Türk siyasi tarihimizde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı – MİSAK- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MDM- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MİSAK logo

_______23.04.2020_______

Türk siyasi tarihimizde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

Özge Yıldız

Türk siyasi tarihimizde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızın önemli bir yeri vardır. 23 Nisan 1920’de Mustafa Kemal Paşa önderliğinde Ankara’da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Cumhuriyeti’nin ilk millî bayramıdır. “Millî” ve “ulusal” kavramlarının kökeni Arapçadan gelmektedir. Millet, belli toplumu oluşturan, geçmiş ve gelecekteki nesilleri de bütünlük içinde kapsayan anlamıyla tanımlanırken;  toplumsal, ekonomik ve siyasal ilişkilerin sonucu olan “Egemenlik” kavramının kökeni Latinceden gelmektedir. Egemenlik, bir ülke üzerinde yaşayan insan topluluğuna siyasi nitelik kazandıran devleti ve içindeki kurumları oluşturan, toplumun anayasal ve yasal düzeyinde hukukun yürütülmesinin yetki kaynağını ifade eden üstün iradedir. “Millî” ve “egemenlik” kavramlarının birleşmesinden oluşan “millî egemenlik” ise egemenliğin millete ait olduğunu ifade eder. Yönetim millî egemenliğe dayalıdır. Milletin kendi yönetim gücünü, kendisinden alması, yani egemenlik hakkına sahip olmasıdır. Millî egemenlik, Atatürk’ün Millî Mücadele döneminde vurguladığı temel ilkedir.

“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır, O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.” Mustafa Kemal Atatürk

Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıyor

1876 yılında anayasanın kabul edilmesi ve Meşrutiyet’in ilânı ile Osmanlı Devleti’nde parlamenter dönem başlamıştır. Bu süreç Mondros Mütarekesi, İstanbul’un işgali ve Mebussan Meclisi’nin kapatılması üzerine son bulmuştur. Gelişmeler üzerine hamle sırası kendisine gelen Mustafa Kemal, satranç oyuncusu ustalığı ile hamlesini yapmış ve onun önderliğinde başlatılan millî mücadelede, millî egemenliğe dayalı bir fikirle 17 Mart 1920 tarihinde ordu komutanlarına bir genelge yollanarak Meclisin Ankara’da toplanması gerektiği bildirilmiştir.

Millet iradesi, bireylerin birlikteliğinden oluşmaktadır. Mustafa Kemal Paşa, millî egemenlik sloganını “irade-i millîye” vurgusu ile belirtmiştir. 23 Temmuz 1908’de ittihatçıların adımıyla anayasanın yeniden yürürlüğe konulması, İkinci Meşrutiyet Dönemi’nde 1908’de yapılan köklü değişimlerle millî egemenliği ön plana çıkartmıştı. Buna rağmen mecliste hâkimiyet-i siyasiye hâkimdi. Mustafa Kemal’in, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığı andan itibaren, millî bir ordunun kurulması ve kurtuluş savaşının temelini hazırlayacak çetin bir mücadelenin içine girme azmi vardı. Onun bu azmi, en baştan amacını gerçekleştirme yolunda millete ve onun iradesine olan inancının bir neticesiydi. İşte Mustafa Kemal tamamen bağımsız ve egemen bir meclisin kurulması fikrinde hâkimiyet-i siyasiyesi yerine hâkimiyet-i millîye ilkesine önem vererek kurulacak meclisin çalışma prensiplerini de ortaya koyuyordu.

1919 Amasya Genelgesi ile ilân edilen “Milletin İstiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” parolası, Erzurum ve Sivas Kongrelerinden geçerek, 23 Nisan 1920’de kurulan TBMM’nin ve yeni kurulan devletin temel dayanağı olmuştur. Egemenliğin bir sınıf ya da zümreye değil, Türk milletine ait olduğu fikrini devlete kazandıran da Atatürk’tür.

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir!

Büyük Millet Meclisi’nin oluşumunu Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’ta şöyle anlatmıştır: “Büyük Millet Meclisi’nin toplanmasını ve açılmasını sağlamak için çalıştığımız günlerde bizi en çok uğraştıran Düzce, Hendek, Gerede gibi Bolu bölgesine bağlı yerlerden başlayıp Nallıhan, Beypazarı üzerinden Ankara’ya yaklaşma eğilimini gösteren gericilik ve başkaldırı dalgaları olmuştur. Ben, bir taraftan bu dalgaların durdurulmasına çalışırken bir taraftan da Ankara’da toplanmakta olan ve genel durumu henüz gereği gibi kavrayamayan milletvekillerini korkulacak manzaralar karşısında bırakmamak ve bu gibi durumların ortaya çıkmasıyla Meclis’in toplanmayı başaramaması gibi uğursuz olasılıklara imkân vermemek yollarını düşünüyordum. Bunun için, Meclis’in açılmasında pek çok acele ediyordum. Sonunda, gelebilmiş milletvekilleriyle yetinerek, Meclis’in, Nisanın yirmi üçüncü Cuma günü açılmasına karar verdik.”

Meclis; yasama, yürütme ve yargı yetkilerini kendinde toplamış “Kuvvetler Birliği” temeline göre kurulmuştur. Atatürk, TBMM’nin kurulmasından bu yana gücün millete dayandığını ve halkın istediklerini yerine getirme gücünün olduğunu ifade etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, Türk milletinin egemenlik hakları için verdiği mücadele sonrası kendi çabaları neticesinde doğup gelişmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin amacı ülkeyi işgalden kurtarmak ve milli egemenliği sağlamaktır. Egemenlik hakkını milletin adına kullanan kurum, Türkiye Büyük Millet Meclisidir.

Atatürk’ün millî egemenlik düşünceleri, askerî ve siyasi alandaki çalışmalarını da etkilemiştir. Kurtuluş Savaşı’nın ilk gününden itibaren millî hâkimiyete geçiş için çabalamıştır. Mustafa Kemal, çabasının temel yolunu, Amasya Genelgesi’ndeki sözleriyle ortaya koymuştur. Millî Mücadele’ye millî hâkimiyet düşüncesi ile adım atan Atatürk, başka devletlerin manda yönetimi etrafında toplanması fikrini Nutuk’ta “Efendiler, bu vaziyet karşısında tek bir karar vardı: O da millî hâkimiyete dayanan, kayıtsız ve şartsız yeni bir Türk Devleti kurmak.” şeklinde ifade etmiştir. Bu sözü söyleyerek milletin, hedeflediği tüm amaçlara ulaşacak gücü olduğunu vurgulamıştır. Atatürk’ün Türkiye’de millî egemenlik ilkesini fiilen gerçekleştirmesi TBMM’nin açılmasıyla beraberdir.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının ortaya çıkış süreci

Bu tarih, 23 Nisan 1921 tarihinde çıkarılan 23 Nisan’ın Millî Bayram Addine Dair Kanun ile Türkiye’nin ilk ulusal bayramıdır. 23 Nisan 1927 tarihinde kutlanan bayram, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu ve Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk himayesinde gerçekleştirildi. Etkinlikler için Atatürk, arabalarından birinin çocuklara verilmesini sağladı. O yıl Ankara’daki binalardan birine Çocuk Sarayı adı verildi ve burada düzenlenen çocuk balosuna İsmet İnönü’nün çocukları da katıldı.

1929’da çocuklara yönelik ilginin artmasıyla 23-30 Nisan haftası “çocuk haftası” olarak kutlandı. 23 Nisan Çocuk Bayramı kutlamalarına 1975’te Türkiye Radyo Televizyon Kurumu katıldı ve bir hafta çocuk programları yayımladı. 1978’de Meclis Başkanlığının izniyle meclisteki törenlere çocukların da katılması sağlandı. 1979’da bu uygulama, Ankara ilkokullarından gelen çocuklarla düzenli olarak başlatıldı. 1979 yılının UNESCO tarafından Dünya Çocuk Yılı olarak duyurulması üzerine, TRT tarafından dünyanın bütün çocuklarına yönelik bir proje hazırlandı ve 1979 yılından itibaren TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği adıyla uygulamaya başladı. 1980’de de bütün illerden gelen çocuklarla “Çocuk Parlamentosu” oluşturuldu. 1981 darbe döneminde Millî Güvenlik Konseyi bayram ve tatil ile ilgili kanunda yaptığı değişiklikle, geçen süreç boyunca kanunen adı konulmayarak kutlanan bayrama “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” adını verdi.

Kutlamalar, cumhuriyete sahip çıkan çocuklar yetiştirme arzusuna paralel olarak gelişmiştir. Toplum birliğinin kurulması ve geleceğin çocuklarına bu birlik algısının şekillenmesinde yol gösteren bayramdır. Kutlamalara katılmak üzere Ankara’ya farklı yerlerden çok sayıda çocuk gelmiştir. Türkiye’nin değişik yerlerini temsilen gelen ve büyük coşkuyla karşılanan çocuklar, misafir edilmişlerdir. Çeşitli dans gösterilerinin gerçekleştirildiği kutlamalarda, çocukların yürüyüşü ise halkın yoğun ilgisini çekmiştir. Dünyada çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke, Türkiye’dir.

Evrene dostluk mesajı verdiği, gönül köprüleri kurduğu, dünyaya barış kokuları saçtığı, ulusun kuşak kuşak nesilleri sardığı kutlu bir gündür 23 Nisan.

Kültürlerin bir arada bulunduğu özel bir gündür. Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri akıllarda ise konuyla ilgili hafızalardaki yerini hep korumaktadır:

“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.”

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!
       

Yazarın MİSAK'taki yazıları