<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaşar Yeniçerioğlu, Milli Düşünce Merkezi sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/author/yasaryenicerioglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/author/yasaryenicerioglu/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 13:26:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Türk dünyasında siyasi ve güvenlik iş birliği</title>
		<link>https://millidusunce.com/turk-dunyasinda-siyasi-ve-guvenlik-is-birligi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turk-dunyasinda-siyasi-ve-guvenlik-is-birligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yaşar Yeniçerioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 17:00:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Trıpp]]></category>
		<category><![CDATA[Trump]]></category>
		<category><![CDATA[turan]]></category>
		<category><![CDATA[Türk devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devletleri Teşkilatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=54404</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD’nin bu politikası tüm dünyayı ilgilendirmekle birlikte İslâm dünyasının içinde bulunduğu çelişkili durum dikkate alınarak kendi dünyamıza yani Türk dünyasına dönmemiz ve tedbirler almamız gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-dunyasinda-siyasi-ve-guvenlik-is-birligi/">Türk dünyasında siyasi ve güvenlik iş birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-dunyasinda-siyasi-ve-guvenlik-is-birligi%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20d%C3%BCnyas%C4%B1nda%20siyasi%20ve%20g%C3%BCvenlik%20i%C5%9F%20birli%C4%9Fi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-dunyasinda-siyasi-ve-guvenlik-is-birligi%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20d%C3%BCnyas%C4%B1nda%20siyasi%20ve%20g%C3%BCvenlik%20i%C5%9F%20birli%C4%9Fi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-dunyasinda-siyasi-ve-guvenlik-is-birligi%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20d%C3%BCnyas%C4%B1nda%20siyasi%20ve%20g%C3%BCvenlik%20i%C5%9F%20birli%C4%9Fi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-dunyasinda-siyasi-ve-guvenlik-is-birligi%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20d%C3%BCnyas%C4%B1nda%20siyasi%20ve%20g%C3%BCvenlik%20i%C5%9F%20birli%C4%9Fi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-dunyasinda-siyasi-ve-guvenlik-is-birligi%2F&#038;title=T%C3%BCrk%20d%C3%BCnyas%C4%B1nda%20siyasi%20ve%20g%C3%BCvenlik%20i%C5%9F%20birli%C4%9Fi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turk-dunyasinda-siyasi-ve-guvenlik-is-birligi/" data-a2a-title="Türk dünyasında siyasi ve güvenlik iş birliği"></a></p><p>1991’de SSCB’nin dağılmasından sonra Rusya Federasyonu oluşsa da ABD’nin başını çektiği tek kutuplu bir dünyada yaşıyor gibiyiz. Büyük devlet olmanın yükünü ve sorumluluğunu taşıyamayan emperyalist ABD; güç zehirlenmesiyle özellikle Trump’ın başkanlığı döneminde kabul edilmesi mümkün olmayan politika uygulamaktadır: Bir tüccar zihniyetiyle hem doğal ve nadir kaynaklara sahip olma hem de ticaret yollarını ele geçirme amacına yönelmiştir.</p>
<p>ABD’nin politikasını -Arap ülkeleri hariç- diğer ülkeler ibretle/hayretle takip etmekte ve yer yer itirazlar yükselmektedir. Muhtemelen İran Savaşının arka planında/ hedefte Türk devletlerinin kaynakları da bulunmaktadır.</p>
<p>ABD’nin bu politikası tüm dünyayı ilgilendirmekle birlikte İslâm dünyasının içinde bulunduğu çelişkili durum dikkate alınarak kendi dünyamıza yani Türk dünyasına dönmemiz ve tedbirler almamız gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>Daha önce ülkemizi Türk devletlerine bağlayacak Zengezur koridoru ile ilgili benzer görüşleri yazmıştım ama Mustafa Hakan ÜNSER’in “Zengezur Co.” başlıklı yazısından da (22/8/2025, Yeniçağ) bahsetmeden geçemeyeceğim: “Trump seçildiğinden beri dünya siyasetinde alışık olmadığımız olay ve tavırlara şahit oluyoruz. Trump ‘Önce Amerika’ yaklaşımı ve ekonomik milliyetçilik anlayışıyla adeta bir eline dünya küresini almış çocuk gibi tarihi, kültürü, diplomasiyi önemsemeden nerede kendi çıkarlarına ters gelen bir durum varsa oraya odaklanarak ilerliyor.</p>
<p>Zengezur koridoru bunlardan biri. Azerbaycan ile Ermenistan, ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde Beyaz Saray’da gerçekleşen 3’lü zirvenin ardından ortak deklarasyona imza attılar…</p>
<p>Azerbaycan Türklerinin ‘Zengezur’ Ermenilerin ‘Syunik’ ismini verdikleri bölgede oluşturulacak koridora ‘Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası’ (TRIPP) adı verildi.</p>
<p>ABD’nin küresel ticaret ve diplomasi vizyonunun bir parçası olarak tanıtılan bu projeye göre ABD Zengezur Koridoru’nun 99 yıl süreyle işletmesini özel bir Amerikan şirketine devretme hakkına sahip oldu. Bu şirket, ABD desteğiyle otoyol, demiryolu, enerji hatları ve fiber optik ağlar gibi altyapı projelerini yönetecek. Geçişlerde Azerbaycan ve Ermenistan tarafından gümrük veya sınır kontrolü uygulanmayacak.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan hemen tarafları arayarak tebrik etti. İran geçmişte kendisinden istenen koridoru vermediği gibi Ermenistan’la dolayısı ile Rusya ile de olan kara erişimini kaybedeceği endişesiyle projeye karşı çıkıyor. Rusya ise isteksiz görünse de sessizliği tercih ediyor.</p>
<p>TRIPP ile Azerbaycan ve Nahcivan karayoluyla birbirine kavuşurken, Azerbaycan’la Türkiye’yi doğrudan bağlıyor, dolayısı ile Türkistan’a da yol açılıyor. Zengezur koridoru aynı zamanda Çin’i Avrupa’ya bağlayacak olan Orta Koridoru tamamlayarak çok önemli bir işlev yükleniyor. Bu proje Amerika’ya sadece ekonomik çıkar sağlamıyor aynı zamanda ABD’nin bölgede kalıcılığı ve stratejik kontrolü anlamına geliyor.</p>
<p>Zengezur bizim açımızdan bir nevi Turan geçididir, bunu yüzyıl yönetecek gücün eline Turan’ın altın anahtarı verilmiş olmuyor mu? İran, Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan’ın tam ortasında Ermenistan ve Azerbaycan’dan toprak alarak 32 kilometrelik bir Amerikan üssünün kurulmasından doğan stratejik dezavantajı hangi SİHA-İHA kapatabilir? Türk kamuoyunda Türkiye’ye ve Türk Dünyasına etkileri ne olur? Türk devleti, hükümeti ve Türk milliyetçisi çevreler bu hususu acilen ve derinlemesine değerlendirip ona göre vaziyet almalıdır. Proje eğer Amerikan emperyalizmiyle paralel politikalar izlenirse ekonomik olarak Türkiye’nin lehine görünüyor fakat egemenlik, askeri, stratejik konular, Türkistan coğrafyası ile ilişkiler, kültür ve sosyolojik etkileri bakımından ne getirir kestiremiyoruz. Tayyip Erdoğan’a yazdığı mektup hâlâ hafızalardayken, 48 aylığına ve son kez seçilen, bunun 8 ayı geçen Trump’ın ikinci başkanlık dönemi böyle uzun süreli anlaşmalarla belirleyici olunca gelecekten endişe etmemek mümkün değil.</p>
<p>Kendisi gibi milyarder bir iş adamı olan Lübnanlı Hristiyan Tom Barrack’ın Türkiye’ye büyükelçi ve Suriye özel temsilcisi olarak atanması Trump’ın bize yaklaşımında ne kadar riskli davrandığını gösteriyor. Zengezur Koridorunun bir Amerikan şirketi tarafından işletilmesi fikrini ilk kez ifade eden; küstah açıklama, görüşme ve ziyaretleriyle normal bir ülkede çoktan istenmeyen adam ilan edilecek olan ABD büyükelçisine şimdiye kadar iktidar cenahından hiçbir itiraz görmedik. Ukrayna’da, Kırım’da, Suriye’de, Zengezur’da ve hiçbir masada olmayan ve bundan rahatsızlık belirtmeyen Türkiye, açılım, dış politika ve Suriye politikalarını bölge valisi gibi davranan büyükelçiye bırakmış görünüyor…” demektedir.</p>
<p>Buradan “Türk Dünyası 2040 Vizyonu”na gelmek istiyorum. Vizyon belgesinin başlangıç cümlelerinde; “-Ulusal çıkar niteliği taşıyan hayati mevzuların yanı sıra bölgesel ve küresel konularda siyasi dayanışmayı ve karşılıklı desteği artırmak için hükümetler arası ilişkilerin güçlendirilmesi,</p>
<p>-Bu yolda ilerlemek adına her Üye Devletin koşullarına saygı gösterirken genel bir ilke olarak demokratik yönetişimin teşvik edilmesi,</p>
<p>-Türk iş birliğini güçlendirmek ve olumlu sonuçlarını bölgeye yansıtmak için Türk İş birliği Kuruluşları arasında koordinasyon ve iş birliğinin kolaylaştırılması ve desteklenmesi,</p>
<p>-Kamu diplomasisi programları ve faaliyetleri yoluyla ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde sorumlu ve iş birlikçi bir bölgesel aktör olarak Türk Devletleri Teşkilatı’nın rolünün ve faaliyetlerinin güçlendirilmesi,</p>
<p>-Küresel yönetime katkıda bulunmak için ortak çıkarları paylaşan uluslararası ve bölgesel kuruluşlarla iş birliğinin geliştirilmesi,” yer almaktadır.</p>
<p>Bu cümlelerden sonra “Siyasi ve Güvenlik İş birliği” başlığı altında şu maddeler bulunmaktadır: “- Siyasi İş birliği</p>
<p>Üye Devletler arasında müşterek menfaat alanına giren uluslararası ve bölgesel dış politika konularında çok taraflı siyasi istişarelere yönelik düzenli mekanizmayı güçlendirme,</p>
<p>Türk Devletleri Teşkilatı’nın hedeflerine ulaşmak için ulusal kurumlar ve diğer paydaşlar arasındaki sinerjiyi artırma ve Türk iş birliğini geliştirecek kapasiteyi güçlendirme,</p>
<p>İyi yönetim ve kamu hizmeti sağlamada kamu kuruluşlarının mesleki becerilerinin geliştirilmesi ve Üye Devletlerde hukukun üstünlüğünün, yargı sistemlerinin, yasal altyapının ve kurumsal kapasitelerin güçlendirilmesine ilişkin olarak, ilgili ortakların katılımı ile Üye Devletler arasındaki bölgesel programları destekleme,</p>
<p>Kültürel, akademik ve parlamenter alanlarda iş birliğini ilerletmek için TÜRKSOY, Türk Akademisi, Türk Kültür ve Miras Vakfı ve TÜRKPA gibi Türk iş birliği kuruluşları ile etkin iş birliği ve koordinasyonu sağlama,</p>
<p>Visegrad Grubu da dâhil olmak üzere, Avrupa kurumlarıyla çok katmanlı iş birliğinin geliştirilmesi için merkez olarak Budapeşte’deki Türk Devletleri Teşkilatı Temsilciliğini güçlendirme,</p>
<p>Türk Devletleri Teşkilatı gündemi ile BM ve BM fon ve programları, UNDP, UNOSSC, UNAOC, UNWTO, UNESCO, WHO, UNECE, UNFPA ve UNEP gibi uzman kurum ve bağlı girişimler de dâhil olmak üzere önde gelen uluslararası kuruluşların gündemleri arasında tutarlılığı sağlama,</p>
<p>Küresel yönetişime katkıda bulunmak için ortak hedefleri paylaşan uluslararası ve bölgesel kuruluşlarla somut ortak projeler yürütme,</p>
<p>-Güvenlik İş birliği</p>
<p>Radikalleşme, şiddet içeren aşırılık, İslamofobi, yabancı düşmanlığı ve terörizm tehditleriyle mücadele etmek ve sınır güvenliğini sağlamak için Üye Devletler arasında iş birliği ve bilgi paylaşımı amacıyla bir ağ oluşturması,</p>
<p>Yasa dışı uyuşturucu ticareti, düzensiz göç, insan kaçakçılığı, yasadışı silah ticareti, organ kaçakçılığı, ekonomik, mali ve siber suçlar dâhil olmak üzere, ulus ötesi organize suçlarla mücadele için kolluk kuvvetleri arasında etkin iş birliği ve koordinasyonu sağlama,</p>
<p>İnsani yardım, eğitim ve sağlık hizmetleri de dâhil olmak üzere, daha iyi planlanmış müdahaleler gerçekleştirmek adına göç konularında çok taraflı iletişim kanalları ve iş birliği kurma,” şeklindedir.</p>
<p>Devam edeceğiz…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-dunyasinda-siyasi-ve-guvenlik-is-birligi/">Türk dünyasında siyasi ve güvenlik iş birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turk-dunyasinda-siyasi-ve-guvenlik-is-birligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk birliği yolunda sorunlar artıyor</title>
		<link>https://millidusunce.com/turk-birligi-yolunda-sorunlar-artiyor/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turk-birligi-yolunda-sorunlar-artiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yaşar Yeniçerioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 19:05:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=53162</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakalım, ABD’nin hem kaynakları hem de ticari yolları ele geçirme, kontrol etme ve denetleme isteği karşısında TDT’ye üye devletler kararlarını nasıl gerçekleştirecekler!</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-birligi-yolunda-sorunlar-artiyor/">Türk birliği yolunda sorunlar artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-yolunda-sorunlar-artiyor%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20birli%C4%9Fi%20yolunda%20sorunlar%20art%C4%B1yor" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-yolunda-sorunlar-artiyor%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20birli%C4%9Fi%20yolunda%20sorunlar%20art%C4%B1yor" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-yolunda-sorunlar-artiyor%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20birli%C4%9Fi%20yolunda%20sorunlar%20art%C4%B1yor" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-yolunda-sorunlar-artiyor%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20birli%C4%9Fi%20yolunda%20sorunlar%20art%C4%B1yor" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-birligi-yolunda-sorunlar-artiyor%2F&#038;title=T%C3%BCrk%20birli%C4%9Fi%20yolunda%20sorunlar%20art%C4%B1yor" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turk-birligi-yolunda-sorunlar-artiyor/" data-a2a-title="Türk birliği yolunda sorunlar artıyor"></a></p><p>Biliyorsunuz, çeşitli başlıklar altında toplanan Türk Dünyası 2040 Vizyon Belgesi ile TDT’ye üye devletlerin ortak hareket edebilmeleri için yol haritası belirlenmişti. Üzerinde mutabakat sağlanan vizyon belgesinden aşağıdaki maddeleri alarak konuya girmek istiyorum.</p>
<p>“2.Ekonomik ve Sektörel İş birliği (Ekonomik İş birliği)</p>
<p>Üye Devletler arasında emtia, sermaye, hizmet, teknoloji ve insanların serbest dolaşımının sağlanmasına yönelik çalışma,</p>
<p>Gelecek dijital çevre gerekliliklerini karşılayacak program ve stratejiler geliştirme,</p>
<p>Gelişen dijital teknolojilere odaklanarak direnci artırmak için ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesine öncelik verme,</p>
<p>Farklı sektörlerde daha fazla üretim kapasitesi sağlamak için gelecekteki bilgi ekonomisini inşa etmek, fırsatlar üretmek ve altyapıyı geliştirmek adına iş birliği yapma, Üye Devletler arasında düzenli diyalog ve kapasite geliştirme programlarının yürütülmesi yoluyla ulusal ekonomik kalkınma politikalarında deneyimlerin ve en iyi uygulamaların paylaşılmasını sağlama,</p>
<p>Özel sektörü desteklemek, ekonomik büyüme ve sosyoekonomik kalkınmayı teşvik etmek için ilgili finansal ve yatırım araçlarını geliştirme,</p>
<p>Uluslararası fon ve ağları harekete geçirme ve bunları büyük ölçekli ortak altyapı projelerinin finansmanında iş birliği içinde kullanma,</p>
<p>Makroekonomik ve finansal istikrarı korurken sürdürülebilir, yeşil, yenilikçi, akıllı ve kapsayıcı ekonomik büyüme politikaları geliştirme,</p>
<p>Yeni başlayan girişimlerin ve yenilikçi girişimciliğin geliştirilmesine elverişli bir ortam geliştirme ve Üye Devletler arasındaki inkübatör ağını genişletme,</p>
<p>Artan miktarda doğrudan yabancı yatırım (DYY) girişlerine elverişli şeffaf ve öngörülebilir bir yatırım ortamı sağlama,</p>
<p>Bölge içi yatırımları teşvik etmek için çeşitli ekonomik bölgeler arasındaki iş birliğini güçlendirme,</p>
<p>Endüstriyel yapıları uyumlu hâle getirme ve Üye Devletler arasında ürün pazarlarının entegrasyonunu sağlama,</p>
<p>Üye Devletlerin iş çevreleri arasında verimli etkileşimi teşvik eden sürdürülebilir ve yenilikçi kurumsal yapılar geliştirme,</p>
<p>Üye Devletlerin iş ortamını iyileştirmek adına kamu ve özel sektördeki aktörler arasındaki diyalogu teşvik etme ve ortak altyapı ve yatırım projelerinin gerçekleştirilmesi için kamu-özel ortaklıklarının (PPP) en iyi uygulamalarının karşılıklı değişimini sağlama,</p>
<p>Beceri geliştirme yoluyla istihdamın artırılması, işgücü piyasası idaresinin geliştirilmesi ve profesyonellerin bölge içi işgücü hareketliliğinin artırılması için koordineli bölgesel yaklaşımı güçlendirme,</p>
<p>OECD tarafından hazırlanan Ticareti Kolaylaştırma Göstergeleri (TFI) açısından daha iyi bir performans elde etme ve üçüncü piyasaya girişi kolaylaştırmak adına Üye Devletlerin şirketleri arasında stratejik ortaklık kurma,</p>
<p>Ulusal KOBİ&#8217;lere, mikro üreticilere ve girişimlere yeni pazar fırsatları sunma, bölgesel ve küresel üretim zincirleriyle birleşerek farklı pazarlara ulaşmaları için özel şirketleri üretim zincirlerinin/ üretimlerinin bir kısmını bir Üye Devletten diğerine taşımaya teşvik etme,</p>
<p>Küresel arenada rekabet gücünü korurken, daha yeşil ve dijital çözümlere yatırım yaparak geleneksel ve yeni endüstrileri dönüştürme,</p>
<p>Uzmanlık, inovasyon ve teknolojinin karşılıklı aktarımı yoluyla katma değerli ürünlerin hacmini artırma,</p>
<p>Kendi ülkelerinde iş kurmak isteyen diaspora üyelerine destek programları geliştirme,</p>
<p>Genç ve kadın girişimcileri farklı finansal araçlar aracılığıyla imtiyazlı şartlarda destekleme,</p>
<p>İşle alakalı konulara yönelik uyuşmazlık çözüm mekanizmaları kurmaya yönelik çalışmaları takip etme,</p>
<p>(Nakliye ve Gümrük)</p>
<p>Üye Devletlerin sınır geçişi için gümrük ve transit prosedürlerini sadeleştirme ve uyumlu hâle getirme,</p>
<p>Üye Devletler arasında iyi gelişmiş ve birbirine bağlı sert ve yumuşak taşımacılık altyapı projeleriyle bölge içi bağlantısallığı sağlamaya yönelik yatırımları artırma,</p>
<p>Üye Devletler tarafından ulaştırma alanındaki uluslararası sözleşmelerin etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak için yakın iş birliği yürütme,</p>
<p>Çevre dostu ulaşım yöntemlerini ve daha çevre dostu ulaşım teknolojilerini mümkün kılmaya yönelik yenilikçi politikaları teşvik etme,</p>
<p>Havayolu operasyonları için idari prosedürleri kolaylaştırma,</p>
<p>Üye Devletlerin talepleri doğrultusunda uçuş sayısını artırma ve Üye Devletler arasındaki hava taşımacılığı bağlantılarının çeşitlendirilmesine katkıda bulunma,</p>
<p>Üye Devletler arasında ulaşım ağlarının dijitalleştirilmesini teşvik etme,” kararları…</p>
<p>3 Mart’taki “Türk’ün Kaynaklarına Çökecek!..” başlıklı yazımda dünyadaki tüm savaşların esas sebebini ve amacını anlatmaya çalışmıştım.</p>
<p>Özellikle başta ABD olmak üzere emperyalist devletlerin, çeşitli coğrafyalardaki enerji ve doğal kaynaklarla nadir elementlere el koymak için kaynakların gerçek sahibi ülkelerin sınırlarını veya rejimlerini değiştirme, küçük küçük devletlere bölme gayesi güttükleri görülmektedir. Amaçları, bu devletlerin başına getirecekleri yöneticilerle o devleti etki altına alıp isteklerini yaptırmaya mecbur etmektir.</p>
<p>Emperyal güçler, “güya demokrasi ve insan hakları götürdükleri veya hedef ülkenin nükleer program yürüttüğü” iddiasını ileri sürerek algı oluşturmakta ve dünyayı bu safsatalarla kandırmaktadır. Hedefdeki ülkelerin, aslında hangi zihniyet tarafından ve nasıl yönetildiği konusunda bunların bir dertleri de yoktur. Amaçları, iktidara gelmek isteyen kişi veya gruplardan sözler alarak onları kendilerine mahkum etmektir. Emperyal devletlerin yöneticileri konuşmaları sırasında satır aralarında -farkında olarak veya olmayarak- amaçlarının ne olduğunu ağızlarından kaçırmaktadırlar.</p>
<p>İran’a açılan savaşın altında da bu amaçlarının olduğu anlaşılıyor. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile de çeşitli anlaşmalar yapılmıştır. Önceki yazılarımda TDT’ye üye devletlerin bazılarının KKTC’yi zora sokacak işler içine girdiklerinden bahsetmiştim.</p>
<p>Bu konuda Armağan KULOĞLU “Trump her yere hâkim olma peşinde” başlıklı yazısında (14/11/2025, Yeniçağ) geniş bir değerlendirme yapmıştır: “Trump’ın önceden başlattığı, başkan olduktan sonra da devam ettirdiği emperyal düşünceleri dur durak bilmeden devam etmektedir…</p>
<p>…medyada gerektiği kadar yer almayan ve dünya kamuoyunda da fazla önemsenmeyen ancak hem yakın coğrafyamız hem Türk Devletleri Teşkilatı hem de Türk Dünyası olarak bizi de yakından ilgilendiren önemli bir gelişmenin gündeme getirilmesinin faydalı olabileceği düşünülmüştür. Bu gelişme Trump’ın, ABD’nin Orta Asya stratejisi kapsamındaki yeni yönelimleridir.</p>
<p>…6 Kasım 2025’de Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan liderlerinin katıldığı, ABD ile Türkistan coğrafyası arasında iş birliğini kapsayan bu yeni zirve, 5+1 formatında ABD’de düzenlemiştir…</p>
<p>Trump, Orta Asya bölgesinin, petrol ve doğal gazın yanı sıra özellikle yüksek miktarda nadir toprak minerali rezervlerine sahip ve küresel uranyum üretiminin yaklaşık yarısını karşıladığını belirtmiş, bölge kaynaklarının daha etkin kullanılabilmesi için daha fazla yatırıma ihtiyaç olduğu gerekçesiyle bu ülkelerle anlaşmalar yapıp, kritik minarellerin tedarik zincirini genişleterek ABD’nin ekonomik güvenliğini güçlendirmeyi hedeflediğini ortaya koymuştur. Bunu Orta Asya’ya da çökme olarak nitelendirmek mümkündür…</p>
<p>Trump’ın bu zirveden elde etmek istediği sonucun, Orta Asya’daki doğal kaynakları, özellikle nadir mineralleri kullanarak Çin’e olan bu konudaki bağımlılığını sonlandırmak, bölge ülkeleriyle ekonomik iş birliğinin yanı sıra siyasi ve askeri alanlarda da iş birliği yaparak Rusya ve Çin arasında yer alan bu bölgeye yerleşmek suretiyle her iki hasmını da kontrol altında tutmak olduğu değerlendirilebilir.</p>
<p>Katılımcı ülkelerin beklentilerinin de ABD’yle yakın iş birliği içinde bulunarak ekonomik imkanlar elde etmek ve artık fazla hissedilmeyen Rusya etkisinin de yeniden artmasını önlemek olduğu söylenebilir. Ancak bir yerden kurtulurken yeni bir güce doğru meyledip, onun emperyalizm alanına dahil olmanın, üstelik kaynaklarını sömürüye açmanın sıkıntılarını da hesap ederek ihtiyatlı hareket edilmesinde fayda görülmektedir…</p>
<p>Gerçi bu Orta Asya Zirvesinde Türkiye ve KKTC aleyhinde bir durum ortaya çıkmamış görünse de her iki konu da ekonomik ve siyasi açıdan güçlüden yana tavır alınarak çıkar elde etme düşüncesi temelinde birleşmekte ve Türk Dünyası olarak birlikteliği zayıflatabilme potansiyeli taşımaktadır…”</p>
<p>Yazıdan kısaltarak aldığım bu bölümler dışında KULOĞLU, çok önemli bulduğum başka konulara da değinmiş ve yazısını “Bu gelişmeler, Türkiye’nin Türk Dünyası ülkeleriyle ilişkilerine daha fazla önem vermesinin ve onları kazanmaya yönelik yeni argümanlar üretmesinin gerekli olduğunu göstermektedir.” diye bitirmiştir.</p>
<p>Bakalım, ABD’nin hem kaynakları hem de ticari yolları ele geçirme, kontrol etme ve denetleme isteği karşısında TDT’ye üye devletler kararlarını nasıl gerçekleştirecekler!..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-birligi-yolunda-sorunlar-artiyor/">Türk birliği yolunda sorunlar artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turk-birligi-yolunda-sorunlar-artiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk&#8217;ün kaynaklarına çökecek!..</title>
		<link>https://millidusunce.com/turkun-kaynaklarina-cokecek/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turkun-kaynaklarina-cokecek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yaşar Yeniçerioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türk birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52790&#038;preview=true&#038;preview_id=52790</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD’nin Kürt kuşağı oluşturma teorisi çok dar bir stratejidir, bunun yerine Azerbaycan, Türkiye, Suriye ve İsrail hattı oluşturuluyor. Böylece ABD, beş denize egemen olacak bir kuşak yaratacak.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turkun-kaynaklarina-cokecek/">Türk&#8217;ün kaynaklarına çökecek!..</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkun-kaynaklarina-cokecek%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%E2%80%99%C3%BCn%20kaynaklar%C4%B1na%20%C3%A7%C3%B6kecek%21.." title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkun-kaynaklarina-cokecek%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%E2%80%99%C3%BCn%20kaynaklar%C4%B1na%20%C3%A7%C3%B6kecek%21.." title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkun-kaynaklarina-cokecek%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%E2%80%99%C3%BCn%20kaynaklar%C4%B1na%20%C3%A7%C3%B6kecek%21.." title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkun-kaynaklarina-cokecek%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%E2%80%99%C3%BCn%20kaynaklar%C4%B1na%20%C3%A7%C3%B6kecek%21.." title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkun-kaynaklarina-cokecek%2F&#038;title=T%C3%BCrk%E2%80%99%C3%BCn%20kaynaklar%C4%B1na%20%C3%A7%C3%B6kecek%21.." data-a2a-url="https://millidusunce.com/turkun-kaynaklarina-cokecek/" data-a2a-title="Türk’ün kaynaklarına çökecek!.."></a></p><p>Bu köşede uzun süredir “Türk Birliği” ile ilgili yazılar yazıyor; sıkıntılardan, engellerden bahsediyor ve öneriler sunmaya çalışıyorum. Bu yazıları yazarken kendime göre belirlediğim başlıklar altında hem kendi düşüncelerimi hem de farklı görüşlerdeki değerli bilim insanlarımızın ve yazarlarımızın düşüncelerini aktarıyorum.</p>
<p>Yazıma, 24 Ağustos 2024 tarihli Yeniçağ’da <em>“Ardan ZENTÜRK müjdeyi verdi. Turan Birliği’nin omurgası oluşuyor.”</em> başlıklı haberle başlayacağım: <em>“Özbekistan’ın başkenti Taşkent, Türk dünyası için oldukça önemli bir gelişmeye sahne oldu…</em></p>
<p><em>2022 yılı Ocak ayı itibarıyla Türkiye, Azerbaycan, Özbekistan ittifakı ana ittifak, Türk dünyasının Anadolu, Doğu Akdeniz, Trakya hattından Hazar’a, Hazar’dan Orta Asya’ya uzanan ana omurgası oluşmaya başladı… Azerbaycan ile Özbekistan arasında imzalanan son anlaşma hakkında ‘Bu şu anda net bir biçimde yeni bir müttefiklik kavramını getiriyor…’</em></p>
<p><em>İmza töreninden sonra İlham Aliyev, ‘Hazar ve Orta Asya alanında olumlu süreçler, büyük ölçekte Özbekistan ile Azerbaycan arasındaki etkin işbirliğine bağlıdır. Bugün Orta Asya, Kafkasya ve Hazar Denizi bölgesi tek bir jeopolitik bölgeye dönüşüyor ve bölgelerimizdeki olumlu süreçler büyük ölçekte Özbekistan ile Azerbaycan arasındaki etkinliğe bağlanıyor. Eski Sovyet yönetimi, Orta Asya Türk devletlerinin halkları ile Azerbaycan Türklerinin arasına hep bir şeyler soktular. Korktukları buydu. Hazar ile Orta Asya’nın tek jeopolitiğe dönüşmesi, bu tek jeopolitiği dönüştü.’ açıklamasına da değinen ZENTÜRK, ‘An itibari ile Türkiye içinde bir tek jeopolitik oluşuyor. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Gerek işgal yıllarında, gerekse İkinci Karabağ savaşında ve sonrasında Özbek halkının kardeşlik desteğini her zaman hissettik.’ ifadelerini kullandı.</em></p>
<p><em>Türk devletlerinin son yıllardaki yakınlaşma stratejilerini dikkat ve mutlulukla takip ettiğini dile getiren ZENTÜRK… ‘Artık herkes anlıyor. Herkes yani bütün Türk halkları. Kimseden fayda yok. …sadece birbirine kazan kazan metoduyla Türk halkı yaklaşıyor birbirine. O yüzden kutluyorum. Ve inşallah Azerbaycan ile Özbekistan arasındaki bu müttefiklik ilerleyen dönemlerde çok daha hayırlı işlere vesile olacaktır.’ diye sonlandırdı.”</em></p>
<p>Armağan KULOĞLU ise <em>“Ortak tehdide karşı güvenlik iş birliği” başlıklı yazısında (16/2/2024, Yeniçağ); “Bir diğer görüş ayrılığı da Zengesur Koridoru’dur… İran buna, kendi toprakları üzerinden transit geçişin sonlanacağı ve Ermenistan ile doğrudan bağının sıkıntıya gireceği endişesiyle karşı çıkmaktadır. İran Cumhurbaşkanı’nın, Zengesur Koridoru’nun bölgede NATO varlığı için zemin hazırlayacağını, bölgedeki ülkelerin ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit olduğunu öne sürerek projeye karşı çıktıklarını söylemesi dikkat çekmiştir.</em></p>
<p><em>Zengesur projesine karşı duruş için ileri sürülen gerekçeler böyle olsa da asıl düşüncesinin, Türkiye’nin Azerbaycan’la fiziken daha yakın olacağı, İran’ın kuzeyinde bulunan ve Güney Azerbaycan olarak anılan ve Türklerin yoğun olarak yaşadığı bu bölgenin İran’ın toprak bütünlüğünü ve istikrarını sıkıntıya</em> <em>sokabileceği, ayrıca Türkiye’nin bu koridor üzerinden Türk dünyasına daha kolay açılma imkânı elde ederek bölgede etkinlik sağlayabileceği endişeleriyle karşı çıktığını söylemek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.</em></p>
<p><em>Demek ki bu konuda İran’ın ikna edilmesine, hatta bölgede Türkiye’yle rekabet içinde olma duygusundan vazgeçmesine şiddetle ihtiyaç vardır. İş birliği ve kolektif hareket etmenin her iki ülkenin de çıkarına olduğu gerçeğinin kabulü hususunda çaba gösterilmelidir.”</em> demektedir.</p>
<p>Daha önceki yazılarımda Baharat Yolu/ İpek Yolu gibi ticaret ve ulaştırma konularından biraz bahsetmiştim. Mesela Zengezur Koridoru’na ABD’nin nasıl çöktüğünü anlatmıştım. Konuyu biraz daha genişleterek yazmaya başladığım esnada İran’a saldırı başladı. Şunu öncelikle belirtmek isterim ki ABD’nin ülkeler üzerindeki bu baskı ve saldırılarının altında -öyle kendilerinin iddia ettikleri gibi- özgürlükler, demokrasi, insan hakları falan yatmıyor; tamamen enerji kaynaklarına çökme, ticaret yollarını ele geçirme düşüncesi var.</p>
<p>Konuyla ilgili Arslan BULUT<em> “Suriye projenin küçük bir parçası”</em> başlıklı yazısında (28/1/2026, Yeniçağ); <em>“Beş deniz stratejisi’ …</em>Deprem uzmanı Prof.Dr. Şener ÜŞÜMEZSOY&#8230; Türk Solu dergisindeki yazısında şu tespitleri yaptı:</p>
<p><em>ABD’nin Kürt kuşağı oluşturma teorisi çok dar bir stratejidir, bunun yerine Azerbaycan, Türkiye, Suriye ve İsrail hattı oluşturuluyor. Böylece ABD, beş denize egemen olacak bir kuşak yaratacak. ABD’nin, rotasını PYD’den Şara’ya çevirmesinin arkasında birinci olgu olarak bu var. İkinci olgu ise Erdoğan’ın İtalya ile anlaşarak İstanbul’da Papa ve Patrik’in İznik’te ayin yapmasının önünü açması, bunun ABD’de yapılan toplantılarda kararlaştırılmış olması vardı. Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması da bu projenin parçalarındandır. Bu, Birinci ve İkinci Roma’nın birleştirilmesiydi. Bu da Trump ve Erdoğan yakınlaşmasının sonucudur.</em></p>
<p><em>…Bu yeni egemenlik alanı, Rusya’nın Ortodoks koridoru ile Akdeniz’e açılmasının da önünde bir engel olarak planlanmıştır. Diğer taraftan Çin’in Avrupa’ya açılmasının da önünü keser…</em></p>
<p><em>Kürt-Amerikan koridoru yerine Kızıldeniz, Akdeniz, Basra Körfezi, Hazar Denizi ve Karadeniz’i yani beş denizi kapsayan alan kuruldu. ABD stratejisi böyle dönüştü… Bu proje BOP’un atası sayılabilecek olan Bernard Lewis’in Orta Doğu Projesine dayanıyor.”</em></p>
<p>Sayın BULUT <em>“İran saldırısı başlangıç”</em> başlıklı köşe yazısında da (2/3/2026, Yeniçağ);<em> “ABD ve İsrail’in, yeni İran operasyonu ile ne yapmaya çalıştığını doğru anlamak için ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın 27 Kasım 2025 Perşembe günü Patrik Bartholomeos ile görüşmesinin ardından Patrikhane’nin önünde, Kathimerini gazetesinden Manolis Kostidis’e yaptığı açıklamaları hatırlamak gerekir…</em></p>
<p><em>Barrack: Başkan Trump’ın bu küresel bakış açısını benimsemesinin nedeni tarih öğrencisi olması. Baharat Yolu ve İpek Yolu, Doğu’yu Batı’ya üç veya dört farklı güzergâhtan bağlıyordu. Ve bu refah yolu boyunca medeniyetlerin harmanlanması geldi. Tekrar olabilir ancak 1919’dan beri ulus devletler tarafından engelleniyoruz. Her ülkenin, her devletin farklı bir tür hükümet tarafından yönetilmesi fikri pek işe yaramadı. Bu yüzden yeni bir refah tarzı yaratmak için şunu düşünün: Akdeniz’e açılan çok sayıda fosil yakıt kaynağının bulunduğu Hazar Denizi’miz var ve Yunanistan ile Türkiye buraya bir kapı. Nasıl açık olmasınlar ki? Bu siyasi müdahaleden nasıl kurtulacaksınız? Siyasi müdahalen refahla kurtulursunuz. İşte umudumuz bu.</em></p>
<p><em>Kostidis: Kıbrıs bu bölge için önemli mi? Bu sorunların çözümü için önemli mi?</em></p>
<p><em>Barrack: Evet. Sağlıklı bir vücudun ortasında apse olamaz. Vücudun her bir parçasının iyileştirilmesi gerekir. Ve Kıbrıs da önemli bir bölge… Bu yüzden umudumuz, bunun da dahil edilmesi…</em></p>
<p><em>Mustafa YILDIRIM ise 25 yıl önce ‘ABD’nin planı, Hazar koridorunu açmak ve Orta Asya ile güvenli yolları birleştirmek’ diyordu.</em></p>
<p><em>Tabii bunu başarırlarsa, sadece Orta Doğu’da ve Hazar yoluyla Orta Asya’da değil bütün dünyada enerji kaynaklarını ve nadir elementleri kontrol altına almış olacaklar. Çin’in ‘Kuşak Yol Projesi’ni bu savaşla engellemeye çalışıyorlar. Zaten asıl hedefleri, Çin’in bütün can damarlarını kesmek, sonra da dünya imparatorluğunu ilan etmektir.</em></p>
<p><em>Dolayısıyla ABD ve İsrail’in İran’a karşı giriştiği saldırı, bu büyük projenin ilk adımlarından biridir…”</em> demektedir.</p>
<p>İşte dünyada yaşanan bütün bu zulmün, kan ve gözyaşının temelinde enerji kaynaklarına ve enerji yollarına sahip olma hedefi yatmaktadır.</p>
<p>Bu arada farklı gibi görülse de Büyük Orta Doğu Projesi’nin altında da bu yatmaktadır. Ülkeleri daha küçük parçalara bölüp kendilerine bağımlı kukla iktidarlar yaratmaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turkun-kaynaklarina-cokecek/">Türk&#8217;ün kaynaklarına çökecek!..</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turkun-kaynaklarina-cokecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Halklarının işbirliği</title>
		<link>https://millidusunce.com/turk-halklarinin-isbirligi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turk-halklarinin-isbirligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yaşar Yeniçerioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 17:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türk birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52656&#038;preview=true&#038;preview_id=52656</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk halkları arasındaki bu iş birliğini kimler sağlayacaktır? Öncelikle TDT bünyesinde oluşturulan kuruluşlara büyük görev düşmektedir. Daha sonra da sivil toplum kuruluşlarına... </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-halklarinin-isbirligi/">Türk Halklarının işbirliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-halklarinin-isbirligi%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20Halklar%C4%B1n%C4%B1n%20i%C5%9Fbirli%C4%9Fi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-halklarinin-isbirligi%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20Halklar%C4%B1n%C4%B1n%20i%C5%9Fbirli%C4%9Fi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-halklarinin-isbirligi%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20Halklar%C4%B1n%C4%B1n%20i%C5%9Fbirli%C4%9Fi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-halklarinin-isbirligi%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20Halklar%C4%B1n%C4%B1n%20i%C5%9Fbirli%C4%9Fi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-halklarinin-isbirligi%2F&#038;title=T%C3%BCrk%20Halklar%C4%B1n%C4%B1n%20i%C5%9Fbirli%C4%9Fi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turk-halklarinin-isbirligi/" data-a2a-title="Türk Halklarının işbirliği"></a></p><p>Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) devlet başkanları, 12 Kasım 2021 tarihindeki 8. zirvede <em>“Türk Dünyası 2040 Vizyon Belgesi”</em>ni kabul etmişlerdi. Konumuzla ilgili vizyon metninde şu ifadeler geçmektedir: “-<em>Türk Devletleri Teşkilatı’nın ortak çıkar konularında Üye Devletler arasında düzenli diyalog, istişareler ve işbirliğinin temel çok taraflı platformu olarak rolünün güçlendirilmesi;</em></p>
<p><em>-Üye Devletler halklarını birbirine yaklaştırmada ve başkalarıyla etkileşimde bulunma konusunda ortak Türk kimliğinin kültürel zenginlik kaynağı olarak teşvik edilmesi,</em></p>
<p><em>-Türk Dünyası’nda birlik, beraberlik ve dayanışma bilincine sahip bir nesil yetiştirmek amacıyla gençlik hareketliliği, değişimi ve eğitimi konularında ortak projelerle gençlik işbirliğini, kapsamlı bölge içi işbirliğinin vazgeçilmez bir unsuru haline getirilmesi,</em></p>
<p>&#8211;<em>Gençliği radikalleşme ve şiddet içeren aşırıcılık tehdidinden korumak için ortak çabaların yoğunlaştırılması…”</em></p>
<p>İş birliği için TDT sitesinde yer alan bilgilere göre 29 faaliyet alanı tespit edilmiştir. Bu alanlar: 1.Siyasi işbirliği, 2.Ekonomik işbirliği, 3.Gümrük işbirliği, 4.Ulaştırma işbirliği, 5.Turizm işbirliği, 6.Eğitim işbirliği, 7.Enformasyon ve Medya işbirliği, 8.Gençlik ve Spor işbirliği, 9.Diaspora işbirliği, 10.Bilişim ve İletişim Teknolojileri alanında işbirliği (BİT), 11.Enerji işbirliği, 12.Sağlık işbirliği, 13.Göç alanında işbirliği, 14.Tarım alanında işbirliği, 15.Yargı ve Yasama alanında işbirliği, 16.İnsani Konular ve Kalkınma alanında işbirliği, 17.Müslüman Dini Kurumlar arasında işbirliği, 18.Uzay alanında işbirliği, 19.İnsan Kaynakları alanında işbirliği, 20.Uluslararası Kuruluşlarla işbirliği, 21.Aile ve Sosyal Politika konularında işbirliği, 23.Acil Durum ve Afet Yönetiminden sorumlu makamlar arasında işbirliği, 24.Konsolosluk işlerinde işbirliği, 25.Resmi Araştırma Merkezleri arasında işbirliği, 26.Çevre ve Ekoloji Bakanları arasında işbirliği, 27.Haritacılık Kurumları arasında işbirliği, 28.Tapu ve Kadastrodan sorumlu kurumlar arasında işbirliği, 29.Kültürel İlişkiler alanında işbirliği.</p>
<p style="text-align: left;">Peki, Türk halkları arasındaki bu iş birliğini kimler sağlayacaktır? Öncelikle TDT bünyesinde oluşturulan kuruluşlara büyük görev düşmektedir. Daha sonra da sivil toplum kuruluşlarına(STK)…</p>
<p>Bu resmî kuruluşlar TDT sitesinde yazılı olup faaliyetlerini bu çatı altında yürütmektedirler. Bunlar Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA), Türk Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği TTSO, Türk Akademisi, Türk Kültür ve Miras Vakfı, Türk Yatırım Fonu (TYF).</p>
<p>T.C’ye bağlı resmî kuruluşlar ise Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Yunus Emre Vakfı ve Enstitüleri, Türkiye Maarif Vakfı.</p>
<h2>Sivil Toplum Kuruluşları (STK)</h2>
<p><em>“Türk Dünyası 2040 Vizyon Belgesi”nde “Sivil Toplum Kuruluşları ile İşbirliği” başlıklı maddelerde de şunlar belirtilmektedir: “-Üye Devletler arasındaki diyalogu güçlendirmek maksadıyla sivil toplum kuruluşlarının (STK’lar) ağ kurması ve ortak çalışması için ortam sağlama ve kendi ülkelerinin sosyoekonomik ve siyasi kalkınmalarına aktif katılımlarını sağlama,</em></p>
<p><em>Ortak değerleri geliştirmek, diyalogu ve anlayışı teşvik etmek ve bölgedeki halklararası iletişimi artırmak için, sivil toplumları Türk Devletleri Teşkilatı ve TÜRKPA, TÜRKSOY, Türk Akademisi ve Türk Kültür ve Miras Vakfı gibi diğer Türk İşbirliği Kuruluşları’nın faaliyetlerine dahil etme,</em></p>
<p>Ayrıca <em>“Uluslararası Kuruluşlarla İşbirliği”</em> başlıklı maddede şunlar ifade edilmektedir:</p>
<p><em>“Ortak yarar için proje bazlı ve sektörel ortaklıklar geliştirme ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın güvenilir bir uluslararası aktör olarak görünürlüğünü ve tesirini artırmak amacıyla uluslararası ve bölgesel kuruluşların yanı sıra üçüncü ülkelerle işbirliğini geliştirme,</em></p>
<p><em>BM ve organları, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (AİGK) ile kurumsal ilişkileri güçlendirmek ve Avrupa Birliği (AB), Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ), Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) ve Visegrad Grubu dahil, ilgili bölgesel kuruluşlar ile yeni ortaklık ilişkileri kurma,</em></p>
<p><em>2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’ni uygulamak ve Üye Devletlerde ve dünya genelinde Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmak için BM uzman kuruluşlarıyla ve diğer ilgili paydaşlarla ortak projeleri hayata geçirme,</em></p>
<p><em>Üye Devletlerin ortak çıkarlarını, diğer uluslararası kuruluşlar nezdinde korumak için yakın koordinasyon ve ortak faaliyette bulunma, …”</em></p>
<p>Maalesef! Herşey yazıya döküldüğü gib olmuyor. Devletler arası ilişkilerde resmî konumdaki kuruluşların temas sağlamaları bazen güç olabiliyor, uluslararası diplomasi bu durumu hoş karşılamayabiliyor ya da gerekli etki ve çaba gösterilemiyor. O zaman iş STK’lere düşecektir ancak STK’lerin maddî gücü buna yetmeyebilir. Bu durumda her Türk devleti kendi STK’lerine açıktan ve/veya gizliden katkı sağlayarak bu ilişkileri götürmeli, sürdürmelidir.</p>
<p>Eğer resmî kuruluşlar dışında sivil kuruluşlarla iş birlikleri sürdürülecekse görev verilecek kuruluşlar iyi araştırılmalıdır. Öncelikle bu STK’lerin <em>“Büyük Türklük davası”</em>na inanıp inanmadıkları önemlidir. Bu kuruluşların ve yöneticilerinin geçmişteki faaliyetleri bilinmelidir. Dış Türkler konusunda samimi olup olmadıkları, farklı niyet taşıyıp taşımadıkları, farklı yerlere hizmet edip etmedikleri öğrenilmelidir. Türk dünyası ülküsüne gönülden bağlı olmalıdırlar. Böyle bir inancı yoksa başka bir maksadı var demektir. Oralarda siyasal islâmcılık değil Türkiye adına görev yaptıkları bilinciyle hareket etmelidirler. Geçmişte bir tecrübe yaşandı, tekrar yanlışa düşülmemelidir.</p>
<p>Bu süreçte STK’ler arasında da -her zorluğa rağmen- iş birlikleri oluşmaktadır.</p>
<p>Dr.Reşat DOĞRU <em>“Türk Dünyası ve Gerçekler”</em> başlıklı kitabında şunları belirtmektedir: <em>“Önce Türk dünyasındaki devletler arasında geniş kapsamlı ortak diplomasi alanları oluşturulmalıdır. (s.42)</em></p>
<p><em>Komünizm sevdasına kapılan Rus ve Çin hayranları, siyasal İslâm’ı dinin bir emri gibi anlayanlar, İran’cılar, AB’nin katı destekçileri, Turan fikrinin düşmanları olarak karşımıza çıkmaktadırlar. …Çin devleti her zaman Türklerin tarihi ve ezeli düşmanı olmuştur. (s.44-45)</em></p>
<p><em>Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bölgede meydana gelen boşluktan ABD, Rusya ve Çin faydalanma peşindedir. Bunlara AB ve İran’ı da ekleyebiliriz… (s.59)</em></p>
<p><em>…Türkiye, gerek Türk cumhuriyetlerine gerekse dünya üzerinde yaşayan Türk devletlerine gerekli her türlü yardım, teknolojik destek, strateji ve politikalarını uygulamaya koymalıdır. (s.61)</em></p>
<p><em>Yazarın bazı önerleri de şunlardır: “25.KKTC’in, dünyada ve diğer Türk cumhuriyetlerinde tanınması yönünde faaliyetlerin artırılması gerekmektedir.</em></p>
<p><em>26.Kader ortaklığı ve kardeşlik şuurunu, tüm Türk dünyasına kabul ettirmek gereklidir.</em></p>
<p><em>29.Türk coğrafyasında sosyal ve kültürel manada hizmet eden sivil toplum kuruluşları desteklenmelidir. Dünyadaki STK’ların çalışmaları yakından takip edilmelidir.</em></p>
<p><em>30.Türk dünyasında, akil insanların yöneteceği büyük kurultaylar yapılması için çalışmalar yapılmalıdır… (s.66)</em></p>
<p><em>40.TİKA, Türk Dünyası ve Akraba Toplulukları Başkanlıkları daha fazla aktif olmalıdır. Kuruluş amacına yönelik çalışmalar yapmalıdır.</em></p>
<p><em>42.Dünyada 3 Ekim Türk günü olarak kutlanıyor. Bugünde Türk dünyasında çok yönlü etkinlikler yapılmalıdır. TÜRKSOY, her bölgede çok aktif hale getirilmelidir.</em></p>
<p><em>44.Çok yönlü Türk dünyası açılımı yapılmalıdır. Türk dünyasındaki insanların buluşması için yeni programlar oluşturulmalıdır.</em></p>
<p><em>45.Yapılan bütün projelerde aynılıklar, benzerlikler ve farklılıklar doğru tespit edilmeli ve günlük stratejiler yerine kısa, orta ve uzun vadeli planlar oluşturulmalıdır. Her çalışmada bütün ülkeler eşit şekilde temsil edilmeli, Türklük ortak paydası her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. (s.68)</em></p>
<p>Hem devletlerimizin hem halklarımızın hem de insanlarımızın, emperyal devletlerin bölgesel planlarını hayata geçirmede rol alan kuruluşların tuzağına düşmemesi için dikkatli olunmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-halklarinin-isbirligi/">Türk Halklarının işbirliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turk-halklarinin-isbirligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortak Türk tarihi dersi &#8211; 5</title>
		<link>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-5/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-5/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yaşar Yeniçerioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 12:39:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52428</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biliyorsunuz, Türklerin bir “Türk Cihan Hâkimiyeti” ülküsü vardır: Dünyaya hâkim olup insanları adaletle yönetmek. “Türk töresi” de bunu gerektiriyor. Bu ülkü, İslâm öncesinde vardı İslâm sonrasında da devam etmiştir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-5/">Ortak Türk tarihi dersi &#8211; 5</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-5%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi%20%E2%80%93%205" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-5%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi%20%E2%80%93%205" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-5%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi%20%E2%80%93%205" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-5%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi%20%E2%80%93%205" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-5%2F&#038;title=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi%20%E2%80%93%205" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-5/" data-a2a-title="Ortak Türk tarihi dersi – 5"></a></p><p>Geçen yazımda <strong><em>“Ortak Türk Tarihi Dersi”</em></strong> kitabındaki, <strong><em>“Osmanlı’nın tek amacı İslâm’ı yaymaktı…”</em></strong> ifadesini görünce şaşırdığımı belirtmiş, <strong><em>“Bence bu tespit biraz değil çok iddialı olmuş.”</em></strong> demiştim. <em>“Ayrıca bu ifadeler diğer Türk devletlerinde okutulacak ‘Ortak Türk Tarihi Dersi’ kitaplarında da var mı? Yoksa bizdeki kitaba sonradan mı ilave edildi?..”</em> diye de sormuştum.</p>
<p>Söz konusu olan yazımı yetkililerin okuyup okumadıkları değil de diğer Türk devletlerinde aynı ifadelerin okutulup okutulmadığıdır!.. Gerçekten merak ediyorum. Çünkü bu ifadeler daha çok Anadolu coğrafyasındaki Türkleri ilgilendirir; belki biraz da Balkanlardakileri!.. Eğer her devlet <strong><em>“Ortak Türk Tarihi Dersi”</em></strong> kitabıyla ilgili serbest bırakıldıysa o zaman <strong><em>“Ortak Türk Tarih Dersi yazdık.”</em></strong> demenin anlamı da kalmayacak!..</p>
<p>Bu köşede <strong><em>“Türk Birliği”</em></strong> başlığıyla epey yazı yazdım ve devam ediyorum. Önceki yazımda İkbal VURUCU’nun 15/07/2025 tarihli (Milli Düşünce Merkesi sitesi) benzer yazısından bahsetmiş ve şu bölümü paylaşmıştım: <em>“İslâm’ın Türk kimliğinin temel mayası olduğu yönündeki iddia, uzun süredir Türk düşünce tarihinde farklı çevrelerce dile getirilen ve tartışmalı nitelik taşıyan bir görüştür. Bu iddianın ardında yatan temel kabul, Türk milletinin tarih sahnesine ancak İslâm’ı benimsedikten sonra çıktığı, dolayısıyla kimliğinin esasen İslâm’la biçimlendiği varsayımıdır. Ancak bu yaklaşım hem tarihî verilerle hem de sosyolojik perspektiflerle çelişmektedir. Dahası, böylesi bir yaklaşımın Türklerin İslâm öncesi tarihini adeta görmezden gelmesi, tarihî sürekliliğe zarar veren indirgemeci bir bakış açısını da beraberinde getirmektedir…”</em> Şimdi bu zihniyet eğitimde de etkili olduğuna göre yukarıdaki ifadeler de belli ki bunlardan çıkıyor. Esasen Türklüğe bakış açıları hiç değişmedi.</p>
<p>Benzer zihniyet Diyanet’te de var. Mustafa Hakan ÜNSER’in dediği gibi (09/02/2024, Yeniçağ) <strong><em>“Türklüğü Çarpıtmak”</em></strong>la meşguller. Ezberledikleri ama altı boş birkaç sloganı söyleyip duruyorlar: Örneğin <strong><em>“İslâmiyet’te ırkçılık yoktur.”</em></strong> gibi, <strong><em>“Ümmetçilik”</em></strong> gibi… Bence bu anlayışta olanlar, -içlerinde gizledikleri- başka milletlerin milliyetçisi oldukları için <strong><em>“Türk Milliyetçisi”</em></strong> olamıyorlar, olmuyorlar…</p>
<p>ÜNSER aynı yazısında, <em>“Osmanlı İmparatorluğuna karşı Araplık bilinci yaratmak amacıyla İngilizlerin ortaya attığı Arap milliyetçiliği önce isyan ve bağımsızlık dönemini yaşadı. Bakın bugün kullanılan Filistin, BAE, Irak, Kuveyt, Libya, Mısır, Sudan, Suriye, Ürdün ve Yemen bayrakları Osmanlı’ya karşı açılan Arap İsyan bayrağından esinlenmiştir.”</em> demektedir.</p>
<p>Diğer yandan, Türkiye’de yaşayan halkın büyük çoğunluğu Sünnî mezhebinden diye tarihe Sünnî çerçeveden bakamayız, yanlış yapmış oluruz. Şiî veya Alevî vatandaşlarımızı dışlamış oluruz. Evet, tarihte din ve mezhep savaşları olmuştur ama 21.yüz yılda böyle bakılmamalıdır.</p>
<p>Prof.Dr.İlber ORTAYLI ile söyleşi kitabında (<strong><em>Türklerin Tarihi Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına,</em></strong> Kronik Yayınları, Ekim-2023, İstanbul, 8.baskı),<em> “Türklerin kitle halinde Hristiyan olması, Şamanizm’den geçiş sürecinde Bizans propagandasıyla olmuştur. Bunun dışında Uygurların Nestûrî rahiplerinin etkisiyle Manihaizm gibi Hristiyanlığı kabul ettiği bir dönem de var.</em></p>
<p><em>Şunu da söyleyelim; Türkler Hristiyan oluyorlar ama millî kimliklerini kaybetmiyorlar. Türkler arasında hem Yahudi olmuş hem de Yahudiliğin iki dalına birden girmiş olanlar var; hâlâ Türkçe konuşuyorlar. Kırım’da Kırımçaklar var, Karayların aksine Talmud’a inanan, Ortodoks Yahudi inançlılar var. Ancak Türk dilinden başka dil bilmezler. Ne Yidiş ne de İspanyolca, Sadece Türkçe konuşurlar. Hatta ‘Raşi’ dediğimiz İbranca harflerle duaların Türkçe yazılması söz konusudur. Mesela Gagavuzların nesi Türklükten uzak? Türkçe konuşuyorlar. Anadolu’da da Karaman Rumları vardır; Türk’türler… </em></p>
<p><em>İranlılar eliyle Müslüman olduk diye İranlılaştık mı? İran’da birçok Türk var; çok iyi Farsça biliyorlar, İran edebiyatına katkıları var, Türkçeyi de fevkalâde konuşuyorlar. (s.39)</em></p>
<p><em>Mesela, İslam tarihine bakıyoruz; Miladî 600’lerin sonu, 700’lerin başında Kuteybe bin Müslim Orta Asya’da savaşlar yapıyor. Talas’ta Türklerle savaşılıyor ancak Türklerin tarumar edilmesi gibi bir durum söz konusu değil; çünkü ortada direnen bir güç mevcut… (s.47)</em></p>
<p><em>…Karahanlılar, Satuk Buğra Han’dan sonraki dönemde ilk Müslüman Türk devleti oluyor… Doğu Türkistan, yani bugün Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki Sincan (Sinkiang) bölgesi, Müslüman bir milletin kuvvetle oluştuğu yerdir.</em></p>
<p><em>Aynı çağda, Müslüman olan Türkler de İslam’la birlikte Arap harflerini alıyorlar. Daha evvel de yazıları var tabii. Keza ilk yazımız Göktürk alfabesidir ve daha sonra da işlek bir yazı olan Uygur alfabesi geliyor. (s.49-50)</em></p>
<p><em>…<strong>‘Roma bize ait değil.’</strong> diyemezsiniz. Girdikleri medeniyet dolayısıyla böyledir. <strong>İslam medeniyeti dediğiniz Arap medeniyeti değildir.</strong> Dilinde Yunanca vardır, İbranca vardır; yani Yunan felsefesini, bilimini ölümden kurtaranlar Müslümanlardır, oradan girmişiz… (s.52)</em></p>
<p><em>İran Şiîleri ve Türkiye’nin Anadolu Alevîlerini ayırt etmek durumundasınız, zaten çıkan gerilim ve çatışmalar da zorunlu öğrenimi beraberinde getiriyor. Bugün Lübnan, Suriye ve İsrail’de yaşayan Dürzîler kimlerdir, Yezidîler kimlerdir; bilmek zorundasınız…</em> <em>(s.54)</em></p>
<p><em>…Türklerin İslâmiyet’e girişi 10.asırdan sonra hız kazanıyor. Bu giriş de büyük kitleler halinde olmuştur… (s.36) Oğuz boyları, 10.asırda İslamiyet’i kabul etmiş ve Ortadoğu tarihinde bir güç olmalarıyla İslam tarihinin de seyrini değiştirmişlerdir. (s.37)</em> demektedir.</p>
<p>Türklerin din veya inanç yönüyle geçirdikleri evreler, tarafsız ve objektif olmak kaydıyla ayrıca ele alınması gerekmektedir.</p>
<p>Türk Devletleri Teşkilatı’nın 6/11/2024 tarihinde Kırgızistan/ Bişkek’te toplanan 11. zirvesi sonuç bildirisinde şu ifadeler de yer almıştır: <em>“16.Her türlü ırkçılık, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı, İslam’a karşı nefret, nefret söylemi ve dezenformasyonla mücadelede işbirliğini sürdürmek ve bu alanlardaki BM Kararlarının amaçlarına ulaşmak için işbirliği yapmak için bu olguları ele almak üzere uluslararası platformlardaki çabaları uyumlu hale getirme taahhütlerini yinelediklerini;</em></p>
<p><em>18.Hoşgörü, saygı ve barış içinde bir arada yaşama kültürüne katkıda bulunmayı amaçlayan dinler arası, inançlar arası ve kültürler arası diyaloğu teşvik etme konusundaki kararlılıklarının altını çizdiklerini;</em></p>
<p><em>79.Etnik, dilsel, kültürel ve dini kimliklerinin korunmasını temin etme amacıyla manevi ve kültürel toplulukların korunmasına katkıda bulunma konusundaki kesin niyetlerini bir kez daha teyit ettiklerini;</em></p>
<p><em>80.TDT çerçevesinde Müslüman Dini Kurul Başkanları arasında süregelen işbirliğini takdir ettiklerini ve Türk-İslam dayanışması, Türk halklarının milli-manevi, ahlaki ve kültürel değerleri fikirleri temelinde Kurullar arasındaki işbirliğini geliştirmeyi teşvik ettiklerini;</em> <em>belirtmişlerdir.”</em> (TDT sitesi)</p>
<p>Bildirideki bu ifadelerin diplomasi gereği yazıldığını değerlendirmekle birlikte TDT’de -gözlemci olarak da olsa katılım sağlayan- Hıristiyan Macarların olduğunu unutmayalım.</p>
<h3><strong>Güncel Konular</strong></h3>
<p>Bütün Türk devletlerinin sorunları vardır, hem de bunlar devasa sorunlardır. Şahsen konuya kendi ülkem açısından baktığımda, yanlış politikalar sonucu büyük sıkıntılarla karşı karşıya olduğumuzu görüyorum. Düşünün 2.Abdülhamid döneminde bile -1876 Anayasası’nda- devletin resmî dili Türkçe iken, bugün Türkçe tartışılır hale getirilmiştir.</p>
<p>Anayasamızın 66.maddesinde <strong><em>“Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.”</em></strong> denilmesine rağmen <strong><em>“Türklük</em></strong>” tartışılır hale getirilmiştir. Oysa Milletimizin adı, yerli-yabancı kaynaklarda da Lozan antlaşmasında da <strong><em>“Türk”</em></strong> olarak geçmektedir ve halkının %90’ından fazlası <strong><em>“Türkçe”</em></strong> konuşmaktadır.</p>
<p>Biliyorsunuz, Türklerin bir <strong><em>“Türk Cihan Hâkimiyeti”</em></strong> ülküsü vardır: Dünyaya hâkim olup insanları adaletle yönetmek. <strong><em>“Türk töresi”</em></strong> de bunu gerektiriyor. Bu ülkü, İslâm öncesinde vardı İslâm sonrasında da devam etmiştir. Fethettikleri yerlere bu yüzden gitmişlerdir. Farklı dinlerden İslâm’a gönüllü geçişler olmuştur ama İslâm’ı yaymak gibi bir düşünceleri olduğu kanaatinde değilim.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-5/">Ortak Türk tarihi dersi &#8211; 5</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-5/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortak Türk tarihi dersi &#8211; 4</title>
		<link>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-4/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-4/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yaşar Yeniçerioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[turan yazgan]]></category>
		<category><![CDATA[türk kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar yeniçerioğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52161&#038;preview=true&#038;preview_id=52161</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkler, dünyanın her bölgesine, en ücra köşelere kadar gitmişlerdir. Bugün de böyle değil mi? Ancak, gittikleri ya da fethettikleri yerlere kendi kültürlerini taşıyacaklarına, yerli ahalinin kültürünün etkisi altına girmişlerdir; onlara uyum sağlamışlardır. Bu şekilde dünyanın çeşitli yörelerinde kaybolan Türkler çoktur…</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-4/">Ortak Türk tarihi dersi &#8211; 4</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-4%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi%20%E2%80%93%204" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-4%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi%20%E2%80%93%204" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-4%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi%20%E2%80%93%204" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-4%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi%20%E2%80%93%204" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-4%2F&#038;title=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi%20%E2%80%93%204" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-4/" data-a2a-title="Ortak Türk tarihi dersi – 4"></a></p><p><em>“Ortak Türk Tarihi Dersi”</em> kitabında, Türklerin inancıyla ilgili her anlatımın önüne <em>“Türkler İslâmiyet’e girmeden önce…”</em> diye başlanması dikkatimi çekmiştir.</p>
<p>Aslında Türklerin tarihini anlatan, yani geçmişiyle ilgili bir ders kitabında -farklı din ve inanç gruplarında olan Türkler düşünülerek- bu konuya girilmeseydi ya da okuma başlığı ile kitabın sonunda işlenseydi, yeterdi sanıyorum. Hele ki kitapta şu ifadeyi görünce şaşırdım desem yeridir: <em>“Osmanlı’nın tek amacı İslâm’ı yaymaktı…”</em> Bence bu tespit biraz değil çok iddialı olmuş. Bu konularda epey eser okudum ama Osmanlı’nın böyle bir amacı olduğunu görmedim veya ben anlayamadım. Ayrıca bu ifadeler diğer Türk devletlerinde okutulan ders kitaplarında da var mı, merak ettim? Yoksa bu kitaba sonradan ilaveler mi yapıldı, bilmek isterim?.. Bizimkiler, “Kargadan başka bir kuş bilmem.” misali Osmanlıdan başka bir Türk devleti bilmedikleri için olur mu? Olur. Esasen Osmanlıyı da bilmezler Türkü de bilmezler!..</p>
<p>Araya Türk dünyasının bilgelerinden Prof.Dr.Turan YAZGAN’ın<em> “Türk dünyası, Dünü-Bugünü, Dertler-Çareler”</em> konulu 30/04/2006 tarihinde Burdur’da verdiği konferansından bir alıntı paylaşacağım: <em>“…Bir kere Türkler hiçbir zaman, tarihlerinin hiçbir döneminde din savaşı yapmamıştır.</em></p>
<p><em>Batıya giderken de İslamiyet’i götürmek için gitmemiştir. Batıya gittikçe tampon bölge kullanmak ve onlardan haraç alarak devletin gelirlerini artırmak için gitmişlerdir. Ama gittiği yerlerde İslâmiyet’i kabul edenlere hiç dokunmamış, onlara her türlü imtiyazı vermiştir. Vergileri muaf tutmuş, pek çok imtiyazlar tabii ki vermiştir. Yoksa cebri olarak, İslâm yapmak üzere savaş yaptığımız vaki değildir. …mezhep savaşı hiçbir şekilde yapılmamıştır… (MDM yayını, no:7, Ankara-2014, s.8-9)</em> ” Savaşların temelinde ticaretin bulunduğunu ve doğudaki Türk devletleri ile yaptığı savaşları da Baharat/ İpek Yolu’nu açık tutmak için olduğunu belirtmektedir.</p>
<p>Gerçekten Osmanlının/ Türklerin İslâm’ı yayma düşünceleri var mıydı? Ben tarihçi değilim ama tarihe özel merakım sebebiyle uzun yıllardır birçok kitap, makale, yazı okudum ve hâlâ okuyorum. Okuduklarımda bulduğum ilgi çekici konuları da -tarihimize merak uyandırmak amacıyla- yazmaya çalışıyorum.</p>
<p>Övünmek için şu ifadeyi hep kullanmıyor muyuz? “Osmanlı fethettiği ülkelerde, bölgelerde, yöre halkının diline, dinine, kültürüne karışmamıştır.” Peki, bu ifadeyle ders kitabındaki tespit çelişmiyor mu? Sonra “Osmanlı, tarihi boyunca ne kadar başka dinlerdeki insanları Müslüman yaptı? Hiç düşündünüz mü?” sorusunun cevabını bulmamız gerekmiyor mu? Ben bu sorunun cevabını okuduğum eserlerden çıkardım ve Kamudan Net Haber Sitesinde 23/08/2020 tarihinde “Osmanlının İslâm’a Hizmeti!..” ve 30/08/2020 tarihinde de  “Osmanlı Ne Kadar Müslüman Yaptı?” başlıklı iki yazımla anlatmaya çalışmıştım.</p>
<p><a href="https://www.kamudannethaber.com/yazarlar/uaef-bask/osmanli-nin-isl-m-a-hizmeti/3023/" target="_blank" rel="noopener">Osmanlı&#8217;nın İslâm&#8217;a Hizmeti!..</a></p>
<p><a href="https://www.kamudannethaber.com/yazarlar/uaef-bask/osmanli-ne-kadar-musluman-yapti/3027/" target="_blank" rel="noopener">Osmanlı Ne Kadar Müslüman Yaptı?</a></p>
<p>Bu yazılarımdan kısaltarak bazı cümleleri aktaracağım. Siz de araştırabilirsiniz!..</p>
<p>“Osmanlı&#8217;nın İslâm&#8217;a Hizmeti!..</p>
<p>…Sakın başlığa bakıp kimse benim Osmanlı’yı sevmediğimi sanmasın. Aksine Türk Tarihine bir bütün olarak baktığımdan şöyle düşünürüm: Osmanlı bir Türk devletidir ve kadim tarihimiz içerisinde altıyüz yıl süren önemli bir dönemdir. Tabii ki Osmanlı hakkında olumlu görüşlerim çoğunlukta olmakla birlikte olumsuz görüşlerim de vardır.</p>
<p>Tarihe tarafsız, objektif bakmaya özen gösteriyorum. Ancak okurken, ders çıkartmak ve ibret almak için hep sorgulayarak okuyorum. Yerli ve yabancı tarihçileri okudukça, kafamda bir çok soru dolaşmaya başladı. Mesela; gençlik yıllarımızdan beri Osmanlı devleti ve padişahlar hakkında ‘Nizam-ı alem için, İ’lâ’yi Kelimetullah için mücadele ettiler.’ şeklinde sözler duyardık. Osmanlı gerçekten kendisine böyle bir görev (misyon) yüklemiş miydi? Yoksa geçmişten gelen ‘cihangirlik’ geleneğine mi sürdürüyordu?</p>
<p>…İslâm’ın “dinde zorlama yoktur.” ve “tebliğ yapmak esastır.” İlkelerine uygun mu hareket ediyordu?..</p>
<p>Türkler, dünyanın her bölgesine, en ücra köşelere kadar gitmişlerdir. Bugün de böyle değil mi? Ancak, gittikleri ya da fethettikleri yerlere kendi kültürlerini taşıyacaklarına, yerli ahalinin kültürünün etkisi altına girmişlerdir; onlara uyum sağlamışlardır. Bu şekilde dünyanın çeşitli yörelerinde kaybolan Türkler çoktur…</p>
<p>Türkler; kültürlerinde, eski inançlarında olan ve İslâm’ın ilkeleri ile çatışmayan değerleri bir araya getirerek kendilerine özgü bir İslâm anlayışı ortaya koymuşlardır. Mümkün olduğunca Arap kültürüne uzak durmaya çalışmışlardır…</p>
<p>Yeri gelmişken… Fatih Sultan Mehmet, Konstantinopolis’i Peygamberimizin hadisine mazhar olmak için mi fethetti? Veya soruyu biraz değiştirelim: Farz edelim ki Peygamberimizin böyle bir hadisi yok, fethetmeyecek miydi? Ortada çıban başı gibi kalmış gözde bir şehrin fethi zorunluluktu…</p>
<p>Türkler Müslüman olmadan önce savaş yapmıyorlar mıydı, topraklar ele geçirmiyorlar mıydı? Müslüman olduktan sonra mı gazaya ve fethe başladılar? Veya Osmanlı’nın hedefi, Türklerin esas ülküsü olan “kızılelma” mıydı?..</p>
<p>Türklerde “Gök-Tanrı” inancıyla bağlantılı “kut” sistemi vardır. Hem siyasi iktidar hem de hâkimiyet, kaynağını Tanrı’dan almaktadır. Kağan, Tanrı’nın temsilcisi ya da elçisi gibidir. Bilge Kağan, kitabede “Kut’um olduğu için Kağan oldum.” demektedir.</p>
<p>Ayrıca, genelde “Gökte tek Tanrı varsa, yeryüzünde de tek hükümdar olmalıdır.” anlayışı hâkimdir. Bu düşünce, sadece Osmanlı hükümdarlarında değil diğer Türk devletlerinin hükümdarlarında da vardır. Türkler, onun için hep birbiriyle savaşmış, birbirlerini kırmışlardır…</p>
<p>…Osmanlılardan önce İslamiyet, o gün ki bilinen dünyada birçok yere yayılmıştır (İslâmiyet’in yayılması sırasında Arap ordularının -özellikle Orta Asya’da- yaptıkları ayrı bir yazı konusudur.) İspanya hariç Avrupa ve Asya’nın kuzey bölgeleri İslâm’a uzak kalmıştır.</p>
<p>Osmanlı Devleti’nin Asya’da, Arabistan’da, Afrika’da yaptığı savaşların büyük çoğunluğu, …zaten halkı ve yöneticileri Müslüman olan devletlerdir. Sadece Avrupa’da/ Balkanlarda halkı ve yöneticileri Müslüman olmayan devletlerle savaşmışlardır. Haçlı Seferleri de Osmanlı’dan önceki Selçuklu Devleti dönemine rast gelir…</p>
<p>Osmanlı Ne Kadar Müslüman Yaptı?</p>
<p>…Balkanlarda Müslüman nüfus çok azdır. Bugün Arnavutların yaklaşık %60’ı Müslümandır; biraz da Boşnaklar ve Hırvatlar…</p>
<p>Osmanlı’nın son dönemlerinde, özellikle 1. ve 2.Balkan Savaşları’nda yaşananlar, gerçekten çok acı… Belki aklınıza, yenilgiler sebebiyle Anadolu’ya göç ettiler cevabı gelebilir, doğrudur. Ama Müslüman halkı Anadolu’ya sürenler de Osmanlı’nın hükmü altında yaşayan yerli halklardır. Bir terslik, bir zıtlık var!.. Kafamdaki tereddütler de buradan geliyor.</p>
<p>Konuya farklı açıdan bakarak, şunu sormak istiyorum: Eğer Osmanlı’nın İslâm’ı yaymak gibi bir görevi (misyonu) olsaydı, tâ Avrupa’nın ortalarına kadar giden Osmanlıların bu bölgelerin bütün milletlerini, halkını ya da topluluklarını Müslüman yapması gerekmez miydi?.. Veya bu halklar neden Müslüman olmadılar?..</p>
<p>Sorunun cevabı… Yılmaz ÖZTUNA’nın “Büyük Türkiye Tarihi” isimli 14 ciltlik kitabında (cilt.9, s.86-88) anlatılmaktadır. “Cizye, gayrimüslimlerden alınan vergidir. İnsan başına hesap edildiği için ‘baş vergisi, kelle vergisi’ de demişlerdir…</p>
<p>Bu İslâmî verginin mantığı şudur: “Müslümanlar, kan, can ve servetleri bahâsına gayrimüslim tab’alarına asayiş temin etmekte, onların haklarını korumakta, düşmana karşı onların canlarını ve mallarını savunmaktadırlar. Gayrimüslimler askerlikle mükellef olmadıkları için bütün yükümlülük Müslümanlara düşmektedir. Binaenaleyh her gayrimüslimin buna karşılık bir vergi vermesi şarttır. On milyonlarca Hıristiyan Tab’ası olan Osmanlı devletinde böyle bir verginin ehemmiyeti üzerinde fazla söz söylemeye lüzum yoktur. Bu vergi bütün İslâm devletlerinde olduğu gibi Osmanlı devletinde de şöyle bir sosyal netice doğurmuştur: İslâm devletleri, hele bunların içinde en bol gayrimüslim tab’ası olan Osmanlı devleti, ihtidâyı, Müslüman dinine geçmeyi asla teşvik etmemiş, bu hususta hiçbir tedbir almamış, hele ferdi ihtidâlar dışında kitle halindeki İslâmlaşmayı kesin şekilde önlemiştir. Hıristiyan tebeasından hiçbir korkusu olmayan devlet, gelirinin azalacağından, ordusunu ayakta tutamayacağından daima korkmuştur…</p>
<p>Cizye’nin mikdarı, devletin mali siyasetine kalmış bir şeydir. …Hıristiyanlar askere alınmadıkları için onlara ‘bedel’ adıyle askerlikten muafiyet vergisi konulmuş, imparatorluğun sonuna kadar bu durum devam etmiştir. Devlet, Hıristiyan Tab’asının eline silah vermeyi tehlikeli saymıştır. Savaş usullerini bilen bir Hıristiyan kitlesi edinmek, devlet siyasetine aykırı sayılmıştır.</p>
<p>XIX.asırda ise durum altüst olmuş, Hıristiyan Tab’asına hiç ehemmiyet vermiyen devlet, bu tab’asının dışarıdan kışkırtılmasıyla büyük belalara uğramıştır…”</p>
<p>Tarihçimiz, bu dönemde Müslüman olanları da şöyle açıklamaktadır (anlaşılır olması için metni maddeler haline getirdim): “Kitle halinde ihtidalar mahdut ve hemen hemen şunlardan ibarettir;</p>
<p>&#8211; Katolik ve Ortodoks Hıristiyan olan Arnavutların üçte ikisi XIV-XVI.asırlarda bilhassa XV.asırda Müslüman olmuşlardır.</p>
<p>&#8211; XV.asırda Bosna-Hersek’te yaşayan Katolik veya -bazı Müslüman esaslar taşıyan- Bogomil mezheplerinden olan Hırvatların çoğu Müslüman olmuş, bunlara ‘Boşnak’ denilmiştir.</p>
<p>&#8211; Küçük bir Bulgar kitlesi Müslüman olmuş, bunlara da ‘Pomak’ denilmiştir. Sayıları çok azdır.</p>
<p>&#8211; Girit’teki Ortodoks Rumlardan bir kitle, XVII.asırda Müslümanlaşmıştır. Bu kavimler Arnavutça, Hırvatça, Bulgarca konuşmaya devam etmişler, yalnız Girit Müslümanları XX.asrın 2.çeyreğinde Yunancayı tamamen unutarak Türkçe konuşmaya başlamış, yani Türkleşmişlerdir.</p>
<p>Bu kitlevi ihtidâlar Divan-ı Hümayun’u hiç memnun etmemiş, vergi açığını nasıl kapayacağı hususunda düşünceye sevk etmiştir. Anadolu Rumları ve Ermenileri arasında kitlevi ihtidâlar olmamasına çok dikkat edilmiştir.</p>
<p>&#8211; Ortodoks Gürcüler arasındaki ihtidâlar da bu kavmin büyük çoğunluğu bugün de Ortodoks olmakla beraber, kitlevî sayılır. Mesela Batum bölgesinde (Acaristan) yaşayan Acarlar, tamamen Müslüman olmuşlardır (XV.asır ve sonrası). Fakat Müslüman Gürcüler, ekseriya Gürcistan’da kalmayarak -Acaristan hariç- Anadolu’ya gelmişlerdir.</p>
<p>&#8211; XVII.asırda Abhazistan da İslâmlaşmış sayılır. Abaza’ların çok büyük çoğunluğu Müslüman olmuştur. Bugün Sohumkal’a çevresinde yaşarlar ve çoğu da Anadolu’ya gelmiştir.</p>
<p>&#8211; Osmanlıların devlet siyaseti olarak yapmak istedikleri ve başardıkları tek kitlevî ihtidâ, Çerkeslerinkidir. XVIII.asrın sonlarında Rusya’nın Kuzey Kafkasya’ya müdahaleye başlaması, Bab-ı Ali’yi çok büyük ölçüde telaşlandırmıştır. Çerkesistan’da henüz putperest olan Çerkesleri Müslümanlığa ve netice itibariyle devlete kazandırmak için Ferah Ali Paşa seçilmiştir. Bu fedakâr vezir, bir avuç adamıyla uzun yıllar Anapa’da oturarak bütün Çerkesistan’ı çok zor şartlar altında ve çok büyük başarıyla Müslümanlaştırmıştır. Çok ilkel hayat yaşayan Çerkes kabilelerine hulûl için kullandığı metodlar, hârikulâdedir. Yeni İslam olmuşlara has bir ateşlilikle Çerkesler, kendilerinden bekleneni yapmış, Ruslar’a kan kusturmuşlardır. II.Ekatharina’nın Ortodoks misyonerleri, Çerkesler arasında az başarı kaydetmiştir. XIX.asırda Rus istilası karşısında Çerkesistan’dan büyük kitleler Anadolu’ya gelmiştir…</p>
<p>&#8211; Diğer Kuzey Kafkasya kavimleri de (Lezgiler, Osetler, Çeçenler, İnguşlar, Lazlar vs.) bu suretle İslâmlaştırılmıştır.</p>
<p>Kuzey Kafkasya’nın İslâmlaştırılması, bu ülkenin tamamen ayrı diller konuşan ve millet olmıyan yarım düzineden fazla kavimle meskûn olması yüzünden, Osmanlıların ümid ettikleri seddi yeterli derecede meydana getirememiş, Ruslar, Kafkaslar’ı geçebilmiş, Güney Kafkasya’yı istilâ ettikleri gibi, zaman zaman Anadolu ve Güney Azerbaycan’a da akmışlardır…</p>
<p>Tarihi olayları, mutlaka yaşandığı çağa ve zamana göre değerlendirmek gerekmektedir…”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-4/">Ortak Türk tarihi dersi &#8211; 4</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-4/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortak Türk tarihi dersi-3</title>
		<link>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-3/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-3/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yaşar Yeniçerioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52002&#038;preview=true&#038;preview_id=52002</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öncekinden ders almamışlar ki ortalığa “Terörsüz Türkiye” diye bir laf attılar. Bu konuda hiç birbiriyle uyuşmayan ve uyuşması da mümkün görülmeyen partiler bir araya geldiler; ne söyleyeceği belli olan terör örgütünün başını -gizlice ve koşa koşa- ziyarete gittiler. Arkasından gelecekleri de dilleri altındaki baklayı da söylemeye başladılar. Yavaş yavaş kamuoyu oluşturuyorlar, alttan alta insanımızı hazırlıyorlar.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-3/">Ortak Türk tarihi dersi-3</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-3%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi-3" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-3%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi-3" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-3%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi-3" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-3%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi-3" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-3%2F&#038;title=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi-3" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-3/" data-a2a-title="Ortak Türk tarihi dersi-3"></a></p><p>Büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk doğmaktan şeref duyan, her konuşmasına yürekten “Büyük Türk Milleti!” diye başlayan, samimi ve gerçek bir Türk Milliyetçisi, Türkçü ve Türk dünyası bilgesiydi.</p>
<p>Bugün, böyle gerçek bir Türk, Türkçü, Türk Milliyetçisi gösterebilir miyiz? Kişiliksizliğe, ilkesizliğe, seviyesizliğe, samimiyetsizliğe, nobranlığa, söylemlere ve görüntüye bakılırsa yok diyebiliriz. Siz ne dersiniz? Bilemem…</p>
<p>Yıllardır düşlediğimiz büyük bir Türk dünyası önümüzdedir. Türklerin hepsi olmasa bile bir kısmı esaretten kurtulmuş ve bağımsızlıklarını ilân etmişlerdir. Bir araya gelinerek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) kurulmuştur. Emperyalist devletlerin boyunduruğundan çıkılmış ama etki alanlarından ve baskılarından çıkılamamıştır. Hepsinin gözü yer altı ve yer üstü kaynaklarımızda. Çökmek istiyorlar ve çöküyorlar da…</p>
<p><em>“Ülkeleri barıştırıyoruz, savaşları durduruyoruz.”</em> algısıyla yaptıkları propagandalar hep kendi lehlerine sonuçlanıyor. Nedense kazanan hep onlar oluyor!.. Azerbaycan Ermenistan arasındaki Karabağ savaşı sonucunda Karabağ koridorunun güvenliği Rusya’ya bırakılmıştı. Azerbaycan’la Ermenistan’ı bir araya getiren Trump da “Zengezur Geçidi”nin üstüne kondu. Kısacası özellikle emperyalist devletlerin gözleri Türk toprakları, kaynakları ve ticaret yolları üzerinde&#8230;</p>
<p>Dışarıda bunlar olurken içeride de bizleri meşgul ediyorlar. Tabii ki bağımsızlığını ilân eden Türk devletlerinin iç sorunlarının olması normal karşılanmalıdır. Devletler kolay kurulmuyor ve egemenlik hakkı kolay sağlanmıyor. Ayrıca kurumların oluşturulması süreçleri de uzun sürüyor. Burada önemli olan devlet yöneticilerinin tecrübe ve birikimleridir.</p>
<p>Öncelikle her Türk Devleti, “Türk Birliği” ülküsünü millî mesele saymalı ve devlet politikası haline getirmeli; bunun için çaba sarfedilmelidir. Keyfî tutumlardan, ayak oyunlarından, samimiyetsiz davranışlardan kaçınılmalıdır. Yol kazası yaşamamak için azamî özen gösterilmeli ve diplomaside daha dikkatli adımlar atılmalıdır.</p>
<p>Başarımızın eğitimden geçtiği unutulmamalıdır. Öncelikle Türk kültürüne önem verilmeli, Türk insanında dil ve tarih şuuru oluşturulmalıdır. Atatürk’ün bu sözü rehberimiz olmalı: “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”</p>
<h2><strong>Yaşananlar</strong></h2>
<p>Bizler Türk dünyasını düşünüp bu işlerle meşgul olurken ve uğraşırken, ülkemizde yaşananlar düşüncelerimize ve gönlümüze gölge düşürmektedir. “Ne değişti de bunlar oluyor?” sorusu akla gelmektedir.</p>
<p>İktidara geldiklerinden beri etnik farklılıkları tartıştıran, T.C. tabelalarından, <em>“Ne mutlu Türk’üm diyene!”</em> sözünden, andımızdan vb. Türklükle ilgili herşeyden rahatsızlık duyanlar; Anayasada değiştirmedik madde bırakmadıkları halde hâlâ anayasayı değiştirmekten söz edenler; ilk dört maddenin değiştirilmesini bile söyleyenler; son dönemde söylem ve eylemleri daha da artırdılar. Yanlış yolda oldukları sorgulanırken bir anda gündemi değiştirdiler. Ekonominin içinde bulunduğu çıkmazı konuşamıyoruz bile… Zaten gündem değiştirmeyi çok iyi beceriyorlar. <em>Sütte leke var ama bunlar da leke yok!..</em></p>
<p>Öncekinden ders almamışlar ki ortalığa “Terörsüz Türkiye” diye bir laf attılar. Bu konuda hiç birbiriyle uyuşmayan ve uyuşması da mümkün görülmeyen partiler bir araya geldiler; ne söyleyeceği belli olan terör örgütünün başını -gizlice ve koşa koşa- ziyarete gittiler. Arkasından gelecekleri de dilleri altındaki baklayı da söylemeye başladılar. Yavaş yavaş kamuoyu oluşturuyorlar, alttan alta insanımızı hazırlıyorlar.</p>
<p>Eskiden beri anadillerini konuşmalarında engel yokken anadilini gündeme getiriyorlar. Tabii ki asıl istekleri başka… Türk kimliğini kaldırmak istiyorlar, Türkçenin yanına başka resmî dil koymak istiyorlar, ülkeyi bir ve bütün olmaktan çıkarıp federasyona dönüştürmek istiyorlar. Eğer bunlar sağlanırsa terör örgütü isteğine kavuşmuş olacak ama bu sefer diğer bazı unsurlara yol açılacak ve onlar da aynı istekleri dile getirmeye başlayacaklardır.</p>
<p>Türk kimliğini kaldırmaya, Türk dilinin (Türkçenin) yanına başka dil koymaya; Türk vatanının bölünmesine zemin hazırlayacak çabalara bir an önce son verilmelidir. Bu coğrafyaya başka ortaklar çıkarılamaz. Anadolu coğrafyasının adı, tâ 11.yüz yıldan beri Türkiye’dir (Türk ülkesi anlamında hem de yabancılar tarafından verilmiştir.) ve vatandaşlarına da Türk denilmektedir.</p>
<p>Üzüldüğüm ve sorguladığım husus: Türklüğe ve Türk Milliyetçiliğine inanmış vatandaşlarımızın oyunu alarak TBMM’ne girmiş ve başka partilere geçmiş milletvekillerinin<em> “akılları ve vicdanları rahat mı? Keyfleri yerinde mi?..”</em></p>
<p>Yazıma Prof.Dr. Ahmet Bican ERCİLASUN, “Tarihin anlamı” başlıklı yazısından (08/02/2012, Millî Düşünce Merkezi- MDM sitesi) alıntıyla devam ediyorum: <em>“…Tarihe sadece geçmişte yaşanmış olaylar diye bakmak eksik bir bakış tarzıdır. Tarih, geleceğin yaratıcısıdır. Başka bir ifadeyle, tarihin belli bir kesitindeki olaylar bir sonraki kesiti belirler. Bu bakımdan fert ile toplum arasında tam bir benzerlik vardır. Nasıl bir insanın yapıp ettikleri onun geleceğini tayin ederse bir toplumun yapıp ettikleri, belli bir dönemdeki durumu da onun daha sonraki dönemlerini tayin eder…</em></p>
<p><em>Bugün Türkiye’de, belli sınırlar içinde, uluslararası toplum tarafından tanınan bir ülke ve millet olarak yaşıyorsak bu, 1919-1922 yıllarında yaptığımız ölüm kalım mücadelesinin ve bu mücadele sonunda imzaladığımız Lozan antlaşmasının bir sonucudur…</em></p>
<p><em>…geçmişteki olayların geleceği nasıl yarattığını göstermeye yeter.</em></p>
<p><em>Demek ki Türkler böyle bir tarihin sonucu olarak bu topraklarda hak sahibidirler…”</em></p>
<p><em>Mustafa KORÇAK da “ABD (Trump), Ukrayna’nın Madenlerine Niye Çökmek İstiyor?” başlıklı yazısında (MDM, 14/03/2025); “Emperyalizmin Gerçek Yüzü” olarak değerlendirmekte ve “…Ülkeler arasındaki mücadele; teknoloji, uluslararası şirketler, ilmi araştırmalar ve ekonomik güç ile yapılmaktadır. Karşısındaki ülkeleri mümkün olduğunca parçalara ayırıp bir güç olmaktan çıkarmaktadırlar. Onun için biz de Türk Devletleri ve onlara çok yakın olanlarla bir araya gelmeliyiz. Tek Millet Çok Devlet esasıyla ekonomik, siyasi ve kültürel değerlerin yoğrulduğu bir Türk Birliğine doğru hızla ilerlememiz gerekir.  Bunun için çok şuurlu hareket etmeliyiz. Olayları ve gelişmeleri iyi ve doğru analiz etmek zorundayız…” demektedirler.</em></p>
<h2>Ortak Türk Tarihi Dersi</h2>
<p>Türk halklarının dili, edebiyatı, kültürü, tarihi üzerine bilimsel araştırmaları koordine etmek amacıyla TDT’nin himayesinde 2012 yılında kurulan Uluslararası Türk Akademisi, daha önce <em>“Ortak Türk Tarihi Dersi”</em>nin ilköğretim 8.sınıflarda okutulacağını açıklamıştı. Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgelerinden ise Anadolu liseleri, fen liseleri ve sosyal bilimler liseleri ile hazırlık sınıfı bulunan yine bu liselerin 10 ve 11.sınıflarında seçmeli ders olarak birer saat okutulacağı anlaşılıyor.</p>
<p>Bu ders, maalesef seçmeli dersler arasına alınmıştır. Birçok seçmeli dersin yer aldığı programda acaba Ortak Türk Tarihi Dersini seçen bulunacak mı? Şu anda elimizde bir veri yok ama bu dersi seçecek öğrenci sayısının bir elin parmaklarını geçmeyeceğini düşünüyorum. Önümüzde bir Türk Birliği mücadelesi varsa dersin de zorunlu olması, hatta tüm liselerin 1’inci sınıflarında zorunlu ders olarak okutulması sağlanmalıdır. Daha güzeli ise tarihimizin çeşitli evreleri, öğrenci yaş grupları dikkate alınarak hazırlanmalı, ilkokul ve ortaokullarda da okutulmalıdır. Ders kitapları cazip, kaliteli kâğıtlara basılarak dağıtımı sağlanmalıdır. Millî bilinç ve millî kimlik için bu çok önemlidir.</p>
<h2>Büyük Türk Kağanlığı</h2>
<p>Kendilerini bilim insanı sanan bazı akademisyenlerin (ki bunlar çoğunlukla sözde siyasal islâmcı ve Osmanlıcıdırlar.) en büyük özellikleri tarihimizi çarpıtmalarıdır. Tarihî vakalara sübjektif bakmakta, gerçekleri söyleme/yazma yerine kendi kafalarından geçenleri anlatmaktadırlar. Bu tipleri zaman zaman takip ediyorum: Konuşmaya başlarken belki birkaç cümleyi doğru söylemekle birlikte arkasından yalan, yanlış, uyduruk birçok iddia sıralamaktadırlar. Bunlar uyanık geçinip sanki taktik uyguluyorlar gibi geliyor. Anadolu’da hüküm süren devletlerimizi öne çıkarıyorlar. Cumhuriyete ve Türklüğe olan allerjileri nedeniyle diğer devletlerimizi pek dikkate almıyorlar.</p>
<p>Tarihe bilimsel ve objektif bakan tarihçelerimiz ise Türklerin tarih sahnesine çıktıkları günden beri kurulan tüm imparatorlukları, devletleri, beylikleri ve hanlıkları <em>“Büyük Türk Kağanlığı”</em> adıyla tanımlıyorlar. Kağanların, hükümdarların, sultanların, padişahların, beylerin veya hanların adlarıyla kurulmuş olsalar dahi bu kişilerin aynı milletin içinden çıkması sebebiyle sadece yönetimde hanedan değişikliği olarak görüyorlar. Tüm bu devletleri aynı milletin kurduğunu ve sınıflandırmak gerekirse Orta Asya ve Anadolu’da kurulan devletler diye ikiye ayırabileceğimizi belirtiyorlar.</p>
<p>Devam edeceğiz…</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-3/">Ortak Türk tarihi dersi-3</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortak Türk tarihi dersi-2</title>
		<link>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-2/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yaşar Yeniçerioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51853&#038;preview=true&#038;preview_id=51853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk toplumu tek bir atadan gelen birçok kabileden oluşmaktadır. Konargöçer halklar ve komşu yerleşimciler arasında güçlü devletler kurabilen ittifak oluşturma eğilimi vardı. Ataların aynı dili konuştuğu kabile ittifaklarının birbirinden uzakta yaşaması nedeniyle lehçe farklılıkları ortaya çıkmıştır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-2/">Ortak Türk tarihi dersi-2</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-2%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi-2" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-2%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi-2" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-2%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi-2" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-2%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi-2" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-2%2F&#038;title=Ortak%20T%C3%BCrk%20tarihi%20dersi-2" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-2/" data-a2a-title="Ortak Türk tarihi dersi-2"></a></p><p>“Ortak Türk Tarihi Ders Kitabı”nda yer alan bazı bilgileri, bugüne kadar öğrendiklerinizle karşılaştırmanız ya da değerlendirmeniz için kısaltarak aşağıya alıyorum.</p>
<p><em>“1.Türk Halklarının Dünya Tarihindeki Yeri: …Türk toplumu tek bir atadan gelen birçok kabileden oluşmaktadır. Konargöçer halklar ve komşu yerleşimciler arasında güçlü devletler kurabilen ittifak oluşturma eğilimi vardı. Ataların aynı dili konuştuğu kabile ittifaklarının birbirinden uzakta yaşaması nedeniyle lehçe farklılıkları ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte dilin gramer temelinin yapısı iyice korunmuştur.</em></p>
<p><em>Türk toplulukları, Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında kültür taşıyıcılığını yapan toplum olarak bilinir. Tarihte Türk devletleri Çin ve Hindistan’dan Doğu Avrupa’ya, Uzak Doğu’dan Yakın Doğu’ya kadar kendi mallarını taşıyan tüccar kafileler için güven sağlayıcı olmuştur. Çeşitli Türk halklarının Avrasya’nın doğusu ve batısı arasında devamlı göç hareketlerinde bulundukları bilinir. Onlar yeni geldikleri ülkelerde yeni bir devlet kurarken kendileriyle beraber kültür taşıyıcılığı da yapmışlardır.</em></p>
<p><em>Türk toplulukları; tarihin ilk dönemlerinden beri Moğol, Çin, Tibet, Hint, İran, çeşitli Kafkasya toplulukları, Slav, Yunan, Germen, Fin-Ugor ve eski Sibirya kavimleriyle komşu olarak yaşamış ve onlarla kültürel etkileşimlerde bulunmuşlardır. (s.10)</em></p>
<p><em>3.Türk Adının Anlamı: Günümüzde Türk toplulukları; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkiye ve Türkmenistan gibi devletler ile farklı ülkelerde yaşayan otuza yakın etnik gruptan oluşmaktadır. Aslında Türk toplulukları geçmişte Saka (İskit), Hun, Türk gibi farklı isimlerle adlandırılmışlardır. Ancak Türklerin üç bin yıllık tarihinin büyük bir kısmında genel olarak Türk adıyla adlandırıldıkları bir gerçektir.</em></p>
<p><em>Çin kaynaklarında Türk adıyla ilişkili olduğu düşünülen Ti (eski okunuşu Tiek) adına rastlanmaktadır. Ayrıca bu kaynaklarda Çin’in kuzeybatısındaki geniş bozkırlarda konargöçer olarak yaşayan kavimler Ting-ling, Te-le olarak da adlandırılmıştır. Çinliler onları Türklerin ataları olarak tanımlar. Zerdüştilerin kutsal kitabı Avesta’da konargöçerlerin yaşadığı bölge olarak geçen Turan ve atlı savaşçı Tur kavim adlarının Türk adına kaynaklık ettiğine dair varsayımlar bulunmaktadır.</em></p>
<p><em>Günümüzde genel olarak benimsenen görüş, Türk adının ilk defa Erken Orta Çağ Dönemi’nde görülmeye başlandığı üzerinedir. VI-VIII.yüzyıllardan itibaren Çin, Tibet, Hint, Bizans, İran ve Arap kaynaklarında Türkçe konuşan ve boylar halinde yaşayan halkların ismi Türk olarak geçer. Nitekim Kuzeybatı Çin’den Karadeniz’in kuzeyine kadar uzanan çok geniş bir coğrafya ahalisi farklı boy adlarına sahip olmakla beraber Türk adı onların tanıtıcı ve birleştirici adı olmuştur. (s.14)</em></p>
<p><em>Türklerin yaşadığı yer, Türk Ülkesi manasına gelen Türkistan ve Türkiye adları etnik, siyasi ve coğrafi terim olarak ilk defa VI.yüzyılda Bizans kaynaklarında Orta Asya ve civarları için kullanılmıştır. Bizans kaynakları, IX ve X.yüzyıllarda Volga’dan Orta Avrupa’ya kadar uzanan sahaya da Türkiye adını vermiştir. XI-XIII.yüzyıllarda ise Mısır ve Suriye’ye Türkiye denilmiştir. Anadolu XII.yüzyıldan itibaren Türkiye olarak tanınmaya başlanmıştır. (s.15)</em></p>
<p><em>6.Türk Göçlerinin Sebepleri ve Sonuçları: Türk toplulukları tarih boyunca siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik nedenlerden dolayı göç etmişlerdir. Bunun sonucunda çeşitli Türk halkları zamanla Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarına da yayılmışlardır. Geçmişte ve günümüzde farklı coğrafi bölgelerdeki Türk halklarının varlığı bu tarihi gerçekliğe dayanır. Türklerin ata yurttan ilk göçlerinin MÖ XV.yüzyılda başladığı bilinmektedir.</em></p>
<p><em>Türkler çok eski çağlardan beri geniş bir coğrafyada yaşamışlardır. Türk topluluklarının yaptığı büyük göçler, Kore Yarımadası’ndan Karadeniz’e kadar Türk topluluklarının merkezileşmesi ve devletin yapılanmasında önemli bir etken olmuştur. Yönetici hanedanların orduları da göç sürecinde oluşmuştur… (s.17)</em></p>
<p><em>7.Orta Asya’nın En Eski Kültürleri: Türklerin en eski yurtlarından Orta Asya coğrafyasında Türklerle ilişkili olduğu düşünülen kültür bölgeleri bulunmaktadır. Bunlardan bazıları Anav, Afanasyevo ve Andronovo’dur. (s.18)</em></p>
<p><em>…Altay Dağlarında sürdürülen arkeolojik araştırmalarda bu kültür çevresinde Türk topluluklarının antropolojik tipi olan brakisefal (yuvarlak kafalı) insan tipinin oluştuğu tespit edilmiştir… (s.19)</em></p>
<p><em>8.Ön Türkler: Ön Türklerin ataları Orta Asya’nın kuzey ve kuzeydoğu kısımlarının atlı sakinleridir. MÖ 1000 yılının ortalarına doğru Altay Dağları’ndan Karadeniz’in kuzeyine kadar uzanan sahada ilk siyasi teşkilat, başka bir deyişle proto (ön) devlet Saka (İskit) kabileler birliği görülmüştür.</em></p>
<p><em>Sakalar: Doğu kaynaklarında Saka, Batı kaynaklarında İskit olarak bilinen bu birlik, Avrasya’da kurulmuş Orta Asya ve civarındaki toplulukların ilk askeri siyasi teşkilatıdır. Sakalar, Baykal Gölü’nden Tuna Nehri boylarına kadar uzanan geniş coğrafyada MÖ VIII-MS III.yüzyılların arasında siyasi ve kültürel varlıklarını sürdürmüşlerdir…</em></p>
<p><em>Sakaların hayatı hakkında bilgiler komşuları ve siyasi ilişki kurmuş oldukları Ahamenişler (İran), Doğu Roma (Bizans) ve Han (Çin) gibi eski devletlere ait verilere dayanmaktadır. Sakalar Ön Asya seferleri sayesinde Anadolu’ya kadar uzanmışlardır.</em></p>
<p><em>Kaynaklarda İran hükümdarları Kirus ve Darius’ün Sakalara karşı seferleri ve Büyük İskender’in İran seferi bahislerinde Sakalardan ve sakaların meşhur kadın hükümdarları Tomris’ten söz edilmektedir. Onların Ön Asya seferini yapan hükümdarın adı Şehname’ye göre Afrasiyab, Türk efsanelerine göre ise Alp Er Tonga’dır. Çin kaynaklarında da Sakalar ‘Sai’ adı altında anlatılmaktadır. (s.20)</em></p>
<p><em>Sakaların bir kısmı olarak kabul edilen Massaget etnik adı eski Yunan ve İran kaynaklarında bulunur. Bu topluluk Aral Gölü ve Hazar Denizi arasında, Kuzey Kafkasya ve Azerbaycan’da yaşamıştır. Azerbaycan’da ve Anadolu’da MÖ VII.yüzyılda İskitler devlet kurmuştur. İskitlerin Akadca İşguzai adındaki -guz-, -guzai- köklerinin, o zamanki Oğuz adının arkaik söyleyişinin çivi yazısındaki şekli olduğu şüphesizdir. Orta Çağ’da, örneğin Bizans kaynaklarında, İslam dinini henüz kabul etmemiş olan Türk halkları İskit şeklinde adlandırılmıştır. Sakaların hayat tarzı, giyim kuşamları, madenleri kullanmadaki başarıları özellikle de at koşumları ve diğer kültür unsurları İslam öncesi Türkler ve Orta Asya’daki tarihi topluluklarla benzerlik göstermektedir. Bu yüzden Sakaların söz konusu toplulukların ilk atalarından biri olduğunu ileri sürmek mümkündür.” (s.21)</em></p>
<p>Kitaba okuma metni olarak aşağıdaki parçalar konulmuştur.</p>
<p><em>“Darius bir sefer sırasında elçi aracılığıyla İskitlerden kuş, fare, kurbağa ve ok alır. O, bunların toprağı (fare), suyu (kurbağa), gökyüzünü (kuş) ve orduyu (ok) simgelediğini sanır. Ancak bilgelerden biri gönderilenlerin başka anlam da taşıyabileceğini şu şekilde açıklar: ‘Siz Persler, fare gibi toprağın içine girip saklanmadıkça, kurbağalar gibi suyun içinde gizlenmedikçe ya da kuşlar gibi uçup kaçmadıkça oklarımızın altında can vereceksiniz’. (Heradotos, Herodot Tarihi, İstanbul, 1991, 336.sayfadan özetlenmiştir.</em></p>
<p><em>Eski İran dilinde yazılmış Zerdüştilerin kutsal kitabı Avesta’da Turan ülkesinin baş hükümdarı Farangrasiyan (Afrasiyab) yeryüzünün kuzey kısmını yöneten kudretli bir şahıs olarak geçer. Kaşgarlı Mahmut (XI.yüzyıl) Divân-ı Lügati’t-Türk (Türk Dilleri Sözlüğü) adlı eserinde tüm Türk boylarının birliğini sağlayan Afrasiyab adındaki kudretli hükümdara dair birçok rivayet kaydeder:</em></p>
<p><em>‘Türklerin yöneticisi olan Afrasiyab Han’ın unvanı Tonga Alp Er: Kaplan gibi güçlü bir savaşçı… ‘Kaz -Afrasiyab’ın kızının adı. Kazvin kentinin kurucusudur. Bu kentin adının kök biçimi Kaz oyunu: Kaz’ın oyun alanıdır, çünkü o kız orada yaşar ve oyun oynarmış. Bu nedenle bazı Türkler Kazvin’i Türk ülkesinin sınırları içinde kabul eder. Aynı zamanda Kum kenti de sınırlar içinde sayılır, çünkü ‘kum’ sözcüğü Türkçedir; Afrasiyab’ın kızı o bölgeye sık sık gider ve oralarda avlanırdı. Geri kalan Türkler, sınırın Merv el-Şahican’dan başladığını kabul eder; çünkü, Kaz’ın babası Tonga Alp Er, yani Afrasiyab- Tahmuras’ın (Fars padişahının) kentin iç kalesini yaptırmasından üç yüz yıl sonra Merv kentini inşa ettirmiştir’. (Divanü Lûgat-it Türk Tercümesi, Cilt III.  Çev. Besim Atalay, TDK yayınları, Ankara, 1985, s.149) (s.23)</em></p>
<p><em>Hun İmparatorlukları ve Sonraki Türk Devletleri: …Güney Sibirya’daki Altay eteklerinde bulunan Pazırık Kurganı MÖ V-III.yüzyıllar arasına tarihlendirilir. Bu kurgan buzlar içinde kaldığından burada binlerce yıl bozulmamış insan ve hayvan ölüleri bulunmuştur. (s.26)</em></p>
<p><em>…Çoğunluğu Sakalarla bağlantılı Pazırık buluntularının bir kısmı Hun sanatıyla ilişkilidir. Eyer takımları ve atların kulaklarında Ön Türk boy damgaları vardır. (s.27)</em></p>
<p><em>Bizanslıların Türk terimini ilk olarak Macarlar için kullanmış olmaları da ilgi çekicidir. Nitekim Bizans kaynaklarında Tourkia sözcüğü önce Macaristan bölgesi için, ‘Türk’ adı da Macarlar için kullanılmıştır.” (s.56)</em></p>
<p>Devam edeceğiz…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-2/">Ortak Türk tarihi dersi-2</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortak Türk Tarihi Dersi-1</title>
		<link>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-1/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yaşar Yeniçerioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 17:00:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[birlik]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretim Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Ortak Türk Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Talim ve Terbiye Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Türk halkları]]></category>
		<category><![CDATA[türk kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar yeniçerioğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51602</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Türk’ün bütün tarihi kaybolsa, sadece Orhun Abidelerine bakarak bu milletin yüksek medeniyetini, devlet kurucu dehasını, ahlâk ve faziletini, askerî kahramanlığını, devlet ve kanun anlayışını öğrenmek mümkündür.”</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-1/">Ortak Türk Tarihi Dersi-1</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-1%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20Tarihi%20Dersi-1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-1%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20Tarihi%20Dersi-1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-1%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20Tarihi%20Dersi-1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-1%2F&amp;linkname=Ortak%20T%C3%BCrk%20Tarihi%20Dersi-1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fortak-turk-tarihi-dersi-1%2F&#038;title=Ortak%20T%C3%BCrk%20Tarihi%20Dersi-1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-1/" data-a2a-title="Ortak Türk Tarihi Dersi-1"></a></p><h3 style="text-align: center;">Bu yazıyı dinleyebilirsiniz.</h3>
<audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-51602-1" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/wav" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/4.-YASAR-YENICERIOGLU.wav?_=1" /><a href="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/4.-YASAR-YENICERIOGLU.wav">https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/4.-YASAR-YENICERIOGLU.wav</a></audio>
<p>Prof. Dr. Mehmet SARAY’ın <strong><em>“Türk Dünyasında Birlik Böyle Sağlanamaz”</em></strong> başlıklı yazısını (06/07/2019, Yeniçağ) okuduktan sonra araştırmaya başladım. <strong><em>“Ortak Türk Tarihi Kitabı”</em></strong>nı birkaç kitapçıya ve tanıdığım tarih öğretmenlerine sordum ama böyle bir kitabın olmadığını söylediler. Duyumlarıma göre kitap hazırlanmış fakat yoğun eleştiriler üzerine basılmasından vazgeçilmiş. Sadece Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından <em>“işlenecek konularla ilgili”</em> bir genelge gönderilmiş!</p>
<p>2023 yılı başlarında konuyu yeniden araştırmaya başladım. Bir gün Talim ve Terbiye Kurulu sitesine girdiğimde <strong>Ortak Türk Tarihi Dersi Öğretim Programı ile Ders Kitabı’</strong>nın siteye yüklendiğini gördüm, çıktısını aldım.</p>
<p><strong>Ortak Türk Tarihi Ders Programı’</strong>nın Ortaöğretim Genel Müdürlüğünün 01/09/2022 tarihli teklifi üzerine Talim ve Terbiye Kurulunda 18/10/2022 tarihinde görüşüldüğü ve 04/11/2022 tarih ve 93 sayılı Bakan onayı ile uygulanmasına karar verildiği anlaşılıyor.</p>
<p>Yine <strong>Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgeleri</strong>nin 2023-2024 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanmak üzere tüm sınıf seviyelerinde uygulanması 15/08/2023 tarihinde Talim ve Terbiye Kurulunda görüşülmüş ve 24/08/2023 tarih ve 37 sayılı kararla uygun bulunmuştur. Çizelgeden <strong>Ortak Türk Tarihi Dersi</strong>nin seçmeli dersler arasına alındığı anlaşılmaktadır. Ancak dersin kitap olarak basılıp okullara gönderildiği veya satıldığı hakkında bilgi edinemedim. Dolayısıyla yazılarım bu çıktılar üzerinden olacaktır.</p>
<p><strong>Ortak Türk Tarihi Dersi</strong> ile ilgili <strong><em>“2.3.Öğretim Programının Uygulanmasında Dikkat Edilecek Hususlar”</em></strong> başlığı altında şunlar belirtilmektedir:</p>
<p><em>1.Ortak Türk Tarihi Dersi Öğretim Programı’nın hazırlanmasında temel eğitim ve ortaöğretim süreçlerinde <strong>“Sosyal Bilgiler, Tarih ve vb.”</strong> derslerde yer alan tarih konuları dikkate alınmıştır. Bu öğretim programına yönelik temel bilgi ve becerilerin kazandırılmasında yukarıda bahsedilen derslerin programları önemli bir yere sahiptir. Özellikle öğrencilerin tarih dersinde kazandıkları araştırma yapma, sorgulama, keşfetme, problem çözme gibi temel bilgi ve becerileri bu programda da kullanmaları ve geliştirmeleri sağlanmalıdır.</em></p>
<p><em>2.Öğretim programında belirlenen konuların diğer disiplinlerle ve günlük hayatla ilişkilendirilmesine imkân sağlayan etkinlik ve çalışmalara yer verilmelidir.</em></p>
<p><em>3.Türk dünyası; bağımsız Türk devletlerinin yanı sıra Rusya, Çin, İran gibi ülkelerde Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgeleri içeren çok geniş bir coğrafyayı kapsar. Dolayısıyla konular işlenirken Türk dünyasının sınırları bütünsel bir bakış açısıyla ele alınmalıdır.</em></p>
<p><em>4.Programın uygulama aşamasında, bilgi-iletişim teknolojilerinden yararlanarak Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerdeki (Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan) öğrencilerin etkileşime girebilecekleri ortamlar oluşturulmalıdır. Bu amaca yönelik projeler geliştirilmeli veya mevcut projeler uygulanmalıdır.</em></p>
<p><em>5.Öğretmenler; Ortak Türk Tarihi dersi ile ilgili bilgi, beceri, değer ve tutumları öğrencilerine kazandırırken sadece ders kitabına bağlı kalmamalıdır. Sınıf düzeyi öğrencilerin ilgi, hazır bulunmuşluk düzeyleri, öğrenme stilleri gibi unsurları göz önünde bulundurarak öğretim programıyla tutarlı olacak şekilde materyaller (sunum, etkinlik, proje, okuma parçaları vb.) geliştirilmeli ve bu materyalleri kullanmalıdır.</em></p>
<p><em>6.Ortak Türk Tarihi derslerinde anlamlı ve kalıcı öğrenmelerin meydana gelebilmesi için öğrencilerin bilmeleri gereken temel unsurlardan bir tanesi kavramlardır. Tarih öğretmenleri öğrencilerin ünitelerle ilgili bilgi düzeylerini tespit ettikten sonra, konu içinde temel kavramların öğretimine ilişkin uygulamalara (kavram haritaları, kavram ağları, yapılandırılmış grid, sözlük hazırlatma vb.) yer vermelidir.</em></p>
<p><em>7.Ortak Türk Tarihi Dersi Öğretim Programı’nda önemli şahsiyetlere de vurgu yapılmaktadır. Tarihin şekillenmesinde önemli rol oynamış bu şahısların hayat ve kariyerleri ile tarihe mal olmuş ve eser ve faaliyetleri programda yer alan konu ve kazanımlarla ilişkilendirilerek öğretilmelidir.</em></p>
<p><em>8.Öğretmenler konuların öğretiminde yer temelli öğrenmeye dayalı etkinliklere de yer vermelidirler. Bu çerçevede, öğretmen denetiminde sanal müze ziyaretleri, çevre ve okul imkanları uygun ise tarihi mekân ve müze ziyaretleri yapılmalıdır. Öğretmenler ziyaretlerin; ilişkilendirilen kazanım ve açıklamaları doğrultusunda planlanması, uygulanması ve sonuçlandırılması konusunda gerekli tedbirleri almalıdır.</em></p>
<p><em>9.Çeşitli kazanımlarda verilen kronolojik sıralama, öğrencilerin kronolojik düşünme becerilerini desteklemeye yöneliktir. Sıralanan olay ve olgulara ilişkin bir konu anlatımı yapılmamalı ve bunların ezberletilmesi yoluna gidilmemelidir. Ortak Türk Tarihi Dersi Öğretim Programı’nın işlevsel bir biçimde kullanılabilmesi için öğretmenlerin dikkat etmesi gereken hususlar aşağıda sunulmuştur.”</em></p>
<h2><strong>Ortak Türk Tarihi Ders Kitabı</strong></h2>
<p>Kitaptaki <strong><em>“ÖN SÖZ”</em></strong>den sadece şu ifadeleri alarak konuya gireceğim: <em>“Ortak Türk Tarihi dersinin amacı, genç nesilde Türk topluluklarının ortak geçmiş, dil ve kültüre sahip oldukları düşüncesini husule getirmek, bu vesileyle Türk dünyası arasında karşılıklı saygı ve birlik duygusunu geliştirmektir. Bu ders kitabında Türk topluluklarının bilinen en eski dönemlerinden 15.yüz yıla kadar olan geçmişi, Türk devletleri ve hanedanları tarihi bazında anlatılmaktadır. (s.7)”</em></p>
<p>Kitabın bölümleri ve konu başlıkları ise şöyledir:</p>
<p><strong>1.BÖLÜM:</strong> DÜNYA TARİHİ ÇERÇEVESİNDE TÜRK DÜNYASI</p>
<p><strong>1.Türk Halklarının Dünya Tarihindeki Yeri</strong>/ 2.Türk Dilleri/ <strong>3.Türk Adının Anlamı</strong>/ 4.Türk Halkları Coğrafyası/ <strong>5.Türk Halklarının Ata Yurdu</strong>/ 6.Türk Göçlerinin Sebepleri ve Sonuçları/ <strong>7.Orta Asya’nın En Eski Kültürleri/ 8.Ön Türkler</strong>/ 9.Sakaların Sosyal, Ekonomik ve Kültürel Hayatı.</p>
<p><strong>II.BÖLÜM:</strong> HUN İMPARATORLUKLARI VE SONRAKİ TÜRK DEVLETLERİ</p>
<p><strong>1.Asya Hun İmparatorluğu</strong>/ 2.Usun Devleti/ <strong>3.Kadim Kırgızlar</strong>/ 4.Kangüy Devleti/ <strong>5.Parkana (Davan) Devleti</strong>/ 6.Kuşan İmparatorluğu/ <strong>7.Avrupa Hun İmparatorluğu</strong>/ 8.Güney Hun Devleti/ <strong>9.Ak Hun (Eftalit) Devleti</strong>/ 10.Juan-Juan Kağanlığı/ <strong>11.Hun İmparatorlukları ve Sonraki Türk Devletleri Döneminde Sosyal, Ekonomik ve Kültürel Hayat.</strong></p>
<p><strong>III.BÖLÜM:</strong> TÜRK KAĞANLIKLARI</p>
<p><strong>1.Kök Türk Kağanlığı</strong>/ 2.Avar Kağanlığı/ <strong>3.Hazar Kağanlığı</strong>/ 4.Türgeş Kağanlığı/ <strong>5.Uygur Kağanlığı</strong>/ 6.Koçu Uygur Devleti/ <strong>7.Karluk Yabguluğu</strong>/ 8.Kırgız Kağanlığı/ <strong>9.Kimek ve Kıpçak Devletleri</strong>/ 10.Türk Kağanlıkları Döneminde Sosyal, Ekonomik ve Kültürel Hayat.</p>
<p><strong>IV.BÖLÜM:</strong> İLK TÜRK İSLAM DEVLETLERİ</p>
<p><strong>1.Orta Asya’da İslamiyet’in Yayılması</strong>/ 2.Oğuz Yabguluğu/ <strong>3.Karahanlılar Hakanlığı</strong>/ 4.Sacoğulları/ <strong>5.İdil Bulgar Devleti</strong>/ 6.Gazneliler Devleti/ <strong>7.Büyük Selçuklu Devleti ve Türkiye Selçuklu Devleti</strong>/ 8.İldenizliler (Azerbaycan Atabeyleri) Devleti/ <strong>9.Harezmşahlar Devleti</strong>/ 10.İlk Türk İslam Devletlerinde Sosyal, Ekonomik ve Kültürel Hayat.</p>
<p><strong>V.BÖLÜM:</strong> TÜRK KAĞANLIKLARI <strong>(TÜRK-MOĞOL DEVLETLERİ)</strong></p>
<p><strong>1.Moğol İmparatorluğu</strong>/ 2.Altın Orda Devleti/ <strong>3.Çağatay Devleti</strong>/ 4.Moğolistan (Doğu Çağatay) Hanlığı/ <strong>5.İlhanlılar Devleti</strong>/ 6.Kubilay Hanlığı/ <strong>7.Türk-Moğol Devletlerinde Sosyal, Ekonomik ve Kültürel Hayat.</strong></p>
<p><strong>VI.BÖLÜM:</strong> TÜRK DÜNYASI (XIII-XV. YÜZYILLAR)</p>
<p><strong>1.Delhi Sultanlığı</strong>/ 2.Mısır Memluk Devleti/ <strong>3.Osmanlı İmparatorluğu</strong>/ 4.Timurlular Devleti/ <strong>5.Karakoyunlular Devleti</strong>/ 6.Akkoyunlular Devleti.</p>
<p><strong>VII.BÖLÜM:</strong> TÜRK DÜNYASININ ORTAK MANEVİ VE KÜLTÜREL MİRASLARI</p>
<p><strong>1.Türk Halklarının Ortak Destanları</strong>/ 2.Türk Halklarının Ortak Manevî Değerleri/ <strong>3.Türk Halklarının Ortak Maddi Kültürü</strong>/ 4.Türk Halklarının Ortak Millî Oyunları.</p>
<p><strong>SÖZLÜK, KAYNAKÇA</strong></p>
<p>(<strong>YY:</strong> Kitabın içindekiler bölümü ile metin başlıkları arasında hatalar gördüm, sanıyorum dikkatten kaçmış!..)</p>
<p>Yazımı Prof.Dr. Erol GÜNGÖR’ün bir sözüyle bitirmek istiyorum: <em>“Türk’ün bütün tarihi kaybolsa, sadece Orhun Abidelerine bakarak bu milletin yüksek medeniyetini, devlet kurucu dehasını, ahlâk ve faziletini, askerî kahramanlığını, devlet ve kanun anlayışını öğrenmek mümkündür.”</em></p>
<p>Devam edeceğiz…</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-1/">Ortak Türk Tarihi Dersi-1</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ortak-turk-tarihi-dersi-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/4.-YASAR-YENICERIOGLU.wav" length="24995130" type="audio/wav" />

			</item>
		<item>
		<title>Türk tarih birliği-3</title>
		<link>https://millidusunce.com/turk-tarih-birligi-3/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turk-tarih-birligi-3/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yaşar Yeniçerioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 17:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türk birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51405&#038;preview=true&#038;preview_id=51405</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarih bilinci olan yöneticiler uluslararası ilişkilerde daha başarılı olur. Sonuç alıcı stratejiler uygular, krizleri daha kolay yönetirler. Ülkemiz adına daha faydalı faaliyetler yürütme becerisi gösterirler.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-tarih-birligi-3/">Türk tarih birliği-3</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-tarih-birligi-3%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20tarih%20birli%C4%9Fi-3" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-tarih-birligi-3%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20tarih%20birli%C4%9Fi-3" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-tarih-birligi-3%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20tarih%20birli%C4%9Fi-3" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-tarih-birligi-3%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20tarih%20birli%C4%9Fi-3" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-tarih-birligi-3%2F&#038;title=T%C3%BCrk%20tarih%20birli%C4%9Fi-3" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turk-tarih-birligi-3/" data-a2a-title="Türk tarih birliği-3"></a></p><p>İnsanın, bugünü anlamak için dünü bilmeye ihtiyacı vardır. Bu da tarihle ilgili doğru ve gerçek bilgileri öğrenmekle mümkündür. Özellikle diplomatlar başta olmak üzere devlet kademelerinde görev yapanların tarihimizi çok iyi bilmeleri gerekir. Tarih bilinci olan yöneticiler uluslararası ilişkilerde daha başarılı olur. Sonuç alıcı stratejiler uygular, krizleri daha kolay yönetirler. Ülkemiz adına daha faydalı faaliyetler yürütme becerisi gösterirler.</p>
<p>Esas olan tarihimizin okullarda öğretilmesidir. Tarih uyduruk dizilerden öğrenilemez. Tarihî dizi ve filmler belki tarihe merak ve ilgi uyandırabilir. Biz de çocukken Malkoçoğlu, Karaoğlan, Tarkan gibi filmleri seyrederek büyüdük. Fakat tarihimizi bilmeden dizi ve filmlerdeki eksikleri ve yanlışları görmek de mümkün değildir.</p>
<p>Kadim tarihimizden süzülüp gelen destanlarımız, masallarımız, kahramanlarımız, yaşanmış hikâye ve romanlarımız dolu. Devletimiz katkı sağlamalı, eğitim amaçlı daha kaliteli diziler, filmler, çizgi filmleri yaptırmalıdır. <em>“Türk Tarihi”</em> erken yaşta çocuklarımıza çok iyi öğretilmelidir. Yabancıların tarihleri ise üst sınıflarda -onlara özendirici ve/veya heveslendirici değil- sadece bilgi mahiyetinde verilmelidir. <em>Türk milletine mensubiyet ve Türk devletine aidiyet ancak böyle sağlanır ve tarih şuuru böyle verilebilir.</em></p>
<p><em>“Ortak Türk Tarihi”</em>nin okullarda ders olarak okutulması bir süredir gündemde ama birçok kişinin haberi bile yok. Benim ilgi alanıma girdiğinden takip ediyor ve biliyorum.</p>
<h2>Ortak Türk Tarihi Dersi</h2>
<p>Medyada okuduğum <em>“Ortak Türk Tarihi Dersi”</em> başlıklı bir haber, <em>“Uluslararası Türk Akademisi ve Türk Keneşi iş birliğinde, Türk dünyasında ortak tarih bilinci oluşturmak amacıyla hazırlanan ‘Ortak Türk Tarihi’ ders kitabının taslağı tamamlandı.”</em> şeklindeydi.</p>
<p>Türk Keneşi (TDT) sitesindeki 18/09/2015 tarihli haberde ise; <em>“Geçtiğimiz hafta Astana’da düzenlenen Türk Keneşi 5.Zirvesi sırasında Devlet Başkanları, 15.yüzyıla kadar olan dönemi kapsayan ‘Ortak Türk Tarihi Ders Kitabı’ programının tamamlanmasını övgüyle karşılamışlardır. Zirve evvelinde gerçekleştirilen Türk Keneşi Eğitim Bakanları Toplantısında, Üye Ülkelerin dillerinde hâlihazırda mevcut basılı olan Ortak Türk Tarihi Ders Kitabı programı onaylanmıştır.</em></p>
<p><em>Devlet Başkanları Zirve’de ayrıca Türk Akademisi’ne ve Üye Ülkelerin ilgili kurumlarına, kitap üzerinde son incelemeleri yapmaları ve müfredatlarında yer vermek üzere gereken adımları atmaları yönünde talimat vermişlerdir. Bunun yanı sıra, tarih kitabının 15 ila 21.yüzyılı kapsayan dönemi içine alacak şekilde genişletilerek, benzer ortak coğrafya ve edebiyat ders kitaplarının hazırlıklarının hızlandırılması gerektiğini belirtmişlerdir.</em></p>
<p><em>Türk Devletleri Teşkilatına üye ülkelerdeki ilköğretim 8.sınıf öğrencileri için hazırlanan ve 7 bölümden oluşan 15.yüzyıla kadarki dönemi anlatan ders kitabının taslağına ilişkin nihai uzmanlar toplantısı, 27 Eylül’de Kazakistan’ın başkenti Astana’da… üye devletler Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye’nin eğitim bakanlıklarından temsilcilerin ve tarihçilerin katılımıyla gerçekleşti. Akademi Başkanı Darhan KIDIRALİ’nin başkanlığındaki toplantıda, ‘Ortak Türk Tarihi’ ders kitabının taslağı değerlendirilerek, gerekli düzeltmelerin yapılmasının ardından kitabın son hali üzerinde anlaşma sağlandı.</em></p>
<p><em>KIDIRALİ, yaptığı konuşmada, hazırlıklarına iki yıl önce başlanan ders kitabının oluşturulmasında Türk Keneşi’ne üye ülkelerin ilgili bakanlıklarının destek verdiğini kaydetti. …kitap taslağının son hali üzerinde çalışmaların 3 gün sürdüğünü belirttiği açıklamasına, ‘Burada ortak karar aldık. Türk Keneşi ile TWESCO’nun ortak çalışması olarak kitabı Türk Keneşi’ne üye devletlerin cumhurbaşkanlıklarına ve eğitim bakanlıkları sunacağız.’ şeklinde devam etti. …Çocuklarımızın ortak tarih bilincinde büyümeleri ve tarihimizi hep birlikte okuyabilmemiz için güzel bir proje tamamlandı.”</em> ifadelerini kullandı.</p>
<p>Ortak Türk Tarihi Kitabında şu bölümlerin yer aldığı belirtilmektedir: <em>1-Dünya tarihi çerçevesinde Türk Dünyası, 2-Hun İmparatorluğu ve onu müteakip Türk hanedanları, 3-Türk Kağanlıkları, 4-İlk Türk-İslam devletleri: Karahanlılar ve İdil-Bulgar Devleti, 5-Orta Çağ Türk Devletleri, 6-Türk-Moğol imparatorlukları, 7-Timurlular devleti, 8-Güney ve Ön Asya’daki Türk hanedanları, 9-Osmanlı İmparatorluğu, 10-Türk Dünyasının manevi ve kültürel ortak mirasları.</em></p>
<p>Bu ifadelerden <em>“Ortak Türk Tarihi”</em> ders kitaplarının basılıp ilk eğitim öğretim yılından itibaren okutulması bekleniliyordu!..</p>
<h2>Geçmişteki çalışmalar</h2>
<p>Yeni Türk Cumhuriyetlerinin ortaya çıkmasıyla birlikte 29-31 Ekim 1992 tarihlerinde Ankara’da <em>“Türk Cumhuriyetleri Devlet Başkanları Toplantısı”</em> yapılmıştır. Toplantıda Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan NAZARBAYEV tarafından <em>“ortak tarihimiz ve kültürümüz”</em> konularında çalışmalar yapılması dile getirilmiş, Eğitim Bakanlarının Bişkek’te yaptıkları toplantıda da bu görevi TİKA’nın yapması istenmiştir. TİKA çalışmaları yürütmek üzere Prof.Dr. Mehmet SARAY’ı görevlendirmiş; iki yıla yakın Türk Cumhuriyetlerinden gelen bilim insanları ile<em> “Ortak Türk Tarihi, Ortak Türk Edebiyatı, Ortak Türk Sözlüğü ve Ortak Türk Alfabesi”</em> üzerinde ayrı ayrı çalışmalar yapılmış ve çalışma raporları TİKA’ya teslim edilmiştir. Ancak daha sonra bir gelişme olmamıştır.</p>
<p>Tâ ki 3 Ekim 2009 tarihinde Nahçıvan’da <em>“Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Toplantısı”</em> yapılması ve burada benzer kararların alınmasına kadar… 2012 yılında Bişkek’te gerçekleştirilen Türk Konseyi Zirvesi’nde <em>“Ortak Türk Tarihi”</em> dersi için karar alınmış ve onaylanmıştır. Proje 2013 Gebele ve 2014 Bodrum zirvelerinde de desteklenmiştir. Kitabın hazırlanması görevini tarihçi Prof.Dr. Darhan HIDIRALİ (KIDIRALİ) üstlenmiştir. Türk Keneşi Eğitim Bakanlarının Bakü’de yapılan 3.Toplantısında, özellikle ortak tarih, coğrafya ve Türk edebiyatı ders programları gözden geçirilmiş ve <em>“Ortak Türk Tarihi”</em> kitabının programı onaylanmıştır. 1500’lü yıllara kadar gelen ortak tarihimizin önce seçmeli, sonra zorunlu okutulması şeklinde ilke kararı alınmıştır. (29/06/2014 Yeniçağ)</p>
<p>Daha önce bu çalışmaları yapan Prof.Dr. Mehmet SARAY’ın <em>“Türk Dünyasında Birlik Böyle Sağlanamaz”</em> başlıklı yazısını (06/07/2019, Yeniçağ) okuyunca çalışmaların arka planını ve sıkıntıları öğrenme imkânım oldu. Hatta bilgilenmek için hocanın <em>“Ortak Türk Tarihi Metinleri (Boğaziçi Yayınları, Aralık 2018)”</em> kitabını aldım.</p>
<p>12/07/2025’de kaybettiğimiz SARAY yazısında: “…Türk Dili Konuşan Devletler Topluluğu ‘Türk Keneşi’ kurulmuştur. Fakat ‘Türk Keneşi’ eksik kurulmuştu. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye teşkilatın üyeleri idi. Ama Özbekistan ve Türkmenistan teşkilatta yoktu. …Türkmenistan ve Özbekistan olmadan Türk dünyasında birlik oluşturacak bir teşkilat kurulamazdı. Türkmen ve Özbek kardeşlerimiz olmadan Ortak Tarih ve Ortak Edebiyat ders kitapları bastırılamaz, okutulamaz.</p>
<p>Bu defa ‘Ortak Türk Tarihi’ ders programının ve kitabının hazırlanması görevi Türk Akademisi Başkanı Darkhan HIDIRALİ’ye verildi. Görüşmeme rağmen kendisine doktora yaptırdığım Darkhan Bey, bazı arkadaşlarıyla ortak tarih kitabının metinlerini yazmış ve ders kitabı olarak basılmasını istemiş…</p>
<p><em>…yazılan metinde Türk halklarının, yani Kazakların, Kırgızların ve Azerilerin bir Türk toplumu olarak nasıl ortaya çıktıklarından bahsedilmiyor. Halbuki, kardeş Türk Cumhuriyetlerinin tarihçilerinin yazdıkları metinlere ve bendenizin Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan kitaplarına lütfedip bir bakılsa gerçeği göreceklerdi. Bu eksikliklerle dolu bir ‘Ortak Türk Tarihi’ ders kitabı yazılamaz ve bütün Türk dünyasına hitap edilemez. Böyle eksik bir ders kitabı ile Türk dünyasında birlik ve beraberlik nasıl sağlanır? Bu hatalı yoldan dönün, Türkmen ve Özbek kardeşlerimizi de dahil ederek yeni bir kitap hazırlayın. Fakat öncelikle dil birliğini sağlamalıyız. Türk birliği ne kadar gerçekçi ve sağlam temeller üzerine oturtulursa, kardeş cumhuriyetlerin geleceği de her alanda o kadar emniyetli olur.”</em> demektedir.</p>
<p>Yazıyı okuyunca Hocanın e-postasına -kendimizi de tanıtan- uzun bir ileti gönderdim. İletinin sonunu<em> “Ortak Türk Tarihi ve diğer çalışmaları yakından takip eden birisiyim. Bu çalışmaları sevinçle karşıladığım için çeşitli platformlarda da dile getirdim. Çalışmaların içinde bulunmanız nedeniyle, sizin bu yazınızdan sıkıntılar olduğu anlaşılıyor. Benzer tavır ve ilgisizlikleri çeşitli mercilerde bizler de yaşadık; bu sebeple yazınızda belirttiğiniz problemleri ve sitemleri çok iyi anlıyorum.</em></p>
<p><em>Bu konuda devleti ve ülkeyi yönetenler de dahil tüm kişi, kurum ve kuruluş yöneticilerinin samimi ve dürüst olmaları gerekiyor. Bana göre bu dava, tüm davaların üstündedir. O sebeple, kendi inanç, ideal ve çıkarlarımız yerine, bu büyük ‘Türk Dünyası’ ülküsüne inanan veya inandığını sananların, öncelikle bir irade ortaya koymaları, bu tür çalışmalara destek olmaları gerekiyor.”</em> diye bitirdim.</p>
<p>Hocanın yazısından sonra bu konuyu ben de araştırmaya başladım…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-tarih-birligi-3/">Türk tarih birliği-3</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turk-tarih-birligi-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
