Elimde bir fener, dolaşıyorum Ankara’nın sokaklarını, caddelerini, tepelerini, vadilerini; utanacak bir yüz arıyorum, utançtan kızaracak bir yüz arıyorum, bulamıyorum. Ben utanıyorum, elimdeki fener utanıyor, caddeler, sokaklar utanıyor… Utanması gereken yüzleri arıyorum, bulamıyorum. Üniformalı peşmergeler yürüyor Suriye’nin kuzeyindeki şehirlerde. Kollarını sallaya sallaya yürüyorlar, bellerini kıra kıra, kırıta kırıta yürüyorlar… Dolaşıyorum Ankara’yı, utanması gereken yüzleri arıyorum, bulamıyorum. […]
Devamını Oku