Truva Atı

Gemi yanlışlıkla karaya oturacak, geceleyin içinden çıkan askerler Türk savunma hatlarına saldıracaklardı. İngilizlerin bu Truva atı girişimi başarıya ulaşamaz.


Truva atını hepiniz bilirsiniz. Truva’yı kuşatan Akalar çekilip Bozcaada’nın arkasına gizlenirler. Savaş meydanında kocaman bir tahta at bırakmışlardır. Truvalılar tahta atı çekip şehrin içine getirirler. Sonra da zafer kutlamalarına girişirler. Sarhoş olmuşlar, gece olunca sızmışlardır. Tahta atın içinden çıkan Aka askerleri Truvalıları perişan eder. Bozcaada’ya gizlenmiş olan Akalar da gelmiş ve şehri almışlardır.

Çanakkale savaşları sırasında İngilizlerin de Truva atı hilesine başvurduklarını Yılmaz Özdil’in Perşembe günkü yazısından öğrendim. 105 metre uzunluğundaki bir kömür şilebinin ambarlarını askerle doldururlar. Gemi yanlışlıkla karaya oturacak, geceleyin içinden çıkan askerler Türk savunma hatlarına saldıracaklardı. İngilizlerin bu Truva atı girişimi başarıya ulaşamaz.

Bundan tam 1341 yıl önce Çinliler de Köktürklere aynı oyunu oynadılar.

Çin tutsaklığında olan Köktürkler 679 yılında bağımsızlık savaşına girişmişler, kısa zamanda 100.000 kişilik bir ordu kurmuşlardır. 679 kışında Çin kuvvetlerini perişan etmişler, 10.000’den fazla Çin askerini öldürmüşler ve kaçırmışlardır. Başlangıçta işi ciddiye almayan Çin imparatoru durumun ciddi olduğunu anlayınca en ünlü generallerinden birini 300.000 kişilik bir ordunun başında Türklerin üzerine gönderir.

680 yılının Mart ayına gelinmiştir. Sayıca üstün kuvvetlerine rağmen Çinli general Köktürklere doğrudan saldırmaz. 300 yiyecek ve levazım arabası yaptırır. Her arabaya da, örtülerin altında, ellerinde kılıç ve oklar bulunan beş güçlü asker saklar. Böylece arabalarda 1500 Çinli asker gizlenmiş olur. Asıl Çin ordusu da Hey Dağları’nda pusudadır.

Levazım arabaları birkaç yüz Çinlinin nezaretinde harekete geçer. 300 arabayı gören Türk atlıları hücum eder ve onları ele geçirir. Yakındaki bir otlağa sürüp arabalara yaklaşırlar. İşte o anda arabalarda gizlenmiş olan 1500 Çinli birden çıkarak Türklerin üzerine saldırır. Pusudaki Çin ordusu da gelmiştir. Köktürkler ağır bir yenilgiye uğramışlardır.

680 yılında Çinlilerin de Türklerin de Truva atı olayından haberdar olmadıkları muhakkaktır. Ama aynı savaş hileleri tarihin her döneminde görülmüştür. Türklerin geri çekilmiş gibi yaparak düşman kuvvetlerini içeri çektikleri ve sonra iki taraftan kıskaca alarak onları bozguna uğrattıkları meşhurdur. Turan taktiği denilen bu “sahte ricat” oyununa Türkler meydan muharebelerinde çok sık başvurmuşlardır.

Çinlilerin Truva atı hilesine aldanarak 680’de yenilen Köktürkler bağımsızlık hareketini bırakmadılar. Aynı yıl yeniden ayaklandılar. Bu isyanı da Çinliler iki Türk başbuğunu birbirine düşürerek bastırdılar. Teslim olan Türklere verdikleri sözü tutmayarak tam 54 Türk komutanını Çin başkentinde idam ettiler.

Çinliler, Türk bodun ölüreyin, urugsıratayın tir ermiş. Yokadu barır ermiş. Çinliler, Türk milletini öldüreyim, kökünü kurutayım der imiş. (Türkler) neredeyse yok olmaya doğru gidiyor imiş.

Urugsıratayın (uruğunu, kökünü kurutayım) kelimesiyle Bilge Kağan soy kırım kavramını dünya tarihinde ilk kez kullanmış oluyor. Ama Çinliler Türkleri urugsıratmayı başaramadılar. İkinci isyanın içinde bulunun Aşina Kutlug Şad (sonra İlteriş Kağan) ile Bilge Tunyukuk kuzeye çekilip 5.000 Türk askeri topladılar. İki başbuğ sayesinde 682 yılında Türkler yeniden bağımsız oldular. Köl Tigin ile Bilge Kağan, Türkleri bağımsızlığa kavuşturan İlteriş Kağanın oğullarıdır. Bilge Kağan aynı zamanda Tunyukuk’un da güveyisidir.

Türk dilinin bilinen ilk yazılı belgeleri olan Orhun anıtları işte bu bağımsızlığın sonunda dikilmişlerdir.

Kardeşi Köl Tigin için diktirdiği bengü taşta Bilge Kağan, ilk iki başarısız teşebbüsü, yedi kelimelik tek bir cümleyle özetler: (Çinlilere) düşman olup örgütlenemedikleri için yine (Çin’e) tabi olmuşlar.

Tunyukuk da aynı olayları şöyle özetlemiştir: Türk milleti hanını bulmayınca Çin’den ayrıldı, han sahibi oldu. Hanını bırakınca yine Çin egemenliğine girdi.

Tarih inişler çıkışlarla doludur. Türkler bağımsız yaşamak için her zaman canlarını vermişlerdir. Truva atı hilelerine aldandıkları da çok olmuştur. Bugün de nice at maketine veya levazım arabasına gizlenmiş düşman var. Bugünkü Türklerin görevi, Truva atlarına gizlenmiş düşmanları teşhis etmektir.

 

Ahmet Bican Ercilasun
Yazar

Ahmet Bican Ercilasun

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.




Benzer Yazılar