IRAK’TA TÜRKMEN OLMAK

Irak Türkmenleri, Türkmeneli diye adlandırılan Irak’ın kuzeybatısından güneydoğusuna doğru uzanan, Araplarla Kürtler arasındaki bölgededirler. “Türkmenler çizilen bu sınırda Musul şehrinin batısında Telafer ilçesi ve civarındaki köylerden başlayarak doğu ve güneydoğuya doğru, Musul, Erbil, Altunköprü, Kerkük, Tazehurmatu, Kifri, Karetepe, Kızılarbat, Hanakin, Mendeli, Bedre ve Şahraban bölgelerinde yaşamaktadırlar.”[1] Bin yılı aşkın bir süredir Irak’ta yaşayan Türkmenler, 900 […]


Irak Türkmenleri, Türkmeneli diye adlandırılan Irak’ın kuzeybatısından güneydoğusuna doğru uzanan, Araplarla Kürtler arasındaki bölgededirler. “Türkmenler çizilen bu sınırda Musul şehrinin batısında Telafer ilçesi ve civarındaki köylerden başlayarak doğu ve güneydoğuya doğru, Musul, Erbil, Altunköprü, Kerkük, Tazehurmatu, Kifri, Karetepe, Kızılarbat, Hanakin, Mendeli, Bedre ve Şahraban bölgelerinde yaşamaktadırlar.”[1]

Bin yılı aşkın bir süredir Irak’ta yaşayan Türkmenler, 900 yıla yakın bir süre bölgede yönetici konumundadır. İngilizlerin Irak’ı işgal etmesiyle birlikte siyaset arenasında ve devlet yönetiminde arka plana itilmişlerdir. İngiliz işgalinden sonra Türkmenler, Irak’taki yönetimlerce baskı görmüş ve bir tehdit olarak algılanmıştır.

1958 yılında Bağdat’ta yayınlanan “The Iraqi Revolution 14th July Celebrations Committee” adlı kaynakta ve 1987’de Londra’da Inquiry Dergisi’nde yayınlanan “The Forgotteen Minority: The Turkomans of Iraq” adlı makalede Irak’ ta 567.000 Türkmen’in yaşadığı belirtilmiştir. Günümüzde ise bu rakamın 2 milyon ile 3 milyon arasında olduğu belirtilmektedir[2]

Irak genelinde 1920’lerden bu yana Türkmenleri asimile etmek ve yaşadıkları bölgeleri Araplaştırmak, kimi zaman da Kürtleştirmek amacıyla çeşitli yöntemlere başvurulmuştur. Açık yerlerde Türkçe konuşmak yasaklanmış ve hatta telefonda kendi ailesiyle konuşanları cezalandırmak gibi insan haklarına aykırı kararlar alınmış ve uygulanmıştır. Yüzlerce Türkmen köy ve kasabası çeşitli bahanelerle yıkılmış, Türkmen halkı başka bölgelere göç etmeye zorlanmış, Irak’ın güneyinde yüz binlerce Arap’ın Türkmen bölgelerine yerleşmesi için kendilerine karşılıksız arazi dağıtılmıştır.

Saddam Hüseyin döneminde zirve noktaya ulaşan asimilasyon daha geriye gittiğimizde İngiliz işgali ile başladığı görülmektedir. 1920’de Telafer’de yaşanan Kaçakaç Katliamı, 1924’te yaşanan Levi katliamı İngiliz zulmünün açık örneğidir. İngiliz boyunduruğundan kurtulduktan sonra da Arap yönetiminde Türkmenler zulüm görmeye ve katledilmeye devam edilmiştir. 1946 yılında yaşanan Gavurbağı katliamı acı bir örnektir. Haklarını aramak isteyen Türkmen işçiler zalimce ezilmiş, dönemin güvenlik güçleri tarafından saldırıya uğrayıp katledilmişlerdir.

1959 yılı ise Irak Türkmenlerinin yüreğinde kanayan ayrı bir yara olmuştur. “Türkmenlere yönelik katliamlar, Molla Mustafa Barzani’nin Rusya’dan Irak’a döndüğünde Türkmenlerin çoğunlukta yaşadığı Kerkük bölgesini ziyaret ettiği sırada meydana gelmiştir.”[3] Silahsız ve sadece cumhuriyetin ilanının birinci yıldönümünü kutlamaya çıkmış bulunan Türkmenler, otomatik silahlarla taranarak dağıtılmıştır. Kerkük katliamı tam 3 gün 3 gece sürmüştür. Evlerinden alınan bazı Türkmen ileri gelenleri, ailelerinin gözleri önünde makineli tüfeklerle şehit edilmiştir. Daha sonra ise ayaklarına ipler takılarak, motorlu araçlarla cesetleri sokak sokak sürüklenmiştir. Aynı zamanda komünist ve Kürt saldırganlar biryanda da Türkmenlere ait birçok mağaza ve dükkânı yağmalamış talan etmişlerdir.

Kerkük Katliamı’nda kimlikleri tespit edilebilenler;

Ata Hayrullah/ Albay, İhsan Hayrullah/ Yarbay Tabib, Selahattin Avcı/ İş Adamı, Mehmet Avcı/ Memur, Nihat Muhtar/ Öğretmen, Cihat Muhtar/Öğrenci, Emel Muhtar/Öğrenci, Kasım Neftçi/ Çiftlik Sahibi, Ali Neftçi/Serbest Meslek, Osman Hıdır/Kahve Sahibi, Cihat Fahrettin/Öğrenci, Zübeyir İzzet/Kahve Sahibi, Şakir Zeynel/Kahve Sahibi, Gani Nakip/Memur, Kemal Abdussamet/Mühendis, Fatih Yunus/Teknisyen, Cuma Kanber/Teknisyen, Enver Abbas/Öğrenci, Kazım Bektaş/ Öğrenci, Hacı Necim/Serbest Meslek, Hasip Ali/İşçi, Nurettin Aziz/İşçi, İbrahim Ramazan/Tamirci, Adil Abdulmecit/ İşçi, Abdulhalik İsmail/Öğrenci, Abdullah Beyatlı/Teknisyen, Selahattin Kayacı/İşçi,  Abbas Kadir/Öğrenci, İbrahim Hamza/ Kasap, Halil Türkmen/Serbest Meslek, Salah Köprülü/ Polis.

Altun Köprü Katliamı

Hem peşmerge hem de Saddam zulmünün yaşandığı şehirdir Altunköprü. 1.Körfez savaşından dolayı yaşanan otorite boşluğundan faydalanan peşmergeler Kerkük’ü işgal etmiş ve ilk olarak nüfus müdürlüğü olmak üzere şehri yakıp yıkmış ve talan etmiştir. Bir hafta süren yağma ve talan olaylarından sonra Saddam’a bağlı askeri güçler yol üzerinde bulunan Türkmen beldelerini ateşe tutarak Kerkük’e girmiştir. Peşmerge güçlerinin kaçması ve şehri terk etmesinden sonra Saddam kuvvetleri geçtiği her Türkmen beldesini top ateşine tutmuş ve yakıp yıkmıştır. Peşmerge kuvvetlerini yakalayamamanın acısını Türkmenlerden çıkaran birlikler Altunköprü’de Türkmen katliamını başlamış ve şehri yakıp yıkmıştır. İçlerinde çocuk ve yaşlılarında bulunduğu yüz’e yakın Türkmen evlerinden zorla çıkartılmış ve kurşuna dizilerek katledilmiştir.

Amerikan İşgali, Asimilasyon ve Katliamlar

Nisan 2003 tarihinde Irak askerlerinin şehri boşaltması üzerine Kürt peşmerge güçleri Kerkük’e saldırmıştır. Türkmen şehrine girmekle kalmayıp, şehirdeki, başta tapu ve nüfus daireleri olmak üzere resmi daireleri, hastane, işyeri, evleri, özel araçları yağma ve talan etmişlerdir. İşgal öncesinde 830 bin olan Kerkük’ün nüfusu, bugün Irak’ın kuzeyinden, Türkiye, İran ve Suriye’den getirilip yerleştirilen Kürt unsurlar sayesinde 1,5 milyonu aşmıştır. Şehirde biryandan asimilasyon devam ederken bir yandan da yaşanan saldırılar sonucu binlerce Türkmen katledilmiştir.

Önemli Türkmen şehirlerinden biride Telafer’dir. Şehir nüfusunun tamamı Türkmenlerden oluşmaktadır. Şehre sinema ve trafik lambası sistemi dahi Türkmenleri cezalandırmak için yıllarca kurulmamıştır. 400 bin Türkmen’in yaşadığı şehirde durum Saddam rejiminden sonrada değişmemiş hatta ağırlaşmıştır. Telafer’de Terör, ABD ve Irak güçlerinin operasyonları nedeni ile hayatını kaybedenlerin sayısı 2800 civarındadır. Telafer’de kan gövdeyi götürürken Türk Dış İşleri Bakanlığı’nın yaptığı ‘masum Iraklıların öldürülmesinden üzüntü duyuyoruz’ açıklaması ise ayrı bir etkisizlik ürünü olarak tarihe geçmiştir. Irak’ta Türkmenlere yönelik katliamlar arterken Başbakan Erdoğan’ın gündeminde ise Türkmen katliamları değil, Talabani ile görüşme vardır.[4]

Musul’da da durum diğer Türkmen kentlerinden farksızdır. Türkmenler birçok baskı ve zulme maruz kalarak göç ettirilmek istenmiştir. Ayrıca birçok Türkmen liderde suikasta uğramıştır.

Musul, Kerkük, Süleymaniye, Telafer ve adını sayamadığımız nice Türkmen şehri, beldesi ve köyünde ne yazık ki durum aynıdır. Peşmerge lideri Mesut Barzani başta olmak üzere Irak Devlet başkanı Celal Talabani’nin uyguladığı politikalar yüz yıl önce İngiliz işgali ile başlayan ve Saddam yönetiminde katlanarak artan Amerikan işgali ile zirve yapan baskı zulüm asimilasyon politikalarından farksızdır. Irak’ın Kuzey’inin asıl söz sahibi Türkmenler yok sayılmakta, asimile edilmekte ve her şeyden daha vahimi katliamlara tabi tutulmaktadır.

Yıllardır süren asimilasyon ve katliama karşı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin sessiz kalması, soydaşlarının yok edilmesini izlemesi sizce de düşündürücü değil midir?

Irak’ta katledilen Türkmen soydaşlarıma ithaf olunur…

IRAK’TA TÜRKMEN

Kanlar akar oluk oluk, canlar yiter bir bir

Misket bombaları yağar gökten

Sokaklarda çocuk sesleri yerini ölüm sessizliği alır

Başsız cesetler sürüklenir, ruhsuz köpeklerce

Taş devrinden kalma adamlar el verir soysuzlara

Kan kokar vahşet kokar Türkmen sokakları

Çok mu ıraktır zulüm, ırak mıdır çekilen acılar

Telafer, Süleymaniye, Kerkük…

Irak kadar yakındır bize zulüm

Şahdamarı kadar yakındır Türkmen’e zulüm.



[1] Güçlü Demirci, “Irak Türklerinin Demografik Yapısı”, Türkler C. XX, Yeni Türkiye Yayınları, s-614

 

[3] Hakkı Öznur, Cahşların Savaşı Kuzey Irak Hareket ve Musul ve Kerkük Meseleleri s-825

[4] Ümit Özdağ – Telefar/Bir Türkmen Kenti’nin ABD Ordusu ve Peşmergelere Karşı Direnişi Fark  Fark Yayınları s.279

Avatar
Yazar

Metehan Çağrı

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.