MDM Açıklaması: Hocalı Soykırımı Yargıya Taşınmalıdır – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

Suriyeliler vatanlarına dönmeli

Millî Düşünce Merkezi Suriyeli sığınmacılar için açıklama yaptı: Suriyeli sığınmacıların yurtlarına dönmesi gerekmektedir. Vatanlarında yaşama hakkı kimsenin elinden alınamaz. Bu insanlar için doğal bir haktır. Bu hak Esat düşmanlığı siyasetine kurban edilmemelidir.
_______25 Şubat 2019_______

MDM Açıklaması: Hocalı Soykırımı Yargıya Taşınmalıdır

Paylaş:
Hocalı Soykırımı yargıya taşınmalıdır
Türk Milleti yapılanları hiç ama hiç unutmayacaktır.

Emperyalistlerin “size iki deniz arasında devlet kurduracağız” yalanına kanan Ermeni çetelerinin ilk silahlı isyanı 1860 yılında Zeytun’da başladı ve Birinci Cihan Harbi’ne kadar aralıksız devam etti. Savaş 1914’de başlayınca, bunu fırsat bilen isyancıların  katliamları korkunç boyutlara ulaştı. Ermeni birlikleri bir yandan düşman ordularının yanında yer alıp bize karşı savaşırken, öbür yandan Ermeni çeteleri, askeri depoları basıyor, iletişim hatlarını ve  ikmal yollarını kesiyor, köylere kadar ulaşarak vahşice insanlarımızı katlediyordu.

Savaş bittiğinde, 30 Ekim 1918’de “Ateşkes anlaşması” gereğince  ordularımız terhis edilip silah bıraktı. Ermeni çetelerinin katliamları,galip devletlerin işgali altında kalan topraklarımızda hiçbir engelle karşılaşmadan bütün bölgeye yayıldı. Katliamdan kurtulmak için 1,5 milyon Türk Batı Anadolu’ya göç etmek zorunda kaldı. Türkiye, İran ve Azerbaycan’da  2.5 milyon Türk katledildi. 1920’de Kazım Karabekir Paşa’nın terhis etmediği 15’inci Kolordusu, kalabalık Ermeni birliklerini yenince çaresiz kalan Ermenilerle Gümrü Anlaşması yapılıp sınırlar çizildi.

Türk Milletini büyük acılara boğan katliamlar son buldu. Ermeni çeteleri de Rus Ordularıyla birlikte topraklarımızdan çekildi.

Ancak, kendilerini aldatan emperyalistlere değil de, vatanını ve tebaasını koruyan Türk Milletine ve Devletine karşı kin ve intikam duygusuyla hareket eden Ermeniler,  hep fırsat kolladılar. Ermeni terör örgütü Asala, 1973’den 1985’e kadar Amerika ve Avrupa ülkelerinde Türk Büyükelçilerine ve elçilik görevlilerine suikastler tertipledi. Bu saldırılarda 43 Türk şehit edildi. Devletimizin tedbir alması üzerine terör saldırıları, Beyrut’ta halen devam eden PKK terör örgütüne devredildi.

Türk’e karşı kin ve nefreti kimlik haline getiren Ermeniler yedi yıl sonra, kardeş Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesinde ve Hocalı’da, vahşetleriyle ortaya çıktı.

Ermeniler, 25 Şubat’ı 26’sına bağlayan gece, Hocalı kasabasının giriş ve çıkışını tutarak baskın yaptı.  Gece baskınında, 83 çocuk, 106 kadın ve 70’den fazla yaşlı dâhil olmak üzere toplam 613 Azerbaycan Türk’ü vahşiyane usullerle katledildi, 487 kişi ağır yaralandı. Esir alınan 1275 kişinin akıbeti belli değil. Bir milyondan fazla Türk topraklarından ayrılmak zorunda kaldı. Azerbaycan topraklarının yüzde 20’si, 27 yıldır Ermeni işgali altında.

Türk Milleti yapılanları hiç ama hiç unutmayacaktır.

1992’de Hocalı’da yaşananlar ve 1 milyon insanın kaçkın duruma düşürülmesi, 1951’de yürürlüğe giren, 1948 BM Soykırım Sözleşmesi kapsamına girmektedir.

Sözleşmenin 2’nci maddesine göre;

“Bir ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel grubun tümünü veya bir kısmını, sırf o gruba mensup bulundukları için yok etmek amacıyla;

  • bir gruba mensup olanları öldürmek,
  • gruba mensup olanlara ciddi bedenî veya aklî zararlar vermek,
  • grubun tümünü veya bir kısmını bilfiil (fizikî olarak) yok etmek amacını güden yaşam koşullarını bilinçli olarak gruba zorla uygulamak,
  • grup içinde doğumları önlemeye yönelik önlemleri dayatmak,
  • grubun çocuklarını başka bir gruba zorla sevk etmek.” 

 Sözleşme’nin 6’ncı maddesine göre ise yetkili mahkeme:

“Soykırımı işlemekle suçlanan kişileri yargılama yetkisi bulunan organ ise, suçun işlendiği ülke Devletinin yetkili mahkemesi veya Tarafların kabul etmesi halinde bir uluslararası ceza mahkemesidir.” 

Azerbaycan devleti konuyu 1948 tarihli “BM Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme”  çerçevesinde ele alıp Ermeni katillerin yargılanmasını ve cezalandırılmasını sağlamalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti de aynı şekilde hareket ederek Ermenilerin 1973-1985 yılları arasında işledikleri cinayetleri yargıya götürmelidir.

Bugün Ermenistan’da üst düzey yöneticilik yapmakta olan katliam sorumluları gıyabında da olsa mahkeme edilmeli. Suçlular dünya kamuoyuna bir kere daha ilan edilmelidir.

Azerbaycan toprakları işgal altındadır. Türk dünyasının bu önemli bölgesini işgalden kurtarmak için sorumluluk sahiplerini görev başına çağırıyoruz.

Bu işgale son verilene kadar Türk Milleti bu milli meseleyi gündemde tutmaya devam edecektir.

Paylaş:
Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!