Dede Korkut’un Yeni Yazmasını Bakü’de Tartıştık – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Milli Düşünce Merkezi’nden 10 Kasım Mesajı   • Atatürk ve Ekonomi (476. Bilgi Şöleni)

Dede Korkut’un Yeni Yazmasını Bakü’de Tartıştık

Bu haftaki pazar yazısında Ahmet Bican Ercilasun, Türkiye’de geçtiğimiz yıl büyük ilgi uyandıran Dede Korkut’un yeni bulunan yazmasının Azerbaycan’a tesirlerini ve bu konu üzerine Bakü’de yapılan akademik çalışmaları okuyucu ile paylaşıyor.

19 Ekim 2019
Ahmet Bican Ercilasun

O7 Temmuz 2019 tarihinde Yeniçağ’da çıkan yazımda Dede Korkut’un yeni bulunan yazmasını tanıtmıştım. İran’ın Türkmansahra bölgesinde yaşayan kitap meraklısı Veli Muhammed Hoca tarafından 2018 yılının Aralık ayında bulunan yeni yazma Türkiye’de büyük ilgi uyandırmış ve 2019’un Haziran ayında tıpkıbasımıyla birlikte yayımlanmıştı. Yeni yazma o kadar ilgi görmüştü ki aynı günlerde üç ayrı yayın gün yüzüne çıkmıştı.

Türkiye’deki ilgi kısa zamanda Azerbaycan’a da ulaştı. Önce Bakü’de çıkmakta olan Türkologiya dergisi konuyla ilgili bazı makaleler yayımladı. Sonra Azerbaycan İlimler Akademisi Folklor Enstitüsünün uzmanları konuyla ilgili görüşlerini açıkladılar. Nihayet Türkiyeli ve Azerbaycanlı bilim adamlarının konuyu bir yuvarlak masa toplantısında görüşüp tartışmalarına karar verildi.

Azerbaycan Diller Üniversitesi’nin rektörü ve Türkologiya dergisinin baş redaktörü Kemal Abdulla, Türkiye’deki meslektaşlarıyla da haberleşerek harekete geçti. Aynı zamanda bir Dede Korkut uzmanı ve romancı da olan Kemal Abdulla, Bakü’deki Yunus Emre Enstitüsünün müdürü, Türkolog Cihan Özdemir ve Beynelhalk (Milletler Arası) Türk Medeniyyeti ve İrsi Fondu (Mirası Vakfı) başkanı, büyükelçi Günay Efendiyeva bir araya geldiler; 12 Ekim’de Bakü’de bir “değirmi masa” toplantısı yapılması için anlaştılar. Türkologiya dergisinin mesul kâtibi Elçin İbrahimov gerekli iletişimleri sağladı, düzenlemeleri yaptı ve toplantının hazırlıkları tamamlandı.

12 Ekim Cumartesi günü Azerbaycan Diller Üniversitesinin bir salonunda iki toplantı yaptık. İki saat süren sabahki toplantının konusu, Türkiye – Azerbaycan Türkoloji ilişkilerinin 30. yılının anılması idi. Aslında bu toplantı da Dede Korkut’la ilgiliydi, çünkü 1988 yılındaki ilk ikili toplantının (kolokyumun) konusu da Dede Korkut idi.

Henüz Sovyetler Birliği dağılmamıştı. Arada bazı kültür anlaşmaları vardı. Acaba bu anlaşmalardan yararlanarak Türkoloji alanında bir Türk – Sovyet kolokyumu yapılabilir miydi? Sovyet Türkologlar Komitesi Başkan Yardımcısı Tofik Melikov (şimdi Melikli) ile Türkiye’deki Türkoloji kongrelerinin genel sekreteri Osman F. Sertkaya harekete geçtiler ve bunun yapılabileceğini gösterdiler. 1988 yılında, Türkiye’den ve Azerbaycan’dan sekizer Türkolog, Bakü’deki El Yazmaları Enstitüsünde toplandık ve Dede Korkut hakkındaki bildirilerimizi okuyup tartıştık.

1988’deki kolokyuma Türkiye’den katılan Orhan Şaik Gökyay ve Bahaeddin Ögel artık hayatta değil; 12 Ekim’deki toplantıda kendilerini rahmetle andık. Azerbaycan’dan katılan Tofik Hacıyev ile Süleyman Aliyarlı da hayatta değil; onlar için de Tanrı’dan rahmetler diledik. Toplantının en heyecanlı dinleyicisi Abbas Zamanov’u da hayırla ve rahmetle andık. 1988’deki toplantıya Azerbaycan’dan dinleyici olarak katılanlar ile Türkiye’den bildirileriyle katılan Saim Sakaoğlu, Ahmet B. Ercilasun, Fikret Türkmen, Osman F. Sertkaya da duygu ve düşüncelerini dile getirdiler.

1988’deki bu ilk Sovyet – Türk kolokyumu hem Azerbaycan’da hem Türkiye’de Dede Korkut araştırmalarının hızla artmasına yol açtı. İki ülkede de birçok toplantı yapıldı ve onlarca kitap, yüzlerce ilmî araştırma yayımlandı.

12 Ekim’de Möhsün Nağısoylu ve Ahmet B. Ercilasun yönetiminde yapılan öğleden sonraki değirmi masa toplantısının konusu, Dede Korkut’un yeni bulunan yazması idi. Türkiye’den katılan Ahmet B. Ercilasun, Osman F. Sertkaya ve Metin Ekici ile Azerbaycan’dan Ramazan Gafarlı, Ramiz Asker, Efzeleddin Asker, Seyfeddin Rzasoy birer sunum yaptı. Metin Ekici, yeni yazmayı ilk tanıtan bilim adamı idi. Türkiye’deki yayınlardan birini de o yapmıştı. Ercilasun ile Sertkaya yeni yazmayla ilgili makaleler yazmışlardı. Gafarlı, Efzeleddin Asker ve Rzasoy, Azerbaycan İlimler Akademisi Folklor Enstitüsünün şube müdürleri idiler. Yeni yazmanın önemli bir Oğuzname olduğunu, fakat Dede Korkut Kitabı’nın yeni bir nüshası olmadığını ileri sürüyorlardı. Enstitünün Dede Qorqud dergisinde de bu konuda uzun bir makale yayımlamışlardı.

Ramiz Asker ise Bakü Devlet Üniversitesinin Türkoloji Bölümünün başkanı idi ve o, yeni yazmanın Dede Korkut’a ait olduğunu kabul ediyordu. Yaklaşık olarak 70 bilim adamı ve uzmanın izlediği ve üç saat süren toplantıda, sunumlar sırasında ve daha sonra heyecanlı müzakere ve tartışmalar oldu.  Katılımcılar, nice zamandır bu seviyede tartışmalı bir toplantı olmadığı konusunda aynı duygu ve heyecanı paylaşmışlardı.

Türkiye’deki üç yayından sonra yeni yazma Azerbaycan’da da yayımlanmıştı. Ramiz Asker’in hazırladığı Kitabi-Dede Qorqud’un Üçüncü Elyazması, okunuşu, tıpkıbasımı ve sözlüğü ile ilim dünyasıyla buluştu. Öyle anlaşılıyor ki ilgi, merak ve tartışmalar devam edecek.  

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları