Olimpiyat Oyunları: Dert mi, Deva mı? – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______2 Ağustos 2019_______

Olimpiyat Oyunları: Dert mi, Deva mı?

Mete Korkmaz
Paylaş:
stanbul açısından bakacak olursak. İstanbul’un olimpiyatları kazanmasını istemiştim. Çünkü uluslararası tanınırlığımız artacak her vatandaşın tahmin ettiği, yurtdışında ki olumsuz Türkiye algısı yıkılacaktı.
stanbul açısından bakacak olursak. İstanbul’un olimpiyatları kazanmasını istemiştim. Çünkü uluslararası tanınırlığımız artacak her vatandaşın tahmin ettiği, yurtdışında ki olumsuz Türkiye algısı yıkılacaktı.

Olimpiyatların kısa vadede ekonomik açıdan zarar getirdiği görülse de uzun vade de karlı bir şey olduğu söylenir. Peki, tablonun bütününe baktığımızda görülen resim gerçekten öyle mi? Olimpiyatları düzenlemek için Uluslararası Olimpiyat Komitesi bir oylama yapar. Aslında bu bir açık arttırmadır ve en iyi teklifi veren şehir olimpiyatları kazanır. Aday şehirler büyük spor salonları, sporcular için lüks konaklama yerleri ve medya kuruluşları için imkânlar vadederler. En iyi teklifi veren ülkenin şehri kazanır. Tabi  bunun birde maliyeti vardır. Olimpiyatların kazanan ülkeye ortalama maliyeti ise 15-20 milyar dolardır. Nitekim İstanbul eğer ki girdiği son seçimi kazansaydı olimpiyatlar için 17 milyar dolar gibi bir harcama yapılması planlanmaktaydı.

Olimpiyatları kazanan şehrin geliri ise bilet satışı, halka gelen turizm geliri, sponsorluklar ve medya gelirinin %25’idir. Neden %100 değil diye sorarsanız Uluslararası Olimpiyat Komitesi medya gelirinin %75’ini almaktadır. Buralardan sağlanan gelirin ise toplamda 5 milyar dolar olduğu görülmektedir yani totalde olimpiyata ev sahipliği yapan şehir zarara uğramaktadır.

Olimpiyatların şehre turizm ve ticaret açısından büyük gelir sağlayacağı söylenmektedir. Oysa 2012 Olimpiyatlarına ev sahipliği yapan Londra’nın turist sayısının olimpiyatların yapıldığı sırada %5 düştüğü görülmektedir. Yapılan araştırmalar doğrultusunda insanlar; kalabalık, ulaşım sıkıntısı, pahalılık ve güvenlik nedeniyle olimpiyatların yapıldığı şehre gitmek istemiyor. Bu yüzden olimpiyatların turistik olarak bir gelir sağladığı araştırmalar doğrultusunda söylenemez.

Şehirlerin uzun vade de kazandığı şey ise alt yapı çalışmalarıdır. Mesela bu yılki olimpiyat için ev sahibi Rio’ya bir uluslararası havalimanı yaptılar ve şehrin limanını iyileştirdiler. Bu şehir açısından oldukça olumlu bir şeydi. Yine olimpiyatı alan şehre yapılan diğer ulaşım yatırımları ile şehrin ulaşım sıkıntıları da çözülebilir.

Fakat yine de olimpiyatlar o şehir için kumardan başka bir şey değil. Çünkü alt yapısı yetersiz olan ülkeler alt yapı, medya ve lüks yaşam alanları için birçok gereksiz yatırım yaparken alt yapı ve diğer imkânı olan şehirler ise yer sıkıntısı çekmekte ve başarılı bazı sektörleri zarara uğratmaktadır. Bu yüzden olimpiyatların kazanç mı sağlayacağı yoksa zarar mı ettireceği o dönemin koşullarına bağlı gibi gözüküyor ve şu an kazançlı durmuyor.

İstanbul açısından bakacak olursak. İstanbul’un olimpiyatları kazanmasını istemiştim. Çünkü uluslararası tanınırlığımız artacak her vatandaşın tahmin ettiği, yurtdışında ki olumsuz Türkiye algısı yıkılacaktı. Fakat tüm bu rakamları araştırıp gördükten sonra her şerden hayır doğar düsturuyla kazanmamamızın şu dönem için daha uygun olduğu görülüyor. İstanbul bizim marka şehrimiz lakin aynı zamanda devasa bir şehir. Olimpiyatlar süresince şehirde yaşayanların yaşamının felç olması kaçınılmaz. Özellikle ulaşım alanında zaten sıkıntılı olan İstanbul’un sıkıntısının katlanacağı garanti gibi duruyor. Ayrıca yapılacak birçok tesisin yapılmasıyla yer sıkıntısı yaşayan İstanbul’un daha da sıkıntıya gireceği gözüküyor. Tüm bu olumsuzluklara birde 20 milyar dolarlık bir külfette devletimizin üstüne yükleniyor oysa o parayla daha işe yarar yatırımlar yapılabilir.

Olimpiyat Oyunları belki 1950’li yıllarda bir prestij göstergesi, ülke ve şehir tanınırlığı için bir araç olabilirdi. O zamanlar iyi gelir de getiriyor olabilirdi. Fakat artık birçok yer bir tık ötemizde ve tanınırlık her ülke için eşit mesafede.

Paylaş:
Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları