Başbakan Yargıdan Daha Ne İstiyor? – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Türk ilim dünyasının acı kaybı   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)

Başbakan Yargıdan Daha Ne İstiyor?

Yeni sorunumuz(!) Başbakan Erdoğan’ın, “Kuvvetler ayrılığı önümüzde engel” demesi. Yasama yani Meclis iktidarın tam kontrolünde olduğuna göre, Erdoğan besbelli yargıyı işaret ediyor.   Yıllar önce Erdoğan’ın, AİHM’in türban kararından sonra, öfkelenip, “Onlar ne anlar, ulemaya sormak lâzım” demesinin altını kalın çizgilerle çizelim.   Çok şükür “yargıyı hızlandırma” paketiyle AİHM diye bir engel kalmadı!..   Erdoğan’ın, “Hizmetlerimizin önünde duran tek engel Danıştay kaldı” dediği […]

19 Aralık 2012
Milli Düşünce Merkezi

Yeni sorunumuz(!) Başbakan Erdoğan’ın, “Kuvvetler ayrılığı önümüzde engel” demesi. Yasama yani Meclis iktidarın tam kontrolünde olduğuna göre, Erdoğan besbelli yargıyı işaret ediyor.

 

Yıllar önce Erdoğan’ın, AİHM’in türban kararından sonra, öfkelenip, “Onlar ne anlar, ulemaya sormak lâzım” demesinin altını kalın çizgilerle çizelim.

 

Çok şükür “yargıyı hızlandırma” paketiyle AİHM diye bir engel kalmadı!..

 

Erdoğan’ın, “Hizmetlerimizin önünde duran tek engel Danıştay kaldı dediği saatlerde, Danıştay Başkanlığına Hüseyin Hüsnü Karakullukçu seçiliyordu. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, “Kurban olduğum Allah, verdikçe veriyor” şeklinde sevinç gösterdiği Karakullukçu’nun ilk demeci, “Hükümetin önünde engel olmayacağız” oldu.

 

Yargıtay da değişti. Yine Bülent Arınç Başkanlığa Nazım Kaynak seçildiğinde, Benim güzel arkadaşım. Çok şükür birinci turda seçildi diye sevindi. Ama daha önemlisi Yargıtay’daki tüm dairelerin hem üyeleri, hem görev alanları 160 blok oyla yeniden dizayn edildi. Sonuçta,

Yargıtay’ın daha önce onadığı, iktidar veya yandaş medya aleyhindeki kararlarını tamamı değişti.

 

12 Eylül referandumundan sonra Anayasa Mahkemesi yenilendi. Ana muhalefetin neredeyse hiçbir itirazı kabul edilmez oldu. Anayasa’ya açıkça aykırı kanunlar dahi iptal edilmedi. Ve Başkan Haşim Kılıç Anayasa Mahkemesi’nin görev anlayışını şöyle izah etti:

”Anayasa mahkemeleri, anayasal çizgiyi esas almak suretiyle siyasi aktörler arasında hakemlik fonksiyonunu yerine getirirken taraflara lojistik destek sağlayan bir kurum olamayacağı gibi milletin iradesini temsil edenlere çelme takma yeri olarak da kullanılamaz.”

 

Gelelim Sayıştay’a; Orası da sil-baştan yapıldı. Bütçe görüşmelerinde ortaya çıktı ki, Sayıştay denetim raporlarını göndermiyor. Bir dernekte bile bir öncesi hesap ibra edilmeden, yeni bütçe oluşturulamazken, bunu yapan bir dernek kapatılırken, koca bir devlet kendini boşa düşürüp, adeta iflasını ilân etti. Lâkin görüyorsunuz, iktidarı da muhalefeti de hiçbir şey olmamış gibi bütçe görüşmelerini sürdürüyor.

 

Yargı böylesine dikensiz gül bahçesi olmuşken, Erdoğan neye öfkelendi, kimden ne istiyor? Rivayetler muhtelif, ama bu tepkinin geçen hafta Yargının Başkanlarına yaptığı ziyaretten hemen sonraya denk gelmesi oldukça dikkat çekici.

 

Tamam, “Bakanım, milletvekilim, Genelkurmay Başkanım, valim, belediye başkanım” dediği gibi artık,“Hakimim, savcım” da demek istiyor, ama bunun ötesinde başka şeyler var gibi.

 

MİT yöneticileri hakkında cemaat merkezli olduğu öne sürülen o malum dava açılmak istendiğinde,“Devlet içinde devlet oldular” demişti. Anlaşılan Erdoğan ile devlet içindeki “yeni devlet” veya yeni “bürokratik oligarşi” arasındaki savaş alttan alta tam gaz sürüyor.

 

Emareler epey arttı zaten. Bekleyelim, bugün yarın kokusu çıkar!..

 

Silivri, Hasdal, Hadımköy ve Maltepe’ye kucak dolusu sevgiler…

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları