Yükleniyor...
1985 yılında Sovyetler Birliği’nde Garbaçov’un başlattığı açıklık ve yeniden yapılanma hareketi Cumhuriyetler’deki bağımsızlık isteklerini artırıyor ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasının da yolunu açıyordu. Bu ortamdan faydalanan Ermenistan Moskova’nın da desteğiyle Yukarı Karabağ’da ve Ermenistan’da Azerbaycan Türklerine yönelik etnik arındırmaya girişiyordu.
Ermeniler Azerbaycan’dan toprak talep ediyor. Azerbaycan topraklarına saldırıyor, Azerbaycan Türklerinin yaşadığı köylerde insanları katlediyor, Karabağ bölgesinde yaşayan Türkleri göçe zorluyordu.
Ermenilerin bu toprak talepleri ve etnik arındırmaya yönelik saldırıları 1988 yılında Azerbaycan’da halk hareketleri ile protesto edilmeye başlanıyordu.
Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin Ermeni saldırılarını durdurma yolunda adım atmaması Azerbaycan’daki bağımsızlık hareketlerini de hızlandırıyordu.
Ermenistan’dan ve Yukarı Karabağ’dan zorla göçe zorlanan çok sayıda Azerbaycan Türkü’nün Bakü ve Sumgayıt şehirlerine gelmesi durumu daha da keskinleştiriyordu.
16 Ocak 1990’da Sovyet birliklerinin şehre girmesini engellemek amacıyla Bakü girişlerine ve Rus askerlerinin bulunduğu üslerin kapılarında barikatlar kurulmaya ve Sovyetler Birliği ile Ermenistan’ı protesto mitinglerine başlanıyordu.
18 Ocak’ta Azerbaycan’ın başkent dışındaki 11 bölgesinde de mitingler ve grevler başlatılıyordu.
Azerbaycan Türkü, Ermenistan’ın toprak iddialarından vazgeçmesini, Bakü’deki Sovyet birliklerinin, Azerbaycan Türklerinin etnik arındırmaya maruz bırakıldığı Yukarı Karabağ ile Ermenistan arasındaki bölgeye yerleştirilmesini istiyordu.
Azerbaycan Türkü’nün haksızlığa, işkencelere, tecavüzlere, katliamlara,etnik arındırmaya büyük halk kitleleriyle başkaldırışı Sovyetler Birliği ve Ermenistan’ı çok rahatsız ediyordu.
1990 yılı Ocak ayının 19’unu 20’sine bağlayan gece Bakü’de kızılca kıyamet kopuyordu. Sovyetler Birliği Bakü’yü işgal hareketine girişiyordu.
Karayoluyla 3 koldan ve deniz yoluyla 35 bin kişilik ağır silahlarla donatılmış Alfa birlikleri, DTK-a adlı özel imha birlikleri ile Moskova yönetimi Azerbaycan’ın başkentini işgale yelteniyordu. İşgal operasyonunun adı UDAR’dı. T-72,T-80 ve BMP-3 tankları Bakü’de Azadlık Meydanı ve 20 Yanvar meydanını kuşatıyordu.
Yatağından fırlayan Azerbaycan Türkü, başta o günden sonra 20 Yanvar adı verilen 11’nci Kızıl ordu ve Azadlık Meydanı olmak üzere Bakü’nün bütün meydanlarında ve Azerbaycan Komünist Partisi Merkez binası önünde toplanır.
İşgal birliklerinin üzerine bedeniyle yürür, tek silahı yüreğidir.. Yüreğiyle vuruşur tanklara ve zırhlı,özel yetiştirilmiş imha birliklerine karşı…
Tarihe 20 Yanvar, Kanlı Ocak, Gara Yanvar olarak geçen o gece yüzlerce insan öldürülüyordu Bakü sokaklarında ve meydanlarında…
87 yaşındaki Babayeva Süreyya Latif Kızı’ndan, 15 yaşındaki Hüseyinov Neriman Veli Oğlu’na kadar açıklanan resmi rakama göre 132 can Azerbaycan’ın bağımsızlığı uğruna o gece toprağa düşer. Binlercesi yaralanır. Ölenlerin sayısı daha fazladır ancak 150 ‘den fazla olarak açıklanması o günkü Sovyet Anayasa’sına göre devlet başkanının değişmesini gerektirdiğinden sayı 132 olarak açıklanır.
Vatanını canından aziz bilen, bedenini siper ederek Azerbaycan Türkü’nün bağımsızlık yolunu açan vatanperver insanlar Şehitler Hıyabanı’na defnedilir….
Onlar ölümden korkmadılar, ölümün üzerine yürüdüler, öleceklerini bile bile…. Onlar için vatan,millet,özgürlük her şeyden önemliydi….
Şehit anları her bayramda her 20 Ocak’ta her fırsatta ellerinde karanfiller,Şehitler Hıyabanı’nda evlatlarının mezarlarının başında duadadırlar.
Dikilir şehit mezarlarına anaların endişeli, heyecanlı,ıstıraplı bakışları…
Rahmetle anıyoruz vatanı için toprağa düşen bütün şehitleri…
1991 yılının 18 Eylül’ünde Azerbaycan bağımsızlığını ilan ederek 20 Ocak 1990’da şehit olan evlatlarının ruhunu az da olsa şad etti.
35 yıl sonra Ermeni işgali altındaki topraklarını da kurtaran Azerbaycan’ın yiğit evlatları şehitlerin ruhunu tam şad etti.
Ne moskofu, nede moskofun 20 Yanvar (ocak) 1990 da yaptığı zulmü unutmayacağız. O gece tanklarıyla, toplarıyla gelip vurdular, öldürdüler, yaktılar, yıktılar. Fakat yok edemediler. Aksine yeniden dirilişe vesile oldular. 20 yanvar 1990 tarihi; dünyanın gözü önünde, işgalci Rus Ordu’sunun, Azerbaycan Türklerine yaptığı zulmün ve katliamın tarihidir. Bu kara günde, günahsız sivil halkımız kurşuna dizildi ve tankların altında can verdi. 20 yanvar 1990 tarihi, kara ve matemli bir gün olmasina rağmen, bir o kadar da Türk’ün şan ve şeref günüdür. 20 yanvar şehitlerimizin, gazilerimizin kanlarıyla, milli ülkülerimizin zirve yapıp, Azerbaycan’ın bağımsızlık ve İstiklal yolundaki temelinin atılış günüdür. 20 yanvar “Turan ülkesinin” önemli km taşlarından birinin daha döşendiği gündür. Bu kutlu yolda can veren şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla yad ediyorum…
1 Yorum