28 ŞUBAT SORUŞTURMASI VE MANİPÜLASYONLAR – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Türk ilim dünyasının acı kaybı   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)

28 ŞUBAT SORUŞTURMASI VE MANİPÜLASYONLAR

  28 Şubat iddianamesinin mahkemeye sunulması ile birlikte bazı çevrelerin yalan bilgilerle medyayı “şişirip” toplumsal algıları maniple etme çabaları hız kazandı. Neymiş?.. Soruşturmayı yürüten Savcı Mustafa BİLGİLİ, dönemin Genelkurmay Başkanı Org. İ.H. KARADAYI’nın Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL’e 17 Ocak 1997 tarihinde ÇOK GİZLİ bir brifing verdiğini tespit etmişmiş. (Peh peh!) Neymiş?.. 15 Mayıs’ta Özgürlük Hâkimleri’ne ifade veren […]

3 Haziran 2013
Milli Düşünce Merkezi

 

28 Şubat iddianamesinin mahkemeye sunulması ile birlikte bazı çevrelerin yalan bilgilerle medyayı “şişirip” toplumsal algıları maniple etme çabaları hız kazandı.
Neymiş?.. Soruşturmayı yürüten Savcı Mustafa BİLGİLİ, dönemin Genelkurmay Başkanı Org. İ.H. KARADAYI’nın Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL’e 17 Ocak 1997 tarihinde ÇOK GİZLİ bir brifing verdiğini tespit etmişmiş. (Peh peh!)
Neymiş?.. 15 Mayıs’ta Özgürlük Hâkimleri’ne ifade veren komutanlar Çevik BİR’e “Yaktın bizi paşam!” diye tepki göstermişlermiş.
Neymiş?.. Sincan’da komutanlar arasında kısa süreli bir arbede yaşanmış ve bazıları Çevik BİR’in üzerine yürümüşmüş.
Neymiş?.. Sincan’da Cezaevi Müdürlüğü sorun çıkmasın diye Çevik BİR’e muhalif komutanların bloğunu değiştirmişmiş…
Kesinlikle şunu anladım ki, bu haberleri üretenlerde zerre kadar Allah korkusu yok! Her türlü yalanı söylemekten, iftirayı atmaktan, sahtekârlığı yapmaktan hiç utanmıyorlar da, çekinmiyorlar da… Eminim dava sürecinde kafaları bulandırmak, insanları itibarsızlaştırmak, sanıkları birbirine düşürmek, hatta mahkemeyi etkilemek için akla hayale gelmedik daha pek çok manipülasyona imza atacaklar.
Öncelikle şunun altını çizmek istiyorum: 28 Şubat dönemi ile ilgili gizli kalmış, açığa çıkmamış ve/veya yeni olarak bulunmuş hiçbir bilgi yok! Bütün bilgiler zaten devletin ilgili kuruluşlarının elindeydi. Bugüne kadar sadece MGK Toplantısı tutanakları açıklanmadı –ki bence onu da sanıkların lehine olacağı için açıklamaya korkuyorlar- onun dışında her şey ortadaydı. Yani savcının “Ben buldum!” diye övünebileceği, başarı diye gösterebileceği hiçbir yeni bilgi ve belge yok! Bütün Türkiye şunu bilmelidir ki “Yeni belge bulundu” diye ileri sürülen haberlerin hepsi kesinlikle yalan, uydurma ve manipülatiftir.
Evet, savcının ortaya çıkardığı yeni bir belge yok, ama örttüğü çok var… Sanıkların masumiyetini gösteren bütün bilgiler ya saklandı ya da ulaşılması engellendi. Doğrusu, bir başarıdan söz edilecekse bilgileri bulup çıkarmada değil, sümen altı etmede aranmalıdır.
Vurgulamak istediğim ikinci husus ise şu: 28 Şubat soruşturması kapsamında cezaevinde yatan sanıkların hepsi (sivil olan Kemal GÜRÜZ Hoca dâhil) 14 aydır vakur duruşlarından, askeri disiplin, nezaket ve terbiyelerinden, birbirlerine saygılarından hiç ödün vermeden yaşamlarını sürdürmüşlerdir.
Kuşkusuz bundan sonra da öyle olacaktır.
İnsanları birbirine düşmüş gibi göstermeye çalışanların niyetleri malum… Bu konuda bir tek şey söylenebilir: Kendileri çirkef olanlar başkalarının efendiliğini gördükçe hırslarından kuduruyorlar.

 

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları