Diren bitsin karanlıklar-Orta Asya’dan bugüne Türk kadını

Avukat Ahmet Vural'ın "kendi olabilen" tüm özgür Türk kadınlarına ithaf ettiği bu kitapta Türk tarihi boyunca kadının yerini bölümler halinde aktarılıyor. 


Avukat Ahmet Vural’ın eşine, kızlarına, torunlarına ve mutlu insanların yaşadığı demokrat, laik, çağdaş bir Türkiye’nin mimarı olacaklarına inandığı “kendi olabilen” tüm özgür Türk kadınlarına ithaf ettiği bu kitapta,  Türk tarihi boyunca kadının yerini bölümler halinde aktarılıyor.

Giriş ve kaynakça dahil 10 bölüm ve 272 sayfadan oluşan kitapta kadının yerinin yanı sıra, kadına yönelik şiddetin temelleri de sosyolojik açıdan değerlendiriliyor. Kadının önemi ile başlayan kitap, Orta Asya’da Türk kadını, Türklerin Müslüman olmaları, Arap kadını, Türklerin Müslüman oluşundan sonra Türk kadını, Kadına şiddet ve kadın cinayetleri, Kadının başörtüsü ve Cumhuriyet dönemi kadınlarının anlatıldığı bölümlerden oluşuyor.

Arka kapak yazısı

Türk kadını, bin yıl boyunca “cinsiyet ayrımcılığına” dayalı toplumsal  yapının mihenk taşı haline getirilmeye çalışılmıştır. Cumhuriyet’in kurucu kadroları, cinsiyete dayalı bu toplumsal anlayışı yıkarak kadının “insani yönünü” öne çıkarmıştır.

Böylece kadınlarımız, Orta Asya’dan beri genlerinde uyuyan “kadın, hanım, eş, hatun…” kimliğine geri dönmüş, toplum içinde ve evinde özgür bir kişilik olmanın aydınlık yolunu bulmuştur.

Bin  yıldır duygularını yanık türkülerle dile getiren Anadolu Türk kadını, bundan sonra önüne çıkan tüm engelleri aşarak bu Aydınlık  yolda güven ve umutla ilerleyecektir.

Avatar
Yazar

MDM

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.