Kara Tilki: Demet Yener’in ikinci romanı – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Gündem Özel: Karadeniz’de Rus-Amerikan Rekabeti ve Montrö   • Söz konusu açık oturum-15: Korona/ Eba / Andımız

Kara Tilki: Demet Yener’in ikinci romanı

Yazarımız ve editörümüz Demet Yener’in ikinci romanı piyasada. “Karanlıktakiler” adlı romanının baş kahramanı “Alperen”, kendilerini bir gün Gökpura ormanında bulan ve birbirini tanımayan yedi farklı karakteri, “Kara Tilki”den kurtarmaya çalışıyor. İyi ile kötünün savaşı sürüyor.

13 Ocak 2021
Özge Yıldız
Demet Yener’in ikinci romanı-Kara Tilki

Yazarımız ve editörümüz Demet Yener’in mitoloji, macera ve gerilimi harmanladığı ikinci romanı “Kara Tilki” raflarda yerini aldı. “Karanlıktakiler” adlı romanının baş kahramanı “Alperen”, kendilerini bir gün Gökpura ormanında bulan ve birbirini tanımayan yedi farklı karakteri, “Kara Tilki”nin elinden kurtarmaya çalışıyor. İyi ile kötünün savaşı devam ediyor.

Demet Yener, romanın arka planı hakkında şunları söylüyor:

“Ey, gönlümü gönlüne yasladığım, küçük dünyamın büyük insanları…
Bir dirilişe giden yolun başlangıç öyküsüdür bu!
Her şey iyinin kazanması içindir.
Kötünün yok olması gerektiğinin ispatıdır.
Günahların insanı tüketişinin gerçek hikayesidir.
Ve iyiler yazık ki her zaman kazanmaz. Kötüler kaybederken iyiyi de yanında sürükler gider…
Dinleyiniz…

Kimse günahsız değildir!

Burada önemli olan doğru yanlış ya da iyi kötü terazisinin ne denli dengeli olduğundan ibarettir. Terazide kötü ya da yanlış taraf ağır bastığında “günahkâr” olunur. Bu aynı zamanda hem dinsel hem de kültürel bir kabuldür.

Sözlük anlamı “suç” olan günah, dinî bir kavram olduğu için kutsal ve doğaüstü varlık alanlarıyla bağlantılıdır. Bu kavram bütün dinlerde vardır. Kutsal varsa kutsalla ilgili emir ve yasakların olması da kaçınılmazdır. Günah, bu emirlerin yerine getirilmemesi veya yasakların çiğnenmesiyle ortaya çıkan ve dinî, ahlaki ve vicdani açıdan sorumluluk gerektiren bir olgudur. Sosyal kanun ve kuralların çiğnenmesi suç olarak adlandırılırken dini alandaki hata ve aşırılıklar günah olarak nitelendirilir.

Belki de günlük hayatın gittikçe daralan pencerelerinden bakarken kulak ardı edilen ve günah olduğu fark edilmeyen büyük günahların hayatımıza nasıl nüfuz ettiği ve nasıl bir sonla bize cezasını çektirdiği üzerine kurulan bu romanımızda mitolojik ögelerden de faydalanılmıştır. Mitolojimiz bizim dünümüzdür. Dünümüz olmasaydı bugünümüzü kuramazdık ve bir yarınımız asla olmazdı.

Peki, neden günahlar?

Bu konunun esas önemi sıradan hayatlarımıza gömülüp Tanrı dâhil kimsenin bizi ve yaptıklarımızı görmediğini varsayarak yaşadığımız hayatın aslında nasıl da ortada yaşandığını göstermesidir. Bütün büyük dinlerde büyük günahlar birbirinin aynıdır. Ve her kutsal kitap bunlardan sakınmayı öğütler. İnsanlar iradelerini kullanarak bu öğütlere uyar ya da uymaz. Yaradılışı gereği yapması gerekenlerin dışında kalan günahları seçen insanların yüzleşecekleri birçok gerçekten biri mutlaka ceza alacaklarıdır. Peki ya Kara Tilki? Onu da okuyunca öğrenmeniz daha iyi olacaktır.

Hoş geldiniz.

Sizlere keyifli okumalar dilerim.”

 

 

Yorum yapın!

Comment *

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları