Soruyu yanlış soruyorsunuz

Binlerce hatta on binlerce subay, astsubay ve sivilin katıldığı bir darbe teşebbüsünden, bir ülkenin genel kurmay ve istihbarat başkanlıklarının haberdar olmaması mümkün müdür?


15 Temmuz kontrollü darbe midir?

Bence bu soru yanlış sorulmuştur. Soru, şöyle sorulmalıdır:

Binlerce hatta on binlerce subay, astsubay ve sivilin katıldığı bir darbe teşebbüsünden, bir ülkenin genel kurmay ve istihbarat başkanlıklarının haberdar olmaması mümkün müdür?

Ardından bir soru daha gelmeli:

Eğer mümkün ise, o genel kurmay ve istihbaratın başında bulunan kimseler görevlerinde bırakılır mı?

Bir 15 Temmuz daha geçirdik. Gazete ve televizyonlardaki 15 Temmuz yazı ve konuşmalarının birçoğunu izledim fakat soruyu yukarıdaki şekilde soran birine rastlamadım. 

Bence “kontrollü darbe” iddiasına da gerek yoktur, soruyu “kontrollü darbe” şeklinde sormaya da. İki soruyu art arda benim sorduğum şekilde sorarsanız zaten insanların zihninde beklenen cevaplar oluşur. 

Yazıyı daha fazla uzatırsam vurgulamak istediğim sorular arada kaynayıp gider. İyisi mi soruları tekrarlayarak yazıyı burada keseyim.

Herkes kendi kendine ve dostlarına sormalı:

Binlerce hatta on binlerce subay, astsubay ve sivilin katıldığı bir darbe teşebbüsünden, bir ülkenin genel kurmay ve istihbarat başkanlıklarının haberdar olmaması mümkün müdür?

Ardından bir soru daha gelmeli:

Eğer mümkün ise, o genel kurmay ve istihbaratın başında bulunan kimseler görevlerinde bırakılır mı?

Bayburt’ta Dede Korkut

18 Temmuz’da başlayan hafta, Bayburt’ta Dede Korkut şenlikleri yapıldı. Bayburt Belediyesi ve valilik kolları sıvadı; sazlar çalındı; mehter vurdu; oyunlar oynandı; şiirler okundu; Dedem Korkut’un, Deli Dumrul’un, Banı Çiçek’in resimleri, grafikleri, afişleri sergilendi; konuşmalar yapıldı, bildiriler sunuldu. Azerbaycan’dan Firudun Beğ Ağasıoğlu geldi, Naile Hanım Asger geldi. 

Tepe gibi et yığıldı; göl gibi kımız sağılmadıysa da ayran yayıldı; Masat yaylasındaki Dedem Korkut’un, Erenli köyündeki Beyböyrek’in kabirlerinde dualar okundu. Salur Kazan kahramanlarının Bayburt Hisarı ışıklandı; yiğitliği anlatan, sevdayı anlatan, memleketi anlatan şairlerin şiirlerine sahne oldu; ciritçiler cirit atıştı.

Şairimiz Yahya Akengin’in başında bulunduğu Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı (TÜRKSAV), her yıl olduğu gibi bu yıl da Türk dünyasına hizmet edenleri kocaman bir Bilge Kağan anıtıyla ödüllendirdi; Türk’e, Türklüğe ve Türk dünyasına hizmet ocağını alevlendirdi; Türk’ü, Türklüğü bir kez daha damarlarımızda hissettik.    

Yazar

Ahmet Bican Ercilasun

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.




Benzer Yazılar