ANAYASAMIZ” TEK TASAMIZ

Siluetini sevdiğimin Türkiye’si…! Herkesin ağzına geleni söylemesinden anlıyoruz ki, iyi şeyler olacak ülkede yine. İşte geçen haftadan seçmeler. ***. “Kimlik, dil, eğitim, kültürel, ne istiyorlarsa vereceğiz…” “Başbuğ’un tutuklanmasına sevinmemek lâzım” Bülent ARINÇ. *** “Silah Kürt’ün sigortasıdır güvencesidir.” Leyla ZANA *** “Senin rütben orgeneral de olsa, bizim nazarımızda onbaşısın.” S. DEMİRTAŞ. *** “Her şeyimiz vardı, bir […]


Siluetini sevdiğimin Türkiye’si…!

Herkesin ağzına geleni söylemesinden anlıyoruz ki, iyi şeyler olacak ülkede yine. İşte geçen haftadan seçmeler.

***.

“Kimlik, dil, eğitim, kültürel, ne istiyorlarsa vereceğiz…”

“Başbuğ’un tutuklanmasına sevinmemek lâzım”

Bülent ARINÇ.

***

“Silah Kürt’ün sigortasıdır güvencesidir.”

Leyla ZANA

***

“Senin rütben orgeneral de olsa, bizim nazarımızda onbaşısın.”

S. DEMİRTAŞ.

***

“Her şeyimiz vardı, bir bu eksikti.   Artık bizim de terörist bir genelkurmay başkanımız var.”

Kemal KILIÇTAROĞLU

***

“Bana ‘Atatürkçü’ denmesini hakaret sayarım”

Atatürk K.D.T.Y.K. Yönetim Kuruluna atanan MÜMTAZ bir şahsiyet

***

“35 köylünün ölümü konusunu uluslararası ceza mahkemesine götürüyoruz. Genelkurmay’la işbirliği yapan Başbakan’ın yeri, Başbuğ’un yanıdır”

Gülten KIŞANAK

***

“Kürdistan’ın kurulmasına Türkiye’nin karşı çıkmaması ve destek vermesi gerekir.”

Cuma İÇTEN

AK Parti Diyarbakır Milletvekili

***

“Belediye binamızın önünde sarı-kırmızı-yeşil bayrağımız dalgalansa ne olur?”

Osman BAYDEMİR.

Diyarbakır Belediye Başkanı

***.

“Terörist genelkurmay başkanını atayan cumhurbaşkanı hakkında suç duyurusunda bulunuyorum.”

Kamer GENÇ

(Eli fenerli basın açıklaması)

***

“Suçu ispat edilene kadar masumiyet karinesi esastır.”

Abdullah GÜL

Reisicumhur.

***

“Türkler üç günde Cezayir’i Fransızlara teslim ettiler. Kimse kanımız üzerinden çıkar sağlamaya kalkışmasın”

Ahmet UYAHYA.

Cezayir Başbakanı

***

“Türkiye bölgeye felaket ve iç savaş getirebilecek bir rol oynuyor. Ancak bunun sonucunda zararlı çıkan Türkiye olur”

Nuri el-Maliki,

Irak Başbakanı,

***

“Soykırım yok” demenin cezalandırılmasını uluslararası ceza mahkemesine götürüyoruz.

Nicolas SARKOZY.

Fransız Başbakanı

***

“Ölü evinde zurna çalınmaz.” Kimse bayramımızı kutlamaya kalkmasın (10 Ocak gazeteciler günü münasebetiyle)

Mustafa MUTLU,

Vatan Gazetesi

***

“Kılıçtaroğlu Silivri’ye, Başbuğ İmralı’ya tıkılsın. Apo da Bodrum’a paşa yapılsın.”

Sözcü GAZETESİ

***

“Türkiye Cumhuriyetinin 26. Genelkurmay başkanı, ‘terör örgütü kurmak ve yönetmekle’ suçlanmıştır.

Takdir yüce Türk milletinindir.”

İlker BAŞBUĞ

***

“Teflon millet…”

Yılmaz ÖZDİL

Hürriyet

***

“Sayın Obama’ya ‘sistem oturuncaya kadar kalmanızda fayda var’ demiştim. Bunların demokrasiyi parlamenter sistemi anlaması uzun yıllar alacak.”

T.C. Başbakanı

***

Tutuklamalar üzerine  iki de yorum.

Uludere kimin işine yaradı? ona bakmak lazım. Tutuklamalar kamuoyunda yeni anayasa özlemini geliştirebilmek maksatlı. Subaylar içeri alınacak, şok yaratılacak. Bir tarafta KCK, diğer tarafta TSK. Bölücü örgütün başı da, TSK’nın başı da terör suçlusu. Başbuğa karşılık APO.  İkisini de salıverelim. Toplum buna hazırlanıyor.”

Banu AVAR

***

“ABD, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni öncelikle Orta Doğu’da Suriye ve İran’a karşı kendi ordusu gibi kullanmak istemektedir. George SOROS Sabancı Üniversitesindeki konuşmasında demişti ki;

‘Türkiye’nin stratejik konumuna bağlı olarak en iyi ihracat ürünü ordusudur’

Şunu diyor  ‘Siz de Arjantin gibi olursunuz. Üreten ve ürünü dünya pazarlarında aranan bir sanayiniz yok. Bir ürününüz var. Ordunuz. Ve bu yönden kurtuluşunuz elinizde. Stratejik konumunuzdan yararlanarak, ABD’nin paralı askerliğini üstlenirseniz, desteğimizle ayakta kalabilirsiniz.

Görev nerede mi?

Amerikan sermayesinin ABD’nin ve Batı Avrupa’nın çıkarlarının bekçiliğine uygun görülen her yerde.

Demek istiyor ki bu kafayla siz ancak paralı asker olabilirsiniz!”

İşte bu sebeple Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içinde ABD’nin paralı askeri olmak politikasına direnme kabiliyeti sindirilmek isteniyor.”

Aslan BULUT Yeniçağ

***

“Yurtta sıfır, komşuda sıfır problem” şiarıyla yola koyulmuştuk hâlbuki. Görüyoruz ki;

“Arap baharı” başka bir bahara.

“Karakışa teslim, kara talihinden yine  bu yıl da”  .

Barış Irak’tan fersah fersah ırak.

Suriye, Mısır, İran kaynıyor.

İran tetikte.

Rus kruvazörleri de Suriye önlerinde bu arada.

Ama içeride dışarıda her ne çıkmazımız varsa hepsinin sebebi de belli. Mevcut anayasamız.

Varsa yoksa bir o.

Çare de belli. Eskiyi atmak, yerine yenisini koymak.

MEDYA bu modda.

Kanallar buna programlı.

Ona hazırlanıyor toplum hummalı biçemde tam gaz.

Onun değirmenine su taşıttırılıyor oluk oluk mevcut kanallarla.

“Kanalın kadar konuş” sonuçta.

Eğitim, güvenlik, ekonomi, iç barış, hiçbiri önemli değil.

Hepsine bedel şu  “anayasa.”

Tek tasamız,  anayasamız.

Memleketin bir derdi o.

Her iş ona bağlı.

O gelecek, işler düzelecek.

İyi biliniyor ki yenisi kasada, hazır hâlbuki. Hazmettirilemedi sadece, onun için millete kapalı.

Zamana ihtiyaç var yani bunun için. Hazım işi bitsin hele bir, çıkacak gün yüzüne.

Yasamız gelecek, tasamız gidecek.

Millet ne bilsin derdin büyüğünü. Büyükler bilir elbet.

Dert oymuş demek ki.

Başka şeyler de yaşandı tabi hafta içinde memlekette.

Söz gelimi:

  • Borçkalı köylümüz kestiği ağacın dibinde, hâkimin verdiği “çevre konulu üç kitap okuma” cezasını tamamlamaya çalıştı.
  • Ufuk EĞİRİBOYUN adlı vatandaş, üç yıl evvel yolda bulup taksim karakoluna teslim ettiği ancak arada kaybolan 20 bin dolarla ilgili yargılanan yedi polis memurunun duruşmasında tanık olarak dinlendi.
  • Türk milleti biri politikanın, diğeri futbolun iki “ordinaryüsünü”  iki değerini yitirdi.
  • Bir diğer değer “Sultan-üş şuara” Abdurrahim Karakoç” haftayı hastanede geçirdi, mesela.

Bunlar aklımıza gelenler. Daha da “herkesin bir derdi var, durur içerisine”  bir Karadeniz türkümüzde dendiği gibi.

“Anayasa dışı” gelişmeler olunca, cirmi kadar yer aldılar dolayısıyla basınımızda. Hepsine bedel derdimiz var çünkü bunlardan evvel.

“Tek tasamız, anayasamız.”

Yeni anayasa, yetiş imdade..!

Tasasız haftalar…

Osman ERENALP

Ankara  Ocak 2011

Yazar

Osman Erenalp

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.