14 Eylül 2026

İktidar, Gerilemenin Farkında

Galiba artık yolun sonuna gelindi. Muhalefet partilerine düşen, sert muhalefete devam etmektir. “Sert” fakat hakarete başvurmadan.
Yazar: Ahmet Bican Ercilasun
Tahmini Okuma Süresi: 4 Dakika
Yazı Boyutu: Satır Boşluğu:

Kamuoyu araştırmaları iktidar ortaklarındaki oy düşüşünü gösteriyor. Ancak bunlara “taraflı araştırmalar” denilerek itiraz edilebilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Devletlerde devamlılık esastır… Söke söke sizden bu paraları uluslar arası tahkim yoluyla da alırlar.” sözleri de “iktidardan gitmeyi kabullenme” olarak yorumlandı. Doğrudan doğruya kabullenme sayılmasa bile bu sözlere bilinçaltındaki bir endişenin yansıması olarak bakılabilir.

Galiba bilinçaltı işlemeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ak Parti grup toplantısında da şöyle dedi:

CHP’nin başını çektiği bu siyasi müsilaj her türlü iftirayı, yalanı, çarpıtmayı küresel boyutu da olan büyük bir medya ve sosyal medya ağıyla milletimizin üzerine âdeta yağmur gibi yağdırmaktadır. Vakit siyasette savunmaya geçme, taarruza kalkma vaktidir.

Savunmaya geçme” ifadesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kolay kolay kabul edebileceği bir ifade değildir. O, savunmada değil her zaman “taarruzda” olmayı tercih eder.  Şu anda kendilerini “savunmaya geçme” durumunda görüyorlarsa bu, kendileri açısından bazı şeylerin iyi gitmediğini gösterir. Muhalefetin, “küresel boyutu da olan büyük bir medya ve sosyal medya ağıyla” hücuma geçtiğinin söylenmesi de bu hücum karşısında kendilerinin “savunma” durumunda olduklarının itirafıdır. Üstelik medyanın neredeyse % 90’ı kendi ellerindedir ve buna rağmen muhalif medya karşısında savunmaya geçme durumuna gelmişlerdir. Demek ki medyayı ele geçirmiş olmak da işe yaramıyor; günü saati gelince işler tersine dönebiliyor.

Cumhurbaşkanının sözlerini ele alan iktidar yanlısı Abdulkadir Selvi de 01 Temmuz 2021 tarihli yazısında şöyle diyor: “Muhalefetin ne yapacağından ziyade Ak Parti’nin ne yapacağı önemli. Ak Parti’nin yeni bir moral ve motivasyonla ayağa kalkması gerekiyor.

Selvi yukarıdaki sözlerini şöyle tekrarlıyor:

Asıl önemli olan Ak Parti’nin ne yapacağı. Gördüğüme göre Erdoğan bunun farkında. Elbette ki sahaya çıkılmalı. Zaten çıkılıyor. Ama sorun sadece sokakta değil. Genel siyasete ilişkin sorunlar söz konusu. Genel siyasete ilişkin yeni politikalar ve çözümlerin oluşturulması, Ak Parti mekanizmasının yeni bir moral ve motivasyonla harekete geçirilmesi gerekiyor.

Demek ki sıkıntı derin. “Genel siyasete ilişkin yeni politikalar ve çözümler” oluşturmak gerekiyor. “Çözümler” sözüyle Selvi, yorumun ötesine geçip bir yerleri bir şeylere yönlendirmek istiyorsa yakında kendisine yönelecek boğuk seslere hazır olmalıdır.

Abdulkadir Selvi’nin şu sözlerine de dikkat çekmek isterim:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya siyasetini değil, hizmet siyasetini önemsiyor. Sosyal medyaya değil, gönüllere girilmesini tercih ediyor. Bunlar doğru. Vatandaşın elini sıkıp, derdini dinleyip, gönlünü kazanmak kadar önemli bir şey yok.

Şimdi bazı ifadeleri sıralıyorum: “Bu ne terbiyesizliktir, siyasetçi sıfatlı ruh hastası, psikiyatrinin konusu, ahlaksız bir şekilde, siyasi müsilaj”. Geriye doğru gidip iktidar partisi mensuplarının konuşmalarını basından tararsanız bu gibi sözlerin ve bunlardan çok daha ağırlarının defalarca tekrarlandığını görürsünüz. Bu tarz konuşmalar “gönüllere girme”nin  yolu olabilir mi? En az % 25’lik bir seçmen kitlesine sahip olan muhalefet partisinin genel başkanına “ahlaksız, terbiyesiz, ruh hastası” gibi sözler söylemek “gönülleri kazanma”nın yolu olabilir mi?

Galiba artık yolun sonuna gelindi. Muhalefet partilerine düşen, sert muhalefete devam etmektir. “Sert” fakat hakarete başvurmadan. “Sert” fakat galiz sözler kullanmadan. Tam tersine iktidar mensuplarının “galiz, hakaretamiz, küfürbazca” sözlerini teşhir ederek.

Teşhir” önemlidir. Teşhir etmek yani sergilemek, gözlerin içine sokmak. Yolsuzluklar teşhir edildiği gibi, yalanlar, çelişkiler (birbirinin tersi sözler), hakaret ve küfür sözleri de teşhir edilmelidir.

Ahmet Bican Ercilasun
Yazar: Ahmet Bican Ercilasun

Yazarımız Ol!

Yazınızın Millî Düşünce Merkezinde yayınlanmasını ister misiniz? Yazınızı gönderin, değerlendirelim, yayımlayalım.

Yazını Gönder!

Bağışta Bulun!

Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye düşünüyor musunuz? Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha etkili olacaktır.

Tıkla!

“İktidar, Gerilemenin Farkında” için bir yanıt

  1. Sayın Ercilesun, AKP muhalefetiniz anlaşılır bir şey, ancak İP sempatisine bağlı olan bu CHP/HDP kollektivizmine sempatinizi nasıl izah ediyorsunuz? İP sempatiniz bu savrulmayı izaha yetiyor mu?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla yazı yüklemek için kaydırın ➔