Kaybederken de kazanılır

Türk ağırlığı artmasına rağmen Kazakistan'ın yumuşak karnı hâlâ nüfusudur. Rusya'nın palazlanması hâlinde olacaklar bellidir. Nazarbayev bu vakte kadar Ruslarla ilişkileri iyi bir dengede götürdü ama içerde iyi olmayan işler arttıkça arttı.


Kazakistan’ı bilenler için yaşananlar sürpriz değildir. Büyük ölçüde iç şartlarla ilgilidir. Zaten, dış müdahale için sizin arızalarınız olacak ki o yara kaşınsın. Temel mesele hayat pahalılığı, gelir dağılımı bozukluğu, kayırmacılık ve devletin yandaşlarca yağmalanması olarak görünüyor. On yıldan beri bu sebeplerle irili ufaklı gösteriler yaşandı.  Büyük Aksakalımız, bölgede ve dünyada denge adamı Nazarbayev, aile efradını idarede başarısız kaldı. Büyük adamların yakınlarına karşı sınırsız-kontrolsüz düşkünlüklerini, âcizliklerini ve sonra çaresizliklerini tarihten biliyoruz.

Kazakistan’ımızın durumu pek çok bakımdan dikkatte tutulur. Bunları iyi bilmeden yorum yapılamaz. Türkiye’nin üç katından geniş bir coğrafyada 20 milyon nüfus yaşıyor. Nüfusun yüzde yetmişe yakını Türk. Rusların oranı yüzde yirmiler mertebesinde. Çin’le sınırdaş bir ülke. İştah kabartan bu topraklar için pusuda bekleyen çok. Başta Çin ve zaman zaman açıklama ve hareketleriyle gözü olduğunu gösteren Rusya.

İyi anlamak lazım

Türk ağırlığı artmasına rağmen Kazakistan’ın yumuşak karnı hala nüfusudur. Rusya’nın palazlanması halinde olacaklar bellidir. Nazarbayev bu vakte kadar Ruslarla ilişkileri iyi bir dengede götürdü ama içerde iyi olmayan işler arttıkça arttı. Kazakistan’ın ekonomisi epeyce güçlü. Fert başına gelir Türkiye’den fazla. Fakat gelir dağılımı çok bozuk. Halk geçim sıkıntısıyla kıvranırken devlet görevleri üzerinden hazinenin yağmalanmasından rahatsız. Gösteriler bu şikâyetlerle başladı.

Cumhurbaşkanı Tokayev, hemen zamları geriye aldı. Hükûmetin ve Nazarbayev’in görevine son verdi. Taraftarlarını temizledi. Bunlarla kendini kurtarabilecek mi bilinmez derken kurtaracağını gösteren hamle geldi. Kollektif Güvenlik Anlaşması‘na göre yedi ülkeden oluşan topluluğu, daha doğrusu Rusya’yı yardıma çağırdı ve Rusya Birliği Almatı’ya varmadan etkisi görüldü. Tokayev, bir kaç gün içinde ülkede devlet hâkimiyetini sağladı.

Tokayev’in neden Rusya lokomotifinde barış gücü çağırdığını soranlar endişelerinde haklıdırlar. Ancak yaşanan şartlarda en uygun yol bu görünüyor. Kazakistan, elbette bu karışıklığı önleme gücüne sahipti. Fakat çok kan akardı. Öngörülemeyen sonuçlar doğardı. Belki Cumhurbaşkanı da gider ve belirsizlik büyürdü. Karışıklık ilerleyince Rusya etkisi daha da güçlenebilirdi. Hatırlayın: 2. Mahmud dedemiz, iç karışıklıkta Kavala’lı güçleri Kütahya’ya kadar gelince Ruslardan yardım istemiş ve “Denize düşen yılana sarılır.” demişti. Durum bir ölçüde benzerdir.

Sembolik Rus gücü

 Şimdi ne olacağını konuşacağız. Rusya’nın birlik göndermesinin olumsuz sonuçları da mutlaka olacak. Girdilerse çıkmazlar diyenler var. Ben buna ihtimal vermiyorum. Karabağ’da yerleşmelerine benzemez. Uzun kalmaları bile tedirginlik yaratır. Zaten var olan etnik hassasiyetin psikolojik altyapısını kışkırtır. Bu hususu çok daha iyi değerlendireceklerini sanıyorum.

Aslında bu ayaklanmanın Rusya’yı da çok ürküteceği kesindir. Gelir dağılımı, devlet hazinesinin yağmalanması ve belli bir grubun desteklenmesi onların da en büyük problemi. Rusya Federasyonu’nu meydana getiren iç ülkelerin statülerinin değiştirilmesi de huzursuzluk yarattı. Putin’in sertliği çok yönlü kırılganlıklarla kaynayan ülkede patlamayı da önleyemeyebilir. Bu durumda Rusya’nın Kazakistan’da yeni bir cephe açar gibi yerleşmeye kalkması düşünülemez. Daha dolaylı bir varlık gösterme yolunu seçecektir.

Gösterilerin ikinci günü, dostların “Şimdi ne olacak?” sorusuna cevaben bir yazı yazarak, “Bu iş yakında durulur” demiş ve eklemiştim: “Bölgede Rusya gücünü artıracak. Bu güç artırmanın derecesi de bizim için önemli olacak.”  Yalnız,o yazıda da söylemiştimbu işten faydalanacak birinci ülke görünmesine rağmen Rusya’nın ayaklanma çıkardığı fikrine hala uzağım. Rusya bu karışıklığı daha uygun şartlarda isterdi. İçerdeki huzursuzluk patlayınca da kendisi için en fazla faydayı elde etmeye çalışacaktır. Bunu askeri güçten ziyade başka hamlelerle yapacağını tahmin ediyorum. Akıl bunu gerektirir.

Beklediğimiz

En iyi sonuç kısa zamanda Kazakistanımızın kendi işini kendi görmesidir. Buna yetecek gücü ve aklı var. Halkın ve özellikle milliyetçi güçlerin dengeleri iyi anlaması lazım. Devlette kayırmacılık bitirilirse ve hayat pahalılığına bir rahatlama getirilirse işler bir ölçüde düzene girer. Hızla yeni tedbirler alınırsa çatışma-kalkışma ihtimali de ortadan kalkar.

Türkiye’nin yapabileceği sınırlıydı. Geç de olsa mevcut yönetime destek açıklaması yapıldı. Bundan fazlası şu an için zaten mümkün değildir. Bazı partizan dostlarımızın uçan yazılarına bakmayınız. O kafayla –bugüne kadar olduğu gibi- ancak içi boş efelenmelerin ağır ceremesine düşülür. Akıllı olursak kaybederken kazanmanın yolu açılır. Bu meseleden nasıl çıkılacağına göre yeni şekillenmeler için yorumlar yapılabilir. Bu alan hala muğlaktır. Türk devletleri Teşkilatı‘nın bundan nasıl etkileneceği de sisler dağıldığında görülecektir. Mutlaka etkilenecektir.

Başka ihtimaller düşünülünce içimizi yakan gösterilerin bir fırsat getirdiğini de söylemeliyim. İçeriyi sağlam tutmak önemlidir. İçinizi düzelteceksiniz. Türkiye de bu dertten çekiyor, Kazakistan da.

 

 

 

 

 

 

Yazar

A. Yağmur Tunalı

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.




Benzer Yazılar