DÜŞ(ÜRÜL)MEK (*)

DÜŞ(ÜRÜL)MEK (*)   “…şu iki tespitim üzerinde ısrarla iddia ediyorum ki; 1) Dünyadaki ordular arasında PKK’nın ortaya koyduğu terör eylemleri ve terör tarzları ile mücadele edebilecek Türk ordusundan başka hiçbir ordu, subay, astsubay, erbaş-er tanımıyorum. PKK gibi bir örgütle Güneydoğu gibi bir coğrafyada ne Amerikan ordusu, ne İngiliz, ne Alman, hiçbir ordu mücadele edemezdi. Ha […]


DÜŞ(ÜRÜL)MEK (*)

 

şu iki tespitim üzerinde ısrarla iddia ediyorum ki;

1) Dünyadaki ordular arasında PKK’nın ortaya koyduğu terör eylemleri ve terör tarzları ile mücadele edebilecek Türk ordusundan başka hiçbir ordu, subay, astsubay, erbaş-er tanımıyorum. PKK gibi bir örgütle Güneydoğu gibi bir coğrafyada ne Amerikan ordusu, ne İngiliz, ne Alman, hiçbir ordu mücadele edemezdi.

Ha belki ederdi, ama geçen 30 yılda yaşamını yitirenlerin sayısı 35-40 bin değil, 3-4 milyon olurdu.         

2) Hiçbir ülkenin bünyesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 1984-2000 yılları arasında yaşadığı terör olaylarını ve o terörün yarattığı sosyal, siyasal, ekonomik ve askeri sorunları kaldıramazdı. Başka bir deyişle, eğer PKK terör örgütünün eylemleri bir başka ülkede yaşanmış olsaydı – ki ister Amerika, ister İngiltere, ister Almanya ya da Fransa deyin, dünyanın hangi ülkesi olursa olsun fark etmez- o ülke çatır çatır çöker, parçalanır, dağılır giderdi.

Dahası sadece dağılmakla da kalmaz, arkasından ülkede bir iç savaş başlar ve o savaşla da milyonlarca insan yaşamını yitirirdi.

Kimse farkında değil, ama bu ülkede 1984-2000 yılları arasında akılların alamayacağı müthiş bir mücadele verildi.

Evet, kimse farkında değil… Ama bazı dostlarımız(!) farkında… Ve onca inanılmaz olaylara rağmen bu ülkenin nasıl çökmediğini, yıkılmadığını, ayakta kalabildiğini hayret ve şaşkınlıkla izlediler. Hâlbuki aynı süreçte birkaç yıl içinde koskoca Sovyetler Birliği, hatta taş gibi bir Yugoslavya darmadağın olmuştu; her birinden bir sürü yeni devletçik çık(arıl)mıştı. Ama Türkiye hâlâ ayakta…

Bütün planlarını Türkiye’nin terör -ve ardından iç savaş- yoluyla bölünüp parçalanacağı varsayımı üzerine kuranlar, 1984-99 arasındaki 15 yılda şunu anladılar, öğrendiler: TSK dimdik ayakta durdukça ve M. Kemal ATATÜRK sevgisi yüreklerde, resimleri de duvarlarda asılı kaldıkça Türkiye’yi bölüp parçalamak pek mümkün olmayacak.

O halde önce bunlardan başlamak gerekir.

Nitekim 2000’lerden itibaren bütün planlamalar bu çerçevede yapıldı.”

 

x     x     x     x

 

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin niye bu hale düştüğünü/düşürüldüğünü ve çoğu Güneydoğu kahramanı yaklaşık 400 askerin neden içeride olduğunu anlatabildik mi?

 

Ve lütfen şunu da düşünün: TSK böylesine düş(ürül)meseydi Öcalan gibi bir teröristle böylesine fütursuzca müzakereler, pazarlıklar yapılabilir miydi? 01.02.2013

 

 

Alican TÜRK         

(E) Alb.

28 Şubat Tutuklusu



(*) Bu yazıdaki tırnak içindeki bölümler “Faili Meçhul Cinayetler ve Gerçekler” (Alican TÜRK, Sarkaç yay., 2.Baskı, Mart 2012, Ankara) adlı kitaptan özetlenerek alınmıştır.

 

Avatar
Yazar

Milli Düşünce Merkezi

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.