KLASİK TÜRK MÜZİĞİ İLE HALK MÜZİĞİ – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Türk ilim dünyasının acı kaybı   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)

KLASİK TÜRK MÜZİĞİ İLE HALK MÜZİĞİ

Türk Müziği deyince akla her ne kadar sanat müziği ya da fasıl müziği gelse de Türk Müziği, 25 asırlık müziğimizin yalnızca 5 asrını oluşturan Osmanlı Saray Musikisi (Klasik Türk Müziği)’nden ibaret bir kavram değildir. Türk Müziği kavramı Aşıkların icra ettiği Türk Halk Müziğimizi de içine alan bir kavramdır. Klasik Türk Müziği ile Türk Halk Müziği […]

13 Ekim 2014
Burak Usta

Türk Müziği deyince akla her ne kadar sanat müziği ya da fasıl müziği gelse de Türk Müziği, 25 asırlık müziğimizin yalnızca 5 asrını oluşturan Osmanlı Saray Musikisi (Klasik Türk Müziği)’nden ibaret bir kavram değildir. Türk Müziği kavramı Aşıkların icra ettiği Türk Halk Müziğimizi de içine alan bir kavramdır.

Klasik Türk Müziği ile Türk Halk Müziği birbirinden ayrı gibi görünse de aslında aynı kültürün iki parçasıdır ve birbiriyle akrabadır. Bunu, gerek her iki musikinin içinde geçen ezgisel motiflerden gerekse bestelenen güftelerin temaları ya da güftelerde kullanılan mazmunlardan (kalıplaşmış sözler/ benzetmeler) anlıyoruz. 20. Yüzyılın önemli bestekarlarından Cinuçen TANRIKORUR’un yaptığı “Klasik Türk Müziği ile Türk Halk Müziği aynı anadan doğan iki çocuk gibidir, görünüşleri farklı olsa da kardeştirler.” benzetmesi bunu en iyi anlatan örnektir. Örnekler yalnızca bunlarla sınırlı kalmayıp makamsal benzerliklerle de ifade edilebilir. Mesela, Türk Halk Müziği’ndeki “Kerem” ayağı Klasik Türk Müziği’nde “Karcığar”, “Uşşak”, “Hüseyni” makamlarına, Bozlakların ezgisel yapısı Klasik Türk Müziği’nde “Kürdî” makamına, Türk Halk Müziği’ndeki “Müstear” ayağı ise Klasik Türk Müziği’nde “rast”, “mahur”, “acem aşiran” makamlarına denk gelmektedir. Ortada bu kadar benzerlik varken Bu iki musikinin ayrı ele alınması ve birbirinden çok uzakmışçasına tepkiler verilmesi kültürümüze yapılan en büyük haksızlıktır.

Klasik Türk Müziği ile Halk Müziği yalnızca ezgisel manada benzememekle beraber kullanılan enstrümanlar aracılığıyla da bu benzerliği kanıtlayabiliriz. İslâmiyet Öncesi Türk Kültüründe yaygın olarak kullanılan kopuzdan yola çıkarak bugün Halk Müziğimizde “Bağlama”, Klasik Türk Müziğimizde ise “Ut” enstrümanı kullanılmaktadır. Pek ala tınıları birbirinden uzak olsa da kökleri aynıdır. Her ikisi de Kopuz kökenli enstrümandır.

Klasik Türk Müziği ile Türk Halk Müziği ayrımı Osmanlı Devleti zamanında başlamıştır. Bunun sebebi de Klasik Türk Müziği’nin merkeze yakın şehirlerde, Türk Halk Müziği’nin ise köylerde gelişmesidir. Bundan başka bu iki musiki arasında fark yoktur.

17. yüzyılda yaşayan Dimitri Kantemiroğlu Klasik Türk Müziği açısından çok önemli bir kişidir ancak bir şeyi unutmamak gerekir ki Kantemiroğlu’nun bestelediği Halk Müziği eserleri bulunmaktadır.

Klasik Türk Müziği ile Türk Halk Müziği aynı kökten gelen iki müziktir. Makamsal ve ezgisel yönden birbiriyle iç içe olmakla beraber kullanılan enstrümanların kökeni bakımından da birbirleriyle benzemektedir. Bu benzerliği minyatürlerde sarayda padişahın önünde tanbura ile yapılan müzikten anlayabiliriz. Her iki müzik de Türk kültürünün vazgeçilmez bir parçası olmakla beraber aynı gövdede açan iki çiçektir.

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları