Irak’ta ABD Enkazı’nın İlk Belirtisi: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Haşimi Tutuklandı

ABD, görkemli törenler ve “Obama Şov” ile Irak’taki savaşın resmen sona erdiğini birkaç gün önce tüm dünya kamuoyuna, ama özellikle de Amerikan kamuoyuna duyurdu. ABD, her ne kadar tüm personelini çekmeyecek ise de, gene de Irak’taki askeri varlığına son verdi. 6.000 civarında eğitici ve çeşitli alanlarda uzman Amerikalı ise daha Irak’ta kalmaya devam edecekler. Tabii […]


ABD, görkemli törenler ve “Obama Şov” ile Irak’taki savaşın resmen sona erdiğini birkaç gün önce tüm dünya kamuoyuna, ama özellikle de Amerikan kamuoyuna duyurdu. ABD, her ne kadar tüm personelini çekmeyecek ise de, gene de Irak’taki askeri varlığına son verdi. 6.000 civarında eğitici ve çeşitli alanlarda uzman Amerikalı ise daha Irak’ta kalmaya devam edecekler. Tabii petrol şirketleri de…
Başbakan Nuri el-Maliki, ABD’nin bu çekilişinden pek de memnun değil gibi görünüyordu. Gerekçesi de Irak’ın iç istikrarı sağlayamamış olması ve Suriye-Bahreyn gibi komşu ülkelerde “Arap Baharı”nın bölgeye sıçratabileceği yangın olabilirdi.
ABD kuvvetleri Irak’ı terk ettikten bir gün sonra Irak Meclisi’nde ilk ve büyük çatlak verildi. Maliki’nin azınlık hükümeti kurmasında büyük yararı bulunan Sünni ağırlıklı ve İyad Allavi’nin liderliğindeki “Irakiye” grubu, 17 Aralık 2011’den itibaren Maliki’nin hükümet kurduğu “Kanun Devleti” grubu ve diğer Şii grupları ile bir arada çalışamayacaklarını açıkladılar.
Meclis çalışmasını boykot eden Irakiye grubu, “Bu ülkenin bu şekilde yönetilmesine karşı daha fazla sessiz kalamayız!” diyerek, “Demokrasi ve sivil kuruluşlar” konusunda yuvarlak masa toplantıları ile çözüm aranmasını istedi.
Irakiye grubu Maliki Hükümeti’ni eleştirirken, özellikle “Diğer siyasi partileri görmezden geldiğini ve yargıyı politize ettiğini!” ileri sürdü. Keza, Irakiye grubunun liderlerinin evlerinin önlerinde tank ve zırhlı askeri vasıtaların bulundurulması da kritize edildi. Bu çok ciddi yönetim krizi üzerine Şii gruplar içerisindeki liderlerden Mukteda el-Sadr, iki taraf arasında arabuluculuk yapmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Haşimi’nin Kutukanması
Irakiye grubu ile Hükümet arasındaki bu kriz daha iyice anlaşılmadan, aynı gün (19 Aralık 2011), bu kez de Cumhurbaşkanı yardımcılarından Sünni Tarık el-Haşimi de “Terör” zanlısı olarak suçlandı ve hakkında 5 hakimin imzaladığı bir “Tutuklama” kararı çıktı. Üstelik Haşimi, Irak Kuzey Yönetimi’nin KYB’nin hakim olduğu Süleymaniye şehrinde Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin misafiri iken…
Haşimi’ye isnat edilen suç ise, 28 Kasım 2011’de Irak Milli Meclisinde düzenlenen bombalı saldırının arkasında olduğu iddiasıdır. Açıklamalara göre bu saldırının arkasında Haşimi’nin içlerinde damadı da dahil korumaları bulunmaktadır. Bu korumaların suçları sabit görünmesine rağmen, Haşimi’nin korumalarını teslim etmeyişi, kendisinin de aynı tertibin içerisinde olduğu kuşkusunu uyandırmıştı.
İddiaya göre, Haşimi’nin sekreteri Ahmed Kahtan eylemde kullanılan bombalar ile susturucu takılı silahları suikast timine vermişti. Eylemin ardından da eylemcilere Haşimi tarafından her bir eylemciye 3’er bin dolar verilmişti.
Bu son gelişmelere göre Haşimi’nin içinde bulunduğu uçak birkaç saatliğine hareketten alıkonulmuş, damadı dâhil 7 koruması da tutuklanmıştı.
Sonuç
ABD, Irak’tan askerlerini çekerken, sadece Irak’ın yol, petrol boruları, kanalizasyon, elektrik ve su şebekeleri, eğitim ve sağlık kuruluşları gibi alt yapısını tahrip etmekle kalmamış, yönetimi de adeta enkaza çevirmiş görünmektedir.
ABD askeri çekildikten bir gün sonra Sünni ağırlıklı Irakiye grubu, azınlık Hükümeti kurmasına destek verdiği Başbakan Maliki’yi şiddetle eleştirirken, Meclis çalışmalarını da boykot etti.
Aynı gün, Maliki de Sünni Cumhurbaşkanı yardımcısı Haşimi’nin tutuklanması kararını çıkarttı. Üstelik Irakiye grubunun liderleri de neredeyse Irak güvenlik güçlerinin tank ve zırhlı araçları ile adeta gözetim altında tutuluyorlar. Bu gelişme, Irak’ın üzerinde ve bölgede kara bulutların dolaşacağının işareti gibidir…

Türkiye, Suriye ve Irak’tan sonra bir diğer komşu ülkeden daha sorun üstüne sorun alacak gibi görünüyor. Her nasılsa Suriye, İran ve Irak daha geçen yıl Türkiye’nin stratejik ortaklarıydı. Acaba Irak da Suriye ve İran gibi “stratejik ortaklık”tan, “stratejik hasımlığa” mı dönüşüyor? “Bekleyip göreceğiz!” demek istenirdi ama beklememek gerekir. Irak içerisinde bir Sünni-Şii çatışması Irak’ın toprak bütünlüğünü, Türkiye’nin iç istikrarını olumsuz etkileyecek şekilde gelişebilir. Yani Irak kuzey yönetimi “bağımsızlığını” bile ilan edebilir!

http://www.turksam.org/tr/a2549.html

Yazar

Milli Düşünce Merkezi

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.