<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>katliam arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/katliam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/katliam/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Jan 2026 08:19:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>20 Yanvar</title>
		<link>https://millidusunce.com/20-yanvar/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/20-yanvar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 08:19:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[20 Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[Kanlı Yanvar]]></category>
		<category><![CDATA[karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52374</guid>

					<description><![CDATA[<p>1990 Yılının 20 Ocak günü , Azerbaycan’ın bağımsızlığına kavuşma yolunda tarihine kaydedilmiş en önemli ve en acı günlerinden biri... 20 Yanvar, Kanlı Ocak, Gara Yanvar adlarıyla tarihe geçen gece neler yaşanmıştı? O geceye gelinen süreç nasıl gelişti?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/20-yanvar/">20 Yanvar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F20-yanvar%2F&amp;linkname=20%20Yanvar" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F20-yanvar%2F&amp;linkname=20%20Yanvar" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F20-yanvar%2F&amp;linkname=20%20Yanvar" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F20-yanvar%2F&amp;linkname=20%20Yanvar" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F20-yanvar%2F&#038;title=20%20Yanvar" data-a2a-url="https://millidusunce.com/20-yanvar/" data-a2a-title="20 Yanvar"></a></p><p>1985 yılında Sovyetler Birliği’nde Garbaçov’un başlattığı açıklık ve yeniden yapılanma hareketi Cumhuriyetler’deki bağımsızlık isteklerini artırıyor ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasının da yolunu açıyordu. Bu ortamdan faydalanan Ermenistan Moskova’nın da desteğiyle Yukarı Karabağ’da ve Ermenistan’da Azerbaycan Türklerine yönelik etnik arındırmaya girişiyordu.</p>
<p>Ermeniler Azerbaycan’dan toprak talep ediyor. Azerbaycan topraklarına saldırıyor, Azerbaycan Türklerinin yaşadığı köylerde insanları katlediyor, Karabağ bölgesinde yaşayan Türkleri göçe zorluyordu.</p>
<p>Ermenilerin bu toprak talepleri ve etnik arındırmaya yönelik saldırıları 1988 yılında Azerbaycan’da halk hareketleri ile protesto edilmeye başlanıyordu.</p>
<p>Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin Ermeni saldırılarını durdurma yolunda adım atmaması Azerbaycan’daki bağımsızlık hareketlerini de hızlandırıyordu.</p>
<p>Ermenistan’dan ve Yukarı Karabağ’dan zorla göçe zorlanan çok sayıda Azerbaycan Türkü’nün Bakü ve Sumgayıt şehirlerine gelmesi durumu daha da keskinleştiriyordu.</p>
<p>16 Ocak 1990’da Sovyet birliklerinin şehre girmesini engellemek amacıyla Bakü girişlerine ve Rus askerlerinin bulunduğu üslerin kapılarında barikatlar kurulmaya ve Sovyetler Birliği ile Ermenistan’ı protesto mitinglerine başlanıyordu.</p>
<p>18 Ocak’ta Azerbaycan’ın başkent dışındaki 11 bölgesinde de mitingler ve grevler başlatılıyordu.</p>
<p>Azerbaycan Türkü, Ermenistan’ın toprak iddialarından vazgeçmesini, Bakü’deki Sovyet birliklerinin, Azerbaycan Türklerinin etnik arındırmaya maruz bırakıldığı Yukarı Karabağ ile Ermenistan arasındaki bölgeye yerleştirilmesini istiyordu.</p>
<p>Azerbaycan Türkü’nün haksızlığa, işkencelere, tecavüzlere, katliamlara,etnik arındırmaya büyük halk kitleleriyle başkaldırışı Sovyetler Birliği ve Ermenistan’ı çok rahatsız ediyordu.</p>
<p>1990 yılı Ocak ayının 19’unu 20’sine bağlayan gece Bakü’de kızılca kıyamet kopuyordu. Sovyetler Birliği Bakü’yü işgal hareketine girişiyordu.</p>
<p>Karayoluyla 3 koldan ve deniz yoluyla 35 bin kişilik ağır silahlarla donatılmış Alfa birlikleri, DTK-a adlı özel imha birlikleri ile Moskova yönetimi Azerbaycan’ın başkentini işgale yelteniyordu. İşgal operasyonunun adı UDAR’dı. T-72,T-80 ve BMP-3 tankları Bakü’de Azadlık Meydanı ve 20 Yanvar meydanını kuşatıyordu.</p>
<p>Yatağından fırlayan Azerbaycan Türkü, başta o günden sonra 20 Yanvar adı verilen 11’nci Kızıl ordu ve Azadlık Meydanı olmak üzere Bakü’nün bütün meydanlarında ve Azerbaycan Komünist Partisi Merkez binası önünde toplanır.</p>
<p>İşgal birliklerinin üzerine bedeniyle yürür, tek silahı yüreğidir.. Yüreğiyle vuruşur tanklara ve zırhlı,özel yetiştirilmiş imha birliklerine karşı…</p>
<p>Tarihe 20 Yanvar, Kanlı Ocak, Gara Yanvar olarak geçen o gece yüzlerce insan öldürülüyordu Bakü sokaklarında ve meydanlarında…</p>
<p>87 yaşındaki Babayeva Süreyya Latif Kızı’ndan, 15 yaşındaki Hüseyinov Neriman Veli Oğlu’na kadar açıklanan resmi rakama göre 132 can Azerbaycan’ın bağımsızlığı uğruna o gece toprağa düşer. Binlercesi yaralanır. Ölenlerin sayısı daha fazladır ancak 150 ‘den fazla olarak açıklanması o günkü Sovyet Anayasa’sına göre devlet başkanının değişmesini gerektirdiğinden sayı 132 olarak açıklanır.</p>
<p>Vatanını canından aziz bilen, bedenini siper ederek Azerbaycan Türkü’nün bağımsızlık yolunu açan vatanperver insanlar Şehitler Hıyabanı’na defnedilir….</p>
<p>Onlar ölümden korkmadılar, ölümün üzerine yürüdüler, öleceklerini bile bile…. Onlar için vatan,millet,özgürlük her şeyden önemliydi….</p>
<p>Şehit anları her bayramda her 20 Ocak’ta her fırsatta ellerinde karanfiller,Şehitler Hıyabanı’nda evlatlarının mezarlarının başında duadadırlar.</p>
<p>Dikilir şehit mezarlarına anaların endişeli, heyecanlı,ıstıraplı bakışları…</p>
<p>Rahmetle anıyoruz vatanı için toprağa düşen bütün şehitleri…</p>
<p>1991 yılının 18 Eylül’ünde Azerbaycan bağımsızlığını ilan ederek 20 Ocak 1990’da şehit olan evlatlarının ruhunu az da olsa şad etti.</p>
<p>35 yıl sonra Ermeni işgali altındaki topraklarını da kurtaran Azerbaycan’ın yiğit evlatları şehitlerin ruhunu tam şad etti.</p>
<p>Ne moskofu, nede moskofun 20 Yanvar (ocak) 1990 da yaptığı zulmü unutmayacağız. O gece tanklarıyla, toplarıyla gelip vurdular, öldürdüler, yaktılar, yıktılar. Fakat yok edemediler. Aksine yeniden dirilişe vesile oldular. 20 yanvar 1990 tarihi; dünyanın gözü önünde, işgalci Rus Ordu&#8217;sunun, Azerbaycan Türklerine yaptığı zulmün ve katliamın tarihidir. Bu kara günde, günahsız sivil halkımız kurşuna dizildi ve tankların altında can verdi. 20 yanvar 1990 tarihi, kara ve matemli bir gün olmasina rağmen, bir o kadar da Türk&#8217;ün şan ve şeref günüdür. 20 yanvar şehitlerimizin, gazilerimizin kanlarıyla, milli ülkülerimizin zirve yapıp, Azerbaycan&#8217;ın bağımsızlık ve İstiklal yolundaki temelinin atılış günüdür. 20 yanvar “Turan ülkesinin&#8221; önemli km taşlarından birinin daha döşendiği gündür. Bu kutlu yolda can veren şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla yad ediyorum&#8230;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/20-yanvar/">20 Yanvar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/20-yanvar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıbrıs Atlılar, Muratağa, Sandallar köyleri katliamları</title>
		<link>https://millidusunce.com/kibris-atlilar-murataga-sandallar-koyleri-katliamlari/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kibris-atlilar-murataga-sandallar-koyleri-katliamlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jan 2022 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Atlılar]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs Türkü]]></category>
		<category><![CDATA[Muratağa]]></category>
		<category><![CDATA[Rum]]></category>
		<category><![CDATA[Sandallar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=37282&#038;preview=true&#038;preview_id=37282</guid>

					<description><![CDATA[<p>BM askerleri ve yabancı gazeteciler tanık oldukları korkunç vahşi katliamı raporlarında ve haberlerinde çok ağır ifadelerle anlattılar. Ancak ne BM ne de ABD ve Avrupa bu soykırımın hesabını Rum yönetimi ve Yunanistan'dan sormadı.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kibris-atlilar-murataga-sandallar-koyleri-katliamlari/">Kıbrıs Atlılar, Muratağa, Sandallar köyleri katliamları</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkibris-atlilar-murataga-sandallar-koyleri-katliamlari%2F&amp;linkname=K%C4%B1br%C4%B1s%20Atl%C4%B1lar%2C%20Murata%C4%9Fa%2C%20Sandallar%20k%C3%B6yleri%20katliamlar%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkibris-atlilar-murataga-sandallar-koyleri-katliamlari%2F&amp;linkname=K%C4%B1br%C4%B1s%20Atl%C4%B1lar%2C%20Murata%C4%9Fa%2C%20Sandallar%20k%C3%B6yleri%20katliamlar%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkibris-atlilar-murataga-sandallar-koyleri-katliamlari%2F&amp;linkname=K%C4%B1br%C4%B1s%20Atl%C4%B1lar%2C%20Murata%C4%9Fa%2C%20Sandallar%20k%C3%B6yleri%20katliamlar%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkibris-atlilar-murataga-sandallar-koyleri-katliamlari%2F&amp;linkname=K%C4%B1br%C4%B1s%20Atl%C4%B1lar%2C%20Murata%C4%9Fa%2C%20Sandallar%20k%C3%B6yleri%20katliamlar%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkibris-atlilar-murataga-sandallar-koyleri-katliamlari%2F&#038;title=K%C4%B1br%C4%B1s%20Atl%C4%B1lar%2C%20Murata%C4%9Fa%2C%20Sandallar%20k%C3%B6yleri%20katliamlar%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kibris-atlilar-murataga-sandallar-koyleri-katliamlari/" data-a2a-title="Kıbrıs Atlılar, Muratağa, Sandallar köyleri katliamları"></a></p><p>21 Aralık 2021 tarihinde Atlılar, Muratağa, Sandallar köylerinde savaş ve insanlık suçu işlenerek şehit edilen 11 Türk çocuğunun kimlikleri tespit edilerek defnedildi. KKTC 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş&#8217;ın eski danışmanı <a href="https://twitter.com/sabahatinismail/status/1472916747862917122?s=20" target="_blank" rel="noopener">Sabahattin İsmail, twitter hesabından</a>, Kıbrıs Atlılar, Muratağa ve Sandallar köylerinde, insanlıktan çıkmış Rumların yaptığı katliamları anlatan bir dizi yayımladı.</p>
<p>“14 Ağustos 1974&#8217;de Türk ordusuna karşı mertçe savaşmayıp kaçan Rum barbarlar; Atlılar, Muratağa, Sandallar köylerinde 126 sivil Türk&#8217;ü katlettiler. Sonra yaktılar ve açtıkları toplu mezara gömdüler.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-37283 aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_095948.png" alt="" width="694" height="488" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_095948.png 694w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_095948-300x211.png 300w" sizes="(max-width: 694px) 100vw, 694px" /></p>
<p>Katliamı yapan komşu Rum köyü Piperisterona&#8217;da yaşayan ve Türk köylülerin bildiği Rumlardı. Bu katiller, Yunan subayları tarafından yönetilen Türk düşmanı, ENOSİS&#8217;ci terör örgütü EOKA B üyesiydi Rum köyleri ile çevrili olan 3 küçük Türk köyünü 3-5 mücahitle savunmak mümkün değildi.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-37284 aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_100107.png" alt="" width="617" height="413" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_100107.png 617w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_100107-300x201.png 300w" sizes="(max-width: 617px) 100vw, 617px" /></p>
<p>&#8220;Sivil insanlara bir şey yapmazlar.&#8221; diye düşünülerek köyün 3-5 genci Gazimağusa savunması için eski kaleye alınmıştı. Türk ordusu 15 Ağustos&#8217;ta köyleri işgalden kurtarınca sivil köylülerden kimse bulunamadı. Samanlıklara saklanan Mehmet Tavukçu katliam yerini buldu.</p>
<div id="attachment_37285" style="width: 633px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-37285" class="wp-image-37285 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_100158.png" alt="" width="623" height="332" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_100158.png 623w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_100158-300x160.png 300w" sizes="(max-width: 623px) 100vw, 623px" /><p id="caption-attachment-37285" class="wp-caption-text">Foto: Mehmet Tavukçu</p></div>
<p>Katliam çukuru, BM Barış Gücü askerleri ve yabancı basının önünde açıldı. Öldürüldükten sonra yakılan Türklerden en küçüğü 16 günlük Selden Ali Faik, en yaşlısı ise 95 yaşındaki Hüseyin Osman idi. Elleri arkalarından bağlanmış sivil Türklerin parçalanmış kafaları, kolları, ayakları koparılmış cesetleri ortaya çıkarıldı. Sonra toplu olarak yeniden gömüldüler.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-37286" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_100952-1024x630.png" alt="" width="1024" height="630" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_100952-1024x630.png 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_100952-300x185.png 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_100952-768x473.png 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_100952.png 1287w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>BM askerleri ve yabancı gazeteciler tanık oldukları korkunç vahşi katliamı raporlarında ve haberlerinde çok ağır ifadelerle anlattılar. Ancak ne BM ne de ABD ve Avrupa bu soykırımın hesabını Rum yönetimi ve Yunanistan&#8217;dan sordu. Ne ilginçtir Türkiye ve KKTC de sonraki yıllarda bu toplu katliamı Uluslararası mahkemelere taşımadı. Katillerin yargılanmasını ve tazminat talep etmedi, etmiyor. 41 yıl sonra, 2005&#8217;de Kayıplar Komitesi toplu mezarı yeniden açtı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-37287" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_101205-1024x571.png" alt="" width="1024" height="571" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_101205-1024x571.png 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_101205-300x167.png 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_101205-768x428.png 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_101205.png 1274w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Çıkarılan kemiklerdeki DNA örnekleri şehit yakınlarının DNA örnekleri ile karşılaştırıldı ve isimlendirilerek, küçük tabutlara kondu. 4 yıldır her Şehitler Haftasında (21-25 Aralık) kimliklendirilen şehitler askerî törenle tek tek mezar taşlarının olduğu mezarlara defnediliyor. Bugün de kimlik tespiti tamamlanan 11 şehit çocuk askerî törenle şehitliğe defnedildi. Toprağa verilen şehitlerin isimleri: Uğur Hasan (5), Özcan Hasan (3), Ersoy Hasan (12), Talat Mehmet Tavukçu (5) Mustafa Mehmet Tavukçu (10), Songül Mehmet (6), Mustafa Mehmet (17), Semral Mehmet (14), Hasan Mehmet (13), Savaş Mehmet (11), Cengiz Topel Mehmet (10).</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-37290 aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_105117.png" alt="" width="735" height="407" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_105117.png 735w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_105117-300x166.png 300w" sizes="auto, (max-width: 735px) 100vw, 735px" /></p>
<p>Geçen yıl kimlik tespiti yapılıp toprağa verilen 14 şehit çocuğumuzun isimleri: Hayrife Arif (4 aylık), Zehra Bayram (6 aylık), Mustafa Bayram (3 yaşında), Ayşe Bayram (6), Yüksel Arif (6), Eren Bayram (9), Göksel Arif (9), Aziz Fikri (10), Sevgi Hasan (10), Havva Süleyman (11), Halil Bayram (11), Aliye Süleyman (12), Hüseyin Arif (5) Ayşe Hasan (15).</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-37288 aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_101452.png" alt="" width="734" height="703" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_101452.png 734w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_101452-300x287.png 300w" sizes="auto, (max-width: 734px) 100vw, 734px" /></p>
<p>Atlılar, Muratağa-Sandallar katliamında 40 yakını katledilen Şehitleri Yaşatma Derneği Başkanı Ahmet Aşır anlatıyor: “Ailemden annem, babaannem, 6 kardeşim, halam ve 7 çocuğu şehit oldu. Yeğenlerimle birlikte toplamda sadece ben, 40 yakınımı şehit verdim. Muratağa ve Sandallar katliam çukurunda 89, Atlılar köyünde 37, toplam 126 insanımız şehit edildi. Tümü çocuk, kadın ve yaşlıydı. Rahat uyumaları için Türk bayraklarını dalgalandırmaya devam edeceğiz.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-37291" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_105331.png" alt="" width="454" height="368" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_105331.png 743w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_105331-300x243.png 300w" sizes="auto, (max-width: 454px) 100vw, 454px" /><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-37292" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_105428-1024x590.png" alt="" width="641" height="369" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_105428-1024x590.png 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_105428-300x173.png 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_105428-768x443.png 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_105428.png 1306w" sizes="auto, (max-width: 641px) 100vw, 641px" /></p>
<p>Aşağıdaki fotoğrafta görülen köy okulundaki çocukların tümü şehit edildi. Fotoğrafı çeken kişi okulun geçici öğretmeni Hüseyin Güler, “Tatilden önce ‘Bir daha görüşemeyiz.’ diyerek bu fotoğrafı hatıra olarak çekmiştim. Nitekim bir daha görüşemedik, tümü de vahşice katledildi.&#8221; diye anlatıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-37293" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_110049-1024x653.png" alt="" width="1024" height="653" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_110049-1024x653.png 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_110049-300x191.png 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_110049-768x489.png 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_110049.png 1216w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-37294" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_110247-1024x608.png" alt="" width="1024" height="608" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_110247-1024x608.png 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_110247-300x178.png 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_110247-768x456.png 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_110247.png 1234w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Kendisi de Rumlar bölgeye girince ayağından vurulmasına karşın kaçıp Boğaziçi köyüne sığınmıştı. Şehitlik dibindeki okul müze hâline getirildi. Şehitlerin isimleri sınıftaki kara tahtada yazıyor, fotoğrafları duvarlarda asılı, masalarında açık duran defterlerinde ders notları var. Şehitlikteki mermer anıta ise tümünün isimleri kazındı. Rum yönetimi isim isim bilinen ve tutuklanması istenen katillerin hiçbirini tutuklayıp yargılamadı. Yaptıkları katliamı kendi halkından gizliyor. Barbarlıklarıyla yüzleşmeyi reddediyorlar ancak Türk askerini katliamcı olarak nitelemeye ve Larnaka&#8217;da diktikleri sözde Ermeni Soykırımı anıtı önünde her 24 Nisan&#8217;da hiç utanıp sıkılmadan Türkleri soykırımcı olarak, suçlamaya devam ediyorlar. Meclislerinden sözde Ermeni soykırımını anma yasası geçirdiler ve her yıl mecliste anmaktan yüzleri kızarmıyor.</p>
<div id="attachment_37295" style="width: 633px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-37295" class="wp-image-37295 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_110545.png" alt="" width="623" height="344" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_110545.png 623w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/01/resim_2022-01-14_110545-300x166.png 300w" sizes="auto, (max-width: 623px) 100vw, 623px" /><p id="caption-attachment-37295" class="wp-caption-text">Katliamı konu alan “Kanın Sesi” belgeselini hazırlayan Tony Andonis Angastiniodis adlı Rum yönetmen</p></div>
<p>2004&#8217;de Tony Andonis Angastiniodis adlı genç bir Rum yönetmen bu katliamı konu alan “Kanın Sesi” adlı bir belgesel yaptı. Ancak Rum televizyonları bu belgeseli yayınlamadığı gibi onu hain ilan ederek ölümle tehdit ettiler. İşten attılar. Güneyde barındırmadılar. Ailesi ile KKTC &#8216;ye geçen Rum yönetmen bir süre Doğu Akdeniz Üniversitesi&#8217;nde çalışmak zorunda kaldı. Ortalık yatışınca yeniden güneye geçti, canını korumak için sessizliğe büründü. TRT World de Türklere yapılan saldırı ve katliamları anlatan <a href="https://youtu.be/W4wOmgTGnC8" target="_blank" rel="noopener">bir belgesel yaptı</a>. Muharrem Özdemir&#8217;in yaptığı katliamla ilgili bir diğer belgeseli de <a href="https://youtu.be/VdK0zwGrjzw" target="_blank" rel="noopener">buraya tıklayarak</a> izleyebilirsiniz.</p>
<p>126 şehidimizin tümünün isimleri şöyle. Yaşlarına dikkat ediniz. Tümünü rahmetle anıyorum. Ruhları şad olsun.</p>
<ul>
<li>Emine Rüstem (38)</li>
<li>Ayşe Bayram (8)</li>
<li>Sezin Rüstem (15)</li>
<li>Mustafa Bayram (6)</li>
<li>Mustafa Rüstem (13)</li>
<li>Şerife Bayram (1)</li>
<li>Erbay Rüstem (12)</li>
<li>Mehmet Osman (82)</li>
<li>Sibel Rüstem (10)</li>
<li>Zühre Mehmet (80)</li>
<li>Raziye Hasan (75)</li>
<li>Nadire Süleyman (70)</li>
<li>Mustafa Hasan (48)</li>
<li>Enver Hüseyin (65)</li>
<li>Havva Mustafa (40)</li>
<li>Hasan Sadık (84)</li>
<li>Türker Mustafa (16)</li>
<li>Sevim Arif (15)</li>
<li>Tacay Mustafa (13)</li>
<li>Seval Arif (12)</li>
<li>Zalihe Hüseyin (70)</li>
<li>Hüseyin Arif (11)</li>
<li>Ayşe Süleyman (47)</li>
<li>Yüksel Arif (10)</li>
<li>Dinavaz Süleyman (16)</li>
<li>Göksel Arif (8)</li>
<li>Zalihe Süleyman (15)</li>
<li>Şeniz Arif (5)</li>
<li>Emine Süleyman (14)</li>
<li>Hayriye Arif (4)</li>
<li>Aliye Süleyman (12)</li>
<li>Derviş Sadık (70)</li>
<li>Havva Süleyman (11)</li>
<li>Havva Derviş (60)</li>
<li>Gültekin Süleyman (9)</li>
<li>Hatice Derviş (22)</li>
<li>Rasime Osman (45)</li>
<li>Fatma Mehmet Tavukçu (35)</li>
<li>Sezay Osman (16)</li>
<li>Mustafa Mehmet Tavukçu (10)</li>
<li>Hüseyin Osman (95)</li>
<li>Talat Mehmet Tavukçu (8)</li>
<li>Ayşe Hüseyin Osman (88)</li>
<li>Mustafa Mehmet (55)</li>
<li>Emine Bayram (38)</li>
<li>Ayşe Mustafa(50)</li>
<li>Halil Bayram(11)</li>
<li>Okay Mustafa(14)</li>
<li>Eren Bayram (9)</li>
<li>Dudu Ali Osman (70)</li>
<li>Şifa Mehmet (60)</li>
<li>Mehmet Hüseyin (17)</li>
<li>Ülfet Mehmet Salih (70)</li>
<li>Ertan Hüseyin (14)</li>
<li>Halil Hüseyin (65)</li>
<li>Erdinç Hüseyin (12)</li>
<li>Emine Halil (60)</li>
<li>Naziyet Mehmet (50)</li>
<li>Cemaliye Hasan (42)</li>
<li>Rahmi Hasan (72)</li>
<li>Rahmi Hasan (19)</li>
<li>Emine Mehmet Salih (80)</li>
<li>Ayşe Hasan (15)</li>
<li>Güldane Mehmet (44)</li>
<li>Ersoy Hasan (12)</li>
<li>Serpil Mehmet (19)</li>
<li>Sevgi Hasan (10)</li>
<li>Sevgül Mehmet (18)</li>
<li>Uğur Hasan (9)</li>
<li>Mustafa Mehmet (17)</li>
<li>Özcan Hasan (6)</li>
<li>Semra Mehmet (14)</li>
<li>Erdoğan Aziz (45)</li>
<li>Hasan Mehmet (13)</li>
<li>Fatma Erdoğan (38)</li>
<li>Savaş Mehmet (11)</li>
<li>Kadriye Erdoğan (11)</li>
<li>Cengiz Mehmet (10)</li>
<li>Zehra Erdoğan (9)</li>
<li>Songül Mehmet (6)</li>
<li>Ahmet Erdoğan (8)</li>
<li>Hasan Hüseyin Ali Çavuş (76)</li>
<li>Ayşe Erdoğan (3)</li>
<li>Aziz Fikri (11)</li>
<li>Emine Hüseyin (40)</li>
<li>Hüseyin Erdoğan (6)</li>
<li>Seval Hüseyin (19)</li>
</ul>
<p>Tüm şehitlerimize Tanrıdan rahmet yakınlarına başsağlığı dilerim.”</p>
<p>Şehitlerimizin ruhları şad olsun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kibris-atlilar-murataga-sandallar-koyleri-katliamlari/">Kıbrıs Atlılar, Muratağa, Sandallar köyleri katliamları</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kibris-atlilar-murataga-sandallar-koyleri-katliamlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddet ve bencilik</title>
		<link>https://millidusunce.com/siddet-bencilik/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/siddet-bencilik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Demet Yener]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 May 2021 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[atabetül hakayık]]></category>
		<category><![CDATA[ben]]></category>
		<category><![CDATA[bencillik]]></category>
		<category><![CDATA[biz]]></category>
		<category><![CDATA[çevre katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[doğa katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[doğal insan]]></category>
		<category><![CDATA[egoist]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddete hayır]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<category><![CDATA[kuvvet]]></category>
		<category><![CDATA[mutant]]></category>
		<category><![CDATA[mutasyon]]></category>
		<category><![CDATA[nüfuz]]></category>
		<category><![CDATA[sertlik]]></category>
		<category><![CDATA[şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet eğilimi]]></category>
		<category><![CDATA[yetke]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=32493&#038;preview=true&#038;preview_id=32493</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Doğal insan” denilen ilk insanlar, bir şekilde mutasyona uğradı ve “yurttaş” oldu. Bu mutasyonda, bir kısım insan, insanî değerlerini muhafaza ederken bir kısım insan da ruhunun tüm zenginliklerini yitirdiğinden dünyanın maddeselliğine kapılıp kayboldu. Bu yüzden zorlaştı ya yaşamak.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/siddet-bencilik/">Şiddet ve bencilik</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsiddet-bencilik%2F&amp;linkname=%C5%9Eiddet%20ve%20bencilik" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsiddet-bencilik%2F&amp;linkname=%C5%9Eiddet%20ve%20bencilik" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsiddet-bencilik%2F&amp;linkname=%C5%9Eiddet%20ve%20bencilik" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsiddet-bencilik%2F&amp;linkname=%C5%9Eiddet%20ve%20bencilik" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsiddet-bencilik%2F&#038;title=%C5%9Eiddet%20ve%20bencilik" data-a2a-url="https://millidusunce.com/siddet-bencilik/" data-a2a-title="Şiddet ve bencilik"></a></p><h2></h2>
<div id="attachment_32502" style="width: 669px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-32502" class="wp-image-32502" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/05/indir-1.jpg" alt="" width="659" height="494" /><p id="caption-attachment-32502" class="wp-caption-text">Bencil şeytan</p></div>
<h2><strong>Şeytan bencildir</strong></h2>
<p>İnsanlardaki şiddet eğilimi kabul edilemez olmakla birlikte anlaşılabilirdir. Bu anlaşılabilirlik asla mazur görme eğilimi yaratamaz. Küresel bir yozlaşmanın eseridir. İşsizlik, enflasyon, pandemi ve hızla artan nüfusa bir de iklim bozulmalarını eklersek durum daha anlaşılır hale gelir. Dünyayı bu hale getirenin insan olduğu gerçeği düşünülürse insanın yakınmaya hakkı olmadığı da ortaya çıkar. Böylelikle varılacak sonuç, şöyle ifade edilebilir: İnsanlar şiddete eğilimli hale gelmiştir çünkü evrende yukarıda sayılan terslikler baş göstermiştir. Ancak evren kendi kendini bozmamıştır. Evreni bu hale getiren, insandır. O halde insan suçludur. Edip Ahmet Yüknekî, <em>Atebetü’l-Hakâyık</em> adlı eserinde “<em>Sen artak sen, andan ajun artadı. Nelük bu ajunga kılar sen gile?</em>” derken yani “Sen kendin bozuksun, onun için dünya bozuldu; niçin bu dünyadan şikâyet ediyorsun.” derken bizlere ipuçları sunmuş ama bizler anlayamamışız.</p>
<p>Bin yıllık bir soru insanları hâlâ meşgul ediyor. Günahı işleten mi <a href="https://millidusunce.com/seytan/" target="_blank" rel="noopener">Şeytan</a>, yoksa işlenen günahı cezalandıran mı? Şiddetin kaynağı mı Şeytan yoksa, şiddeti cezalandıran mı Şeytan? Buna net bir yanıt vermek neredeyse imkânsız çünkü insanların her biri başka biçimlerde düşünüyor. Dinler belirli yanıtları işaret ediyor olsa da zihinler ve kafa karıştırıcılar için sonsuz ihtimal söz konusu olabiliyor.</p>
<h2><strong>Şiddetin piyonu insan</strong></h2>
<p>Şiddetin doymak bilmeyen iştahı tüm dünyayı kendi vahşet oyununda piyonlaştırmışken hâlâ kendini insan zanneden saftirik dünyalı, tüm gelişmişliğine rağmen bir Neanderthal kadar olamadığının farkına varacak bilişsel uyanışa yazık ki erişemedi. Çaresizce düzen çarklarının belirlediği oyun alanında kendine verilen rolü oynarken hâlâ safça özgür olduğunun düşünde geziniyor. Yazık ki şiddetin diktatoryasında köleleştirildiğinden bîhaber olan insan için şiddetin anlamı bile muğlak. Şiddet fiziksel, ruhsal, maddi ve manevi her alanda bir örümcek ağı misali bütün evreni sarmışken insan ilişkilerinde düzelme beklemek ütopik bir hayalden başka ne olabilir?</p>
<p>Eskiden, yani henüz şiddet evrendeki hâkimiyetini ilan etmemişken işleyişin nasıl olduğunu bilen birileri var mı? Yoksa bunu bilen en son kişinin dahi toprağa karışıp yok olduğu kadar geride mi kaldı o zamanlar? Moğolların kafataslarından kule yaptığı, katliamların nüfusların yarısından çoğunu yok ettiği günler de yaşandı. 1. ve 2. Dünya Savaşı gibi bütün dünyayı saran ölümler de oldu. İnsanlar, bazı değerler uğruna kitlesel olarak her zaman şiddet uyguladı. Şimdiki bundan oldukça farklı ve yeni bir şiddet. Bu günlerde insanlar gözleriyle, parasıyla, edindiği lüks değeri taşıyan maddesel şeylerle, rütbeleriyle, makamlarıyla, sevgisiyle, şefkatiyle, her şeyiyle mütemadiyen dövüyor birbirini. İnsan artık bundan zevk alıyor. Bunu yapanın yapmayandan güçsüz olduğu kabulü yerleşiyor.</p>
<h2><strong>Aileye bulaşan şiddet</strong></h2>
<p>En kutsal kurum olan ailede bile eşini döven kocalar, kızına tecavüz eden babalar, kız kardeşini para karşılığı kiralayan abiler var artık. Çocuk yaşta kızlar kendi kardeşlerini doğururken diğer yanda buna göz yuman anneler var. Trafikte bir buçuk saniye için birbirini vuran insanlar var. Belirli fikir ve ideolojileri ‘savunuyorum’ diyerek hiç tanımadığı onlarca insanın hayatına kıyarak kendi bedenini bombalarla paketleyip patlatanlar var. Düzeni sağlamakla yükümlü olduğu halde hakkını arayanlara acımasızca saldıran, koltuk sahibinden taraf olan güvenlik güçleri var. Kadının sadece kadın olduğu için tecavüzü hak ettiğine inananlar var. Yoğurup hayata hazırlaması için kendisine emanet ettiğimiz evlatlarımızı döven, taciz eden hatta onlara tecavüz eden öğretmenler var.</p>
<p>Çaresiz bir çocuğa zarar vermenin bahanesi yoktur. Dilsiz ve muhtaç bir hayvana eziyet etmeyi makul gösterecek hiçbir sebep olamaz. Hak etmediğin bir şeye el uzatmanın, biri hakkında yalan konuşmanın, birini aldatmanın ya da gördüğün halde muhtaca yardım etmemenin haklı yanı yoktur.</p>
<p>Aldığı nefesi, yani yaşamını, borçlu olduğu ağaçlara bile tahammülü kalmayıp para hırsıyla, yıllanmış onlarca ağacı düşünmeden kesip atanlar var. Dünyayı paylaştığı, kendine dostluk ve yoldaşlık eden hayvanları bile dışlayarak yaşama hakkını çok görenler var. Savunmasız çocuklara tecavüz eden ağzı sulu koltuk sahipleri var. Şiddetin hızla yayılan ve etkisini son derece hızlı gösteren bir virüs olduğundan habersiz bu insancıklar, bunu özgür iradesiyle yaptığı aldatmacasına ilahi bir gerçek gibi inanmakta. Hastalıklı beyinlerinden bîhaber.</p>
<h2><strong>Kötülük ve zalimlik</strong></h2>
<p>Bitmeyen savaşlar, katliamlar, intikamlar… “<a href="https://millidusunce.com/mephistopheles-jeffrey-burton-russelldan-kotulugun-tarihi/" target="_blank" rel="noopener">Kötüler</a>”, Şeytanı bile şaşkına çevirecek şekilde dört bir yanı sarmışken “zalimler” her sokak başında nöbet tutan askerler gibi. Gölgeden faydalanıp korkak yüreğiyle yaptığı tüm kötü şeyler için gecenin karanlığını suçlamaya başladı insanlar. Tembel olduğunu kabul etmek yerine aç olduğu için çaldığını ya da ölmemek için öldürdüğünü söylemeye başladı. Zamanla yalana alıştı. Suçu hep karşıya yükleyip temize çekti kendini kötücül yürekler. Böylelikle kurulan ‘Şiddet Hükümdarlığı’ daimî hale geldi, bir ‘hükümranlık’ kurup insanlığın başına dikildi. Bencilleşip egolarını büyüttükçe farkında olmadan onu da güçlendirdi. Sonunda kölesi oldu, ne dediyse yaptı, daima kendini haklı gördü insan. Özellikle şehirlere hâkim olan kaos ve karanlık, işte böyle doğdu.</p>
<p>Derken bir kısım kötülerin çıkarları diğer kötülerinkiyle çatıştığında kıyametler kopmaya başladı. İnsan, o an Şeytan’a ne derece hizmet ettiğini anladı. İnsanların elinde yıkık dökük hayatlar, paramparça aileler, aç biilaç insanlar ve sonu bilinmeyen bir yaşam kaldı. Sonrasında kabulleniş ve öğrenilmiş çaresizlik dönemi başladı. Şiddet tarafından yönetilişine bir daha kimse kızmadı. Aklına bile getirmedi itirazı. Doğdu, ona dayatılan kurallara göre ömrünü tüketip gitti. Aksini düşünenlerse belirsiz bir biçimde dünya sahnesinde ortadan kaybolup gitti.</p>
<p>Her şeye rağmen iyilerin kötülere, onurlu ve dürüst olmalarına yardımlarından dolayı şükran borcu vardı. İnsan, sadakati, ihanet edenler sayesinde öğrenip benimsedi. Doğruların önemini yalancılar sayesinde kavradı. Mutsuz edenler olmasa mutluluğun gerçek değerini bilemeyecekti. İnsanlar her türlü iyiyi, doğruyu ve güzeli; kötü, çirkin ve yanlış olandan öğrendi. Kıymet bilmeyi, vefayı ve bağlılığı; satılarak, sırtından vurularak öğrendi.</p>
<h2><strong>Biz olamayan benler</strong></h2>
<p>Belki de “biz” olma duygusuna sahip çıkmayı öylesine ciddiye aldı ki insan, asla “biz” olamayan “ben”lerin egolarıyla defalarca çiğnenip çiğnenip tükürüldü. Ne zaman denese başarmayı, önüne geçtiler, duvar oldular, engel koydular. Olmadı, olamadı. En başta eşit ve adil olmanın farkını anlamadı bazıları. Her eşitliğin içinde bir adalet olduğu yanılgısından kurtulamadılar. İnsanları formel ve bürokratik prosedürlerle ayrıştırdılar. Eşit koşullara sahip olmayan insanlardan, onları birbirinden ayırmaksızın ve şartlarına bakmaksızın aynı şeyleri istediler. Böylece adil olduklarını düşündüler. Oysa elinden tutulanlar, önü açılanlar o meşhur prosedürlere(!) bakılmaksızın arzularına kavuşanlar bir amaç uğruna gece gündüz emek sarf etmenin hazzını ve zorluğunu hiçbir zaman anlayamadılar. Koltuğundan güç alıp redde sarılanlar, iki dudakları arasında harcanıp giden emekleri bilemediler. Öyle bir hâle geldi ki insanlık, iyi olmak adına yapılan <a href="https://millidusunce.com/iblis/" target="_blank" rel="noopener">kötülüklerle</a> yaralandı ve belki de bilmeden yaraladı.</p>
<p>Sadece yaşamak, üretmek ve başarılı olmak üzerine kurulu hayatları dışladılar. Hırs, çıkar, güç ve ego sahibi olmayan hiç kimseye bolluk, huzur ve refah vermediler. Sevgi, vefa ve umut silinip gittiğinden beri kalplerinde, onlar sadece maddeye tapındılar. Materyalist bir yapıya bürünen ruhlarında, robotlaşan kalplerinden bîhaber, düzenin programladığı beyinleriyle sayısız hayata, hayale ve umuda kıydılar. Tatminsizlikleriyle bir kıyamet kurdular.</p>
<p>Görgüsüzlük sardı tüm ilişkileri. Parasıyla, malıyla, eşiyle, çocuğuyla, gizli kapaklı hayatlarıyla sürekli ilgi odağı olmak için insan hiç durmadan konuştu. Cenazesi kaldırılan dostluğu unutup bir süre sonra anlattıklarıyla sırtından vuruldu. Böylece insan, güvensizleştirdiği dünyaya karşı güvensizleşti. Her şey kendiliğinden kötüye gitmeye devam etti. Soğuk kış gecelerinde kimileri gökyüzüne uzayan kulelerinde tahtlarda otururken kimileri kartondan evlerde tek bir battaniye ile ısınmak zorunda kaldı. Sahte cennetlerinde yaşayan gölge güç ve himayesindekiler, yarattıkları cehennemi hiç görmediler. Bu yüzden daha da hızlandı ya süreç. Bu yüzden daha hızlı kaybedilir oldu değerler, değerliler, değeri olanlar.</p>
<h2><strong>Doğal insan-mutant insan</strong></h2>
<p>Oysa insan özü gereği iyiydi. Doğal insan korumacı ve paylaşımcıydı. Varsa, var olanı var olduğu kadar paylaşırdı. Eğer yoksa, yokluğu da paylaşırdı. İhtiyacı kadar avlardı. Keyfine cana kıymazdı. “Doğal insan”, takas döneminde bile bencilliği doğru düzgün bilmiyordu. Derken beklentiler büyüdü, büyürken beraberinde egoyu da büyüttü. Aralarına bir de çıkar eklenince “yurttaş” döneminde insanoğlu, cennet hayaliyle koca bir cehennem kurdu. Paranın kölesi oldu, güce tapındı, mevkiye sevdalandı. İnsanlığını unuttu. Gölgesine sığındığı tek şey, sadece ulu ağaçlar olarak kalsaydı keşke. Yazık ki insan için her şey gibi, o da değişti. Kendini doğanın bile hâkimi ilan edecek kadar kibirli olan insan; yine kendi gibi olanın, bir başka insanın gölgesine sığındı. Ne kendi mutlu oldu ne de başkalarının mutluluklarına müsaade etti. Tatmin olmaz açgözlülüğüyle bir isteğine kavuşur kavuşmaz yenisini istedi. Aldıkça fazlasına odaklandı. Hayatında aile, dost, huzur, hayal, umut, vefa, güven, paylaşım ya da mutluluk kalmadı.</p>
<p>O halde “doğal insan” denilen ilk insanlar, bir şekilde mutasyona uğradı ve “yurttaş” oldu. Bu mutasyonda, bir kısım insan, insanî değerlerini muhafaza ederken bir kısım insan da ruhunun tüm zenginliklerini yitirdiğinden dünyanın maddeselliğine kapılıp kayboldu. Bu yüzden zorlaştı ya yaşamak…</p>
<p>Sadece kendine ait bir yolculukta olduğunu zannedecek kadar yanılmış olan insanın kendi “ben”cilliğini sürekli kendisinin beslediğine karar verdi. Yol boyu sadece kendini düşünen bu insanlar çıkarlarını herkesten ve her şeyden üstün tutarlardı. Kendilerini ormanlar kralı aslan gibi hayal ederlerdi. Porsuk, tavşan ya da kokarca değildiler asla. “Ben” dünyasında kendileriyle o derece meşguldürler ki çevrelerindeki güzellikleri kaçırdıklarını bile fark etmediler. Gençlikleri bitti, evlilikleri onarılamaz yaralar aldı, çocukları büyüdü bu arada. Kendilerine bir zararı dokunmadığı sürece dünya yanmış, kıyamet kopmuş onlar için fark etmedi. Toplum olmanın ve toplumun da “biz” olarak var olacağının farkında bile değildiler. Aç gözlüydüler. Doymak bilmez bir bencillikle her şeye sahip olmak istediler. Sonra da yaşanan her şey için diğerlerini suçladılar.</p>
<p>Şiddetin günlük hayatın bütün alanlarını bir örümcek ağı gibi sarmasının ardından benci karakterlerini kuşanan insanların şiddet eğilimleri doyurulamaz hale geldi. “Bu kadarı da olmaz!” demeyi bile unuttu insan çünkü her defasında daha da kötüsü geldi. Toplum bilinci sarsıcı bir depremle kendine gelmedikçe de yarınlar bugünlerden beter olacak. Sonumuz toplum felaketi, başka çıkış yolu görünmüyor bu uçsuz bucaksız karanlığın sonunda…</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/siddet-bencilik/">Şiddet ve bencilik</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/siddet-bencilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Түрк дүйнөсүнүн жалры тозогү-Хожалы- Türk Dünyasının ortak yarası Hocalı</title>
		<link>https://millidusunce.com/%d1%82%d2%af%d1%80%d0%ba-%d0%b4%d2%af%d0%b9%d0%bd%d3%a9%d1%81%d2%af%d0%bd%d2%af%d0%bd-%d0%b6%d0%b0%d0%bb%d1%80%d1%8b-%d1%82%d0%be%d0%b7%d0%be%d0%b3%d2%af-%d1%85%d0%be%d0%b6%d0%b0%d0%bb%d1%8b-turk-dun/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/%d1%82%d2%af%d1%80%d0%ba-%d0%b4%d2%af%d0%b9%d0%bd%d3%a9%d1%81%d2%af%d0%bd%d2%af%d0%bd-%d0%b6%d0%b0%d0%bb%d1%80%d1%8b-%d1%82%d0%be%d0%b7%d0%be%d0%b3%d2%af-%d1%85%d0%be%d0%b6%d0%b0%d0%bb%d1%8b-turk-dun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2021 17:20:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Basın]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[hocalı]]></category>
		<category><![CDATA[hojalı]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=30329</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kırgız Türkçesi ve Türkiye Türkçesi ile Millî Düşünce Merkezi Türk Dünyası ekibinden ortak Hocalı anması. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/%d1%82%d2%af%d1%80%d0%ba-%d0%b4%d2%af%d0%b9%d0%bd%d3%a9%d1%81%d2%af%d0%bd%d2%af%d0%bd-%d0%b6%d0%b0%d0%bb%d1%80%d1%8b-%d1%82%d0%be%d0%b7%d0%be%d0%b3%d2%af-%d1%85%d0%be%d0%b6%d0%b0%d0%bb%d1%8b-turk-dun/">Түрк дүйнөсүнүн жалры тозогү-Хожалы- Türk Dünyasının ortak yarası Hocalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F%25d1%2582%25d2%25af%25d1%2580%25d0%25ba-%25d0%25b4%25d2%25af%25d0%25b9%25d0%25bd%25d3%25a9%25d1%2581%25d2%25af%25d0%25bd%25d2%25af%25d0%25bd-%25d0%25b6%25d0%25b0%25d0%25bb%25d1%2580%25d1%258b-%25d1%2582%25d0%25be%25d0%25b7%25d0%25be%25d0%25b3%25d2%25af-%25d1%2585%25d0%25be%25d0%25b6%25d0%25b0%25d0%25bb%25d1%258b-turk-dun%2F&amp;linkname=%D0%A2%D2%AF%D1%80%D0%BA%20%D0%B4%D2%AF%D0%B9%D0%BD%D3%A9%D1%81%D2%AF%D0%BD%D2%AF%D0%BD%20%D0%B6%D0%B0%D0%BB%D1%80%D1%8B%20%D1%82%D0%BE%D0%B7%D0%BE%D0%B3%D2%AF-%D0%A5%D0%BE%D0%B6%D0%B0%D0%BB%D1%8B-%20T%C3%BCrk%20D%C3%BCnyas%C4%B1n%C4%B1n%20ortak%20yaras%C4%B1%20Hocal%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F%25d1%2582%25d2%25af%25d1%2580%25d0%25ba-%25d0%25b4%25d2%25af%25d0%25b9%25d0%25bd%25d3%25a9%25d1%2581%25d2%25af%25d0%25bd%25d2%25af%25d0%25bd-%25d0%25b6%25d0%25b0%25d0%25bb%25d1%2580%25d1%258b-%25d1%2582%25d0%25be%25d0%25b7%25d0%25be%25d0%25b3%25d2%25af-%25d1%2585%25d0%25be%25d0%25b6%25d0%25b0%25d0%25bb%25d1%258b-turk-dun%2F&amp;linkname=%D0%A2%D2%AF%D1%80%D0%BA%20%D0%B4%D2%AF%D0%B9%D0%BD%D3%A9%D1%81%D2%AF%D0%BD%D2%AF%D0%BD%20%D0%B6%D0%B0%D0%BB%D1%80%D1%8B%20%D1%82%D0%BE%D0%B7%D0%BE%D0%B3%D2%AF-%D0%A5%D0%BE%D0%B6%D0%B0%D0%BB%D1%8B-%20T%C3%BCrk%20D%C3%BCnyas%C4%B1n%C4%B1n%20ortak%20yaras%C4%B1%20Hocal%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F%25d1%2582%25d2%25af%25d1%2580%25d0%25ba-%25d0%25b4%25d2%25af%25d0%25b9%25d0%25bd%25d3%25a9%25d1%2581%25d2%25af%25d0%25bd%25d2%25af%25d0%25bd-%25d0%25b6%25d0%25b0%25d0%25bb%25d1%2580%25d1%258b-%25d1%2582%25d0%25be%25d0%25b7%25d0%25be%25d0%25b3%25d2%25af-%25d1%2585%25d0%25be%25d0%25b6%25d0%25b0%25d0%25bb%25d1%258b-turk-dun%2F&amp;linkname=%D0%A2%D2%AF%D1%80%D0%BA%20%D0%B4%D2%AF%D0%B9%D0%BD%D3%A9%D1%81%D2%AF%D0%BD%D2%AF%D0%BD%20%D0%B6%D0%B0%D0%BB%D1%80%D1%8B%20%D1%82%D0%BE%D0%B7%D0%BE%D0%B3%D2%AF-%D0%A5%D0%BE%D0%B6%D0%B0%D0%BB%D1%8B-%20T%C3%BCrk%20D%C3%BCnyas%C4%B1n%C4%B1n%20ortak%20yaras%C4%B1%20Hocal%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F%25d1%2582%25d2%25af%25d1%2580%25d0%25ba-%25d0%25b4%25d2%25af%25d0%25b9%25d0%25bd%25d3%25a9%25d1%2581%25d2%25af%25d0%25bd%25d2%25af%25d0%25bd-%25d0%25b6%25d0%25b0%25d0%25bb%25d1%2580%25d1%258b-%25d1%2582%25d0%25be%25d0%25b7%25d0%25be%25d0%25b3%25d2%25af-%25d1%2585%25d0%25be%25d0%25b6%25d0%25b0%25d0%25bb%25d1%258b-turk-dun%2F&amp;linkname=%D0%A2%D2%AF%D1%80%D0%BA%20%D0%B4%D2%AF%D0%B9%D0%BD%D3%A9%D1%81%D2%AF%D0%BD%D2%AF%D0%BD%20%D0%B6%D0%B0%D0%BB%D1%80%D1%8B%20%D1%82%D0%BE%D0%B7%D0%BE%D0%B3%D2%AF-%D0%A5%D0%BE%D0%B6%D0%B0%D0%BB%D1%8B-%20T%C3%BCrk%20D%C3%BCnyas%C4%B1n%C4%B1n%20ortak%20yaras%C4%B1%20Hocal%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F%25d1%2582%25d2%25af%25d1%2580%25d0%25ba-%25d0%25b4%25d2%25af%25d0%25b9%25d0%25bd%25d3%25a9%25d1%2581%25d2%25af%25d0%25bd%25d2%25af%25d0%25bd-%25d0%25b6%25d0%25b0%25d0%25bb%25d1%2580%25d1%258b-%25d1%2582%25d0%25be%25d0%25b7%25d0%25be%25d0%25b3%25d2%25af-%25d1%2585%25d0%25be%25d0%25b6%25d0%25b0%25d0%25bb%25d1%258b-turk-dun%2F&#038;title=%D0%A2%D2%AF%D1%80%D0%BA%20%D0%B4%D2%AF%D0%B9%D0%BD%D3%A9%D1%81%D2%AF%D0%BD%D2%AF%D0%BD%20%D0%B6%D0%B0%D0%BB%D1%80%D1%8B%20%D1%82%D0%BE%D0%B7%D0%BE%D0%B3%D2%AF-%D0%A5%D0%BE%D0%B6%D0%B0%D0%BB%D1%8B-%20T%C3%BCrk%20D%C3%BCnyas%C4%B1n%C4%B1n%20ortak%20yaras%C4%B1%20Hocal%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/%d1%82%d2%af%d1%80%d0%ba-%d0%b4%d2%af%d0%b9%d0%bd%d3%a9%d1%81%d2%af%d0%bd%d2%af%d0%bd-%d0%b6%d0%b0%d0%bb%d1%80%d1%8b-%d1%82%d0%be%d0%b7%d0%be%d0%b3%d2%af-%d1%85%d0%be%d0%b6%d0%b0%d0%bb%d1%8b-turk-dun/" data-a2a-title="Түрк дүйнөсүнүн жалры тозогү-Хожалы- Türk Dünyasının ortak yarası Hocalı"></a></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-30331 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/02/hocali_16_9_1582647433-1.jpg" alt="" width="865" height="486" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/02/hocali_16_9_1582647433-1.jpg 865w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/02/hocali_16_9_1582647433-1-300x169.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/02/hocali_16_9_1582647433-1-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 865px) 100vw, 865px" /></p>
<p>Түрк дүйнөсүнүн жалпы тозогу- Хожалы</p>
<p>1992-жылы 26-февралда Азербайжан, Хожалыда Россия колдоо көрсөткөн армяндар тарабынан геноцид түрүндө 63 жаш бала, 106 аял жана 70и картаң кишилер болгон бардыгы биригип 613 адам кыргынга учураган. Хожалы жергесин ушундай жырткычтык акыбалга жеткирген дагы бир маанилүү деталь &#8211; бул Босния согушунда болуп өткөн геноцидге абдан окшош. Босния согушунда кыйноолордун жаңы 80 түрү пайда болгон. Хожалыда мындай жаңы кыйноолордон тышкары, өлгөн адамдардын сөөктөрүнүн тизелерин алуу жана көздөрүн оюп салуу сыяктуу оор кыйноолорду жасоону улантышкан.<br />
Биз Хожалы кыргынынын курмандыктарын, армян мыкаачылыгынын кесепетинен кайтыш болгондорду, кыргындын 29- жылында урмат жана мээрим менен эскеребиз.</p>
<p>26 Şubat 1992&#8217;de Azerbaycan Hocalı&#8217;da 63&#8217;ü çocuk, 106&#8217;sı kadın, 70&#8217;i yaşlı toplam 613 kişi, Rus destekli Ermeniler tarafından soykırıma benzer şekilde katledildi. Hocalı&#8217;yı bu kadar vahşet boyutuna taşıyan önemli bir detay da Bosna Savaşı&#8217;nda yaşanan soykırım ile benzerlik göstermesi. Bosna Savaşı&#8217;nda 80 yeni işkence çeşidi vardı. Hocalı&#8217;da ise bu yeni işkencelere ek olarak insanlara öldükten sonra bile dizlerinin çıkarılması gözlerinin oyulması gibi işkenceler yapılmaya devam edilmiştir.<br />
Ermeni vahşeti ile hayatını kaybeden Hocalı katliamının kurbanlarını, katliamının 29. yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/%d1%82%d2%af%d1%80%d0%ba-%d0%b4%d2%af%d0%b9%d0%bd%d3%a9%d1%81%d2%af%d0%bd%d2%af%d0%bd-%d0%b6%d0%b0%d0%bb%d1%80%d1%8b-%d1%82%d0%be%d0%b7%d0%be%d0%b3%d2%af-%d1%85%d0%be%d0%b6%d0%b0%d0%bb%d1%8b-turk-dun/">Түрк дүйнөсүнүн жалры тозогү-Хожалы- Türk Dünyasının ortak yarası Hocalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/%d1%82%d2%af%d1%80%d0%ba-%d0%b4%d2%af%d0%b9%d0%bd%d3%a9%d1%81%d2%af%d0%bd%d2%af%d0%bd-%d0%b6%d0%b0%d0%bb%d1%80%d1%8b-%d1%82%d0%be%d0%b7%d0%be%d0%b3%d2%af-%d1%85%d0%be%d0%b6%d0%b0%d0%bb%d1%8b-turk-dun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HOCALI SOYKIRIMI/ KARABAĞ İŞGALİ</title>
		<link>https://millidusunce.com/hocali-soykirimi-karabag-isgali/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/hocali-soykirimi-karabag-isgali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sadi Somuncuoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2016 05:56:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SADİ SOMUNCUOGLU]]></category>
		<category><![CDATA[ZZManşet]]></category>
		<category><![CDATA[hocalı]]></category>
		<category><![CDATA[karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://millidusunce.org/?p=4433</guid>

					<description><![CDATA[<p>27 Şubat 2016 Bundan tam 24 yıl önceydi; insanlık tarihinde eşine pek rastlanmayan, utanç verici bir vahşet yaşandı. 1992 Şubat’ının 25’ini 26’sına bağlayan gece yarısı, Rusların 366’ıncı motorize alayı ile Sarkisyan’ın komutasındaki (Katil Ermenistan Cumhurbaşkanı) Ermeni birlikleri Azerbaycan’ın Hocalı şehrine baskın yaptı. Yoğun top atışları ve ağır silahlarla yapılan bu saldırıda bir facia yaşandı. Her [&#8230;]</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/hocali-soykirimi-karabag-isgali/">HOCALI SOYKIRIMI/ KARABAĞ İŞGALİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhocali-soykirimi-karabag-isgali%2F&amp;linkname=HOCALI%20SOYKIRIMI%2F%20KARABA%C4%9E%20%C4%B0%C5%9EGAL%C4%B0" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhocali-soykirimi-karabag-isgali%2F&amp;linkname=HOCALI%20SOYKIRIMI%2F%20KARABA%C4%9E%20%C4%B0%C5%9EGAL%C4%B0" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhocali-soykirimi-karabag-isgali%2F&amp;linkname=HOCALI%20SOYKIRIMI%2F%20KARABA%C4%9E%20%C4%B0%C5%9EGAL%C4%B0" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhocali-soykirimi-karabag-isgali%2F&amp;linkname=HOCALI%20SOYKIRIMI%2F%20KARABA%C4%9E%20%C4%B0%C5%9EGAL%C4%B0" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhocali-soykirimi-karabag-isgali%2F&#038;title=HOCALI%20SOYKIRIMI%2F%20KARABA%C4%9E%20%C4%B0%C5%9EGAL%C4%B0" data-a2a-url="https://millidusunce.com/hocali-soykirimi-karabag-isgali/" data-a2a-title="HOCALI SOYKIRIMI/ KARABAĞ İŞGALİ"></a></p><p style="text-align: right;">27 Şubat 2016</p>
<p style="text-align: justify;">Bundan tam 24 yıl önceydi; insanlık tarihinde eşine pek rastlanmayan, utanç verici bir vahşet yaşandı.</p>
<p style="text-align: justify;">1992 Şubat’ının 25’ini 26’sına bağlayan gece yarısı, Rusların 366’ıncı motorize alayı ile Sarkisyan’ın komutasındaki <em>(Katil Ermenistan Cumhurbaşkanı)</em> Ermeni birlikleri Azerbaycan’ın Hocalı şehrine baskın yaptı. Yoğun top atışları ve ağır silahlarla yapılan bu saldırıda bir facia yaşandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Her türlü savunmadan mahrum, uykudaki sivil insanlar, sanki cehenneme uyandılar. Top atışlarıyla yerle bir edilen şehir alevler içinde yanıyor… canlarını kurtarmak için koşuşan Türkler; çocuk, kadın; yaşlı, genç herkes kurşun ve süngülerle öldürülüyordu. Çığlıklar içinde; ölü, canlı; demeden vuruldu, katledildi; organları kesildi, sevinç naraları atıldı!</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuçta, Karabağ’ın geneli hariç, sadece Hocalı’da o anda mevcut olan 2500 kişiden; 63’ü çocuk, 106’sı kadın, 70’i yaşlı; tam 613 masum Türk hunharca katledildi. 1275’i esir, 612’sı ise kayıp. Kadim Azerbaycan şehri Hocalı’da: Müzeler, kütüphaneler, okullar, mezarlıklar, mimari abideler, arkeoloji eserleri, fabrika ve işyerleri gibi bütün maddi ve manevi kültür varlıkları, hunharca yok edildi. Bu vahşete, etnik temizlik, hukuk tabiriyle <em>“soykırım”</em> denmezse, ne denecektir?</p>
<p style="text-align: justify;">Bakü hükümetine bağlı olan <em>“Özerk” </em>statüdeki Yukarı Karabağ dahil, Azerbaycan topraklarının yüzde 25’i halen Ermeni işgali altında. Bu toprakları yurt edinmiş olan bir milyondan fazla Azerbaycan Türk’ü sürgün durumunda. Aradan 24 yıl geçti, Ermeni işgali altındaki, ne Hocalı’da, ne Yukarı Karabağ’da, ne diğer şehirlerde yaşayan bir tek Azerbaycan Türk’ü yoktur. Ama, şu anda bile, Bakü ve Azerbaycan’ın diğer şehirlerinde yaşayan çok sayıda Ermeni var. Bu gerçek, Türkiye, Ermenistan kıyaslaması için de geçerlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kısa bilanço; Türklerin mi, yoksa Ermenilerin mi; barbar, katliamcı, soykırımcı olduğunu, insanlıkla ilgisinin kalmadığını, şeksiz şüphesiz bir şekilde gösteriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu böyle de, hani insan haklarının <em>“cenneti”</em> denilen, Avrupa Konseyine, AGİT’e, güya bu haksızlığı kaldırsın diye kurulan Minsk Grubuna, bu grubun <em>“Eşbaşkanları”, </em>ABD, Rusya ve Fransa’ya ne demeli?</p>
<p style="text-align: justify;">Yine; BM, Avrupa Parlamentosu, ABD Temsilciler Meclisi, Almanya, Hollanda, Belçika, İsviçre, İsveç, Yunanistan, Polonya, Vatikan gibi 25 ülkeye ne demeli?</p>
<p style="text-align: justify;">Evet, işgal, sürgün ve zulüm devam ediyor, zamanımızın medeniyetini, insan haklarının şampiyonları susuyor. Dünyanın gerçekleri böyle.</p>
<p style="text-align: justify;">Bizim, fikir, sanat, bilim, kültür, siyaset ve devlet adamlarımız bu gerçekleri ne kadar biliyor? Bildiği kadarına ne kadar uyuyor? Mesele burada!</p>
<p style="text-align: justify;">Bilinse ne olur diyenlere seslenelim: Çok şey olur… önce, bu iki yüzlülere aptalca hayranlığı bırakır, milletimize doğruları tanıtırız.… her türlü ilişkiyi gerçeklere göre kurarız… Bütün insanlığın malı olan birikimden yararlanıp, kendi dünya görüşümüze dayanırız. Geçmişte olanların gelecekte de pek ala olacağına iman ederiz… Sonra yolun açıldığını görürüz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bu Ermeni meselesinin aslı ne? </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çok kısaca anlatalım:</p>
<p style="text-align: justify;">Bu 2,5 asırlık bir hikâye. Yıl 1774, Küçük Kaynarca Antlaşması, arkasından yıl 1878, Berlin Antlaşması yapılıyor. Osmanlıyı parçalamaya karar veren Rusya, Fransa, İngiltere ve Almanya, antlaşmalara; Ortodoks Ermenilerin, <em>“hamisi” </em>olacaklarına dair bir madde koyduruyor. Sonra size <em>“İki deniz arasında devlet kurduracağız”</em> diyerek aldattıkları Ermenilere, Hınçak ve Taşnak silahlı isyan komiteleri kurduruluyor. İlk isyan 1860’da Zeytun’da çıkıyor ve I. Dünya Savaşına (1914) kadar sürüyor. Savaşta Osmanlı cephede iken; şehir ve köylerde yaygın, sistematik ve büyük boyutlu katliamlar başlıyor. Ayrıca, 160 bin Ermeni, düşman saflarında savaşıyor. Kafkaslar dahil, 2,5 milyon Türk öldürülüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Daha sonra; 1920 Gümrü ve Moskova, 1921 Kars, 1923 Lozan Anlaşmalarıyla, bugünkü sınırlar çizildi. Ama, 1974-84 Ermeni ASALA terörü, 1984’de PKK, 1992 Karabağ-Hocalı, katliam ve soykırımı hortlatılıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SONUÇ:</strong> Günümüzde de devam eden <strong>2,5 asırlık saldırı <em>“1915 olayları” </em>söylemine hapsedilemez.</strong> 1774 ve 1878’in emperyalistleri ile bugünküler, ABD ilavesiyle aynı değil mi? Gel de buna <strong><em>“Haçlı Seferi”</em></strong> deme!.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/hocali-soykirimi-karabag-isgali/">HOCALI SOYKIRIMI/ KARABAĞ İŞGALİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/hocali-soykirimi-karabag-isgali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
