Mehdiye Kaldıysa İş – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Bilgi Şöleni’ne Davet: 20 Yanvar: Azerbaycan Türkü’nün Direniş Öyküsü / 22 Ocak 2020   • Kabakçı Konağı Sohbetleri’ne Davet: Bugünkü Kırgızistan / 20 Ocak 2020 Pazartesi

Mehdiye Kaldıysa İş

Allah’ım sen aklımıza mukayyet ol.Cehalet, fitne, tembellik ne varsa  savaşılacak, çekilir kenara. Kutsiyet katar bir de ona.  Allah, Kuran peygamberi ilişkilendirir onunla. Allah adına, onun rızası uğruna olmuş olur o zaman.  Diyecek söz kalmaz kimseye.

7 Ocak 2020
Osman Erenalp
Efendiler, mehdiyi şurada burada aramayın. Mehdi (hidayet rehberi) Kuran’dır ve başka mehdi beklemek Kuran’a ihanet, akla ziyandır

Yıl 1980 İlahiyat Fakültemizde Mezhepler Tarihi dersindeyiz. Konu Mehdilik. Söz istemişti sınıftan mehdiseverin birisi.  “Siz Mehdilik İnancını zayıflatıyorsunuz hocam”  demişti”  de,  Ne yapalım kardeşim kuvvetlendirelim mi?  diye cevap vermişti o da.

Ne zaman  mehdilik konusu açılsa o anı  hatırlarım. (Sonradan milletvekili seçilen daha sonra Mesihliğini ilan edecek olan kamuoyunun yakından bildiği  bir  isim de  bulunuyordu aramızda).

Üst düzey bir askeri danışmanımız o kapıyı araladı bu kez, sosyal medyada dolaşan şu  konuşması dolayısıyla;  “İslam birliği olacak mı?  Olacak. Nasıl, ne  zaman? Mehdi hazretleri geldiği zaman. Amenna ve saddakna  Peki, bizim bir işimiz yok mu,   ortamı hazırlamamız gerekmiyor mu?   Aslen bunu yapıyoruz işte.

Mehdinin geleceğine olan inancı tam. “Amenna ve saddakna”(inandık tasdik ettik)  diyor ona.  Bin orduya bedel gördüğü Mehdiye  havale etmiş belli ki milli güvenliğimizi. Türk  ordusunu hiç görüyor  onun yanında. Görevi geleceği güne hazırlık yapmak, ona uygun ortamı hazırlamak ona karşı mahcup düşmemek. Başka da ne isteyebilirdik ki. Bir askeri danışmandan da bu beklenirdi doğrusu.

En ilgisiz olanımız bile duymuşuzdur bir şekilde;  “Şama inecek, çama inecek, İsa gelecek, Mesih gelecek” diye. Kan ve gözyaşının hiç eksilmediği Ortadoğu coğrafyasının yeşerttiği bir umuttur o. Cehaletin, yokluğun olduğu yerde ürer. Yol verirsen bu ikisine, mecbur eder o seni dışarıdan kurtarıcı beklemeye. Beklemeye razıyım umudum olsun yeter.Bekler durursun Godo’yu bekler gibi (Godot’yu Beklerken, Samuel Beckett’ın ünlü tiyatro eseri)  Silkinip doğrulayım, umut da ben, Mehdi de ben” demez.  Havale eder bir başkasına  cehalet, fitne, tembellik ne varsa  savaşılacak, çekilir kenara. Kutsiyet katar bir de ona.  Allah, Kuran peygamberi ilişkilendirir onunla. Allah adına, onun rızası uğruna olmuş olur o zaman.  Diyecek söz kalmaz kimseye.

Bir mini derleme yaptık konuya kafa yoran  birkaç isim  arasından ne  demişler  acep bu Mehdi Mesih konusunda, hazır dikkatler konuya odaklanmış iken;

Mehdi arıyorsanız, akıldan ve ilimden başka mehdi yoktur.  (Prof Dr. İbrahim MARAŞ)

Efendiler, mehdiyi şurada burada aramayın. Mehdi (hidayet rehberi) Kuran’dır ve başka mehdi beklemek Kuran’a ihanet, akla ziyandır

(Prof Dr. Nusret ÇAM)

Gelmeyecek yalandan beklemeyin hiç boş yere. Gelmeyecek asla ve kata, böyle bir şey yok. Hepimiz mehdiyiz hidayete erdirilmiş olma anlamında. Gerçek Mehdi Hz Muhammet idi.  Gelecek ne yapacak? İnsanlığı hidayete erdirecek. Yahu Peygamberi ne duruma düşürüyorsun bunu derken. Peygamber yapamamış da o mu  yapacak? Peygamberden daha başarılı olacak.  Bak, bak, bak. Yusuf Suresi 103. ayet ne olacak;  “Sen ne kadar uğraşsan da insanların çoğu iman etmeyecek”.  Haşa, Allah yanlış mı söylüyor. Bir mehdiyi hesaba katamadı mı Allah?  O gelecek, hidayet ettirecek. Yahu insan insana hidayet edemez. Peygamberi ne duruma düşürdüklerini bilmez mi bunlar. Bir de peygamberi seviyorlar ki çıldırıyorum. Eğer bir iş yarım kaldıysa onu tamamlamak Peygambere yakışır. O da öldü. Daha başka kimse gelmeyecek. Bundan  sonra kıyametin kopuşu var aniden, başka yok. (Prof Dr. Mehmet OKUYAN)

Bizde mehdi inancı Kûfe bölgesinde çıkmıştır.  Hüseyin’in şahadetinden sonra ortaya çıkmıştır. Yola gelmiş kişi demektir. Bozmuşlar bunu  yola getiren kişi anlamında kullanmışlar. Zerdüşt kültürünün etkisi var. Hıristiyanlar bizim peygamberimize inanmamak için, İsa gelecek Zerdüştler inanmak için mehdi gelecek diyorlar da, Müslümanların derdi ne.  (Abdulaziz BAYINDIR).

Mehdilik konusu Kur’an-ı Kerim’de, hiçbir ayette yer almaz. En temel hadis kitaplarımızda da bu kavram yoktur (Prof Dr. Mehmet GÖRMEZ Diyanet işleri eski başkanı)

“Kim ki Muhammed’e (a.s.m.) tapıyorsa, bilsin ki, Muhammed (a.s.m.) ölmüştür. Kim ki Allah’a ibadet ve kulluk ediyorsa bilsin ki, Allah Hayy’dır, ölümsüzdür.”

(Hz. Ebubekir)

Mehdi beklemekle bu iş olmaz dinleyenlere bakın onları dinleyecek kimse yoktur. Sahtesi var diye hakikatini inkâr edemeyiz. (Fatih ÇITLAK)

“Mehdi” “hidayete eren” demek. Görülüyor ki “Erdiren” olarak değiştirmişler onu. Kuran İslam’ında yok, temel hadis kitaplarımızda yok, paralel İslam’da var sadece. Oraya sokmuşlar mehdiseverler. Gaipten medet umanlar. Hz Kuranın dediği önemli değil falanca hazretin  ne dediği önemli bunlar için. Bu gerçekler ışığında bilsinler ki gerçek Mehdi bundan 1409 yıl evvel geldi.  23 yıl şereflendirdi dünyamızı. 63 yaşında da vefat etti. Gelmeyecek daha da.  Heveslenmesin boşa o role adam hazırlayan ya da heveslenler varsa.

Şair diyor ya;  “Ey hasmı hakiki, seni öldürmeyi evvel/Sensin bize düşmanları üstün çıkartan el” . Bütün mesele cehalet.  Baksa Kurana görecek orada olmadığını ama Kuran saygı duyulmak içindir sadece, bizde okunmak için değil.   .    İyi ki Ankara İlahiyatımız varmış. Öğrencisi olma bahtına erişmişiz biz de onun.

“Görmüşüz, göstermiş bize, hem mehdisin, hem Mesihin zaman bağının”

Mezarcı soyadlı mesihle aynı sınıfı paylaşmıştık..  Pek de tevafuk olmuş o soy ad doğrusu.  Mehdi, Mesih fark etmez kaynağı birdir.Mezarcılıktır görevleri.  Yaşarken mezara gömer iradesini insanın. Hayat süren leşe çevirir onu. Taraftar bulmakta sıkıntı çekmezler cehaletle beslenirler çünkü.

Dışarıda da tanımıştım birisini. Bir devlet okulumuzda öğretmen.  “Türkiye daha kötü durumda değilse bugün Mehdi hazretlerinin bu topraklarda bulunuyor olmasından” demişti o   da. O ismin de kendisi olduğunu belirtmişti.  SSCB’nin dağılmasını, oradaki  Türk Devletlerinin bağımsızlığa kavuşmalarını kendisinin sağladığını belirtmişti.  Tedavi görsün diye yazmıştık raporumuza ama; “Kim okur kim dinler varak-ı mühri vefayı bu devirde”.

Emaneti teslim ettiklerimiz sonunda Mehdiye muhtaç ettilerse bizi vay halimize… Layığız ona demek ki. Allah’ım sen aklımıza mukayyet ol.

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları