Birleşmiş Milletler sistemi içinde yaptırımlar nasıl işler, hangi organın yetkisi var, İsrail hakkında bugüne kadar neler oldu konuları aşağıda açıklanmıştır:
1) Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) Yetkisi
- Genel Kurul, uluslararası barış ve güvenliği koruma konusunda tartışma yapabilir, tavsiye kararları alabilir.
- Ancak bağlayıcı yaptırım kararı alma yetkisi yoktur.
- Genel Kurul kararları siyasi ve ahlaki baskı yaratır ama hukuken üye devletleri zorunlu kılmaz.
- Yine de önemli örnekler vardır:
- Apartheid Güney Afrika konusunda Genel Kurul çok sert kararlar almış, uluslararası izolasyon sürecine öncülük etmiştir.
- İsrail hakkında da “Uluslararası Adalet Divanı’ndan (UAD) görüş talebi” veya “boykot çağrıları” gibi kararlar çıkmıştır.
2) Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Yetkisi
- Bağlayıcı yaptırımlar ve zorlayıcı önlemler alma yetkisi BMGK’dadır.
- BMGK, BM Şartı’nın VII. Bölümü kapsamında:
- Ekonomik yaptırımlar,
- Silah ambargosu,
- Seyahat yasakları,
- Askerî güç kullanımı gibi kararlar alabilir.
- Sorun: ABD, Güvenlik Konseyi’nin daimî üyesi olarak İsrail’i korumak için genelde veto kullanır. Bu yüzden İsrail aleyhine bağlayıcı yaptırım kararı çıkmamaktadır. Güvenlik Konseyi kararları beş ülkenin veto hakkı nedeniyle çoğunlukla uygulanamaz.
3) BM Hukukunun İsrail Aleyhine Kullanılabilecek Mekanizmaları
- Uluslararası Adalet Divanı (UAD):
- Genel Kurul veya BMGK, İsrail’in işgal politikaları hakkında hukuki görüş talep edebilir (örneğin, 2004’te “Batı Şeria’daki duvar hukuka aykırıdır” görüşü).
- Bu görüşler bağlayıcı değildir ama uluslararası hukukta İsrail’i zor durumda bırakır.
- İnsan Hakları Konseyi (UNHRC):
- İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki ihlallerini araştırmak için bağımsız komisyonlar kurabilir.
- Raporlar, uluslararası kamuoyunda ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) kullanılabilir.
- Genel Kurul’un Acil Özel Oturumları (Uniting for Peace):
- Eğer Güvenlik Konseyi vetolar nedeniyle hareketsiz kalıyorsa, Genel Kurul olağanüstü toplanıp üye devletlere kolektif önlemler almaları çağrısında bulunabilir.
- Bu yöntem, 1950’den beri (Kore Savaşı, Apartheid, Filistin meselelerinde) defalarca kullanıldı.
4) İsrail’e Karşı BM’de Alınabilecek Karar Türleri
- Bağlayıcı (ancak BMGK vetosuna takılan):
- Ekonomik yaptırımlar,
- Silah ambargosu,
- Diplomatik izolasyon.
- Bağlayıcı olmayan (Genel Kurul veya Konsey raporları yoluyla):
- Boykot çağrıları,
- İşgalin hukuka aykırılığının tespiti,
- UAD’ye danışma görüşü talebi,
- İsrail’in belirli kurumlarının BM toplantılarından dışlanması,
- Filistin’in haklarının teyidi.
5) Gerçekçi Hukuki Durum
- Hukuken: Evet, BM İsrail’e yaptırım kararı alabilir.
- Fiiliyatta: ABD vetosu nedeniyle Güvenlik Konseyi üzerinden bağlayıcı yaptırım çıkması neredeyse imkânsız.
- Bu yüzden İsrail hakkında genelde Genel Kurul kararları, İnsan Hakları Konseyi raporları, UAD görüşleri gibi dolaylı yollar işletiliyor.
Sonuç:
BM Genel Kurulu hukuken doğrudan yaptırım kararı alamaz, sadece tavsiye niteliğinde siyasi baskı uygular. Bağlayıcı yaptırımlar Güvenlik Konseyi’nin yetkisindedir, ancak ABD vetosu bunu engeller. Buna rağmen Genel Kurul ve İnsan Hakları Konseyi aracılığıyla İsrail aleyhine güçlü siyasi, diplomatik ve hukuki kararlar çıkarılabilir; bunlar uzun vadede İsrail’in meşruiyetini ve dış ilişkilerini zayıflatır.
BM’nin şimdiye kadar İsrail aleyhine aldığı en önemli kararların kronolojik bir listesi (örneğin 1947’den günümüze, hangi karar ne dedi) tablo halinde verilmiştir:
BM’nin İsrail ile ilgili aldığı en önemli kararları ve gelişmeleri kronolojik bir tablo halinde özetlenmiştir. Bunlar hem BM Güvenlik Konseyi (bağlayıcı kararlar) hem de BM Genel Kurulu (tavsiye ve siyasi kararlar) düzeyinde olmuştur:
BM’nin İsrail Hakkında Aldığı Önemli Kararlar (1947–2024)
| Yıl |
BM Organı |
Karar No / Olay |
İçerik ve İsrail’e Etkisi |
| 1947 |
BM Genel Kurulu |
181 (Bölünme Planı) |
Filistin’in Arap ve Yahudi devletleri olarak ikiye bölünmesi öngörüldü. Kudüs uluslararası statüde olacaktı. İsrail bunu kabul etti, Arap ülkeleri reddetti. |
| 1948 |
BM Genel Kurulu |
194 (Mülteciler Kararı) |
Filistinli mültecilerin evlerine dönme veya tazminat alma hakkı tanındı. İsrail bunu uygulamadı. |
| 1967 |
BM Güvenlik Konseyi |
242 |
Altı Gün Savaşı sonrası İsrail’in işgal ettiği topraklardan çekilmesi çağrısı. “Toprak karşılığı barış” ilkesi doğdu. |
| 1973 |
BM Güvenlik Konseyi |
338 |
Yom Kippur Savaşı sonrası ateşkes ve 242 sayılı kararın uygulanması çağrısı. |
| 1975 |
BM Genel Kurulu |
3379 |
“Siyonizm, ırkçılığın bir biçimidir” kararı. (1991’de kaldırıldı). |
| 1980 |
BM Güvenlik Konseyi |
478 |
İsrail’in Kudüs’ü başkent ilan eden yasası reddedildi. Elçilikler Kudüs’ten Tel Aviv’e taşındı. |
| 1981 |
BM Güvenlik Konseyi |
487 |
İsrail’in Irak’ın Osirak nükleer reaktörüne saldırısı kınandı. |
| 2004 |
BM Genel Kurulu & UAD |
ES-10/15 & UAD Görüşü |
Batı Şeria’daki İsrail duvarının uluslararası hukuka aykırı olduğu açıklandı. Genel Kurul, duvarın kaldırılmasını istedi. |
| 2009 |
BM İnsan Hakları Konseyi |
Goldstone Raporu |
Gazze Savaşı’nda (2008–09) İsrail’in savaş suçları işlediği raporlandı. |
| 2012 |
BM Genel Kurulu |
67/19 |
Filistin’in “üye olmayan gözlemci devlet” statüsü tanındı. İsrail ve birkaç ülke karşı çıktı. |
| 2016 |
BM Güvenlik Konseyi |
2334 |
İsrail’in işgal altındaki topraklarda yerleşim faaliyetleri hukuka aykırı ilan edildi. ABD veto etmedi, çekimser kaldı. |
| 2018 |
BM Genel Kurulu |
ES-10/20 |
İsrail’in Gazze’de Filistinli göstericilere uyguladığı aşırı güç kınandı. |
| 2022 |
BM Genel Kurulu |
77/247 |
İsrail’in işgaliyle ilgili hukuki görüş için Uluslararası Adalet Divanı’na başvuruldu. |
| 2024 |
BM Genel Kurulu |
(Çeşitli) |
Gazze saldırıları sırasında ateşkes çağrısı, insani yardım koridorlarının açılması ve sivil ölümlerin kınanması kararları. ABD vetosu nedeniyle bağlayıcı olamadı. |
Genel Değerlendirme
- Güvenlik Konseyi kararları (242, 338, 478, 2334 gibi) bağlayıcıdır; fakat çoğu İsrail tarafından uygulanmamıştır.
- Genel Kurul kararları (181, 194, 67/19 gibi) bağlayıcı olmasa da İsrail’in uluslararası alandaki meşruiyetini tartışmaya açmıştır.
- İnsan Hakları Konseyi ve UAD görüşleri, İsrail’in işgal ve saldırılarının uluslararası hukukta yasa dışı olduğunu teyit etmiştir.
- ABD vetosu, İsrail’in ciddi yaptırımlardan korunmasının temel nedenidir.