Gazlıgöl’den – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Söz Konusu-5: Açık Oturum   • Çağrı: Bize katılın

Gazlıgöl’den

Öğrenmekle geçer ömrün. Bir bakmışsın emr-i hak vaki olmuş, taşımışsın öteki tarafa sana kalmış tüm bildiklerin. Kimse istifade edememiş onlardan.

10 Şubat 2020
Osman Erenalp

“Sözleri evladı gibidir kişinin. Sarf ettikten sonra ortada sahipsiz bırakamaz onları” derdi Ethem Ruhi FIĞLALI Hocamız. Bir yıl bekletti beni, sınava almadı ama seviyorum yine de onu. Öğretmendim o sıra Keskin Kayalak Solaklısı Köyünde. Yok yazılmışım yıl boyu yoklamada.

Bir şey daha söylemişti.

“Halk içinde şöyle düşünen vardır. Ah bir okumuşum olsam, nasıl konuşur, nasıl konuşurdum ya!…” Öyle olmazdı hâlbuki. Okusa dili tutulur, konuşamaz hale gelirdi hepten. Az  konuşur, hiç konuşmazdı belki de. Hata yapar, yanlış konuşurum korkusu sarardı.

“Aç ne yemez tok ne demez”. “Boş teneke çok öter” gibi hikmetli atasözlerimiz vardır bizim. Çoğu, ömrünün sonunda öğrenir ne kadar da az bildiğini.  En talihsizleri de bu durumdakiler olsa gerek. En şanslıları ise erken yaşta,  bunun farkına varanlar. O eksikliği fark edenlerin de şöyle bir yanlışları olabilir. “Olgunlaşamadım daha, ermedim kemale, diyerek koklatmazlar kimseye. Üzerine kapanırlar bildiklerinin. İleriye ertelerler kendilerinden bekleneni. Konuşmazlar yazmazlar.  Teslim olursan buna, ileri her adımda ne kadar az şey bildiğini görürsün daha da. Bitmez o noksanlık, devam eder hep. Öğrenmekle geçer ömrün. Bir bakmışsın emr-i hak vaki olmuş, taşımışsın öteki tarafa sana kalmış tüm bildiklerin. Kimse istifade edememiş onlardan.

Temel ilkedir öğretimde;  “İnsan en iyi öğretirken öğrenir”

Öğretirken öğrenmek, öğrendiğini öğretmek, bilmediğini öğrenmek. Öğrenmeye devam etmek. Hayatı, tabiatı, evreni,  okumak, hep okumak. Öğrenme araştırma arzusunu azaltmamak,  hep canlı tutmak.  Zamanı ziyan etmemek. Günü dünden, yarını bugünden iyi duruma  sokmak.  iki günü eşitlememek. Küpü dolu, kapağı açık tutmak. İçindekini tazelemek hep tazelemek. Bunun için kaynak suyundan içmek,  kaynak suyuyla doldurmak.

Mesnevi isimli, şöhreti dünyayı tutmuş eserinde diyor ki Hz Mevlana;

“Bir taş atsan, çarparak bir küp kırar.

Bin taş at, durmaz akar lakin pınar

Gün gelir eskir küpün suyu

Eskimez hep tazedir, kaynak suyu”

İyi ki Mevlana’mız var, iyi ki Yunusumuz var.

Mehmet Akif’imiz, Nasrettin Hocamız var. Adını sayamayacağımız nice abide şahsiyetlerimiz var. Buda önemli farkı Türk milletinin diğer milletlerden.

Özetlersek küpünü doldurmak isteyen için kaynak sularımız bol.

Biraz rahatımızı bozmak, mesai yapmak gerek o pınarları keşif için, hepsi bu.

Akan pınarı görmek yetmez. Önüne tutmak gerek kabı onun. Aynı konuda Yunusun sözü bu da;

“Bir çeşmenin başına/Bir testiyi koysalar

Kırk yıl anda kalsa da/ Kendi dolası değil”

***

Dipnot; Çok acı üzüntü yaşadık son günlerde. Dert oldu doldu içimize KKTC sözde Cumhurbaşkanının sözü kapak oldu üstüne. “Ağacın kurdu içinden”. O ada, soyada kurban olsun. İhanet etmiştir  o ismi münasip gören  atasının  hatırasına. Değiştirsin hemen. Ne “Mustafa” ne  de “Akıncı” ismi uymaz ENOSİS ağzı  kullanan Rum tezi savunan birisine. Başka mahallenin adamı belli ki zat. Kaçıncı itirafı. Tuttuğu safa uygun ad bulsun. Bilelim dostumuzu düşmanımızı.

Ne düşünüyorlardır acaba merhum Denktaş’a karşı onu tutanlar. Merak ediyor insan.

Türk milletine düşmanlık ortak paydasında buluşanları bu millet yazıyor kenara.

Geçmiş olsun Türkiye’m.

Kaynak suları bol Afyon Gazlıgöl’den sağlık afiyet dileği ile.

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları