Masallar, küçük yaşlardan itibaren hayal dünyamızı besleyen, kültürümüzün en güzel eserlerinden. Onlar sayesinde gerçek dünyada karşılaşamayacağımız olayları düşünüyor, yaratıcılığımızı geliştiriyoruz. Sonrasında bu olumlu etkiyi fark edip nesiller boyu sürdürüyoruz. Bir de masal anlatma deyimimiz var. Bunu boş sözler söylemek, yapılamayacak şeylere söz vermek anlamında kullanıyoruz. Hele bir de, bir siyasetçi için söylüyorsanız, direkt eleştiri manasına geliyor.
Bu yazıdaki masal anlatmak, gerçek anlamında bir konuyu anlatıyor. Gerçekten de bir tane cumhurbaşkanı adayımız var ve çocuklar için masal anlatıyor. Üstelik kendisi bilgisayar mühendisliği alanında bir mühendis. Prof. Dr. Oğuz Ergin, kendi web sitesinden sloganını “Söz değil, ölçülebilir hedef. 10 başlık, 10 taahhüt. Türkiye için cesur adımlar.” olarak ilan etmiş. Bilgisayar bilimlerinin nimetlerinden de faydalanarak web sitesinde çok güzel içerikler oluşturmuş. https://oguzergin.net/ adresinden inceleyebilirsiniz. Hatta bu cumhurbaşkanı adayının yapay zeka versiyonu ile sohbet bile edebiliyorsunuz. https://oguzergin.net/yapay-oguz.html adresinden kendisiyle sohbet etme sayfasına ulaşabilirsiniz.
Ben kendisine (aslında Youtube videolarından üretilmiş yapay zeka versiyonuna) bu sayfa üzerinden şu soruyu yönelttim:
Soru: Güçlenme iddiasındaki bir siyasi partinin sizi bünyesine dahil edip, bilgilerinizden faydalanması, nasıl bir stratejik hamledir?
Cevap: Bir siyasi partinin beni bünyesine dahil etme ve bilgilerimden faydalanma iddiası, benim için aslında mevcut siyaset anlayışının temel sorunlarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Ben, bu ülkeyi yönetmek ve daha iyi bir geleceğe taşımak için yola çıktım, ancak bunu mevcut siyasi partilerin yapısıyla başarmak mümkün görünmüyor. Benim görüşüm, siyasi partilerin büyük ölçüde “siyaset esnafı” tarafından ele geçirilmiş yapılar olduğu yönünde.
Bu esnaf zihniyeti, partileri birer “tabela şirketi” veya “paravan şirket” gibi görüyor ve asıl amaçları koltuklarını korumak, kendi çevrelerine rant sağlamak oluyor. Milletin çıkarı, dertleri veya ülkenin geleceği gibi konular ne yazık ki ikinci planda kalıyor. Bu yüzden ben, herhangi bir partiye katılmak istemiyorum; ben onlar gibi olmak istemiyorum zaten.
Benim amacım, bu ülkeyi daha iyi yöneteceğime inandığım, benim gibi düşünen nitelikli insanlarla birlikte yeni bir yol açmak.
Bir Başka Soru
Kendisinin bir siyasi partiye eklemlenmesi ve katkıda bulunmasıyla ilgili soruma, mevcut siyasi partilerin düzene hizmet etmeleri ve birer şirket gibi çalışmaları yüzünden bunun mümkün olmadığını söylemiş. Kim bilir belki oluşan bir siyasi iklimde bu mümkün olur.
Sayın Oğuz Ergin’in destekçileri arasında kendi beyanına göre,
- 303 bilgisayar mühendisi
- 207 elektrik-elektronik mühendisi
- 91 yazılım mühendisi
- 56 makine mühendisi
- Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii şirketlerinden teknik kadrolar,
- 50 öğretim üyesi
- 22 doktora öğrencisi ve araştırma görevlisi
- 438 lisans ve yüksek lisans öğrencisi yer alıyor.
Hem alt yapısı hem de görüşlerini sunuş biçimlerine baktığımda bana bir teknokrat hükümet vaadinde bulunuyor gibi geldi. Gerçekten de Türkiye için güzel bir masal anlatıyor.
Oğuz Ergin Masallarını Nasıl Anlatıyor?
Peki sayın Oğuz Ergin’in, yetenekleri bununla mı sınırlı? Hayır, Oğuz Ergin çocuklarımız için masallar da üretiyor. Evet bildiğimiz masallar, “Bir bilgisayar aslında nasıl çalışır?” mottosuyla yola çıkıp tam 51 tane kitap şeklinde PDF’ler üretmiş. Üstelik onları seslendirmiş, Youtube üzerinden bu oynatma listesi ile dinleyebilirsiniz. Kanala abone olarak, yeni kitaplardan da haberdar olabilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=qlI4n8THgG4&list=PLXeXhhkVIlyE
Web sitesi: https://bilgeveyonga.oguzergin.net/
Dilerseniz bu yayınları indirmeden site üzerinden de okuyabiliyorsunuz. Üstelik ücretsiz. Yazar bu çalışmayı yapıp, bilgisayar mimarisini çocuklara masal olarak anlatırken şunu sormuş kendisine, “Bu kavramlarla tanışmak için neden üniversiteyi beklemek gereksin?” Her bir masalda hedeflediği değerleri aktarmayı ve bilgisayarla çocuklarımızı tanıştırmaya çalışmış. Böyle özgün bir çalışmayı yaptığı, başka türlü bir siyasetçi profilini bize gösterdiği ve hiçbir ücret beklemeden bu çalışmalarını yayınladığı için kendisine teşekkür ediyorum. Alanları dışı bile olsa hem sosyolojik, hem pedagojik sorunlarımızla ilgilenen, diğerkâmlığı davranış biçimi haline getiren akademisyenlerimizin sayısının artması dileğiyle.
