George Floyd’un Ölümü: ABD’deki protestolar. – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel’in Gözaltı Kararı Hakkında   • KKTC’nin Annesi Süheyla Küçük…

George Floyd’un Ölümü: ABD’deki protestolar.

BBC News’ten Helier Cheung’un; George Floyd’un Ölümü: ABD’deki protestolar bu sefer neden bu kadar güçlü? Sorusu için protestocular ile yaptığı derlemesinin çevirisidir.

11 Haziran 2020

Binlerce ABD’li, hayatlarında çoğu ilk defa ırkçılığı protesto etmek için, sokaklara iniyor.

Bu özel trajedi neden bu kadar taban buldu?
George Floyd’un polis nezaretinde ölümü, protestoları ateşleyen ilk siyahi olayı değil.
Tamir Rice, Michael Brown ve Eric Garner polis tarafından öldürüldükten sonra da değişim için yürüyüş ve çağrılar oldu.

Fakat bu sefer yaygın ve sürekli karşılıkla farklı görünüyor. Beyazların baskın olduğu kır toplulukları ve şehirler dâhil 50 eyalette ve Washington’da, yani bütün ABD’de gösteriler oldu.

Mahalli idareler, spor ve iş camiası bu sefer tavır almaya daha hazır görünüyor. Dikkat çeken şey ise Minneapolis’in şehir meclisinin polis birimini dağıtması vaadi. Ve siyahi aktivistlerle yan yana olan diğer etnik gruplardan protestocular ve çok sayıda beyaz protestocu ile “Siyahların Hayatları Önemli” protestoları bu sefer ırk olarak daha da çeşitli görünüyor.

New York Üniversitesinde “Siyahların Hayatları Önemli” hareketi üzerine kurs veren aktivist Frank Leon Roberts BBC’ye; “George Floyd ölümü üzerine mükemmel bir isyan fırtınası yaratmak için bir çok sayıda farklı unsur birleşti.” dedi.

Floyd’un ölümü özellikle açık ve dehşet verici idi.

Floyd tekrar tekrar “nefes alamıyorum” derken ve sonunda da tepkisiz hâle gelmişken bile polis memuru Derek Chauvin, dizini neredeyse 9 dakika Floyd’un boynu üzerinde tuttu. Vakıa açık bir şekilde videoya kaydedilmişti.
Roberts “Önceki bir çok polis şiddetinde de muğlak hikâye ihtimali vardır. Olanların kısmen görüntüsü olur veya polis memuru saliselik karar verdiğini söyler çünkü hayatından endişe etmiştir.” dedi.

Bu vakıada, tamamen açık bir haksız fiil vardı. İnsanlar bu adamın [Floyd] tamamen silahsız ve âciz bir hâlde olduğunu görebildi.” Son protestolara katılan çok kimse ilk defa protestoya katılmıştı ve George Floyd’un ölümünü görmenin artık evde kalınamayacağını hissettirdiğini söylediler.

Videoya yakalanmayan yüzlerce ölüm var, fakat bu iğrençlik ve videodaki açık nefret halkı uyandırdı.” diyor Maryland sakini protestocu Sarina LeCroy.

Benzer bir şekilde, Wengfay Ho; “Siyahların Hayatları Önemli” hareketini daima desteklediğini fakat George Floyd’un ölümünün, ilk defa sokağa inmesini tetikleyen özel bir katalizör olduğunu söyledi. Daha çok duyguyu harekete geçirdi ve değişim çağrısı şimdi çok daha acil.

Vakıa pandemi ve yüksek işsizlikte geldi.

Beklenmeyen kuvvetler birleştiğinde tarih değişir.” diye iddia ediyor Roberts.
Floyd’un ölümü ABD’lilerin evde kalmalarının emredilmesine yol açan ve 1930’lardaki Büyük Buhrandan beri en yüksek işsizlik seviyesine sebep olan koranavirüsü salgının ortasında geldi.

Ülkenin bütününün evden çıkma yasağında (kilitlenmiş) ve daha fazla insanın içeride TV seyrettiği… daha fazla insanın dikkate zorlandığı bir durumdayız. Kafalarını çevirmeleri daha zor ve dikkatleri daha az dağılıyor.
Salgın çalışma ve yaşama tarzımızı çoktan değiştirdi ve evdeki bir çok ABD’linin “normalin hangi parçasının artık kabul edilebilir olmadığını” kendilerine sormalarına yol açtı diye ekledi.
Ve uygulamada, ABD’nin % 13’lük işsizlik seviyesi ortalamadan daha fazla insanın iş akitlerinde hokkabazlık yapmadan protesto ve kampanyaya katılabileceği manasına gelmektedir.

Bardağı taşıran son damla.

Floyd’un ölümü, Ahmaud Arbery ve Breonna Taylor’un ölümünden hemen sonra geldi..
25 yaşındaki Arbery, vatandaşların onu bir hırsızlık şüphelisine benzetmesinden sonra 23 Şubat’ta Georgia’da koşarken vuruldu. 26 yaşındaki Breonna Taylor, Kentucky’deki dairesine giren polisin 8 kurşunla vurduğu bir sağlık çalışanı idi.

Her ikisinin ismi de son “Siyahi hayatı ilgilendiriyor” protestolarındaki pankartları süsledi. Göstericiler, Taylor’un ismini slogan olarak atmaya teşvik edildiler.

Roberts, Floyd’un ölümünü “birçok cemaat için son damla” olarak tasvir etti ve bunun yazın bir çok insanın dışarı çıkmak istediği dönemde olması ayrıca önemlidir diye ekledi.
Bu senenin seçim yılı olması siyasetçilerin muhtemelen daha çok dikkat edeceği ve karşılık vereceği manasına gelir.

Bu protestolar ırk olarak daha çeşitli görünüyor.

Protestocuların etnisiteleri konusunda kesin veri olmamakla beraber, göstericilerin çoğunun siyahi olmayanlardan olduğu görünmektedir.
Mesela, Washington’da, cumartesi gün on binlerce kişi sokağa indi. Kalabalığın yaklaşık yarısı siyah olmayanlardı. Birçok protestocu hareketle ittifak ettiğine dair pankart taşıdı.
ABC’nin bir kamuoyu yoklamasına göre, ABD’lilerin % 74’ünün Floyd’un öldürülmesinde, siyahilere polis muamelesinde, büyük bir sorunun olduğunu hissettiği belirtildi.
Bu 2014’te Michael Brown ve Eric Garner’in ölümünü müteakip yapılan benzer yoklamadan çok daha keskin bir yükselişti. Bunda ABD’lilerin % 43’ü büyük bir sorun hissetmişti.

Siyahların hayatı ilgilendiriyor hareketi daima çok ırklı idi ama ABD’nin beyaz halkı ırk hakkında konuşmak için kelime haznesine sahip değildi. Rahatsız edicidir ve ırkçılık hakkında konuşmanın varlıklarına saldırı olduğunu ve birini rencide ettiklerinde konuşma hakkına sahip olmadıklarını düşünürler.
Bununla beraber, konuşan daha çok beyaz müttefik görünüyor ve rahatsız olmaktan hoşlanıyorlar.

Başlıca şehirlerdeki büyük yürüyüşlere ilaveten, Illinois ve Teksas (Vidor) gibi ırkçı bilinen Anna gibi şehirlerde de protestolar oldu. Teksas beyaz üstünlükçü grup Ku Klux Klan’ın güçlü olduğu yerlerdendi.

Floyd’un ölümündeki ortamın özellikle belirgin olması, insanların birleşmesini kolaylaştırmış olabilir. “Küçük beyaz kasabam bir protesto düzenledi, yalnız değiliz.” başlıklı bir kanaatte, Gazeteci Judy Mueller Colorado, Norwood’da 40 kişinin gece nöbetinde olduğunu görmesinin kendisi için şok edici olduğunu söyledi.
Orada nöbeti ayarlayanlar “Polise destek ve Siyah Hayatı İlgilendiriyor münhasır değil” dedi. Kasaba meclisi üyesi Cumhuriyetçi Candy Meehan de “bunun siyaset meselesi olduğunu düşünmüyorum… yanlış yanlıştır.” dedi.
Siyahi aktivistler ise geniş desteği olumlu karşıladılar.

Washington’dan Eric Wood, “Trayvon Martin’in 2012’de ölümünden ve Breonna Taylor‘un bu senenin başında ölümünden sonra gösterilere katıldığını, fakat son protesto dalgasının muhtemelen en büyüğü olduğunu” söyledi.
Siyahiler ve azınlıklar bunu (ırkçılık) senelerdir protesto ediyor. Sesimiz beyazların bize katılımını sağlarsak daha gür çıkacak.
Bu arada Roberts “Baraj yıkılmadan önce değişime ihtiyacı olan insanların mevcut sistemin faydalanıcıları olduğunu tarih ortaya koymuştur.” şeklinde iddiada bulundu.

Polisin eyleminin etkisi oldu mu?

ABD çapında yapılan protestoların kahir ekseriyeti barışçı idi. Ve birçok durumda yörenin polisleri de desteğini gösterdi.
Bununla beraber, protestocularla polis arasında yüksek profilli çatışma ve yüz yüze gelme de oldu.

Geçen hafta yetkililer Beyaz Sarayın dışındaki meydandan barışçı protestocuları zorla uzaklaştırdı. Hemen sonra, Trump bir kilisenin önünde fotoğraf çektirmek için sokağı geçti.
Protestoları haber yapan düzinelerce gazeteci güvenlik kuvvetlerince gözyaşı gazı, plastik mermi ve biber gazı ile hedef alındıklarını bildirdi.

Polisin aşırı güç kullandığını hissedince, bazı göstericiler sokağa indi. Ben Longwell ve Justine Summers “sağlık çalışanları olduklarını ve polisin eylemi sonucu mesafeyi koruma zorluğuna rağmen Washington’daki protestoya katılmaya karar verdiklerini” söyledi.

Mr Longwell: hayatımda ilk defa polisten korktum. Bu arada, Summers; “Gösteride yer almayı planlamadım fakat polisin şiddetini artırdığını duyunca…bu ihtiyaç duyduğum bir şey olarak göründü.” dedi.

CNN için yapılan bir kamuoyu araştırmasında ABD’lilerin % 27’si şiddet içeren protestoyu haklı bulurken, % 84’ü siyahilere karşı polis şiddetine karşılık barışçı protestonun haklı olduğunun hissedildiğini, ortaya koydu. Ancak şiddet içeren protestoya destek siyasi hatlarda bölündü.

Gerçek şu ki kimsenin yaralanmasını istemiyoruz. Fakat şunun da farkına vardık ki siyasi ve medya stratejisi olarak, daha kötünün daha iyisi için isyan etme, sıklıkla aktivistler için, kameraları hazır bulundurmak adına bir yoldur.

Bu protestolar nereye gider?

Birçok gösterici belirli değişiklik için çağrı yapıyor. Buna polislerin beden kamerası takması, polise daha az kaynak sağlanması veya daha çok insanın oy vermeye teşviki dâhildir.

Roberst: Mevcut protestoların uzun süren değişime yol açıp açmayacağını söylemek için çok erken. (1950 ve 1960’ların) Vatandaş hakları hareketinin on yıllarca sürdüğünü hatırlayın. Bununla beraber, ayrıca ümit var. Şöyle diyor: değişim yapmak için Rosa Parks gibi anlara tanık olan bir ülkede yaşıyoruz.
1955’te koltuğunu beyaz bir adama vermeyi reddettikten sonra Rosa Parks tutuklanmıştı.Bu tutuklama boykotları ve kitle eylemlerini ateşlemişti. Bu da1964’te, sonunda çığır açan vatandaş hakları kanunun çıkmasına yol açtı.

Hafta sonu Washington’daki birçok gösterici tarihi anların eşiğinde olduklarını hissediyor.
Çok şeyin değişebileceği bir noktadayız diyor Laura Hopman. 9 yaşındaki 2 oğlunu yanına aldığını ekliyor. Çünkü onların da bunun bir parçası olmalarını istiyorum. Bizim ve bir çok diğer halkların hayatında dönüm noktası yapmak için
10 yaşındaki Dylan Pegram ilk yürüyüşünde babası ile beraberdi. İlk yürüyüşü için
Stresli buluyorum bunu, fakat aynı zamanda iyi bir şey. Çünkü değişime ihtiyacımız var.” diyor

Kaynak: https://www.bbc.co.uk/news/amp/world-us-canada-52969905?__twitter_impression=true

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!