Golan tepelerinin tarihi ve ABD’nin tanıma kararı – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______17 Eylül 2019_______

Golan tepelerinin tarihi ve ABD’nin tanıma kararı

Paylaş:

Bu yazı Suriye Türkmenlerinden Abdülkerim Aga tarafından kaleme alınmıştır. 16 09 2019 Pazartesi günü Türkiye, Rusya ve İran Cumhurbaşkanları zirvesi sonuç açıklamasında da konu edilen Golan tepelerinin tarihi ve coğrafyası hakkında bilgi verilerek, aslında Türk yurdu olduğu ortaya konmaktadır.

Golan

Eskiden Suriye Arap cumhuriyetinin güneyinde olan bir bölgeye söylenen isimdir, tarihçiler neden bu isimle adlandırıldığına tam bir neden bulamadılar. Golan birçok anlama gelir. Aşırı ve çok çabuk yön değiştiren rüzgârları olan bir bölgedir. Verimli toprakları ile tarım ve hayvancılık açısından önemli bir bölgedir. Aynı zamanda yüz güldüren anlamını da taşımaktadır. Suriye’nin önemli bir parçasıdır. Tarihinde de birçok savaşa sahne olmuştur.

Golan’ın Coğrafyası

Golan iyi ve stratejik coğrafya alanına sahip olan bir bölgedir. Üç Arap devletinin, Lübnan, Filistin ve Ürdün’ün sınırlarındadır. Deniz seviyesinden yüksekliği Şeyh Dağına göre 2814 m’dir. Ancak Taberia Gölü deniz seviyesinin 210 metre altındadır. Bu da kademeli iklimlere yol açmaktadır.

Golan’ın Doğu Bölgeleri

Golan birçok bölgelere ayrılır

1- Harmun bölgesi

2- Kuzey bölgesi

3- Güney bölgesi

4- Buteyha – düz bölgesi

Bölge sınırları

Batı sınırında Ürdün Nehri ve Taberia Gölü vardır. Güney sınırında Yermuk nehri kuzeydeki ise Şeyh dağı vardır. Doğu sınırı da Rikad vadisidir.

Golan’ın Alanı

Golan bölgesinin 1861 kilometrekaredir. İsrail 1250 km2sini işgal etmiştir.

Golan’ın Köyleri

Golan Akdeniz iklimin özelliğine sahiptir. Ürdün, Yermuk, Rikad ve Benyes nehirlerinden dolayı bölge için çok büyük önem taşıyan su kaynakları vardır. Bu nehirler saniyede 150 metre küp su taşımaktadırlar. Bu su topraklarını çok verimli hale getirmektedir. Çok çeşitli bitki örtüsüne sahiptir. Bu tabiat bölgeyi hayvancılık için de çok müsait hale getirmektedir.

1967’deki Altı Gün Savaşları ile İsrail işgaline kadar sakinlerinin birçoğu hayvancılık ve tarım işleriyle uğraşırdı. İçinde birçok kaleler ve kiliseler, tarihi ve seyahat için iyi yerler vardır.

İsrail, 148 köy, 100 mezrayı işgal etti. Geriye sadece 5 köy kaldı. Bunlar da Mescdel Şems, Mıs-ide, Bakate, ayn Kınnıye ve el Gacar köyleridir. Nüfusları yaklaşık olarak 30 bindir. Bu bölge göç edenler sayısı yaklaşık bir buçuk milyon kişi kadardır.

İsrail işgal altındaki topraklara 30 yeni yerleşim merkezi inşa etmiş, 30 bin kadar yeni nüfusu iskân etmiştir.

Dinler, mezhepler ve kavimler

İşgalden önce Golan bölgesinde Yahudiler hariç Müslüman ve Hristiyan dinlerine mensup Sünni, Nusayri, Dürzi mezheplerinden olan Türkmenler ve Araplar ile az sayıda Çerkez ve Çeçen yaşamakta idi.

 Golan Tepelerinin işgalinin sonuçları

  • Golan sakinlerinin büyük bir bölümü şiddet kullanılarak göçe zorlandı. Bunun sonucunda 135 bin kişi yurtlarından oldu. Bugün bu nüfus 1,5 milyon kişiye ulaşmış durumdadır.
  • İşgal altındaki köyler ve şehirler yıkılarak başka yerlere yeni yerleşim birimler yapıldı. Böylece göç edenlerin yurtları yok edildi.
  • İsrail su kaynaklarının kontrolünü tamamen eline aldı.
  • Böylelikle bölge tarımını sadece İsrail yapar hale geldi.
  • Tarihi alanlar yağmalandı ve bir kısmı yok edildi.
  • Bölgede var olan petrol kaynakları sadece İsrail tarafından kullanılmaya başladı.

Golan Tarihi  

Savaşlara ve işgale sahne olan Golan aslında Türkmenlerin öz yurdudur. Haçlı seferlerine karşı Kudüs’ün son savunma karakolu görevini üstlenmiştir. Moğollara karşı Ayn Calut Savaşında Memluk Devletinin kazanmasına yardım ettiler. Ve Ayn Calut savaşından sonra el-Eşref Kalavun’un Kudüs’ü ikinci defa fethetmesinde büyük destekleri oldu.

Türkmenler bu bölgeye 1100 yılından itibaren yerleşmiştir. Atabeyler ve Zengiler tarafından yönetilmiştir. 1911 yılına bölge idaresi Türkmenler tarafından yürütülmüştür. 1850 yılından 1911’e kadar Torunlu Aşiretinden Musa Aga, Halife Aga ve Ayid Aga, suların, meraların ve toprakların idaresini adaletle yerine getirmiştir. Ayid Ağa, bazı Arap kabileleri itiraz etseler de Kafkasya’dan gelen Çerkezlerin yerleşmesini sağlamıştır. Böylece Golan, farklı din, ırk ve mezheplerin birlikte yaşadığı bir yer haline geldi.

Birinci Dünya Savaşı bitmeden önce, Osmanlı’ya karşı müttefikler arasında antlaşma oldu, 16 Mayıs 1916 imzalanan Sykes – Pico Antlaşmasına göre Fransa ve İngiltere, Şam devletini Suriye, Lübnan, Filistin ve Ürdün olarak dört parçaya ayırdı.

1948 yılında İsrail devleti ilan edilince Suriye ile İsrail arasında savaş yaşandı. Bu savaş sonucunda Sykes – Pico Antlaşmasının belirlediği Suriye ve Filistin sınırlarında değişiklik oldu.

1967 İşgalinden önce 30 Türkmen köyü, Golan’ın ortasında yer alıyordu. O zaman 30 bin kadar olan Türkmen nüfusu, göçten sonra, bugün 200 bine ulaşmıştı. İşgalden sonra Şam’da Hacer-ül Esved, Muhayyem, Tadamun, Berze ve Cudeyde bölgelerinde yaşıyorlardı. Suriye yönetimi bu insanlara hiçbir şekilde yardım elini uzatmadı. 2011’den itibaren yaşanan iç savaşta zarar gören Türkmen nüfus, Suriye’nin içinde bazı bölgelere, Türkiye’ye ve çeşitli ülkelere dağıldılar. Türkiye’de en çok Osmaniye, Gaziantep, İstanbul ve Konya’da, Avrupa’da ise İsveç, Almanya ve Danimarka’da yaşamaktadırlar.

Birleşmiş Milletlerin, Golan Tepelerinin, Suriye’nin toprağı olduğu ve işgalin sonlandırılmasına dair 20’den fazla kararı vardır. Bu kararlara rağmen ABD, işgal altındaki toprakların İsrail ait olduğunu tanıma kararı ile bölge ve dünya barışına büyük bir darbe vurmuştur.

 

 

 

Paylaş:
Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!