CHP’liler Kızmasın, Sadece Sorayım Dedim! – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Türk ilim dünyasının acı kaybı   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)

CHP’liler Kızmasın, Sadece Sorayım Dedim!

Yeni CHP’nin “Kürt açılımı”nı iki isim götürüyor; Genel Başkan Yardımcıları Sezgin Tanrıkulu ve Faruk Loğoğlu. Gazeteci-Yazar Yılmaz Polat’ın CIA Pençesinde Açılım-Kirli Oyunun Gizli Belgeleri isimli kitabını hatırladım birden. Bu iki isimle ilgili ilginç notlar vardı.   Tanrıkulu’ndan başlayayım. 21 Kasım 1997’de Robert Kennedy anısına düzenlenen yıllık insan hakları ödül töreni yapılmaktadır. Bu ödüle Türkiye’den Diyarbakır […]

10 Temmuz 2012
Milli Düşünce Merkezi

Yeni CHP’nin “Kürt açılımı”nı iki isim götürüyor; Genel Başkan Yardımcıları Sezgin Tanrıkulu ve Faruk Loğoğlu. Gazeteci-Yazar Yılmaz Polat’ın CIA Pençesinde Açılım-Kirli Oyunun Gizli Belgeleri isimli kitabını hatırladım birden. Bu iki isimle ilgili ilginç notlar vardı.

 

Tanrıkulu’ndan başlayayım. 21 Kasım 1997’de Robert Kennedy anısına düzenlenen yıllık insan hakları ödül töreni yapılmaktadır. Bu ödüle Türkiye’den Diyarbakır Barosu’na kayıtlı Avukat Sezgin Tanrıkulu lâyık görülmüştür. Ödülü verecek olan Senatör Edward Kennedy, Tanrıkulu’nu şöyle tanıtır:

 

“35 yaşında insan hakları savunucusu; masum bir avukat. Bu masum insan DEP’lileri ve halkı savunduğu için hapis yattı.”

 

Tanrıkulu da elindeki metni okur. Türk askerinin sistemli bir şekilde Doğu’daki köyleri yok ettiğini, sivil halkı öldürdügünü, işkence uyguladığını anlatır ve: “Türkiye’nin Kürdistan diye bilinen, Güney Doğusu’nda savaş var. Savaş bölgesinde avukatlık yapan birisi olarak ne çektiğimi bilemezsiniz.” der.

 

Bilmiyorum hala aynı görüşte midir; ama bugün için tek merakım şu: Tanrıkulu, Abdullah Öcalan ve PKK hakkında ne düşünüyor, onları ne olarak görüyor; terör eylemlerine “terör” diyor mu?

 

Faruk Loğoğlu’na gelince… Malûm, AKP iktidarı döneminde Washington Büyükelçisi idi. Bush görevde kalmasını istemiş, Başbakan Erdoğan da (ailecek de görüşüyorlardı zaten) uygun görmüş; ancak Gül’ü aşamamışlardı. Bu hatırlatmadan sonra Yılmaz Polat’ın kitabındaki nota geçelim. Irak işgâli için Türkiye’nin sıkıştırıldığı günler. Loğoğlu ve ekibi Beyaz Saray’a çağrılır. Ulusal Güvenlik toplantı salonuna alınırlar. Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Stephan Hadley, Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz, Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman, Genel Kurmay Başkan Yardımcısı Org. Peter Pace, Dick Cheney’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı Libby, Hazine Bakan Yardımcısı John Taylor ve Beyaz Saray Bütçe Ofisi Yönetici Yardımcısı Mitchell Daniels çalışma masasının çevresinde oturmaktadır.

 

Heyetimizi karşılayan Avrupa Masası Yöneticisi Daniel Fried bizimkilere Amerikan ekibinin karşısına konan üç koltuğu gösterir. Loğoğlu şaşırır. ABD’liler 3 Türk diplomatın oturacağı sandalyeye kadar düşünmüştür. Amma bu üç koltuğun hem biçimi değişiktir hem de ayak boyları kısadır. İlk bakışta misafir koltuğu gibi görünen bu koltuklara oturunca, ABD’liler yüksekte kalır. Yılmaz Polat’a göre: “Belli ki, konukları psikolojik olarak baskı altına almayı düşünmüşlerdi.”. Görüşme 1 saat sürer.

 

Diyeceğim, yıllar sonra İsrail’le “alçak koltuk” krizi yaşadık ya; meğer bu işin ağa babası ABD, ilk “mağduru” da Faruk Loğoğlu imiş!.. Acaba bu rapor edildi mi ve AKP iktidarı nasıl tepki verdi?

 

AKP hala Habur travmasını atlatamadı. İnşallah CHP de bu “açılım”la “bölünme travmasına”, hatta bölünme sürecine girmez. Başkanlığa kilitlenmiş Başbakan Erdoğan’ın milliyetçi ve ulusalcı tabana “liderlerinize boş verin, bize gelin” çağrısı yaptığı bir dönemde CHP’nin bu travma hali nasıl da kaymaklı ekmek kadayıfı olur değil mi?

 

Silivri’den kucak dolusu sevgiler…

 

https://www.facebook.com/notes/m%C3%BCyesser-y%C4%B1ld%C4%B1z/chpliler-k%C4%B1zmas%C4%B1n-sadece-soray%C4%B1m-dedim/444405268933816

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları