddet kapsamında değerlendiriyoruz. Bu konuda bilginiz, fikriniz, çözüm öneriniz varsa veya sadece dinlemeyi arzu ediyorsanız muhakkak bekleriz. Ayrıntılı bilgiye </em><a href="https://millidusunce.com/turkiyede-siddet-ve-cozum-yollari-sempozyumu-mdm-2022/" target="_blank" rel="noopener"><em>bağlantıdan</em></a><em> ulaşabilirsiniz.  </em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-40152 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/KONGRE-AFIS.png" alt="" width="1587" height="2245" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/KONGRE-AFIS.png 1587w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/KONGRE-AFIS-212x300.png 212w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/KONGRE-AFIS-724x1024.png 724w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/KONGRE-AFIS-768x1086.png 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/KONGRE-AFIS-1086x1536.png 1086w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/KONGRE-AFIS-1448x2048.png 1448w" sizes="(max-width: 1587px) 100vw, 1587px" /></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/afiyet-olsun-mu/">Sınırı aştık</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/afiyet-olsun-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dilek ağacı</title>
		<link>https://millidusunce.com/dilek-agaci/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dilek-agaci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Okur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Apr 2022 13:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[atık ithalatı]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[mikroplastikler]]></category>
		<category><![CDATA[Şadiye Okur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=38777&#038;preview=true&#038;preview_id=38777</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Bahar geldi, ağaçlar çiçek açtı” demeyi ne çok isterdim. Oysa şimdi “Rüzgâr esti ağaçlar poşet açtı.” gibi saçma bir cümle dökülüyor kalemimden.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dilek-agaci/">Dilek ağacı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdilek-agaci%2F&amp;linkname=Dilek%20a%C4%9Fac%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdilek-agaci%2F&amp;linkname=Dilek%20a%C4%9Fac%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdilek-agaci%2F&amp;linkname=Dilek%20a%C4%9Fac%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdilek-agaci%2F&amp;linkname=Dilek%20a%C4%9Fac%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdilek-agaci%2F&#038;title=Dilek%20a%C4%9Fac%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dilek-agaci/" data-a2a-title="Dilek ağacı"></a></p><p>Türklerde eski bir gelenek; ağaca bez bağlayarak dilek dilemek. Bu, bir nevi insanoğlunun doğa ile ilişkisini de gösteriyor. Dümdüz bir ovada, bir tepenin kel başında, tek başına duran bir ağacın kuru dallarından sarkan bez parçaları; umduğunu bulamamış ama ummaktan vazgeçmemiş nice insanın dileğini rüzgâra savururdu. Geçmiş zaman eki kullanıyorum zira uzun zamandır rengârenk bez parçaları ile bezenmiş bir dilek ağacı görmüyorum. Onun yerine gördüğüm manzara ise epey canımı sıkıyor. Eminim, anlatınca sizlerin de canı sıkılacak.</p>
<p>“Bahar geldi, ağaçlar çiçek açtı” demeyi ne çok isterdim. Oysa şimdi “Rüzgâr esti ağaçlar poşet açtı.” gibi saçma bir cümle dökülüyor kalemimden. Evet, bizim buralarda yine bahar gelince ağaçlar çiçek açar elbette ama ondan önce rüzgâr esti ve ağaçlar poşet açtı. Sadece ağaçlar mı? Etrafta yeşillenmeye hazır ne kadar boş alan varsa hepsi rengârenk poşetlerle doldu. Her gün etrafa bakınca bir ağaç dalında yaprak misali salınan bir poşet görmek çok mümkün.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium_large wp-image-38778" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/1-768x576.jpg" alt="" width="768" height="576" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/1-768x576.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/1-300x225.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/1-1024x768.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/1.jpg 1386w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<p>Salgın ile birlikte bu soruna bir yenisi daha eklendi; maskeler. Öyle ki sokaklar, ağaçlar, toprak, su maske atıklarıyla doldu. Twitter arkadaşımın paylaşımında aşağıdaki resmi gördüm. Konuya hazırlanırken üstüne denk geldi. Kendisinden izin alarak fotoğrafını kullanıyorum. En saf duygularımla yorumumu da şuracığa ekleyeyim: Sanırım bu da bir dilek ağacı, insanlar salgının bitmesi için ağaçlara maskelerini asmış olabilirler mi? Ne dersiniz?</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium_large wp-image-38780" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/2-768x1664.jpg" alt="" width="768" height="1664" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/2-768x1664.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/2-138x300.jpg 138w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/2-473x1024.jpg 473w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/2-709x1536.jpg 709w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/2.jpg 945w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<h2>Ne yiyip ne içeriz?</h2>
<p>Birkaç gündür işe gidiş gelişlerde yukarıda bahsettiğim manzara gözüme çarpıyor. İki gün süren kuvvetli rüzgâr, şehrin ne kadar boş kalan alanı varsa poşetle doldurmuş. Bu konuda rüzgârı suçlayamam ama poşetleri başıboş bırakanlara bir çift sözüm olacak elbette.</p>
<p>Çevrede gezindim. Poşet dolu arazilerin birinde koyunlar otluyor, diğerinde tavuklar günlük gıda ihtiyacını karşılıyordu. Aklıma geçmiş yıllarda okuduğum bir haber geldi. 2020 yılında <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-55412052">BBC’de yayımlanan habere</a> göre anne karnındaki bebekleri koruyan plasenta tabakasında mikroplastik bulunmuştu. Haber  “Bebekler doğmadan kirleniyor.” başlığı ile verilmişti. O gün için belki de çok fazla yankılanmayan bu haber aslında çok şey ifade ediyor. Plastik hayatımıza girdiğinden beri mikroplastik alabileceğimiz o kadar çok yol var ki, kendimizi bunun etkisinden korumak neredeyse imkânsız. Merada otlayan koyun, denizdeki balık, sanayinin dibine kurulmuş tarlada yetişmiş sebze ve meyve… Yoksa tarlaların yanına kurulmuş sanayi tesisleri miydi? Arada bir karıştırıyorum kusuruma bakmayın.</p>
<p>Mikroplastik, boyutu 5mm ila 1 mikrometre boyutlarında plastik parçacıklar. Mikroplastikler çok küçük boyutta olması sebebiyle gözle görülemiyor ve günlük hayatımızda bolca bulunuyor.  Gittikçe naylonlaşan dünyamızda ne yazık ki yediğimiz, içtiğimiz her şey bu durumdan nasibini alıyor. Bu konuda son zamanlarda yapılan bilimsel çalışmaların sonuçları çok çarpıcı. Hemen iki örnek: Biberonlar ve sofra tuzu! Ayrıntısını merak ederseniz <a href="https://mikroplastik.org/mikroplastik-nedir/">bağlantıdan</a> inceleyebilirsiniz.</p>
<p>Plastiği bünyemize alabileceğimiz en kolay yol belki de balıklar. Zira rüzgâr ve yüzey suları yeryüzünde önüne katabildiği ne varsa denize doğru sürüklüyor. Bu konuda yapılmış <a href="https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1079842">ciddi araştırmalar</a> da söylediğimizi doğrular nitelikte. Bir balık fotoğrafı değil ama konuya dikkat çekmek için aşağıya bir fotoğraf, bir de haber bağlantısı bırakıyorum. Sizden ricam bakıp geçmeyin, üzerinde biraz da düşünün.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-38781 size-medium_large aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/3-768x575.jpg" alt="" width="768" height="575" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/3-768x575.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/3-300x225.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/04/3.jpg 880w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<p>Haber: Marmara’da 12, Karadeniz’de 7 balık türünde mikroplastik<a href="http://C:\Users\user\Desktop\aa.com.tr\tr\bilim-teknoloji\marmarada-12-karadenizde-7-balik-turunde-mikroplastik-tuketimi-tespit-edildi\2180199" target="_blank" rel="noopener"> tespit edildi!</a></p>
<h2>Bu kimin çöpü? Burası kimin çöplüğü?</h2>
<p>Ana akım medyada pek fazla göremediğimiz haberlerden biridir, Avrupa’dan ithal edilen atıkların Türkiye’deki akıbeti. Çoğu haber gibi bu konudaki bilgileri de sosyal medya aracılığı ile öğrenebiliyoruz. Greenpeace gibi uluslararası çevre örgütlerinin paylaştığı videolarda atıkların akıbetlerine ilişkin korkunç görüntüler var.</p>
<p>Adana’da, Mersin’de yol kenarlarına, tarlalara atılan atıklardaki ambalajlar inceleniyor ve çoğunda Avrupa’daki mağazaların, markaların, otellerin etiketleri görünüyor. Birçok haberde atıkların geri dönüştürülebilecek kısmının tesislerde işleme alındığı, geri dönüştürülemeyecek büyük kısmının ise kontrolsüz şekilde doğaya bırakıldığını görüyoruz.</p>
<p>Atık ithalatının sınırlandırılması plastik ham madde üreticilerinin epey tepkisini çekmişti. Bunun üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Temmuz 2021’de yeni düzenlemeler ile yayımladığı genelgede ithalat kabul şartlarını değiştirdi. İthalatın sınırlandırılması, kabul şartlarının değiştirilmesi olumlu gelişmeler denebilir, fakat sahadan gelen görüntüler denetim eksikliğini gözler önüne seriyor. 2018’den beri Adana ve çevresinde bulunan çöp öbeklerinde Almanya ve İngiltere gibi ülkelerin etiketleri bulunuyor. Yine son günlerde sosyal medyada yer alan bir videoda GPS yerleştirilen 3 çöp poşetinin takibinin yapıldığı, çöp poşetlerinden birinin Adana’da belirsiz bir yere gönderildiği söyleniyor. Bu video ile ilgili birçok paylaşım gördüm, ama hemen hepsi aynı cümleler ile aynı şeyleri söylüyor. Doğruluğunu teyit edemedim. Bakanlık Adana’da böyle bir durumun varlığını ısrarla inkâr ediyor, bu tarz videoların kurmaca olduğunu iddia ediyor. Buradaki durum ne ise gerçeği tüm şeffaflığı ile bilmeye hakkımız var.</p>
<p>Tüm bu gelişmeleri izlediğimde refah içinde yaşayan Avrupa ülkelerin çöplerini toprağımızda görmek kanıma dokunuyor. Elbette plastik hammadde ihtiyacımız var, elbette üretmek zorundayız. Fakat bunu her fırsatta övündüğümüz “Sıfır atık sistemini” tam manası ile uygulamaya koymadan, kendi ürettiğimiz atığı ayrıştırıp kendi atığımızı geri dönüştürmeden; Avrupa’dan atık ithal edip, işimize yaramayanı bereketli topraklarımıza ekerek yapmak çevrecilik anlayışımızla bağdaşmıyor.</p>
<p>Birkaç yıl önceydi, 3.dünya ülkesi diye tabir edilen bir ülkenin bir Bakanı’nın çıkışı beni hem şaşırtmış, hem de sevindirmişti. Malezya’nın kadın Enerji, Bilim, Teknoloji, Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Yeo Bee Yin,  ülkesinin Dünya’nın çöplüğü olmasını kabul etmeyeceklerini açıklamış ve atık ithalatını yasakladıklarını <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-57140139#:~:text=Malezya%20%C3%87evre%20Bakan%C4%B1%20Yeo%20Bee,%C3%A7%C3%B6pl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%22%20olmas%C4%B1n%C4%B1%20engellemek%20oldu%C4%9Funu%20s%C3%B6yledi.">bildirmişti.</a> Biz ise hâlâ Avrupa’dan atık ithal eden ülkeler sıralamasında başlardayız. Ben de bir Türk vatandaşı olarak Yeo gibi konuşabilecek dirayetli bir duruş istiyorum, çok mu?</p>
<h2>Son söz</h2>
<p>Son sözü atalardan ilham alıp söyleyeyim.  Onlar topraktan gelip, toprağın çocukları olarak şu sözü söylemişler: “Ne ekersen onu biçersin”. Biz ise sanırım torunlarımıza şu sözü miras bırakacağız: “Ne atarsan toprağa, o gelir tabağına”.</p>
<p>Doğa ile kalın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dilek-agaci/">Dilek ağacı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dilek-agaci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Urmiye Gölü, bölgenin en büyük toz merkezi oldu”</title>
		<link>https://millidusunce.com/urmiye-golu-bolgenin-en-buyuk-toz-merkezi-oldu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/urmiye-golu-bolgenin-en-buyuk-toz-merkezi-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kâmil Engin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Dec 2021 18:30:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çevre kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[Urmiye Gölü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=36678</guid>

					<description><![CDATA[<p>İran’ın Batı Azerbaycan eyaleti Çevre Koruma Kurumu Müdürü Hasan Abbasnejad, basına yaptığı açıklamada, Urmiye Gölü’nün bölgenin en büyük toz merkezi haline geldiğini bildirdi.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/urmiye-golu-bolgenin-en-buyuk-toz-merkezi-oldu/">“Urmiye Gölü, bölgenin en büyük toz merkezi oldu”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Furmiye-golu-bolgenin-en-buyuk-toz-merkezi-oldu%2F&amp;linkname=%E2%80%9CUrmiye%20G%C3%B6l%C3%BC%2C%20b%C3%B6lgenin%20en%20b%C3%BCy%C3%BCk%20toz%20merkezi%20oldu%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Furmiye-golu-bolgenin-en-buyuk-toz-merkezi-oldu%2F&amp;linkname=%E2%80%9CUrmiye%20G%C3%B6l%C3%BC%2C%20b%C3%B6lgenin%20en%20b%C3%BCy%C3%BCk%20toz%20merkezi%20oldu%E2%80%9D" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Furmiye-golu-bolgenin-en-buyuk-toz-merkezi-oldu%2F&amp;linkname=%E2%80%9CUrmiye%20G%C3%B6l%C3%BC%2C%20b%C3%B6lgenin%20en%20b%C3%BCy%C3%BCk%20toz%20merkezi%20oldu%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Furmiye-golu-bolgenin-en-buyuk-toz-merkezi-oldu%2F&amp;linkname=%E2%80%9CUrmiye%20G%C3%B6l%C3%BC%2C%20b%C3%B6lgenin%20en%20b%C3%BCy%C3%BCk%20toz%20merkezi%20oldu%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Furmiye-golu-bolgenin-en-buyuk-toz-merkezi-oldu%2F&#038;title=%E2%80%9CUrmiye%20G%C3%B6l%C3%BC%2C%20b%C3%B6lgenin%20en%20b%C3%BCy%C3%BCk%20toz%20merkezi%20oldu%E2%80%9D" data-a2a-url="https://millidusunce.com/urmiye-golu-bolgenin-en-buyuk-toz-merkezi-oldu/" data-a2a-title="“Urmiye Gölü, bölgenin en büyük toz merkezi oldu”"></a></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-36680" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/12/Urmiye-Golu-1.jpg" alt="" width="640" height="395" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/12/Urmiye-Golu-1.jpg 640w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/12/Urmiye-Golu-1-300x185.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İran’ın kuzeybatısında, Türkiye sınırında bulunan Urmiye Gölü, uzun yıllardır İran’ın genelini etkileyen kuraklıktan büyük ölçüde etkilendi. Sığ ve tuzlu gölün yaklaşık yüzde doksanı kurumuş halde bulunuyor.</p>
<p>Batı Azerbaycan eyaleti Çevre Koruma Kurumu Müdürü Hasan Abbasnejad, sorunun çözümü için acil tedbirlerin alınması gerektiğini bildirdi. Özellikle, gölün kuruması neticesinde kıyı şeritlerinde tuz fırtınalarının ortaya çıktığını, bu durumun bölgede önemli çevre sorunlarına yol açtığını ve bunu önlemek amacıyla Çevre Koruma Kurumu ile Tebriz Üniversitesi arasında ortak çalışma ve faaliyetlere başlandığını belirtti.</p>
<p>Abbasnejad, Urmiye Gölü çevresinde bulunan yirmi beş civarında göletin, özellikle Karakışlak Gölünün ekolojik durumunun da iyi olmadığını kaydetti.</p>
<p>Uzmanlara göre, bir zamanlar dünyanın sayılı tuz göllerinden biri olan Urmiye Gölü&#8217;nün ve su kaynaklarının hızla kuruması, İran ve bölge ülkeleri için çevre felaketlerine sebep olabilir.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.gunaz.tv/az/new/rmiya-g-l-regionun-n-b-y-k-toz-m-rk-zidir-1639392524" target="_blank" rel="noopener">https://www.gunaz.tv/az/new/rmiya-g-l-regionun-n-b-y-k-toz-m-rk-zidir-1639392524</a> (13/12/2021)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/urmiye-golu-bolgenin-en-buyuk-toz-merkezi-oldu/">“Urmiye Gölü, bölgenin en büyük toz merkezi oldu”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/urmiye-golu-bolgenin-en-buyuk-toz-merkezi-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>7-8 Ağustos 2021 Türkiye&#8217;nin şiddet karnesi</title>
		<link>https://millidusunce.com/7-8-agustos-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/7-8-agustos-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Aug 2021 19:50:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi istismar]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOCUK TECAVÜZÜ]]></category>
		<category><![CDATA[doğa katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangını]]></category>
		<category><![CDATA[taciz]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=34296&#038;preview=true&#038;preview_id=34296</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'nin şiddet çetelesini tutmaya devam ediyoruz. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/7-8-agustos-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/">7-8 Ağustos 2021 Türkiye&#8217;nin şiddet karnesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F7-8-agustos-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=7-8%20A%C4%9Fustos%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F7-8-agustos-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=7-8%20A%C4%9Fustos%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F7-8-agustos-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=7-8%20A%C4%9Fustos%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F7-8-agustos-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=7-8%20A%C4%9Fustos%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F7-8-agustos-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&#038;title=7-8%20A%C4%9Fustos%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/7-8-agustos-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/" data-a2a-title="7-8 Ağustos 2021 Türkiye’nin şiddet karnesi"></a></p><p>Sinop&#8217;un Boyabat İlçesinde 13 dönümlük orman arazisi Emniyet Genel Müdürlüğü binası yapılması amacıyla imara açıldı. Karar Meclis&#8217;te AKP ve MHP&#8217;li vekillerin oy çokluğuyla kabul edildi.</p>
<p><a href="https://www.aykiri.com.tr/sinop-ta-13-donumluk-ormanlik-alan-imara-acildi-emniyet-binasi-ve-lojman-yapilacak/13353/" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>Artvin&#8217;in Hopa ilçesinde bir tır garajında, tır dorsesinde terk edilmiş çok sayıda at bulundu. Kars&#8217;tan Kırzısistan&#8217;a götürülmek üzere yola çıkartılan atların bazılarının hastalanması sonucu tır şoförü tarafından terk edildiği öğrenildi.</p>
<p><a href="https://www.gazetekars.com/karstan-kirgizistana-goturulmek-uzere-yola-cikartilan-atlar-hopada-kaldi-35566h.htm" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>Bursa&#8217;nın Orhangazi ilçesinde çiftçilerin poşet içerisinde buldukları 3 günlük bebek hastahanede tedavi altına alındı.</p>
<p><a href="https://twitter.com/vaziyetcomtr/status/1424286067784617985" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>Ankara&#8217;nın Çankaya ilçesinde bir evin bahçesinde kötü koku geldiği gerekçesiyle ihbar üzerine arama yapan polis, poşet içerisinde 11 köpek ölüsü buldu.  Söz konusu evde kiracı olarak oturan kadın, köpekleri öldürdüğü iddiası ile göz altına alındıktan sonra nöbetçi mahkemece tutuklandı.</p>
<p><a href="https://www.timeturk.com/dunya/bahcesinde-11-kopegin-cansiz-bedeni-bulunan-kadin-tutuklandi/haber-1696546" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>Üsküdar&#8217;da sokakta bir kediyi işkence ederek öldüren cani tutuklandı.</p>
<p><a href="https://www.tamgaturk.com/haber/uskudarda-sokaktaki-bir-kediyi-iskence-ederek-olduren-sahis-tutuklandi-35748.html" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>Ankara&#8217;da 2 kişi tarafından tecavüze uğrayan Edanur Kaplan(18), iddiaya göre şikayette bulunduğu şahısların serbest bırakılması üzerine intihar etti. Bir çok vatandaş olaya tepkisini sosyal medyada #edanuriçinadalet etiketiyle dile getirdi.</p>
<p><a href="https://www.bolgegundem.com/eda-nur-kaplan-kimdir-kac-yasinda-intihar-mi-etti-eda-nur-kaplan-neden-intihar-etti-3013973h.htm" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>Muğla İkizköy&#8217;de bölgede maden ocağı bulunan Limak şirketinin, yangına müdahale etmek bahanesi ile  100&#8217;e yakın ağacı kestirdiği iddia ediliyor. Konu hakkında yetkilililerden henüz bir açıklama gelmedi.</p>
<p><a href="https://haberiniz.com.tr/gundem/mugla-ikizkoyde-yangin-firsatciligi-08082021" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>İstanbul Bağcılarda 10 yaşındaki çocuğu taciz ettiği iddia edilen Afgan, mahalle sakinleri tarafından linç edilmek istendi. DHA&#8217;ya konuşan çocuğun yakını &#8220;Ben çocuğumu bakkala gönderemezsem, sokakta oynatamazsam benim çocuğum bu ülkede nasıl yaşayacak? Kimliği bile yok belki bu insanların nasıl kalabiliyorlar benim ülkemde?&#8221; diyerek duruma isyan etti.</p>
<p><a href="https://twitter.com/SiginmaciGundem/status/1424393430407520258" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<div class="content-text max-width">
<p>Antalya&#8217;nın Manavgat ilçesinde orman yangınlarında, ilçeye bağlı Bucakşeyhler Mahallesi&#8217;ndeki  Lyrbe Antik Kenti de zarar gördü.</p>
</div>
<div class="bar"><a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/manavgattaki-yanginda-lyrbe-antik-kenti-de-yandi-galeri-1530800" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></div>
<p><a href="https://millidusunce.com/7-8-agustos-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/">7-8 Ağustos 2021 Türkiye&#8217;nin şiddet karnesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/7-8-agustos-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>10 Temmuz 2021 Türkiye&#8217;nin şiddet karnesi</title>
		<link>https://millidusunce.com/10-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/10-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Jul 2021 20:50:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk cinayeti]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğa katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan cinayeti]]></category>
		<category><![CDATA[hayvana şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddete hayır]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=33799&#038;preview=true&#038;preview_id=33799</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'de 24 saatte yaşanan şiddetin çetelesini tutuyoruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/10-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/">10 Temmuz 2021 Türkiye&#8217;nin şiddet karnesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F10-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=10%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F10-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=10%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F10-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=10%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F10-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=10%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F10-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&#038;title=10%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/10-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/" data-a2a-title="10 Temmuz 2021 Türkiye’nin şiddet karnesi"></a></p><p>Antalya&#8217;nın Manavgat ilçesinde karetta karettaya eziyet edip, fotoğraflarını sosyal medyadan paylaşan iki Rus turiste ülkelerine dönmek üzereyken para cezası uygulandı.</p>
<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/hayatim/yasam-haberleri/caretta-carettaya-eziyet-edip-sosyal-medyadan-paylastilar/" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>İstanbul Karaköy&#8217;de iki kişi bilinmeyen bir sebepten kavga ederken biri diğerini darp etti. Olayı görüp müdahale etmeye çalışan 2 kadın, taraflardan birinin saldırısına uğradı.</p>
<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gunun-icinden/istanbulun-gobeginde-kadina-siddet-anlari-6531464/" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>Düzece&#8217;de düğün magandası 1 kişinin ölümüne, 1 kişinin yaralanmasına sebep oldu.</p>
<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gunun-icinden/dugunde-maganda-dehseti-1-olu-1-yarali-2-6531613/" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>03 Temmuz&#8217;da Muş&#8217;ta bir Kuran kursunda 12 yaşındaki bir çocuk tuvalet kapısında asılı halde bulundu. Hastahaneye kaldırılan çocuğun hayati tehlikesi sürerken, Diyarbakır&#8217;da yaşayan çocuğun ailesi durumun şüpheli olduğunu ve araştırılması gerektiği belirtti.</p>
<p><a href="https://tamgaturk.com/haber/12-yasindaki-cocuk-kuran-kursunun-kapisina-asili-halde-bulundu-33993.html" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>Bolu&#8217;nun Mudurnu ilçesine bağlı Taşkesti beldesinde evin önündeki yolun kullanılması konusunda  komşular arasında çıkan silahlı kavgada bir kişi öldü, bir kişi ağır yaralandı.</p>
<p><a href="https://tamgaturk.com/haber/komsularina-ates-acti-1-olu-1-yarali-33998.html" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>Kütahya&#8217;da şiddet gördüğü gerekçesiyle KADES&#8217;e başvuran kadın, ekipler gelene kadar eşini bıçakladı. Kadın polis ekibince gözaltına alınırken, eşi hastahaneye kaldırıldı.</p>
<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gunun-icinden/kadesten-yardim-istedi-polisi-beklerken-kavga-sirasinda-kocasini-bicakladi-6532380/" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>Sivas&#8217;ın Divriği ilçesinde 74 yaşındaki Hasan Ali Dalkıran&#8217;ın cesedi kırsalda bulundu. Dalkıran&#8217;ın ayı saldırısına uğradığı düşünülüyor. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.</p>
<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/parcalanmis-ceset-dehseti-inceleme-baslatildi-6532409/" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>İstanbul&#8217;da 1 kadın daha kıskançlık sebebiyle eşi tarafından katledildi. Kadının daha önce de şiddet gördüğü gerekçesiyle ayrılmak istediği kocasını polise şikayet ettiği, akrabaları tarafından ayrılmalarına engel olunduğu iddia edildi.</p>
<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/istanbulda-bir-cocuk-annesi-kocasi-tarafindan-katledildi-6532488/" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>Aydın&#8217;ın Didim ilçesinde bir kişi tartıştığı kişiyi vurdu.</p>
<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gunun-icinden/tartistigi-kisiyi-oldurdu-tabancayi-3-parca-halinde-buzdolabina-sakladi-6532482/" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>Sinop&#8217;ta yabancı uyruklu bir adam karısını katletti. Çıkan kavgada bir kişi yaralandı. Saldırgan gözaltına alındı.</p>
<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gunun-icinden/bir-kadin-vahseti-daha-bicaklayarak-oldurdu-6532584/amp/?__twitter_impression=true&amp;s=08" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>Samsun Spor kadına yönelik şiddete dikkat çekmek amacıyla yeni bir forma tasarladı. Tasarım  &#8220;Dünyanın en ağır forması&#8221; etiketiyle Samsun Spor&#8217;un resmi Twitter hesabından tanıtıldı.</p>
<p><a href="https://twitter.com/vaziyetcomtr" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/10-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/">10 Temmuz 2021 Türkiye&#8217;nin şiddet karnesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/10-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>9 Temmuz 2021 Türkiye’nin şiddet karnesi</title>
		<link>https://millidusunce.com/9-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/9-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2021 19:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete dur de]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete hayır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=33771&#038;preview=true&#038;preview_id=33771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'de 24 saatte yaşanan şiddetin çetelesini tutuyoruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/9-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/">9 Temmuz 2021 Türkiye’nin şiddet karnesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F9-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=9%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F9-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=9%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F9-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=9%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F9-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=9%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F9-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&#038;title=9%20Temmuz%202021%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/9-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/" data-a2a-title="9 Temmuz 2021 Türkiye’nin şiddet karnesi"></a></p><p>Valilik ve Bakanlık define için izin vermişti; Buzul Çağı&#8217;ndan kalma Dipsiz Göl, artık &#8216;çamur gölü&#8217; oldu.</p>
<p><a href="https://t24.com.tr/haber/valilik-ve-bakanlik-define-icin-izin-vermisti-buzul-cagi-ndan-kalma-dipsiz-gol-artik-camur-golu-oldu,964786">Kaynak</a></p>
<p>Yaşam fışkıran İzmir&#8217;in Orhanlı Köyü&#8217;nde yapılmak istenen JES Projesi için gerçekleştirilen katliama sessiz kalmıyoruz.</p>
<p><a href="https://twitter.com/EkolojiR/status/1413494503437045761">Kaynak</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/9-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/">9 Temmuz 2021 Türkiye’nin şiddet karnesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/9-temmuz-2021-turkiyenin-siddet-karnesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyamızın vadesi doluyor mu?</title>
		<link>https://millidusunce.com/dunyamizin-vadesi-doluyor-mu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dunyamizin-vadesi-doluyor-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Umay Gökçe Lilith]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2021 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[akarsu]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[köy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=33759&#038;preview=true&#038;preview_id=33759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hele bir de kışın kar yağmışsa diz boyu karın içinde bazen ayaklarımız ıslanmasın diye ayakkabının içine poşet geçirdiğimiz olurdu. Çizmesi olanlar biraz daha şanslı olsa da kar diz boyu olunca o da çok fayda etmezdi.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dunyamizin-vadesi-doluyor-mu/">Dünyamızın vadesi doluyor mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyamizin-vadesi-doluyor-mu%2F&amp;linkname=D%C3%BCnyam%C4%B1z%C4%B1n%20vadesi%20doluyor%20mu%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyamizin-vadesi-doluyor-mu%2F&amp;linkname=D%C3%BCnyam%C4%B1z%C4%B1n%20vadesi%20doluyor%20mu%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyamizin-vadesi-doluyor-mu%2F&amp;linkname=D%C3%BCnyam%C4%B1z%C4%B1n%20vadesi%20doluyor%20mu%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyamizin-vadesi-doluyor-mu%2F&amp;linkname=D%C3%BCnyam%C4%B1z%C4%B1n%20vadesi%20doluyor%20mu%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyamizin-vadesi-doluyor-mu%2F&#038;title=D%C3%BCnyam%C4%B1z%C4%B1n%20vadesi%20doluyor%20mu%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dunyamizin-vadesi-doluyor-mu/" data-a2a-title="Dünyamızın vadesi doluyor mu?"></a></p><p>İlçenin en yakın köyü; bizim köyümüz. Hatta bir ara arkadaşlara tarif ederken istasyondan bile yakın demiştim de epeyce böyle bahsedilmişti kendisinden. Araç yolundan ilçe merkezine yaklaşık bir km mesafede. Ayrıca yayalar için bahçe aralarından giden iki anayol(!) var, oralardan mesafenin daha da kısalması kuvvetle muhtemel.</p>
<p>Bu yaya yollarından birisi; taşımalı sistemden önce köyde ilkokulu bitirip eğitimine devam etmek isteyen çocukların kullandığı; diğeri de daha çok çarşı, pazar ya da resmi işler için ilçeye gidip gelenlerin kullandığı yol.</p>
<p>Biz de çocukken bu yollardan gide gele ortaokulu bitirdik. O zamanlar taşımalı sistem yoktu. İlçeye yakınlığından dolayı diğer köylerdeki gibi köy arabası da yoktu. Okul için ya da diğer başka işler için ilçeye yürüyerek gidip gelmek gayet olağan bir şeydi. Büyükler de çocuklar da tek başınayken bile, bu yolları güvenle kullanıyordu.</p>
<p>Bu yaya yollarının güzergâhında iki tane de çay var; var diyorum çünkü hala var ama eskisi gibi değil tabii ki. Çok eskilerden beri köye daha yakın olanın adı Kuruçay, diğerininki Suluçay. Kuruçay, adı üzerinde susuz ama çay. Suluçay’ da yaz-kış su akardı. İkisinin arasında köylünün bahçeleri vardı, hala var ama onlar da eskisi gibi değil.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium_large wp-image-33763 aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/pinar-768x1024.jpg" alt="" width="768" height="1024" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/pinar-768x1024.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/pinar-225x300.jpg 225w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/pinar.jpg 900w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<p>Bu yolları kullanmak mecburiyetindeki herkes, her iki çayın içine bayır aşağı inip yokuş yukarı çıkmak zorundaydı. Kuruçay biraz daha sığdı ama Suluçay, yaya ve özellikle çocuklar için epey dikti. Suluçay’ın yatağının kenarlarında, suların azaldığı sıcak yaz günlerinde, küçük küçük pınarlar oluşurdu. Elle eşeleyerek çıkarılan pınarların suyu ne kadar derinden geliyorsa artık, buz gibi olurdu. Su çıkan gözlerin etrafı kumla-toprakla çevrilip minicik bir havuz yapılır, suyun bulanıklığı gidince de içilebilirdi. Yazın sıcağında buralardan geçenler, hayvan otlatanlar için bulunmaz nimetti bu soğuk pınar gözleri.</p>
<p>Yaz yağmuru çok yağar da sel gelirse pınarlar da kaybolurdu haliyle. Sel çekildi mi tekrar eşelemek gerekiyordu. Bazen o kadar çok yağmur yağardı ki Kuruçay’a da sel gelir hatta bu iki çayın bahçeleri aşarak birleştiği bile olurdu. Özellikle yazın çok yağışın ardından sele bakmaya gitmek büyük küçük herkes için bir eğlenceydi. Selin ağzını görmek için yağmur delice yağarken bile koşarak çayın kenarına gidenler olurdu. Yukarılardaki köylerden dağlardan ne bulursa önüne katıp gelen sel çekildiği zaman, selinti (selin getirip bıraktığı ağaç vb. parçaları) toplamaya gidilirdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium_large wp-image-33762 aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/caydasel-768x511.jpg" alt="" width="768" height="511" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/caydasel-768x511.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/caydasel-300x200.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/caydasel.jpg 1000w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<p>Büyüklerin dediğine göre çok çok eskilerden köy, Kuruçay yakınında kuruluymuş da çok sel baskını olduğundan, biraz daha bayırda kalan, şimdiki yerine taşınmış. Şimdi bahçe olarak kullanılan eski ev yerlerinin ta o zamanlardan kalan duvarları da bunun delili gibi duruyor.</p>
<p>Okul vaktinde sel gelirse biz öğrenciler için yol zahmeti ikiye katlanırdı. İki çay köyün bitiminde birleşiyordu ve üzerindeki tek köprü, aynı zamanda şehirlerarası yol olan, araç yolundaydı. Köprüden geçmek için iki kat daha uzun yol yürümek zorunda kalırdık. Tabii oraya yol da olmadığından bahçelerin kenarından, ıslak otların arasından giderken ayaklarımız, paçalarımız hep ıslanırdı. Bunlar eve dönüş yolunda yaşanınca sıkıntı olmuyordu da okula gidiş yolundaysa o zaman kötüydü. Islak ıslak derse girmek zorunda kalıyorduk. Hele bir de kışın kar yağmışsa diz boyu karın içinde bazen ayaklarımız ıslanmasın diye ayakkabının içine poşet geçirdiğimiz olurdu. Çizmesi olanlar biraz daha şanslı olsa da kar diz boyu olunca o da çok fayda etmezdi. O zamanlar Mekap ayakkabılarım vardı, bayağı sağlamdı. Bir ara PKK ayakkabısı diye yaftalanmıştı Mekap. Şimdi merak edip internetten arattığımda da gerilla ayakkabısı diye geçtiğini gördüm, yazık.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-33764 aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/kardacocuk.jpg" alt="" width="620" height="344" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/kardacocuk.jpg 620w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/kardacocuk-300x166.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<p>Sular azalıp rutin akışını bulduğunda, karşı tarafa geçiş için kullanılan kocaman taşlardan kaymadan geçmek önemliydi.</p>
<p>Bir ara sürekli mağdur edebiyatı ile özellikle gündeme getirilen, doğudaki öğrencilerden çok farkımız yokmuş aslında. Zaten Anadolu’nun birçok köyünde buna benzer sorunlar yaşanıyordu muhakkak. Bu kadar zorluğa rağmen köydeki okuma oranı düşük değildi. Gerçi o zamanlar başka yaşam şartlarını görmediğimizden bizce bunlar zorluk değil hayatın normaliydi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bazılarımız liseye de bu şekilde devam ederken bazılarımız mecburiyetten yatılı okula gönderildik. Tabii çocukların gönderildiği yatılı okullar genellikle meslek liseleriydi. Böylelikle öğretmenleri ve aileleri tarafından çocukların, hedeflerine bakılmaksızın, hayatlarına bir yol çizilmiş olurdu.</p>
<p>Yıllar sonra hayırsever bir köylü kadın, Suluçay üzerine, öğrenci yoluna değil de diğer yola, genişçe bir köprü yaptırmış. Artık çayı geçmek için içine inip çıkmak gerekmiyor. Amma velakin artık çaydan su da akmıyor. Bu bağlamda köprü sudan geçmek için değil sadece iki yakayı birleştirmesi, araçların da iki tarafa rahatça, uzakları dolaşmadan, geçebilmesine yaramış. “Su” Suluçay’ ın adında kalmış, İki çayın yanlarındaki ve arasındaki bahçeler önceden ne kadar yeşilse şimdi de o kadar sarı görünüyor.</p>
<p>Kuruçay’a sel gelirse götürsün diye atılan çöpler, adamakıllı sel gelmediğinden bir ara yığın oluşturuyor sonra etrafa yayılıyordu.  Yine aynı şekilde köyün kanalizasyonu da buraya döküldüğünden özellikle yazın havayı bayağı bir bozuyordu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium_large wp-image-33761 aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/caydakopru-768x576.jpg" alt="" width="768" height="576" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/caydakopru-768x576.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/caydakopru-300x225.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/caydakopru-1024x768.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/caydakopru.jpg 1280w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<p>Amacım geçmişle bugünü kıyaslamak, “biz eskiden” edebiyatı yapmak değil. Özellikle son yıllarda yaşanan taciz ve şiddet olayları, çevre felaketleri; küresel ısınma, bir tarafta dere yataklarına ev diye kondurulup insanlara mezar olan konutlar; bir tarafta kuraklık yüzünden zayi olan ekinler; diğer tarafta göz göre göre heba olan denizler, göller ve nehirler için yazılanları okudukça, anlatılanları dinledikçe aklıma gelenler bunlar.</p>
<p>Düşünüyorum da o vakitler her mevsim kendi zamanında yaşanıyordu. Ama şimdi Haziran’ da Nisan’ı yaşıyoruz. Nisan yağmurları yerine Haziran yağmurlarında ıslanıyoruz. Ferdi Tayfur’un <a href="https://www.youtube.com/watch?v=eJS4_SK-Tb0&amp;ab_channel=UnutulmazEserler">Nisan Yağmuru</a> şarkısı bile anlamsızlaşıveriyor. Eylül, Temmuz hissi veriyor.</p>
<p>Çocuklarını, akıllarına kötülük gelmeden, güven içinde yürüyerek ilçeye okumaya yollayan köyüm insanı şimdi çocukları gözünün önünden biraz uzaklaşsa tedirgin oluyor. Çocuklar da iki adım mesafeye bile yürümekten aciz duruma gelmiş her yere arabayla gitmek istiyor.</p>
<p>Biz insanlar dünyayı hem kirletiyor hem de bitirip sonunu mu getiriyoruz? Yoksa dünyanın da insanlar gibi vadesi doluyor da biz vesile mi oluyoruz?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dunyamizin-vadesi-doluyor-mu/">Dünyamızın vadesi doluyor mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dunyamizin-vadesi-doluyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
